<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Tenkil arşivleri - Hizmetten</title>
	<atom:link href="https://hizmetten.com/tag/tenkil/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://hizmetten.com/tag/tenkil/</link>
	<description>Hizmet&#039;e Dair Ne Varsa...</description>
	<lastBuildDate>Sat, 30 May 2026 13:21:37 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.4</generator>

<image>
	<url>https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/01/hizmetten_loga_web-150x150.png</url>
	<title>Tenkil arşivleri - Hizmetten</title>
	<link>https://hizmetten.com/tag/tenkil/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Tenkil Memorial: Bir Sivil Kırımın Dijital Tanığı</title>
		<link>https://hizmetten.com/tenkil-memorial-bir-sivil-kirimin-dijital-tanigi/</link>
					<comments>https://hizmetten.com/tenkil-memorial-bir-sivil-kirimin-dijital-tanigi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 30 May 2026 10:27:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Almanya]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Nurullah Kaya]]></category>
		<category><![CDATA[Tenkil]]></category>
		<category><![CDATA[tenkilmemoriel]]></category>
		<category><![CDATA[TenkilMüzesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=48876</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tenkil Memorial Türkiye’nin yakın tarihinde hukuk, siyaset ve toplumsal yapı üzerinde en derin izleri bırakan dönemlerden biri, şüphesiz &#8220;Tenkil Süreci&#8221; olarak adlandırılan ve 15 Temmuz 2016 tarihi ile başlayan süreçtir.&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/tenkil-memorial-bir-sivil-kirimin-dijital-tanigi/">Tenkil Memorial: Bir Sivil Kırımın Dijital Tanığı</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Tenkil Memorial</strong></p>
<p>Türkiye’nin yakın tarihinde hukuk, siyaset ve toplumsal yapı üzerinde en derin izleri bırakan dönemlerden biri, şüphesiz &#8220;Tenkil Süreci&#8221; olarak adlandırılan ve 15 Temmuz 2016 tarihi ile başlayan süreçtir. Tek adam rejiminin taşlarını adım adım döşeyen AKP Rejimi ve ortakları, 15 Temmuz’dan sonra kitlesel bir boyuta ulaşan tasfiye, tutuklama ve hak ihlalleri silsilesiyle tenkil sürecini başlatmıştır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Arapça kökenli bir kelime olan ve &#8220;herkese ibret olacak şekilde cezalandırma, uzaklaştırma, ortadan kaldırma veya bastırma&#8221; anlamlarına gelen &#8220;tenkil&#8221;, günümüzde muhalif veya sakıncalı ilan edilen toplumsal grupların devlet eliyle sistematik bir şekilde dışlanmasını, sivil ölüme mahkûm edilmesini ve hapsedilmesini ifade eden bir kavramdır. Bu süreçte yaşanan hak ihlallerini, hayatını kaybedenlerin hikayelerini ve geride kalanların acılarını kayda geçirmeyi amaçlayan en önemli sivil hafıza merkezlerinden biri de Tenkil Memorial platformudur. Bu dijital veritabanı, adli raporların, mevcut istatistiklerin ve siyasi söylemlerin arkasında kalan insani dramları görünür kılarak kolektif hafızanın korunmasında hayati bir rol üstlenmektedir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>15 Temmuz 2016 tarihinden sonra ilan edilen Olağanüstü Hâl (OHAL) ile kurumsallaşan süreç, Türkiye’de adalet mekanizmasının ve temel insan haklarının radikal bir biçimde dönüştüğü bir döneme tekabül etmektedir. Bu süreçte çıkarılan haksız ve hukuksuz Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK), anayasal güvenceleri askıya alarak yüz binlerce insanın hayatını doğrudan etkilemiştir. İşte Tenkil Memorial aşağıda ifade etmeye çalışacağımız konular sonucunda hayatı kaybedenlerin yer aldığı önemli bir platform olmuştur.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://tenkilmemorial.org/"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-48879" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/05/Ekran-Resmi-2026-05-30-12.24.54-700x411.png" alt="" width="700" height="411" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/05/Ekran-Resmi-2026-05-30-12.24.54-700x411.png 700w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/05/Ekran-Resmi-2026-05-30-12.24.54-1200x704.png 1200w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/05/Ekran-Resmi-2026-05-30-12.24.54-768x451.png 768w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/05/Ekran-Resmi-2026-05-30-12.24.54-1170x687.png 1170w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/05/Ekran-Resmi-2026-05-30-12.24.54-585x343.png 585w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/05/Ekran-Resmi-2026-05-30-12.24.54.png 1290w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Sivil Ölüm ve KHK Rejimi</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>KHK’lar aracılığıyla 130 binden fazla kamu görevlisi (öğretmenler, akademisyenler, hakimler, savcılar, diplomatlar ve emniyet mensupları) herhangi bir adil yargılama, savunma hakkı tanınmaksızın ve somut delil gösterilmeksizin mesleklerinden ihraç edilmiştir. Bu ihraçlar yalnızca bir iş kaybı anlamına gelmemiş; ihraç edilen bireylerin pasaportlarına el konulmuş, kamuda veya özel sektörde yeniden çalışmaları engellenmiş ve sosyal güvencelerden mahrum bırakılmışlardır. Adeta&#8221;sivil ölüm&#8221; mahkum edilen bireyler ve ailelerinin toplumsal olarak izole edilmesini ve ekonomik olarak çökertilmesi hedeflemiştir. Öyle ki mevcut rejim haklarında hiçbir delil olmadan bu masum insanların işsiz ve aşsız kalmalarını, “Ağaç kabuğu yesinler” diyecek kadar ileri götürmüştür.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Türkiye Cumhuriyet tarihinin en yoğun terör soruşturmalarına sahne olmuştur. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Birleşmiş Milletler (BM) raporlarında sıkça eleştirilen &#8220;geniş ve muğlak terör tanımı&#8221; kullanılarak, yasal ve rutin faaliyetler (bir bankaya para yatırmak, bir sendikaya üye olmak, yasal bir derneğin faaliyetlerine katılmak veya belirli bir mobil uygulamayı kullanmak) geriye dönük olarak suç unsuru haline getirilmiştir. Milyonlarca insan hakkında adli işlem yapılmış, yüz binlerce kişi gözaltına alınmış veya tutuklanmıştır. Mahkemelerin “Siyasetin köpeği” haline gelmesi, savunma hakkının kısıtlanması ve masumiyet karinesinin yok sayılması, adil yargılanma hakkını tamamen ortadan kaldırmıştır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>İşkence, Kayıplar ve Zorla Kaçırılmalar</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>90&#8217;lı yılların karanlık uygulamalarını andıran zorla kaybetme ve kaçırma vakaları, bu dönemin en ağır hak ihlalleri arasında yer almıştır. Ankara’nın göbeğinde veya uluslararası operasyonlarla Balkanlar&#8217;dan, Afrika&#8217;dan ve Orta Asya&#8217;dan Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve yerel istihbarat örgütlerinin iş birliğiyle yasa dışı şekilde kaçırılan masum insanlar, aylarca gizli merkezlerde tutularak ağır işkencelere maruz bırakılmıştır. İşkence ve kötü muamele, resmi gözaltı merkezlerinde ve cezaevlerinde sistematik bir baskı aracı olarak yeniden üretilmiştir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Hicret ve Göç Trajedileri</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yasal yollarla yurt dışına çıkışları engellenen, ülkede kalmaları halinde ise hapsedilme veya sivil ölüm tehdidiyle karşı karşıya olan on binlerce insan, çareyi Meriç Nehri veya Ege Denizi üzerinden yasa dışı yollarla Türkiye’yi terk etmekte bulmuştur. Bu tehlikeli yolculuklar, aralarında bebeklerin, çocukların ve kadınların da bulunduğu onlarca insanın boğularak can vermesiyle sonuçlanan büyük trajedilere yol açmıştır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Tenkil Memorial, yukarıda özetlenen süreçte hayatını kaybeden, kaybedilen veya ağır hak ihlallerine uğrayan bireylerin verilerini toplayan, doğrulayan ve arşivleyen bir dijital belgeleme çalışmasıdır. Bu platformda AKP rejiminin ve ona destek olan resmi ve gayri resmi makamların sessizlikle geçiştirdiği, hatta ana akım medyanın kriminalize ederek unutturmaya çalıştığı yaşam hikayelerini kayıt altına alarak geleceğe dönük bir hakikat ve adalet zemini oluşturmayı amaçlamaktadır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Veritabanı Kategorileri ve Güncel İstatistikler</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Tenkil Memorial’de yer alan verilere göre, Tenkil süreci kapsamında hayatını kaybedenlerin sayısı 1200&#8217;ü aşmış durumdadır. Sürekli güncellenen platform, bu ölümleri ve ihlalleri metodolojik bir titizlikle şu kategoriler altında sınıflandırmaktadır:</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Hastalıkla Ölüm (466 Vaka): Erken teşhis ve tedavi imkanlarının engellenmesi, cezaevi koşullarının elverişsizliği veya ihraç sonrası yaşanan yoğun stres ve üzüntüye bağlı gelişen ölümcül hastalıkları kapsar.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Tutuklu Ölümleri (124 Vaka): Cezaevlerinde gerekli tıbbi müdahalenin zamanında yapılmaması, ilaçların verilmemesi veya kasıtlı ihmaller sonucu koğuşlarda meydana gelen vefatlardır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Sürgünde Ölüm (94 Vaka): Türkiye’yi terk etmek zorunda kalarak sığındıkları yabancı ülkelerde, yaşadıkları travmaların, hasretin ve zorlu yaşam koşullarının tetiklediği sağlık sorunları nedeniyle yaşamını yitiren bireylerdir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kayıp ve Kaçırılma (38 Vaka): Devletin kayıt dışı birimleri veya uluslararası istihbarat operasyonlarıyla zorla alıkonulan ve akıbetleri uzun süre gizlenen kişilerin kayıtlarıdır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Meriç ve Ege&#8217;de Ölüm (38 Vaka): Sınırı geçmeye çalışırken sularda boğulan veya donarak vefat eden çocuk, kadın ve erkeklerin oluşturduğu hazin bilançodur.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Suikast ve Linç ile Ölüm (26 Vaka): Sürecin yarattığı toplumsal kutuplaşma ve nefret söyleminin neticesinde hedef gösterilerek öldürülen veya darp edilen bireylerdir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Gözaltında Ölüm (8 Vaka): Emniyet müdürlüklerinde veya gayriresmi gözaltı merkezlerinde ilk sorgu esnasında meydana gelen şüpheli ölümler ve işkence sonucu vefatlardır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Diğer Ölümler (292 Vaka): Yaşanan bunalımlar neticesinde gerçekleşen intiharlar, güvencesiz çalışmak zorunda kalınan işlerdeki kazalar ve dolaylı trajediler bu grupta toplanmıştır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Platformun kronolojik arşiv yapısı incelendiğinde, ihlallerin yıllara göre dağılımı şu şekildedir: 2016 (82), 2017 (83), 2018 (167), 2019 (119), 2020 (127), 2021 (118), 2022 (75), 2023 (62), 2024 (74), 2025 (57) ve 2026&#8217;nın ilk ayları itibarıyla 8 vaka sisteme işlenmiştir. Bu süreklilik, Tenkil’in geçici bir OHAL uygulamasından ziyade, zamana yayılan ve sistematik olarak sürdürülen bir devlet politikası haline dönüştüğünü kanıtlar niteliktedir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Yaşam Öyküleri Üzerinden Hak İhlallerinin Somutlaşması</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>İstatistikler kitlesel kırımları ve sosyolojik dönüşümleri anlamamıza yardımcı olsa da, trajedinin gerçek boyutunu ancak bireysel insan hikayelerine bakarak kavrayabiliriz. Tenkil Memorial sitesinde yer alan portreler, adaletsizliğin faturasını doğrudan hayatlarıyla ödeyen toplumun farklı kesimlerinden insanları karşımıza çıkarmaktadır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Öreneğin, Güven Türkoğlu ve Gülcan Aracı. Zonguldak&#8217;ın Alaplı ilçesinde yaşayan KHK&#8217;lı öğretmen Güven Türkoğlu, mesleğinden ihraç edildikten sonra amansız bir kanser hastalığına yakalanmış ve uzun süren mücadelesinin ardından 21 Mart 2026 tarihinde (Ramazan Bayramı&#8217;nın ikinci günü) vefat etmiştir. Benzer şekilde Sivas’ta görev yapan öğretmen Gülcan Aracı, KHK ile ihraç edilmesinin hemen ardından eşinin tutuklanmasıyla büyük bir yıkım yaşamıştır. Yaşadığı yoğun üzüntü ve stresin tetiklediği kanser hastalığı nedeniyle 22 Nisan 2017&#8217;de hayata gözlerini yuman Aracı, cezaevindeki eşiyle son bir kez dahi görüştürülmemiş ve ardında üç küçük çocuk bırakmıştır. Bu iki örnek, KHK’ların yalnızca idari bir tasarruf olmadığını, insan bedeninde ölümcül hastalıklara yol açan ağır birer psikolojik şiddet enstrümanı olduğunu göstermektedir.</p>
<p><a href="https://tenkilmemorial.org/tenkil-veritabani/ahmet-aksoy/"><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-48882" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/05/Ekran-Resmi-2026-05-30-12.40.24-403x700.png" alt="" width="403" height="700" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/05/Ekran-Resmi-2026-05-30-12.40.24-403x700.png 403w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/05/Ekran-Resmi-2026-05-30-12.40.24-690x1200.png 690w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/05/Ekran-Resmi-2026-05-30-12.40.24-768x1335.png 768w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/05/Ekran-Resmi-2026-05-30-12.40.24-883x1536.png 883w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/05/Ekran-Resmi-2026-05-30-12.40.24-1178x2048.png 1178w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/05/Ekran-Resmi-2026-05-30-12.40.24-1170x2034.png 1170w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/05/Ekran-Resmi-2026-05-30-12.40.24-585x1017.png 585w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/05/Ekran-Resmi-2026-05-30-12.40.24.png 1290w" sizes="(max-width: 403px) 100vw, 403px" /></a></p>
<p>Tenkil sürecinin en masum mağdurları şüphesiz çocuklardır. Bolu’da yaşayan 15 yaşındaki lise öğrencisi Sümeyra Gelir, KHK’lı öğretmen annesinin tutuklanarak hapse gönderilmesi üzerine küçük yaşta kardeşlerinin bakımını üstlenmek zorunda kalmıştır. Ağır sorumluluklar ve aile parçalanmasının getirdiği psikolojik yük altında sağlığını kaybeden Sümeyra, 3 Nisan 2025&#8217;te vefat etmiştir. Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi olan 21 yaşındaki Ayşe Afra Koca ise geleceğin doktor adayıydı. Babasının tutuklanması ve süreç içerisinde maruz kaldıkları sistematik baskılar nedeniyle derin bir üzüntü yaşayan Ayşe Afra, yakalandığı kanser hastalığından kurtulamayarak 12 Eylül 2020’de Burdur’da hayatını kaybetmiştir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Sürecin küresel boyutunu gösteren en çarpıcı vakalardan biri eğitimci Hasan Hüseyin Günakan’ın hikayesidir. Kosova’da öğretmenlik yapan Günakan, 29 Mart 2018 tarihinde MİT ve Kosova İstihbaratı&#8217;nın ortaklaşa düzenlediği, uluslararası hukuku ve yerel yasaları çiğneyen yasa dışı bir operasyonla kaçırılarak Türkiye’ye getirilmiştir. Türkiye’de çıkarıldığı mahkemede casusluk suçlamasından beraat etmesine rağmen, soyut örgüt üyeliği iddiasıyla 8 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına çarptırılmıştır. Resmi raporlara giren işkence tespitlerine rağmen Günakan halen cezaevinde tutulmaktadır. Bu vaka, Türkiye’deki hak ihlallerinin sınırları aşarak egemen devletlerin hukuk sistemlerini dahi dejenere edebilecek bir boyuta ulaştığını göstermektedir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>İstanbul Başakşehir Koleji müdürü İshak Göğebakan, KHK ile ihraç edildikten sonra Belçika’ya hicret etmek zorunda kalmıştır. Belçika’da kanser tedavisi gördüğü sırada Covid-19’a yakalanan Göğebakan, 11 Kasım 2020’de 49 yaşında gurbette vefat etmiştir. Hak ihlalleri yalnızca doğrudan adli işlem görenleri değil, onların geniş aile çevrelerini de girdabına almıştır. Erzurumlu tanınmış esnaf ve hayırsever Sacit Çalık, sırf Bank Asya’ya para yatırdıkları iddiasıyla Elazığ’da tutuklu bulunan kardeşlerini ziyaret etmek üzere yola çıktığında geçirdiği feci bir trafik kazasında, yanındaki bebek dahil olmak üzere 5 kişiyle birlikte hayatını kaybetmiştir. Cezaevlerinin uzak şehirlere taşınması ve ailelerin yollarda perişan olması, bu dönemin gizli kalmış cezalandırma yöntemlerinden biridir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Üniversite memurluğundan ihraç edildikten sonra tutuklanan Ahmet Aksoy (55) ise hapishaneden tahliye olduktan sonra maruz kaldığı ağır haksızlıklara ve toplumsal dışlanmaya dayanamayarak Kırıkkale’de beyin kanaması geçirip vefat etmiştir. Aksoy’un durumu, cezaevinden çıksalar dahi insanların üzerindeki &#8220;sakıncalı&#8221; etiketinin kaldırılmadığını ve sivil ölümün tahliyeden sonra da devam ettiğini sembolize etmektedir.</p>
<p><strong>Haber: Nurullah KAYA</strong></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/tenkil-memorial-bir-sivil-kirimin-dijital-tanigi/">Tenkil Memorial: Bir Sivil Kırımın Dijital Tanığı</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://hizmetten.com/tenkil-memorial-bir-sivil-kirimin-dijital-tanigi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>3</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hanau&#8217;da Hafızaya Dokunmak: Şahitlik ve Mesuliyet</title>
		<link>https://hizmetten.com/hanauda-hafizaya-dokunmak-sahitlik-ve-mesuliyet/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Feb 2026 20:50:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Almanya]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[AbdullahAymaz]]></category>
		<category><![CDATA[Hanau]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Tenkil]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=46752</guid>

					<description><![CDATA[<p>7 Şubat’ta Hanau Kongre Merkezi’nde gerçekleşen Tenkil Müzesi sergisini gezerken, aslında bir mekânı değil; bir hafızayı, bir vicdanı ve susturulmak istenen bir hakikati dolaştığımı hissettim. Her bir köşe, her bir&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/hanauda-hafizaya-dokunmak-sahitlik-ve-mesuliyet/">Hanau&#8217;da Hafızaya Dokunmak: Şahitlik ve Mesuliyet</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 400;">7 Şubat’ta Hanau Kongre Merkezi’nde gerçekleşen Tenkil Müzesi sergisini gezerken, aslında bir mekânı değil; bir hafızayı, bir vicdanı ve susturulmak istenen bir hakikati dolaştığımı hissettim. Her bir köşe, her bir belge, her bir emanet; sadece mazide yaşanmış acıların değil, aynı zamanda insan onurunun direncinin de sessiz birer şahidiydi. İnsan nisyan ile maluldür, unutur. Bu müze, unutmanın kolay, hatırlamanın ise ağır bir mesuliyet olduğu zamanlarda inşa edilmiş bir hatırlatıcı ve vicdan mekânı olarak insanı derinden sarsıyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Bu ziyaretimde ilk kez açılan <b><strong>“Medya ve Tenkil”</strong></b> bölümünün, kalbime ayrı bir tesiri oldu. Çünkü burada sergilenen sadece gazetecilik faaliyetleri değil; hakikatin bedelini ödemiş insanların susmayan sesi, karanlığa karşı yakılmış birer kandildi. <b><strong>Zor zamanlarda kalemini eğmeyen, hakikati eğip bükmeyen, unutturulmak isteneni kaydeden medya emekçileri; aslında tarihe not düşmekle kalmamış, insanlığın ortak vicdanını da ayakta tutmuşlardır.</strong></b> Bu yönüyle medya, sadece haber veren bir araç değil; zulüm karşısında <b><strong>hakikate sadakatin</strong></b> yaşayan bir ifadesidir.</p>
<p style="font-weight: 400;">Tenkil sürecinde iki evladını kaybetmiş, buna rağmen acısını sessiz bir vakar ve sabırla taşıyarak, gelecek nesiller için bir mücadele azmine dönüştürmüş olan Tenkil Müzesi’nin kurucularından kıymetli <b><strong>Gonca Kara Hanımefendi</strong></b>’nin bizzat rehberlik etmesi, derin manalar yüklü bir andı. Onun her cümlesi bir şahitlik ve sarsıcı birer hatırlatmaydı. Acının içinden doğan bu sessiz direniş, insanın kalbine dokunuyor ve hafızanın neden yaşatılması gerektiğini bize anlatıyordu. Kendisine eşlik eden genç kardeşlerimizin gayreti ve hassasiyeti ise bu hafızanın emin ellerde olduğunu gösteren bir ümit vesilesiydi. <b><strong>Çünkü hakikate sadakat, sadece hatırlamak değil; hatırladığını omuzlayıp gelecek nesillere emanet edebilmektir.</strong></b></p>
<p style="font-weight: 400;">Bir yönüyle istikbaldeki nesillerin bizlere emaneti olan bu müzeyi gezerken bir kez daha gördüm ki, bazı eşyalar vardır; dili yoktur ama konuşur. Bazı fotoğraflar vardır; sesi yoktur ama haykırır. Ve bazı hatıralar vardır; zaman geçse de susmaz. İşte bu müze, susturulamayanların mekânı. Her ziyaretçi burada yalnızca geçmişi görmez; aynı zamanda kendi vicdanıyla da yüzleşir.</p>
<p style="font-weight: 400;">Kongre Merkezi’nin büyük salonunda ise o akşam artık gelenek hâline gelen <b><strong>Medya Dayanışma Programı</strong></b> için hazırlıklar hummalı bir şekilde devam ediyordu. <b><strong>Adeta bir arı kovanı gibi çalışan fedakâr arkadaşlarımızın yanına da uğrayıp kısaca hasbihal ettik.</strong></b> <b><strong>Burada kardeşlerimizin arasındaki samimi tesanüde şahit olmak ümidimi perçinledi</strong></b>.</p>
<p style="font-weight: 400;">Programı akşam televizyondan takip ettim. <b><strong>Allah’in inayetiyle kalblerin vifak ve ittifakına vesile olan, kuvve-i maneviyemizi takviye eden, ümitleri coşturan çok güzel bir program oldu hamdolsun.</strong></b></p>
<p style="font-weight: 400;">Bu güzel hizmette emeği geçen herkese gönülden dua ettim. Rabbim, hakikatin izini sürenlerin yolunu açık eylesin. Kalemlerini doğruluktan ayırmasın. Hafızayı diri tutanlara mukavemet, sabır ve hikmet versin. Çünkü biliyoruz ki; hakikat bazen susar gibi görünse de asla kaybolmaz. Ona sadakat gösterenler oldukça yaşamaya devam eder. Ve biz biliyoruz ki: <b><strong>Kaybetmedik, çünkü vazgeçmedik.</strong></b></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/hanauda-hafizaya-dokunmak-sahitlik-ve-mesuliyet/">Hanau&#8217;da Hafızaya Dokunmak: Şahitlik ve Mesuliyet</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tenkil Müzesi &#8216;Yüzleşmek ve İyileşmek&#8217; Sergisi Hanau’da Ziyaretçi Akımına Uğradı</title>
		<link>https://hizmetten.com/tenkil-muzesi-yuzlesmek-ve-iyilesmek-sergisi-hanauda-ziyaretci-akimina-ugradi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Feb 2026 22:59:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Almanya]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Hanau]]></category>
		<category><![CDATA[#hakihlalleri]]></category>
		<category><![CDATA[#insanhakları]]></category>
		<category><![CDATA[Tenkil]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=46661</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’de son yıllarda yaşanan en kapsamlı insan hakları hafıza çalışmalarından biri olan Tenkil Müzesi, 7 Şubat 2026 tarihinde Almanya’nın Hanau kentinde yeni sergisini ziyaretçilerle buluşturdu. &#8220;Yüzleşmek ve İyileşmek&#8221; temasıyla açılan&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/tenkil-muzesi-yuzlesmek-ve-iyilesmek-sergisi-hanauda-ziyaretci-akimina-ugradi/">Tenkil Müzesi &#8216;Yüzleşmek ve İyileşmek&#8217; Sergisi Hanau’da Ziyaretçi Akımına Uğradı</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div id="model-response-message-contentr_fbf0235562f67183" class="markdown markdown-main-panel enable-updated-hr-color preserve-whitespaces-in-response" dir="ltr" aria-live="off" aria-busy="false">
<p data-path-to-node="3">Türkiye’de son yıllarda yaşanan en kapsamlı insan hakları hafıza çalışmalarından biri olan Tenkil Müzesi, 7 Şubat 2026 tarihinde Almanya’nın Hanau kentinde yeni sergisini ziyaretçilerle buluşturdu. &#8220;Yüzleşmek ve İyileşmek&#8221; temasıyla açılan sergi, ilk günden itibaren yoğun ilgi gördü.</p>
<p data-path-to-node="3"><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-46662" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/02/IMG_0339-1-1140x855-1-700x525.jpg" alt="" width="700" height="525" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/02/IMG_0339-1-1140x855-1-700x525.jpg 700w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/02/IMG_0339-1-1140x855-1-768x576.jpg 768w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/02/IMG_0339-1-1140x855-1-585x439.jpg 585w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/02/IMG_0339-1-1140x855-1.jpg 1140w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /></p>
<p data-path-to-node="5"><strong>On Yıllık Zulmün Tanıklıkları</strong></p>
<p data-path-to-node="6">2013 yılından bu yana Türkiye’de yaşanan ve yüz binlerce insanı doğrudan etkileyen sistematik hak ihlallerini merkeze alan Tenkil Felaketi Ana Sergisi; özgürlüklerin, mesleklerin ve toplumsal yaşamın nasıl adım adım tasfiye edildiğini belgeleyen sarsıcı bir arşiv sunuyor. Arşiv materyalleri, görseller ve kişisel anlatımlar eşliğinde hazırlanan çalışma, kamuoyuna yansımayan ihlalleri görünür kılıyor.</p>
<p data-path-to-node="7"><strong>Abdullah Aymaz’dan Ziyaret</strong></p>
<p data-path-to-node="8">On yıldır süregelen zulümlere ait bilinmeyen gerçeklerin yansıtıldığı serginin pek çok önemli ziyaretçisi oldu. İlahiyatçı yazar Abdullah Aymaz da sergiyi ziyaret eden isimler arasında yer aldı. Aymaz, sergideki eserleri ve belgeleri yakından inceleyerek çalışmanın önemine dikkat çekti.</p>
<p data-path-to-node="8"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-46666" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/02/IMG_4232-394x700.jpg" alt="" width="394" height="700" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/02/IMG_4232-394x700.jpg 394w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/02/IMG_4232-675x1200.jpg 675w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/02/IMG_4232-768x1365.jpg 768w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/02/IMG_4232-864x1536.jpg 864w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/02/IMG_4232-1152x2048.jpg 1152w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/02/IMG_4232-1920x3413.jpg 1920w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/02/IMG_4232-1170x2080.jpg 1170w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/02/IMG_4232-585x1040.jpg 585w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/02/IMG_4232-scaled.jpg 1440w" sizes="(max-width: 394px) 100vw, 394px" /></p>
<p data-path-to-node="9"><strong>&#8220;Medya &amp; Tenkil&#8221; Bölümü İlk Kez Kamuoyuna Açıldı</strong></p>
<p data-path-to-node="10">Serginin en dikkat çeken yeniliği ise “Medya &amp; Tenkil” başlıklı özel bölümün ilk kez ziyarete açılması oldu. Bu bölüm, Tenkil sürecinde medyanın rolünü ve kamusal sorumluluğunu ele alan ilk kapsamlı sergisel çalışma olma özelliğini taşıyor.</p>
<p data-path-to-node="11"><b data-path-to-node="11" data-index-in-node="0">Bu özel bölümde öne çıkan başlıklar:</b></p>
<ul data-path-to-node="12">
<li>
<p data-path-to-node="12,0,0">Bağımsız gazeteciliğin tasfiyesi ve kapatılan medya kurumları.</p>
</li>
<li>
<p data-path-to-node="12,1,0">Tek sesli yayıncılığın kamusal alan üzerindeki etkileri.</p>
</li>
<li>
<p data-path-to-node="12,2,0">Propaganda, suskunluk ve tekrar mekanizmaları üzerinden adaletsizliğin nasıl görünmez kılındığı.</p>
</li>
<li>
<p data-path-to-node="12,3,0">Sürgünde sürdürülen yayıncılık pratikleri ve hakikat mücadelesi.</p>
</li>
</ul>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-46667" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/02/IMG_0344-1140x855-1-700x525.jpg" alt="" width="700" height="525" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/02/IMG_0344-1140x855-1-700x525.jpg 700w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/02/IMG_0344-1140x855-1-768x576.jpg 768w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/02/IMG_0344-1140x855-1-585x439.jpg 585w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/02/IMG_0344-1140x855-1.jpg 1140w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /></p>
<p data-path-to-node="13"><strong>Bir Vicdan ve Hafıza Alanı</strong></p>
<p data-path-to-node="14">Tenkil Müzesi, yalnızca geçmişi kayda geçirmek için değil; hakikatin sistematik biçimde silinmesine karşı direnen bir vicdan alanı olarak tanımlanıyor. Müze yönetimi, bu çalışmanın bireysel acıların ötesine geçerek kamusal alanın nasıl tahrip edildiğini göstermeyi ve toplumsal iyileşme için ortak bir hafıza zemini sunmayı amaçladığını belirtiyor.</p>
<p data-path-to-node="15">Adaletsizlik hâlâ sürerken gazetecilerin sahadan yürüttüğü kesintisiz belgeleme çalışmalarıyla hayata geçirilen müze; tutuklamalar, sürgünler ve sosyal dışlama pratiklerini dijital kayıtlarla koruma altına alarak inkârın önüne geçmeyi hedefliyor.</p>
<p><b data-path-to-node="17" data-index-in-node="0"></b></div>
<p><a href="https://hizmetten.com/tenkil-muzesi-yuzlesmek-ve-iyilesmek-sergisi-hanauda-ziyaretci-akimina-ugradi/">Tenkil Müzesi &#8216;Yüzleşmek ve İyileşmek&#8217; Sergisi Hanau’da Ziyaretçi Akımına Uğradı</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Araştırmacı Kazım Gündoğan, &#8216;Tenkil Söyleşi&#8217;lerinde</title>
		<link>https://hizmetten.com/arastirmaci-kazim-gundogan-tenkil-soylesilerinde/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Feb 2025 12:37:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşi]]></category>
		<category><![CDATA[Tenkil]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=41407</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnsanlığa karşı işlenen suçlar konusunda önemli bir araştırmacı Kazım Gündoğan Tenkil Söyleşileri&#8217;nde. &#8216;Dersim&#8217;in Kayıp Kızları&#8217; kitap ve belgeseli başta olmak üzere pek çok konuda önemli çalımalara imza atan Kazım Gündoğan,&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/arastirmaci-kazim-gundogan-tenkil-soylesilerinde/">Araştırmacı Kazım Gündoğan, &#8216;Tenkil Söyleşi&#8217;lerinde</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İnsanlığa karşı işlenen suçlar konusunda önemli bir araştırmacı Kazım Gündoğan Tenkil Söyleşileri&#8217;nde. &#8216;Dersim&#8217;in Kayıp Kızları&#8217; kitap ve belgeseli başta olmak üzere pek çok konuda önemli çalımalara imza atan Kazım Gündoğan, Frankfurt’taki eski Gestapo hapishanesi Klapperfeld’de gazeteci Bedrettin Uğur&#8217;un sorularını cevapladı. Tenkil Müzesi sergisini de gezen Gündoğan, Türkiye&#8217;de yaşananlara dair önemli tespitlerde bulundu.</p>
<div class="epyt-video-wrapper"><iframe  id="_ytid_97294"  width="1170" height="658"  data-origwidth="1170" data-origheight="658" src="https://www.youtube.com/embed/HxsttVrVZeU?enablejsapi=1&#038;autoplay=0&#038;cc_load_policy=0&#038;cc_lang_pref=&#038;iv_load_policy=1&#038;loop=0&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;playsinline=1&#038;autohide=2&#038;theme=dark&#038;color=red&#038;controls=1&#038;disablekb=0&#038;" class="__youtube_prefs__  epyt-is-override  no-lazyload" title="YouTube player"  allow="fullscreen; accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen data-no-lazy="1" data-skipgform_ajax_framebjll=""></iframe></div>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><em>Söyleşinin tamamını, 11 Şubat Avrupa saati ile 19.00&#8217;da aşağıdaki linkten izleyebilirsiniz.</em></strong></p>
<div class="epyt-video-wrapper"><iframe  id="_ytid_53531"  width="1170" height="658"  data-origwidth="1170" data-origheight="658" src="https://www.youtube.com/embed/j0fJkgiJy7E?enablejsapi=1&#038;autoplay=0&#038;cc_load_policy=0&#038;cc_lang_pref=&#038;iv_load_policy=1&#038;loop=0&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;playsinline=1&#038;autohide=2&#038;theme=dark&#038;color=red&#038;controls=1&#038;disablekb=0&#038;" class="__youtube_prefs__  epyt-is-override  no-lazyload" title="YouTube player"  allow="fullscreen; accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen data-no-lazy="1" data-skipgform_ajax_framebjll=""></iframe></div>
<p><a href="https://hizmetten.com/arastirmaci-kazim-gundogan-tenkil-soylesilerinde/">Araştırmacı Kazım Gündoğan, &#8216;Tenkil Söyleşi&#8217;lerinde</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tenkil sürecininin sembol isimlerinden işkenceyle öldürülen Gökhan Açıkkollu’nun hayatı kitap oldu</title>
		<link>https://hizmetten.com/tenkil-surecininin-sembol-isimlerinden-iskenceyle-oldurulen-gokhan-acikkollunun-hayati-kitap-oldu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Aug 2022 18:46:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[gökhan açıkkollu]]></category>
		<category><![CDATA[İşkence]]></category>
		<category><![CDATA[Tenkil]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=26737</guid>

					<description><![CDATA[<p>Vatan Emniyet’te gördüğü işkence sonucu 5 Ağustos 2016’da hayatını kaybeden KHK’lı öğretmen Gökhan Açıkkollu’nun hayatı kitap oldu. Kitapta işkencenin üzerinin nasıl kapatıldığı, bütün yargı kurumlarının işkencecileri korumak için neler yaptığı&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/tenkil-surecininin-sembol-isimlerinden-iskenceyle-oldurulen-gokhan-acikkollunun-hayati-kitap-oldu/">Tenkil sürecininin sembol isimlerinden işkenceyle öldürülen Gökhan Açıkkollu’nun hayatı kitap oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Vatan Emniyet’te gördüğü işkence sonucu 5 Ağustos 2016’da hayatını kaybeden KHK’lı öğretmen Gökhan Açıkkollu’nun hayatı kitap oldu. Kitapta işkencenin üzerinin nasıl kapatıldığı, bütün yargı kurumlarının işkencecileri korumak için neler yaptığı ayrıntılı olarak anlatılıyor. Eşi Tülay Açıkkollu’nun anlatımıyla 2 yılda hazırlanan kitabı Mina Leyla kaleme aldı.</p>
<p>15 Temmuz’dan sonra gözaltına alınan ve 13 gün boyunca İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde sistematik işkenceye maruz bırakılan KHK’lı öğretmen Gökhan Açıkkollu’nun hayatı kitaplaştırıldı. 23 Temmuz gece yarısı darp edilerek gözaltına alınan panik atak ve ağır şeker hastası Açıkkollu, 5 Ağustos 2016’da işkenceye bağlı kalp krizi nedeniyle yaşamını yitirmişti.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-26738 aligncenter" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/08/gokhan-acikkollu-2.jpg" alt="" width="640" height="640" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/08/gokhan-acikkollu-2.jpg 640w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/08/gokhan-acikkollu-2-150x150.jpg 150w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p>Görgü tanıklarının ifadeleri sonrası Açıkkollu’nun tutulduğu nezarethanenin kamera görüntüleri talep edildi. Avukatlar 13 günlük kamera kayıtlarının tamamını isterken savcı sadece 1 saat 25 dakikalık kalp krizi anına ilişkin görüntüleri dava dosyasına koydu. Açıkkollu’nun ölüm anına ait görüntüler 3 yıl önce yayınlamıştı.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-26739 aligncenter" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/08/gokhan-acikkollu-kitap-464x700.jpg" alt="" width="464" height="700" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/08/gokhan-acikkollu-kitap-464x700.jpg 464w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/08/gokhan-acikkollu-kitap-795x1200.jpg 795w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/08/gokhan-acikkollu-kitap-768x1159.jpg 768w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/08/gokhan-acikkollu-kitap-1018x1536.jpg 1018w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/08/gokhan-acikkollu-kitap.jpg 1060w" sizes="(max-width: 464px) 100vw, 464px" /></p>
<p>Konya’da defnedilen Açıkkollu’nun ailesinin hukuk arayışı devam ediyor. Adli Tıp Uzmanı Şebnem Korur Fidancı imzalı rapora göre Gökhan Açıkkollu, işkence ve ilaçlarına erişiminin engellenmesi gibi nedenlerden dolayı kalp krizi geçirdi. Vefatının ardından ailesi işkencecilerden şikayetçi olmuş, ancak savcılık “Kovuşturmaya gerek yoktur” kararı vererek soruşturmayı kapatmıştı. Aradan geçen 6 seneye rağmen KHK’lı öğretmen Gökhan Açıkkollu’nun ölümünden sorumlu olanlar hukuk önüne çıkartılmadı ve herhangi bir ceza almadı.</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/tenkil-surecininin-sembol-isimlerinden-iskenceyle-oldurulen-gokhan-acikkollunun-hayati-kitap-oldu/">Tenkil sürecininin sembol isimlerinden işkenceyle öldürülen Gökhan Açıkkollu’nun hayatı kitap oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Düğmesiz cübbelerinin gereğini yapsalar kâfi… &#124; RECEP ATICI</title>
		<link>https://hizmetten.com/dugmesiz-cubbelerinin-geregini-yapsalar-kafi-recep-atici/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Recep Atıcı]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Jun 2022 07:18:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[Adalet]]></category>
		<category><![CDATA[aihm]]></category>
		<category><![CDATA[hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[protesto]]></category>
		<category><![CDATA[recep atici]]></category>
		<category><![CDATA[Tenkil]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=26381</guid>

					<description><![CDATA[<p>Geçen haftaki yazımda, bardağın dolu tarafına bakma anlamında; “Her taraf bahar kokuyor. Güneş, parlak yüzünü üstümüze çevirmiş, biraz da bana bak. Niye hep kesif maddeden oluşan torağa gözünü dikmiş ‘Her&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/dugmesiz-cubbelerinin-geregini-yapsalar-kafi-recep-atici/">Düğmesiz cübbelerinin gereğini yapsalar kâfi… | RECEP ATICI</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Geçen haftaki yazımda, bardağın dolu tarafına bakma anlamında; “Her taraf bahar kokuyor. Güneş, parlak yüzünü üstümüze çevirmiş, biraz da bana bak. Niye hep kesif maddeden oluşan torağa gözünü dikmiş ‘Her yer karanlık, mahşer mi Ya Rab!’ türküsü söylüyorsun” demiştim.</p>
<p>Evet, 24 Haziran sabahı güneş rengini andıran sarı tişörtleriyle binlerce KHK’lı, Strasbourg’ta, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) önünde ‘<em>Geç gelen adalet, adalet değildir’</em> yazılı pankartlarıyla “Güneşin, parlak yüzünü” gösterdiler. Zamanı olup da medeni dünyanın en etkin protesto şekliyle;  ‘Türkiye’deki zulme dur de!’, ‘Türkiye’deki işkenceye dur de!’ diyerek hepimizin sesi olan katılımcılara öncelikle şükranlarımı arz ediyorum.</p>
<p>(AİHM) önünde gösteri yapan binlerce KHK’lı, “Mağdurlar burada hakimler nerede?’, Salyangoz kostümü giyen bir diğer gösterici de “Ben bile senden daha hızlıyım AİHM” gibi sloganlarla çok etkili bir eylem sergilediler. Yaklaşık altı yıl sonra yapılabilen bu organizasyon gerçekten yüreğimize su serpti. Bunu görmek ve her yerde dile getirmek üzerimize bir vecibedir.</p>
<p>Dile kolay bu eylem, 24 sivil toplum kuruluşu adına yapılmış. Dolayısıyla bunu organize eden başta Rumi Ünal olmak üzere herkesi tebrik ediyorum. Sekiz sayfadan oluşan şikâyet mektubunu AİHM Başkan Rabert Spano’ya ulaştırılmak üzere asistanına vermişler. Bu da sanırım bundan sonraki kararlar adına etkili olacaktır.</p>
<p>Eyleme, 15 Temmuz sonrası Türkiye’de zorla kaçırılan ve kendisinden yaklaşık 3 yıldır haber alınamayan KHK’lı Yusuf Bilge Tunç’un kız kardeşi Şefika Nur Kurt da katılmış. Kurt, “<em>Maalesef AİHM’nin verdiği kararlar ümitlerimizi söndürmek üzere. O yüzden biz kayıp ailelerinin desteklenmesi konusunda yapılan bu tür her gayret, her destek çok kıymetli</em>” diyerek abisinin mağduriyetini de birinci ağızdan AİHM’e duyurmuş.</p>
<p>Bizatihi Strasbourg’a, gelerek eyleme katılan gazeteci Kerim Balcı, “<em>Geciken adalet hem mağdurları umutsuzluğa itiyor hem de diktatörlere cesaret veriyor. Biz bunu AİHM’e hatırlatmak için buradayız</em>” demiş. Şayet AİHM, hala onurunun ve gururun olduğunu düşünüyorsa kafasını ellerinin arasına koyup bu cümle karşısında iyice düşünmesi gerekir.</p>
<p>Evet, AİHM, ‘iş yükünün ağırlığı vs.’ gibi bahanelerle kendisinden beklenen performansı gösteremedi. Dolaysıyla da mağdurlar AİHM’nin bu mazeretini inandırıcı bulmuyorlar. Zira isterlerse bazı dosyaları hemen öne alıp neticelendiriyorlar. Ayrıca Türkiye’deki rejimi de sanki kolluyorlar gibi bir imajları var ki, bu da AİHM adına hiç de hoş olmayan bir durum maalesef.</p>
<p>Bu eyleme katılan KHK’lı Yargıtay Hâkimi Kemal Karanfil’in; “<em>Türkiye’de 18 yıl hakimlik yapan bir kişi kaçakçıya para vererek Meriç’i geçmek zorunda kaldı. Ve benim gibi yüzlerce hâkim geldiyse buraya, Türkiye’de hukukun olmadığını bilin artık!” </em>ifadesi ise çok çarpıcıydı. Karanfil’in bu ifadesi aslında ‘kör göze parmak’ gibi bir şeydi. AİHM hakimleri bunu da duymazlıktan gelirlerse meşhur tabirle ‘dükkânı kapatsınlar’ artık.</p>
<p>Ayrıca Anayasa Profesörü Hüseyin Demir’in; “Türkiye artık bir hukuk devleti değil. Tamamıyla keyfi bir yönetim var, bu yönetim hız kesmeden zulme devam ediyor. Bunun önünü kesmenin tek yolu, AİHM’nin hukuk yoluyla buna müdahale etmesi ve Türkiye’yi hukuka dönmeye zorlaması olacaktır. Fakat, AİHM’nin bazı dosyaları öne alıp bazılarını da görmezden gelerek yanlı bir tutum sergilemesinden dolayı bunu bugüne kadar göremedik maalesef<em>.</em>” ifadeleri de AİHM’ni hukuku hakkıyla uygulamamakla itham etmek anlamına geliyor ki bu da AİHM adına bir garabet.</p>
<p>Aslında eylemde ister pankartlarla, isterse sözlü ve yazılı olarak ifade edilen hukuksuzlukları AİHM’nin bilmediğini, haberi olmadığını düşünmek biraz saf dillik olur. AİHM, kendi binaları önünde kulakları sağır edecek şekilde dile getirilen o ifadeleri elbette biliyor. Ne var ki ciddi bir tepkiyle karşılaşmadıkları için Bektaşi misal “<em>Biz yaptık oldu</em>” şeklinde düşünüyor olmalılar.</p>
<p>Ancak bugüne kadar AİHM önünde bu kadar kalabalık bir eylemin yapılmadığını Fransa’da yaşayan bazı katılımcılar ifade ediyorlar. Ümidimiz o ki, Türkiye&#8217;de yıllardır devam eden adaletsizliğe ve hukuksuzluğa AİHM, bu sefer kayıtsız kalmaz. Seslendirilen düşünceler, bu sefer olsun mahkeme binasının soğuk camlarına çarpıp geri dönmez inşaallah…</p>
<p>Mahkeme önünde ,”Geciken adaletin adalet olmadığını” vurgulayan birçok konuşma yapıldı. Saatlerce süren sloganlar Fransızca, İngilizce ve Türkçe dile getirildi. Buna rağmen meşhur tabirle “<em>Cemaat ne derse desin, imam bildiğini okur</em>” derse AİHM hakimleri, -biraz ağır olacak ama- o zaman önce kendilerini yargılasınlar ve sonra kendilerinde hala AİHM hâkimi olma vasfı görüyorlarsa gelen dosyaları incelesinler, derim.</p>
<p>Evet, bu eylem vasıtasıyla AİHM’nin, Türkiye&#8217;deki adalet arayışının artık bittiğini görmüş olmasını arzu ediyoruz. Hukuki tabirle iç hukuk yollarının artık tükendiğini görürler diye düşünüyoruz. AİHM hakimleri, Türkiye&#8217;nin işkencelerle, kaçırmalarla ve rejim mahkemeleriyle insanların canlarına, mallarına kastedilen bir ülke olduğunu görüp ‘artık yeter’ desinler istiyoruz.  İstediğimiz şey aslında çok ekstrem bir şey değil. Sadece düğmesiz cübbelerinin gereğini yapsalar kâfi…</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/dugmesiz-cubbelerinin-geregini-yapsalar-kafi-recep-atici/">Düğmesiz cübbelerinin gereğini yapsalar kâfi… | RECEP ATICI</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yüreklere Saplanan Fotoğraf &#124; İSMET MACİT</title>
		<link>https://hizmetten.com/yureklere-saplanan-fotograf-ismet-macit/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmet Macit]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 Jan 2022 08:09:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[İsmet Macit]]></category>
		<category><![CDATA[mezar]]></category>
		<category><![CDATA[Tenkil]]></category>
		<category><![CDATA[zulüm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=24059</guid>

					<description><![CDATA[<p>Anlatacaktım ölümlerini bir sonbahar eşliğinde, Bir kış güneşliğinde. Fakat baktım bu ölüm değil diriliştir Tabiatı aşan bir bildiriştir Ne güz ne sarı renk bu göçü anlatır; Bu kan rengi, bu&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/yureklere-saplanan-fotograf-ismet-macit/">Yüreklere Saplanan Fotoğraf | İSMET MACİT</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: right;">Anlatacaktım ölümlerini bir sonbahar eşliğinde,<br />
Bir kış güneşliğinde.<br />
Fakat baktım bu ölüm değil diriliştir<br />
Tabiatı aşan bir bildiriştir<br />
Ne güz ne sarı renk bu göçü anlatır;<br />
Bu kan rengi, bu kıpkızıl öcü anlatır<br />
Görünüşte kırmızı, gerçekte yeşil<br />
Görünüşte öç, hakikatte değil&#8230;”<br />
Sezai Karakoç</p>
<p>Kurdukları menfaat şebekesi yıkılmasın diye oynadıkları bir darbe tiyatrosu ile binlerce insanı bir gecede hain ilan edip çıkardıkları uyduruk KHK’larla mesleklerinden ettiler. Çamur medyası eşliğinde binlerce insana terörist iftirası atıp bıçaklanmış dal gibi hayattan kopardılar.</p>
<p>Kerbela ettiler ülkelerini. Masum bir avuç insan üzerine ordular saldılar. Kadın kız, genç yaşlı demeden adeta kılıçtan geçirdiler. Ok gibi dilleri, mızrak gibi bakışları ile binlerce mazlumu yaraladılar. İbn Sa’d misali az bir dünya menfaati karşılığında akrabalarını satan yığınların bu vefasızlığını yazdı tarih. Yetmezmiş gibi Hz. Hüseyin ve yakınlarının cenazeleri üzerinde tepinen Şimir orduları gibi mazlumlar üzerinde tepindiler. Devlet görünümlü çete on binlerce insanı zindanlara attı ve dilsiz zavallılar bu zulmü sadece seyretti. Anadolu’nun yetişmiş kadroları tırpanlanırken korkudan ve dünyalık endişelerden dolayı ebkem kesilen yığınların vefasızlığı kazındı yüreklere. Bir kabus gibi çöktüler mutlulukların üzerine.</p>
<p>İşte o mağdurlardan birinin mezarlıkta çekilmiş bir fotoğrafı geliyor gözlerimizin önüne. Yan yana dört kabir. Uhud’a defnedilen sahabe efendilerimizin kabirleri gibi sıra sıra. Topraklarına bakılırsa defnedileli çok olmamış. Mezarların üzeri rengarenk çiçeklerle kaplanmış. Izdırapla dokunan Anadolu kilimlerini andırıyor. Kabrin içinde ne varsa dışına o sızmış gibi. Kim bilir, belki de çektikleri sıkıntılarla tertemiz hâle gelen bu insanların kabirlerinin içi de böyle cennet bahçesi gibi rengarenktir.</p>
<p>Kabirlerin ortasında dertten müheykel bir genç oturmuş. Yüzünde Uhud’da yakınlarını kaybedenlerin hüznü. Acının iki büklüm ettiği dertli sinenin ismi Burak Aydın. Kabirlerse bir ay önce bu çilekeş insanı hapiste ziyaret edip dönerken trafik kazasında vefat eden yakınlarına ait.</p>
<p>Biricik yavruları Burak Aydın’ı tutuklu bulunduğu Mardin Cezaevi’nde ziyaret ettikten sonra Erzurum’un Aşkale ilçesinde trafik kazası geçiriyorlar. Zaten zulümle savrulmuş olan aile trafik kazası ile darmadağın oluyor. İbrahim Aydın (54), annesi Ayşe Aydın (72), eşi Gülyeter Aydın (49) ve oğlu Muhammed Aydın (8) oracıkta yürüyorlar Rablerine. Kevser Aydın ise ağır yaralanıyor.</p>
<p>Vefat edenler Giresun’un Keşap ilçesindeki aile mezarlığını defnediliyorlar. Burak izin alıp Jandarma ekipleri eşliğinde kabirleri ziyarete geliyor. Ve kabirlerin ortasına yığılıp kalıyor.</p>
<p>Fotoğraf bir devrin zulmünün sembolü olarak yüreklere bir zıpkın gibi saplanıyor. Vefat edenlere yan yana Ahiret yamaçlarında yürümek, geride kalanlara ise sabırla hizmete devam etmek düşüyor.</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/yureklere-saplanan-fotograf-ismet-macit/">Yüreklere Saplanan Fotoğraf | İSMET MACİT</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sen bizi affet be Bahadır!&#124; RECEP ATICI</title>
		<link>https://hizmetten.com/sen-bizi-affet-be-bahadir-recep-atici/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Recep Atıcı]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Jan 2022 07:11:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[Bahadır Odabaşı]]></category>
		<category><![CDATA[recep atici]]></category>
		<category><![CDATA[Tenkil]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=24046</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kim bilir neler yaşadın be Bahadır! Senin yaşadığın acıları paylaşamadığımız için affet bizi. Lafa gelince “acılar paylaşıldıkça azalır” dedik amma paylaşamadık senin acını. On altı yaşında intihar etmek dışında çok,&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/sen-bizi-affet-be-bahadir-recep-atici/">Sen bizi affet be Bahadır!| RECEP ATICI</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kim bilir neler yaşadın be Bahadır! Senin yaşadığın acıları paylaşamadığımız için affet bizi. Lafa gelince “acılar paylaşıldıkça azalır” dedik amma paylaşamadık senin acını. On altı yaşında intihar etmek dışında çok, ama çok daha fazla alternatifin olmalıydı. Ama biz ağır aheste hareket ettik, o senin ihtiyacın olan alternatifi önüne koyamadık. Ah Bahadır, kimseye anlatamadın mı içini acıtan o ızdırabı? Eskiden olsaydı, sana sımsıkı sarılacak dostların olurdu. Ya da omzunda ağlayabileceğin bir baban. Başını okşayacak bir öğretmenin, sıcaklığında kendini rahatlatacak ve senin yüzüne tebessüm edecek ağabeylerin olurdu.</p>
<p>Sen ömrünün baharında nasıl oldu da hayallerinden vazgeçtin? Nasıl oldu da küstürdüler seni gençliğin o en parlak günlerinden? Seni nasıl usandırdılar güne yeniden doğmaktan? Çok mu yalnız kaldın, çok mu itildin? Karlar mı yağdı güvendiğin dağlara?</p>
<p>Bir sen değilsin be Bahadır. Hangi birine ağlayalım? Hangi birine kızalım? Lanet olsun bunu sana reva görenlere ve seni bu hale koyanlara! Ve senin yaşadıklarına karşı sen yokmuşsun gibi yapanlara! Biliyorum meşrebimizde nefret ve intikam duyguları olmamalı. Ama dahasına dayanamıyoruz artık. İnandığımız değerlerin gereği, herkesi sevmek ve affetmek mizacımız. Ama yapamıyoruz. Çünkü bıçak kemiğe dayandı ve sen ve senin gibi yüzlercesinin başına gelen buna benzer hadiseler sabrımızı çok zorluyor be Bahadır!</p>
<p>Sen benim gibi öğretmen olan bir babanın oğluydun. Ama sana, sabah akşam zift kanallarından ve sokaklardan hep bir teröristin ve vatan haininin oğlu olduğun hatırlatıldı. Kin ve nefret dolu gözlerle bir sırtlan gibi hep seni parçalamak istediler. Arkandan konuştular, alaylı bir şekilde gülüştüler. İçlerinden daha arsız ve hayasız olanları yüzüne tükürmek istedi belki. Öğretmenlerin şefkatle seni kucaklamak yerine senin itilip kakılmana seyirci kaldılar. Açıktan destek olmaya haydi diyelim ki korktu, ilgilenemedi; sana bakıp az tebessüm eden bir öğretmenin bile mi olmadı? Seni bu halinle hayal edince, karlı dağlarda açlıktan ve soğuktan yarı donmuş, saklanacak yeri olmayan ceylanlar gibi titreyişin geliyor gözümün önüne. Kanadı kırık Leyleklere sahip çıkan bu neceip! millete ne olmuştu ki? Tarihine küsmüş, mensup olduğu milletine ve öz değerlerine yabancılaşmış, idealsiz ve yarınsız nesiller için ilk defa Cengiz Aytmatov’un kullandığı “mankurtlar” sürüsüne mi dönüşmüşlerdi? Öyle olmasaydı tüm bu olanları keyifle izler miydi bir toplum! Bunca mezalim karşısında hısım, akraba, konu komşusu, eş-dost sesini yükseltmeli değil miydi? Daha düne kadar en dürüst, en temiz ve her yönüyle takdir gören insanlar olarak bildiğimiz bu insanlar nasıl oldu da bir gecede terörist oluverdi diye hiç sormadıklarına göre demek ki hepsi mankurtlaşmışlar.</p>
<p>Sen işte böyle bir ortamda yaşamıştın son dört-beş yılını. Bu mankurt toplum, içindeki bastırılmış sadist duygularla sana yaşattıkları bu acıdan haz duymuş olmalı ki ‘ne oluyoruz’ deme cüretini gösteremediler. Sen, babanın ve annenin acısını arttıran bir ceza idin onlar için. Zira senin gamın ve kederin arttıkça, babanın ve annenin acısı artacaktı. Diğer çocuklara olduğu gibi, sana da “Zaten büyüyünce o da bilmem ne olacak!” dediler. Senin yanında babana-annene bıkmadan usanmadan bin bir hakaretler ettiler. Varsa birkaç akraban bayramlarda olsun “Üzme tatlı canını, biz yanınızdayız” deme yerine bilmiş bir ifadeyle “E, biz babanı ananı uyarmıştık zamanında!” diyerek seni kahretmekten haz aldılar. Hapishane kapılarında, babanı ziyarete gittiğinde itilip kakılırken, devletin o asık suratı seni canından bezdirmiş olmalı. Necip Fazıl’ın “Çatık kaş.. Hükûmet dedikleri zat&#8230;” dediği kişileri orada tüm çıplaklığıyla, sana göstermiş olmalı ceza evi personeli.</p>
<p>Babanla aynı takımı tutuyor ve onunla maç izlemekten haz alıyordun. Ama şimdi tuttuğun takımın maçlarını bile izlemek sana keyif vermiyordu. Çünkü yanında maçları beraber izlediğin baban yoktu. Sana şefkatle kucaklayan bir babayı çok gördüler. Ve şimdi o olmadan gelecek babalar gününden kaçar olmuştun. Geçmişteki mutlu ve huzurlu günleri özlemiş bir şekilde yatağa girdiğinde burnunun direği sızlayarak gözyaşlarını akıttığın günler az değildi. Bazen rüyanda olsun geçmişe gidebilmeyi umdun. Fakat senin rüyalarını da çalmışlardı karabasanlar. Sana “tatlı rüyalar” diyen bir baban olmadığı için artık rüya yerine her gece kâbus görüyordun.</p>
<p>Artık o kadar bitmiş ve tükenmiştin, o kadar umudunu yitirmiştin ki böyle bitip tükenmeden üzerine gelen zulmü kaldıramadın ve tek bir hamlede bitirmeyi hedefleyerek ölüm celladını kendi ellerinle davet ettin. Zira öyle olmasaydı geride tek satır bir mesaj bile bırakmadan, aniden gider miydin? Hayır, hayır sen böyle bir vedayı bile hak etmediğimizi düşünmüş olmalısın. Haklısın, biz bunu hak etmiyoruz belkide. Fakat seni yıllarca bağrına basan ailene olsun bir elveda deseydin. Belli ki köşeye sıkışmış, yanıp tükenmiştin. Yalnızlık, güvendiğin dağlara yağan kar, sürekli matem sürekli yas, takat getirecek gücünün kalmaması, dost ihaneti, kadere isyan&#8230; Bilemiyorum bunların hangisi seni bu meçhul yola sürükledi.</p>
<p>Ah be Bahadır, keşke içine düştüğün bu karanlıklardan tutup seni çekip çıkarabilseydik. Keşke senin kederini ve gamını gidermeye mecalimiz olsaydı. Amma biz de ağır yaralı olarak hayata tutunmaya çalışıyoruz be Bahadır. Gerçi bu bahanemiz olmamalıydı. Zira biz yaşatmak için yaşamalı ve senin imdadına koşmalıydık. Bu da bizim ayıbımız. Onun için yazının başlığını “Sen bizi affet be Bahadır!” dedim. Ruzu mahşerde inşaallah sen bizim mazeretimizi kabul edersin. Rabbim de bizi affeder. Her şeyi sonsuz rahmetiyle sarıp sarmalayan Rabbim seni de bağışlasın.</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/sen-bizi-affet-be-bahadir-recep-atici/">Sen bizi affet be Bahadır!| RECEP ATICI</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tenkil kurbanları Viyana’da anıldı: ‘İnsanlar, çocuklar uyurken sessiz olmalı; ölürken değil!’</title>
		<link>https://hizmetten.com/tenkil-kurbanlari-viyanada-anildi-insanlar-cocuklar-uyurken-sessiz-olmali-olurken-degil/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Jun 2021 14:00:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Tenkil]]></category>
		<category><![CDATA[tuna nehri]]></category>
		<category><![CDATA[Viyana]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=20443</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tuna Nehri kıyısında düzenlenen tenkil kurbanları anma programı “Grüß Gott Österreich İnisiyatifi” tarafından organize edildi. Türkiye’deki baskı ve hukuksuzluklardan kaçarken Meriç’te kaybedilen canlar, 20 Haziran Dünya Mülteciler Günü’nde Avusturya Viyana’da&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/tenkil-kurbanlari-viyanada-anildi-insanlar-cocuklar-uyurken-sessiz-olmali-olurken-degil/">Tenkil kurbanları Viyana’da anıldı: ‘İnsanlar, çocuklar uyurken sessiz olmalı; ölürken değil!’</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tuna Nehri kıyısında düzenlenen tenkil kurbanları anma programı “Grüß Gott Österreich İnisiyatifi” tarafından organize edildi.</p>
<p class="p1"><span class="s1">Türkiye’deki baskı ve hukuksuzluklardan kaçarken Meriç’te kaybedilen canlar, 20 Haziran Dünya Mülteciler Günü’nde Avusturya Viyana’da düzenlenen bir etkinlikle anıldı. Tuna Nehri kıyısında düzenlenen tenkil kurbanları anma programı “Grüß Gott Österreich İnisiyatifi” tarafından organize edildi.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Etkinlik, ülkelerinde zulme uğradıkları için Avusturya’ya sığınan ve burada yaşamaya devam eden mülteciler ile onlara kucak açan Avusturya halkının katılımıyla düzenlendi.</span><span class="s1">Katılımcılar önce Tuna Nehri’nin kıyısında bir basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasında şu satırlara yer verildi:</span></p>
<div class="jnews_inline_related_post_wrapper left">
<div class="jnews_inline_related_post">
<div class="jeg_postblock_20 jeg_postblock jeg_module_hook jeg_pagination_nextprev jeg_col_2o3 jnews_module_88662_0_60d076de766e4 " data-unique="jnews_module_88662_0_60d076de766e4">
<div class="jeg_block_navigation">
<div class="jeg_block_nav "><i class="fa fa-angle-left"></i> <i class="fa fa-angle-right"></i></div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-267870 size-large td-animation-stack-type0-2 lazyloaded" src="https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/06/meric%CC%A71-1024x576.jpeg" sizes="(max-width: 696px) 100vw, 696px" srcset="https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/06/meriç1-1024x576.jpeg 1024w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/06/meriç1-300x169.jpeg 300w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/06/meriç1-768x432.jpeg 768w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/06/meriç1-1536x864.jpeg 1536w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/06/meriç1-100x56.jpeg 100w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/06/meriç1-696x392.jpeg 696w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/06/meriç1.jpeg 1600w" alt="" width="696" height="392" data-srcset="https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/06/meriç1-1024x576.jpeg 1024w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/06/meriç1-300x169.jpeg 300w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/06/meriç1-768x432.jpeg 768w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/06/meriç1-1536x864.jpeg 1536w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/06/meriç1-100x56.jpeg 100w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/06/meriç1-696x392.jpeg 696w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/06/meriç1.jpeg 1600w" data-src="https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/06/meric%CC%A71-1024x576.jpeg" data-sizes="(max-width: 696px) 100vw, 696px" data-pin-no-hover="true" /></p>
<p class="p1"><span class="s1">“Türkiye’de uzun süredir insan hak ve özgürlükleri, evrensel ilkelere, uluslararası sözleşmelere, yasalara ya da insani değerlere göre değil iktidarın tanımlamasına, takdirine ve lütfuna göre belirleniyor.</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-267871 size-large td-animation-stack-type0-2 lazyloaded" src="https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/06/meric%CC%A72-1024x576.jpeg" sizes="(max-width: 696px) 100vw, 696px" srcset="https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/06/meriç2-1024x576.jpeg 1024w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/06/meriç2-300x169.jpeg 300w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/06/meriç2-768x432.jpeg 768w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/06/meriç2-100x56.jpeg 100w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/06/meriç2-696x392.jpeg 696w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/06/meriç2.jpeg 1200w" alt="" width="696" height="392" data-srcset="https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/06/meriç2-1024x576.jpeg 1024w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/06/meriç2-300x169.jpeg 300w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/06/meriç2-768x432.jpeg 768w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/06/meriç2-100x56.jpeg 100w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/06/meriç2-696x392.jpeg 696w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/06/meriç2.jpeg 1200w" data-src="https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/06/meric%CC%A72-1024x576.jpeg" data-sizes="(max-width: 696px) 100vw, 696px" data-pin-no-hover="true" /></p>
<p class="p1"><span class="s1">15 Temmuz 2016 sözde darbe girişiminin ardından çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler hükümet tarafından yasalaştırıldı. Ülkedeki sıradan vatandaşlar terörist ilan edildi ve zulüm gördü.”</span></p>
<h3 class="p1"><strong><span class="s1">Önce Kürtler ve Aleviler, şimdi Hizmet Hareketi…</span></strong></h3>
<p class="p1"><span class="s1">“Bugünlerde ise Türkiye’de Hizmet Hareketi mensuplarına ve sevenlerine, Kürtlere ve Alevilere aynı zulüm uygulanmaktadır. Maalesef bu insanlar çaresizce ülkelerini terk edip güvenli başka ülkelere iltica etmek zorunda kalıyorlar. Bu insanlara kucak açan ülkelerden birisi olan Avusturya devletine ve halkına sonsuz teşekkür ediyoruz.</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-267873 size-large td-animation-stack-type0-2 lazyloaded" src="https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/06/meric3-1024x576.jpeg" sizes="(max-width: 696px) 100vw, 696px" srcset="https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/06/meric3-1024x576.jpeg 1024w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/06/meric3-300x169.jpeg 300w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/06/meric3-768x432.jpeg 768w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/06/meric3-100x56.jpeg 100w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/06/meric3-696x392.jpeg 696w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/06/meric3.jpeg 1200w" alt="" width="696" height="392" data-srcset="https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/06/meric3-1024x576.jpeg 1024w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/06/meric3-300x169.jpeg 300w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/06/meric3-768x432.jpeg 768w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/06/meric3-100x56.jpeg 100w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/06/meric3-696x392.jpeg 696w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/06/meric3.jpeg 1200w" data-src="https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/06/meric3-1024x576.jpeg" data-sizes="(max-width: 696px) 100vw, 696px" data-pin-no-hover="true" /></p>
<p class="p1"><span class="s1">Vatanlarından çıkmak zorunda bırakılan insanlar bu yolculuk esnasında maalesef canlarını verdiler. Onlarca çocuk ve yüzlerce yetişkin insan bu yolculukta hayatlarını kaybettiler. Bugün biz buraya Dünya Mülteciler Günü vesilesiyle, yolda hayatlarını kaybeden arkadaşlarımızı ve evlatlarımızı hatırlama ve anma programı nedeniyle toplanmış bulunuyoruz. Biliyoruz onları Cennete uğurladık ve Şimdi Tuna’ya bıraktığımız bu gülleri onlara armağan ediyoruz. Hepsinin ruhu şad olsun.  Hepsini saygı ve sevgiyle anıyoruz.”</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-267874 size-large td-animation-stack-type0-2 lazyloaded" src="https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/06/meric4-1024x576.jpeg" sizes="(max-width: 696px) 100vw, 696px" srcset="https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/06/meric4-1024x576.jpeg 1024w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/06/meric4-300x169.jpeg 300w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/06/meric4-768x432.jpeg 768w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/06/meric4-1536x864.jpeg 1536w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/06/meric4-100x56.jpeg 100w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/06/meric4-696x392.jpeg 696w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/06/meric4.jpeg 1600w" alt="" width="696" height="392" data-srcset="https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/06/meric4-1024x576.jpeg 1024w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/06/meric4-300x169.jpeg 300w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/06/meric4-768x432.jpeg 768w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/06/meric4-1536x864.jpeg 1536w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/06/meric4-100x56.jpeg 100w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/06/meric4-696x392.jpeg 696w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/06/meric4.jpeg 1600w" data-src="https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/06/meric4-1024x576.jpeg" data-sizes="(max-width: 696px) 100vw, 696px" data-pin-no-hover="true" /></p>
<h3 class="p1"><strong><span class="s1">Tuna’da sessiz yürüyüş</span></strong></h3>
<p class="p1"><span class="s1">Katılımcılar basın açıklamasının ardından ellerinde kayıpların fotoğraflarının olduğu pankartlarla bir “sessiz yürüyüş” gerçekleştirdi. Tenkil sürecine ve mağdurlara işaret eden el ilanları dağıtan katılımcılar Tuna nehri kıyısında çiçek bırakma eylemi gerçekleştirdi. Meriç’te ve Ege’de kaybettiğimiz her bir çoçuk için Tuna’ya beyaz gül bırakıldı.</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-267875 size-large td-animation-stack-type0-2 lazyloaded" src="https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/06/meric5-1024x576.jpeg" sizes="(max-width: 696px) 100vw, 696px" srcset="https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/06/meric5-1024x576.jpeg 1024w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/06/meric5-300x169.jpeg 300w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/06/meric5-768x432.jpeg 768w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/06/meric5-1536x864.jpeg 1536w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/06/meric5-100x56.jpeg 100w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/06/meric5-696x392.jpeg 696w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/06/meric5.jpeg 1600w" alt="" width="696" height="392" data-srcset="https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/06/meric5-1024x576.jpeg 1024w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/06/meric5-300x169.jpeg 300w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/06/meric5-768x432.jpeg 768w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/06/meric5-1536x864.jpeg 1536w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/06/meric5-100x56.jpeg 100w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/06/meric5-696x392.jpeg 696w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/06/meric5.jpeg 1600w" data-src="https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/06/meric5-1024x576.jpeg" data-sizes="(max-width: 696px) 100vw, 696px" data-pin-no-hover="true" /></p>
<p class="p1"><span class="s1">Tuna nehri kıyısındaki etkinliğin ana sloganı ise şu oldu: </span><span class="s1">“İnsanlar, çocuklar uyurken sessiz olmalı, ama ölürken değil!”</span></p>
<p><strong>Kaynak: zamanaustralia</strong></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/tenkil-kurbanlari-viyanada-anildi-insanlar-cocuklar-uyurken-sessiz-olmali-olurken-degil/">Tenkil kurbanları Viyana’da anıldı: ‘İnsanlar, çocuklar uyurken sessiz olmalı; ölürken değil!’</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tenkil Müzesi derneği kadın hakları ihlallerini masaya yatırdı</title>
		<link>https://hizmetten.com/tenkil-muzesi-dernegi-kadin-haklari-ihlallerini-masaya-yatirdi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Mar 2021 15:40:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Tenkil]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=17971</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tenkil Müzesi Dernegi, BM Kadının Statüsü Komisyonu kapsamında Türkiye’deki kadın hakkı ihlallerini masaya yatırdı Tenkil Müzesi Derneği, Birleşmiş Milletler (BM) Kadının Statüsü Komisyonu 65. oturumunda çok özel bir panel gerçekleştirdi.&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/tenkil-muzesi-dernegi-kadin-haklari-ihlallerini-masaya-yatirdi/">Tenkil Müzesi derneği kadın hakları ihlallerini masaya yatırdı</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tenkil Müzesi Dernegi, BM Kadının Statüsü Komisyonu kapsamında Türkiye’deki kadın hakkı ihlallerini masaya yatırdı</p>
<p>Tenkil Müzesi Derneği, Birleşmiş Milletler (BM) Kadının Statüsü Komisyonu 65. oturumunda çok özel bir panel gerçekleştirdi. Panelde kadın mahkumların ve tutukluların uğradığı mağduriyetler ve hak ihlallerine dikkat çekildi. Tutuklu kadın ve çocuklu annelerin yaşadıkları mağduriyetler örnekleriyle anlatıldı. Çıplak arama, taciz gibi insan hakları ihlallerine,  tutuklu çocuk ve kadınların maruz kaldığı insanlık dışı muamelelere vurgu yapıldı.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-17973" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2021/03/merlin1-700x366.jpeg" alt="" width="700" height="366" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2021/03/merlin1-700x366.jpeg 700w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2021/03/merlin1-768x402.jpeg 768w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2021/03/merlin1.jpeg 1200w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /></p>
<p>Tenkil Müzesi Derneği, Birleşmiş Milletler 65. Kadının Statüsü Komisyonu’nun çatısı altında bir panel gerçekleştirdi. “Kadın Mahkumların ve Tutukluların Haklarını Korumak”konulu panelde  dünyada ve Türkiye’de yaşanan kadın hakları ihlalleri ve özellikle tutuklu, hamile ve çocuklu kadınların yaşadığı mağduriyetler ela alındı. Avrupa Sürdürülebilir Kalkınma Enstitüsü Kurucu Üyesi  Sümeyye Yiğit’in moderatörlüğünde yürütülen programda Av. Betül Alpay ve Prof. Dr. Dawn Beichner, Tenkil Müzesi Derneği´nin Toplumsal Cinsiyet Danismani ve Avrupa Sürdürülebilir Kalkinma Enstitüsünün Baskani Yasemin Aydın konuşmacı olarak yer aldı.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-17974" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2021/03/merlin2-700x366.jpeg" alt="" width="700" height="366" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2021/03/merlin2-700x366.jpeg 700w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2021/03/merlin2-768x402.jpeg 768w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2021/03/merlin2.jpeg 1200w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /></p>
<p><strong>TENKİL MÜZESİ ETKİNLİKLERİ DUYURULDU</strong></p>
<p>Panelin açılış konuşmasını yapan Yasemin Aydın, Tenkil Müzesi Derneği olarak amaçlarının Türkiye’de bilhassa 17-25 Aralık 2013 sonrası maruz kalınan insan hakları ihlallerine dikkat çekmek ve bu ihlallerin tekrarlanmaması için bu yaşananları duyurmak olduğunu belirtti. Tenkil Müzesi Derneği’nin çalışmaları özetlenerek,  halen müzede sergilenen Tenkil süreci mağdurlarının eşyalarına dair kısa bir video gösterildi. Aydin konuşmasında, cezasızlığın yerine adalet, ilgisizlik yerine eylem çağrısında bulundu.</p>
<p>„Kadın mahkumların ve suçluların insan haklarını korumak için elimizden gelen her şeyi yapalım“, diye seslenen Aydin, hapishanelerin özellikle siyasi tutuklu kadınlar için çok tehlike bir yer olduğunun altını çizdi.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-17972" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2021/03/tenkil-700x366.jpeg" alt="" width="700" height="366" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2021/03/tenkil-700x366.jpeg 700w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2021/03/tenkil-768x402.jpeg 768w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2021/03/tenkil.jpeg 1200w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /></p>
<p>World Society of Victimology Illinois State Üniversitesi’nde görev yapan ve BM Ceza Adaleti Çalışma Grubuna Danışmanlık veren  Prof. Dr. Dawn Beichner; Amerika Birleşik Devletleri’nin kadın tutuklular açısından dünya lideri olduğundan ve kitlesel tutuklama uygulamasının bulunduğundan bahsetti. Küresel olarak kadın tutuklular artmakta olduğuna ve kadınların genellikle başka ülkelere kıyasla tutuklamayı gerektirmeyen eylemlerden dolayı tutuklanabildiğine değindi.</p>
<p><strong>‘KADINLAR ŞİDDET İÇERMEYEN SUÇLARDAN DOLAYI HAPİSTE’</strong></p>
<p>Profesör Beichner, “Kadınların çoğu şiddet içermeyen suçlardan dolayı hapiste bulunmakta. Ancak esasen mahkumiyeti başka seçenek kalmadığında kullanmalıyız. Örneğin şiddet içeren suçlarda mahkumiyet uygulanmalı. Diğer suçlar için toplum hizmetleri gibi cezalar da kullanılabilir.” dedi. Beichner, tedavi edici adalet dediğimiz yaklaşım ile kadınlara ve onların travma deneyimine odaklanılması ve kadınlar dışardayken maruz kaldığı şiddete bir de cezaevinde maruz kalmamaları gerektiğine değindi.</p>
<p>Beichner’a ayrıca çocuklarıyla tutukluluk yaşayan annelere dikkat çekerek, <strong>“Mahkumiyet yaşayan pek çok kadının çocuğu var ve çocuklar annesiz kaldıklarında bu onlara ciddi zarar veriyor. Bir bebeğin olumsuz bir etkiye maruz kalmadan hapishanede ne süre ile kalabileceğinin düşünülmesi gerekiyor.” </strong>değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p><strong>TÜRKİYE’DEKİ KADIN HAKLARI İHLALLERİNİN ÖZETİ : 4 KADIN 4 HİKAYE</strong></p>
<p>Konuşma sonrasında 2016’dan sonra mahkumiyet deneyimi yaşayan kadınların kendi hikayelerini anlattıkları Almanya Merkezli Human Rights Defenders derneğinin “4 Kadın 4 Hikaye” videosu gösterildi.</p>
<p><strong>AVUKAT ALPAY: ÇIPLAK ARAMA TÜRKİYE’DE ÇOK YAYGIN ve PSİKOLOJİK BİR BASKI ARACI</strong></p>
<p>Video sonrası 23 yaşında iken Türkiye’de tutuklanan ve kalan tahliye olduktan sonra Almanya’ya iltica eden Avukat Betül Alpay kendi deneyimlerinden ve gözlemlerinden bahsetti. Cezaevine girer girmez iki kadın gardiyan tarafından bir odaya alınarak çırıl çıplak soyulduğunu ve çök-kalk yaptırılarak, hiçbir şüphe olmamasına rağmen bedenime temas edilerek “çıplak aramaya maruz kaldığını anlattı. İstisnai olarak yapılması gereken bu uygulamanın artık yaygın bir uygulama olduğunu ve psikolojik bir baskı aracı olduğunu söyledi.</p>
<p><strong>‘CEZAEVİNDEKİ 13 AYLIK BEBEĞE YAĞLI VE BAHARATLI YEMEKLER GETİRİLDİ’</strong></p>
<p>Cezaevlerinde ciddi bir kapasite sıkıntısı bulunduğu için yerde yatmak zorunda kalmış. Koğuşunda bulunan 13 aylık Betül bebeğe ayrı bir yemek gelmediğini, annesinin yediği yağlı ve baharatlı yemekleri yemek zorunda kaldığını ve bir oyuncağı dahi olmadığını anlattı. Sonrasında koğuşa gelen. 33 günlük bir bebeğin anne sütü yetersiz kaldığı için bu süreçte çok zayıfladığını ve ancak 6 aylık olduğunda tahliye olabildiğine değindi.</p>
<p>Alpay, “Türkiye’de anne-çocuk cezaevleri yok. Cezaevlerinde çamaşır makinesi yok ve 18 kişi o soğuk kış günlerinde içeride çamaşır kurutulduğunu düşünün. Koğuştaki anneler geceleri çamaşır yıkamak zorunda kalıyordu. Cezaevinde sıcak su haftanın sadece 2-3 günü ve 2-3 saat veriliyordu. Kişi başına düşen duş alma süresimiz sadece 7 dakikaydı.” dedi.</p>
<p><strong>PSİKOLOJİK TRAVMA YAŞAYAN MAHKUMLAR&#8230;</strong></p>
<p>Cezaevindeki bu zor şartların yanı sıra bir koğuş arkadaşının yaşadığı travmalardan ötürü psikolojik ataklar geçirmeye başladığını söyleyen Avukat Alpay, tutukları ve savunmasız bebekleri öldürmekle tehdit ettiğini, bu sebeple gece-gündüz arkadaşının başında nöbet tuttuklarını anlattı. Can güvenliği dahi olmayan bu şartlar altında arkadaşının hakkını aradığı ve dilekçe yazdığı için koğuşunun değiştirildiğinden bahsetti.</p>
<p><strong>‘TÜRKİYE’DE CEZAEVİNDE BEBEKLİ BİR KADIN OLMAK ÇOK ÇOK ZOR&#8230;”</strong></p>
<p>Yine 2020 ocak ayında tutuklanan ve riskli gebeliği olan bir arkadaşının 1 hafta boyunca kaldığı değişim koğuşunda hiçbir şey yiyemediğini, sürekli istifrağ ettiğini ve sık sık bayıldığını anlattı. Normal koğuşa alındıktan 1 ay sonra hamile olan bu arkadaşının dosya durumunda hiçbir değişiklik olmamasına rağmen elektronik kelepçe ile tahliye edildiğini anlattı. Son olarak Alpay “ Türkiye’de kadın olmak zor. Türkiye’de cezaevinde kadın olmak çok zor. Cezaevinde bebekli bir kadın olmak çok çok daha zor.” sözüyle konuşmasını bitirdi.</p>
<p>Dünya genelinde hapishanelerdeki tutuklu ve mahkumların %2 ile 10’unu kadınlar oluşturuyor. Türkiye’de binlerce haksız tutukluluk süreci yaşıyor. Çocuklu, hamile, engelli ve hasta kadın mahkumların hakları ihlal edilmeye devam ediyor.  Bunların çoğu siyasi görüşlerinden ve fikirlerinden dolayı tutuklanan kadınlardan oluşuyor.  Araştırmalar, kadınların tutuklanma, sorgulama ve cezaevindeyken zihinsel ve fiziksel tacize karşı daha savunmasız olduklarını gösteriyor. Maalesef ki, kadınlar hapsedildikten sonra, çıplak arama, tecavüz tehditleri ve &#8220;bekaret testi&#8221; ve hatta tecavüz de dahil olmak üzere çeşitli istismara, işkence ve insanlık dışı muamelelere maruz bırakılıyorlar.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/tenkil-muzesi-dernegi-kadin-haklari-ihlallerini-masaya-yatirdi/">Tenkil Müzesi derneği kadın hakları ihlallerini masaya yatırdı</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
