<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>MehmetAliŞengül arşivleri - Hizmetten</title>
	<atom:link href="https://hizmetten.com/tag/mehmetalisengul/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://hizmetten.com/tag/mehmetalisengul/</link>
	<description>Hizmet&#039;e Dair Ne Varsa...</description>
	<lastBuildDate>Sat, 21 Feb 2026 15:47:55 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1</generator>

<image>
	<url>https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/01/hizmetten_loga_web-150x150.png</url>
	<title>MehmetAliŞengül arşivleri - Hizmetten</title>
	<link>https://hizmetten.com/tag/mehmetalisengul/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Yoldayız Özel Bölümü Yayında: Bilimsel Yorumlu Heyet Tefsiri</title>
		<link>https://hizmetten.com/yoldayiz-ozel-bolumu-yayinda-bilimsel-yorumlu-heyet-tefsiri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 21 Feb 2026 15:47:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[#heyettefsiri]]></category>
		<category><![CDATA[#kemalgülen]]></category>
		<category><![CDATA[#yoldayız]]></category>
		<category><![CDATA[MehmetAliŞengül]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=46806</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#8220;Kemal Gülen ile Yoldayız&#8221; programı, bu hafta “Yoldayız Özel Bölümü” ile izleyicilerin karşısına çıktı. Duygusal anlar ile ilmi değerlendirmeleri bir araya getiren program, hem vefa hem de tefekkür dolu bir&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/yoldayiz-ozel-bolumu-yayinda-bilimsel-yorumlu-heyet-tefsiri/">Yoldayız Özel Bölümü Yayında: Bilimsel Yorumlu Heyet Tefsiri</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-start="227" data-end="502">&#8220;Kemal Gülen ile <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">Yoldayız&#8221; programı</span></span>, bu hafta “Yoldayız Özel Bölümü” ile izleyicilerin karşısına çıktı. Duygusal anlar ile ilmi değerlendirmeleri bir araya getiren program, hem vefa hem de tefekkür dolu bir içerik sunuyor.</p>
<p data-start="504" data-end="549"><strong>Mehmet Ali Şengül’ün Kabri Ziyaret Edildi</strong></p>
<p data-start="551" data-end="765">Özel bölümün ilk durağında merhum <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">Mehmet Ali Şengül</span></span>’ün kabri ziyaret ediliyor. Ziyaret sırasında Şengül’ün hayatına, ilmi çalışmalarına ve hizmet anlayışına dair özel hatıralar paylaşılıyor.</p>
<p data-start="767" data-end="973">Yakın çevresinin aktardığı anekdotlar ve yapılan değerlendirmeler, onun bıraktığı manevi mirası bir kez daha gündeme taşıyor. Program, vefa duygusunu ön plana çıkararak izleyicilere anlamlı anlar yaşatıyor.</p>
<p data-start="975" data-end="1024"><strong>Bilimsel Yorumlu Heyet Tefsiri Mercek Altında</strong></p>
<p data-start="1026" data-end="1235">Bölümün ikinci kısmında ise dikkat çeken kapsamlı bir eser olan <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">Bilimsel Yorumlu Heyet Tefsiri</span></span> ele alınıyor. Eserin hazırlanış süreci, yöntemi ve ortaya koyduğu yaklaşım detaylı biçimde inceleniyor.</p>
<p data-start="1237" data-end="1431">Kur’an ayetlerini klasik tefsir geleneği ile modern bilimsel perspektif çerçevesinde değerlendiren çalışma, programda farklı yönleriyle analiz edilerek izleyicilere kapsamlı bir çerçeve sunuyor.</p>
<p data-start="1464" data-end="1750">Mehmet Ali Şengül’ün hatırasını yad etmek ve Bilimsel Yorumlu Heyet Tefsiri hakkında detaylı bilgi edinmek isteyen izleyiciler, programın tamamını Hizmetten.com üzerinden izleyebilir.</p>
<p data-start="1464" data-end="1750">Link:</p>
<p><iframe title="YENİ | Yoldayız Özel/ Bilimsel Yorumlu Heyet Tefsiri" width="1170" height="658" src="https://www.youtube.com/embed/tBscyrNubxM?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/yoldayiz-ozel-bolumu-yayinda-bilimsel-yorumlu-heyet-tefsiri/">Yoldayız Özel Bölümü Yayında: Bilimsel Yorumlu Heyet Tefsiri</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şükür &#124; Mehmet Ali Şengül</title>
		<link>https://hizmetten.com/sukur-mehmet-ali-sengul/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Apr 2021 16:00:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[MehmetAliŞengül]]></category>
		<category><![CDATA[Şükür]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=18959</guid>

					<description><![CDATA[<p>(Aşağıdaki satırlar kıymetli hocamızın, COVID-19 tedavisi için hastaneye yatmadan önce yazdığı ve gönderdiği yazısıdır. Kendisi şu an uyutulmakta ve oksijen tedavisi uygulamaktadır. / Samanyoluhaber notu)   İnsan, canlıların en şereflisi,&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/sukur-mehmet-ali-sengul/">Şükür | Mehmet Ali Şengül</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div><i>(Aşağıdaki satırlar kıymetli hocamızın, COVID-19 tedavisi için hastaneye yatmadan önce yazdığı ve gönderdiği yazısıdır. Kendisi şu an uyutulmakta ve oksijen tedavisi uygulamaktadır. / Samanyoluhaber notu)</i></div>
<div><i> </i></div>
<div>İnsan, canlıların en şereflisi, en güzeli olduğu halde aynı zamanda en acizi, en zayıfıdır.</div>
<div></div>
<div>Bir taraftan kâinatlara hükmetme gayreti yanında, bazen sınırı aşarak Rabbü’l-âlemin olan Allah’ı (haşa) inkâra kalkışır. Halbuki; insan bir sineğe, bir mikroba mağlup olacak kadar zavallıdır.</div>
<div></div>
<div>Bir taraftan kâinat hazinelerini tartacak, tanıyacak kabiliyete sahipken, diğer tarafta bir kirazı, bir üzüm tanesini yapamayacak kadar acizdir.</div>
<div></div>
<div>Zaten bu aczine binaen en ziyade muhtaç olan kendisi olduğu için kâinat onun emrine verilmiştir.</div>
<div></div>
<div>Güneş, ay, yıldızlar, bulutlar, semekler (balıklar) ve sistemler, nebatat, hayvanat, taş ve topraklar, her şey ama her şey âdeta insan için yaratılmış ve insanın emrine verilmiş, hep beraber insana hizmet ediyorlar.</div>
<div></div>
<div>Bütün bunları emrimize veren Allah’ın (celle celâluhû), bizden istediği en mühim şey şükürdür. Onun için Cenâb-ı Hak şükre davet eder. “Hâlâ şükretmez mi onlar?” (Yâsîn sûresi, 36/35) “Ne kadar da az şükrediyorsunuz?” (A’râf sûresi, 7/10; Mü’min sûresi, 23/78) “Ey insan, nedir seni o Kerim Rabbin hakkında aldatan?” (İnfitâr sûresi, 82/6) gibi ilâhî mesajlarla şükre davet etmektedir. Şükürsüzlüğü, nimetleri yalanlama ve inkâr suretinde gösteriyor. “Rabbinizin hangi nimetini yalanlarsınız?” fermanıyla Rahman Sûresi’nin pek çok yerinde nimetlerini sayarak hatırlatıyor ve teşekküre davet ediyor.</div>
<div></div>
<div>Ne garip varlıklarız ki, bir insan çay içirse, karnımızı doyursa, küçük bir şey hediye etse teşekkür ediyor ve içimizde o insana karşı bir sevgi ve muhabbet duyarken, kâinatlar dolusu nimetler denizinde bizi yüzdüren Allah (celle celâluhû), olmazsa yaşama hakkını kaybedeceğimiz hayatın temel dinamikleri olan su, hava, toprak ve hararet (güneş) gibi, artı hakir bir sudan eşsiz güzellikte yaratan, bütün hayat levazımatını bizim için hazırlayan, onlardan istifade edecek uzuvları, duyguları, latifeleri ücretsiz veren Allah’a teşekkür etmemekle nankörlük ediyoruz.</div>
<div></div>
<div>Yeryüzünü bir rızık sofrası gibi önümüze seren Cenâb-ı Hak o sofradaki nimetlerini tattırmak, tanıttırmak için bir et parçası olan dilimize tatma duygusu vermiş, tanıtmak için, göz vermiş teşhir buyurduğu, taklidi mümkün olmayan garip ve acip sanatlarını göstermek için.</div>
<div></div>
<div>Nimetler kendi cinsinden şükür isterler, mesela; gençlik bir nimettir. İffetini koruyarak, hak yolunda imanla Kur’ân hizmetinde takvayı esas alıp, ihlâs ve samimîyetle, vefa ve sadakatle, insanlığın saadetine sarf etse, ahirette ebedî gençlik olarak karşısına çıkacaktır.</div>
<div></div>
<div>Bir elma yese şükretse, hamdetse Elhamdülillah’tan kendisine bir cennet meyvesi ikram edilecektir.</div>
<div></div>
<div>Bir insan Allah’ın ikramı olan, sayılması mümkün olmayacak kadar bol bulunan (kavun, karpuz, üzüm kiraz, elma, portakal v.s.) nimetleri severek yesin ama onları tadı ayrı, rengi ayrı konserve edilmiş ve bizim için yaratılmış Allah’ın sonsuz ikramlarına karşı nankör olsun, doğrusu bunu akıl, irade ve şuurla donatılmış insana yakıştırmak mümkün değildir.</div>
<div></div>
<div>“Şükrün mikyası: kanaattir ve iktisattır ve rızadır ve memnuniyettir. Şükürsüzlüğün mizanı; hırstır ve israftır, hürmetsizliktir. Haram-helâl demeyip rast gele yemektir.”</div>
<div></div>
<div>Şükürsüz nimetlerin lezzetlerin zevaliyle neticesi elemdir, pişmanlıktır.</div>
<div></div>
<div>Hakikîlerinin cennette olduğuna inandığımız nimetleri tattırmak ve tanıtmak için ikram edilen dünyadaki numunelerine teşekkür ise zail olsa bile saadettir, daimî lezzettir.</div>
<div></div>
<div>Şu ilâhî ikaz kulaklarımıza küpe olmalı, bizi iyi bir düşündürmelidir.</div>
<div>“Eğer şükrederseniz, ben nimetlerimi daha da artırırım, ama nankörlük ederseniz haberiniz olsun ki azabım pek şiddetlidir!” (İbrahim sûresi, 14/7) buyurulmuyor mu?</div>
<div></div>
<div>Şimdi düşünelim, ömrümüzün on yılı çocuklukta, yarısı uykuda, bir kısmı elem, keder, musibet ve sıkıntılar içinde geçiyor, bir kısmı da ömrümüz varsa ihtiyarlıkta. Geriye kalan beş on senelik dünya hayatı için Allah ve Resûlünden gaflet içinde, bir gün mutlaka yakamıza yapışacak ölümü hatırlamadan, hesabı, cehennemi hatırlamadan dört ayaklıların dahi yapmadığı bir hayata razı olmak gerçekten insana uygun düşmüyor.</div>
<div></div>
<div>Meşru dairedeki lezzetler, harama girmeye fırsat vermeyecek kadar yeterlidir, tatmin edicidir. Allah hiçbir şeyden mahrum bırakmamıştır. Kur’ân: “Yiyin, için, israf etmeyin. Muhakkak Allah israf edenleri sevmez.” (A’râf sûresi, 7/31) ferman ediyor.</div>
<div>Ömrünü, gençliğini, duygularını, uzuvlarını israf edenleri soframızdaki yemekleri, ekmekleri çöpe atarak israf edenleri, aklını, şuurunu şerde kullanıp yeryüzünü fesada verenleri Allah sevmediğini buyuruyor&#8230;</div>
<div></div>
<div>“Eğer siz iman eder ve şükrederseniz, Allah size neden azap etsin! Allah şükre karşılık veren ve her şeyi bilendir.” (Nisâ sûresi, 4/147)</div>
<div></div>
<div>Felç olan bir Hak dostuna konuşması için rica etmiştim. Dedi ki; “Benim, şükrünü eda edemeyip kıymetini bilemediğim vücudumun yarısını Allah aldı. Şimdi yarım vücudumun hesabını nasıl vereceğimi düşünüyorum. Sağlam vücudu olanlara diyorum ki; sağlığınızın kıymetini bilin, elinizden alınmadan, fırsat varken hesaba çekilmeden burada hesabınızı iyi yapın. Çünkü, dünyada kimseyi durdurmuyorlar, sevkiyat var. Pasaport ve vizeni sağlam yaptığın, emir ve yasaklara uygun hareket ettiğin ölçüde ötede rahat edeceksin…”</div>
<div></div>
<div><b><strong>Kaynak:Mehmet Ali Şengül | Samanyoluhaber</strong> </b></div>
<p><a href="https://hizmetten.com/sukur-mehmet-ali-sengul/">Şükür | Mehmet Ali Şengül</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hazine-i hayat çürümesin &#124; Mehmet Ali Şengül</title>
		<link>https://hizmetten.com/hazine-i-hayat-curumesin-mehmet-ali-sengul/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Feb 2021 15:00:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[MehmetAliŞengül]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=16763</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bugün dâvây-ı  İslâmı temsil eden fedâkar mü’minler; Tahrip olmuş bir hayatın, bir toplumun, bütün şûbeleriyle tamiri için; evvela ihlâsa, samimiyete, vefâ ve sadakate birinci derecede önem vermelidirler. Saniyen, bu gerçeklerle&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/hazine-i-hayat-curumesin-mehmet-ali-sengul/">Hazine-i hayat çürümesin | Mehmet Ali Şengül</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>Bugün dâvây-ı  İslâmı temsil eden fedâkar mü’minler; Tahrip olmuş bir hayatın, bir toplumun, bütün şûbeleriyle tamiri için; evvela ihlâsa, samimiyete, vefâ ve sadakate birinci derecede önem vermelidirler. Saniyen, bu gerçeklerle beraber, ahlâk ve fazilete, demokrasiye, adâlete, insan haklarına ve îman erkânına gönül vermeli ve bütün insanları insan olarak kardeş, inananları da  îman kardeşleri olarak kabullenmelidirler.</div>
<div></div>
<div>Ehl-i îman olarak bizler, misafir bulunduğumuz şu kısa vadeli dünyada; ruh ve gönül dünyamızı, Kur’an ve sünnet çizgisinde îmar etmeli ve erkân-ı îmaniyeyi, mesuliyet duygusunu, ilim ve islâm ahlâkıyla, adâlet anlayışıyla  ruh ve gönül dünyamızı derinleştirmeli ve ona göre hareketlerimizi tanzim etmeliyiz.</div>
<div></div>
<div>Hucurât Sûresi 15. Ayette Cenab-ı Hak; “Gerçek müminler ancak o kimselerdir ki, Allah ve Resulünü tasdik eder ve sonra da hiçbir şüpheye düşmezler. Allah yolunda mallarıyla canlarıyla (meşru dairede) mücâhede ederler. İşte îmânına bağlı, gerçek müminler bunlardır,”</div>
<div></div>
<div>Enfâl Sûresi 2. Ayette ise; “Gerçek müminler ancak o kimselerdir ki, yanlarında Allah zikredilince kalpleri ürperir, kendilerine Allah’ın âyetleri okununca bu, onların îmanlarını artırır ve yalnız Rablerine güvenip dayanırlar.” Buyurmaktadır.</div>
<div></div>
<div>Ve yine Hucürat Sûresi 5. 6. Ayetlerde; “Ey iman edenler, herhangi bir fâsık size bir haber getirecek olursa, onu iyice tahkik edin, doğruluğunu araştırın; Yoksa gerçeği bilmeyerek, birtakım kimselere karşı fenâlık edip, sonra yaptığınıza pişman olursunuz.” İfade buyurulmaktadır.</div>
<div></div>
<div>Mü’min araştıran, muhasebesini ciddi yapan insandır. Efendimiz (s.a.v) vahiyle müeyyed olmasına rağmen, ifk hâdisesinde bile hissî karar vermeden araştırıyor, soruyor. Binaenaleyh müminin sözü, davranışı, yazma ve çizmesi doğruyu, hakkı ve adâleti ifade etmelidir.</div>
<div></div>
<div>Görüldüğü gibi İlâhî beyanda ve Resulüllah’ın rehberliğinde, bizlere sorumluluklarımız hatırlatılarak, dikkatimiz çekilmekte ve gafletten uyanmamız sağlanmaktadır. Binaenaleyh mü’min, âkıbeti ve âhiret hayatı adına korkmalı, endişe ve ümit içinde yaşamalı, dünyasını ahiret hayatı adına çok iyi değerlendirmelidir.</div>
<div></div>
<div>Yüce Mevlâ Âl-i İmran sûresinin 139. Ayetinde: “Sakın yılmayın, üzüntüye kapılmayın, eğer îman ediyorsanız mutlaka üstün gelirsiniz!” buyurmaktadır.</div>
<div></div>
<div>Kur’an bütün dertlere derman, sıkıntılara çâre, her problemi çözen sırlı bir anahtardır. Kur’an, insânî ve îmanî değerlere önem vermekte ve bizleri doğruluğa, adâlete, ümit ve emniyet içinde Hakk’ı temsile, muhtaç gönüllere gerçekleri duyurmaya teşvik etmektedir.</div>
<div></div>
<div>Kur’an’la içli dışlı olduğumuz, onun emir ve yasaklarıyla hayatımızı tanzim etiğimiz zaman, nezd-i ulûhiyette kıymetimiz artacak, derecemiz yükselecek, kalbî hayatımızın onunla derinleştiğini ve ruhumuzun onunla uhrevîleştiğini göreceğiz.</div>
<div></div>
<div>Kur’an, kâinat ve insan, îman ve kültür hayatımızın temel kaynaklarıdır. Mutluluğun kaynağı îman ve kulluktur. Seneler gelip geçip gidiyor, ömür takviminin yaprakları her gün kopuyor. Kocaman bir yıl daha bitti ve geride kaldı ama, insanlar âhiret hayatı adına kendilerini  ne ölçüde yenileyip, emr-i ilâhî olan ölüm gelir endişesiyle, ne kadar ciddî bir hazırlık içindedirler? Evet sen ve ben uçakta giderken, yatakta yatarken, hüzünlü veya kederli, mutlu veya sevinçli iken, farkında olalım olmayalım her gün ölümsüz, ebedî hayata doğru süratle gitmekteyiz.</div>
<div></div>
<div>En kıymetli sermayelerimizden birisi şüphesiz hayattır ve bu Allah’ın bize bir emanetidir. Emanet-i İlâhi olan bu hayat, yüce Rabbimizin  kudret elinde ve tasarrufundadır. Peygamberler dahil olmak üzere, makamı mevkii ne olursa olsun, dünyaya gelip de gitmeyen yoktur. Şayet Allah izin vermiş olsaydı bu insan, kâinatın efendisi Efendimiz (sav) olurdu. Cenab-ı Hak O’na da ölümü tattırdı, hem de vazifesi biter bitmez ruhunun ufkuna yürüdü.</div>
<div></div>
<div>Her gün görüyor duyuyoruz ki, sonbahar yaprakları ve kayan yıldızlar gibi, vakti gelen herkes, dünyaya veda edip gidiyor. Hiçbir insan bu hayatı para ile almadığı gibi yolda da bulmamıştır. Aynı zamanda kendi iradesi ile gelmediği bu dünyadan giderken de, yine kendi iradesi ile gitmeyecektir. Kim nerede, nasıl ölecek sadece Allah bilir.</div>
<div></div>
<div>Hilkat itibariyle akıllara durgunluk verecek, (fakat sebebleri perde yaparak) Allah’ın yarattığı bu harika varlık olan insanın, yaratanını tanımama ve zillet ve sefalet içinde yaşama gibi, yürekleri sızlatan bir şaşkınlığı yanında; bu insanlara gerçekleri, yaratılış gayelerini anlatamama, insanların büyük çoğunluğu itibariyle küfür ve dalalette, zehirli bal hükmünde olan dünya lezzetleri içinde boğulup gitmeleri;  ehl-i İman-ı, ehl-i iz’an-ı üzmekte ve vicdan azabına sevk etmektedir.</div>
<div></div>
<div>Hz. Üstad “Eyvah! Aldandık. Şu hayât-ı dünyeviye’yi sabit zannettik. O zan sebebiyle bütün bütün zâyi ettik. Evet, şu güzerân-ı hayat, bir uykudur; bir rüyâ gibi geçti. Şu temelsiz ömür dahi, bir rüzgâr gibi uçar gider.” diyor.</div>
<div></div>
<div>Kendine güvenen ve ebedî zanneden mağrur insan, zevâle mahkûmdur, hayat ve ömür sür&#8217;atle gidiyor. Hâne-i insan olan dünya ise, zulümât-ı ademe sükut eder. Emeller bekâsız, elemler ruhta bâkî kalır.</div>
<div></div>
<div>Ve yine; “Aklı başında olan insan, ne dünya umurundan kazandığına mesrur, ne de kaybettiği şeye mahzun olmaz. Zira dünya durmuyor, gidiyor. İnsan da beraber gidiyor.</div>
<div></div>
<div>Bak ihtiyarlık şafağı kulakların üzerinde tulû etmiş, başının yarıdan fazlası beyaz kefene sarılmış, vücudunda tavattun etmeye niyet eden hastalıklar ölümün keşif kollarıdır. Bununla beraber ebedi ömrün önündedir. Ölüm sekarâtı uyandırmadan evvel uyan” diyor. (Mesnevî)</div>
<div></div>
<div>Kaybettiğimiz günler, kaçırdığımız fırsatlar geri gelmiyor, onları istiğfar ve tevbe ile temizlerken, önemli olan gelecek günleri kire pasa bulaşmadan, pişman olmayacak şekilde değerlendirmek olmalıdır.</div>
<div></div>
<div>Hz. Üstâd 16. Mektubun 5. Meselesinde; “ Dünya madem fânidir, hem madem ömür kısadır, hem madem gayet lüzumlu vazifeler çoktur, hem madem hayat-ı ebediye burada kazanılacaktır, hem madem dünya sahipsiz değil, hem madem şu misafirhane-i dünyanın gayet Hakîm ve Kerîm bir Müdebbiri var, hem madem ne iyilik ne fenâlık, cezasız kalmayacaktır, hem madem ‘Allah hiçbir kimseyi güç yetiremeyeceği bir şekilde yükümlü tutmaz’ sırrınca teklif-i mâlâyutak yoktur, hem madem zararsız yol, zararlı yola müreccahtır, hem madem dünyevî dostlar ve rütbeler, kabir kapısına kadardır.</div>
<div></div>
<div>Elbette bahtiyar odur ki; dünya için âhireti unutmasın.. âhiretini dünyaya feda etmesin.. hayat-ı ebediyesini hayat-ı dünyeviye için bozmasın.. mâlâyani şeylerle ömrünü telef etmesin.. kendini misafir telâkki edip misafirhâne sahibinin emirlerine göre hareket etsin.. selâmetle kabir kapısını açıp saadet-i ebediyeye girsin.” İfadeleriyle, mü’minlere aslî vazifelerini hatırlatmaktadır.</div>
<div></div>
<div><b><strong>Kaynak:Mehmet Ali Şengül | Samanyoluhaber</strong> </b></div>
<p><a href="https://hizmetten.com/hazine-i-hayat-curumesin-mehmet-ali-sengul/">Hazine-i hayat çürümesin | Mehmet Ali Şengül</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
