TAZİYE DEFTERİ… / CONDOLENCE BOOK…

Siz değerli okuyucularımızdan “Hocaefendi” ile ilgili düşüncelerinizi veya hatıralarınızı taziye defterinde paylaşmanızı bekliyoruz.
(We expect you, our valued readers, to share your thoughts or memories about “Hocaefendi” in the condolence book.)
2587 kayıt.
Canım Hocam, Aziz Hocam !
Senden hep iyiyi güzelliği, hoşgörüyü öğrendik, yolumuza ışık oldun. Rabbimizi, Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem’i seninle sevdik. Sahabe seninle mana buldu düşünce dünyamızda.
En sevdiğine kavuştun şimdi. Dünya senin gibi kıymetler üstü bir cevheri kaybetmenin üzüntüsünü yaşarken, sen kadrini hep bildiğin ve bildirmeye çalıştığın Cevahirine kavuştun.
Şimdi bu gönül senin adına sevinçli, kendi adına mahzun.
Rabbim ötede bizi de seninle ve Efendimiz’le (sallallahu aleyhi ve sellem) beraber eylesin.
Kıymetini bilmedik asla hakkıyla,
Malumat bulduk lakin cem’ olamadık safıyla,
Bildiklerimizi tatbik edemedik usulünce,
Rabbim yaşatsın bize bizim için en mümkünüyle.
Nasip olmadı, kaldık hep garipte,
Yalnızlaştık, mağlup olduk şeytan ile,
Seni son seferine uğurlayamadım deruni,
Her defasında ric’at ettim endişeyle geri.
Sen olmasaydın, halimiz nice olurdu?
Belki perişan, belki yolda boğulurdu.
Rabbim lütfeylesin izini takip,
Tarikinden ayrılmadan her vakit.
Belki şimdi tebellür eder asıl kıymetin,
Emanetine sadakatle sahip çıkmayı nasip eyleye Rabbim,
Allah bize lâyık kılsın her lahzada,
Rahmetiyle ihya eylesin cümle dünyada.
Sevgili hocam.. Kaleminden dokulen pirlantalar ile, yetistirdigin kuheylanlarin ile, milyonlari bulan camian ile bu insanligin yuz karasi asira islamiyetin ve resulullahin muhrunu vurdun.. elif gibi dik durdun kufrun, kuffarin, munafigin karsisinda.. bizlere dik durmayi ogrettin.. dik yasadin ve dik oldun.. Rabbim bizleri gittigin o guzel memlekette komsu eylesin.. Ruhun sad olsun..
Bizlere Rabbimizi ve Peygamber Efendimizi sevdirdiği için Allah razı olsun, mekanı cennet olsun. Asra damgasını vuran Asrin Kahramani….
Canim hocam, seni cok sevdik😞
Bir baba ocagi gibiydi senin yanin, kampa gelir belki seni bile goremeden ayrilirdik hasta oldugun zaman. Ama oraya gelip orada vakit gecirip sonra ayrilmak o kadar bizlerin ruhuna iyi gelirdi ki, bizler mahzunuz suan hocam, yoklugun bizleri o kadar sarsti ki. Otede bulusmak uzere canim hocam, seni cok cok cok seviyoruz.
Hocam, seni çok seviyorum. Allah beni bizleri ahirette Efendimizle ve Seninle birlikte haşru neşr eylesin. Ben namazı, duayı, cevşeni, risaleleri, takkeyi, tesbihi, hayatı senle tanıdım. Herşeyde izin var. Hocam. Lütfen ne ahirette ne dünyada beni bırakma.
May he rest in peace, blessed was his life and his deeds. Together with his followers he was a new fresh breath for living and understanding islam and the Prophet in this diificult world.
His deeds and books will remain forever and speak for him in front of Our God!
I am eternally grateful to him and his movement.
Inna lillahi ve inna illeyhi raciun
Hocam, hic yüz yüze görüsemedik ama biliyorum ki siz dualarinizda hep bize yer ayirdiniz. Simdi de sira artik bizde. Bize düseni yaparak, amel defterini acik tutarak, sünnet yolunda calismaya cabalamaya devam edecegiz. Sirketi maneviye oldugu gibi devam ediyor, büyüyor.
Olaylardan beri nasil üstadi daha yanimizda hissettiysek sizi de öyle hissettik. Yasadiklarinizla anlattiklarinizla yazdiklarinizla bizle birlikte hep yasayacaksiniz. Allah bizleri de bu sünneti seniyye yolundan ayirmasin.
Ama yine de bu ölümlü dünya, bir anlik dinlenme noktasi cok büyük bir deha, alim, ufuk ve baris gönüllüsü kaybetti.
Yazılmış bir kaç şeyi okudum da yine senim bir sözünü hatırladım hocam
Bu asrın velilerini anlatıyordun. Onlar kendileri bile veli olduklarının farkına varmazlar diyordun.
İliklerime kadar hissettim. Yorumlarda öyle güzel hikayeler var ki…
Benim de ismim senden bana bir yadigar, biz ismini senin koyduğun nesil, biz hizmetin içine doğan nesil…
Küçükken bayram sabahları yanına gelip elini öpen çocukları izlerdim televizyonda. Ben de gitmek istiyorum diye düşünürdüm hep. Nasip olmadı. Olsun inşallah öteki tarafta beraber oluruz.
Sen öyle güzel insanlar yetiştirdin ki vefatını öyle bi sükunetle karşılıyorlar ki nasıl denir bilmiyorum
Hakkın ödenmez hocam. Buralarda hep dert çektin ötelerde rahat edersin inşallah
Allah’a da bizi hizmetle şereflendirdiği, hocamızı sevdirdiği için ne kadar şükretsek az
Tarihe not düşmek için yazıyorum, Hz İbrahim'in ateşine su taşıyan karınca misali safımız belli olsun. Bugün tarihi bir güne tanıklık ettik, 83 yıllık koca çınar, Muhterem Fethullah Gülen Hocaefendi ruhunun ufkuna yürüdü, vasiyeti varmış eğer vefat haberimi duyarsanız 11 İhlas bir Fatiha okuyun diye, okuduk. Hatimler yaptık, yapmaktayız, taziye programları oldu, farklı kanallardan saatler süren canlı yayınlarda. Benim için Hocaefendi, insalığa olan umudumu aşılayan kişiydi, vurana elsiz, sövene dilsiz olunabileceğini okurduk ama görmek bambaşka. Ona atılan iftiraların haddi hesabı yoktur, o gene Allah'ı anlatmaya, Kur'an'ı yaymayı, inandığı değerler uğruna yaşamaya devam etti, bir sohbetinde atomdan bahseder, diğerinde termodinamik anlatırdı. Arapça okuma ve yazması Arapların özendiği cinstendi, sohbetlerinde sanki tüm ayetler, hadisler meal ve tefsirleri önündeymiş gibi hisseddirsede, o hep vaazlarında cemaatindeki insanlardan başka bir yere bakmazdı. Hala YouTube'a namı celili Muhammedi yazınca ilk videolar onun vaazları. Her neyse, Hocaefendi âlimler alimi bir zattı kısacası, istese, kendisine verilen hediyeleri bile kabul etse, bırakalım hediyeleri milyonlarca satılan kitaplarının parasıyla villalarda yaşayabilirdi, yok neymiş efendim kurban parası zekat parası çalmış.. iftiraların ucuğu bucağı yok, hele bugün sosyal medyayı görmeniz gerek, elinde klavye olan Ebu Cehil'in söylemeyeceği ahlaksızlıkları paylaşıyor, tükürük yarışına döndü iyice kim daha fazla trollük yapabilecek. Hizmeti karanlık bir organizasyon gibi lanse ettirmeye çalışıyor medya, halbuki herşey o kadar açık ve ortadaki, bugün sabah ilk şoku yaşarken, artık haddi hesabı olamayan o yorumlar sabrı taşırdı, Allah'ım helak et bu toplumu, görsünler bu dünyada şu ağıza alınmayacak lafların hesabını diye haykırdım içimden resmen.. bir yandanda bize ders oluyor, ülkemin toprağı dışında özlediğim bir yanı kalmadı, tam tersine ilk başlarda belki soğuk davrandığımız, gavur dedikleri, kâfir dedikleri, Amerikan olsun Alman olsun, Norveçli olsun Hollandalı olsun, Yunan olsun, Hindistanlı olsun nice insanlardan, ki bu insanlar doktor, profesör, gazeteci, politikacı, yazar vs, çok hoş taziye mesajlarını gördük, gerçekten Üstadın Avrupa İslamiyete hamiledir sözüne bir kere daha gerçek manada gerçekleşmeden öncesinden tanıklık etmiş olduk. Nerden nereye geldik, Hocaefendi benim için insanlığa olan umudumu aşılayan kişiydi, herkesin robot gibi yaşadığı, sadece kendi çıkarlarının düşüncesiyle sabahladığı, güçlünün güçsüzü ezdiği bir sistemde, o başkaları için yaşamak diye bir kavramı hayatımıza soktu. Bir programında bunu sunum olarak arkadaşlara anlattığımda ne kadar farklı karşılanmıştı. Başkası için yaşamak, kendini bir hiç, hocamızın tabiriyle kişinin kedinş bir Kıtmir bilmesi, ve belki çevresinde bulunduğumuz bu mesut ortamdaki insanların yüzü suyu hürmetine af için medet ummak.. bunları belki şuan demek benim için çokta zor değil, bu yazıyı kaç yıl sonra okuyan senin için hala zor olmayabilir ama bidaha düşün, Hocaefendi seviyesinde şuan ciddiyim bu konuda yapay zekâ dahi yok, bırakalım farklı hocayım, şeyhim diye gezinenleri, Hocaefendi onca eseri okuyup bunca eseri ortaya koymuş, tefsir okumalarını 25-30 farklı kaynaktan yapan bir kişiden bahsediyoruz, üniversitede profesör olup Hocaefendinin ilmi karşısında şok olan bir sürü kişi var, bir Arap profesörü bu sene bizzat tanıdım. Bir yanda bu insanın ve çevresindeki Allah dostlarının yolu, diğer taraftan iki kelimesinden biri küfür olan, edep ahlak nedir bilmeyen, yozlaşmış, insanların ırkından, dininden, görüşleri yüzünden yargılayan bir kitle, taraf seçmek gerçektende çok zor olmadı kısacası. Hocaefendi de bir faniydi, ama Allah'ın dini baki, dünyada bir tane bile, hani ona soruyorlar ya, Efendimizin isiminin dünyanın dört bir tarafına yayılacağı hadisini bir emir olarak görmelimiyiz diye, merhum ise Sibirya'ların uçlarında, kutuplarda dahi bir kişi bile olsa bu göreve devam etmelisiniz diyor, bu şekilde dünyada bir kişi bile kaldığı müddet hizmet devam edecektir inş. Üstadın örneği ile, Oralarda bir yerlerde insanların ahiretleri yanıyor iken, bir münafık tükürmüş, bir kendin bilemez küfretmiş banane, gerekirse itmeye, çekiltirmeye çalışsınlar o yangını söndürmek varken ne diye uğraşıp vakit kaybedelim. Gerekirse yüz binlerce küfür içeren tweet atılsın, onlarca haber yapılsın iftiralar ile dolu, burda belki bizim hizmetlerimiz sayesinde kurtulabilecek milyonlar varken bir önemi mi var. Hocaefendi gerçekten bunu çok iyi benimsemişti, zaten Hocaefendiyi Hocaefendi yapan düşündüğü gibi yaşamasıydı, yazmak kolay oturduğum yerden bi bu kadarının on mislinide yazarım, ama gel gör ki ne kadarını hayatıma geçirebildim. Böylesine büyük bir insan ve böylesine bir alçakgönüllülük, zatı alisini görememek içimde hep bir ukte olarak kalacak, bir diğer ukte de onun ileride beklediğimiz o baharı göremeyecek olması, tabi o şuan çok daha güzel bir yerde, belki en sevdiği ile beraberdir, hem zaten onun kendi duası, bahar gelmeden bir gün öncesinden canımı al Rabbim, kendimden bilmeyeyim diye, lakin genede bu ince ruhun onca zorluktan sonra meyvelerini bu dünyada görememesi çok üzücü. Kabir yeri olarak, namaz kılınan yerin yakınındaki bir yeri göstermiş. Tespihatlarınızı duymak isterim demiş, kefenimin parasını cüzdanımdan alın diye vasiyet etmiş. 25 sene önce 99 yılında ilk Amerika'daki kampa geldiklerinde Necdet abinin anlattığına göre 25 senede buradayız buyurmuş, tam 25 yıl geçmiş.. onu övmeye çalışmıyoruz veya havalara çıkarmıyoruz yaşananları anlatıyoruz, sadece bir iki saat onunla oturan onun davasına ömrünü adıyordu, onun sohbetlerindenden etkilenen gönüllüler, bir takke içinden çektikleri kuralar ile ismini dahi duymadıkları ülkelere ömürlerinin sonuna kadar orda kalmak uğruna, maaş olarak 100-200 dolar belki ancak alacaklarını bilmelerine rağmen hicret ediyorlardı, 180 küsur ülkede okullar böyle açıldı, onun her saniyesi maneviyatla geçiyordu, belkide en fazla onun duasının eksikliğini hissedeceğiz, hiç bir şey yapamasanız bile 6 saat dua edin diyen, bin yılda ancak bir gelecek bir zat idi, hangi yazısını okusak sanki yıllarca hazırlanan bir tez gibi, onun tüm amacı insanlığı imansızlıktan kurtarmaktı, altın nesil derdi, bir hayali daha doğrusu bir davası vardı o uğurdada ruhunun ufkuna yürüdü, zalimler hala var belki ama, onun ve üstadın müjdelediği baharı görmezden gelemeyiz, bu yazıyı ileride belki Hoacmızın mezarının başında, belki bir kürsüde dile getiririm. O zamana kadar Allah bizlerin imanını arttırır inş, efendimize layık ümmet, onu bize tanıtan ve sevdiren hocamıza layık talebe olmayı nasip eder inş, bir terörist müslümn, bir müslüman terörist olamaz dedin, radikal islamı her daim kınadın, camiler değil okullar açın dedin, sen her daim gönüllere hitap ettin, bir yarım asra gülen adam, senin tebessümünde göz yaşlarında hoştu, ağlamayı, sevgiyi unutan bir nesle göz yaşları, Allah, peygamber, sahabe sevgisi armağan ettin, bu mirasını ilelebet omuzlarımızda taşıyacağımıza söz veriyorum, Allah istikametten ayırmasın. Senin duyurmak için ömrünü adadığın değerleri insanlığa tanıttırmak bundan sonra biz fidanlara kaldı, keşke insanlar zamanında senin anlayabilselerdi, elveda koca çınar, seni hiç unutamayacağız, Firdevs cennettinde buluşmak ümidiyle, elveda...
Canim hocam seni çok seviyorum. Allah rahmet eylesin, seni Efendimize komşu eylesin. Rabbim bizi ahirette cennetinde de beraber eylesin.
Gözler dolu, Hocaefendi yolcu
Sabah erken kalkmıştım, ders çalışmak için,
Bir mesaj geldi arkadaşımdan,
Başımız sağ olsun diyordu, korktum.
Acaba dedim, annem dün anlatmıştı,
Kenya’da kaçırılmış kardeşlerden bahsetmişti,
O mesaj mı onlarla ilgiliydi?
Ama bakmadım, yola çıktık biz okula doğru.
Yolda bir kaç mesaj daha, bu sefer WhatsApp’tan,
Belki kampla ilgilidir, diye açmadım yine,
Sonra annem aradı babamı,
Sesi ağlamaklı geliyordu ve ağlıyordu, korktum.
Annem babama haberi sordu,
Yüreğimde o an bir şeyler koptu,
Arkadaşımın mesajını açtım sonunda,
Gerçek üzüntü orada duruyordu, kala kaldım.
Hocaefendi göç etmiş meğer,
Kavuşmuş sevgilisine
Ne mutlu Ona Müslüman, Kardeşi adına sevinmez mi hiç!
Ama o an onu düşünemedim hâlâ olayın şokundaydım!
Ona sarılmak istemiştim hep,
Belki dedim, Ona sarıldığım için ateş dokunmaz bana.
Hz Peygamber Efendimiz’inde (SAV) elini sürdüğü yerlere ateş yakmayacaktı, belki dedim aynısı olur..
Ama gitti, Hocaefendi gitti,
Musibetlerin parlementosu gitti,
Allah’a aşık biri gitti
Hakiki Oruç tutan biri gitti
Öyleki sahur doğum, iftarsa vefatı oldu.
Hakiki Namaz kılan biri gitti,
Dünya dertleriyle dolu biri gitti,
O gittiğinde anladım ki,
Varlığı yetiyormuş bize,
Bir boşluk şimdi kalbimde,
Dolduramadım yerini belkide.
Bir dava kaldı bize
Kabul etti Allah duayı,
Göstermedi Ona gelecek bahar günlerini
Kendisine O kadar bile pay ayırmadı
Zatlar gelir, zatlar gider,
Her birinin ayrı bir yeri vardır,
Gelenlerinde her birinin yeri ayrıdır,
Hocaefendi’ininde yeri ayrıdır,
O yüzden hüzünlü herkes
Şimdi belki peygamberlerle sofrada,
Belki zatlarla, belki hepsiyle,
Ama biz bir insan-ı kâmil kaybettik,
Gerçek bir insanı kaybettik.
Dünya da kaybetti Onu,
Belki farkında, belki değil.
Bizim gözlerimiz dolu,
Dünyanında inanıyorum ki dolu
Kaybettik Onu,
Ama unutmayalım Hocaefendide bir yolcu…
Allah binlerce razı olsun. Sen bize Allah rızası için öğrettiğin ve biz Allah rızası için öğreteceğiz!
Ağlıyorum; göz yaşlarım sizin için değil, kendime ağlıyorum.
Siz, şehadetim ve duam odur ki; iyi geldiniz, iyi kaldınız, iyi gittiniz bu dünyadan evelAllah. Rabbin rahmetiyle ahiretiniz de iyi olacak inşAllah. Böyle inanınca size ağlayacak birşey bulamıyor, sizin için seviniyor, kendime ağlıyorum. Çünkü siz yoksunuz artık yanımızda... Ve daha nice nice duygular, düşünceler, hisler..
Tesellim odur ki; Rabbimiz, sahibimizdir sonsuz şükür! Sizi gözümde değerli yapan, insanlığa Allah aşkını, Efendimiz aşkını aşılama gayretiniz.. Şahit olduğum kadarıyla bu gayret sizin hayatınız oldu..
Siz olmasanız da bu dünyada artık, bir kısmının isim babası da olduğunuz altın nesiller inşAllah kıyamete kadar olacak..
Siz olmasanız da bu dünyada, bir "ömür" yaptığınız gayretiniz, çektiğiniz zahmetiniz inşAllah rahmet olacak..
Siz olmasanız da Allah aşıkları inşAllah hep olacak..
Sizi çok seviyorum..
Allah cennetinde tüm iyilerle beraber olmayı nasip etsin size ve bize...
gülenler var heryerinde arzın,
ışık olup da akan sonsuza..
durma artık hiç koş akın akın,
oluk oluk rahmet ol susuza...
Canımın canı, canım hocam Rabbim seni o çok sevdiğin ve bize sevdirdiğin Resul'üne(sav) komşu eylesin. Arkanda olmayı bize lütfeylediği için Allah’a hamd-u senalar olsun. Değersiz hayatıma Kur’an ve Sünnete hizmet gibi bir amaç kazandırıp değerli hale getirdiğin için teşekkür ederim. Seni görmeyi çok istiyordum, hep aklımdan dünya gözüyle bir kere görsem diyordum. Ama sen göçüp gittin hocam. Bıraktığın mirasa sahip çıkmayı Allah son nefesime kadar nasip etsin. Seni çok seviyorum hocam.
Hocam benim çocukluk kahramanımdı. Dünya gözüyle hiç görmemiş olsam da orada bir yerde dağ gibi duran, hep bir yol gösteren Hocaefendi vardı. Artık yeni bir Bamteli dinleyemeyecek olmak çok üzücü. Mekanı cennet, makamı âli olsun... Allah'ım; sana has bir kul, Efendimiz'e has bir ümmet, Üstadımıza ve Hocamıza has birer talebe olmayı nasip et...
10 yıl önce bir sabah çok telaşlı bir şekilde ailem tarafından uyandırıldım. Öyle bir telaş vardı ki, hocamız vefat etti sandım. İçime düşen ateşi anlatamam. Sonra öğrendim ki zulümler başlamış ve dua halkasına katılmak için uyandırmışlar. İçimdeki ateş sönmedi ama farklı bir boyut aldı o sırada. Bana o günkü korku hocamı ne kadar sevdiğimi ve yokluğundan ne kadar endişe ettiğimi anlattı. Doğduğumdan beri, canım hocam evimizin içindeydi, babamın göz yaşlarıyla tanıdım ben onu. 4-5 yaşındaydım henüz. Rabbimi, Habibullah’ı (sav), sizinle tanıdım, sizinle sevdim. Sanki Efendimizin yanından henüz gelmiş de, bize öyle anlatıyor gibi hissettirdiniz her şeyi hep. Kalbimi cız ettiren bütün dostlarımı da hizmet sayesinde tanıdım. Kendim için başka bir hayat düşünemiyorum, başka bir sevgi, başka bir ahlak, başka bir felsefe. Hocamın mahzun ve masum haliyle bu dünyadan gidişi, öyle yüreğimi burkuyor ki. Onu anlamadan, idrak edemeden, kıymetini bilemeden gönderdik gibi hissediyorum. Bir tarafta, boynu bükük yetim hissiyatı bir tarafta sanki acilen bir şeyleri telafi etmeliyim hissiyatı. Sanki çabucacık ve sıkı sıkıya hizmet etmeliyim gibi hissediyorum. Ancak öyle bu yüreğimdeki boşluk kapanacak gibi. Canım hocam, gözleri hep yağmurlu hocam, tek tesellim en sevdiklerinize kavuşmuş olmanız. İnşaAllah, sizi, Efendimiz (sav) karşılamıştır, inşaAllah O gül kokuluyla kol kola ötelere göç etmişsinizdir. Ve zihnimde sanki size “ Hoşgeldin Ya Fethullah, buyur artık soluklan, istirahat et ve sonra bol bol hasret giderelim” demiştir Efendimiz (sav). Tek tesellimiz bu işte, bir de acılarınızın dinmiş olması. Ben de razıyım hocam, ben de şahidim hocam. Sizi, Allah için çok seviyorum hocam.
Allah'ı da, Peygamberi de, sahabeyi de, dinimizi de, insanlığı da, güzel ahlakı da, anlattıklarını yaşamayı da kısacası herşeyi sizden öğrendim hocam. Üzerimizde hakkınız büyük ilk defa aldığım bir (vefat kelimesini bile size kullanmaya elim, dilim varmıyor) ruhunun ufkuna yürüme haberiyle bu kadar sarsıldım ve ağladım. Ne tutuklandığımda ne yıllarca cezaevinde yattığımda hiç bu kadar sarsılmamıştım. Çünkü bilirdim ki Sen hep başımızdaydın dualarınla bizi kuşatırdın, üzerimize sekine inerdi bunu iliklerimize kadar hissederdik. Belki de bu yüzden birazda tembellik ederdik vazifemizde. (Allah bizi affetsin) Çünkü bilirdik hocamızın duası bizimle onun duası yüzüsuyu hürmetine Allah yanlışlarımızı doğruya çevirir, bize istikamet verir. Ya şimdi hocam tir tir titriyorum senin duan olmayınca üzerimde, yine korkularımı senin öğrettiğin dualarla aşmaya çalışıyorum... O kadar şefkatliydin ki bize karşı vefatından sonra bile ne yapmamız gerektiğini de yine sen salıkvermiştin bize. Başımızdaki çınardın, sahabe efendilerimizin savaşın en şiddetli anında korkuya kapıldığımızda Resulullah'ın arkasına sığınırdık demesi gibi bizde sen hayattayken senin iki dudağından çıkacakları bekler, senin şümullu duanın içinde olmanın himmetiyle hiçbirşey den çekinmezdik. Ümmü Eymen annemizin Resulullah in gitmesinden çok vahyin kesildiğine üzülüyorum demesi gibi bizde senin vefatından çok -çünkü sen sevdiklerine kavuştun-dualarının bereketinden mahrum kalacağız şimdi. Rabbim bizi, kendimizi, hizmet-i imaniye ve Kuraniye deki tüm kardeşlerimizi muhafaza buyursun. Sen ötelerden de bizi duasız bırakma hocam. Sen bizim pusulamız sen bizim efendimizsin, sen bize Efendimizi sevdirensin. Mekanın firdevs olsun bizide sensiz bırakma biz layık olamasak da eğer kabul edersen bunlar benim arkadaşlarım deyip ötelerde de tutuver ellerimizden...
Hizmetin içine doğup büyüdüm ismimi Hocamız kucağına alıp vermiş. Şuan 35 yaşındayım ve onun rehberliğinde bir beyan Ona (cc) sunma derdine düştüm. Onu (cc) tanıma ve tanıtma derdini çok güzel öğretti bizlere. Onun extra talebi Kalbin zümrüt tepelerindeki konuları konuşmak ve anlatmakmış ama insanlığı düşündüğü için diğer konuları daha öne çıkarmış. Bu yaşımda yeni anladım. Dahasını isteme konusunda arzuyuda o öğretti. Allah Hem Türkiye gibi güzel bir coğrafyada hem müslüman hemde hizmetin içine koydu. Nekadar şükretsek az. O ayrılmadı bizden , belki bu inanç meselesi ama görevine devam ediyor inşallah. Kendisi üstad hazretleri için öyle demişti. O yüzden sarsılmamak lazım. Allah hepimize güç kuvvet versin inşallah ve bu güzel dini 2024 yılındaki korkunç bir dönemde nasıl yaşanılacağıda gösterdi. Efendimiz sav in yaşantısını günümüze yansıtmaya gayret etti. Böyle büyük zat larla aynı dönemde yaşayıp tanımadan göçme durumumuz da olabilirdi. Mevlana, İmam Rabbani , İmam gazali veya paygamberlerin başlarına gelen o devrin ve ğlkenin yöneticisinden “Terörist” ve “düşman” laflarından o da nasibini aldı. Ama bu fizik kuralı gibi birşey. Hakikat yolcularının kaçınılmaz zorlu yolu. Rabbim rahmet eylesin son nefesimize kadar onun gösterdiği yoldan gitmeyi nasip etsin. Dünya ve ülkemizde yaşanacak o müthiş güzel olayları sabırsızlıkla bekliyorum. Kendisinin duası idi. Görmek nasip olmasın diyordu o güzel günlerden hemen önce ayrılmak istedi. Günümüz Dünyasının en güzel kulu!
Canım hocam seni ilk kasetlerinden dinledim güzel yüzünü görmeden güzel kalbini kalbinin içindeki peygamber aşkını sahabe aşkını ilahi kelimetullah aşkını merhametini şefkatini hissettim seni Allah için çok sevdim Allahım senden razı olsun seni her an ismini andıkça yanımda hissediyorum akşam bi abi öyle söylemişti Allah dostlarının himmeti mekan değiştirdikten sonra daha çok hissedilirmiş çok doğru bir sözmüş rabbim sevgili efendimize komşu eylesin şefahatini banada lütfeylesin biz senden razıyız sende bizden razı ol canım hocam 🤲💜
Veda Hutbesinde Efendimiz sahabeden teyid ediyor ve dönüp "Rabbim Şahid Ol Ya Rab Şahid Ol Ya Rab Şahid Ol Ya Rab" deyişi gibi biz de sözlü ve yazılı eserlerinin konu başlığında anlatmadığı hiç bir şey kalmadığına Şahidiz,
Aynı Eserleri artık daha duygu yüklü bir vaziyette dinleyecek ve senin amel defterlerini ebedî olarak açık tutacağız,
Mekânın Cennettir de Efendimize Komşu eylesin Rabbim.
نَّا لِلّٰهِ وَاِنَّٓا اِلَيْهِ رَاجِعُونَۜ "…Biz Allah'a âidiz ve vakti geldiginde elbette O'na dönecegiz!
Muhterem hocamız mekanı cennet olsun. Allah rahmet eylesin. Emanetin emanatimizdir.
Allah’ın kulları arasında bir grup var ki, onlar ne peygamberlerdir, ne şehidlerdir. Üstelik kıyâmet günü Allah indindeki makamlarının yüceliği sebebiyle peygamberler ve şehidler onlara gıpta ederler.” Orada bulunanlar sordu: ‘Ey Allah’ın Rasûlü, onlar kimdir, bize haber verir misin?’ “Onlar, aralarında kan bağı ve dünya menfaati için birbirlerine bağlı olmadıkları halde, Allah’ın nûru (Kur’an) adına birbirlerini sevenlerdir. Allah'a yemin ederim ki onların yüzleri mutlaka nurdur. Onlar bir nur üzeredirler. Halk korkarken onlar korkmazlar; insanlar üzülürken onlar üzülmezler.” Ardından da şu âyeti okudu: “İyi bilin ki, Allah’ın velîlerine/dostlarına korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.” (10/Yûnus, 62) (Ebû Dâvud, 3527)
Rabbim hepimizi hayırlı arkadaşlardan eylesin ve hepimize hayırlı arkadaşlar nasip etsin. Vallahi Billahi Tallahi Canim Hocam Allah Resulünün haber verdigi zümre senin bu Hizmetin ve Cemaatinden baskasi değildi. Canim Hocam Rabbim seni nur içinde yatirsin kabrinde. Mekanin Cennet Firdevs olsun🤲
Her çıkmaza girdiğimde rüyalarımı süsleyen güzeller güzeli Hocam… Kelimerin kifayetsiz kaldığı andayız… Duygularımız karma karışık… İçimizde kocaman bir boşluk ve bu boşluğu dolduracak hiç kimse yok artık….
Bomboş bir hayatın içerisinde bomboş bir insan idim…
Rabbim bana Muhterem Fethullah Gülen Hoca Efendimin vesilesi ile Kendisini(c.c.) ve Resulullah Efendimizi (a.s,) tanımayı nasip etti,
ben ve benim gibi nice insanlara vesile olmuş Hoca efendimiz içimizdeki boşluğu dolduruyordu… Hocam bize hep istikamet oldun, Hocam bize hep ışık oldun, Hocam bize hep doğruyu gösterdin Rabbim bizleri senin gösterdiğin istikametten ve şefaatinden ayırmasın,
Rabbim ümmeti Muhammed’e merhamet eylesin insanlığa merhamet eylesin…
İçimizdeki boşluk hiç dolmayacak sevgin her daim kalbimizde büyüyecek…
1938-♾️
S.a Allah rahmet etsin inşallah, bize gerçek insani kamil olmayı öğreten ve yaşatmak için yaşamayı öğreten hocamız Allah senden ve sana inanan herkesten razı olsun .iBu Allahın davası ve devam edecek ,dik duracağız ve bu emanet hak ettiği yere çok daha sağlam birsekilde yerine getireceğiz kimsenin şüphesi olmasın.
Almanya Stuttgart - Ludwigsburg da çanların çaldığı, cami ve cemiyetlerin birbirlerine haremlik ve selamlık gibi davrandıkları zamanlarda İslamiyetin, peygamber ve sahabi aşkın ne olduğunu Hoca Efendinin bin türlü fedakarlıklara katlanarak hicret ettirdiği molla hocalarımızdan öğrendik. Onlar bize Allah ve Peygamber aşığı olan Üstad ve Büyüğümüzü tanıttırdılar. Dünyanın her yerinde davanın yaşanmasına vesile olan, bizim ve benim gibi hayatı kaymaya müsait olan bir zeminde, gizli bir el aldı çekdi ve bu garibler hanesinin ortasına bırakıverdi. Gözümüz kalbimiz aklımız nurlandı, Nurlandıran, vesile olan, hem dünya hem de ahiret hayatımızın kurtulmasına vesile olan bu asrın büyük dimağlarına ve Hoca Efendimize selam olsun. Söz veriyoruz arkada bıraktıkları emanete, onları her daim sırtımızı sıvazladıklarını hissederek, sımsıkı sarılacağız, ve bir gün devletler bazında bu işler kabule karin olduğunda Hoca Efendimiz gibi kendimizi sıfırlayıp ortadan kayıp olacağız, Allah ın bize yaptırdıklarını unutacağız, sonra unuttuğumuzuda unutacağız ta ki ötede kavuşana kadar.
Rabbim den rahmet ve merhamet niyaz ediyorum . Rabbim sevdiğim kulum geldi dediklerinden olsun.Onu her dinledigimde bana yeni ufuklar açan ve dinlerken büyük ferahlık duyduğum hocamı kaybetmenin derin üzüntüsü içindeyiz...
Bir daha rüyama gel ne olur. Herkesin sana koştuğu o gün gibi sana koşarken gel. Dünya benzeyen dağın zirvesinde dururken insanlar akın akın sana geliyordu. Ben de bi gayret geldim ve benden de bu var deyip bir hırka vermiştim. Kabul buyurmuştunuz. Kıymetini bilemedim. Ne olur yine gel artık gel ızdırabımı duy ve yine gel. Sevdirdiklerinle gel. Sev beni . Yine okşa başımı . Seni çok seviyorum. Sevgiline kavuştun . Beni unutma. Bizi unutma. Seni göremedik dünya gözüyle. Rabbim hakiki alemde bizi kavuştursun.
Hocam bizi bırakıp gittiğinize hala inanamıyorum😔Davudi sesinizle söyledikleriniz her zaman kulaklarımda yankılanacak.keşke ötelerden de bize haberler getirebilseydiniz😔
Efendimiz(sav);
"İslam garip olarak başladı, yine gariplik haline dönecektir. Ne mutlu o gariplere!"
hadis-i şerifiyle, İslam'ın başlangıcındaki zorluklar ve sonradan tekrar zorlaşacağı dönemler için Garip kalan, hak yolunda mücadele eden müminleri över ve müjdeler. Sevgili Hocam bu dünyada İslamın tam olarak bilinmediği Garip bir dönem olan Ahirzamanda dünyaya geldin, seni tam anlamıyla bilemeyen insanların içinde bir Garip gibi yaşadın, ve ruhunun ufkuna da vatanından uzakta hicrette bir Garibe yakışır şekilde yürüdün. Allah senden ebeden razı olsun! Bizleri de istikametten ayırmasın. Tam anlamıyla kendimizi Yetim hissediyoruz. Allah sana rahmet eylesin, Cennetin en yüksek makamlarında seni ağırlasın! Amin.
Canım Hocam
Ahirette yaşayarak ve sözlü olarak bize sevdirip öğrettiğin başta efendimiz ile birlikte sahabe efendilerimiz peygamber efendilerimiz üstadımız ve talebeleri ve siz ve bütün sevenlerinizle birlikte buluşmak dileğiyle.Geri kalan ömrümüzde Rabbim tüm sevenlerinize sizi daha çok anlamayı ve son nefesine kadar koyduğunuz hedefe küheylanlar gibi çatlayıncaya kadar koşmayı nasip etsin.Yaşanılmaz bir hayat bıraktınız.Appak dupduru dimdik dosdoğru şu dünyadan mahbubunuza ulaştınız.Sizi çok seviyoruz seveceğiz.Rabbiminde lütfu Kerem’iyle Efendimizin Fethi’sini mahcup etmeyeceğiz.Sizi bizlere lütfeden yüce Rabbimize sonsuz hamdü senalar olsun.💗😢💐🤲🤲🤲
"Fethullah Gülen Hocaefendi'nin vefatı, bizler için derin bir hüzün kaynağıdır. O, hayatını insanlığa hizmet etmeye adamış, ilim, irfan ve ahlak yolunda rehber olmuş bir gönül insanıydı. Dünyanın dört bir yanında açılan okullarla, farklı kültür ve inançlardan insanları bir araya getirerek barışın ve diyaloğun temellerini atan bir önderdi.
Hocaefendi, mütevazı ve zühd dolu bir yaşamla bizlere dünya nimetlerine tamah etmeden de büyük işler başarılabileceğini gösterdi. O, her daim ilmin, hoşgörünün ve sevginin gücüne inanarak insanlığa rehberlik etti. Ardında bıraktığı eserler ve düşünceler, her zaman bize yol gösterecektir.
Ruhun şad, mekanın cennet olsun, kıymetli Hocaefendi. Senin yolunda yürümeye, insanlığa hizmet etmeye devam edeceğiz Allahın izni ve inayetiyle
Ben hocamı çok seviyorum. Biliyorum cok klasik ama oyle... orta üç yıllarımda tanıdım fkm sohbetlerin birinde göz yaşları masaya düşmüştü. Ben onları itinayla sakladım. Taki hiçret edene kadar. Sonrasında evime baskın yaptılar. Biz cıktık evimizde bir çok eşyamız kayıp oldu. Bulamadık göz yaşlarının saklı olduğu peceteyi... canım hocam benim Allah şahidim seni çok seviyorum Rabbim şefaatine beni nail eylesin...
Ben kucukken babam hoacefendimizin vaazlarini dinlerken tanidim kendisini. Ne oğrendiysek, ne kadar ahlakli oldu isek ona borçluyuz. Allah ve peygamber dendiginde aklima onun silüeti geliyordu. Simdi Allah peygamber denildiginde aklima gelen kisinin yok oldugunu hissetmek, cok aci. Kendilerine yol gostermis olan efendimiz hayatini kaybedince sahabe efendilerimizin ne cekmis olduklari maalesef anliyorum. Cunku o bizi bu kotuluklerden uzak durmamiza, inanc iman ve ahlak kazanmamiza vesile oldu. Tum insanligin basi sagolsun.
Kıymetli canım hocamız , siz hep bizim duacımızdınız, şimdi sıra bizde. Rabbim sizi Efendimize (sav) komşu eylesin. Bize bıraktığınız bu mirası da hakkıyla yerine getirmeyi nasip etsin.
Canım hocam;
Bu satırları, ahirette şahitlik yapsın diye yazıyorum, siz bize hayata çok geniş bir perspektiften bakmayı öğrettiniz. Rabbim bizlere öğrettiklerinizi ömür boyu yaşamayı nasip etsin. Efendimiz (sav) in sancağı altında Üstadımız, Siz ve bütün Hizmet kardeşlerimizle haşreylesin, Emanetiniz emanetimizdir.
Sizden çok razı olduk
Şahit ol Ya Rab !
Şahit ol Ya Rab !
Şahit ol Ya Rab !
Allah sizi anlamayı, sizin gibi ihlasli yasayabilmeyi nasip etsin. Hizmetten,uhuvetten ayırmasın inşallah.
Muhterem hocam, daha ilkokul öğrencisiyken tanıdım sizi. O gün bugündür yolunuz yolumuz oldu.
Efendiler efendisini, Sahabeyi sizden öğrendik. Fedakarlığı, karşılıksız vermeyi, hasbîliği… Kısacası; iyilik adına ne varsa, siz öğrettiniz bize.
Bu mücrim kardeşiniz daha çocuk denecek yaştayken dünya gözüyle gördü sizi çok şükür.
Şimdi yoksunuz…
En sevgiliyle buluşma vakti…
Hep derdiniz; Allah sizi benimle mahcup etmesin! Etmedi Hocam, etmedi. Biz sizden razıyız. Samimiyetinize, sadakatinize şahidiz. Rabbim sizi de bizimle mahcup etmesin.
Kabriniz nûr, mekanınız cennet, makamınız Firdevs olsun.
Sizi çok seviyoruz…
Canım hocam, ben ailesiyle beraber hizmeti ve seni tanıyan inşallah şanslı çocuklardandım. Öyle ya bizim evlerimizde televizyonda, arabalarımızda radyoda hep senin sesini duyardık. Bilmiyoruz sensiz günler nasıl, sensiz hayat nasıl, senin sesinin yankılanmadığı dünya nasıl... Ama biliyorum ki senin gibi ardında yüzlerce eserler ve milyonlarca güzel yürek bırakan bi alim gerçekten ölmez. Fikirlerin ve bıraktığın bu güzel mirasın gönülden gönüle akmaya devam edecek Allah'ın izniyle. Mutluyum ki sen bu dertler cenderesinden kurtulup en sevdiğine gittin. Mutluyum ki sen tek sevdanı hayat gayen yapıp yaşatma gayretine düştün ve bütün dünyada arkanda nice adanmışlar bıraktın. Ama bi o kadar da hüzünlüyüm hocam, boynum bükük kaldı. Bu gurbet ellerde seninle avunuyordum, gözüm hep yeni gelecek bir bemtelini bekler dururdu. Ben seninle büyüdüm hocam, Rabb'im bundan sonra senin kıymetini bilebilmeyi, bıraktığın emaneti taşıyabilmeyi, sana layık talebe olabilmeyi nasip etsin. Sen bizi hiç mahcup etmedin hocam, biz senden razıyız. Şahidiz ki dünya lezzeti adına bir şey tatmadan göçüp gittin bu diyardan. Tek derdin Nam-ı Celili Muhammedi'nin yüreklerde şehbal açmasıydı.
Bu dinin nasıl yaşanması gerektiğini, şu fani dünyada nasıl bir duruş sergilemem gerektiğini senden öğrendim. Rabb'im senden ebeden razı olsun, Firdevs'iyle sevindirsin, Efendimiz'e (sav) komşu eylesin🤲
Canım Hocam,
Allah(cc) şahit Senden çok şey öğrendik. Heva heveslerimiz olsada hizmet oldu sevdamız. Sisin her tarafa çöktüğü kimsenin doğruyu yanlışı bilemediği zamanlarda ışık oldun. Aç açabildiğin kadar sineni derken bizlere derya oldun. Allah(cc) derken, Efendimizi(sav) anlatırken saygı oldun, aşk oldun. Mefkure dedin, başkaları için yaşamak dedin, hizmet dedin, dert tohumları dedin, kevserden daha değerli göz yaşları dedin, derdimin dermanı dert imiş dedin, dertsizler hallerinden utansın dedin bizlere şuur oldun. Kısacası insan olmayı öğrettin ve eşrefi mahlukat olan, insan olan bizleri şu dünyada ucuza peyletmedin. Allah(cc) senden razı olsun, makamın firdevs olsun inşallah.
Rund zwanzig Jahre ist es her,
Da trat Dein Licht in meine Welt.
Dein Fortgang schmerzt mich umso mehr,
Du warst mein Held mit Wiederkehr!
Was wäre ich wohl ohne Dich?
Ein Scharlatan, ein Sünder schlicht?
Wär’ ich verloren, ohne Halt,
Im Rausch gefangen, kalt und kalt?
Du heiltest Herzen, schenktest Licht,
Zeigtest den Weg, der nicht zerbricht,
In einer Welt voll Hass und Pein,
Eintest Du Bildung und Fromme, kann das sein?
Doch nicht jeder sah Deinen Wert,
Den Friedenspfad, der sich bewährt.
Möge die Welt neues Licht nun finden,
Die Zukunft heller sein als vor Deinem Verschwinden!
Viel Gutes hättest Du auch morgen noch gebracht,
Wie der Tag wohl ohne Dich erwacht?
Dass Trauer mich so tief durchdringt,
Weit mehr noch sollt es sein bestimmt!
Möge Dein Leidensweg nun ruh’n,
Die Besten sich um Dich bemüh’n,
Und Gottes Gnade Dich belohnen,
In den schönsten Gärten sollst Du wohnen!
Was Dir stets das Kostbarste war,
War Gottes Wohlgefallen, klar.
Im Dienst an ihm hast Du gestanden,
Nun mögest Du die Früchte erlangen.
Dein Geist soll uns von fern begleiten,
Und auch in schwersten Zeiten leiten.
Keiner kann zahlen Deinen Preis,
Nur Allah, der alles weiss!
Möge er es stets vergelten,
Dir der Jahre größter Helden!
———
Yaklaşık yirmi yıl önceydi,
Işığın girdi dünyam hala bir geceydi.
Gidişin beni acıyla boğar,
Sen dönen kahramanımdın, bu aşikâr!
Sensiz ben kim olurdum ki?
Bir sahtekâr, bir günahkâr belki.
Kayıp mı giderdim, çare yok?
Sarhoşluk içinde, nefsi arzu çok!
Sen şifa gösterdin, ışık tuttun,
Yol buyurdun, yıkılmaz inanç şerbeti sundun.
Nefret ve acı dolu bu yerde,
Eğitimle inananı birleştirdin her seferde.
Ama herkes bilmedi kıymetini,
Barış yolunu ve değerini.
Dünya bulsun artık bir ışık,
Yarınlar olsun senden önceki günden daha aydınlık!
Yarınlar da sana muhtaç anladım,
Sensiz nasıl uyanır bu dünya bakalım?
Bu derin yas beni sararken,
Daha da büyük kederler olmalı seni uğurlarken!
Çileli yolun artık bitsin,
En iyiler sana gül iletsin!
Allah’ın rahmetine kavuştun,
Cennet bahçelerindedir muştun!
Senin için en değerli olan,
Her daim Allah’ın rızasını kazanmaktı o an.
O’na hizmet ettin, hiç şaşmadan,
Artık meyvelerini gör uzaktan!
Ruhaniyetin daima bizimle olsun,
En zor zamanlarda bile nuraniyetin coşsun!
Hiçbir gönül ödeyemez hayır vesileni,
Rabbim katıyla versin Ecrin’i !
——————-
It was about twenty years ago,
Your light entered my world, still night below.
Your departure drowns me in sorrow and pain,
But you, my returning hero, remain.
Who would I be without your guide?
A sinner, a fraud, lost inside?
Would I stray with no remedy in sight,
Lost in desires, in a drunken plight?
You brought healing, showed the light,
A path unwavering, a faith so bright.
In a world of hatred and endless strife,
You united knowledge and faith in life.
But not everyone saw your worth,
The peaceful path you walked on Earth.
May the world now find a light anew,
May tomorrow be brighter, thanks to you!
Tomorrow still needs you, I see,
How will this world awaken, without thee?
As this deep sorrow grips my soul,
Even greater grief takes its toll.
May your suffering now find an end,
The best of flowers to you they’ll send.
God’s mercy, you have now attained,
In heaven’s gardens, your place is claimed.
What mattered most to you was clear,
To seek God’s favor, ever near.
In service to Him, you stood so true,
Now reap the fruits of all you knew.
May your spirit with us always stay,
And guide us through the hardest day.
No heart can repay the good you’ve done,
May God reward you, Eternal One.
—————
Birkaç sene evvel, rüyamda Hocaefendi’yi gördüm ve bu manevî tecrübeyi sizlerle paylaşmak istedim.
Rüyada kendimi, rahmetli dedemin evindeki o mübarek odada buldum. Vaktiyle bu odada, her gün dedemle Kur’an okurduk; o, bize Allah’ı ve Peygamber Efendimizi (s.a.v.) tanıtmaya çalışırdı. Dedem, Üstad’ı ve Hocaefendi’yi derin bir muhabbetle severdi. Ömrünün son anına kadar bu sevgiyle hizmet etti, vefatından sonra dahi hizmetleri devam ediyor.
Koltuğa oturduğumda, yanı başımda dedemi gördüm. Sessizce yanımda oturuyordu. Beraber Kur’an-ı Kerim okumaya başladık. Ardından dedem derin bir sohbet verdi ve üç farklı şekilde Allah’ı zikrettik. Tam o sırada, dedemin sağında Hocaefendi belirdi. O da yanımıza katıldı. Yine Kur’an okuduk, onun da sohbetini dinledik, ve üç farklı şekilde Allah’ı andık.
Hemen akabinde, Hocaefendi’nin yanında Üstad Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri belirdi. Sanki zaman ve mekân durmuş, o an tüm âlem bu odaya sığmıştı. Üstad da Hocaefendi’nin yanına oturdu, aynı şekilde Kur’an tilaveti yaptık, derin bir sohbet dinledik ve üç farklı şekilde Allah’ı zikrettik. O an yüreğimde derin bir çarpıntı hissettim; adeta iç dünyam bir depremle sarsılıyordu. Üzerimde tarifsiz bir heyecan vardı, titriyor ve yaklaşan büyük bir lütfu hissediyordum.
Hepimiz bir anda ayağa kalktık. Kapıdan “Selamün aleyküm” diyerek içeri girdi Peygamber Efendimiz (s.a.v.). Odaya adım attığında, hepimiz gözyaşları içinde ayakta titriyorduk. Kendimi tutamadım, ona sarıldım; tüm kalbimle, tüm ruhumla. Karşımda, o güzel sesiyle Kur’an-ı Kerim’i okumaya başladı. Hayatımda duyduğum en güzel tilavetti, her harfi kalbimize işliyor, içimizi ısıtıyor ve ruhumuzu huzurla dolduruyordu. Ardından, bize hitap edip sohbet verdi ve Allah’ı üç farklı şekilde zikrettik.
Rüyam, bu mübarek anlarla son buldu, fakat ruhumda bıraktığı izler sonsuzdu.
Çok sevdiğimiz Efendimiz (s.a.v.) ile beraber olmak istiyorsam, bu mübarek zatların izinden gitmeliyim. Kıymetli hocamın bıraktığı izleri takip etmeliyim ki Rabbimin rızasına erebileyim. Ancak onların yolunda yürüdükçe Allah’a yaklaşabilir ve O’nun hoşnutluğuna kavuşabilirim.
Hocam tüm yaşantinla bizlere örnek oldun, bizlere İslam nasıl yaşanır anlattın. Güzel huylu,güzel ahlaklı Hocam. Seni tanıdığım için çok mutluyum. Seni bu dünya da göremedim. İnşallah, Allah ahirette görüsmeyi nasip eder.
Bizlere Rabbimizi, Peygamberimizi, müslüman olmanın ahlak, doğruluk, sevgi, ve barış insanı olmak olduğunu öğreten, yaşatmak için yaşama ilkesini bizlere miras bırakan muhterem hocam... Rahman ve Rahim olan Rabbimiz sizleri rahmetiyle çepeçevre kuşatsın. Kabriniz nurlarla dolsun. Mekanınız Cennet olsun🌹
Küçük yaşlarımdan itibaren evimizde sesini duyardım. O zamanlar anlamasam da dinlemek hoşuma giderdi. İlerleyen zamanda ise tabii ki sohbetin olmadan ışığımı kaybedeceğimi düşündüm hep. Evimizden biri olmanın ötesiydi çünkü seni tanımak Hocam.
Her zaman dimdik ayakta durduğunu son anına kadar hissetsek de biz taleben olmaya azmetmiştik ve aciziz şimdi Hocam.
İsteklerimiz ve beklentilerimiz hep var olsa da Takdir buyuran Rabbim’in hikmetine elbette bir sözümüz olamaz, ama beraber görecektik gelecek güzel günleri Hocam, ümidimizdi…
Sen bizden razı mısın Hocam, bunu bile soramadık, öksüz kaldık. Biz senden ebeden ebeden razıyız, Rabbim de senden razı olsun Hocam.
Wolkmenim vardı.Belimde kemerimde;ötelerden gelen sesin kulağımdan inerdi kalbime.Yolda,minibüste,takside kalmaz asri saadette giderdik.Yasanmaz gibi görünen İslami yaşanır olduğunu gosterdiniz. Allah ebeden razı olsun.Ustadimizla beraber dualarımızdasiniz.
Canım hocam,
Boğazımda düğümlenen cümleleri ,hissettiğim duygularımı aktarabilirliyim bilmiyorum, vefatınız nedeniyle derin bir üzüntüyle kaleme almak çok zor. Sizin düşünce dünyanız ve eğitim alanındaki katkılarınız, birçok insanın hayatında önemli izler bıraktı. Yüzyıllara yayılan fikri birikiminiz, hem Türkiye’de hem de dünya genelinde birçok akademik çalışmaya ilham kaynağı oldu.
Eğitim ve insanlık üzerine olan vizyonunuz, yalnızca bireyleri değil, toplumları da dönüştürme potansiyeline sahipti. Eserlerinizin ve fikirlerinizin, gelecekteki nesiller için bir rehber olmaya devam edeceğine inanıyorum.
Dinler arası diyaloğa verdiğiniz önem, her insana eşit bakılması gerektiğini ve istişarenin önemini sizden öğrendim.
Rabbim size rahmetiyle muamele etsin ve bizi ahiretde size komşu etsin inşaallah, Dualarımız sizinle.
Saygılarımla,
Mat Aisofia
Bize en sevgiliyi Medine’nin gülünü sevdiren sevgili , milyonların İmanına vesile oldun . Yolun yolumuz , davan davamız . Sen bizi hiç utandırmadın , mahçup etmedin . Bu can bendende oldukça öğretilerin için koşmaya devam … Rabbim efendiler efendisine sav komşu eylesin . Seni hep seveceğiz Allahım rahmet ve mağfiretin eyle amin .
Sevgili, değerli ve kıymetli hocam. Öncelikle Yüce Rabbim sana cennetinde bol ikramlarda bulunsun. Seni ve hizmeti çok geç tanıdım. Bunun için bile Rabbime hamdü senalar olsun. Hizmeti ilk tanıdığım yıllarda benden şakirt hizmet ehli olmaz, ben bu güzel insanlar gibi olamam, benim fıtratıma ters diye hayıflanıyor ve üzülüyordum. Sonra senin İzmir'de eşrefpaşalı abilerin hikayelerini dinledim abilerden. Ulan dedim madem şakirt olamıyorum bende hizmet cengaveri, amelesi olayım. Hizmette ne iş olursa getir,götür,inşaat, temizlik, çay demleme, bulaşık işi hepsini yapıyodum. Sonra dedim böyle cengaverlikte olmaz ki, bunlar basit şeyler. Sonra 17-25 oldu sarsılmalar başladı aha dedim sana cengaverlik zamanı. Sonra 15 temmuz ve medreseyi Yusuf yılları. Nekadar cengaverlik yapabildim bilmiyorum ama hocam, senin göstermiş ve öğretmiş olduğun yolda kalmaya çalıştım ve çalışıyorum. Kıtmır misali bu davanın en azından yanında durarak ahiretimi ve imanımı kurtarmaya çalışıyorum. Senin yanına gelip elini öpeceğim zamanıda bekliyordum nasip olmadı gül yüzlü hocam. Herşey için çok teşekkür ediyorum. Hakkını helal et bana. Seni çok seviyorum.
Can hocam, canım hocam, vefatınla yetim kaldık… çilekeş hocam, biz şahidiz, Nam-ı Celil’i Muhammedi’yi güneşin doğup battığı en ücra köşelere dahil ulaştırma adına döktüğün gözyaşlarına… dualarına…uykusuz gecelerine… yaşatmak için yaşamış olmana… biz şahidiz… kendi ifadenle ‘dünya lezzetlerine adına bir şey tatmadım, istemedim’,’hizmet benim bir sevgilim gibi oldu’ deyişlerine… biz şahidiz… sen dava insanıydın bize dava insanı olmayı öğrettin…dava arkadaşlarını çok sevdin… biz şahidiz… Allah şahit, bizde seni çok sevdik… sen bizi asla yanıltmadın, asla aldatmadın, asla utandırmadın… koca bir ömürü davan için sarfettin… biz şahidiz, sen vazifeni hakkıyla tamamladın ve gurubun tülu oldu ve bu da senin düğünün oldu… en sevgiliye kavuştun… Rabbim bizleri de vazifesini hakkıyla ifa edenlerden eylesin, yaşatmak için yaşatsın ve Efendimiz (as) şemsiyesi altında buluştursun…