<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>zaman arşivleri - Hizmetten</title>
	<atom:link href="https://hizmetten.com/tag/zaman/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://hizmetten.com/tag/zaman/</link>
	<description>Hizmet&#039;e Dair Ne Varsa...</description>
	<lastBuildDate>Sun, 16 Jul 2023 21:13:21 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/01/hizmetten_loga_web-150x150.png</url>
	<title>zaman arşivleri - Hizmetten</title>
	<link>https://hizmetten.com/tag/zaman/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Zaman eğlenecek zaman değil, az gülün çok ağlayın! &#124; M.Fethullah Gülen Hocaefendi</title>
		<link>https://hizmetten.com/zaman-eglenecek-zaman-degil-az-gulun-cok-aglayin-m-fethullah-gulen-hocaefendi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mizan]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Sep 2022 04:30:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hocaefendi]]></category>
		<category><![CDATA[Mizan]]></category>
		<category><![CDATA[az gülün]]></category>
		<category><![CDATA[çok ağlayın]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=27034</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aç ellerini içini O’na dök her zaman / Kes ağyâra dil dökmeyi, O’ndan dile aman / Eremez emâna gafletle gülen oynayan / “Velyebkû kesiran”la bunu istiyor Kur’ân!..” *Mukaddes hüzne bağlı&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/zaman-eglenecek-zaman-degil-az-gulun-cok-aglayin-m-fethullah-gulen-hocaefendi/">Zaman eğlenecek zaman değil, az gülün çok ağlayın! | M.Fethullah Gülen Hocaefendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Aç ellerini içini O’na dök her zaman / Kes ağyâra dil dökmeyi, O’ndan dile aman / Eremez emâna gafletle gülen oynayan / “Velyebkû kesiran”la bunu istiyor Kur’ân!..”</p>
<p>*Mukaddes hüzne bağlı ağlamanın rabbânîlere mahsus bir hâl olduğunu hatırlatan ve hayatı oyun eğlence sanıp ömürlerini gülüp oynamakla geçirenler hakkında ikazlarda bulunan Kur’ân-ı Kerim, şu irşadıyla ağlamanın önemine farklı bir gönderme daha yapar: فَلْيَضْحَكُوا قَلِيلاً وَلْيَبْكُوا كَثِيرًا جَزَاءً بِمَا كَانُوا يَكْسِبُونَ “Gayrı bunlar kazandıkları onca negatif şeyden ötürü az gülsün ve çok ağlasınlar.” (Tevbe, 9/82) Zaman eğlenecek zaman değil, az gülün çok ağlayın!..</p>
<p>*Az gülün çok ağlayın!.. Hiç kimseyi incitmeyen İnsan (sallallâhu aleyhi ve sellem) kendi aralarında oturup laf u güzafla birbirlerini güldürenleri görünce, mübarek ayağının ucuyla birinin canını yakmayacak bir yeri olan kasığına dürtüyor. Şöyle buyuruyor: “Öteden, varacağınız yer itibarıyla, bişaret mi aldınız?” Vakıa, sonra “Kısas yap!” diyor ama oradaki mütalaa şudur: Sizi bekleyen onca dâhiye (felaket, afet, bela) varken, bu gülüp eğlenmek de neden?!.</p>
<p>*Gamgîn olup sürekli somurtmak da değil; fakat bir murâkabe insanı gibi yüzümüzdeki çizgilerin kalbin çarpışlarının ifadesi olması!.. Kalbimizle dış davranışlarımız arasında bir koordinasyon bulunması!.. Kalb sürekli O’nun için çarpmalı; latîfe-i Rabbaniye hep ayakta olmalı; ruh, o canlılığı duymalı; sır, temâşâ edeceği erişilmezleri o rasathâneden temâşâ etmeye çalışmalı!.. Öbür türlü, önemsemediğimiz, umursamadığımız bazı şeyler başımıza büyük dertler açabilir! Öyle demişler: “Günahı umursamama en büyük günahtır. Gafleti umursamama en büyük gaflettir! Dalgınlık, Allah’tan kopuştur!”</p>
<p>*Dünyanın, bilhassa İslam dünyasının değişik yerlerinde insanlar inlerken bizim gülmemiz, eğlenmemiz, keyif için tenezzühe gitmemiz ayıp olmaz mı? Çünkü zaman öyle bir zaman değil! Oturup gözyaşı dökecek bir zamandır!</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/zaman-eglenecek-zaman-degil-az-gulun-cok-aglayin-m-fethullah-gulen-hocaefendi/">Zaman eğlenecek zaman değil, az gülün çok ağlayın! | M.Fethullah Gülen Hocaefendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Vefa Zamanı&#8230; &#124; AHMET SELİM</title>
		<link>https://hizmetten.com/vefa-zamani-ahmet-selim/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 18 Dec 2021 08:09:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Selim]]></category>
		<category><![CDATA[şiir]]></category>
		<category><![CDATA[vefa]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=23601</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mevsimler değişir, iklim değişir, Tohumlar çürümez, aşkla gelişir. Dualar sessizce arşa erişir; Şimdi vakit duru vefa zamanı&#8230; &#160; Korkunun ecele faydası olmaz, Hakka kul olanın umudu solmaz, Sanma ki çilenin&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/vefa-zamani-ahmet-selim/">Vefa Zamanı&#8230; | AHMET SELİM</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Mevsimler değişir, iklim değişir,</p>
<p>Tohumlar çürümez, aşkla gelişir.</p>
<p>Dualar sessizce arşa erişir;</p>
<p>Şimdi vakit duru vefa zamanı&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Korkunun ecele faydası olmaz,</p>
<p>Hakka kul olanın umudu solmaz,</p>
<p>Sanma ki çilenin miadı dolmaz;</p>
<p>Şimdi vakit kara vefa zamanı&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Her evde muhabbet kaynasın diye,</p>
<p>Çocuklar sevinsin oynasın diye,</p>
<p>Mahşerde pişmanlık olmasın diye;</p>
<p>Şimdi vakit deli vefa zamanı&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yaralar sarılsın, acılar dinsin,</p>
<p>Biz birlik olalım rahmeti insin,</p>
<p>İyilik buraktır, isteyen binsin;</p>
<p>Şimdi vakit dosta vefa zamanı&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&#8220;Bana ne?&#8221; diyene, sözüm yok benim,</p>
<p>Mal maşat, parada gözüm yok benim,</p>
<p>Kimseye dertlenmem, yüzüm yok benim;</p>
<p>Artık vakit, ahde vefa zamanı&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Vefa; abı hayat.. içersen eğer,</p>
<p>Dost ile hasbihal&#8230; Herşeye değer..</p>
<p>Araya girmesin, fitne, ayrılık,</p>
<p>Kime ne getirir ayrı gayrılık?</p>
<p>Ruhuna çökerse simsiyah keder,</p>
<p>Dertlenme, Allah var,  O bize yeter..</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/vefa-zamani-ahmet-selim/">Vefa Zamanı&#8230; | AHMET SELİM</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zamanı bir başka duyuş</title>
		<link>https://hizmetten.com/zamani-bir-baska-duyus/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Egeli]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 Oct 2021 06:00:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kürsü]]></category>
		<category><![CDATA[M.Fethullah Gülen]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=22596</guid>

					<description><![CDATA[<p>İçinde bulunduğumuz kutlu zaman dilimini tam duyabilmek için, evvelâ ruh ve vicdanların gökler ötesi böyle bir mûsıkîyi ve şiiri hissetmeye hazır olmaları lâzımdır. İç âlemleri, dış çevreleri ve hayat televvünleri&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/zamani-bir-baska-duyus/">Zamanı bir başka duyuş</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="dropcap">İçinde bulunduğumuz kutlu zaman dilimini tam duyabilmek için, evvelâ ruh ve vicdanların gökler ötesi böyle bir mûsıkîyi ve şiiri hissetmeye hazır olmaları lâzımdır. İç âlemleri, dış çevreleri ve hayat televvünleri itibariyle âfâkî ruhlar onu sadece gökte değişen hilâller şeklinde takip ederler.</p>
<p>Günümüzde umûmî atmosfer; radyolarla, televizyonlarla, klaksonlarla; uçak, tren, vapur, otomobil, tramvay gürültüleriyle; âsâbımızı bozan münasebetsiz sirenler ve ciyak ciyak reklam ve propaganda vasıtalarının çığlıklarıyla o kadar ciddi kirlendi ki, esaslı bir ameliyât-ı rûhiye ve fikriye geçirmeden, hattâ yeni baştan bir kere daha bütünüyle uhrevîleşmeden bu mübarek ayların semâvîliğini ve bu aylarda ötelerin bayıltan mûsıkîsini duymak çok zor, belki de imkânsızdır.</p>
<p>Mânevî kirlerden arınmış, semâvîliklere açık nezih ruhlar, bilhassa içindeki bazı gecelerle daha bir zirveleşen bu mübarek zaman dilimini, âdeta bir lezzet gibi duyar, bir gül gibi koklar, bir musiki gibi dinler ve bir kevser gibi yudumlarlar. Azıcık dikkat edebilsek hemen hepimiz, bu ayların ufkumuzda tulûunu, tıpkı semâvî bir koruya veya uhrevî bir koya giriyor gibi en büyüleyici şekilde hisseder ve ötelerde seyahat ediyormuşçasına bütün benliğimizle köpürür ve nâsûtiyetimizin hudutlarına sığmaz hale geliriz.</p>
<p>Aslında bir zamanlar, bu bizim en tabiî hâl ve iklimimizdi: Eskiden senenin hemen her mevsiminde yudumlayıp dolaştığımız o ledünni zevk ve uhrevi hazlara, şimdilerde, pek çoğumuz itibariyle fevkalâde aç ve susuz bulunuyoruz. O zevk ve hazları, geçmişe ait enginlikleriyle duyabilmek için, gündelik duygulardan ve düşüncelerimizi saran isten-pastan arınmamız, sonra da ümit ve beklentilerimizde daha bir derinleşmemiz icap ediyor. Bunu başarabildiğimiz sürece, varlığın içinde her zaman gizli, büyülü, ince ve gönüllerimizi rikkate getiren pek çok gerçeği duyabilir ve sınırlılığımızı aşabiliriz. Hele, insanı sürekli ledünni ufuklarda gezdiren mübarek gün ve gecelerde&#8230;</p>
<p>Evet, varlığı gönül kulağıyla dinleyebilenler için mübarek gün ve geceler, âdeta ötelerin diliyle bir şeyler mırıldanan birer şâir, birer bestekâr haline gelir ve bizlere ne harikulâde şeyler fısıldar. Duyup hissettiğimiz esintiler, cismâniyetimizi kuşatan başka görüntü ve başka gürültüleri bir tarafa iterek, gönlümüzün derinliklerinden, ukbâya açılan husûsî menfez ve koridorlarla bizi, öbür tarafın meçhûl ve büyülü yamaçlarına ulaştırır ve temâşâ zevkiyle âdeta mest eder. Böyle bir mülâhazalar dünyasında sabahlar, cennete ilk adım atışın mest ü mahmurluğu içinde; öğlenler, Sevgiliyi temâşâ ile günün yorgunluğunu atma hazzıyla; akşamlar, bir alaca karanlık içinde vuslata yürüme neşvesiyle; geceler, halvetin idrâkler üstü güzellikleriyle tüllenir ve her biri ayrı bir tat, ayrı bir neşe ile gelir-geçer gönül ufkumuzdan.</p>
<p>Hele, Regaip, Mirâc, Berâat kandilleri gibi gece âleminin taçları ve zamanın Allah&#8217;a en yakın zirveleri ya da O&#8217;na açılmanın rıhtımları, limanları, rampaları sayılan o mübarek gün ve gecelerde, gönüller ayrı bir duyarlılıkla parıldar; ruh sonsuza doğru bir başka türlü kanat çırpar; her şey verâların ezelî şiirine dem tutar; her yanı tam bir uhrevilik büyüsü kaplar; her sîneyi, dillerin ifadeden âciz kaldığı bir naz ve niyaz zemzemesi sarar. Hususî bir kısım tecellilerle ötelerin kapısı, penceresi, menfezi haline gelen mekân; ümit ve beklentilerin yakarışlara dönüşüyle billurlaşan zaman ve yeni nazil olmuş gibi, her sûresi, her makta, her âyeti ve her cümlesinde hemen herkese yepyeni bir hayat vaadiyle âvâz âvâz çağıldayan Kur&#8217;ân, bizlere, iman ve ümitle yemyeşil tepeler, cennette cuma yamaçları gibi rüyete açık zirveler ve susamış gönüllerimize hayat suyu gibi iksirler içirerek, ruhlarımıza mümin olmanın tasavvurlar üstü avantajlarını sunarlar.. sunar ve Rabb&#8217;e yönelik sinelerde ne telaffuzları çatlatan mânâ ve muhtevalar, ne ifadelere sığmayan tecellilerle tüllenirler.</p>
<p>Öyle ki, ruhlardaki bu enginlik ve zenginlik, görüp hissettiğimiz her şeye rengini çalarak bizi bütünüyle verâileştirir.. ve kendimizi, uhrevilerin teşkil ettiği bir halka-i zikirde mehâbet yudumluyor ya da cennetlerin ferah-fezâ ikliminde, hûri ve yılmandan müteşekkil bir korodan neşîdeler dinliyor gibi buluruz.</p>
<p>Hele, bazılarımız itibariyle ve bazı zamanlarda, ruhlarımızı saran bu zengin uhrevilik, bizi, içinde bulunduğumuz dar zaman buudları dışına çekerek, içimizde hep hasretini duyduğumuz cennetin kapısının önüne kadar sürükler.. sürükler de, âdeta kendimizi, fevkalâde mahrem, asla duyulup görülmemiş ve kelimelerle ifade edilmeyen bir sihirli âlemin sahilinde sanırız. Böyle bir ruh hâleti içinde biz bir şey düşünüp konuşmasak da, öteler kendi sesinden bize güftesiz besteler sunar ve: Ben kulağınızda bir ihtizaz, gözlerinizde bir ışık, sinelerinizde de bir haz olarak hep içinizdeyim.. içinizde ve duygularınıza açık limanlarda, rıhtımlarda, rampalardayım. İsteseniz beni avuçlarınızın içine alıp sahiplenebilirsiniz&#8230; derler. Ötelere, ötelerin de ötesine uzanan bu köpük köpük duygular içinde gönüllerimize yağdığına inandığımız uhrevi ışıkların; her zaman his ve yakarışlarla tüten umûmi havanın; mor, pembe, beyaz, sarı sokaklarda ve mahyalardaki kandillerin; günde birkaç defa ruhlarımızda sonsuzu rasat etmeye koştuğumuz mâbetlerin; bizimle aynı duyguyu paylaşan ve hislerimize tercüman olan tertemiz insanların.. evet bütün bunların hemen hepsinin ayrı ayrı birer mevcûdiyeti, birer ruh ve mânâsı, birer lezzeti ve birer büyüsü olduğunu duyar gibi oluruz. İşte bu mânâ ve muhteva ile dopdolu ruhlarımız, asıl kendilerine döndüklerinde, her şeyden daha engin olan iç dünyalarının derinliklerini temâşâya dalar ve çevrelerindeki eşyayı daha bir farklı duymaya başlarlar.</p>
<p>Evet, varlık, insan ve ötelerin daha mükemmel duyulup hissedildiği bu mübarek günler, dimağlarımızda en kudretli düşünceleri tutuşturur, ruhlarımızda en zevkli şiirleri besler, gönüllerimize en sırlı vâridât kapılarını aralar ve bize en mahrem hislerimizi ifade etme imkânını hazırlar.</p>
<p>Bu mübarek zaman diliminin mehâbetiyle bazen hemen pek çoğumuz susar ve âdeta kendi iç dünyamızla hasbihâle başlarız. kim bilir, belki de böyle bir sessizleşme, güven, sevgi, itibar ve herkesi kucaklama yolunda en beliğ sözlerden daha anlamlı tesirler icrâ ediyordur. Evet bazen, murakabe, his, marifet mülâhazası ifade eden böyle heybetli bir sessizlik en derin sözlerden daha müessir olabilir.. ihtimal bizim en çok hasretini çektiğimiz işte bu sâmit talâkattır.!</p>
<p>Eskiden beri bu kutlu zaman dilimi yaşana yaşana ruhlarımıza öyle işlemiştir ki, o daha ufukta belirir belirmez, kalbimizin dudaklarında ne şeker-şerbet şeyler duymaya başlar, ne engin mânâların bir beyan zemzemesi halinde içimize aktığını hisseder ve ne enfes düşüncelerin kalemlerden akan mürekkeplere karışıp nakış nakış kâğıtların üzerine döküldüğüne şahit oluruz. Olur ve hâlihazırdaki mevcûdiyetimizin yanında olmayı düşündüğümüz, iman ve ümitlerimizde tomurcuk tomurcuk açan günleri sayıklar, arzu ve emellerimize göre yepyeni dünyalara doğru kanat çırpıp uçtuğumuzu sanırız.</p>
<p>Biz hepimiz, bu mübarek ayları ve o ayların zirve gün ve gecelerini imanlı gönüllerimize, her zaman akseden ışık tayfları şeklinde görmüş ve sevmişizdir. Aradan yıllar ve yıllar geçse, insanların düşünce ve tarz-ı telakkileri değişse de bu mübarek gün ve geceler, bizleri hep aynı duygu ve düşünce yamaçlarında dolaştıracak ve gönüllerimize aynı ilhamları boşaltacaklardır.</p>
<p class="notice">Sızıntı, Ocak 1996, Cilt 17, Sayı 204</p>
<p><strong>Kaynak:M.Fethullah Gülen / Yeşeren Düşünceler</strong></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/zamani-bir-baska-duyus/">Zamanı bir başka duyuş</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Galibiyeti 5 yıl önce el konan Zaman&#8217;a adadı</title>
		<link>https://hizmetten.com/galibiyeti-5-yil-once-el-konan-zamana-adadi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Mar 2021 15:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Enes Kanter]]></category>
		<category><![CDATA[galibiyet]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=17437</guid>

					<description><![CDATA[<p>Portland Trail Blazers, bugün kendi sahasında oynadığı maçta Sacramento Kings’i 129-113 yenerek art arda 3. galibiyetine ulaştı. Damien Lillard 44 sayı atarken Enes Kanter, ortaya koyduğu 22 sayı ve 21&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/galibiyeti-5-yil-once-el-konan-zamana-adadi/">Galibiyeti 5 yıl önce el konan Zaman&#8217;a adadı</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Portland Trail Blazers, bugün kendi sahasında oynadığı maçta Sacramento Kings’i 129-113 yenerek art arda 3. galibiyetine ulaştı.</p>
<div>Damien Lillard 44 sayı atarken Enes Kanter, ortaya koyduğu 22 sayı ve 21 ribaudluk performansıyla bu sezon NBA’de bir maçta 20+ sayı ve 20+ ribaund yapan 7. oyuncu oldu.</div>
<div></div>
<div>TR724&#8217;ten Zafer Özsoy&#8217;un haberine göre 6’sı hücum olmak üzere 21 ribaund ile maçı tamamlayan Enes Kanter, çıktığı 35 maçın 24’ünde çift haneli ribaund almış oldu.</div>
<div></div>
<div>Devre arası verdiği röportajda ”İşimiz daha bitmedi, sakatlıkları bitenler geri döndüğünde gerçekten rakiplerine korku veren bir takım olacağız” dedi.</div>
<div></div>
<div><b>ZAMAN’A ADADI</b></div>
<div></div>
<div>Enes Kanter maçtan sonra attığı tweet ile galibiyeti 5 yıl önce tomalarla basılıp el konulan ZAMAN gazetesine adadı.</div>
<div></div>
<div>
<div><img decoding="async" title="" src="http://image.writeclouds.com/Images/Resim/Images/News/20210305/17474306.jpg" alt="" width="330" /></div>
</div>
<div><strong>Kaynak: Samanyoluhaber</strong></div>
<p><a href="https://hizmetten.com/galibiyeti-5-yil-once-el-konan-zamana-adadi/">Galibiyeti 5 yıl önce el konan Zaman&#8217;a adadı</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zaman’ın gasp edilişinin yıl dönümü: Anayasa 5 yıldır askıda!</title>
		<link>https://hizmetten.com/zamanin-gasp-edilisinin-yil-donumu-anayasa-5-yildir-askida/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Mar 2021 21:31:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[17/25 Aralık]]></category>
		<category><![CDATA[baskın]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=17416</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’nin en çok satan ve farklı fikirleri buluşturan gazetesi Zaman’ın gasp edilişinin üzerinden 5 yıl geçti. 17/25 Aralık’ta suçüstü yakalanan iktidar, yargıda aklanmak yerine yolsuzlukları ortaya çıkarmakla suçladığı Hizmet Hareketi’ni&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/zamanin-gasp-edilisinin-yil-donumu-anayasa-5-yildir-askida/">Zaman’ın gasp edilişinin yıl dönümü: Anayasa 5 yıldır askıda!</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin en çok satan ve farklı fikirleri buluşturan gazetesi Zaman’ın gasp edilişinin üzerinden 5 yıl geçti. 17/25 Aralık’ta suçüstü yakalanan iktidar, yargıda aklanmak yerine yolsuzlukları ortaya çıkarmakla suçladığı Hizmet Hareketi’ni hedef aldı. Önce yolsuzluk operasyonunu yapan polisler hedef alındı. Ardından yargı mensupları. Nihayet sıra medyaya geldi. Bugün gazetesini gasp eden rejim ardından gözünü Zaman’a dikti. 4 Mart 2016’da hukuki dayanaktan yoksun, skandal bir kararla gazeteye kayyım atandı. Zaman, son özgür sayısında ‘Anayasa askıda’ diyordu. O anayasa 5 yıldır askıda!</p>
<div class="HFsxedbO"></div>
<p><strong>ZAMAN SUSTU, TÜRKİYE KARANLIĞA GÖMÜLDÜ!</strong></p>
<p>Zaman susturuldu. Zulüm tırmandı. Yüzbinlerce insan hukuksuz KHK’larla ihraç edildi. On binlerce insan tutuklandı, yüz binlercesi hakkında soruşturma açıldı. Türkiye muhalifler için tam anlamıyla cehenneme dönüştürüldü. Hukuk ayaklar altına alındı. Ekranlar muhaliflere karartıldı. Kimin terörist ya da vatan haini veya vatansever  olup olmadığına artık ‘bağımsız’ mahkemeler değil, iktidar temsilcileri karar veriyor.</p>
<p>Demokrasi yok edildi. Yıl 2021; ve Türkiye’de bir siyasi partinin (HDP) kapatılıp kapatılmayacağı tartışılıyor. Yıllar geçiyor; Türkiye demokrasi, insan hakları, özgürlükler ve yargının bağımsızlığı konusunda bir arpa boyu yol alamadığı gibi her geçen yıl daha da geriye gidiyor.</p>
<p>AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın en küçük bir eleştiriye bile tahammülü yoktu. Medyanın ‘tam biat’ etmesini istiyordu. Etmeyenleri ise meydanlarda açık açık hedef göstermekten çekinmedi. Can Dündar, Aydın Doğan, Cengiz Çandar, Nuray Mert ve daha nice gazetecileri açık açık tehdit etti. Amberin Zaman’a, ‘edepsiz kadın’ diyerek hakaret etmekten bile çekinmedi… Ancak Bugün, Meydan ve Zaman gibi Cemaat’e yakın yayın organları ‘biat’ etmiyordu. Bu nedenle susturulmaları gerekiyordu ve öyle de yaptılar!</p>
<p><strong>OPERASYON HAZIRLIKLARI BAŞLIYOR</strong></p>
<p>Cemaat’e yönelik operasyonu bizzat Erdoğan yönetti. Yargıda, emniyette ve hatta yasalarda ‘Cemaat’i bitirmek için’ gerekli düzenlemeler yapıldı… Sulh ceza mahkemelerinin yerine süper yetkilerle donatılmış sulh ceza hâkimlikleri kuruldu. Kuruluşu Anayasa’ya aykırı olan bu mahkemelere seçilmiş militanlar/isimler atandı. Yakın çevresine, “Sulh ceza mahkemeleri ile ilgili düzenleme yaptık. Kanun çıktığında bunların (Cemaat’in) defterini düreceğim,” diyordu. “İnlerine gireceğiz. Cadı avıysa, biz bu cadı avını yapacağız, bunu da bilin.” ifadelerini kullanmıştı. Hukuku ayaklar altına alacaklarını ilan ediyordu.</p>
<p><strong>FUAT AVNİ HABER VERİYOR: ZAMAN’A BASKIN VAR!</strong></p>
<p>Medyaya yönelik darbe operasyonunun haberini 11 Aralık 2014’de dönemin Twitter fenomeni Fuat Avni verdi. Operasyon cuma günü sabah yapılacaktı. Ekrem Dumanlı, yapılacağı söylenen operasyonu ‘cinnet’ olarak yorumladı. Ekrem Dumanlı ve Hidayet Karaca bir gün sonra birlikte Çağlayan Adliyesi’ne giderek haklarında soruşturma olup olmadığını sordu. Bizzat İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Hadi Salihoğlu, Dumanlı ve Karaca hakkında iddia edildiği gibi böyle bir soruşturma olmadığını bildirdi.</p>
<p><strong>OPERASYON HAZIRLIKLARI BAŞLIYOR</strong></p>
<p>Başsavcı Hadi Salihoğlu’nun açıklamasından sadece bir gün sonra, yine Fuat Avni, ertelenen operasyonun yapılacağını yazdı. Ekrem Dumanlı, gecenin bir yarısı gazetenin önünde toplananlara ‘Allah’tan başkasına boyun eğmeyeceğiz’ diye seslendi: “Bu çok açık demokrasiye yapılan bir darbedir. Basın özgürlüğüne yapılan bir darbedir. Fikir hürriyetine yapılan bir darbedir. Bir korkutma, sindirme teşebbüsüdür. Ama biz her zaman söylüyoruz; herkes sussa biz susmayız, herkes korksa biz korkmayız.”</p>
<p><strong>SİPARİŞ OPERASYON ESKİŞEHİR’DEN BAŞLADI</strong></p>
<p>Ve pazar sabahı gözaltılar başladı. İlk gözaltı haberi Eskişehir’den geldi… Tek Türkiye dizisinin yapımcısı Salih Asan’ın sabah namazı için kurduğu saat çalmadan polisler kapıya dayanmıştı. Gözaltılar başladığı sırada Ekrem Dumanlı gazetede, Hidayet Karaca ise televizyon binasındaydı. Arkadaşları gözaltına alınan Hidayet Karaca 09.00 sularında Emniyet’e gitti. Saatler 07.10’u gösterdiğinde polisler Zaman’ın giriş kapısında belirdi. Türkiye’nin en çok satan gazetesinin genel yayın müdürü, canlı yayında bütün dünyanın gözü önünde gözaltına alınıyordu… Zaman, 15 Aralık 2014’te ‘Demokrasinin kara günü’ manşetiyle çıktı.</p>
<p><strong>SİLAHLARIN GÖLGESİNDE SORGU</strong></p>
<p>Ekrem Dumanlı ve Hidayet Karaca’nın Emniyet’teki sorguları 80 saat sonra başladı. İki ismin savcılık sorguları da Emniyet’te, silahların gölgesinde yapıldı. Soruların hiçbirinde somut bir delil yoktu. İki ismin savcılık sorguları 17 Aralık’ı 18’ine bağlayan gece yarısı bitti. Dumanlı ve Karaca, savcılık sorgusunun ardından diğer 14 şüpheliyle birlikte tutuklanmaları talebiyle mahkemeye sevk edildi.</p>
<p><strong>SUÇ DELİLİ: İKİ KÖŞE YAZISI VE BİR MAKALE</strong></p>
<p>Zaman’a yönelik soruşturmanın hiç bir hukuki temeli yoktu. Soruşturma Savcısı Hasan Yılmaz, tamamen vehimlerle bir suç ‘uydurmaya’ çalışıyordu. Gazetenin Genel Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı, ‘devletin egemenliğini ele geçirmeye çalışmak’la suçlanıyordu. Hakkındaki suçlamaya yönelik delillerin ne olduğunu ise mahkeme sorgusunda öğrenebildi; kendisine bile ait olmayan iki köşe yazısı ve bir haber. Türkiye’nin en çok satan gazetesinin genel yayın müdürü, işte bu delillere dayanılarak ‘terör örgütüne üye olmak’la suçlanıyordu!</p>
<p><strong>VEHİMLERLE SUÇ UYDURULUYOR</strong></p>
<p>Soruşturma Savcısı Hasan Yılmaz, Hizmet Hareketi’nin, El Kaide bağlantılı ‘Tahşiyeciler’ adlı örgüte kumpas kurup, liderleri dahil birçok mensubunu tutuklattığını düşünüyordu! Savcıya göre Fethullah Gülen, 6 Nisan 2009’da herkul.org’da yayınlanan sohbetinde örgütü hedef göstermiş, daha sonra STV’de yayınlanan dizide örgütten bahsedilmiş, ardından Zaman gazetesinde iki yazar, makalelerinin bir yerinde bu örgütü anlatmış, bütün bunlardan sonra da polisler operasyon yapmış ve şahıslar gözaltına alınmıştı! Yine savcının iddiasına göre bütün bunlar ‘devletin egemenliğini ele geçirmek için’ yapılmıştı!</p>
<p><strong>DUMANLI’YA TAHLİYE, KARACA’YA TUTUKLAMA</strong></p>
<p>Birinci Sulh Ceza Hâkimliği, kararı 19 Aralık’ta 14.30 sularında açıkladı. Hidayet Karaca’nın ‘terör örgütü yöneticiliği’, diğer şüpheliler Tufan Ergüder, Ertan Erçıktı ve Mustafa Kılıçaslan’ın ise ‘terör örgütü üyesi olma’ suçundan tutuklanmasına karar verdi. Dumanlı ise ‘delil yetersizliği’ gerekçesiyle serbest bırakıldı. Dumanlı’yla birlikte 7 kişi daha salıverilmişti. Karar sonrası serbest kalan Dumanlı, onbinlerin ‘özgür basın susturulamaz’ sloganıyla karşılandı.</p>
<p><strong>ZAMAN’A GECEYARISI BASKINI</strong></p>
<p>İktidarın Zaman’ı susturma girişimleri bitmedi. 11 Kasım 2015’de gece yarısı gazete binasına TOMA’lar ve helikopterlerle baskın yapıldı. Zaman, kayyım atanan Bugün Gazetesi’nden ayrılanların kurduğu Özgür Bugün’ü basmakla suçlanıyordu! Karar 3. Sulh Ceza Mahkemesi’ne aitti.</p>
<p><strong>UYDURUK GEREKÇELERLE KAYYIM KARARI</strong></p>
<p>AKP iktidarı, 4 Mart 2016’da İstanbul 6. Sulh Ceza Hakimliği’nin skandal kararıyla amacına ulaştı. Zaman Gazetesi’ni de bünyesinde bulunduran Feza Gazetecilik şirketine kayyım atandı. Gerekçede, Zaman’ın uydurulmuş ‘FETÖ’ örgütünün faaliyetleri kapsamında ve örgüt faaliyetlerine destek olacak şekilde’ yayın yaptığı ileri sürülüyordu. Buna yönelik ‘kuvvetli deliller var’ diyordu sözde mahkeme. Delil dediği şeyler köşe yazıları ve haberlerdi. Ayrıca Zaman, PKK’yla işbirliği yapmakla da suçlanıyordu. Bunun delili ise bir gizli tanığın safsatalarından başka bir şey değildi.</p>
<p><strong>ÖZGÜR ZAMAN’IN SON MANŞETİ: ‘ANAYASA ASKIDA’</strong></p>
<p>Zaman 5 Mart Günü Anayasa Askıda manşetiyle çıktı. Bu özgür Zaman’ın son baskısıydı. Anayasa’nın 35. Maddesi kamuoyuna hatırlatıldı ve demokrasinin, hukukun katledildiği son kez tarihe not edildi. 4 Mart 2016’dan sonra Türkiye’de özgür basının kapısına kilit vuruldu. Gazetelerini, demokrasiyi ve hukuku savunan Zaman yazarlarının çoğu cezaevlerine atıldı, bir kısmı sürgünde yaşamaya mahkum edildi.</p>
<div class="td-g-rec td-g-rec-id-content_bottom td_uid_3_60414e54c3c1e_rand td_block_template_1 "><strong>Kaynak:Tr724</strong></div>
<p><a href="https://hizmetten.com/zamanin-gasp-edilisinin-yil-donumu-anayasa-5-yildir-askida/">Zaman’ın gasp edilişinin yıl dönümü: Anayasa 5 yıldır askıda!</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>‘Hayat nasıl da geçiyor zaman hiç geçmezken!’ &#124; Ahmet Kurucan</title>
		<link>https://hizmetten.com/hayat-nasil-da-geciyor-zaman-hic-gecmezken-ahmet-kurucan/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Nov 2020 17:00:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Kurucan]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=14983</guid>

					<description><![CDATA[<p>Merhum Cahit Zarifoğlu’na ait bu başlıkta okuduğunuz edebi cümle. “Hayat nasıl da geçiyor zaman hiç geçmezken.” Gerçekten de öyle. Geçmek bilmiyor zaman, bitmek bilmiyor seneler, aylar, günler, saatler ve dakikalar.&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/hayat-nasil-da-geciyor-zaman-hic-gecmezken-ahmet-kurucan/">‘Hayat nasıl da geçiyor zaman hiç geçmezken!’ | Ahmet Kurucan</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Merhum Cahit Zarifoğlu’na ait bu başlıkta okuduğunuz edebi cümle.</p>
<p><b>“Hayat nasıl da geçiyor zaman hiç geçmezken.”</b></p>
<p>Gerçekten de öyle.</p>
<p>Geçmek bilmiyor zaman, bitmek bilmiyor seneler, aylar, günler, saatler ve dakikalar.</p>
<p><b>Her gün aynı güne uyanmak, aynı şeyleri tekrar etmek yaşama heyecanını öldürüyor insanın.</b></p>
<p>Hele şu koronavirüsünün karantinası altında yaşarken daha çok hissettik bunu.</p>
<p>Ama netice değişmiyor.</p>
<p><b>Geçmek bilmese de zaman, hayat akıp gidiyor.</b></p>
<p><b>Bir de bakıyorsun ki neredeyse bitmiş hayatın.</b></p>
<p>Kaçınılmaz son olan ölüm, devasa adımlarla sana doğru ilerliyor.</p>
<p>Bir gün gelecek kapını da çalacak.</p>
<p>Geçen gün bir dostuma dedim ki; ‘çocukluğumda ben, bugün benim yaşımda olan insanlara ihtiyar gözüyle bakıyor, ha öldü ha ölecek diyordum.’</p>
<p>Evet şimdi ben, bir zamanlar benim ha öldü ha ölecek dediğim insanların yaşındayım.</p>
<p><b>“Gün günden beter”</b> derdi rahmetli ninem 80 öncesi anarşinin yoğun olduğu ve her gün gencecik insanların ölüm haberlerini radyo ajansından dinledikten sonra.</p>
<p>Bugünleri görseydi ne derdi bilmiyorum ama ben de aynı şeyi söylüyorum: gün günden beter.</p>
<p>Gecikmiş adaletin adalet olmadığını söylerdik eskiden.</p>
<p><b>Şimdilerde gecikmiş adaletin cinayet olduğunu gözlerimizle görüyoruz.</b></p>
<p>Duyduğumuz ciğersûz hadiselerin özneleri başkaları olsa da sanki hepsini ben yaşamışım gibi acı ve ıstırap duyuyorum.</p>
<p>Sadece ben mi?</p>
<p>Benim gibi binlerce insan aynı acı ve aynı ıstırapla kıvrım kıvrım bugün.</p>
<p>Tam da bu noktada insan “hakkı, hakkaniyeti, hukuku, nısfeti bıraktık,</p>
<p>azıcık merhamet” diyor.</p>
<p>Gün ışığında elinde fenerle, mumla merhamet arıyor.</p>
<p>Heyhat, onu da bulamıyor.</p>
<p>Neden mi?</p>
<p>Çünkü İbni Haldun’un tespitiyle “merhamet masum olduğu için her kalbe misafir olmazmış” da ondan.</p>
<p>Öyle der İbni Haldun: <b>“Merhamet masum olduğu için her kalbe misafir olmaz.”</b></p>
<p>El-hak doğru söylemiş.</p>
<p>Merhum bu tespiti kendisine yaptıracak neler gördü, neler yaşadı bilmiyorum ama dediği çok doğru.</p>
<p>Dünkü dostlar bugün düşman olmuş.</p>
<p>Büyük resimden değil, kendi küçücük dünyamdaki dostlarımdan, dost bildiklerimden bahsediyorum.</p>
<p>İnanması o kadar zor ki!</p>
<p>Bazen oluyor ki <b>“Yaşamak isterken delicesine ölümü özledim anne”</b> diyen insanın hissiyatını yaşıyorum iliklerime kadar.</p>
<p>İran’ın ünlü şairi Sadi Şirazi’nin sözünü hatırladım şimdi.</p>
<p>Der ki o büyük şair: <b>“Kimsenin senin yanında olmasına güvenme. Karşına geçmesi için bir adım, düşman olması için bir lafın yeter.”</b></p>
<p>İyi de diyor insan kendi kendine, onun karşıma geçmesi ya da düşman olması için ne bir adımım ne de bir çift lafım oldu.</p>
<p>Öyleyse neden?</p>
<p>Bilmiyorum ki?</p>
<p>Ah keşke bilebilsem!</p>
<p>Bilebilsem de sevgimin acıttığı kalbim biraz sükûnet bulsa.</p>
<p><b>Sevgi kalbi acıtır mı diyebilirsiniz?</b></p>
<p>Acıtır.</p>
<p>Vallahi acıtır.</p>
<p>Billahi acıtır.</p>
<p>Tallahi acıtır.</p>
<p>Hem de derinden derine.</p>
<p>Hem de inceden inceye.</p>
<p>Korkmalı insan bu akıbetten.</p>
<p><b>Kalbi sevgiden acıyan değil, kendisine karşı sevgi ile çarpan o kalbi acıtan korkmalı.</b></p>
<p>Zira o acıyan ve incinen kalp, eğer neden sorularına tatmin edici bir cevap bulamazsa, bir an gelir öyle bir “ahhhh!” eder ki, o ahh Merhum Neşet Ertaş’ın dediği gibi sahibini mutlaka bulur.</p>
<p><b>Ne güzel der büyük Usta: “İncinmiş olanın ahı, nereye gitse bulur sahibini”</b></p>
<p>Kendi adıma incinmiş hissiyatım diyeceğim ama birçok arkadaşımın da benimle aynı kaderi paylaştığı, aynı duygu ve düşüncelere sahip olduğunu bildiğim için incinmiş hissiyatımız diyeyim ve bir itirafta bulunayım; evet incinmiş hissiyatlarımız bazen ola ki bizi böyle düşündürüyor ve konuşturuyor ama bunun ne kadar doğru olduğunu da kestiremiyorum.</p>
<p><b>İnsanlığın İftihar tablosu Peygamber Efendimizin örnekliğinde yerini bulan nice hadiseler ardı arkasına sökün ediyor zihnime.</b></p>
<p>Sonra bunları düşündüğüm için utanıyorum kendimden.</p>
<p>Aziz Francis’in güzel ama gerçekten çok güzel bir duası vardır.</p>
<p>Yaşadığım onca sıkıntıya rağmen böylesi bir duayı edebilecek engin bir gönüle sahip olmayı ne kadar çok arzu ederdim.</p>
<p>Heyhat, o hissiyatı da kaybettim günlük hayatın hay huyu içinde.</p>
<p>Beni bırakın da duaya odaklanın şimdi.</p>
<p>Şöyle der duasında Aziz Francis:</p>
<p><b>“Tanrım, beni huzurunun bir parçası yap,</b></p>
<p><b>Nefretin olduğu yere sevgi ekmeme izin ver.</b></p>
<p><b>Suçun olduğu yere merhamet,</b></p>
<p><b>Şüphenin olduğu yere inanç,</b></p>
<p><b>Umutsuzluğun olduğu yere de umut,</b></p>
<p><b>Karanlığın olduğu yere ışık,</b></p>
<p><b>Üzüntünün olduğu yere neşe.</b></p>
<p><b>Yüce tanrım!</b></p>
<p><b>Teselli edileceğimden çok teselli edeyim,</b></p>
<p><b>Sevilmektense seveyim.</b></p>
<p><b>Çünkü verdikçe alırız,</b></p>
<p><b>Bağışladıkça bağışlanırız</b></p>
<p><b>ve ölünce de ebedi yaşama doğarız.”</b></p>
<p>Gördüğünüz gibi gelgitler arasında bitip tükeniyor hayat, zaman hiç geçmese de.</p>
<div class="td-g-rec td-g-rec-id-content_bottom td_uid_3_5fb6d658139da_rand td_block_template_1 "><strong>Kaynak: Ahmet Kurucan | TR724</strong></div>
<p><a href="https://hizmetten.com/hayat-nasil-da-geciyor-zaman-hic-gecmezken-ahmet-kurucan/">‘Hayat nasıl da geçiyor zaman hiç geçmezken!’ | Ahmet Kurucan</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hayata Değer Katan Zaman &#124; M.Ali Şengül Ağabey</title>
		<link>https://hizmetten.com/hayata-deger-katan-zaman-m-ali-sengul-agabey/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 11 Sep 2020 12:00:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Ali Şengül]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=13675</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hayat ve zaman mü’min için çok kıymetlidir. Çünkü ikisinin de tekrarı mümkün değildir. Bundan dolayı hiçbir parçası israf ve zayi edilmeden, ahiret hayatı adına yatırım yapılmalıdır. Zaman kadar hayat ve&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/hayata-deger-katan-zaman-m-ali-sengul-agabey/">Hayata Değer Katan Zaman | M.Ali Şengül Ağabey</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>Hayat ve zaman mü’min için çok kıymetlidir. Çünkü ikisinin de tekrarı mümkün değildir. Bundan dolayı hiçbir parçası israf ve zayi edilmeden, ahiret hayatı adına yatırım yapılmalıdır.</div>
<div></div>
<div>Zaman kadar hayat ve sıhhat de, alınıp satılmayan Allah’ın bir emanetidir.</div>
<div></div>
<div>Mü’min hayatını, gençliğini, zamanını nerede, neyle ve nasıl geçirdiğine dikkat etmeli ve her türlü haram ve günahlardan koruyarak, Allah’ın izin verdiği helal daireyle iktifa etmelidir.</div>
<div></div>
<div>Okuyacağımız, dinleyeceğimiz, seyredeceğimiz şeyleri, oturup kalkacağımız, yazıp çizeceğimiz, düşünce ve hizmet stratejilerimizi filtreden, süzgeçten geçirmemiz gerekir.</div>
<div></div>
<div>Yoksa gitmek zorunda olduğumuz büyük mahkemede, Hakimler Hâkimi Allah huzurunda, nedamet duyup eyvah demenin, saçını başını yolmanın hiçbir faydası olmayacaktır.</div>
<div></div>
<div>Lüzumsuz ve gereksiz çok şeylerle ömrümüz ve zamanımız israf oluyor.</div>
<div></div>
<div>İman ve Kur’an hizmetine ve insanların dünya ve ahiret saadetine yardımcı olmaya kendilerini adayan insanlar, çok temkinli ve dikkatli olmaları gerekmektedir.</div>
<div></div>
<div>Mü’min, Allah’a olan güven ve itimadını sarsmadan üzerine düşen vazifelerini yapıp, tenkitten kaçmalı ve kendi doğrularını temsil edip örnek olmalıdır.</div>
<div></div>
<div>Mü’min, karakterine yakışanı yapmalı ve varsa güzel fikirleri ve teklifleri, onları şahsı manevi adına arz etmeli ve onların değerlendirildiğine de itimat etmelidir.</div>
<div></div>
<div>Mü’min, duygu ve hislerine kapılmamalı ve bilhassa insanın, gergin ve hiddetli olduğu anlarda, tefekkür ve düşünce süzgecinden geçirmeden, istişare etmeden aceleyle söylenen sözlerin fayda değil, zarar getireceğini hesaba katmalıdır.</div>
<div></div>
<div>Muhatap kim olursa olsun, mü’min üslubunu bozmamalı. Akıl, mantık ve iradeyi hissi hareketlerle boğmamalı. Rabbimize milyonlar başkaldırıp isyan ettiği halde, Allah bu münkirlerin başlarına taş yağdırmıyor ve onların bütün ihtiyaçlarını ve rızıklarını veriyor. Tevbe edenler hariç cezaları ahirete kalıyor.</div>
<div></div>
<div>Aynı zamanda Efendimiz (sav)’e, ve nübüvvete varis olan bütün büyüklerimize ne hakaretler yapılmış ve yapılmaktadır ama, onlar ahlakı aliyeyi islamiyeyle hareket ediyor ve asla mukabele-i bil-misilde bulunmuyorlar. Dinin haysiyet ve şerefini korumakla vazifeli bütün ehli imanın en büyük sermayesi; kavli leyyinle, tatlı dil güler yüzle hareket etmek, hadiseler ne kadar ağır ve zor olursa olsun, sebeplerde kusur yapmama kaydıyla sabırdır.</div>
<div></div>
<div>Allah’a başkaldırıp isyan eden firavuna, Cenab-ı Hakk Hz. Musa(as) ve kardeşi Hz. Harun (as)’ı hakkı tebliğ üzere vazifelendiriyor. Cenab-ı Hakk:</div>
<div></div>
<div><i>“Seni Ben seçip Peygamberliğime hazırladım.”  </i></div>
<div><i>“Haydi kardeşinle birlikte âyetlerimle gidiniz, sakın Beni anmakta gevşeklik göstermeyiniz!” </i></div>
<div><i>“Gidin Firavuna, zira o iyice azdı.”  </i></div>
<div><i>“Ona tatlı, yumuşak bir tarzda hitap edin. Olur ki aklını başına alır, yahut hiç değilse biraz çekinir.”  </i></div>
<div><i>“Ya Rabbenâ” dediler, “doğrusu, korkarız ki o bize son derece kötü davranır, hatta ileri gidip daha da azar.”  </i></div>
<div><i>“Korkmayın!” buyurdu, “Ben sizinle beraberim, her şeyi işitir ve görürüm.”  </i></div>
<div><i>“Haydi varın da şöyle deyin ona: </i></div>
<div><i>Rabbin tarafından gönderilen elçileriz biz sana! </i></div>
<div><i>İsrail oğullarını bizimle gönder ve işkence etme onlara! </i></div>
<div><i>Rabbinden bir belge ile geldik biz sana. </i></div>
<div><i>Kurtuluş hastır, bu doğru yolu tutanlara!”</i> <b>(Taha sûresi 41-47)</b></div>
<div><b> </b></div>
<div>Gençliğinin baharında Allah ve Resulüllah’ı tanıyan, her türlü tehditlere aldırmayan Mus’ab bin Umeyr (ra)’i, Allah Resulü (sav); Yesrip’den gelen ve Akabe’de islamla şereflenen Müslümanlara ve diğer insanlara Allah ve Resulüllah’ın emirlerini tebliğ etmek üzere ilk muhacir olarak göndermiştir.</div>
<div></div>
<div>Başta kabile reisleri ve Yesrip’te bulunan insanlar, sen buraya yuvaları parçalayıp insanları birbirine düşman etmek için mi geldin diyerek karşı çıktılar ve tehdit ettiler. Mus’ab bin Umeyr (ra) onlara oldukça yumuşak bir tavır ve davranışla mukabele ederek, ben bir tek insanım, silahım da yok, sizler gücü temsil ediyorsunuz ordunuz ve silahlarınız var. Beni dinleyin, korktuğunuz şeyleri bende görürseniz öldürebilirsiniz diyerek, İslamı anlatıp, iman erkanını tebliğ etmeye başladı ve Allah da kalplerini yumuşattı.</div>
<div>Kavimler kabile reisleriyle beraber İslam&#8217;la şereflendiler. Kısa zamanda, Medine-i münevvere de neredeyse İslam&#8217;ın girmediği ev kalmadı.</div>
<div></div>
<div>Bir insan için dünya ve ahiret saadeti adına iman mutlaka gerekir. Ne var ki, bu imanın gelişmesi için, ilim ve irfanla kalp ve akıl da ihmal edilmemelidir. Binaenaleyh, mü’minin muhataplarına karşı güven telkin etmesi önem arz etmekte, zira güven ve itimadın olmadığı yerde itibar ve tesirin olmayacağı da bilinmelidir. Bundan dolayı mü’minler, gerçeklerin dışında duyumlarla hareket ederek bu itibarı sarsıcı tavır ve davranışlarından dolayı sorumlu olacaklarının şuurunda olarak hareket etmelidirler.</div>
<div></div>
<div>Hz. Üstad; <i>“İnsan günahı önemsemeyip devam ederse, günahın mahiyetinde küfür tohumu vardır. Günahı hafife alan ve ona devam eden insan yavaş yavaş günaha karşı ülfet peyda eder ve zamanla o günaha aşık ve müptela olur, terk edemeyecek bir duruma düşer.”</i> Onun için istiğfarla o günahın kökünü kurutmak gerekir. Özel donanımda yaratılan ve günahlardan masum bulunan nebiler sultanı Efendimiz(sav) günde yetmiş veya yüz defa istiğfar ettiğini beyan buyurmaktadır.</div>
<div></div>
<div>Allah insanı günah işlesin, fitne fesat çıkarıp kan döksün, yuvaları yakıp yıksın diye değil, tam tersine tahribatları tamir etsin, dünya barışına katkıda bulunsun, Rabb’ül aleminden gelen emir ve yasaklara saygılı olsun ve Allah ve Resulüne itaat etsin diye yaratmıştır.</div>
<div></div>
<div>Hz. Üstad; <i>“Ey uykuda iken kendilerini ayık zannedenler! Umûr-u diniyede müsamaha veya teşebbühle medenîlere yanaşmayın. Çünkü aramızdaki dere pek derindir. Doldurup hatt-ı muvasalayı temin edemezsiniz. Ya siz de onlara iltihak edersiniz veya dalâlete düşer boğulursunuz.”</i> diyerek dikkatlerimizi çekmektedir. (Habbe)</div>
<div></div>
<div>Hayat bize Allah’ın en kıymetli hediyesi ve emanetidir. Onun maliki, sahibi ve aynı zamanda tasarrufu Allah’a aittir. Biz ömrümüzü ne uzatabilir nede kısaltabiliriz. Binaenaleyh; kurumuş, uyuşmuş kış çiçeğine benzeyen ihtiyarlık kapımızı çalmadan evvel, latif, zarif ve güzel gül çiçeğine benzeyen gençliğimizin kıymet bilmeli, ölüm kapımızı çalmadan evvel hayatımızı ve zamanımızı israf etmeden ahiretimiz adına çok iyi değerlendirmeliyiz.</div>
<div><b> </b></div>
<div><b>Kaynak:Mehmet Ali Şengül | Samanyoluhaber</b></div>
<p><a href="https://hizmetten.com/hayata-deger-katan-zaman-m-ali-sengul-agabey/">Hayata Değer Katan Zaman | M.Ali Şengül Ağabey</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Zaman ihtiyarladıkça Hz. Muhammed(s.a.s.) gençleşiyor” &#124; M.Fethullah Gülen Hocaefendi</title>
		<link>https://hizmetten.com/zaman-ihtiyarladikca-hz-muhammeds-a-s-genclesiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Jun 2020 13:00:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hocaefendi]]></category>
		<category><![CDATA[Mizan]]></category>
		<category><![CDATA[M.Fethullah Gülen]]></category>
		<category><![CDATA[sonsuz nur]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=11892</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#8220;Peygamber Efendimizi (s.a.s.) hakkıyla bilemedik ve O’nu (s.a.s.) hakkıyla anlatamadık.&#8221; Muhterem Fethullah Gülen Hocaefendi&#8217;nin İstanbul Üsküdar Valide-i Cedid Camii&#8217;nde , 13.01.1989&#8217;da verdiği vaaz&#8217;ın özeti: “Zaman ihtiyarladıkça Hz. Muhammed (s.a.s.) gençleşiyor”&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/zaman-ihtiyarladikca-hz-muhammeds-a-s-genclesiyor/">“Zaman ihtiyarladıkça Hz. Muhammed(s.a.s.) gençleşiyor” | M.Fethullah Gülen Hocaefendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>&#8220;Peygamber Efendimizi (s.a.s.) hakkıyla bilemedik ve O’nu (s.a.s.) hakkıyla anlatamadık.&#8221;</h3>
<div class="epyt-video-wrapper"><iframe  id="_ytid_42049"  width="1170" height="658"  data-origwidth="1170" data-origheight="658" src="https://www.youtube.com/embed/1cWd1Bzcees?enablejsapi=1&#038;autoplay=0&#038;cc_load_policy=0&#038;cc_lang_pref=&#038;iv_load_policy=1&#038;loop=0&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;playsinline=1&#038;autohide=2&#038;theme=dark&#038;color=red&#038;controls=1&#038;disablekb=0&#038;" class="__youtube_prefs__  epyt-is-override  no-lazyload" title="YouTube player"  allow="fullscreen; accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen data-no-lazy="1" data-skipgform_ajax_framebjll=""></iframe></div>
<div id="meta" class="style-scope ytd-watch-flexy">
<div id="meta-contents" class="style-scope ytd-watch-flexy">
<div id="container" class="style-scope ytd-video-secondary-info-renderer">
<div id="content" class="style-scope ytd-expander">
<div id="description" class="style-scope ytd-video-secondary-info-renderer"><strong>Muhterem Fethullah Gülen Hocaefendi&#8217;nin İstanbul Üsküdar Valide-i Cedid Camii&#8217;nde , 13.01.1989&#8217;da verdiği vaaz&#8217;ın özeti:</strong></div>
<div class="style-scope ytd-video-secondary-info-renderer">“Zaman ihtiyarladıkça Hz. Muhammed (s.a.s.) gençleşiyor”</div>
<div class="style-scope ytd-video-secondary-info-renderer">*Peygamber Efendimizi (s.a.s.) hakkıyla bilemedik ve O’nu (s.a.s.) hakkıyla anlatamadık&#8230; “Habibim! Sen olmasaydın varlığı yaratmazdım!” hakikatinin mânâsı&#8230; *Resûlullah’ın (s.a.s.) ayaklarını bastığı mübarek köyünü cennetlere tercih ederim&#8230;</div>
<div></div>
<div class="style-scope ytd-video-secondary-info-renderer">*Kendinden evvel gelen her peygamber (aleyhimüsselam) peygamberlik minaresinin başında O’nun (s.a.s.) geleceğini ilan etmiştir.</div>
<div></div>
<div class="style-scope ytd-video-secondary-info-renderer">*Bütün güzel hasletler O’nda (s.a.s.) toplanmıştı. Allah Resûlü (s.a.s.) iyi bir aile reisi olmanın yanında iyi bir erkân-ı harpti. Gayble ilgili verdiği haberler aynan gerçekleşiyordu. İlimlerin ufku</div>
<div class="style-scope ytd-video-secondary-info-renderer">*O’nun (s.a.s.) ilminin sınırına ancak ulaşıyordu.</div>
<div></div>
<div class="style-scope ytd-video-secondary-info-renderer">*Sahabiler (r.anhüm), Resûlullah’ı (s.a.s.) iyi bildikleri için O’nu (s.a.s.) çok seviyorlardı. Hz. Hubeyb (r.a.) O’nun (s.a.s.) ayağına bir dikenin dahi batmasına razı olmuyordu. Hz. Sümeyra (r.anhâ) Uhud Savaşı’nda babası, kocası, kardeşi ve evlatlarının şehit olmalarına aldırış etmiyor, delicesine Resûlullah’ı (s.a.s.) arıyordu.</div>
<div></div>
<div class="style-scope ytd-video-secondary-info-renderer">*20. asrın onulmaz dertlerinin dermanı Muhammedî ruhtur (s.a.s.)</div>
</div>
<div id="always-shown" class="style-scope ytd-metadata-row-container-renderer"></div>
<div id="collapsible" class="style-scope ytd-metadata-row-container-renderer"></div>
</div>
</div>
</div>
<div id="spinner-container" class="style-scope ytd-item-section-renderer"></div>
<div id="contents" class="style-scope ytd-item-section-renderer">
<div id="icon" class="style-scope ytd-message-renderer"></div>
</div>
<p><a href="https://hizmetten.com/zaman-ihtiyarladikca-hz-muhammeds-a-s-genclesiyor/">“Zaman ihtiyarladıkça Hz. Muhammed(s.a.s.) gençleşiyor” | M.Fethullah Gülen Hocaefendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şiir &#124; Zaman-Halil Erdem</title>
		<link>https://hizmetten.com/zaman-siiri-halil/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Apr 2020 09:00:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[halil erdem]]></category>
		<category><![CDATA[şiir]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=9041</guid>

					<description><![CDATA[<p>Zaman, zihnimde geçilmez bir sarp geçit, Zaman, okyanus kenarında yaşadığım gel-git , Zaman, içine düştüğüm dipsiz bir kuyu, Zaman, karanlık bulutların dinmeyen suyu. Zaman, çöl sıcaklığında gördüğüm serap, Zaman, karanlık&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/zaman-siiri-halil/">Şiir | Zaman-Halil Erdem</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Zaman, zihnimde geçilmez bir sarp geçit,<br />
Zaman, okyanus kenarında yaşadığım gel-git ,<br />
Zaman, içine düştüğüm dipsiz bir kuyu,<br />
Zaman, karanlık bulutların dinmeyen suyu.</p>
<p>Zaman, çöl sıcaklığında gördüğüm serap,<br />
Zaman, karanlık gecelerde beklediğim mehtap,<br />
Zaman, beklerken çektiğim şiddetli ızdırap,<br />
Zaman, beklerken düştüm harap ve bitap.</p>
<p>Zaman, kalubelada işittiğim ses,<br />
Zaman, balçıktan toprağa verilen nefes,<br />
Zaman, ateşten varlıkla girdiğim lades,<br />
Zaman, eşref-i mahlukla buldu makes ,</p>
<p>Günler aylar geçse de geçmiyor zaman,<br />
Onca geçen yılda nedir geriye kalan,<br />
Hani derler ya zaman her şeyin ilacı ,<br />
Bu sözün artık bende doldu miadı.</p>
<p><strong>Halil Erdem</strong></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/zaman-siiri-halil/">Şiir | Zaman-Halil Erdem</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
