<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Yolcu arşivleri - Hizmetten</title>
	<atom:link href="https://hizmetten.com/tag/yolcu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://hizmetten.com/tag/yolcu/</link>
	<description>Hizmet&#039;e Dair Ne Varsa...</description>
	<lastBuildDate>Sun, 16 Jul 2023 21:18:05 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/01/hizmetten_loga_web-150x150.png</url>
	<title>Yolcu arşivleri - Hizmetten</title>
	<link>https://hizmetten.com/tag/yolcu/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Yolcu &#124; KÜBRA AYDIN</title>
		<link>https://hizmetten.com/yolcu-kubra-aydin/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Nov 2022 07:00:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[Kübra Aydın]]></category>
		<category><![CDATA[Meriç]]></category>
		<category><![CDATA[Yolcu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=28049</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yolcu &#124; KÜBRA AYDIN Yola çıkmaya karar vermek mi zordu yolda olmak mı? Yolculuk mu daha zordu beklemek mi? Çocuklarından ayrı geçirdiği her saniye senelere tekabül ediyordu. Her telefonda zoraki&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/yolcu-kubra-aydin/">Yolcu | KÜBRA AYDIN</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yolcu | KÜBRA AYDIN</strong></p>
<p>Yola çıkmaya karar vermek mi zordu yolda olmak mı? Yolculuk mu daha zordu beklemek mi? Çocuklarından ayrı geçirdiği her saniye senelere tekabül ediyordu. Her telefonda zoraki gülümseme, çocuklarından sakladığı gözyaşlarıyla gölgeleniyordu. Önce eşi gitmişti. Çocuklarıyla hayata tutunmak için çabalamıştı. Yaşamak denirse işte.</p>
<p><strong>Eşi tutuklandığında yalnız kalmıştı. Eşi gittiğinde yine yalnızdı, şimdi çocuklar da gitmişti. Artık yapayalnızdı.</strong> İnsan hayatına ne kadar yalnızlık sığdırabilirdi? Gece gündüz ailesine kavuşmanın hayaliyle yaşar olmuştu. Kimse istemezdi bir gecede bütün ailesini kaybetmeyi kimse göze alamazdı soğuk suları kulaçlamayı. Ama gel gör ki özgürlüğe vurulan prangalar nefessiz bıraktığında insanı, bütün zorlu yollar göze alınırdı. Kaç kere denedi onlara ulaşmayı. Denizleri aşamadı, nehirleri geçemedi. Her seferinde kalbi yoruldu bedeninden çok.</p>
<p>Yağmurlu bir günde düştü yine yollara. Kimi zulümden kimi savaştan kimi açlıktan kaçıyordu. <strong>Özgürlüğe giden yolun adı Meriç’ti.</strong> Kendilerini karşı kıyıya attığında bu sefer oldu dedi içinden sevinçle. Ailesine kavuşmanın hayaliyle gecenin ve soğuğun koynunda büyük bir çabayla ilerledi. Ama önlerine çıkan silahlı insanlar -ki o asker olduklarını düşünmüştü- onları dinlemiyordu bile. Yine de dertlerini dilleri döndüğünce anlatmaya çalıştılar. Bir kamyona doldurdular. Artık dile getirmek istemeseler de son dönemlerde sıkça duydukları push-back olaylarının tam ortasında yer aldıklarını anladılar. Sanki bir korku filminin bir karesine sıkışıp kalmışlardı. Herkesi tek tek indirdiler kamyondan. Üzerlerinde ne varsa almışlardı. Kıyafetleri de dahil olmak üzere. Önce başörtüsünü aldılar sonra üzerinde ince bir kazak ve pantolonla bıraktılar. Fakat erkekler sadece iç çamaşırlarıyla kalmıştı. Öyle utanıyordu ki başını yerden kaldıramadı. Bir yandan soğuktan titrerken hıçkırıklarını tutmaya çalışıyordu. Olmamıştı yine. Kavuşamayacaktı çocuklarına. Artık tükenmişti. Geri dönecek büyük ihtimal tutuklanacak en iyi ihtimalle dört beş sene hapishanede kalacaktı. Başka hiçbir şey düşünemiyordu. Tekrar bindirdiler kamyona ve nehrin kenarına getirdiler. Küçücük bir bota 20 insanı bindirip, arkalarından ateş ederek karşı kıyıya ittiler. Onları bekleyen askerler önce giyecek bir şeyler verdiler. Fakat yağmurdan sırılsıklam olmuştu. Nerde nasıl giyecekti ki? Sustu sadece sustu. Konuşulanları duymuyordu kulakları çünkü çocuklarının sesleri yankılanıyordu. Anlamamazlıktan geldi. <strong>Bitti yolun sonu geldi diye düşünürken, askerler onu da yabancı sanmıştı ve hemen sınırdaki köye bırakıp, uzun uzun bir daha buraya gelmemelerini tembihledi.</strong> Serbest kaldığına inanamıyordu. Bu kadar adrenalin sonrası vücudu tepki veremez hale gelmişti. Ne hissedeceğini ne yöne gideceğini bilemeden memleketine döndü. Bu öyle bir girdaptı ki serbest kaldığına sevinse mi karşı kıyıya kadar geçmişken çocuklarına kavuşamamasına üzülse mi… Ne olacaktı bundan sonrası? Her şeyi düşündü hatta gidip teslim olmayı bile. Ailesi olmadan burda özgür olsa ne olurdu? Ama bir hafta geçmeden yolculuk hayalleri geldi kuruldu yüreğinin orta yerine. Siz buna evlat hasreti deyin isterseniz. Bir annenin evlatları için göze alamayacağı hiçbir şey yoktur. Bir haftanın sonunda düşmüştü yola. Bu sefer dönmeyecekti kararlıydı. <strong>Sığındı geceyi yaratan Rabbine, Yunus’a (a.s) onu güvenli sığınak yapana teslim oldu.</strong> Bu sefer karşı kıyıda karakolda buldu kendini. İşlemlerinin ardından ona asırlar gibi gelse de birkaç haftanın ardından nihayet ailesine kavuştu.</p>
<p>Geldiği memlekette eşine ve çocuklarına kucak açmış, yıllarca ailesiyle birlikte onun yolunu gözlemiş dostları karşıladı onu.</p>
<p><strong>Bir kere daha anladı gecenin en karanlık anından sonra şafağın söktüğünü.</strong> Şimdi aydınlık yarınlarda, ailesiyle birlikte devam ediyor yolculuğuna. Ne yol bitiyor ömürde ne yolculuk…</p>
<p>Kendi hikayelerimizi yazmaya devam ediyoruz. Kimi zaman gökten düşüyor üç elma kimi zaman devler kazanıyor umuda karşı….</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/yolcu-kubra-aydin/">Yolcu | KÜBRA AYDIN</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yabancı &#124; KÜBRA AYDIN</title>
		<link>https://hizmetten.com/yabanci-kubra-aydin/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 May 2022 16:01:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[Kübra Aydın]]></category>
		<category><![CDATA[yabancı]]></category>
		<category><![CDATA[Yolcu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=25688</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uzun uzun baktı tren raylarına. Trenin gelmesini beklerken zihnini meşgul etmeye çalışıyordu. Düşünmemeliydi geçmişi artık. Ucundan kıyısından tutunmalıydı yeni hayatına. Bahanelerini sıraladı aklında. En ağır basanı yalnızlıktı. Sadece bir toprak&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/yabanci-kubra-aydin/">Yabancı | KÜBRA AYDIN</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Uzun uzun baktı tren raylarına. Trenin gelmesini beklerken zihnini meşgul etmeye çalışıyordu. Düşünmemeliydi geçmişi artık. Ucundan kıyısından tutunmalıydı yeni hayatına. Bahanelerini sıraladı aklında. En ağır basanı yalnızlıktı. Sadece bir toprak parçası değildi geride bıraktığı. Ailesi, sevdikleri, evi, geçmişi, anıları sanki bir anda bambaşka biri olarak uyanmıştı yeni güne. Kendine yabancı, dilini bilmediği bu şehre yabancı… Anılar da gidince insanın elinden tanıdık ne kalıyordu ki benlikten? Unutmak istediği zaman unutur insan. Gizli bir el değip çalmaz anılarını. Kırılmışsa yüreğin binbir yerinden o zaman veda edersin anılarına. Yeni başlangıçlar için geride bırakırsın çoğu zaman, bilirsin seninle geldiği zaman yük olur omuzlarına.</p>
<p>Gitmek her insan için farklı anlamlarla yüklüdür. Kimi gider dönmemek üzere kimi gider vazgeçmemek üzere… Ya o neden gelmişti bu şehre? Neden terk etmişti bir gece vakti engebeli yollara düşüp bütün geçmişini? Bazı nedenler hüzünlüdür ve bazı nedenler acıtır canını. Yabancıydı artık kendine, geçmişine ve bu şehre…. Nedenleri sayıp dökmedi önüne. Bazen anlatmak azaltmıyordu aksine anlattıkça artıyordu saklamaya çalıştığı hüznü. Bir tek alnını koyduğu seccadesi artık şahit oluyordu gözyaşlarına. Hoş anlatacak ne bir dost kalmıştı elinde ne bir anlayan…</p>
<p>Her gün treni beklerken bu düşüncelerin pençesine düşüyordu. Her defasında artık düşünmek yok dese de bu ıssız istasyon ona yalnızlığını hatırlatıyordu. Ömrünün son beş yılına sığan acılar yaşına yaş katmıştı. Yaşını tutup hoyratça savurmuştu seneler sonrasına. Ayna da gördüğünde yüzündeki çizgileri, saçlarındaki beyazı acı bir gülümsemeyle merhaba diyordu yeni haline.</p>
<p>Her akşam çayı aynı saatte demliyordu. Aynı saatte yatıp aynı saatte kalkıyordu. Bir makine gibi ruhu tıkır tıkır işlerken zihninin itirazlarına kulak asmıyordu. Günler aynıydı hava hep yağmurlu. Güneşi özlüyordu ara sıra. Özlemek deyince yine susuyordu ki diğer özledikleri gelmesin aklına.</p>
<p>Korkmayın bu melankoli hali uzun sürmüyordu. Çünkü burada hayat bir şekilde yolunu buluyordu. Bulmak zorundaydı. Önce derdini anlatmaya çabalıyordu insan. Doktorda, markette, eczanede…. Anlatmaya çalıştıkça çözülüyordu sanki düğüm. Hayat devam ederken yalnızlıkta bir yerlere saklanıyordu ama son bulmuyordu hissettirdikleri. Dil kursu, yeni bir meslek arayışı, yeni insanlar…</p>
<p>Yeni insanlar demişken bir göz atıverin çevrenize. Belki bir yerlerde yalnızlığıyla mücadele etmeye çalışan mahzun gönüller vardır. Samimiyetle uzatılacak bir ele muhabbetle içilecek bir bardak çaya hasret. Uzaklıklarımız, gurbetliklerimiz birbirimizin yalnızlığına merhem olduğumuz sürece yakınlığa erecektir.</p>
<p>Tüm mahzun ve yalnız gönüllere….</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/yabanci-kubra-aydin/">Yabancı | KÜBRA AYDIN</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yolcu &#124; Büşra Nilüfer</title>
		<link>https://hizmetten.com/yolcu-busra-nilufer/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Jul 2020 12:00:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[Büşra Nilüfer]]></category>
		<category><![CDATA[Yolcu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=12279</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hepimizin aşina olduğu bir kelime “Yolcu”&#8230; Biliyoruz dünyada bir yolcu olduğumuzu. Biliyoruz anne karnından ahirete uzanan rotamızı. Biliyoruz dünyada yolcu olduğumuzla ilgili hadis-i şerifleri ve  ayetleri&#8230; Bazen uzun süre aynı&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/yolcu-busra-nilufer/">Yolcu | Büşra Nilüfer</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hepimizin aşina olduğu bir kelime “Yolcu”&#8230;</p>
<p>Biliyoruz dünyada bir yolcu olduğumuzu. Biliyoruz anne karnından ahirete uzanan rotamızı. Biliyoruz dünyada yolcu olduğumuzla ilgili hadis-i şerifleri ve  ayetleri&#8230; Bazen uzun süre aynı mekanda bulunuyoruz. O zaman yolcu olduğumuzu unutabiliyoruz. Halbuki aynı mekanda olmak yolculuğa ara vermek demek değil. Trendeymişiz gibi belki. Evet bir müddet aynı trende yolculuk yapıyoruz ama dışarıdaki görüntüler değişiyor, başka bir mekana<br />
gidiyoruz.</p>
<p>Mezun olduğum okulların önünden geçmek hep tuhaf hissettirir beni mesela&#8230; Aynı okul, aynı şehir, binalar aynı, kantin aynı, bahçedeki ağaçlar aynı, kuşlar bile aynı gibi&#8230; Ama ben yokum artık.  Artık o menzilden geçtim bir daha giremiyorum o menzile. Diyelim ki girdim&#8230; Ama yol arkadaşlarım farklı bu sefer de. Yani iç içe geçmiş boyutlar gibi.</p>
<p>Mekanlar aynı kalsa da zaman değişiyor ve bizim yolculuğumuz mekanlardan ziyade “Zaman İpinde” gerçekleşiyor. Bazen bu ip aynı mekanları dolaşabiliyor ama farklı boyutlarda dolaştığı için aynı yere gelmiş olmuyoruz&#8230; Bugün<br />
bunları düşündüm&#8230;</p>
<p>İki işim arasında bir müddet boşluğum oldu ve bir alışveriş merkezini dolaştım  keşif amaçlı. Bana Türkiye’ de çok gittiğim bir alışveriş merkezini hatırlattı. Bazı markalar, kokular,  renkler, sesler aynı ortamı çağrıştırabilir insana. Ardı ardına bir sürü anı canlandı gözümde&#8230; Sonra  buraya geldiğim yolu düşündüm. Almanya Türkiye’ye çok yakın halbuki. Ama öyle uzakmış ki&#8230; Zaman  ipi öyle bir boyuttan geçirdi ki bazılarımızı, dışarıdan bakana bir gün , yaşayana elli sene belki.  Hem çok  uzundu ama bir o kadar da manevi&#8230; Einstein’ın İzafiyet Teorisi mevzusu&#8230; Risalelerde de geçiyor ya musibet zamanının ağır aktığı.. Ağır da aksa sonuç itibariyle ulaşılması gereken menzile ulaşıyor yolcu.<br />
Sonra bu şehri düşündüm&#8230; Bu şehirde de aynı yerden geçtiğimde farklı zaman boyutunda  geçiyorum. Bir sürü anı birikmiş şimdiden ve şu an aynı mekana başka bir pencereden bakar gibiyim&#8230; Kısacası mekan önemli değil aslında. Önemli olan zaman yolculuğu ve bu yolculukta biriktirdiğimiz ameller&#8230; Geri kalan hiç bir mekan önemli değil. Bu yolculuk bitene kadar mekana bağlanan yanılır. Gerçek menzil ahiret&#8230; Zamanın Sahibine teslim olduğumuzda o bizi sahili selamete  çıkaracaktır. Yalancı oyalanmalar, nefsimizin hırıltıları, dünyanın yalancı mutlulukları bizi oyalarsa<br />
zamanın bereketsiz boyutlarından ilerleriz. Ve eğer gerçek bir nefis terbiyesi yapabilirsek zamanın dar  boyutlarından çıkar ruhanilerin ferah feza boyutuna bile geçebiliriz. Öyle bir nefis için de lütuf da kahır da gerçekten hoş hale gelir. Hadiselerin perde arkasını müşahede edebilir.</p>
<p>İçimde dinmek bilmeyen bir özlem var. Ama sanırım bu özlem mekanlara, geçmişe filan değil; bu özlem zamanın<br />
öteki boyutlarına&#8230; Gözlerim orayı arıyor ama önümde de türlü türlü şeytanlar bana engel olmaya çalışıyor. Ey zamanın ve hepimizin Sahibi&#8230; Sen bizi nefsimizin dar zindanlarından, kalbimizin zümrüt tepelerine çıkar! Amin</p>
<p><strong>Hizmetten | Büşra Nilüfer</strong></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/yolcu-busra-nilufer/">Yolcu | Büşra Nilüfer</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
