Yazarlar

Buruk sevinçler | İSMET MACİT

“Adaletin küçüldüğü yerlerde suçlular büyük ve güçlü görünürler…”

Mafya gibi suç örgütü yapılarıyla devleti ayıran temel vasıf, devletin kanunlara göre yönetiliyor olmasıdır.

Hukukun üstünlüğünün sağlanmadığı ülkelerde devlet; yöneticilerin heva, heves ve keyiflerine göre yönetilir. Bu durumda adalet o toprakları terkeder ve simsiyah bir zulüm doldurur adaletin aydınlığının olmadığı yerleri…

Hüseyin Galip Küçüközyiğit geçtiğimiz yılın Aralık ayında kaçırıldı ve tam 9 ay sonra ortaya çıkarıldı. Hüseyin Galip Bey’i devlet(!) kaçırmıştı ve aylar sonra getirip Sincan zindanlarına bırakmıştı.

Hüseyin Galip Küçüközyiğit eğer suçluysa bu bağımsızlığını yitirmemiş mahkemelerde yargılanmalıydı ve cezası(!) ne ise bu “kanunların öngördüğü” şekilde olmalıydı.

Hüseyin Galip Küçüközyiğit ve binlerce masum insan bugün siyasi bir kinin, tarafgirlik denen öfkenin, suçlarını iftira ile örtmek isteyen bir suç örgütünün kurbanları..

Bu süreç gösterdi ki, adalet kanı ülkenin damarlarından çekilince ortaya kendi vatandaşlarını yiyip tüketen acımasız bir yapı ortaya çıkıyor..

Hüseyin Galip Küçüközyiğit’in tıp fakültesinde okuyan kızı Nursena babası için aylarca çırpındı. Bir taraftan derslerinde başarılı olmak için gayret ederken diğer taraftan bir güvercin yüreği hassasiyetiyle kaçırılan babasının bulunması için sesini yetkililere duyurmaya çalıştı.

Bir ömre bedel 9 ay boyunca Nursena’nın sesi ülkenin artık kayalıklara dönmüş müesseslerine çarpa çarpa kayboldu. Nasıl bir çaresizliktir ki zindanda babasının en azından sağ olduğunu sevinç kelimelileri ile kamuoyuna duyurdu.

Ya diğer kayıplar..

Zulüm karanlığı ve kirli siyasetin sis perdesinde kaybedilmiş yüzlerce rejim muhalifinin yolunu gözlüyor anneler babalar evlatlar..

İnsan kaçırma yada kaybetme bir Nazilerin muhaliflerini sindirmede yöntemiydi. Alman Silahlı Kuvvetleri Başkomutanı Wilhelm Keitel, Hitler’in talimatıyla 7 Aralık 1941’de “Gece ve Sis” kararnamesini yayımladı.  Kararname uyarınca tutuklanan siyasi muhalifler “Gece ve Sis” içinde kayıplara karışıyor ve bir daha kendilerinden haber alınamıyordu. Hitler Almanyası’nda hukuk askıya alınmış “Führer’in” talimatları kanunlar üstü addedilmesinin ötesinde kutsal kabul edilmişti. Böyle bir ortamda ise ölen, yiten, kaybolan insanlar ve insanlık olmuştu.

Evet “kayıp ölümden beter” demişti bir kayıp annesi. Hüseyin Galip Küçüközyiğit bulundu. Ülkede gelinen duruma bakın ki, biz kız yüreği en azından babam sağ diye sevindi!

Gecelerde sisler içinde kaybedilen insanların bir an önce ortaya çakması ve adaletin ülkede yeniden hükmetmesi dua ve temennilerimizle..

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu