Berlin’in merkezinde, farklı inanç ve kültürlerden temsilcilerin katılımıyla geniş kapsamlı bir dinler arası iftar programı gerçekleştirildi. House of One Vakfı ve Berlin-Mitte Belediyesi iş birliğiyle düzenlenen organizasyon, kentin kalbinde toplumsal barış ve diyalog adına bir buluşma noktası oluşturdu. House of One (Birler Evi) çatısı altında; Müslüman, Hristiyan ve Yahudi temsilcilerin yanı sıra siyaset ve akademi dünyasından isimlerin katıldığı program, “diyalog bir lüks değil, zorunluluktur” mesajıyla gerçekleştirildi.

“Sorumluluk Alan İnsanlar Azalıyor”
Asena Karatekin’in moderatörlüğünde başlayan programda, House of One Genel Sekreteri Roland Stolte, bugün dünyanın “koltuk barış aktivistleri” ile dolduğunu; ancak gerçek anlamda sorumluluk alan, risk üstlenen insanların azaldığını ifade etti. Stolte, ayrımcılığın ve savaşların arttığı bir çağda House of One’ın, sembolik bir bina olmanın ötesinde, somut bir barış pratiği sunduğunu vurguladı.
Protestan Kilisesi temsilcisi Dr. Anne Gidion ise iftarın farklılıkların bir araya gelerek barışa katkı sunduğu güçlü bir sembol olduğunu belirterek, “Gerçek dindar, aşırılığa ve şiddete ihtiyaç duymaz” ifadelerini kullandı.
Barışın Tanımı: Eşitlik ve Görünürlük
Diyalog ve Eğitim Vakfı Başkanı Ercan Karakoyun, barışın yalnızca savaşın yokluğu olmadığını; eşitlik, görünürlük ve karşılıklı tanınma anlamına geldiğini dile getirdi. Karakoyun, House of One’ın, farklı inançların birbirini dönüştürmeden, yok saymadan bir arada var olabileceğini gösteren somut bir örnek olduğunu ifade etti.
İslam Akademisi Başkanı Dr. Arhan Kardaş ise Mâide Suresi üzerinden yaptığı değerlendirmede, Kur’an’ın çoğulculuğu tabiî gördüğünü ve insanlığı “iyilikte yarışmaya” çağırdığını hatırlattı. House of One’ın da bu anlayışın çağdaş bir tezahürü olduğunu belirtti.

Abdullah Aymaz: “Savaşların Arttığı Bir Dönemde Umut Üreten Bir Buluşma”
Programa katılan Abdullah Aymaz, Berlin’deki bu buluşmayı “sıradan bir davet değil, çağımızın sancılarına cevap arayan, umut üreten bir buluşma” olarak nitelendirdi. Aymaz, programın önemine dair şu tespitleri paylaştı:
“Savaşların arttığı, ayrımcılığın derinleştiği, dinin kimi zaman çatışma diliyle anıldığı bir dönemde, aynı çatı altında kurulan iftar sofrası adeta insanlığa ‘başka bir yol mümkün’ dedi. Yıllar önce Türkiye’de başlatılan diyalog çabalarının bugün Almanya’da kurumsal bir zeminde devam ettiğini görmek, tarihin akışında küçük ama anlamlı bir not gibiydi.”

Ezan ve Manevi Atmosfer
Programda okunan ezanın, insanın Allah’ın halifesi olarak yalnızca Yaratıcı’nın yüceliğini ilan ettiği ve insanları kurtuluşa çağıran bir davet olduğu hatırlatıldı. İmam Kadir Sancı’nın Ashab-ı Kehf duası ve Ayet’el Kürsî’nin manasına dair açıklamaları gecenin manevi atmosferini tamamlarken; Federal Parlamento Adalet Bakanlığı Müsteşarı Frank Schwabe de House of One projesinin her zeminde desteklenmesi gerektiğini ifade etti.
