<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>helal arşivleri - Hizmetten</title>
	<atom:link href="https://hizmetten.com/tag/helal/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://hizmetten.com/tag/helal/</link>
	<description>Hizmet&#039;e Dair Ne Varsa...</description>
	<lastBuildDate>Sun, 16 Jul 2023 21:21:46 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1</generator>

<image>
	<url>https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/01/hizmetten_loga_web-150x150.png</url>
	<title>helal arşivleri - Hizmetten</title>
	<link>https://hizmetten.com/tag/helal/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Helal Rızık Konusunda Hassas Mıyız? &#124; RECEP ATICI</title>
		<link>https://hizmetten.com/helal-rizik-konusunda-hassas-miyiz-recep-atici/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Recep Atıcı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 Jul 2022 22:20:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[haram]]></category>
		<category><![CDATA[helal]]></category>
		<category><![CDATA[recep atici]]></category>
		<category><![CDATA[Rızık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=26664</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu soruyu önce kendi nefsime sordum. Ancak aldığım cevap çok tatmin edici olmadı. Zira, Ruhsati’nin; “Bir vakte erdi ki bizim günümüz, Yiğit belli değil mert belli değil” dediği gibi maalesef&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/helal-rizik-konusunda-hassas-miyiz-recep-atici/">Helal Rızık Konusunda Hassas Mıyız? | RECEP ATICI</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu soruyu önce kendi nefsime sordum. Ancak aldığım cevap çok tatmin edici olmadı. Zira, Ruhsati’nin; <em>“Bir vakte erdi ki bizim günümüz, Yiğit belli değil mert belli değil” </em>dediği gibi maalesef günümüzde neyin ne olduğunu hakkıyla bilmek mümkün değil. Durum bu olunca insan, ister istemez helâl rızık mevzuunda tereddüt yaşıyor. İşin bize bakan yönüne gelince bu işte belki bizim de yeterince hassas olmayışımızın payı var.</p>
<p>Bundan yıllar evvel Ali Ünal Hocamızın, Hocaefendi için yazdığı “<em>Bir Portre Denemesi</em>” isimli kitabının ön sözünde Prof. Dr. Suat Yıldırım Hocamın şöyle bir hatırasını okumuştum. Kendisi, 1974 yılında bilgi ve görgüsünü arttırmak üzere Paris’e gider. Orada İslâmî usullere göre kesilen et bulamayınca hassasiyetinin gereği olarak dört ay kadar bir lokma et yemez. Bu durumu Hocaefendi’ye yazdığı bir mektupta ifade etmiş olmalı ki Hocaefendi ona Almanya’dan tanıdığı birileri vasıtasıyla bir koli sucuk göndertir. Şimdi kendimi Suat Hocam ile kıyasladığımda yeterince hassas olmadığım kanaatini taşıyorum.</p>
<p>Malum olduğu üzere bu süreçte bir çoğumuz dünyanın farklı coğrafyalarına dağıldık. Gittiğimiz ülkelerde helâl kesim et bulmakta oldukça zorlanıyoruz. Hatta Almanya gibi ülkelerde bırakın helâl kesimi hayvanlar önce şoklandıktan sonra kesilmekte. Veterinerler, bu şekilde kesilen hayvanların kanının yeterince akmadığını ifade ediyorlar. Oysa dinin bizden istediği, kesim esnasında mutlaka Allah’ın adının anılması ve kesilen hayvanın kanının akıtılmasıdır.<a href="#_ftn1" name="_ftnref1">[1]</a></p>
<p>Şimdi Kur’an ve Sünneti çok iyi bilen İslâm âlimleri, Müslümanlığı tarif ederlerken onun öncelikle helâl ve haramı iyi bilmekten ve ona göre yaşamaktan ibaret olduğunu söylemişlerdir. Bu yüzden Müslümanım diyen herkesin helâl ve haramlar mevzuunda kılı kırk yararcasına bir hayat yaşaması gerekmektedir.</p>
<p>Ayrıca helâl ve haramlara riayet etme, Allah’ın emirlerine riayet etmenin bir ifadesidir. Bu yolda gösterilecek her türlü gayret ise ayrı bir ibadet hükmüne geçecektir. Mesela bir insanın kullandığı bir ilacın prospektifini bakması, marketten aldığı bir gıdanın içeriğini dikkat etmesi, kasaptan aldığı etin İslâmî usullere göre kesilip kesilmediğine sorması ve kazancının tamamının helâl olmasına ehemmiyet vermesi mânen onun terakkisine sebep olacağı gibi; bu konuda iradesinin hakkını vermemesi, dikkatsiz ve laubali davranması da onun manevî hayatını dumura uğratacaktır.</p>
<p>Bu konuyla alakalı olarak Kur’an bize helâl ve temiz<a href="#_ftn2" name="_ftnref2">[2]</a> rızıklardan yemeyi emretmektedir. Bu açıdan meseleye bakıldığında insanın helâli araştırma istikametinde ortaya koyacağı bir ceht ve gayret doğrudan doğruya Rabbiyle olan irtibatıyla alakalıdır. Bu konuyla alakalı olması yönüyle Ashab-ı Kehf’ten bir örnek vermek istiyorum. Kur’an’la azıcık muarefesi olanlar bilirler. Ashab-ı Kehf, zalim bir iktidarın baskısı altında, hakkı tutup kaldırmak için başkaldırdıkları zaman onlara hayat hakkı tanınmaz. Onlarda bu yüzden bulundukları yeri terk ederek bir mağaraya sığınırlar. Cenab-ı Hak, üç yüz dokuz yıl onları bir mucize eseri orada uyutur. Uyandıklarında iyice acıkmış olduklarını fark ederler ve içlerinden birini çarşıya gönderirken şöyle derler: “<em>Oradan bize bir miktar erzak alıp getirsin. Ancak aldığı şeyin temiz ve helâl olup olmadığına da iyice baksın</em>.” (Kehf, 17/19) Ayrıca gidecek olan kişiye şu tembihatı yaparlar: “<em>Sakın ha! Bizim burada olduğumuzu hissettirecek bir davranışta bulunmasın. Ayrıca çok gizli ve dikkat çekmeyecek şekilde hareket etsin. Eğer yerimizi fark edip bizi ele geçirirlerse, ya taşlayarak öldürürler ya da kendi yol ve inançlarına döndürürler</em>.” (Kehf, 17/19-20)</p>
<p>Şimdi içinde bulundukları durum bu kadar kritik ve bu kadar hassas olmasına rağmen onlar, helâl rızık aramaktan geri durmuyorlar. Cenab-ı Hak Ashab-ı Kehf’in bu durumunu bize bir menkıbe olarak değil bilakis olması gerekenin bu olduğu için bu küçük ayrıntıyı onların diliyle bize anlatıyor. Dolayısıyla bizlere; “<em>Şartlar ne kadar ağır olursa olsun, her hâlükârda helâlından ve temizinden yemeye, içmeye dikkat edin</em>.” demeye getirmektedir.</p>
<p>Bu açıdan daha baştan helâl ve haram ayrımı noktasında çok hassas olunması gerekmektedir. Aslında bazı şeylerin yenilmesi, içilmesi veya kullanılması ayet ya da hadislerle açıkça belirtilmiştir. Bizim muzdarip olduğumuz alan, şüpheli şeylerdir. Dinin bu konudaki hassasiyeti ise şu hadiste şöyle ifade edilmiştir: “<em>Şurası muhakkak ki, helaller ve haramlar apaçık bellidir. Bu ikisi arasında ise insanların çoğunun hükmünü bilmediği şüpheli şeyler vardır. Artık kim bu şüpheli alandan kaçınırsa, dinini de ırzını da temiz tutmuş olur. Kim de şüpheli alana girerse harama girmiş olur</em>.” (Buharî, İman 39) Bu itibarla, insan yiyip içtiği şeylerin dinî bakımdan yasaklanmış veya şüpheli şeyler olmamasına ve onlarda başkalarının hakkının bulunmamasına dikkat etmelidir.</p>
<p>Evet, ayet-i kerimelere, hadis-i şeriflere ve bu konuda hassas olan insanların ikazlarına kulak verdiğimizde açıkça görüyoruz ki, salih birer kul olabilmemiz için mutlaka haramlardan kaçınmalı ve helâllerle iktifa etmeliyiz. Zira, şu kısacık ömür öyle ya da böyle geçiyor. İnanan bir insan, yediğinin, içtiğinin ve kazancının helâl mi yoksa haram mı olduğuna çok dikkat etmeli ve ne yapıp edip helâl rızkını temine çalışmalıdır. Gerekirse, bu uğurda taş kırmalı, liferung yapmalı ya da bulaşık yıkamalı ama mutlaka Cenâb-ı Hakk’ın meşru saydığı bir yolla rızkını sağlamalıdır.</p>
<p><a href="#_ftnref1" name="_ftn1">[1]</a>  Geniş bilgi için İslam Ansiklopedisi “Hayvan” maddesine bakılabilir.</p>
<p><a href="#_ftnref2" name="_ftn2">[2]</a> Helâl ve temiz rızık meselesiyle alakalı “<em>Bakara; 168, Maide; 88, Enfâl; 69, Nahl; 144</em>.” ayetlere bakılabilir.</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/helal-rizik-konusunda-hassas-miyiz-recep-atici/">Helal Rızık Konusunda Hassas Mıyız? | RECEP ATICI</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Helal dairesi geniştir, keyfe kâfi gelir! &#124; M.Fethullah Gülen Hocaefendi</title>
		<link>https://hizmetten.com/helal-dairesi-genistir-keyfe-kafi-gelir-m-fethullah-gulen-hocaefendi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mizan]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Jun 2022 06:15:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hocaefendi]]></category>
		<category><![CDATA[Mizan]]></category>
		<category><![CDATA[helal]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=26378</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kur’an-ı Kerim, “Mü’min erkeklere söyle: (Kendilerine nikâh düşen kadınlar ve başka erkeklerin avret yerleri gibi, bakmaları haram manzaralar karşısında) bakışlarını kıssınlar ve mahrem yerlerini açmaktan ve gayrı meşrû ilişkilerden korusunlar.&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/helal-dairesi-genistir-keyfe-kafi-gelir-m-fethullah-gulen-hocaefendi/">Helal dairesi geniştir, keyfe kâfi gelir! | M.Fethullah Gülen Hocaefendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kur’an-ı Kerim, “Mü’min erkeklere söyle: (Kendilerine nikâh düşen kadınlar ve başka erkeklerin avret yerleri gibi, bakmaları haram manzaralar karşısında) bakışlarını kıssınlar ve mahrem yerlerini açmaktan ve gayrı meşrû ilişkilerden korusunlar. Böyle yapmaları, kendileri için en nezih ve en uygun davranış şeklidir. Muhakkak ki Allah, onların her davranışından, yaptıkları her hareketten hakkıyla haberdardır.” (Nur, 24/30) buyurmakta ve bir sonraki ayette aynı emirleri kadınlar için de tekrar etmekte; böylece inananları iffetli yaşamaya çağırmaktadır. Şu halde, her mümin elini, ayağını, gözünü, kulağını Allah’ın istemediği şeylere karşı korumak zorundadır.</p>
<p>*Bediüzzaman Hazretleri “Helal dairesi geniştir, keyfe kâfi gelir. Harama girmeye hiç lüzum yoktur!” der. Mümin, meşru daire içinde yaşayıp gayr-i meşru sahaya nazar etmemeli, el uzatmamalı, adım atmamalıdır. İffetli bir insan, göz, kulak, el, ayak gibi bütün âzâların helal dairedeki lezzetleriyle iktifâ etmeli, hiçbir şekilde ve hiçbir yolla haram işlememeli, izzet ve haysiyetine dokunacak durumlardan da sakınmalıdır. Evet, o harama elini uzatmamalı, rüşvete tenezzül etmemeli; elini, ayağını, gözünü, kulağını, dilini, dudağını dünya sevdasıyla kullanmamalıdır. Mümin, Allah’ın verdiği o uzuvları ve nimetleri bütün himmetiyle O’na ulaşma istikametinde kullanmalıdır.</p>
<p>*Hususiyle çoklarının dünyaya taptığı bu fesat asrında, “mü’minim” dedikleri halde dünyaya taptıkları, villalar arkasında koştukları, yattan yata geçtikleri, bir sarayı az görüp çeşitli sarayları kendileri adına dizayn ettikleri ve nifakın diz boyu, belki gırtlakta bir seviyeye ulaştığı bir dönemde, kendini iman ve Kur’an hizmetine adamış, milli ruhun ikamesine adamış, ruh ve kalb abidesini ikameye adamış insanlara düşen şey, başkalarının deli diyeceği kadar, dünya ve mâfihâyı elinin tersiyle iterek, ukbaya ve cemalullaha ölesiye bir iştiyakla müteveccih olmaktır. “Cennet çepeçevre nefsin hoşuna gitmeyen şeylerle kuşatılmıştır.”</p>
<p>*Cennet insanın nefsaniyetine ağır gelecek şeylerle kuşatılmıştır. Onları aşacaksın. Dikenli tarlaları geçerken ayağına dikenler batacaktır fakat “Ohh, ayağıma diken battı ama Allah yolunda, Rasûlullah’la aynı sofrada, aynı yemeğe kaşık çalma yolunda, Cebrail ile el ele tutma yolunda, Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer, Hz. Osman ve Hz. Ali ile aynı sofrayı paylaşma yolunda!..” diyeceksin. Meseleyi hep neticeye göre değerlendirdiğinizde dikenlerin batması bile size sunulmuş güller gibi gelecektir Allah’ın izniyle.</p>
<p>*Evet, bu yolda mekârih (aklın zâhirî nazarına göre nâhoş, zor, çetin şeyler) yok demek değildir. Ama hedefte mekârihi hiçe indirecek ve sıfırlayacak öyle şeyler var ki!.. “Gelse Celâlinden cefa, yahut Cemâlinden vefa; ikisi de cana safa, lütfun da hoş kahrın da hoş.” diyecek ve Allah yolunda yürüyeceksiniz.</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/helal-dairesi-genistir-keyfe-kafi-gelir-m-fethullah-gulen-hocaefendi/">Helal dairesi geniştir, keyfe kâfi gelir! | M.Fethullah Gülen Hocaefendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir müslüman Neden helal gıda talebinde bulunmalıdir?</title>
		<link>https://hizmetten.com/bir-musluman-neden-helal-gida-talebinde-bulunmalidir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mizan]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 31 Jan 2020 11:00:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[helal]]></category>
		<category><![CDATA[hikmet.net]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=7030</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir mü’min, dini gereği helâl gıdayı temin etme ve tüketmekle sorumludur. Zira insanın yiyip içtiklerinin helâl olması gerektiği Kur’ân-ı Kerim’in açık emirlerindendir. Birçok âyet-i kerimede insanın helâl ve temiz rızıklardan&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/bir-musluman-neden-helal-gida-talebinde-bulunmalidir/">Bir müslüman Neden helal gıda talebinde bulunmalıdir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bir mü’min, dini gereği helâl gıdayı temin etme ve tüketmekle sorumludur. Zira insanın yiyip içtiklerinin helâl olması gerektiği Kur’ân-ı Kerim’in açık emirlerindendir. Birçok âyet-i kerimede insanın helâl ve temiz rızıklardan yemesi emredilmiştir. Misal olması açısından şu âyet-i kerimeleri zikredebiliriz:  <em><i>“Ey insanlar! Yeryüzündeki nimetlerden helâl hoş olmak şartı ile yeyiniz; Fakat şeytanın peşinden gitmeyiniz. Çünkü o sizin besbelli düşmanınızdır.”1</i></em><em><i> </i></em><em><i>“Ey iman edenler! Size kısmet ettiğimiz rızıkların temiz ve helâlinden yiyiniz.”2</i></em></p>
<p>Ayrıca Ashab-ı Kehf’in anlatıldığı kıssada geçen şu hâdise de konumuz açısından dikkat çekicidir. Dinlerini yaşamak için bir mağaraya çekilen Ashab-ı Kehf, 309 yıl orada kaldıktan sonra uyanırlar. Daha sonra içlerinden birisini kendilerine yiyecek getirmesi için şehre gönderirler. Kur’ân-ı Kerim onların bu durumunu şu ifadelerle anlatır: <em><i>“Şu akçeyi verip içinizden birini şehre gönderin de baksın hangi yiyecek daha hoş ve helâl ise ondan size azık tedarik etsin.”3</i></em><em><i> </i></em>Buna göre onlar, şehre gönderecekleri kimseden kendilerine getirecekleri rızkın “ezkâ” olmasını istemektedirler. Müfessirler, bu kelimeyi tefsir sadedinde, “daha tayyib”, “daha kaliteli”, “daha tatlı”, “daha ucuz”, “daha lezzetli”, “daha çok” gibi mânâlar vermenin yanında bir de “daha helâl” mânâsını zikretmişlerdir. Bütün bu mânâlardan yola çıkarak, herhalde bu âyet-i kerimenin, günümüzde çokça zikredilen helâl ve güvenli gıda talebinin önemine işaret ettiğini söyleyebiliriz.</p>
<p>Hadis-i şeriflerde de helâl gıdanın araştırılıp elde edilmesinin farz olduğu ifade edilmiştir. Konuyla ilgili Resûl-i Ekrem’den (s.a.s) şöyle bir rivayet gelmiştir: <em><i>“Helâl talebi, farzlar üstü bir farzdır.”4</i></em> Diğer bir rivayet ise şu şekildedir: <em><i>“Helâl talebi, her Müslüman üzerine vaciptir.”5</i></em> Bundan başka Hz. Peygamber: <em><i>“Helâlinden rızık aramak, cihaddır.”6</i></em><em><i> </i></em>sözleriyle helâl rızık peşinde olmanın cihada denk bir amel sayılacağını ifade buyurmuştur.</p>
<p>Konuyla ilgili İbn Mâce’de geçen bir diğer rivayet de şu şekildedir: Allah Resûlü (s.a.s) şöyle buyurmuştur: <em><i>“Ey İnsanlar! Allah’tan korkun (takva dairesine girin) ve (rızık) talebini güzel yapın. Çünkü hiçbir nefis, rızkı konusunda geç kalsa da, onu tamamıyla elde etmeden vefat etmez. O hâlde Allah’tan korkun da helâl olanı alıp haram olanı da bırakmak suretiyle rızık talebini güzel yapın.”7</i></em> Ayrıca Nebiyy-i Ekrem (s.a.s) bir dualarında da: <em><i>“Allahım, helâl nimetlerinle benim gözümü, gönlümü öyle doyur ki harama dönüp bakmayayım.”8</i></em> buyurmak suretiyle duanın yanında ümmetine helâl daireyle iktifa etmenin önemini de talim buyurmuştur.</p>
<p>Hz. Peygamber, Buharî’de geçen bir başka hadis-i şerifte ise: <em><i>“Öyle devir gelecek ki, insanoğlu, aldığı şeyin helâlden mi, haramdan mı olduğuna hiç aldırmayacak.”9</i></em> buyurmak suretiyle, insanların helâl ve harama dikkat etmeden bir hayat yaşamalarını ahir zaman fitnelerinden birisi olarak göstermiştir. Hz. Peygamber, burada insanların helâl veya haram olduğuna bakmaksızın bir kısım şeyleri almalarını zem makamında zikrettiğine göre, bu rivayette, Müslüman bir kimsenin yiyip içtiği gıdaların helâl olmasına dikkat etmesinin de emredildiğini söylemek mümkündür.</p>
<p>İşte konuyla ilgili âyet ve hadislerden yola çıkan fukaha da helâl talebinin farz-ı ayn olduğuna hükmetmişlerdir. Hatta helâl gıdanın araştırılması için öncelikle helâl ve haramları bilmek gerekeceğinden yola çıkan fukahadan bazıları, hadislerdeki helâl talebiyle, helâl ve haramların neler olduğunu bilmenin kastedildiğini ve bunun farz-ı ayn olduğunu ifade etmişlerdir.10</p>
<p>1- el-Bakara 2/168.</p>
<p>2- el-Bakara 2/172.</p>
<p>3- el-Kehf 18/19.</p>
<p>4- Taberânî, <em><i>el-Mu’cemü’l-kebîr</i></em>, 10/74 (9993).</p>
<p>5- Teberânî, <em><i>el-Mu’cemü’l-evsat</i></em>, 8/274 (8610).</p>
<p>6- Kuzâî, <em><i>Müsnedü’ş-Şihâb</i></em>, 1/83 (32).</p>
<p>7- İbn Mâce, “Ticârât”, 2.</p>
<p>8- Tirmizî, “Daavât”, 111.</p>
<p>9- Buharî, “Büyû”, 7.</p>
<p>10- Büceyrimî, <em><i>Tuhfetu’l-habîb</i></em>, 5/185.</p>
<p><a href="http://hikmet.net/bir-musluman-nicin-helal-gida-talebinde-bulunmalidir/" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><strong>Kaynak: Hikmet.net</strong></a></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/bir-musluman-neden-helal-gida-talebinde-bulunmalidir/">Bir müslüman Neden helal gıda talebinde bulunmalıdir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
