Cuma Hutbesi | Arefe Günü

Yazar Editör

DERLEYEN: ERDEMLİLER YOLU AKADEMİ   

قال الله تعالى في كتابه الكريم

ثُمَّ أَفِيضُوا مِنْ حَيْثُ أَفَاضَ النَّاسُ وَاسْتَغْفِرُوا اللَّهَ إِنَّ اللَّهَ غَفُورٌ رَحِيمٌ  

و قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: صَوْمُ يَوْمِ عَرَفَةَ كَفَّارَةُ سَنَتَيْنِ: سَنَةٍ مَاضِيَةٍ، وَسَنَةٍ مُسْتَقْبَلَةٍ، »

Muhterem Müslümanlar! Hutbemiz, Arefe gününü değerlendirme hakkındadır.

İslâm’da zaman ve mekânlar bütün kıymet ve kutsiyetini, hakikatte Allah’ın dilemesinden alırlar. Müslümanlara sonsuz feyz ü bereketin gelmesine birer vesile olurlar. Ayrıca o zaman dilimlerinde gerçekleşen önemli olaylar ve yaşayan kıymetli insanlar, içinde bulundukları zaman ve mekâna değer kazandırırlar.

Bugün Zilhiccenin sekizinci günü olan Terviye, derin derin düşünme günüdür.  Hz. İbrahim’in (aleyhisselâm); oğlu Hz. İsmail’le ilgili gördüğü rüyanın ilk günü ve bu rüyanın ne manaya geldiğini düşündüğü gündür.

Terviye günü Hacılar Mekke den Mina’ya doğru yola çıkarlar.   Mina’ya gelip orada geceledikten sonra, arefe günü sabah namazını Mina’da kılarak, güneşin doğuşunu takiben Arafat’a çıkmaları, öğle ve ikindi namazlarını öğle vaktinde birlikte cemederek kılmaları, zamanlarını tekbir, tehlil, telbiye, salâtüselâm ve dua ile geçirmeleri ve akşam güneşin batmasıyla birlikte Müzdelife’ye doğru yola çıkmaları sünnettir.

Yarın Zilhiccenin dokuzuncu günü yani “arife” günüdür. Başta okumuş olduğumuz âyet-i kerimede; “Sonra, insanların sel gibi aktığı yerden siz de akın edin ve Allah’tan af dileyin! Çünkü Allah çok affedicidir, merhamet ve ihsanı boldur. (Bakara,199)    buyrulmakta. Efendimiz (s.a.s) O günün faziletini şöyle anlatır:

“Arefe günü tutulan oruç, iki senenin günahına keffarettir. Bir önceki sene ve bir sonraki sene.” (Müslim, Sıyâm, (1162, Beyhakî, es-Sünenü’l-kübra, 3/221)

Günlerin en efdali arafe günüdür… Duaların en efdali de arafe günü yapılan duadır…” (Muvatta, Hacc 346)

“Kim arafe günü dilini, kulağını ve gözünü haramdan korursa, iki arafe arasındaki küçük günahları bağışlanır.” (Suyûtî, Câmiu’s-Sagîr, 3/471)

“Arafe günü vakfe sırasında, Cenab-ı Hakk’ın Cehennem’den azad ettiği kulların sayısı, diğer günlerde azad ettiklerinden kat kat fazladır… (Muslim, Hacc 436)

Arife Gününün Fazileti ve Değerlendirilmesi:

Allah’ın ehemmiyet verdiği güne biz de ehemmiyet verelim ve o günü en güzel şekilde değerlendirelim. Arefe günü, hacılar Arafat’ta vakfe yapıp dua ederken manen onların yanında olduğumuzu hissederek, dualarına iştirak edelim.

Arefe günü, bayram alışverişlerine çıkmak âdet olmuş olabilir. Ancak bu alışverişleri daha önce yapıp Arefe gününü evde ibadetle geçirmek tercih edilmelidir. Allah’ın af dağıttığı bir günde, sokaklarda vakit geçirmek, diğer günlerde olduğu gibi hareket etmek ve Arefe gününü farklı yaşamamak mümine yakışmasa gerektir.

Arefe günü sabah namazından başlayarak Bayramın 4. Günü ikindi namazına kadar, Namazların farzını müteakip verilen selâmdan sonra; “Allahü Ekber. Allahü Ekber. Lâilâhe illallâhü vallâhü ekber. Allahü ekber ve lillâhilhamd”
denilerek Teşrîk Tekbiri getirmek vaciptir. Unutarak konuşan veya yerinden ayrılan biri teşrîk tekbiri söylemez. Teşrîk günlerinde kazaya kalan bir namaz, teşrîk günlerinde kaza edilirse teşrîk tekbiri getirilir; diğer günlerde ise getirmek gerekmez.

 Arefe Günü, İhlas Suresi’ni Bin Defa Okumak:

İhlâs Sûresini farklı sayılarda okumanın fâziletlerine dair hadisler olduğu gibi, 1000 defa okumanın faziletiyle ilgili rivayetler de vardır.

