<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Vecd ve Tevacüd arşivleri - Hizmetten</title>
	<atom:link href="https://hizmetten.com/tag/vecd-ve-tevacud/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://hizmetten.com/tag/vecd-ve-tevacud/</link>
	<description>Hizmet&#039;e Dair Ne Varsa...</description>
	<lastBuildDate>Sun, 07 Jun 2020 12:16:37 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/01/hizmetten_loga_web-150x150.png</url>
	<title>Vecd ve Tevacüd arşivleri - Hizmetten</title>
	<link>https://hizmetten.com/tag/vecd-ve-tevacud/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Vecd ve Tevacüd</title>
		<link>https://hizmetten.com/vecd-ve-tevacud/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Egeli]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Jul 2020 06:00:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kürsü]]></category>
		<category><![CDATA[M.Fethullah Gülen]]></category>
		<category><![CDATA[Vecd ve Tevacüd]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=11423</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnsan benliğini bütünüyle iştiyakın sarması; hâlin, akıl, mantık ve muhakemenin önüne geçmesi diyebileceğimiz vecd, Cenâb-ı Hakk&#8217;ın, kulunun kalbine sürpriz bir teveccühü ve beklenmedik bir vâridatıdır. Böyle bir tecellî cemâl dalga&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/vecd-ve-tevacud/">Vecd ve Tevacüd</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İnsan benliğini bütünüyle iştiyakın sarması; hâlin, akıl, mantık ve muhakemenin önüne geçmesi diyebileceğimiz vecd, Cenâb-ı Hakk&#8217;ın, kulunun kalbine sürpriz bir teveccühü ve beklenmedik bir vâridatıdır. Böyle bir tecellî cemâl dalga boyuyla gelince &#8220;üns&#8221; esintileri hâsıl olur; celâl televvünlü olunca da temkin ve sükûn meydana gelir.. ve tabiî bu celâlî tecellîler arasında, hüzün, keder, havf ve dehşet fırtınaları da eksik olmaz.</p>
<p>Vecdi, zikr ü fikrin kalbe galebe çalması esnasında ruhun, aşkın feveranlarına tahammülden aciz olması şeklinde yorumlayanlar da olmuştur. Cenâb-ı Hakk&#8217;ın celâlî ve cemâlî tecellîlerinden bol bol hissemend olan kalbin duyup yaşadığı hayret, heyecan ve ürperti de vecd adına ortaya atılan yorumlar arasında.</p>
<p>Vecd, vücûddan farklı bir hâlettir. İleride anlatılacağı üzere vücûd; nefsin te&#8217;sir dairesini aşıp bütün bütün cismaniyetten sıyrılarak &#8220;bî kem u keyf&#8221; hakikî matlûba zaferyâb olmaya mukabil, vecd; kalbin beklenmedik bir anda, sürpriz olarak muhabbet, şevk, iclâl ve tâzim gibi ahvâlin feveranı keyfiyetidir ki, bunun bir kadem ötesinde de, sürekli evrâd ü ezkârın semeresi sayılan &#8220;mevâcîd&#8221; hakikati gelir.</p>
<p>Vecd, genelde iki şekilde tezahür eder:</p>
<p><strong>1)</strong> İlâhî bir kısım vâridat ve tecellîyât-ı Sübhâniye&#8217;nin, insan kalbinde, onun kast ve iradesi taalluk etmeksizin tekellüfsüz hâsıl olmasıdır ki; biz buna, yerinde &#8220;mükâşefe&#8221; de deriz ki; ve böyle bir doğuş veya mükâşefeyi bir kısım esbap ve emare ile irtibatlandırmak söz konusu değildir.</p>
<p><strong>2)</strong> İnsanın bütün benliğini saran ve onda ağlama, haykırma, ürperme hisleri hâsıl eden bir zevk ü şevk veya dehşet ü hayret tecellîsidir ki, halka-i zikir ve hatme yapılan mahallerde, hakikat ilminin müzakere edildiği meclislerde çok görülür.</p>
<p>Bu türlü vâridat ve tecellîlerin, açıktan herhangi bir sebebe iktiran etmeyip külfetsiz zuhûr edenine &#8220;vecd&#8221; denir ki, Konyalı Zerkûbî&#8217;nin çekiçlerinin sesinden Hazreti Mevlânâ&#8217;nın coşup:</p>
<p dir="rtl"><span class="arabic">جَانـهَاي بَسـتَه اَندَر آبُ و گِل<br />
چُون رَهنَد اَز آبُ و گِلهَا شَاد دِل<br />
دَر هَوَايِ عِشق چُون رَقصَان شَوَند<br />
هَمَچُو قُرصِ بَدر بِى نُقصَان شَوَند</span></p>
<p>&#8220;Su ve balçığa bağlanmış cânlar, su ve balçıktan kurtulunca, aşkın hava ve esintileriyle raksetmeye başlar ve dolunay gibi noksansız olurlar.&#8221; demesi bu cümledendir.</p>
<p>Biraz külfet, biraz zorlama ve konsantrasyon arayışı neticesinde meydana gelene de &#8220;tevâcüd&#8221; denir. Zaten tevâcüd &#8220;tefâul&#8221; bâbından olması itibarıyla, mevcud olmayan bir şeyi izhar veya onu hâsıl etme yolunda gösterilen ekstra gayret esprisine dayanır ki, bunu da Efendimizin (sav): &#8220;Kur&#8217;ân okurken ağlayınız, eğer ağlayamazsanız kendinizi ağlamaya zorlayınız!&#8221;<sup>[1]</sup> meâliyle vereceğimiz nûrefşân beyanıyla irtibatlandırmak mümkündür.</p>
<p>Şimdi bu son durum itibarıyla &#8220;tevâcüd&#8221;ü de evvelki üç hususa ilâve edecek olursak, konuyu şöyle özetlemek uygun olur zannediyorum:</p>
<p><strong>1)</strong> Tevâcüddür; zorlama, tekellüf ve iç âlemle konsantrasyon yolunda elde edilmeye çalışılan vecde benzer bir keyfiyettir ve yoldakilerin hâlidir.. tabiî, kalbî ameller adına da ayarı en düşük olanıdır.</p>
<p><strong>2)</strong> Vecd&#8217;dir; iman, mârifet, muhabbet ve zevk-i ruhânî ile donanmış bir kalbin, beklenmedik bir anda şevk ü tarâb veya bir kısım vâridatla coşmasıdır ki, üzerinde durduğumuz konunun esasını teşkil eder ve <span class="arabic">ثلاَثٌ مَنْ كُنَّ فِيهِ وَجَدَ حَلاَوَةَ الإِيمَانِ</span> &#8220;Kimde şu üç şey bulunursa, imanın tadını tatmış olur.&#8221;<sup>[2]</sup> gerçeğine dayanır. Bu gerçeğin hulâsası da: Allah ve Rasûlü&#8217;nü her şeyden fazla sevme, sevdiklerine Allah (c.c.) için muhabbet etme, Cehennem ve Cehennem vesilelerine karşı teyakkuz ve ürperti içinde bulunma.. gibi hakikatlerdir.</p>
<p><strong>3)</strong> Mevâcîddir; evrâd ü ezkâr ve kalbin, Hazreti &#8220;Vâcibü&#8217;l-Vücûd&#8221; ve &#8220;Vâhibü&#8217;l-Hayat&#8221;la münasebet derinliği ve O&#8217;na yaklaşma yollarını araştırması sayesinde sürekli metafizik gerilim, sürekli duyuş ve sürekli değişik vâridlere mazhariyettir ki, <span class="arabic">وَرَبَطْنَا عَلـى قُلُوبهِمْ إِذ قَامُوا فَقَالُوا رَبُّنَا رَبُّ السَّـموَاتِ وَالأرْضِ لَنْ نَدْعُوَ مِنْ دُونِهِ</span> &#8220;Biz, onların kalblerini pekiştirdikçe pekiştirdik de doğrulup başkaldırdı ve kükreyerek: Bizim Rabbimiz göklerin ve yerin Rabbidir. O&#8217;ndan başkasını anmamız söz konusu değildir.&#8221; (Kehf, 18/14) mefhumu ile sunacağımız âyet de bu soluk soluğa aşkın, heyecanın ifadesidir.</p>
<p><strong>4)</strong> Vücûddur; ve makam-ı ihsanın zirvesi <sup>[3]</sup><span class="arabic">كَأَنَّكَ تَرَاهُ</span> ufkunun soluğu-sesi ve &#8220;sübühât-ı vech&#8221; heyecan ve dehşetine mazhariyetin de televvünatı şeklinde yorumlanmıştır.</p>
<p>Vecdin, ayrıca kendi içinde de bir kısım dereceleri vardır:</p>
<p><strong>1)</strong> Birinci derecede vecd, iradî olarak, görme, duyma, düşünme çerçevesinde cereyan eder ki; bu mertebe, kalbin, iman ve mârifet halâvetini duyup ağyara kapanması mertebesidir.</p>
<p><strong>2)</strong> Kalbin derinliği ölçüsünde ve ona akan feyizler sayesinde, vicdan mekanizmasının &#8220;sem u basar&#8221; ve tefekkür üstü tenevvür ve doğuşlara uyanma hâletidir.</p>
<p><strong>3)</strong> Bütün letâif-i insaniyenin, O&#8217;nun boyasına boyanması sayesinde, ağyar düşüncesinin bütünüyle ortadan kalkıp, her şeyde O&#8217;nu görme, O&#8217;nu bilme, O&#8217;nu düşünme, O&#8217;nunla hemhâl olma tasavvurlar üstü keyfiyetidir. Öyle ki, insan o mertebede bazen yarım adımlık bir aşkınlıkla &#8220;dehşet&#8221;e, bir tam adımla da &#8220;heyman&#8221;a girer -ki zannediyorum- tabii ve akıl idrakimizle onları yorumlamada biraz zorlanacağız.</p>
<p dir="rtl"><span class="arabic">اَللهُمَّ تَمَّ نُورُكَ فَهَدَيْتَ فَلَكَ الْحَمْدُ، عَظُمَ حِلْمُكَ فَغَفَرْتَ فَلَكَ الْحَمْدُ،<sup>[4]</sup></span></p>
<p dir="rtl"> <span class="arabic">وَصَلِّ وَسَلِّمْ عَلى مَنْ أَرْسَلْتَهُ رَحْمَةً لِلْعَالَمِينَ وَعَلى الِهِ وَأَصْحَابهِ أَجْمَعِينَ.</span></p>
<hr />
<p>[1] İbn Mâce, ikametü&#8217;s-salât 176<br />
[2] Buhârî, îmân 9; Müslim, îmân 67<br />
[3] O&#8217;nu (Allah&#8217;ı) görüyormuşcasına&#8230; (Buhârî, îmân 37; Müslim, îmân 1.)<br />
[4] Ebû Ya&#8217;lâ, el-Müsned 1/344</p>
<p><span class="source21"><strong>Kaynak: Kalbin Zümrüt Tepeleri / M.Fethullah Gülen</strong></span></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/vecd-ve-tevacud/">Vecd ve Tevacüd</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
