Yazarlar

Neden olmasın? | Şiir

Hava soğuk ve gece karanlığı sarmış her yanımı.
Üşüyorum üzerimdeki elbisem incecik çünkü..
Ama bir yandan da karların eridiğini görüyorum etrafı saran
tepelerin zirvelerinde..
Ve ısınıyorum -buz kesen rüzgarda ellerimi ovuşturup- baharı düşleyerek.
Ümidimi hiç yitirmedim ki ben, uzatıp kara bulutların ötesindeki
gökyüzü maviliğine hayalen dokunarak.
Biliyorum bir gün kara bulutlar sadece rahmet yüklü yağmur saracak..
Kasvet değil asla!
Ve.. O yağmurlar toprakta hiç kaybolmayacak.
Tohumlar çimlenecek, fideler büyüyecek, ağaçlar meyveye duracak.
Etraftaki pıtrak otlarının yerini gül kokuları saracak
Çimenlikte diz kırıp bir çınar ağacı gölgesinde çay kokusu semaverden etrafa yayılacak.
Önümüzden akan cennet nimetlerini andıran şırıl şırıl ve kirsiz ırmaklar ruhlarımıza inşirah salacak.
Ve bir gün gelecek bu hülyalı şafağa bir gün kalacak.
Sevgi nefreti boğacak.
Işıklar da karanlığın üzerine doğacak.
Ve artık hiç üşümeyecek içimdeki çocuk, düşümdeki yaşlılar..
Artık ağlamayacak bir ömür gözüyaşlılar..
Merhaba bahar iklimi!
Merhaba nevbahar!
Ateş böceğinin yalancı ışıklarının biterek hayat güneşinin gurubuyla başlayan, nurla yoğrulmuş ebedi ışıkları barındıran nehar…
Gücün hak bilindiği, zulmetin bininin beş para olduğu soydaşlarımızın muztar duaları elbet bir gün kabul olacak!
Aç masumların bir deri bir kemik kalmışların “ açım, açım!” çığlıklarına tok yatanlar artık bigane kalmayacak!
Anneler bebekleriyle hapishanelerin kirli paslı zindanlarında uyumayacak!
Hapse girme endişesiyle doğduğu topraklarından ve sevdiklerinden ayrılıp  cebri hicret yollarında; Ege de Meriç de boğulmayacak!
Sadece medeniyet pazarlayan bir kısım gelişmiş ülkelerde değil, dünyanın hiç bir yerinde can taşıyanlar “nefes alamıyorum, nefes alamıyorum!” çığlığı atmayacak!
Herkese yetecek nefesin olduğu bir atmosfer var biliyorum o gökyüzü maviliklerinde..
Renk renk çiçekler gibi yeryüzünde nefes alan tenlerin rengi..
Düşünceler renkli fistanlar gibi çeşit çeşit..
Ve özgürce koşuşturan taylar gibi capcanlı..
Ey hayaller ülkesinin beyaz atlı prensi nerelerdesin?
Azıcık da dünyamıza uğrasan..
Rüyalarda bizi boğmaya çalışan kabusu ve karabasanları kovalasan!
Ağrıyan yüreklerimizi pamuk ellerinle ovalasan!
Evet mutlu olmak bizim de hakkımız.
Huzur dolu bir iklimde kısacık bir hayatta huzurlu bir nefes almak da.
Ümidin, aşkın ve inancın sacayağında pişirilecek aşa doymak bizim de hakkımız.
Ya Rab! O güzel günleri diliyoruz ve geleceği ümidiyle ellerimizi sana açmış bekliyoruz..
Gökyüzünün uçsuz bucaksız maviliği..
Tarlasından yeni toplanmış bembeyaz pamuk sadeliği..
Ve Karadeniz’deki hamsiler gibi kıpır kıpır hep canlı..

Ama asla ne “deli” ne de eli “kanlı”
​​Yürekten, korkusuz ve etrafa emniyet veren bir “delikanlı” olarak.
​​Bizim de hakkımız hayal kurmak.
​​Ama biliyoruz ki hakikate hayalle ulaşılır..
Birlikte yaşamayı hayal ettiğimiz dünyamızı Rabbimizin en kısa zamanda bize bahşetmesi için sizler de lütfen “amin, amin” der misiniz?
Neden olmasın?

Hizmetten | Zekeriya ÇİÇEK

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu