Mizan

“Bugün size hiçbir kınama yok” | M.Fethullah Gülen Hocaefendi

 

Dünden bugüne kerim oğlu kerimlerin sözü: “Gidin serbestsiniz; bugün size hiçbir kınama yok! Allah da sizi affetsin.” “Bugün, kimseyi kınama yoktur. Gidin, Allah, erhamü’r-Râhimîndir!..” Evet, bu insanca davranış, insan-ı kâmil olan Hazreti Rûh-u Seyyidi’l-Enâm’ın tavrı ve davranışıdır. On üç sene Mekke’de O’na kan kusturdular. Kırk yaşından başlayarak, elli üç yaşına kadar kan kusturdular. Bazen Kâbe’nin karşısında Rabbisine karşı ubudiyetini ifade ederken, getirdi başına işkembe koydular. Bazen, Ukbe İbn Ebî Muayt gibi melunlar, gırtlağını sıktı, O’nu orada öldürmek istediler.

Her defasında bir babayiğit, o günün babayiğitlerinden bir Hazreti Hamza, bir Hazreti Ebu Bekir, orada sesini yükseltti, “Rabbim Allah’tır, dediğinden dolayı öldürecek misiniz?!.” dedi. Mü’min-i Âl-i Firavun’un bestesiyle, bu canavarlığa “Dur!” dedi. Bazen, bir başkası, bazen bir başkası, bazen bir başkası… O’nun (sallallâhu aleyhi ve sellem) çektikleri, Kaf dağının tepesine yüklenseydi, -Kaf dağı değil, Ağrı dağı diyelim veya Everest tepesi diyelim, Kaf dağı yok- Everest tepesine yüklenseydi, Lût gölüne dönerdi. Alvar İmamı’nın ifadesiyle “Araya kılıç girerdi!” O (sallallâhu aleyhi ve sellem) bir yumruk bile sallamadı onlara.. bir yumruk bile sallamadı. Sonraki mukabeleler?!. Onlar, Abdurrahman Azzam’ın “Ebedî Risâlet”inde ifade ettiği gibi, “tedâfuî mukabeleler”dir. Yâ muhakkak bir taarruza karşı tavır sergileme veya mutlak bir taarruza karşı ‘mukabele-i bi’l-misil’de bulunmadır. Belayı def etme, emrâza (marazlara-hastalıklara) karşı setler oluşturma… Evet, dolayısıyla O (sallallâhu aleyhi ve sellem) onca ezâ ve cefâ gördükten sonra, hiç kan dökmeden, bir insanın bile kanına girmeden, haksızlık yapmadan, sessizce Kâbe’nin yanına kadar sokuldu. Belki on kilometre kadar bir şey kalmıştı ki, uzaktan bakınca, çadırların ışığı görülüyordu. O da onun idari dehası, askerî dehası. “Deha” demek doğru değil, fetânet-i a’zamı, semâvî zekâsı, firâset-i âliyesi, Allah’ın o Seçkin’e (sallallâhu aleyhi ve sellem) verdiği seçkince tavırlar ve davranışlar. Hemen burunlarının dibine kadar yaklaştı, öyle ki onlara yapacak bir şey kalmamıştı.

Eğer girilen kapılardan bir tanesinde, Hazreti Hâlid gibi -Hazreti Ömer tabiatında, haksızlık karşısında susmayan- birisinin girdiği kapıda da bir-iki insana kıyılma olmasaydı, onca düşmanlığı irtikâp etmiş Mekke’ye, bir karıncaya basmadan girilmiş olacaktı. İşte bu idi İnsan-ı Kâmil’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) yürüdüğü yol, hedefine varma yolu. Evet, girdi, etrafında toplandılar. “Benden ne bekliyorsunuz?!.” dedi. Çünkü hiçbir şey yapmamıştı onlara. “Sen, kerim oğlu kerimsin!” dediler. Hazreti Yusuf için dendiği gibi diyebiliriz: إِنَّ الْكَرِيمَ بْنَ الْكَرِيمِ بْنِ الْكَرِيمِ بْنِ الْكَرِيمِ، يُوسُفُ بْنُ يَعْقُوبَ بْنِ إِسْحَاقَ بْنِ إِبْرَاهِيمَ “Kerim oğlu kerim oğlu kerim oğlu, kerim; Hazreti İbrahim oğlu Hazreti İshak oğlu Hazreti Yakup oğlu Hazreti Yusuf.” Sen de Hazreti İbrahim’in, Hazreti İsmail’in en şerefli evladısın; kerim oğlu kerimsin!.. Dedi ki: اِذْهَبُوا، أَنْتُمُ الطُّلَقَاءُ “Gidin, hepiniz serbestsiniz!” لاَ تَثْرِيبَ عَلَيْكُمُ الْيَوْمَ يَغْفِرُ اللهُ لَكُمْ وَهُوَ أَرْحَمُ الرَّاحِمِينَ “Hayır! Bugün size hiçbir kınama yok! (Ben hakkımı çoktan helâl ettim) Allah da sizi affetsin. Çünkü O, bütün merhamet edenlerin üstünde mutlak merhamet sahibidir.” (Yusuf, 12/92) Bir manada “amcazâde” diyebilirsiniz; Yusuf (aleyhisselam), Hazreti İshak’tan geliyordu, O (sallallâhu aleyhi ve sellem) da Hazreti İsmail’den geliyordu; amcazâde. Amcazâdesinin dediği gibi diyordu O da: لاَ تَثْرِيبَ عَلَيْكُمُ الْيَوْمَ يَغْفِرُ اللهُ لَكُمْ وَهُوَ أَرْحَمُ الرَّاحِمِينَ “Bugün size hiçbir kınama yok! Allah da sizi affetsin. Çünkü O, bütün merhamet edenlerin üstünde mutlak merhamet sahibidir.” (Yusuf, 12/92)

Bu video 02/07/2017 tarihinde yayınlanan “KUVVET HAKTADIR, HAKLI İNSAFLIDIR!..” isimli bamtelinden alınmıştır. Tamamı burada:https://www.herkul.org/bamteli/bamtel…

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu