Yazarlar

Ne çok ağladık! | Adem Dumlu

Ne çok ezildik…

Ne çok üzüldük…

Ne çok tükendik…

Ne çok ümitlendik…

Bu dizeleri söylemişti bir gün bir dost. Ne kadar da haklıydı. İnsan dediğin varlık ne kadar da zalimdi kendi hemcinsine. Zaman geçtikçe olgunlaşması gereken insanlık nedense hep kötülükte geliştirmişti kendisini. Ve insanlık hep çocukken saf ve temizdi, büyüdükçe zalimleşeceğini bilmeden. Çocuklar hep aynı şekilde ağladı bu topraklarda nedense. Ezilerek, üzülerek, tükenerek ve ümitlenerek…

Hangi ırktan, hangi dilden, hangi milletten olduğunu bile bilmeyen çocuklar hep ağlatıldılar hem de bilmedikleri bu sebeplerden dolayı. Ve ne enteresandı ki, aynı çocuklar büyüdüklerinde de ağladılar hayatları boyunca, tek farkları bu sefer sebeplerin farkına varmalarıydı…

Çocukluğumuzda biz de  bu sebebini bilmediğimiz şeylerden dolayı çok ağlatıldık. Sırf farklı dil konuştuğumuz için sebebini bilmeden ağlatıldık. Aynı ağlamalarımız, yine aynı sebep olan aynı dil ile susturdu bizi.  Anne kucağında dinlediğimiz ninni ile gözyaşı dökmeden ağlamanın nasıl olduğunu öğrendik zamanla. Ve büyüdükçe anladık bu sebeplerin ne kadar saçma olduğunu…

Ve yine ağladık bilmediğimiz bir dinin müntesibi olduğumuz için. Din denen olgunun ne olduğunu bile bilmeden, yine aynı dinin taraftarları tarafından ağlatıldık. Sürgünlere gönderildik o küçük ve savunmasız halimizle. Sorduk kendimize; “Neden!” diye…

Yine bir gün ailemizin düşünceleri ve hareketleri ağlamamıza sebep oldu. Babası falancı, annesi filancı diyerek ağlattılar bu sefer bizi. Bizim çocuksu olduğumuzu bile bilmeden…

Renkler için ağlatıldı çocuklar. Hangi beyazın gözyaşı siyahınkinden farklıydı acaba. Hangi insan rengini belirliyordu doğmadan, bilmeden ve görmeden. Nasıl oluyordu da siyah, beyazın bu karartısını örtemiyordu diye sorduk kendi kendimize…

Zaman geçti insanlık gelişti dünya değişti ama çocukların ağlamaları hiç değişmedi.

Bir zamanlar dili farklı olduğu için, dini farklı olduğu için, rengi farklı olduğu için ağlatılan çocuklar bugün yirmi birinci yüzyılda annesiz veya babasız ağlıyorlar artık. Kimisi cezaevinde annesinin kucağında, kimisi dışarıda anne kucağında olmadan ağlıyorlar.

Ve yine aynı çocuklar bir gün bu ağlamaları bitirecekler. 

Peki ya sen, 

Sen hangi dilde ağlıyorsun…

Adem Dumlu

Etiketler
Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı