<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Teravih arşivleri - Hizmetten</title>
	<atom:link href="https://hizmetten.com/tag/teravih/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://hizmetten.com/tag/teravih/</link>
	<description>Hizmet&#039;e Dair Ne Varsa...</description>
	<lastBuildDate>Sun, 16 Jul 2023 21:00:23 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.4</generator>

<image>
	<url>https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/01/hizmetten_loga_web-150x150.png</url>
	<title>Teravih arşivleri - Hizmetten</title>
	<link>https://hizmetten.com/tag/teravih/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Sünnet ve özel bir ibadet: Teravih &#124; Dr. Ergün Çapan</title>
		<link>https://hizmetten.com/sunnet-ve-ozel-bir-ibadet-teravih-dr-ergun-capan/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 Apr 2021 10:00:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[Ergün Çapan]]></category>
		<category><![CDATA[Teravih]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=18494</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ramazan ayı, değişik ibadetlerle kulluk çıtasının ve performansının yükseltildiği bir aydır. Bu aya özel ibadetlerden biri de teravih namazıdır.  Teravih namazı,  gündüz oruçla melekliğe, ruhaniliğe açılan inanan gönüllere ibadet aşısı&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/sunnet-ve-ozel-bir-ibadet-teravih-dr-ergun-capan/">Sünnet ve özel bir ibadet: Teravih | Dr. Ergün Çapan</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>Ramazan ayı, değişik ibadetlerle kulluk çıtasının ve performansının yükseltildiği bir aydır. Bu aya özel ibadetlerden biri de teravih namazıdır.  Teravih namazı,  gündüz oruçla melekliğe, ruhaniliğe açılan inanan gönüllere ibadet aşısı yapan bir ibadettir. Biz bu yazımızda teravih namazının Peygamber Efendimiz tarafından te’sis edilen bir ibadet olması yönü üzerinde durmaya çalışacağız.</div>
<div>Peygamber Efendimiz, ashabına bir-kaç gece teravih namazı kıldırmış, farz olur da müslümanlar kılmaya güç yetiremezler endişesiyle cemaatle kılmayı bırakarak kendisi yalnız kılmıştır. (Buhari, 924; Ahmet b. Hanbel, Müsned, 25362 )</div>
<div></div>
<div>Peygamber Efendimiz, dini kendi hayatında hep zirvede yaşamıştır. Ümmetine gelince herkesin götürebileceği ve uygulayabileceği ölçüleri koymuştur. Allah Resulü’nün bu şefkat eksenli tutumunu teravihte olduğu gibi; “<i>Eğer ümmetime zor gelmeyeceğini bilseydim her abdest alışlarında misvak kullanmalarını emrederdim.”</i> (Buhari, 887, 2975; Müslim, 252)  ifadesiyle başlayan hadislerinde de görmek mümkündür.</div>
<div>Allah Resulü, Ramazan gecelerini ihya ederek,  bu ibadetin ümmetinin götürebileceği  bir özellikte teşri kılınmasını istemiş bunun için farz manasına gelecek sözlü ve fiilî bir ifadede bulunmamış, (Nesaî, 2104; İbn-i Ebi Şeybe, Musannef, 2698)  faziletlerinden bahsederek yerine getirilmesini teşvik etmiştir:</div>
<div></div>
<div>
<div><img decoding="async" title="" src="http://image.writeclouds.com/Images/Resim/Images/News/20210411/19469216.jpg" alt="" /></div>
</div>
<div><i>Kim inanarak ve sevabını Allah’tan umarak Ramazan gecelerini ibadetle ihya ederse,</i></div>
<div><i> </i></div>
<div>geçmiş günahları bağışlanır.” (Buhari, 2008, 2009; Müslim, 759) Hadiste geçen “Ramazan gecelerini ibadetle ihya etme”nin, teravih namazı kılmak manasına geldiğinde İslam alimlerinin ittifakı vardır. Teravih, rahatlamak, dinlendirmek manâsına gelen &#8220;terviha&#8221;kelimesinin çoğuludur. Ramazan ayına mahsus olan ve yatsı namazından sonra eda edilen bu ibadetin her dört rekatının sonunda istirahat için oturulmasına terviha denmiştir. Sonraları, bu kelimenin çoğulu olan teravih, yatsı namazından sonra kılınan Peygamber Efendimiz’in hadiste bildirdiği Ramazan gecelerini ihya etmenin adı olmuştur.</div>
<div>Peygamberimiz (aleyhissalatu vesselâm) bir başka hadis-i şeriflerinde de teravih namazını bizzat kendisinin sünnet  kıldığını  şu şekilde bildirmiştir:</div>
<div></div>
<div>
<div><img decoding="async" title="" src="http://image.writeclouds.com/Images/Resim/Images/News/20210411/77796149.jpg" alt="" /></div>
</div>
<div><i> “Allah (Tebareke ve Teâlâ) Ramazan ayında oruç tutmanızı farz kıldı. Ben de Ramazan gecelerinde kıyam etmenizi (teravih namazı kılmanızı) sünnetim olarak teşvik ettim. Kim inanarak ve sevabını Allah’tan bekleyerek ihlâs ile oruç tutar ve teravih namazı kılarsa günahlarından arınır, annesinden doğduğu günkü gibi tertemiz olur.” </i>(Nesai, 2210; İbn-i Mace, 1328; Ahmet b. Hanbel, Müsned, 1660) Zikredilen bu hadiste teravihin Peygamber Efendimiz’in tesis buyurduğu bir sünnet olduğu gayet net bir şekilde ifade edilmektedir.</div>
<div></div>
<div>Teravih namazının Peygamber Efendimiz’in sünneti olması ile ilgili bir diğer hadis de şu şekildedir: “<i>Hz. Peygamber (s.a.s), Raramazan ayında bir gece mescide çıkmış ve mescidin bir kenarında namaz kılan insanlar görmüş, &#8220;Bunlar ne yapıyorlar?</i>&#8221; diye sorduğunda, orada bulunanlardan biri şöyle cevap vermiştir: <i>&#8220;Ey Allah&#8217;ın Resulü, bunlar hafız olmayan kimseler; Übeyy İbn Ka&#8217;b onlara namaz kıldırıyor.&#8221; Resûlüllah, bu cevaptan memnun olarak,&#8221;Ne güzel yapmışlar, isabet etmişler!” buyurmuştur.” </i>(Ebu Davud, 1377; Beyhaki, Sünen-i Kübra, 4282) Allah Resulü&#8217;nün Sahabenin yaptığını istihsan etmesi, O&#8217;nun takririni ve rızasını gösterir ki bu da, sünnetin bir çeşididir.</div>
<div></div>
<div>Allah Resulü’nün teşvikleriyle sahabe teravih namazını çoğunlukla evlerinde kılmıştır. Bu arada -yukarıdaki hadiste geçtiği üzere-  teravihi, küçük cemaatler halinde kılanlar olmuş, Peygamber Efendimiz onların bu şekilde kılmalarını gördüğünde de isabetli davrandıklarını ifade etmiştir.</div>
<div></div>
<div>Daha sonraları Hz. Ömer, halifeliği döneminde-artık farz kılınma endişesi söz konusu olmadığından ve Peygamber Efendimiz’in teravih namazına yönelik teşvikleri sebebiyle onun mescidde cemaatle eda edilmesinin zamanının geldiğini görmüş, sahabenin Kur’an’ı en iyi okuyanlarından olan Übey b. Kab’ı, bu namazı kıldırmak için imam olarak tayin etmiştir.  Hz. Ömer’in münferit halde kılınan teravih namazının mescidde cemaatle kılınmasını başlatması sahabe tarafından ittifakla kabul edilmiş ve  hayırla yad edilmiştir. Bu itibarla teravih namazını başlatan, tesis ve teşvik eden Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem), devam ve intişarına, yayılmasına vesile olan da Hz. Ömer olmuştur. (İbn-i Kudame, el-Muğnî, 2/122; er-Rehîbanî, Metalibu uli’n-nüha, 1/563; Fethullah Gülen,  Gufranla Tüllenen İbadet Oruç, s. 61)</div>
<div></div>
<div>Nitekim, İmam Ebu Yusuf, hocası İmam A’zam’a teravih namazı ve Hz. Ömer’in yaptığını sorduğunda fıkıh ilminde herkesin kendisine medyun olduğu İmam Ebu Hanife şöyle cevap vermiştir: <i>“Teravih namazını kılmak sünnet-i müekkededir. Hz. Ömer, onu kendi arzusuna göre ortaya koymamış,  bu ibadeti ilk defa o başlatmamıştır. Hz. Ömer, kendisinin Allah Resulü döneminde yaşananlarla ilgili bilgilerine, gördüklerine göre bu ibadetin cemaatle kılınmasını emretmiştir.” </i>(Mevsılî, el-İhtiyar, 1/68)</div>
<div></div>
<div>Hz. Ömer, Übeyy b. Ka’b’ın imamlığında insanları toplayarak cemaatle teravih namazını kıldığında da bu cemaatin içinde Hz. Osman, Hz. Ali, Hz. Abdullah b. Mes’ud, Hz. Abbas ve oğlu Abdullah, Hz. Talha, Hz. Zübeyr, Hz. Muaz b. Cebel ve Hz. Übeyy b. Ka’b gibi Muhacir ve Ensar’ın önde gelenlerinden sahabiler de vardı. Hiç bir sahabi, Hz. Ömer’in buna itiraz etmemiş, etmek bir yana ona muvafakat etmiş, desteklemiş ve  kılınmasını teşvik etmişlerdir. (Mevsılî, el-İhtiyar, 1/68) Zaten, sahabenin Hz. Ömer’in yaptığına muvafakat etmemesi düşünülemezdi. Zira, onlar, hayatta iken Allah Resulü’ne, ruhunun ufkuna yürüdükten sonra bize ne tavsiye edersiniz diye sormuş ve O’ndan (sallallahu aleyhi ve sellem) şu cevabı almışlardı:</div>
<div></div>
<div>
<div><img decoding="async" title="" src="http://image.writeclouds.com/Images/Resim/Images/News/20210411/10431618.jpg" alt="" /></div>
</div>
<div></div>
<div>“<i>Siz, benim yolumu ve raşid halifelerin yolunu yol edinin ve bu yola sımsıkı yapışın, azı dişlerinizle tutar gibi sımsıkı tutun.” </i>(Ebu Davud, 4607; Tirmizi, 2676). Bu bakımdan Raşit halifelerin yapıp devam ettirdikleri de sünnet kategorisinde değerlendirilmiştir. Nitekim, sahabe ve onlardan sonra gelenler tarafından ittifakla kabul edilen bu ibadet o günden bugüne  gelmiştir. (İbn-i Abidin, 1/472)</div>
<div></div>
<div></div>
<div> İmam Buharî’nin, Sahih’inde <b>&#8220;Nafile olan teravih namazını kılmak imandandır</b>&#8221; diye müstakil bir başlık açarak teravih namazı ile ilgili hadisleri rivayet etmesi de ayrıca üzerinde durulması gereken bir konudur. Çok sıcak veya soğuk veyahutta kısa gecelerin olduğu yerlerdeki insanların zor şartlarda teravihi kılmaları düşünüldüğünde inanmadan bu ibadetin yerine getirilmesinin ne kadar zor olduğu anlaşılır.</div>
<div></div>
<div>Teravih namazı ile ilgili Peygamber Efendimizin ve sahabenin uygulamalarını bir bütün halinde değerlendiren  fıkıh alimleri, teravih namazının sünnet olduğunda ittifak etmiş ve onu şeairden kabul etmişlerdir. (İbn-i Abidin, Reddü’l-muhtar, 1/472; Nevevî, el-Mecmu, 4/31; Şerbînî, el-İkna,1/107 ) Üstelik İmam A’zam, İslam İnanç Manzumesi’ni ele aldığı eserinde ameli bir konu olan teravihe yer verme lüzumu duymuş ve bu namazın sünnet olduğuna vurgu yapmıştır. ( İmam A’zam, el-Fıkhu’l-Ekber, s. 45)</div>
<div></div>
<div>Teravih namazı orucun sünneti değil, vaktin sünnetidir. Bu itibarla gündüz herhangi bir mazeretten dolayı orucunu tutamayan bir müslümanın akşam teravih namazını kılması yine sünnettir. Mesela gündüz bir rahatsızlığından dolayı oruç tutamadıysa ya da bozmak zorunda kaldıysa, kendini iyi hissettiği takdirde teravih namazını kılması yine sünnettir. Kılınamayan teravih namazının  ise kazası gerekmez. (Tahtavi, Haşiye ala Merakı’l-felah, s.338.)</div>
<div></div>
<div><b>Teravih namazını cemaatle kılmak sünnet-i kifayedir.</b> Yani bir kısım müslümanların yapması ile diğerlerinin üzerinden düşen bir sünnettir. Bir mahalle camisinde veya mescidinde bazı müslümanların kılması ile bu sünnet yerine gelmiş olur. Teravihi camide veya mescidde kılmak daha faziletli olmakla birlikte evde de kılınabilir. (Ayni, el-Binaye, 2/663)<b>Eğer hiç kimse mescidde veya camide kılmazsa günaha girilmiş olur.</b> (Tehanevî,  İ’laü’s-Sünen, 7/62)</div>
<div></div>
<div>Teravih namazı, İslam’ın şearindendir. Tıpkı, ezan, cuma ve bayram namazları ve kurban kesmenin şeairden olması gibi. Şeair, bir yerin Müslüman diyarı, bir toplumun Müslüman toplumu, bir ferdin de Müslüman olduğunu gösteren alâmetler, semboller demektir. Nitekim İslam alimleri, Sünnet’ten olan şeairin bazı durumlarda şahsî farzlardan daha öte bir önem ve değere sahip olduğuna vurgu yapmışlardır.</div>
<div>Netice itibariyle teravih namazı Peygamber Efendimizin sünnetidir. İslam’ın şeairindendir. İbadet aşısı yapan ve kulluk performansını yükselten büyülü bir ibadettir.</div>
<div></div>
<div><strong>Kaynak: Dr. Ergün Çapan |Samanyoluhaber</strong></div>
<p><a href="https://hizmetten.com/sunnet-ve-ozel-bir-ibadet-teravih-dr-ergun-capan/">Sünnet ve özel bir ibadet: Teravih | Dr. Ergün Çapan</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ramazan&#8217;da Mukabele ve Teravih</title>
		<link>https://hizmetten.com/ramazanda-mukabele-ve-teravih/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Egeli]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 25 Apr 2020 06:00:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kürsü]]></category>
		<category><![CDATA[M.Fethullah Gülen]]></category>
		<category><![CDATA[Mukabele]]></category>
		<category><![CDATA[Teravih]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=8808</guid>

					<description><![CDATA[<p>Soru: Kur&#8217;an ayında, Kur&#8217;an sayesinde yeniden hayat bulabilmemiz için neler tavsiye edersiniz? Cevap: Bütün bir sene Kur&#8217;an&#8217;dan uzak kalmış olanlar bile Ramazan&#8217;ın nûrefşân ikliminde ciddi bir susamışlık içinde Kelam-ı İlahi&#8217;den kevser&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/ramazanda-mukabele-ve-teravih/">Ramazan&#8217;da Mukabele ve Teravih</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em class="bold">Soru: Kur&#8217;an ayında, Kur&#8217;an sayesinde yeniden hayat bulabilmemiz için neler tavsiye edersiniz?</em></p>
<p><em class="bold">Cevap:</em> Bütün bir sene Kur&#8217;an&#8217;dan uzak kalmış olanlar bile Ramazan&#8217;ın nûrefşân ikliminde ciddi bir susamışlık içinde Kelam-ı İlahi&#8217;den kevser yudumlamaya koşarlar. Çünkü, bu gufran ayında, yaygın olarak her yerde yapılan bir âdet de mukâbeledir.</p>
<h3>Dünden Bugüne Mukabele</h3>
<p>Kur&#8217;an&#8217;ın Allah tarafından indirildiği şekilde korunması, âyet ve sûrelerin tertibinin doğru olarak tesbit edilmesi ve bunun kontrolü için Hazreti Cibril (aleyhisselam) her sene Ramazan ayında, bir rivayete göre Ramazan ayının her gecesinde, Rasûl-ü Ekrem (sallallahu aleyhi vesellem) Efendimiz&#8217;e gelirdi. Allah Rasûlü (aleyhi ekmelüttehaya) Kur&#8217;an âyetlerini Cibril Aleyhisselam&#8217;a okurdu ve sonra da onun okuyuşunu dinlerdi.</p>
<p>İşte, Kainatın İftihar Tablosu ile Cibril-i Emin&#8217;in Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;i bu şekilde karşılıklı olarak okumalarına &#8220;mukabele&#8221; denilmiştir. Hem o mukaddes hatıraya saygının bir tezahürü olarak hem de Kur&#8217;an&#8217;ın Ramazan&#8217;da nazil olması ve özellikle bu ayda Kur&#8217;an okumanın kat kat mükâfatlandırılacağının müjdelenmesi sebebiyle, mü&#8217;minler Ramazan boyunca camilerde ve evlerde &#8220;mukabele&#8221; okumayı ve hatimler yapmayı güzel bir adet haline getirmişlerdir.</p>
<p>Selef-i salihin efendilerimiz Kur&#8217;an&#8217;ı her ay bir defa hatmetmeyi ona karşı vefanın alt sınırı kabul etmiş; ayda bir kez onu okumayanın ona karşı vefalı davranmamış ve onu terketmiş sayılacağını belirtmişlerdir. Bu açıdan, Ramazan&#8217;ın mübarek günlerini değerlendirerek ayda en azından bir defa Kur&#8217;an&#8217;ı hatmetmeye kendimizi alıştırmalıyız ki, bu bizim için bir başlangıç sayılsın ve hiç değilse bundan sonra Kelam-ı ilahîye karşı vefalı olabilelim.</p>
<p>Aslında, bilmeyenler her zaman onu öğrenme ve anlama peşinde olmalı, bilenler de bütün idrak ve ihsas güçlerini onu doğru öğretip doğru ifade etmede kullanmalı ve onun okunup anlaşılmasını daha bir yaygınlaştırmalıdırlar. Zira o, anlaşılmak ve anlatılmak için Allah rahmetinin insan akl ü idrakine en büyük armağanıdır. Onu okumayı öğrenip, manasını anlamak hem bir vazife hem de bir kadirşinaslık; anlatmaksa onun nuruna muhtaç gönüllere saygı ve vefanın ifadesidir.</p>
<p>Bu itibarla, Kur&#8217;an okumayı bilmiyorsak, Ramazan-ı Şerif&#8217;i vesile yaparak, hemen öğrenme yolları aramalı; Kelâm-ı ilahîyi okuyabiliyor ama anlayamıyorsak, bazı ayetlerin şerhlerini de ihtiva eden bir meale başvurmalı ya da daha da güzeli, ciddi bir tefsir kitabı mütalaa etmeli ve bu bir ayı gerçekten bir Kur&#8217;an ayı olarak değerlendirmeliyiz. Selef-i salihin efendilerimize ittibâen, can ü gönülden Kur&#8217;an&#8217;a yönelmeli, Kelâm-ı ilahîye karşı kalb kapılarını sonuna kadar açmalı ve &#8220;Cenâb-ı Hakk&#8217;ın marziyâtını kelâmından anlama&#8221; hususunda Ramazan&#8217;ın kudsiyetine yaraşır bir cehd ortaya koymalıyız.</p>
<h3>Sünnet Uygun Teravih</h3>
<p><em class="bold">Soru: Ramazan ayının önemli bir şiarı da teravih namazıdır. Teravih namazında nelere dikkat etmeliyiz?</em></p>
<p><em class="bold">Cevap:</em> Teravih, Arapça&#8217;daki &#8220;tervîha&#8221; kelimesinin cem&#8217;î (çoğulu) olup &#8220;teneffüs etmek, ruhu rahatlatmak, bedeni dinlendirmek&#8221; gibi manalara gelmektedir. Ramazan ayına mahsus olmak üzere yatsı namazından sonra kılınan sünnet namazın her dört rekâtının sonundaki oturuş, &#8220;tervîha&#8221; olarak adlandırılmış; sonradan bu kelimenin çoğulu olan &#8220;teravih&#8221; sözü, Ramazan gecelerinde kılınan bu nafile namazın ismi olmuştur. Teravih namazı, sünnet-i müekkededir; orucun değil Ramazan ayının ve vaktin sünnetidir. Onun için, hasta ve yolcu gibi oruç tutmak zorunda olmayanlar için de teravih namazını kılmak sünnettir.</p>
<p>Peygamber Efendimiz Ramazan&#8217;da birkaç gece teravih namazı kıldırmış; daha sonra, teravihte cemaat farz kılınır da müslümanlar onu edaya güç yetiremezler endişesiyle yalnız kılmayı tercih etmiş; fakat, &#8220;Kim Ramazan namazını (teravih) inanarak ve sevabını Allah&#8217;tan umarak kılarsa onun geçmiş günahları bağışlanır.&#8221; diyerek ashabını bu namaza teşvik etmiştir.</p>
<p>Rasûl-ü Ekrem (aleyhissalatu vesselâm) bir başka hadis-i şeriflerinde teravih namazı kılmanın önemini ve sünnet olduğunu şöyle ifade buyurmuştur; &#8220;Allah Ramazan ayında oruç tutmanızı farz kıldı. Ben de Ramazan gecelerinde kıyam etmenizi (teravih namazı kılmanızı) sünnetim olarak teşvik ettim. Kim inanarak ve sevabını Allah&#8217;tan bekleyerek ihlas ile oruç tutar ve kıyam ederse (teravih namazı kılarsa) günahlarından arınır, annesinden doğduğu günkü gibi tertemiz olur.&#8221;</p>
<p>Teravih namazının cemaatle kılınması kifaî sünnettir; yani, bir yerleşim yerinde en az bir mecliste cemaatle teravih namazının kılınması gerekir. İki rekâtta bir selâm vererek kılınması en faziletli olanıdır. Aralarda salat u selâm, esma-ı ilahî ve &#8220;hizbu&#8217;l-hasin&#8221;, &#8220;hizbu&#8217;l-masun&#8221; gibi dualar okunabilir.</p>
<p>Günümüzde bazıları Hazreti Aişe validemizden rivayet edilen bir hadisi esas alarak teravih namazının sekiz rekat olduğu üzerinde ısrarla durmaktadırlar. Ne var ki, İbn Abbas (radıyallahu anh) Peygamber Efendimiz&#8217;in Ramazan&#8217;da yirmi rekât ve vitir kıldırdığını rivayet etmiştir. Dahası, bu hususta sahabe efendilerimizin fiili icması vardır. Nitekim, teravih namazı Hanefî, Şafiî, Hanbelî mezheplerine göre yirmi rekâttır. Malikî mezhebinde ise yirmi ve otuz altı rekât olduğu şeklinde iki görüş vardır; yirmi rekât olduğu fikri daha yaygındır. Binaenaleyh, çok yaşlı ve hasta kimseler, sadece sekiz rekata güç yetirebiliyorlarsa, hiç olmazsa o kadarını eda etmeli; ama gücü ve kuvveti yerinde olan mü&#8217;minler teravih namazını mutlaka yirmi rekat olarak ikame etmelidirler.</p>
<p>Ulema, teravih namazını Kur&#8217;an-ı Kerîm&#8217;i en az bir kere hatmederek kılmanın sünnet, birden fazla hatimle ikame etmenin ise bir fazilet olduğunu belirtmişlerdir. Selef-i salihin, Ramazan boyunca teravihte Kur&#8217;an&#8217;ın hepsini okumuş veya okuyan birinin arkasında namaz kılmışlardır. Ne var ki, daha sonraki dönemlerde cemaatin durumu nazar-ı itibara alınarak, teravih namazını insanları camiden uzaklaştırmayacak bir şekilde kıldırmanın daha uygun olduğu görüşü ağırlık kazanmıştır.</p>
<p>Teravih namazı kılınırken, ister kısa sureler okunsun isterse de hatim takip edilsin, ayetlerin tertil üzere okunması ve namazın da tadil-i erkana riayet edilerek kılınması/kıldırılması gerekir. Yoksa yarış yapar gibi çok süratli bir şekilde ayetleri okumak, rüku ve secdeleri verip veriştirmek kat&#8217;iyen doğru değildir. Maalesef, son senelerde halk arasında &#8220;jet imam&#8221; tabir edilen kimseler türemiştir; teravih namazının ciddiyetine ve sıhhatine dokunacak manzaralar sergilenmektedir. Mü&#8217;minler, bu hususta temkinli davranmalı; teravih namazında ayetlerin tertil üzere okunmasına ve tadil-i erkanın gözetilmesine dikkat etmelidirler.</p>
<p><time datetime="2007-09-10">10 Eylül 2007</time>. Kategori <a href="https://fgulen.com/tr/fethullah-gulenin-butun-eserleri/kirik-testi-serisi/fethullah-gulen-olumsuzluk-iksiri">Ölümsüzlük İksiri</a> M.Fethullah Gülen</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/ramazanda-mukabele-ve-teravih/">Ramazan&#8217;da Mukabele ve Teravih</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
