Bir İsviçreli’nin Kaleminden İftar Sofrası

Hizmet gönüllüleri tarafından düzenlenen iftar sofraları kalplere dokunuyor.

Yazar hizmetten
web

İftar davetine katılan bir İsviçreli’nin Hizmet gönüllülerine yazdığı mektup:

kimse-yok-mu

Sevgili dostum,

2026 yılındaki bu ikinci İftar davetine nazik davetin için tekrar gönülden teşekkür ederim. Bu yılki buluşmayı geçen yıla göre çok daha doğal, sıcak ve zengin bir atmosfer içinde gördüm. Ortaya çıkan bu güzel gelişime şahitlik etmekten büyük bir mutluluk duyuyorum. Üstelik bunun henüz başlangıç olduğunu hissetmek de ayrıca umut verici.

Program sırasında okunan metinler arasında bir cümle özellikle beni derinden etkiledi. Hafızamda kaldığı şekliyle şöyleydi:
“Ahlaki ve manevi başarınız için dua edin.”

İnsanların dünyanın dört bir yanında ettikleri duaları ve dilekleri düşündüğümüzde çoğu zaman talep edilen şeyin maddi başarı olduğunu görürüz. Hatta artık çok fazla ideali kalmamış gençler arasında bile…

Oysa bu söz bana güçlü bir düşünceyi hatırlattı:
Hizmet etmeyi seçen ve bu yolda sabırla devam eden insan aslında gerçek kazanan kişidir.

Böyle bir insan daha o anda ahlaki ve manevi bir kazanç elde etmeye başlar.
Aşağılanma onu alçakgönüllülüğe götürür.
İftiralar onu daha derin ve daha sükûnetli bir insan haline getirir.
Sürgün ya da kayıplar, insanın maddi dünyaya olan bağlılığını azaltır.
Maddi zorluklar ise azla yetinmeyi öğretir.
Yeni bir toplum içinde yaşamak, insanın öğrenme ve gelişme kabiliyetini artırır.
Takdir görmemek bile insanın kendi topluluğuyla bağlarını daha güçlü kılar.

Ve bütün bunların sonunda insan kendi içinde bir ışık yakmayı öğrenir.

Belki de giderek kararan bir dünyanın içinde insanın sahip olabileceği en kıymetli şey de budur.

Böyle bir insan yaşamaya devam eder; varlığıyla ve yaptığı işler aracılığıyla hizmet eder. Çünkü hizmet etmenin gücü tükenmeyen bir kaynaktan gelir.

Oysa yalnızca maddi başarıyı hedefleyen bir hayat çoğu zaman insanı kayba sürükler.

Başkalarını sömürerek veya onların hakkını gasp ederek maddi başarı elde eden insanlar gerçekten huzurlu olabilir mi?
Bu durum çoğu zaman daha fazlasına sahip olamama korkusunu, içsel bir güvensizliği ve derin duyguların giderek kurumasını beraberinde getirmez mi?

Öte yandan hizmet yolunu seçenler de elbette imtihansız kalmaz. İncil’de geçen şu söz bunu çok güzel anlatır:

“Ben asmayım, siz çubuklarsınız. Bende olup da meyve vermeyen her dal kesilip atılır; meyve veren her dal ise daha çok meyve versin diye budanır.”
(Yuhanna 15:1–8)

Bu tür sınavlar günlük hayatın küçük kaygılarının çok ötesindedir. Fakat belki de hayatın büyük anlamını görebilmenin yolu tam da bu imtihanlardan geçer.

Sizinle birlikte güzel şeyler inşa etmeyi düşünmek bana büyük bir sevinç veriyor.

Diğer Yazılar

Hizmet'e Dair Ne Varsa...

Sitemizde, tercihlerinizi ve tekrar ziyaretlerinizi hatırlayarak size en uygun deneyimi sunmak ve sitemizin trafiği analiz etmek için çerezleri ve benzeri teknolojileri kullanıyoruz. Tamam'a veya sitemizde bulunan herhangi bir içeriğe tıklayarak bu ve benzer çerezlerin/teknolojilerin kullanımını kabul etmiş olursunuz. Tamam Gizlilik Bildirimi

Privacy & Cookies Policy