<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sünni arşivleri - Hizmetten</title>
	<atom:link href="https://hizmetten.com/tag/sunni/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://hizmetten.com/tag/sunni/</link>
	<description>Hizmet&#039;e Dair Ne Varsa...</description>
	<lastBuildDate>Sun, 16 Jul 2023 21:16:12 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/01/hizmetten_loga_web-150x150.png</url>
	<title>Sünni arşivleri - Hizmetten</title>
	<link>https://hizmetten.com/tag/sunni/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Ortak acımız Kerbela</title>
		<link>https://hizmetten.com/ortak-acimiz-kerbela/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Aug 2021 10:23:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi]]></category>
		<category><![CDATA[hz. hüseyin]]></category>
		<category><![CDATA[Kerbela]]></category>
		<category><![CDATA[Muharrem]]></category>
		<category><![CDATA[Sünni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=21577</guid>

					<description><![CDATA[<p>Alevilik, İslam dairesinde tasavvufi bir yoldur. Alevilikte Hakk, Muhammed, Ali sevgisi inancın adeta parolasıdır. Allah inancı, Hz. Muhammed’e duyulan muhabbet ve Hz. Ali sevgisi Aleviliğin temelini  oluşturur. Alevi inancını dilden&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/ortak-acimiz-kerbela/">Ortak acımız Kerbela</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Alevilik, İslam dairesinde tasavvufi bir yoldur. Alevilikte Hakk, Muhammed, Ali sevgisi inancın adeta parolasıdır. Allah inancı, Hz. Muhammed’e duyulan muhabbet ve Hz. Ali sevgisi Aleviliğin temelini  oluşturur. Alevi inancını dilden dile gönülden gönüle aktaran ozanların dilindeki binlerce nefes bunun en açık delilidir. Bugün Alevîlik içinde önemli bir konuma sahip olan inanç önderleri Alevî dedeleri de bunu ısrarla dile getirmektedir. Bu bakış tarihi süreç içerisinde de hiç değişmemiş, Aleviler İslam üst kimliği içinde varlıklarını sürdürmüşlerdir.</p>
<p>Alevi ve Sünni inanca mensup halkımız geçmişte şer güçlerce tezgahlanan birtakım oyunlarla zaman zaman karşı karşıya getirilmiştir. Gerilimi tetikleyen asıl unsur cehalettir. Sünniler de Aleviler de hem inançları hakkında hem de birbirleri hakkında yeterli bilgiye sahip değildir. Üstüne üstlük bir de ortalıkta dolaşan birtakım yalan yanlış ifadelerden oluşan ciddi bir bilgi kirliliği vardır.</p>
<p>Bilindiği gibi Aleviler, Hz. Hüseyin’in katledildiği Muharrem ayında oruç tutarak bir hüzün yaşarlar. Esasen Anadolu insanı Alevi’siyle Sünni’siyle gönlü Ehlibeyt muhabbetiyle dopdoludur. Kerbela, ortak bir hüzündür. Son yıllarda Kerbelâ’da Hz. Hüseyin’in şehadeti vesilesiyle Alevî-Sünnî halkın birlikte düzenlediği mevlid ve anma programları, Sünni vatandaşların Muharrem ayında cemevlerinde oruç açma programına katılmaları, birlikte sofraya oturup lokma paylaşmaları, Hz. Hüseyin’in şehadetine ve Ehlibeyt’e yapılan zulme birlikte gözyaşı dökmeleri her iki inanca sahip toplulukları birbirine yaklaştırması, kaynaştırması sebebiyle anlamı ve önemi büyük etkinliklerdir.</p>
<p>Her iki kesimin birbirini tanımaya ve anlamaya ihtiyacı vardır. Öncelikle ve özellikle bu empatiyi egemen çoğunluk olan Sünnilerin yapması lazımdır. Bunun için bir araya gelmelerin vesileleri artırılmalıdır.Alevi ve Sünnîlerin birlikte katıldıkları Muharrem ayı, oruç açma programlarında Kerbela’da Ehlibeyt’e yapılan zulmü dile getiren mersiyelere Alevi Sünni hep birlikte iç geçirdiler, hep birlikte gözyaşları döktüler. İnsanlar tanış oldular. Muhabbet çerağları uyandırıldı, önyargılar eridi. Yapılan konuşmalarda hep Ehlibeyt muhabbeti ve Ehlibeyt’e yapılan zulme tepki ve ehlibeyt için duyulan hüzün vardı. Aynı Allah’a aynı kitaba aynı peygambere inanan Alevi-Sünni vatandaşlarımız ehlibeyt muhabbetiyle bir halka oluşturdular, cem oldular.</p>
<p>Alevî ya da Sünnî inanca sahip olan kişiler herkesi kendi konumunda kabul etmeli, muhataplarını birbirine benzetme çabası içinde olmamalıdır. Bu güvence ile gruplar dönüştürülme kaygısı taşımadan diyaloglarını geliştirebilirler. Esasen Alevî ve Sünnî gruplar tarih boyunca iç içe yaşamış,  aynı ailenin fertleri, aynı coğrafyanın insanıdırlar.Gelinen şu noktada toplumumuzu ayrıştırmaya yönelik yeni Kerbelaların yaşanmasını istemiyoruz. Geçmişte çok acılar yaşadık. Tarih boyunca birlik ve beraberliğimizi bozmak isteyen Yezid zihniyetli şer güçler hep var oldular. Bugün bizler geçmişte yaşananlardan dersler çıkarmalıyız. Milletimiz aynı tuzağa tekrar düşmemelidir. Geçmişte yaşanan acıları dağlamak, değişik vesilelerle aynı dinin mensubu Ehlibeyt sevdalılarının arasını açmak fitne çıkarıp kini bilemek Kerbela ateşine benzin dökmektir.</p>
<p>Bizler Türkiye’yi bir kilime benzetiyoruz. Bu güzel yurdun her deseninde her tür etnik yapı ve inanç<br />
sahibi insanımızın bir ilmik olarak bu desene renk kattığı düşüncesindeyiz. Aynı kader birlikteliği içinde önemli birçok ortak değerlerin yanında insan olmanın gereği farklı bakış açılarının bulunması tabii bir durumdur. İnançların değişik algılama ve uygulamalar şeklinde toplumdan topluma bazı farklılıklar şeklinde görülmesi olağandır. Fakat bu farklılık hiçbir zaman ayrışmaya dönüşecek  nitelikte değildir. Hacı Bektaş Veli’nin ifade ettiği gibi zaman “Bir olma, iri olma, diri olma” vaktidir.</p>
<p>Ruhlarımızın hassaslaştığı Muharrem ayında bu kutlu ayın ruhuna uygun olarak Alevi-Sünni<br />
yakınlaşmasına önemli bir maya çalınmıştır. Umuyoruz ki bu maya, bütün Anadolu’da tutacak, geçmişin acılarını unutturacak bir iksir  olacaktır.</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/ortak-acimiz-kerbela/">Ortak acımız Kerbela</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kerbelâ ve Aşûre’nin önemi &#124; Halil Şimşek</title>
		<link>https://hizmetten.com/aleviler-ve-sunniler-acisindan-kerbela-ve-asurenin-onemi-halil-simsek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Aug 2020 10:00:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi]]></category>
		<category><![CDATA[Aşura]]></category>
		<category><![CDATA[Aşure]]></category>
		<category><![CDATA[halil simsek]]></category>
		<category><![CDATA[Kerbela]]></category>
		<category><![CDATA[Muharrem]]></category>
		<category><![CDATA[Sünni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=13379</guid>

					<description><![CDATA[<p>Alevîler ve Sünnîler açısından Kerbelâ ve Aşûre’nin önemi 29 Ağustos Cumartesi günü Aşûre günü. Hadisi şerifte övülen bu müstesna günlerde sünnîler aşure yapıp, dağıtıyorlar. Cuma- Cumartesi veya Cumartesi-Pazar gününde aşure orucu tutacaklar. Alevî&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/aleviler-ve-sunniler-acisindan-kerbela-ve-asurenin-onemi-halil-simsek/">Kerbelâ ve Aşûre’nin önemi | Halil Şimşek</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3 style="font-weight: 400;">Alevîler ve Sünnîler açısından Kerbelâ ve Aşûre’nin önemi</h3>
<p style="font-weight: 400;">29 Ağustos Cumartesi günü <strong>Aşûre günü</strong>. Hadisi şerifte övülen bu müstesna günlerde sünnîler aşure yapıp, dağıtıyorlar. Cuma- Cumartesi veya Cumartesi-Pazar gününde <strong>aşure orucu</strong> tutacaklar.</p>
<p style="font-weight: 400;">Alevî vatandaşlarımız da Muharremde “<strong>yas orucu</strong>” veya “<strong>12 imam</strong>” orucu tutuyorlar. Şükrancelik, “kurban tığlıyorlar.”</p>
<p style="font-weight: 400;">Aşure günlerinin Alevi ve Sünniler arasında yakınlaşmaya vesile olabilmesi için birbirimizi anlamaya çalışmalı, konumumuza saygı duymalıyız.</p>
<p style="font-weight: 400;">Bu günler <strong>Kerbelâ</strong> günleridir.</p>
<p style="font-weight: 400;">“Kerbelâ” mağdurları gibi sevgiye ve birbirimize yakınlaşmaya, tanışmaya muhtaç ve susamış durumdayız&#8230;</p>
<p style="font-weight: 400;">Bu gün Sıffin, Cemel, Nehrevan, Kerbela olaylarını hatırladıkça elimizi dizimize vurup “keşke yaşanmasaydı, keşke Müslüman Müslümanın kanını dökmeseydi” diyoruz.</p>
<p style="font-weight: 400;">Gelecekte de aynı şekilde keşke demeyecek şekilde, hayatı süzerek, bilinçli yaşamamız gerekiyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Avrupa’daki insanlarımız ve topyekün insanlığın huzuru adına, Ehl-i Beyt sevgisi ve Kerbela gibi ortak konularda bir mutabakat sağlayarak bir araya gelmemiz, karşılıklı olarak “konuma saygılı” davranmamız gerekir.</p>
<p style="font-weight: 400;">Geçmişteki kavga sebeplerini bugüne taşıyarak yeni çatışmalara meydan vermememiz ve asla birbirimizi suçlayıcı söz, tavır ve davranışlara girmememiz gerekmektedir.  Maraş, Çorum ve Sivas yaşanmasın.. ders alınsın. Çorum olaylarını yaşamış bir insan olarak bu sözlerimde ciddi olduğumu düşünüyorum.</p>
<p style="font-weight: 400;">“Muharrem ayı vesilesiyle oruç tutulabilir, iftar sofralarında bir araya gelinebilir, aşûre ikram edilip ağızlar tatlandırılabilir; Alevîler ve Sünnîler bir masa etrafında bir araya getirilerek bir halka teşkil etmeleri sağlanabilir. Sonra da orada Ehl-i Beyt’in ve Kerbelâ şehitlerinin faziletleri, bilhassa Hazreti Hüseyin’in derinliği anlatılarak onlarla bütünleşme ve onlar gibi olmaya çalışma yolunda bazı meselelerin müzakereleri yapılabilir. Aksi halde, kadere taş atma da sayılabilecek şekilde sadece matem havasına bürünmenin ve yas tutmanın bir sevabı söz konusu değildir.”</p>
<p style="font-weight: 400;">“Lü’lülerin elleri kurusun.. İbn-i Mülcemlerin elleri kurusun.. Şimirlerin elleri kurusun… Ne var ki, onların yaptıkları şeylerden dolayı –biraz da garaz duygularını işin içine sokup– başkalarına sövmek ve bir zümreyi karalamak insana sevap kazandırmaz.</p>
<p style="font-weight: 400;">Faydalı ve sevaplı bir iş yapmak istiyorsak, Ehl-i Beyt’i hayırla anabilir, onlara dualar edebilir, mevlidler okutabilir, hatimler yapabilir ve daha başka hayr ü hasenât ortaya koyup sevaplarını onlara bağışlayabiliriz.” (Muharrem ve Kerbelâ |Herkul.org)</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Gelin canlar birlikte bir aşure çorbası yapalım.</strong></p>
<ul>
<li style="font-weight: 400;">Pişireceğimiz aşure çorbasının tuzu ihlas, suyu fedakarlık olsun.</li>
<li style="font-weight: 400;">Bu çorbanın<strong> </strong>içine, elimizde bulunan ne kadar güzel hasletler varsa cömertçe katalım.</li>
<li style="font-weight: 400;">Aşûremize; sevgi, dostluk, vefa, değer verme, tenkit etmeme, kendi işini bilme, bir hikmeti vardır deme ve inat etmeme gibi güzelliklerimizi katalım.</li>
<li style="font-weight: 400;">Aşure sofrasına adı <strong>İNSAN </strong>olan herkesi davet edelim. Dışarıda kimseyi bırakmayalım.</li>
<li style="font-weight: 400;">Aşurenin çeşitliliği kadar o sofraya davet edilen kişiler de çeşitli olsun. Çeşitlilik lezzettir. Bahçedeki çiçekler ve  halıdaki desenler gibi&#8230;</li>
<li style="font-weight: 400;">Aşûre soframıza gelmeyenlere gidelim. Kâse kâse kardeşliğimizin tutkalı olan, sevgi ve hoşgörü</li>
</ul>
<p style="font-weight: 400;">dağıtalım. Ağız tadıyla yiyelim, afiyet olsun.</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>“Muharrem orucu” açma konusunda dikkat edilmesi gereken bir hatırlatma</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">“12 İmam” veya “matem orucu” şu şekilde açılır:</p>
<p style="font-weight: 400;"><em>&#8220;Bism-i Şah Allah Allah.</em></p>
<p style="font-weight: 400;"><em>Bismillahi&#8217;r-Rahmani&#8217;r-Rahim. Ey yüce Allah’ım bize bu Muharrem orucunu Kerbela Matemini tutmayı nasip ettiğin için sana hamdu senalar olsun. Peygamberlerine salat ve selam olsun. Kerbela şehitlerinin Ruhları İlahi nurun ile şad olsun Yezid’e ve soyuna lanet olsun. Bütün şehitlerin, Erenlerin, Evliyaların yüzü suyu hürmetine tutuğumuz oruçları, yaptığımız ibadetleri dergah-ı izzetinde kabul eyle&#8230; Selamullah ya Hüseyin, Selamullah ya Hüseyin, Selamullah ya Kerbela&#8217;da susuz şehit düşen şühedalar. Hak Lokması yiyelim, Gerçeğe Hüü diyelim Hüü.„</em></p>
<p style="font-weight: 400;">Birilerini severken başka birilerine düşmanlık etme din değildir; o mevzuda herhangi bir ilahî emir yoktur. Hatta dinde Firavun gibi tiranlara sövülmesi ve onlara lanet edilmesi gerektiğine dair bir emir de söz konusu değildir; sövüp saymanın hiçbir sevabı yoktur. Sövmeler saymalar, sövüp saymalara yatırım demektir. Karşılıklı sövme ve hakaretler devam edip gider.</p>
<p style="font-weight: 400;">Sünnîler ile Alevîler arasında birlik ve beraberliğin harcı, tutkalı onlarca ortak noktamız var.</p>
<p style="font-weight: 400;">Allah’a, Peygamber’e, Kitab’a iman etme, Hazreti Ali’ye ve Ehl-i Beyt’e karşı ciddi bir sevgi besleme vs. ortak noktalar üzerinde mutabakat aranmalıdır.</p>
<p style="font-weight: 400;">Yozgat’ın Divanlı köyünde olduğu gibi pek çok köy camilerinde bile: “Şemşir gibi kılınç, Ali gibi genç yoktur.” yazmaktadır.</p>
<p style="font-weight: 400;">Bazı çevreler, Sünnîlerin arasına girip, Alevîlerle alâkalı bin bir türlü yalan söylemişlerdir. Daha sonra Alevîlerle beraber olup bu defa da onlara Sünnîlerle ilgili asılsız yalanlar ileri sürmüşler ve böylece kardeşi kardeşe düşürmek için ellerinden gelen her şeyi yapmışlardır. Bu gün de yapmaktadırlar. Halbuki, Hz. Ali ve Ehl-i Beyt sevgisi dinin emridir.</p>
<p style="font-weight: 400;">Sevilmeleri bizim için dinî bir görev sayılan <strong>Ehl-i Beyt</strong>’in uğradığı zulümler ve yaşanan hüzünler hepimizin gönlüne derin bir hüzün salmaktadır.</p>
<p style="font-weight: 400;">Evet <strong>Peygamber Nesli</strong>’nin maruz kaldığı belalar, Alevîsiyle Sünnîsiyle hepimizin yüreğini dağlamıştır. Kerbela ve benzeri olaylar kanayan bir yaramızdır.</p>
<p style="font-weight: 400;">Aşure günleri aradaki uçurumun kapatılmasına, kaynaşmaya vesile yapılmalıdır. Sevemiyorsak, sövmeyi bırakalım.</p>
<p style="font-weight: 400;">Aşure gününde yapılan hayırların, duaların ve tutulan oruçların birlik ve beraberliğimize vesile</p>
<p style="font-weight: 400;">olmasını dilerim.</p>
<p style="font-weight: 400;">Ehl-i Beyt kervanından ayrılmadan, Hüseynîler olarak yola devam edenlere selam olsun!</p>
<p><strong>Hizmetten | Halil Şimşek</strong></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/aleviler-ve-sunniler-acisindan-kerbela-ve-asurenin-onemi-halil-simsek/">Kerbelâ ve Aşûre’nin önemi | Halil Şimşek</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
