Haber

Urfalı İdris Sobay’ın Burma ve Avustralya günleri…. Öğretmenlikten restoranda işçiliğe ve patronluğa

Hayata Şanlıurfa’da merhaba diyen İdris Sobay’ın yolu önce Myanmar (Burma) ardından ise Avustralya’ya uzanmış. Myanmar’daki Hizmet okulunun ilk Türkçe öğretmeni olmuş. 12 kişilik ailenin tek okuyanı olan İdris Sobay’ın hayat hikayesine gelin daha yakından bakalım.

Şanlıurfa’da doğan İdris Sobay, 12 kardeşin sondan ikincisi. Hizmet’le tanışması ortaokul yıllarına dayanıyor. Daha doğrusu Hizmet’i duyması diyelim. O yıllarda Fethullah Gülen Hocaefendi’yi ‘zengin bir işadamı’ olarak tanır. Her tarafta okul, dershanesi ve yurdu olan bir işadamı. Hocaefendi’nin vaaz ve kitaplarını okudukça, bu kez kafasında ‘dindar bir işadamı’ portresi belirir.

Sadece ailenin değil, köyün de ilk üniversitelisi

Lisede Hizmet’e ait bir dershaneye giden İdris Sobay, 2007’de Fırat Üniversitesi Türkçe öğretmenliğini kazanır. Sadece ailenin değil, köyün de üniversite kazanan ilk ismi olur. Hizmet’le asıl tanışması üniversite yıllarında olur. O yıllarda hicret kervanına katılmanın kararını verir. Evden 9 yaşındayken ayrıldığı için hasrete alışkındır. Yatılı okullarda geçen bir öğrencilik hayatı olur. Annesi her eve geldiğinde ‘Misafir olarak geliyorsun’ serzenişinde bulunur. Üniversiteyi bitiren oğlunun  artık yanlarına geleceği hayalini kurup, mutlu olur. Hasret bitecektir.

Ailesini mezuniyet törenine davet eden İdris Sobay, yurtdışına gideceğini ilk kez dillendirdiğinde annesi kabul etmez. Henüz gideceği ülkeyi söylemez. Önce annesinin rızasını alması gerekir. Durumu yörenin sevilen ismi Tillo’lu Hafız Taha Efendi’ye açar. Hicret etmek istediğini belirtir. Taha Efendi, ‘Annene selam söyle, amel defteri hep açık olacak’ der. Cebinden çıkardığı iİhlas Risalesi’ni İdris Sobay’a verir. Annesinin rızasını Taha Efendi vasıtasıyla alır. Artık gideceği yere hazırdır. Neresi mi?

Esnaf Myanmar’ı Miami diye telaffuz edince…

‘Gideceğin yer Myanmar’ dediklerinde içinden ‘şanslıyım’ diye geçirir. Zira, Myanmar’ı  okuyan esnaf abi ‘Miami’ diye telaffuz eder. Sonra bir ara ‘Benim gideceğim yer Miami mi?’ diye sorduğunda ‘Hayır Myanmar’ cevabı alır. Bu ismi ilk kez duyuyordur. Nerede olduğuna dair bilgisi yoktur. Eski adının Burma olduğunu öğrenince artık gideceği yerin neresi ve nasıl olduğunu tam olarak biliyordur; katliamlar ve teneke evler kafasında şekillenir. ‘Nasipte Urfa- Burma arasında gidip gelmek’ varmış der.

Yıl 2011… Valizini hazırlayıp hicret diyarına yolculuğa başlar. İlk durak Tayland olur. Orada karşılayanlar ‘Yarın Myanmar’a geçececeğiz.’ deyip ilave eder ‘Burada gördüğünden en az 50 yıl geriye gideceğiz.’ İnternet yok, telefon yok. 14 kg’lık bir valizle Myanmar günleri başladığında takvim yaprakları 09.09.2011’i göstermektedir.

Türkçe öğretmeni ama Türkçe sınıfı yoktu

Türkçe öğretmenidir ama Türkçe dersi yoktur. Türkçe kulübünde sadece bir öğrenci vardır. Seviyesi ise ‘merhaba’dan öte değildir. Arkadaşları, ‘Hocam siz okulun ilk Türkçe öğretmeni olan Türkçe öğretmenisiniz’ dediklerinde durumu daha iyi anlar. Olsun deyip kolları sıvar. Kendini ‘çocuk ruhlu’ olarak tanımlayan İdris Sobay, kısa sürede Türkçe kulübünü okulun popüler kulübü yapar. Öğrenci sayısı 35’lere ulaşır. Sadece öğrencilere Türkçe öğretmez. Myanmar’lı öğretmenler ile yerelden evlenmiş arkadaşlarının eşlerine Türkçe öğretir.

Sırada Türkçe Olimpiyatları vardır. Hazırladığı 3 öğrenciyle Myanmar adına ilk kez olimpiyatlarda boy gösterirler. 3 öğrenciyle yola düşer. Türkiye’de 3 ay kalır. Öğrencilerden ikisi müslüman, biri budisttir. Rohinga olaylarının başladığı dönemde Türkiye’ye giderler. Olimpiyat sırasında bugün bile anlamakta zorlandığı ‘Müslümanları katleden bu budisti neden getirdin?’ tepkisi görür. Aldırış etmez. Öğrencilerin uyumu mutlu eder. Artık Türkçe popüler bir dildir. Türkiye’ye adeta köprü kurup, her yıl onlarca öğrenciyi götürür. Ta ki meşum 15 Temmuz sonrasına kadar.

 ‘Çocuklarımız seni çok seviyor, evlatlık verelim’

Okulun etnik kimliği oldukça farklıdır. Yerli halkın yanı sıra Çinli öğrencilerde vardır. Doğal ve samimi davranışıyla velilerin kalplerini kazanır. Farklı din ve ırktan öğrenciler aynı sınıfta buluşur. Çocuğunu Türkiye’ye göndermek istemeyen bir veliyi, iki oğlunu gönderen Çinli aile ikna eder, ‘‘İdris Hoca ve bu Türkiye’den öğretmenler yanındaysa hiç şüpheniz olmasın’ der. Bazı aileler ise, ‘Çocuklarımız evde huzursuz. Senin yanında hep yüzleri gülüyor. Sana evlatlık verelim.’ diye takılır. Türkçe, İngilizce, Hinduca ve Çince şarkılar söylerler kapanış programlarında.

15 Temmuz’un etkisi kısa sürede Myanmar’a kadar uzanır. Türk Büyükelçi, müslüman olmayan ailelere ‘Bunlar çocuklarınızı müslüman yapacak’ propagandası yapınca, Türkçe eğitimini sonlandırırlar. İdris Sobay, Türkçe’den beden eğitimi öğretmenliğine geçiş yapar.

Mayıs 2017’de Furkan Sökmen Bey’in haramice MİT tarafından kaçırılmasıyla, süreç daha da ağırlaşır. Myanmar’a bekar giden İdris Sobay, 2014’de evlenmiştir. 2,5 yaşında İlyas adında bir oğlu vardır. Artık bir karar aşamasına gelmiştir. Pasaportun süresi bitmek üzeredir. Avustralya vizesi alıp, ailecek yeni kıtaya doğru yelken açarlar.

Yeni kıta yeni hayat

Kasım 2017’de Melbourne’e ayak basarlar. Hizmet gönülleri 3 gün misafir eder. Ev bulmak zordur. 2-3 ay ev arar. İş ayrımı yapmadan hemen çalışmaya başlar. Bir taraftan restoranda gözleme yapar, hafta sonu ise gazete dağıtır. İki farklı restoranda çalışmaktadır. Evden oldukça uzaktadır. Sabah namazıyla çıktığı eve ancak akşam 10-11 gibi gelir. Çoğu zaman oğlunu bir kaç günde bir görür. Hafta sonu gazete dağıtırken, ailesiyle bir arada olma adına birlikte dağıtırlar.

İlkokuldan beri kendi ayakları üstünde durmanın faydasını görür. 1,5 yıl çalıştığı restoranda ortaklık teklifi gelince kabul eder. Daha diğer ortakta ayrılınca, bu kez kendi gibi Myanmar’dan gelen bir arkadaşıyla ortak olur. İşçi olarak girdiği restoranın artık sahibidir.

Restoranda işler koronadan dolayı biraz düşse de 2-3 aile geçimini sağlamaya devam ediyor. Sadece kendileri geçinmekle kalmıyor, kardeş ailelerini de yardımda bulunuyorlar. Urfa’da başlayıp, Myanmar’da devam eden hayat durağında Avustralya’da devam ediyor.

 

İşçilikten patronluğa… değişmeyen mağdura hep el uzatması

Burada yine bir parantez açmak gerekiyor. İdris Sobay’ın anlatırken zorlandığı kısımdan bahsetmeliyim. Zor şartlarda çalışırken ve kazandığı kendilerine bile zor yeterken, mağdurları unutmazlar. Türkiye ve Yunanistan’da olan ailelerin ihtiyacı için kazandığının bir bölümünü ayırır. Kendilerine ulaşan ailelere destek olur. Yine eşiyle bir karar alıp, her bayram 10 mağdur aile çocuğuna bayramlık alırlar. Bunları anlatırken oldukça zorlandı. Ancak karınca misali herkesin yapacağı bir şeyler olduğunu ifade adına, zorlanarak da olsa anlattı. Buraya yazdıklarım sadece yardımlarının küçük bir kesiti. Kimseye yük olmadan, yükün altına elini koymanın gönül rahatlığıyla hiç durmadan yola devam ediyor. Oğlu İlyas 6,5, Yunus ise 1,5 yaşında. Biri Myanmar diğeri Avustralya doğumlu.

 

 

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu