Yazarlar

Romanya’daki Saber Hala | Abdullah Aymaz

(Vefatının 10. yılında, Romanya’da Hizmete ilk kucak açan Saber Halayı rahmetle anıyoruz)
Köstence üzerinden Dobruca bölgesine geçtiğimizde oradan Abdülmecid döneminde kurulan Mecidiye’ye uğramıştık.

İşte orada ziyaret ettiğimiz Saber Hala’mızın vefat ettiğini öğrendik. Bu çok önemli Halamız ile ilgili o zaman yazdıklarımı hatırlatma için tekrar arz ediyorum:

“Sultan Mecid’in kurdurduğu Mecidiye’den geçiyoruz. Zamanında Mecidiye, Dobruca bölgesinin merkezi imiş. Ama zamanla bilhassa 93 Harbi’nden sonra nüfus azalmış ve Mecidiye, Köstence’ye bağlanmıştır. Çevresinde Müslüman köyler var. Bizim eğitim gönüllülerimiz ilk defa Tatarların çok olduğu bu bölgeye gelmişler. Onlara sahip çıkan da Saber (Sabriye) Hala olmuştur. Onu ziyaret ettik. Bize Tatar yemekleri hazırlamış. Daha önceki dönemde kocası Nermin Amca Komünist Partisi’nden olduğu için arkadaşları ile eve gelip içki içerlermiş. Saber Hala hep dua eder ve “Ya Rabbi, ben evimize iyi insanların gelmesini ve onlara hizmet etmeyi istiyorum.” dermiş. Çavuşesku sonrası Türkiye’den eğitimciler gelmeye başlayınca “Dualarım kabul oldu.” diyerek onları evinde misafir ederek, yedirip içirmiş. Nermin Amca da büyük destek vermiş.”

“Rukiye teyzeme çok benzeyen Saber Hala’nın evinden ayrılıp Nermin Amca’nın mezarına gidip Fâtiha ve İhlâslar okuduk…”

“Saber Hala Ramazan’da Çavuşesku Sarayı’nın önündeki geniş alanda kurulan iftar çadırında Tatar börekleri ve köfteleri yapıp iftar için gelenlere ikram etmiş. Hatta altı yedi televizyon kanalı kendisiyle röportaj yapmış.”

Saber Hala hakkında Seher Durmaz Hanımefendi’nin Yağmur dergisinde 29. sayısında yazdıkları ise şöyle:

“Evini ardına kadar açan; elini bol, sofrasını büyük tutan; hattâ aşını yurda taşıyan cândâde bir kadın… Saber Hala… Yaşı altmışı aşkın, cana yakın, bakışı derin, yüreği engin, gönlü zengin… Gözleri çekik, elmacık kemikleri çıkık, başı eğik… Yüzü güleç, sözü bilgeç, özü dinç… Saber Hala; Dobruca’nın ulu bir çınarı, sessiz bir çağlayanı… Saber Hala; adına sabır işlenmiş, eline Hızır eli değmiş, yüreğine merhamet tohumu ekilmiş. Hiç kimsenin öz halası değil; lâkin öz hala kadar yakın, öz hala kadar azize. Hep ‘hala’ lâkabıyla bütünleşmiş adı Dobruca’da ‘İyilik Meleği’, onun için kolları çok bir ırmak olmuş. “Tuna” gibi coşkulu akmış, yüreğinden doğan iyilik damarları. Maruf’un her çeşidiyle kanatlanmış. Bir arı misâli konmuş Dobrucalının münbit yüreklerine. Özünün peteğini örmüş, balını yapmış.”

Romanya'daki Saber Hala | Abdullah Aymaz 2

“Mecidiye’nin mahmur sokaklarından birine kurulu bu evine, konanın göçenin, haddi hesabı olmamış aylarca. Dobruca’ya ilk kadem basan Türk öğretmenlere menzil olmuş mütevâzı evceğizi.”

“Bu ev, Medine’nin mesut evi, Mihmandâr-ı Nebî, Hazreti Eyyûb el-Ensâri’nin evinden bir nebzecik huzur kapmış sanki. O evde yaşanan kudsî bazdan bir şule de, bu evde yaşanmış. Allah Rasûlü’nü misafir etmenin doyumsuz huzuru Hz. Eyyûb’a has ise de muhâcirîni ağırlama saadetiyle kanatlanmış bir tarih boyu Ensar. Saber Hala da, -ona göre- güzide misafirleriyle tatmış böylesi saadetten. Evini yurdunu bırakıp gelenlere evini açmanın bahtiyarlığını yaşamış doyasıya. Ocağında hep sevgi tüttürmüş onlara. Bu sevgi, Allah içinmiş; zira fedakârlığından belliymiş. Bu sevgi, Allah’ı bulduran bir iksir imiş; zira menfaatten berî imiş.”

“Hele bir aile varmış ki misafirlerinin arasında; onlara sevgisi çok başkaymış Saber Hala’nın. Oğul, kız ve torun sevgisiyle harmanlamış fedakârlıklarını. Manevî oğlunu iki öz oğlundan ayrı tutmamış. Manevî kızı, kendisine kız evlat arattırmamış. Eli kolu olmuş dar vakitlerinde Saber Hala’nın. Bu genç ailenin minik kızları, onun torun hasretini dindirmiş. Saber Hala, zinetlerini dahi vermek için çok ısrar etmiş manevî kızına. Reddetmiş elbet bu teklifi, manevî kızı. Dostları dîde, zinetleri hibe olmuş Saber Hala’nın “En Kutlu’nun yolunda”. Nadide bir temsille taht kurmuş kalplerde. Benim de kalbimde kurulu bir tahtın var Saber Hala. Az mı tıklattık kapının tokmağını bayram sabahlarında? Az mı yedik sevgiyle yoğurduğun hamur işlerinden? Az mı içtik dualar eşliğinde pişirdiğin çorbalarından?”

“Dobruca’dan ayrılanlar geride, hep gözü yaşlı, siyanet meleği bir teyze bıraktılar.”

Cenab-ı Hak’tan Saber Halamız için sonsuz rahmetler diliyoruz.

Abdullah Aymaz- 14.03.2011

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu