<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ümit recep atıcı arşivleri - Hizmetten</title>
	<atom:link href="https://hizmetten.com/tag/umit-recep-atici/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://hizmetten.com/tag/umit-recep-atici/</link>
	<description>Hizmet&#039;e Dair Ne Varsa...</description>
	<lastBuildDate>Sun, 16 Jul 2023 20:50:34 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/01/hizmetten_loga_web-150x150.png</url>
	<title>ümit recep atıcı arşivleri - Hizmetten</title>
	<link>https://hizmetten.com/tag/umit-recep-atici/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Sizleri Görünce ‘Ümit Asla Ölmez’ Diyorum</title>
		<link>https://hizmetten.com/sizleri-gorunce-umit-asla-olmez-diyorum/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Recep Atıcı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 May 2023 14:18:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[ümit recep atıcı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=31811</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hafta sonu gelince, “Önümüzdeki hafta için ne yazmalıyım?” hafakanı üzerime basıyor. Çünkü her hafta ümit kırmaksızın gönülleri ferahlatan bir yazı yazayım arzu ediyorum. Zira etrafımızda yeterince ümit kıran hadiseler var&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/sizleri-gorunce-umit-asla-olmez-diyorum/">Sizleri Görünce ‘Ümit Asla Ölmez’ Diyorum</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hafta sonu gelince, “<em>Önümüzdeki hafta için ne yazmalıyım?</em>” hafakanı üzerime basıyor. Çünkü her<br />
hafta ümit kırmaksızın gönülleri ferahlatan bir yazı yazayım arzu ediyorum. Zira etrafımızda<br />
yeterince ümit kıran hadiseler var zaten. Daha geçtiğimiz hafta Mehmet Ali Uludağ’ın “acil”<br />
sloganıyla attığı tweetteki videoyu görenleriniz vardır sanırım. Meriç’ten geçmiş delikanlılar,<br />
körpe kızlar, kucağında bebeği ile anneler, babalar sağanak yağmurun altından şöyle<br />
sesleniyorlardı:</p>
<p><strong><em>“Pushback yapılmak isteniyoruz. Zor durumdayız. Ne olur yardım edin!”</em></strong></p>
<p>Ancak bu tür hadiseler hep olacaktır. Buna rağmen bizler güzel şeylerden bahsetmeyi ve mümkün<br />
olduğunca herkese bir kâse ümit takdim etmeyi inancımızın gereği görüyoruz. Zira ümitsizlik,<br />
Kur’an’ın ifadesiyle bir kafir sıfatıdır. Dolayısıyla sizlere ümit bahşeden bir şeyler yazabilmek için<br />
gayret ediyordum ki, birden, TR724 sitesinde Ümit Nağmelerinin Danimarka’nın başkenti<br />
Kopenhag’da 17 Eylül 2022 tarihinde yaptığı program gözüme ilişti. O programa Arnavutluk’tan<br />
katılan Jesku güftesi Hocaefendi’ye ait <strong>‘İnsanlığın Efendisi’</strong> eserini seslendirmiş. Eserin ardından<br />
birkaç yıldır IFLC ve Naat programlarına katılamadığını, yeniden sahnede olmaktan mutlu<br />
olduğunu belirten Jesku, ‘<em>Bizim Arnavutluk’ta ‘ümit en son ölür</em>’ derler. Sizleri görünce ‘<em>ümit asla</em><br />
<em>ölmez</em>’ diyorum.’ şeklinde konuşmuş. İşte başlığa koyduğum söz ona aittir.</p>
<p>Hocaefendi o programa aynı zamanda bir mesaj göndermiş. O mesajında şöyle diyor: “… <em>Ümidim</em><br />
<em>ve Rabbim’den niyazım odur ki, kendi içimizde vifak ve ittifak sarsılmadan devam edecek,</em><br />
<em>ruhlarımızda insanlığı sevgiyle kucaklama heyecanı, gönüllerimizde bitmeyen evrensel kardeşlik</em><br />
<em>arayışı hep olacaktır. Her vadide bir sürü dimağ, beyin fırtınalarıyla bu istikamette şakaklarını</em><br />
<em>zonklatmayı, ızdıraptan ilhamlar devşirmeyi sürdürecektir.</em>”</p>
<p>Evet, tam da Hocaefendi’nin dediği gibi, her vadide bir sürü dimağ, beyin fırtınalarıyla bu<br />
istikamette şakaklarını zonklatıyor ve her gün ızdıraptan devşirilen ilhamlar ortaya koyuyorlar.<br />
Almanya’ya geldiğimiz günlerde sadece (2017- Ekim) Erkam Tufan Aytav’ın Âdem Yavuz Arslan<br />
ve Ertuğrul Doğan ile yaptığı “<strong><em>30+ Dakika Haftanın Konuşulmayanları</em></strong>” programı vardı. Allah’a<br />
çok şükür şimdilerde izlemeye çoğu zaman fırsat bulamadığımız onlarca program yapılıyor. Gerçi<br />
YouTube üzerinden yapılan bu programların hepsini izleyemesek de onların her birini &#8216;<strong><em>like</em></strong>’lıyor<br />
ve abone oluyoruz.</p>
<p>Son zamanlarda bunlara belgeseller de eklendi. Mesela Harbiyeli öğrencilerin konuştuğu ‘<strong><em>Mavi</em></strong><br />
<strong><em>Otobüs</em></strong>’ ve Yargı mensuplarının kendini anlattığı, ‘<strong><em>Sarı SICAK’</em></strong> bunlardan sadece ikisiydi.<br />
Şimdilerde çocuklara ve gençlere yönelik bir sürü programlar yapılıyor. Hatta internet ortamında<br />
‘<strong><em>Genç Çağlayan</em></strong>’ ismiyle yayınlanan Çağlayan dergisine ait gençlere hitap eden bir yayını daha<br />
var. Ayrıca dünyanın değişik coğrafyalarında, mesela; Varşova’da yayınlanan ‘<strong><em>Şeb-i Yelda</em></strong>’ gibi<br />
edebiyat ve kültür dergileri var. Hepsini bu yazı çerçevesinde zikretmem sizi sıkar. Ama gerçek şu<br />
ki huzur içinde, sevgiyle kucaklaşabilecek insanların dünyanın her yerinde bulunması eskiden bir<br />
idealdi, şimdilerde ise -çok şükür- gerçekleşmesi istikametinde yol alan bir hedef haline geldi.</p>
<p>Bütün bunlara bir de Zoom üzerinden günlük ve haftalık yapılan programları dahil edilirse işte o<br />
zaman Hocaefendi’nin dediği; “<em><strong>Her vadide bir sürü dimağ, beyin fırtınalarıyla bu istikamette</strong></em><br />
<em><strong>şakaklarını zonklatmayı, ızdıraptan ilhamlar devşirmeyi sürdürecektir.</strong></em>” ifadesi çoktan hayata<br />
geçirilmiş demektir.</p>
<p>Hatırlayacaksınız ülkemizde en son yapılan Türkçe Olimpiyatları programında (2013)<br />
Hocaefendi’nin 1992 yılında bir avuç insana yaptığı ümit bahşeden bir konuşmasını vermişlerdi.<br />
O gün ütopya gibi gelen o konuşmada Hocaefendi şöyle diyordu: “<strong><em>Zannediyorum ki, el alemin</em></strong><br />
<strong><em>olimpiyat yaptıkları o büyük salonlarda bir gün programlar yapacaksınız. Hüsnü zannım o</em></strong><br />
<strong><em>istikametteki bir gün o açık kapalı olimpiyat salonları da size dar gelecek.</em></strong>”</p>
<p>Evet, o gün itibariyle İstanbul Çemberlitaş’ta bulunan sinema salonunu zor dolduran insanlar, bu<br />
konuşmayı Allah’a olan itimatlarının gereği sanırım inanmış olmalılar. Yoksa ufukta öyle<br />
olimpiyat salonlarını -hem de açık kapalı- doldurulma meselesi sebepler dairesinde hiç mümkün<br />
görünmüyordu. O gün söylenenler nasıl gerçekleşmiş ise bu gün ifade edilen beyanlar da Allah’ın<br />
izniyle hayata geçecektir.</p>
<p>Ayrıca vifak ve ittifak içinde bu iman ve Kur’an davasına sahip çıkan kardeşlerimiz olduğu<br />
müddetçe Jesku’nun dediği gibi ümit asla ölmeyecektir. Dolayısıyla dün olduğu gibi bugün de<br />
ruhlarımızda insanlığı sevgiyle kucaklama heyecanı, gönüllerimizde bitmeyen evrensel kardeşlik<br />
arayışı hep devam edecektir. İşte o zaman insanlık çapında yeniden bir vilâdet şöleni yaşanacak,<br />
sonuna kadar açık tutulan sevgi kurnalarıyla her zeminde muhabbet fidelerinin çoğalmasına vesile<br />
olunacaktır Allah’ın izniyle…</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/sizleri-gorunce-umit-asla-olmez-diyorum/">Sizleri Görünce ‘Ümit Asla Ölmez’ Diyorum</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
