“Birlikte Yol Alıyoruz ve Bu Yol Çok Değerli”

Yazar Recep Atıcı

Başlıktaki cümleyi kendisi Avukat olan ve aynı zamanda insan hakları aktivistiği yapan Anthimos Sideris, Atina’da diyalog ve entegrasyona katkı sağlayan kişilerin ve projelerin ödüllendirildiği programda söylemiş. Ardından, “Bizler birlikte çok şey yaşadık, bir keresinde evde kucaklaştığımız bir mülteci bana: ‘Biliyormusun bizim için varış noktası önemli değil yol önemli’ demişti. Bu ifadeler beni çok etkiledi. Her şeylerini kaybetmiş, yeni bir ülkede, yani kendi ülkelerinde gibi gördükleri ülkede yeniden hayata başlamaları çok önemli. Onların bu mücadelesinde ve hayallerini gerçekleştirmede arkadaş değil aynı zamanda kardeşiz…

Bizleri yıllardır Yunan halkını düşman nazarıyla baktıranların kulakları çınlasın. Kendi ülkemizde aynı Allah’a iman ettiğimiz kimselerle kardeş olamadık ama geldiğimiz bu son nokta inanın her şeye değer. Yunanistan’ın başkenti Atina’da yapılan toplumlar arası diyalog, hoşgörü ve birlikte yaşamayı teşvik eden projelerin desteklendiği bu ödül töreninde karşılıklı saygıyı artırmak hedeflenmiş.

Gefyra, Pigi, AMKE Sinesis ve Olympos Youth Center gibi derneklerin yer aldığı Kinima Hizmet Platformu’nun organizasyonu olan “Diyalog ve Entegrasyon Ödülleri 2024” töreni, Yunanistan Gazeteciler Cemiyeti’nin salonunda yapılmış. Açılış konuşmasını ise ünlü NBA oyuncusu Enes Kanter Freedom yapmış. Kendisine onur ödülü verilen Freedom, “Yaşayacak tek bir dünyamız olduğu için bu dünyayı birlikte daha iyi hale getirmeliyiz. Acil eylem gerektiren bir dönemde yaşıyoruz” ifadelerini söyledikten sonra geçtiğimiz yıl Yunanistan genelinde çıkan orman yangınlarında tahrip olan doğanın yeniden ağaçlandırılması için 25 bin dolarlık bağış yapmış.

Bu tür programlar, Muhterem Fethullah Gülen Hocaefendi hakkında ‘öldü, kaçırıldı, Türkiye’ye iade edildi’ denildiği günlerde yapılmış olması bence çok anlamlı. Bu da gösteriyor ki hizmet kervanı hiç vites düşürmeden yoluna devam ediyor.

Evet, Üstad Bediüzzaman’la başlayan ve Hocaefendi ile devam eden bu yolun köşe taşları iki kere iki dört eder hipotezinden daha açıktır. Bu köşe taşlarını bir cümle ile özetlemek gerekirse; problem insanda başlamış ve insanda çözülecektir.

Malumunuz Üstadımız Osmanlı’nın yıkılmaya yüz tuttuğu 1910’lu yıllarda Medrese planı yaparak bu problemin çözümü adına teşhisini koymuştur. Tiflis’teki Şeyh San’an Tepesinde etrafa bakarken yanına gelen Rus polisi ona: “Niye böyle dikkat ediyorsun?” deyince o da: “Medresemin plânını yapıyorum.” der.

Rus polisi üst üste sorduğu değişik sorularla Bediüzzaman’ın ümidini var gücüyle kırmaya çalışır ve: “İslâm parça parça olmuş.” der. O, onun ümit kırıcı sözlerine kulak vermeksizin kendi işine odaklanır ve şöyle der: “Tahsile gitmişler. İşte Hindistan, İslâmın müstaid bir veledidir; İngiliz mekteb-i idadîsinde çalışıyor. Mısır, İslâmın zeki bir mahdumudur; İngiliz mekteb-i mülkiyesinden ders alıyor. Kafkas ve Türkistan, İslâm’ın iki bahadır oğullarıdır; Rus mekteb-i harbiyesinde talim ediyorlar. İlâ âhir…

Evet, Üstadımızın o sözleri bu günlerde yeniden hayat bulmaya başladı. Hocaefendi de 1986 Çamlıca vaazında, Alvarlı Efe hazretlerine ait, “Her vadide yüz bin geda, eyler nida” demişti. Şimdilerde dünyanın değişik coğrafyalarında arkadaşlarımız gün geçmiyor ki yeni bir ses ve solukla insanlığa yeni bir ruh aşılamaya çalışarak bu sözü gerçekleştiriyor olmasın.

Birileri her ne kadar Hizmet Hareketini bitirmeye çalışsa da Hocaefendi’nin tabiriyle ‘Allah’ın bitirmediğini hiç kimse bitiremez.’ Hizmet Hareketi bütün olumsuzluklara rağmen dünyanın her tarafında faaliyetlerini sürdürüyor. Hocaefendi bütün acılarına rağmen yapılan hizmetlerin kendisine anlatılması karşısında “Elhamdülillah” diyor.

Sanırım bize düşen de bardağın boş tarafından ziyade dolu tarafını görmek olmalı. Elhamdülillah şimdi her yerde ümit vadeden binlerce ses ve soluk var. Kendi değerlerimize yürekten sahip çıkan binlerce kardeşimiz kaldıkları yerden tekrar vira bismillah dediler. Bunu da sözleriyle değil, tavırları ve davranışlarıyla ortaya koyuyorlar. Rabbim sayelerini meşkur gayretlerini daim eylesin.

Tekrar ödül törenine dönecek olursak Sosyal projelerde öncü rolü üstlenen eski milletvekili ve Papazisis Yayınevi’nin sahibi Katherine Markou şöyle konuşmuş: “Bu insanların Yunanistan’a gelmiş olmalarına içtenlikle sevindim. Fakat bu şekilde geldikleri için üzgünüm, çünkü bu onların seçimi değil. Keşke bu insanlarla daha fazla temasa geçecek daha fazla Yunan olsaydık” dedi.

Ben de Katherine hanımefendiden özür dileyerek şöyle diyorum: “Biz de keşke yıllarca sizlere dost nazarıyla bakabilseydik.” Anlamsız önyargılarla bu güne kadar birbirimizi tanıyamamış olmamız bizim adımıza hayıflanacak bir durum olsa da ‘zararın neresinden dönülürse kârdır’ hesabıyla artık bundan sonra hep beraber önümüze bakmalıyız.

YAZARIN TÜM YAZILARI İÇİN TIKLAYIN

 

 

Diğer Yazılar

“Aç açabildiğin kadar sineni ummanlar gibi olsun. Kalmasın alaka duymadığın ve el uzatmadığın bir mahzun gönül”

 

M.Fethullah Gülen

Bu Sesi Herkes Duysun Diyorsanız

Destek Olun, Hizmet Olsun!

PATREON üzerinden sitemize bağışta bulanabilirsiniz.

© Telif Hakkı 2023, Tüm Hakları Saklıdır  |  @hizmetten.com 

Hizmet'e Dair Ne Varsa...

Sitemizde, tercihlerinizi ve tekrar ziyaretlerinizi hatırlayarak size en uygun deneyimi sunmak ve sitemizin trafiği analiz etmek için çerezleri ve benzeri teknolojileri kullanıyoruz. Tamam'a veya sitemizde bulunan herhangi bir içeriğe tıklayarak bu ve benzer çerezlerin/teknolojilerin kullanımını kabul etmiş olursunuz. Tamam Gizlilik Bildirimi

Privacy & Cookies Policy