Yolcu | KÜBRA AYDIN

Yazar Editör

Yolcu | KÜBRA AYDIN

Yola çıkmaya karar vermek mi zordu yolda olmak mı? Yolculuk mu daha zordu beklemek mi? Çocuklarından ayrı geçirdiği her saniye senelere tekabül ediyordu. Her telefonda zoraki gülümseme, çocuklarından sakladığı gözyaşlarıyla gölgeleniyordu. Önce eşi gitmişti. Çocuklarıyla hayata tutunmak için çabalamıştı. Yaşamak denirse işte.

Eşi tutuklandığında yalnız kalmıştı. Eşi gittiğinde yine yalnızdı, şimdi çocuklar da gitmişti. Artık yapayalnızdı. İnsan hayatına ne kadar yalnızlık sığdırabilirdi? Gece gündüz ailesine kavuşmanın hayaliyle yaşar olmuştu. Kimse istemezdi bir gecede bütün ailesini kaybetmeyi kimse göze alamazdı soğuk suları kulaçlamayı. Ama gel gör ki özgürlüğe vurulan prangalar nefessiz bıraktığında insanı, bütün zorlu yollar göze alınırdı. Kaç kere denedi onlara ulaşmayı. Denizleri aşamadı, nehirleri geçemedi. Her seferinde kalbi yoruldu bedeninden çok.

Yağmurlu bir günde düştü yine yollara. Kimi zulümden kimi savaştan kimi açlıktan kaçıyordu. Özgürlüğe giden yolun adı Meriç’ti. Kendilerini karşı kıyıya attığında bu sefer oldu dedi içinden sevinçle. Ailesine kavuşmanın hayaliyle gecenin ve soğuğun koynunda büyük bir çabayla ilerledi. Ama önlerine çıkan silahlı insanlar -ki o asker olduklarını düşünmüştü- onları dinlemiyordu bile. Yine de dertlerini dilleri döndüğünce anlatmaya çalıştılar. Bir kamyona doldurdular. Artık dile getirmek istemeseler de son dönemlerde sıkça duydukları push-back olaylarının tam ortasında yer aldıklarını anladılar. Sanki bir korku filminin bir karesine sıkışıp kalmışlardı. Herkesi tek tek indirdiler kamyondan. Üzerlerinde ne varsa almışlardı. Kıyafetleri de dahil olmak üzere. Önce başörtüsünü aldılar sonra üzerinde ince bir kazak ve pantolonla bıraktılar. Fakat erkekler sadece iç çamaşırlarıyla kalmıştı. Öyle utanıyordu ki başını yerden kaldıramadı. Bir yandan soğuktan titrerken hıçkırıklarını tutmaya çalışıyordu. Olmamıştı yine. Kavuşamayacaktı çocuklarına. Artık tükenmişti. Geri dönecek büyük ihtimal tutuklanacak en iyi ihtimalle dört beş sene hapishanede kalacaktı. Başka hiçbir şey düşünemiyordu. Tekrar bindirdiler kamyona ve nehrin kenarına getirdiler. Küçücük bir bota 20 insanı bindirip, arkalarından ateş ederek karşı kıyıya ittiler. Onları bekleyen askerler önce giyecek bir şeyler verdiler. Fakat yağmurdan sırılsıklam olmuştu. Nerde nasıl giyecekti ki? Sustu sadece sustu. Konuşulanları duymuyordu kulakları çünkü çocuklarının sesleri yankılanıyordu. Anlamamazlıktan geldi. Bitti yolun sonu geldi diye düşünürken, askerler onu da yabancı sanmıştı ve hemen sınırdaki köye bırakıp, uzun uzun bir daha buraya gelmemelerini tembihledi. Serbest kaldığına inanamıyordu. Bu kadar adrenalin sonrası vücudu tepki veremez hale gelmişti. Ne hissedeceğini ne yöne gideceğini bilemeden memleketine döndü. Bu öyle bir girdaptı ki serbest kaldığına sevinse mi karşı kıyıya kadar geçmişken çocuklarına kavuşamamasına üzülse mi… Ne olacaktı bundan sonrası? Her şeyi düşündü hatta gidip teslim olmayı bile. Ailesi olmadan burda özgür olsa ne olurdu? Ama bir hafta geçmeden yolculuk hayalleri geldi kuruldu yüreğinin orta yerine. Siz buna evlat hasreti deyin isterseniz. Bir annenin evlatları için göze alamayacağı hiçbir şey yoktur. Bir haftanın sonunda düşmüştü yola. Bu sefer dönmeyecekti kararlıydı. Sığındı geceyi yaratan Rabbine, Yunus’a (a.s) onu güvenli sığınak yapana teslim oldu. Bu sefer karşı kıyıda karakolda buldu kendini. İşlemlerinin ardından ona asırlar gibi gelse de birkaç haftanın ardından nihayet ailesine kavuştu.

Geldiği memlekette eşine ve çocuklarına kucak açmış, yıllarca ailesiyle birlikte onun yolunu gözlemiş dostları karşıladı onu.

Bir kere daha anladı gecenin en karanlık anından sonra şafağın söktüğünü. Şimdi aydınlık yarınlarda, ailesiyle birlikte devam ediyor yolculuğuna. Ne yol bitiyor ömürde ne yolculuk…

Kendi hikayelerimizi yazmaya devam ediyoruz. Kimi zaman gökten düşüyor üç elma kimi zaman devler kazanıyor umuda karşı….

Diğer Yazılar

“Aç açabildiğin kadar sineni ummanlar gibi olsun. Kalmasın alaka duymadığın ve el uzatmadığın bir mahzun gönül”

 

M.Fethullah Gülen

Bu Sesi Herkes Duysun Diyorsanız

Destek Olun, Hizmet Olsun!

PATREON üzerinden sitemize bağışta bulanabilirsiniz.

© Telif Hakkı 2023, Tüm Hakları Saklıdır  |  @hizmetten.com 

Hizmet'e Dair Ne Varsa...