“Kim ki bin kere ‘Kulhüvallahü ahad sûresi’ni okursa, kendi nefsini Allah’tan satın almış olur.” (Suyuti, el-Fethu’l-Kebir, 3/227)

“Kim ki Arefe gününde bin kere ‘Kulhüvallahü ehad suresi’ni okursa, Allah Teâlâ ona istediğini verecektir. (Münavî, Feyzü’l-Kadir, 6/203)

Bediüzzaman Hazretleri: “Bizim memlekette eskide arefe gününde bin İhlas-ı şerif okurduk…” demek suretiyle bu geleneğe işaret etmiştir. (Şualar, On Üçüncü Şua, s.299)

Beş yüz arafe’de, beşyüz de ondan önceki günde olmak üzere ikiye taksimle de bu okunabilir. Böyle bir okuyuşun bereketiyle kalbte birtakım hakikatlerin açıldığını ve çoğu manevî duyguların bundan gıdasını aldığını bazı İslâm ulemasının tecrübeleri göstermektedir. (Mektubat 340, 343; Şualar, s.299)

Arefe günü, Arafat’taki hacıları taklit maksadıyla insanlar herhangi bir mescid ya da yerde toplanabilir. Nasıl ki hacdakilerin teşrîk tekbirlerine başlamasıyla diğer bütün mü’minler de başlıyorlar, onlarla aynı günde bayram edip kurbanlarını kesiyorlar.. öyle de, arafe gününün şuurunda olarak kalben niyeti halis tutup vakfe saatlerine denk gelen vakitlerde hatta gün boyu şahsen veya cemaaten bunu gelenek hale getirmeksizin topluca tevbe ve istiğfar edip dua ve niyazlarda bulunmakta bir mahsur yoktur. Aksine “haccın yümün ve bereketinin toplandığı bugünde, ihlâs ve samimiyetle istenildiği takdirde Arafat’takilere lutfedilen İlâhî mağfiret ve nimetlerden nasibdâr olmak kuvvetle muhtemeldir. (Fasıldan Fasıla, 3/242)

Teknolojinin imkanlarından da istifade ederek, Arife gününü umumi bir dua seferberliğine dönüştürme imkânı olabilir. Canlı olarak katılabileceğimiz bir program üzerinden ortak dua yapabiliriz. Arafat’ta yapılan dualara iştirak edebiliriz. “Ferd hususî meziyet ve fazîletleriyle belli şeylere taliptir ve Allah onları verir; ama yağmur duası, bayram namazı, Arafat’ta toplanma ibadetlerinde olduğu gibi cemaate Allah’ın vereceği bazı şeyler vardır ki, onlar ancak cemaat halinde istendiği zaman verilir.

Evet, aynı ruh, aynı duygu, aynı düşünce, aynı mefkûre etrafında kenetlenmiş kimselerin, birlik içinde Hakk’a yönelişlerinde öyle bir derinlik, his ve şuurlarında öyle bir zenginlik, zikr u fikirlerinde öyle bir enginlik vardır ki, en istidatlı fertler ve en kâmil insanların bile, böyle bir heyet içindeki vâridlerin en küçüğünü dahi, tek başlarına elde etmeleri mümkün değildir.

Ayrıca dünyanın farklı yerlerinde bulunan ihtiyaç sahiplerinin imdadına koşma adına, üzerimize aldığımız sorumlulukları yerine getirmeye gayret etmeliyiz. İmkân ölçüsünde sadaka ve infakta bulunmalı, hayırlı işlerle meşgul olmalıyız. Maddî-manevî ihtiyaç sahiplerin imdadına koşan mü’minler, o anda Arafat’ta ve Müzdelife’de olan kimselerin sevabına denk, sevap kazanmış olabilirler…(Fas. Fasıla, 2/147)

Arefe günü, Müslümanların mağfiret bayramıdır; cehennemden kurtuluş bayramıdır. İlâhî merhametin galeyana geldiği böyle bir zaman diliminde, içli yakarışlarla, samimî yürekten tevbe ve istiğfarlarla Allah’a yönelmeliyiz.

Rahman ve Rahim Rabbimiz, Arefe günü hürmetine günahlarımızı affetsin, ümmet-i Muhammed’e ve bütün insanlığa, yaşanılan sıkıntılardan kurtuluş yollarını göstersin.

Cuma Hutbesi | Arefe Günü   WORD

Cuma Hutbesi | Arefe Günü   PDF

Diğer Yazılar

“Aç açabildiğin kadar sineni ummanlar gibi olsun. Kalmasın alaka duymadığın ve el uzatmadığın bir mahzun gönül”

 

M.Fethullah Gülen

Bu Sesi Herkes Duysun Diyorsanız

Destek Olun, Hizmet Olsun!

PATREON üzerinden sitemize bağışta bulanabilirsiniz.

© Telif Hakkı 2023, Tüm Hakları Saklıdır  |  @hizmetten.com 

Hizmet'e Dair Ne Varsa...

Sitemizde, tercihlerinizi ve tekrar ziyaretlerinizi hatırlayarak size en uygun deneyimi sunmak ve sitemizin trafiği analiz etmek için çerezleri ve benzeri teknolojileri kullanıyoruz. Tamam'a veya sitemizde bulunan herhangi bir içeriğe tıklayarak bu ve benzer çerezlerin/teknolojilerin kullanımını kabul etmiş olursunuz. Tamam Gizlilik Bildirimi

Privacy & Cookies Policy