Haber

Toma ve Yoma | Kısa Yusufiye Hikayeleri

TOMA VE YOMA
Cezaevinde devasa bir koğuş olan Kapalı Spor Salonunda kalan seksen kişi içerisinde çok değişik meslek gruplarından insan bulunmaktadır. Bunlar arasında Oflu Rüştü Bey de vardır. Bir mucittir kendisi. Hepsi olmasa da hayaller onun icadıyla gerçeğe dönüşür. Koca salon onun ürettiği yeniliklerle yaşanabilir hale gelmiştir. Fakat koca koca kazanla gelen yemeklerin nakli oldukça güçtür. Herkes bin bir zorlukla kaynar yemekleri taşımada zorlanır, bir çok tehlike atlatılmıştır.
Herkes bir çare bulması için Rüştü Bey’e rica eder. Sonunda ilham gelmiştir Rüştü Bey’e.
Ekmek tahtalarından günlerce uğraşarak dört tane tekerlek yapar. Ekmek kasalarını biriktirerek kasa icat eder. Ahşap süpürge saplarını kullanarak dingil yapmıştır. Sihirli don lastikleriyle defalarca bağlayarak sağlamlaştırır imkânların çok üstünde bir araç yapar. Görevliler yemeği getirince ilk denemeyi yapmak isterler. Uzaktan dört tekerlekli arabayı gören infaz memurları (gardiyanlar) şaşırıp kalır. Çok hoşlarına gider araç. Ve sorarlar:
-Bu nedir böyle, nasıl yaptınız?
Rüştü Bey hazır cevaplı olmasıyla da bilinir.
-Memur Bey bunun adı “YOMA”
-O da ne demek?
-Polislerde “TOMA” varsa bizde de “YOMA” yani Yemek Olaylarına Müdahele Aracı var.
Gardiyanlar, hem şaşkın hem de tebessümle ayrılırlar. Diğer gardiyanlar merakından görmeye gelir. Birisi ister ama nafile.
Ah keşke bir de HOMA olsa. Haksız Olaylara Müdahele Aracı

Hizmetten | Zeki Gül

Etiketler
Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı