Mizan

Allah’ın lütfuna talip olun! | M.Fethullah Gülen Hocaefendi

Allah Rasûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem) buyuruyor ki: سَلُو اللهَ مِنْ فَضْلِهِ “İsteyeceğinizi, Allah’ın fazlından isteyin!” Allah’ın fazlı, Cenâb-ı Hakk’ın ekstradan lütfu demektir. Hani Türkçemizde Türkçe kelime zannedilir de, Arapça bir ifade olan “meccânen” tabirini kullanırız. Bir Hak dostunun dediği gibi, “Allah’ım, beni meccânen yarattın, meccânen bu noktaya getirdin, meccânen de bağışla!” Hani ille de bir karşılık olmasın!.. Biraz evvel bahsettiğim hadisteki arkasına bakan zat gibi. لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ، مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللهِ bütün sermayesi. “Buyur, sen de onlarla beraber gir!” Allah’ın fazlı, bu.

O “fazl”a işaret sadedinde, Efendimiz buyuruyor ki ashabına: “Allah’ın fazlı olmadan, hiç kimse Cennet’e giremez!” Soruyorlar, “Sen de mi yâ Rasûlallah?!” Diyor ki, “Ben de Allah’ın fazlı ve rahmeti olmayınca giremem, ben de!” Bir şeye dikkati çekiyor, “muktedâ bih” olması itibarıyla: Hiç kimsenin ameli, davranışı, -ne kadar fedakârlık yaparsa yapsın- Cennet’i peyleyebilecek kadar değerli değildir. Dünyadaki bütün hayatınız ne kadar? Sizin bütün ömrünüz, olsa olsa… Dünyada en uzun yaşayan olarak, şimdi her halde 140 yaşında bir insandan bahsediyorlar; belki iki tane insan var öyle, geçmişte de belki o kadar.
Ebediyete nispeten buna “sıfır” bile derseniz, sizi sorgularlar; “Niye yalan söylüyorsun?” diye. Ebediyete nispeten “sıfır” ifade etmez bu. Onun için yine Hazreti Pîr buyuruyor ki: “Dünyanın birlerce sene mesûdâne hayatı, Cennet’in bir dakikasına mukabil gelmez!” Bir de onun üstünde ayrı bir şey var ki; “Cennet’in de binlerce sene mesûdâne hayatı, bir dakika rü’yet-i Cemâline mukabil gelmez.” O’nun Cemâl-i bâ-kemâlini görmeye… Şimdi o zaman sen, senin amelin?!. Hiç durmadan, uyumadan hep koşturup dursan -bir küheylan gibi, kalbin durasıya- zannediyorum, insafına sorsalar senin, deseler ki: “Bu yaptığın şeyler ile hakikaten, Cennet peylenir mi, Cemâlullah’a tâlib olunur mu?!.” -Cemâlullah için “peylenme” tabirini kullanmayın! “Onlarla, Cenâb-ı Allah’ın cemaline tâlip olunur mu?” diyebilirsiniz.- Estağfirullah, ne münasebet!..
Ya bu, bir damla ile deryayı peyleme demektir. Bu ne küstahlık, bu ne saygısızlıktır?!. Demek ki, oraya girme mevzuu tamamen Cenâb-ı Hakk’ın ekstradan bir lütfu. Öyleyse, Allah’ın lütfuna talip olun, Allah’ın fazlından isteyin!.. فَإِنَّ اللَّهَ (عَزَّ وَجَلَّ) يُحِبُّ أَنْ يُسْأَلَ “Şüphesiz Allah (azze ve celle) Kendisine dua edilmesini ve fazlından istenmesini sever.” buyuruyor Allah Rasûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem). “Allah, Kendisinden bir şey talep edilmesini çok sever!” diyor bu hadis-i şerifte. Efendimiz, مَنْ لَمْ يَسْأَلِ اللَّهَ يَغْضَبْ عَلَيْهِ buyuruyor başka bir yerde de, “Bir kimse Allah’tan sualde bulunmuyorsa, bir şey istemiyorsa, gazab-ı İlahî’ye düçâr olur!” Niye küstahlık yapıyorsun sen?!. Sen, durumun itibarıyla kapıkulu değil misin?!.
O kapının tokmağına dokunma mecburiyetinde değil misin?!. Ziline basma mecburiyetinde değil misin?!. “Allah!” deme mecburiyetinde değil misin?!. Niye istemiyorsun?!. “Verecek Zât’tan niye istemiyorsun?!. Bu, bir istiğna olmaz mı? “Benim sana ihtiyacım yok!” manasına gelmez mi? Ve bu, bir küstahlık sayılmaz mı?!. Öyle ise, bakın nasıl “gazab-ı İlahî” diyor; Cenâb-ı Hak’tan bir şey istememe, İlahî gazabın celbine sebebiyet veriyor. Onun için, يُحِبُّ أَنْ يُسْأَلَ “Kendisinden istenmesini sever.” Bu da pozitifi; o negatifi idi, bu da pozitifi.
Bu video 20/08/2017 tarihinde yayınlanan “EN FAZİLETLİ İBADETLERDEN: “İNTİZÂR-I FEREC”” isimli bamtelinden alınmıştır. Tamamı burada:https://herkul.org/bamteli/bamteli-en…

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu