Yazarlar

Bir halk ve vicdan mahkemesi: TURKEY TRIBUNAL | İSMET MACİT

Hukukun olmadığı yerde yöneticiler bir suç örgütüne dönüşür der Augustin. Evet suça odaklanmış bir çete ile devleti ayıran en temel faktör devletin güçlünün racon kestiği çete zihniyeti ile değil yasaların üstünlüğüne göre yönetiliyor olmasıdır.

Türkiye’de rejim sözde darbe girişiminden sonra hukuk askıya aldı ve tek adam rejimine dönüştü. Mamafih devlet ve yöneticileri artık hukukun üstünde konumlanaca tam bir zulüm ortamı oluştu.

Devlet (!), bir çete metodu olan adam kaçırma, işkence, zorla alıkoyma.. gibi birçok suçun faili haline geldi. Ülke mahkemeleri ise siyaset zincirleri ile prangalandı…

Muhalifleri sindirmede bir korku ortamı oluşturma adına devletin kurumları birçok gayr-i hukuki fiile imza attılar, icra ettiler.

İşte bu dönemin mağdurları ve tanıkları Cenevre’de Turkey Tribunal’ın düzenlediği programda yaşadıklarını ve şahit olduklarını anlatıyorlar..

“Sessizlik gerçekten de insan haklarının en temel düşmanıdır. Bu mahkeme bu önemli ilkeyi tercih etmiştir. Bu sessizliği yenmeyi hedeflemiştir…” ilkesiyle yola çıkan Türkiye Tribunal, son yıllarda yaşanan insan hakları ihlalleriyle alakalı suçları yargılayan uluslararası, bağımsız ve tarafsız bir ‘Halk Mahkemesi”

Mahkemenin kurucusu, insan hakları ve anayasa profesörü olan Johan Vande Lanotte’dir. Prof. Dr. Em. Lanotte, 1995-2014 arasında üç dönem Belçika Federal Hükümeti’nin Başbakan Yardımcılığı görevini yürütmüştür. Gent Üniversitesi’nde insan hakları konusunda ders vermeye devam eden Lanotte, hukuki danışmanlık da yapmaktadır. Prof. Vande Lanotte, Türkiye Tribünali’nin bütün faaliyetlerini Yönetim Kurulu’ndaki diğer üyelerle birlikte koordineli bir şekilde yürütmektedir.

Turkey Tribunal Mahkemesi’nin duruşması, 20 Eylül’de başladı ve 24 Eylül’e kadar devam edecek.

Mahkemede, hakimler  heyeti tarafından raporlar okunup değerlendirmeye alınıyor, raportörlerle birlikte konular inceleniyor ve her bir raporla alakalı üçer tanığın ifadesine başvuruluyor. Beşinci günün sonunda Mahkeme Heyeti kararını açıklayacak.

Bu beş günlük programa, insan hakları üzerine çalışmaları ile tanınan saygın isimler gözlemci olarak katılıyor. Bu isimler, sivil toplum kuruluşlarından temsilciler ile BM gibi örgütlerin üst düzey görevlilerinden oluşuyor.

Turkey Tribunal’i mahkeme heyeti farklı ekollerden gelen, alanında uzman ve uluslararasi alanda çok muteber altı hakimden oluşuyor.

İlk ve ikinci günün sabah duruşmalarında zorla kaçırma, alıkoyma ve işkence suçları masaya yatırıldı.

Tanık ve mağdur ifadelerinin alındığı oturumlarda anlatılanlar tüyler ürperticiydi.

Mustafa Özben yaşadıklarını anlatırken gözyaşlarına boğuldu: “Bir gün hücrenin kapısı açıldı. Gözüm bağlı değildi. Bugün herhalde beni infaz edecekler diye korktum. Ama onların yüzünde kar maskesi vardı. Hücreden dışarı çıktığım esnada her tarfa bakma imkanm oldu. Sıra sıra dizilmiş hücreleri gördüm…”

Bir diğer işkence mağduru Erhan Doğan:

“Bana işkence uyguladıkları yerde önümden üç bayan geçti, onların çığlıkları çok ürkütücüydü ‘ne olur bize tecavüz etmeyin’ diyorlardı. Onların haykırışları hala kulağımda” derken gözyaşlarına hakim olamadı..

Pakistan’dan yasa dışı yollarla Türkiye’ye getirilen ve ailece şiddet ve işkenceye maruz kalan Kaçmaz ailesi de yaşadıklarını mahkeme heyeti ile paylaştı.

Meral Kaçmaz, iki küçük kızının da süreçte psikolojik ve fiziki işkenceye maruz kaldığını anlatarak hapishanedeki hissiyatını şu cümlelerle paylaştı:

“Çocuklarım için o tek kişilik hücrede çok ağladım. Ama daha zoru yan hücredeki kadınların hıçkırıklarını duymamdı..”

24 Eylül’e kadar devam edecek programdan sonra bir sonuç bildirgesi yayınlanacak. Rapor ve mahkeme heyetinin vereceği karara bağlı olarak takip eden aylar içinde Uluslararası Ceza Mahkemesine başvuru yapılacak..

Mahkemenin resmî bir yaptırım ya da müeyyidesi olamasa bile resmî yargılamalara bir zemin hazırladığı, hukuki delil ve şahit tespiti yaptığı ve devlet eliyle işlenen suçları kayıt altına aldığı akıldan çıkarılmamalı..

Neredeyse tamamı tecrübeli hukukçu ve insan hakları aktivistlerinden oluşan heyetin bu adımı adil yargılamaların kapısını açacak ve insanlığa karşı suç işleyenleri ciddi rahatsız edecektir..

Hukukun dışına çıkmadan hak ve özgürlükler mücadelesinin en güzel örneklerinden birini veren Turkey Tribunal yetkililerini, mahkeme heyetini, açık yüreklilikle yaşadıklarını paylaşan mağdurları.. tebrik ediyor çalışmalarında başarılar diliyoruz..

Hukukun üstünlüğünün ülkemizde yeniden inşa edilmesi temenni ve dileklerimizle…

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu