Haber

Erkam Tufan’dan manifesto gibi cevap

"Gün geliyor yaşanan zulümler karşısında hala niye kıyamet kopmuyor diyor insan."

Yılların gazetecisi, tecrübeli isim Erkam Tufan Aytav , neden Hizmet Hareketini eleştirmiyorsun diyenlere cevap verdi. Yaşanan onca zulümü duyurmak varken, mazlumların üzerine gitmeyi doğru ve etik bulmadığını belirten usta gazeteci Aytav, “Zulüm ve Feryatlar arşı titretecek derecede. Gün geliyor yaşanan zulümler karşısında hala niye kıyamet kopmuyor diyor insan” ifadelerini kullandı.

Erkam Tufan’ın YouTube kanalında yayınladığı, her bir cümlesi tekrar tekrar dinlenecek o videosu ve satırbaşları:

BEN OBJEKTİF BİR GAZETECİ MİYİM?

“Yayınlarımda en dikkat ettiğim husus insan hakları. Yani mazlumun yanında olmak, zalimin karşısında olmak. Bunu yaparken de mazluma kimlik sormamak. Mezhebi, ırkı, cemaati, yaşam tarzı her ne olursa olsun mazlumun yayında olmak. Türkiye’de yaşanan zulümler karşısında mazlumların sesi olmaya çalışıyorum. Kürt, alevi, cemaatçi falan ayırmıyorum.Kısaca bir gazeteci olarak yurt dışında bulunmamın hakkını vermeye çalışıyorum. Evet çalışıyorum diyorum, çünkü hakkını verdiğim iddiasında değilim. Mükemmel bir gazeteci olduğumu da iddia etmiyorum. Tek bir iddiam var. Aklımın erdiği, mevcut şartlarda -yani mülteci gazeteci şartlarında-gücümün yettiğince dürüst gazetecilik yapmak. Mazlumun yanında, zalimin karşısında olmak.”

Gülen cemaatinin yanlışlarını dile getiriyor, muyum?

“Senin havuz medyasından ne farkın var, onlar akp nin yanlışlarını dile getirmiyor sen de gülen cemaatinin yanlışlarını dile getirmiyorsun, eleştirmiyorsun. Kanalında bu tür yayınlara hiç rastlamıyoruz. Dolayısı ile sen de ilkesel olarak onlarla aynısın. Evet eleştiri bu. İşte kimileri bu sebeple benim objektif olmadığımı söylüyor. Şimdi gelelim bu eleştirilere karşı benim cevabıma. Önce şunu söyleyeyim, her eleştiri karşısında derhal savunmaya geçip, cevap yetiştirecek bir huyum yok. Kimi eleştirilere hak veriyor, yanlışımı düzeltiyor, ona göre yayınlarımda söylemlerime dikkat ediyorum. Dedim ya her eleştiri benim için kıymetlidir, daha iyi gazetecilik yapmama bir katkıdır. Ama bu eleştiriye katılmıyorum. Peki ben kanalımda Gülen cemaatinin yanlışlarını dile getiriyor, muyum? Hayır getirmiyorum. Getirmediğim için de ben de havuz medyası ile aynı kefeye mi düşmüş oluyorum?Hayır, düşmüş olmuyorum.Ama sakın yanlış anlaşılmasın. Elbette hiç bir kişi ve grup eleştirilemez değildir. Elbette eleştirilir. Gülen cemaati de. Ama…, evet burada bir ama var. Şimdi bu amayı biraz açayım.”

“Gün geliyor yaşanan zulümler karşısında hala niye kıyamet kopmuyor diyor insan.”

Gülen cemaatine yönelik aşağı yukarı 7 yıldan beri cadı avı uygulanıyor. İşkenceler, ölümler, hücrelerde geçen hayatlar, Meriçte, egede çığlık çığlığa can vermeler, doğumhaneden kadınları toplamalar, hapisteki bebekler, toplumdan dışlanmalar… bütün bunların ara verilmeksizin yaşandığı bir dönemden geçiyoruz. Tam bir cadı avı, adeta bir soykırım. Zulüm ve Feryatlar arşı titretecek derecede. Gün geliyor yaşanan zulümler karşısında hala niye kıyamet kopmuyor diyor insan. Devlet bütün güçleri ile ve arkasına aldığı toplumla birlikte gülen cemaatinin üstüne çullanmış bir vaziyette. İddialar, iftiralar bini bir para, at iti it izine karışmış durumda. Ben böyle bir dönemde gülen cemaatinin de şu şu yanlışları vardı ya da bakın şurada neler olmuş gibi yayınlar yapmam. İster, objektif gazetecilik adına olsun, İster, aman cadı avı bana isabet etmesin düşüncesi ile olsun, İster, bir medya grubuna kapağa atma düşüncesiyle olsun, İster, bunları yazmazsam zaten bunlar düzelmez terbiye edici bakış açısı ile olsun, İster saraya yaranma düşüncesiyle olsun. Her ne şekilde olursa olsun hiç bir şekilde bu tür yayınlar yapmam.

“Ben yapılmayanı yapmaya çalışıyorum.”

Dersim 1938’de gazeteci olsaydım, aleviler de zaten ile başlayan cümleler kurmaz, zalim devletin önüne sunacak dosyalar hazırlamazdım. Hadi diz çök özeleştire bulun demezdim. Bütün gücümle devletin dersimde yaptığı katliamı anlatır, mazlumların sesi olurdum. Nazi Almanyası döneminde gazeteci olsaydım da farklı olmazdı. Ama önce Yahudiler bir öz eleştiri yapmalı demezdim. Dosyalar hazırlayıp bakın Yahudiler neler yapmışlar meğer demezdim. Zalimin değirmenine su taşımazdım. Mazlumu daha fazla dilgir etmezdim. Bütün vaktimi mazlumun sesi olmaya harcardım. Bugün de yaptığım, ya da yapmaya çalıştığım da bu zaten. Neden Gülen cemaatinin yanlışlarını da yazmıyorsun diyenlere ayrıca şunu da söyleyeyim. Bunları duymak, okumak sizin için bir ihtiyaç ise bunları yazan, çizen, binbir iftiralar ile birlikte yayınlayan o kadar çok tv, gazete, sitesi ve gazeteci var ki! Binlercesi var, seç beğen al. Bunlar da sizi kesmiyorsa ben ne yapayım. Kimi objektiflik adına, kimi de zalime yaranmak için bol bol bu tür yayınlar yapıyor zaten. Dolayısı ile kamuoyu için bunun bir ihtiyaç olduğunu düşünmüyorum. Ben yapılmayanı yapmaya çalışıyorum. Zaten benim gibi düşünen gazeteci sayısı toplasan iki elin parmaklarını geçmez. Müsaade edin de bu kadarcık da olsa farklı bir yayın tarzı olsun. Evet bu benim tercihim. Yanlış bulanlar, eleştirenler elbette olacaktır. Kimin haklı kimin haksız olduğun zaman gösterecek. Kimseye sen niye öylesin demem, karışmam. Herkesin aklı var fikri var. Zaten buna vaktim de yok. İki elim var o da mazlumların sesini dile getirmeye yetmiyor bile. Bir de mazlumun yanlışlarına fokuslanacak ne vaktim, ne de halim var. Umarım bu konuda benim gibi düşünmeyen izleyicilerimi kırmamışımdır. Evet ben böyle düşünüyorum. Hasan Cemal’in kitabının adı gibi diyeyim kimse kızmasın kendimi anlattım. Yani kendi yayın ilkelerimi anlattım vesselam.

Erkam Tufan Aytav

Etiketler
Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı