Yazarlar

Sürükleniyor muyuz? | M.Ertuğrul İncekul

Tenkit, takdir, teklif..

Tenkit bir şeyi olgunlaştırma, güzelleştirme, kemale erdirme adına yapılan etraflıca düşünülmüş fikirdir. Yıkmak, yok etmek, bitirmek için yapılan ise tezyif, tahkirdir.

Takdir ise devamını dilediğimiz ,beğendiğimiz ,güzel olduğunu düşündüğümüz birşeyleri övmedir. Teklif ise daha iyi olması adına yeni fikirler üretme, yeni açılım ve projeler sunmadır.

Günümüzde bu terimlerin içi boşaltıldı adeta, değersizleştirildi. Tenkit diye eline balta ve keser alanlar, her problemi çivi gibi görenler hiç de az değiller. Her şeyi tenkit etmek zorunda hissedenler de hiç bir şeyi beğenmez oldular.

Önceden karşı mahalleyi hedef alanlardan, okuyucu ve ilgi bulamayınca okları kendi mahallemize çevirenler oldu. Eyvallah samimi ve iyileştirme amaçlı eleştiri ve tenkitler baş üstüne. Ama bazıları züccaciye dükkanındaki fil gibi her önüne geleni kırmaya, hakaret etmeye ve “ vay zalım “ demeye durdular. Kimse günahsız değil, kimse melek değil ama insanları şeytanlaştırmak hele de kendi mahallemizin insanını dünya zalimleri ligine çıkarmak benim değer ölçülerime uymuyor, anlayamıyorum.

Bir sürüklenme yaşıyoruz. Her fert inancı ölçüsünde bir duruş sergiliyor. Söylediklerimiz, davranışlarımız gelecek adına imzamız hükmünde. Fırtınanın tesiri çok büyük. Rüzgar sert esiyor . Ve bu amansız fırtına hiçbirimize torpil geçmiyor. Köklerimize, inancımıza, mefküremize ne kadar bağlıysak o kadar az sürükleniyoruz. İdareci olmak, mülteci olmak, hapishanede olmak, gaybubette olmak, yıllardır yurtdışında kurulu bir düzenin olması bizi kurtarmıyor veya üstün kılmıyor. Şiddetle imtihan oluyoruz, ve bu imtihan devam ediyor.

Sürükleniyor muyuz? |  M.Ertuğrul İncekul 2

Dili bağlı kalbimin bundan pek bizarım. Kışta çiçekler ,baharlar arayanlar var. Fırtınada güneş açmaz. Durduğun yerde sağlam durmak gayret ister, dua ister. Önce kendimizi kurtaralım, Hizmeti kurtarmak bize düşmez. Ama Hizmete sahip çıkmak, gücümüz neye yetiyorsa onu yapmak , arkadaşlarımıza ümit ve moral olmak belki bizi kurtarabilir. Unutmayalım dava hak olsa bile vesilesi bâtıl olursa, karşısındaki hak vesileler karşısında mağlup olur. Aslında mağlup olan Hak dava değil; bâtıl vesilelerdir. Yani işin özünde yine galip gelen hak vesiledir…

Amerika hadimi için dertlenen dünyanın başka yerlerindeki insanımız, kendi için, kendi beldesi için de dertlenmesi , bana ne düşer, işin bir ucundan da ben tutayım demesi gerekmez mi? Hizmetin sahibi Allah’tır. Bu geminin asrımızdaki kaptanı da Hoca Efendi’dir. Bu hizmetler aktüalite ile bugünlere gelmedi, geleceğe de aktüalite ile yürümeyecektir. Yeryüzü mirasçılarının sekiz vasfı olan; tam iman, engin aşk, akıl,mantık,şuur ekseninde ilim, kainat,insan, hayat üçgeninde bir tefekkür, hür düşünce,riyazi düşünce ve sanatla geleceğe yürüyebiliriz.

Söylediklerim ve yazdıklarım, kendini kurtarmaya çabalayan bir gayretkeşin yorumları olarak okunması istirhamı ile..

Hizmetten | M.Ertuğrul İncekul

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu