Yazarlar

Hocaefendi`nin sevgi imparatorluğu |Muhsin Tarık Arslan

 

“Sevgi, dünyaya gelen her varlıkta en esaslı bir unsur, en parlak bir nur, en büyük bir kuvvettir ve bu kuvvetin yeryüzünde yenemeyeceği hiçbir hasım yoktur” diyor sevgi İmparatorluğunun Sultanı Muhterem Fethullah Gülen Hocaefendi. Bir başka yerde ise “Sevgiyi sevip düşmanlığa düşman olmak, inançla coşan bir kalbin en mümeyyiz vasfıdır. Herkesten nefret ise, ya gönlü şeytana kaptırmışlık veya bir cinnet eseridir. Sen, insanı sev; insanlığa hayran ol..!” diyor. Özellikle son yıllarda İslam kabilelerinin ve bütün insanlığın kin nefret ve gayızla oturup kalktığı bir dünyada Şefkat güneşinin izinde ne muhteşem tespitler ve gönülden samimi beyanlar…

 

Hocaefendi`nin seksen küsur yıllık hayatını incelediğinizde karşınıza O`nun en büyük meselesi ve birinci gündemi olarak “insan” insan da ise “sevgi” karşımıza çıkıyor. O’nun asra yakın ‘İnsan merkezli’ hareket ve faaliyetlerine bakınca Türkiye`yi son elli yılda hangi badirelerden atlatmış ve hangi felaketlerin eşiğinden kurtarmış bunu çok net görüyoruz. O, Peygamberane bir metotla barışın, sevginin ve diyaloğun düşmanlarının planlarını bozmuştur. Topyekün insanlığın hasretle beklediği sulh-u umumiyi sevgi ile ektiği tohumlar yeşerdikçe temin edecek, sevgi düşmanlarının karanlık ve sinsi tuzakları altüst olacaktır. Hocaefendi İnsana ve insanlığa gelebilecek bütün hareket ve faaliyetlerin karşısına en etkili silah olan sevgi, barış ve diyaloğu kuşanarak çıkmıştır.

 

Bugün dünyanın “soft power” (yumuşak güç) dediği bu gücünde üstünde bir gücü O, yıllardır kullanıyor. Bugün bütün dünyaca kabul gören, global bir hareket haline gelen “gönüllüler hareketi” bu esaslar üzerine inşa edilmiştir.. Bu manada Hizmet Hareketi adeta baharda betonları delip güneşle temasa geçen ince nazik zarif ve zayıf çimen tanelerinin başını çıkarması gibi bütün sertlikleri, huşunetleri, kin ve nefret betonlarını bir bir delip geçiyor ve geçecek inşaAllah bütün taş sineli granit kalpli insanlar bu zarif ve naif hareket karşısında dize gelecektir.

Hocaefendi`nin sevgi imparatorluğu |Muhsin Tarık Arslan 2

Başta Türkiye, İslam dünyası ve bütün dünyanın böylesine kinle, nefretle, kaba kuvvetle, adaletsiz ve dengesiz güçle, hakimiyet körlüğüyle bir yere varamayacağı muhakkaktır. Zira yıllar önce dünyanın direksiyonunda oturan Obama`nın ‘manevi güç’ veya düşünce kuruluşlarının ortaya koyduğu ‘soft power’ stratejisini İslam asırlar öncesinden bir usul ve yöntem olarak tespit etmiş, en amansız düşmanlarına karşı bile uygulamıştır ve gönüller fethetmiştir. Bugün koca koca devlet adamlarının sadece lafazanlığını yaptığı evrensel değerlerin Hocaefendi çoktan tohumlarını bütün dünyaya Allahın izni ve inayetiyle ihlasla, azimle, gayretle, gözyaşıyla serpmiştir.

  1. Asır yer, gök, hava ve suyun da ittifakla birleştiği bir “yumuşama asrı” olacaktır. Günlerin bahara kaydığı mevsimlerde asfaltların altında başını çıkarmış asfaltı delmiş yeşil, nazik ince otları görürsünüz. Aynen bunun gibi sevgi, şefkat, zerafet, nezaket bütün şiddet, kin, nefret, adavet ve kaba gücün ziften asfaltlarını delecek ve sert betonlarını çatlatıp parçalayacaktır. Zaman bunu gösteriyor ve gösterecek. Dolayısıyla 21. Asır ve sonrası bir ‘sevgi, şefkat, diyalog ve asrı’ olacaktır. Bu enstrumanları kullananlar dünyada hakim olacaktır. Yani yeryüzüne yalandan ve fitneden arınmış gerçek insanlık hakim olacaktır. Onun için diyor ki Hocaefendi “sizin nabzınızı kırk yıl tutacaklar. Ama hep aynı sesi duyacaklar. Sevgi, şefkat, emniyet ve güvenin ritmini duyacaklar”. Hem neye rağmen. Yıllarca tırnaklarınızla kurduğunuz müesselerinize çökmelerine, sizi hapislerde çürütmelerle, işinize son vermekle, size bir yudum suyu çok görmekle, tamamen tenkil ruhuyla sizi bitirip tüketmekle, ve hatta sahsi mal ve mülklerinizi eşkıya gibi çalmakla, sizi yok etmek isteseler bile bütün insanlığa emniyet ve güvenin temsilcileri olduğunuzu göstereceksiniz.

Dünyanın birileri tarafından felakete sürüklenmek istenmesine karşı Hocaefendi dünyaya ve bütün insanlığa yeni bir bahar yaşatma sevdasıyla sevgi, diyalog ve barış stratejisi ile adeta bütün insanlığın sulh ve selameti için çırpınmaya ve yanmaya devam ediyor. Mevlana, “gel ne olursan ol gine gel” demişti, ancak Fethullah Gülen Hocaefendi “ne olursan ol geleyim” diyor. Bugün de Onun öğretileri ile yola revan olanlar bütün dünyanın ekmek, su ve hava kadar ihtiyaç duyduğu barışa, sevgiye ve diyaloğa kapılar açıyor, hoşgörü köprüleri kuruyor ve müsamaha rayları döşüyorlar. Yıllar önce M. Luther King’in “Bir rüyam var” hitabına atıfta bulunan Prof. Cantrell, “Gülen sadece bir millet için değil, tüm insanlık için benzer rüyaları görüyor. Önyargıları yıkmak, herkesin arzu ettiği günlere ulaşmak için Gülen’in ısrarla tavsiye ettiği diyalog ve barış tavsiyelerine uymak gerekir.” diyor. Hasılı insanlığın selameti ve dünya barışı ve huzuru adına Hocaefendi’den öğreneceği çok şey var…

Hizmetten | Muhsin Tarık Arslan

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu