<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>su arşivleri - Hizmetten</title>
	<atom:link href="https://hizmetten.com/tag/su/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://hizmetten.com/tag/su/</link>
	<description>Hizmet&#039;e Dair Ne Varsa...</description>
	<lastBuildDate>Sun, 16 Jul 2023 21:13:27 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.4</generator>

<image>
	<url>https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/01/hizmetten_loga_web-150x150.png</url>
	<title>su arşivleri - Hizmetten</title>
	<link>https://hizmetten.com/tag/su/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Time To Help, Londra sokaklarında Afrika&#8217;daki susuzluğa dikkat çekti</title>
		<link>https://hizmetten.com/time-to-help-londra-sokaklarinda-afrikadaki-susuzluga-dikkat-cekti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 25 Jun 2022 16:00:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Afrika]]></category>
		<category><![CDATA[su]]></category>
		<category><![CDATA[Time To Help İngiltere]]></category>
		<category><![CDATA[yardım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=26332</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnsanı yardım derneği Time to Help gönüllüleri Afrika ülkelerindeki içme suyu sorununa dikkat çekmek ve su kuyusu açmak için Londra’da yürüyüş düzenledi. Yaklaşık 40 kişilik grup 10 litrelik su bidonlarıyla&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/time-to-help-londra-sokaklarinda-afrikadaki-susuzluga-dikkat-cekti/">Time To Help, Londra sokaklarında Afrika&#8217;daki susuzluğa dikkat çekti</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İnsanı yardım derneği Time to Help gönüllüleri Afrika ülkelerindeki içme suyu sorununa dikkat çekmek ve su kuyusu açmak için Londra’da yürüyüş düzenledi. Yaklaşık 40 kişilik grup 10 litrelik su bidonlarıyla 6 km boyunca yürüdü.</p>
<p>Ünlü Hyde Park’ın Wellington Kemeri önünden başlayıp Trafalgar Meydanı’na kadar devam eden yürüyüş boyunca bilgi ve destek broşürleri dağıtıldı. Londra’nın en ünlü ve kalabalık alışveriş caddesi Oxford Street’ten geçen Time to Help aktivistleri, ellerindeki su dolu sarı bidonlarla dikkat çekti. ‘Walk4Water’ adı verilen yürüyüşe Tanzanya’nın Londra büyükelçiliğinden iki diplomat da bizzat su bidonu taşıyarak destek verdi. Diplomatlar, gönüllü bir etkinlik olduğu için isimlerinin yazılmasını istemedi.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-medium wp-image-26335 aligncenter" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/TTH-Afrika-su-700x525.jpeg" alt="" width="700" height="525" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/TTH-Afrika-su-700x525.jpeg 700w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/TTH-Afrika-su-1200x901.jpeg 1200w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/TTH-Afrika-su-768x577.jpeg 768w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/TTH-Afrika-su.jpeg 1536w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /></p>
<p>“Onlar her gün yürümesin diye biz bir gün yürüyelim&#8217;” sloganı ile yapılan proje kapsamında 15 bin sterlin bağış toplanarak Tanzanya, Uganda ve Kenya’da 5 su kuyusu açılması planlanıyor. Time to Help İngiltere, bugüne kadar Afrika’da yaklaşık 120 su kuyusu açtı. Time to Help İngiltere Genel Müdürü Yusuf Kar, su kıtlığı konusunda farkındalığı artırmak ve Afrika’da her gün içme suyu taşıyan kadın ve çocuklarla empati kurmak için böyle bir program düzenlediklerini söyledi. Afrika’da kadın ve kızların 20 litre su taşıyarak günde 6 kilometre yürüdüklerini hatırlatan Kar, bu yolculuğun bazı bölgelerde haftada 15 saatten fazla sürdüğünü aktardı.</p>
<p><img decoding="async" class="size-medium wp-image-26339 aligncenter" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/TTH-Afrika-su3-561x700.jpg" alt="" width="561" height="700" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/TTH-Afrika-su3-561x700.jpg 561w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/TTH-Afrika-su3-962x1200.jpg 962w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/TTH-Afrika-su3-768x959.jpg 768w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/TTH-Afrika-su3-1231x1536.jpg 1231w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/TTH-Afrika-su3.jpg 1282w" sizes="(max-width: 561px) 100vw, 561px" /></p>
<p>Yusuf Kar şöyle devam etti: “Temiz ve güvenli suya erişmek için mücadele edenlerin ne yaşadıklarını biraz olsun anlamak amacıyla bugün biz de 6 km boyunca 10 litre su taşıdık. Ayrıca üç farklı ülkede su kuyuları inşa etmek için kaynak toplayacağız. Bu kuyuları inşa ederek binlerce insanın temiz ve güvenli suya kolay erişimini sağlayacağız. Onlar hergün yürümesin diye biz bir gün yürüyoruz.”</p>
<p><img decoding="async" class="size-medium wp-image-26334 aligncenter" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/Fatma-Teyze-TTH-700x558.jpg" alt="" width="700" height="558" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/Fatma-Teyze-TTH-700x558.jpg 700w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/Fatma-Teyze-TTH-768x612.jpg 768w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/Fatma-Teyze-TTH.jpg 992w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yürüyüşe destek verenler arasında geçen yıl zorlu bir yolculuk sonrası Türkiye’den İngiltere’ye gelen 65 yaşındaki Fatma teyze de vardı. 10 litrelik bidonu güzergah boyunca taşıyan Fatma teyze gençlerin yardım taleplerini geri çevirdi. Gençliğinde İstanbul’un ücra bir semtinde hem içmek hem de çamaşır yıkamak için çok su taşıdığını anlatan Fatma teyze, “Şimdi biz rahatsız ama Afrika’da kadınların, kızların hala kilometrelerce su taşıdığını öğrenince onlara destek olmak istedim. Bu sıkıntıyı ben çok iyi biliyorum. Afrikalıların da bu dertten kurtulmasını istiyorum ve bunun için onlara dua edeceğim.” dedi.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-26336 aligncenter" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/TTH-Afrika-su1-700x525.jpeg" alt="" width="700" height="525" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/TTH-Afrika-su1-700x525.jpeg 700w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/TTH-Afrika-su1-1200x901.jpeg 1200w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/TTH-Afrika-su1-768x577.jpeg 768w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/TTH-Afrika-su1.jpeg 1536w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /></p>
<p>Time to Help’in ‘Walk4Water’ projesine internet üzerinden de destek vermek mümkün. Dernek, yeni su kuyularının inşasını desteklemek üzere gönüllülerden en az 250 sterlin toplamaya teşvik ediyor. Bunun için ‘Enthuse for Help to Help UK’de bir bağış sayfası açmak yeterli. En yüksek bağış koleksiyonuna sahip gönüllüye özel bir hediye verilecek. Daha fazla ayrıntıya derneğin sitesinden ulaşılabilir: <a href="http://www.timetohelp.org.uk/" rel="noopener">http://www.timetohelp.org.uk </a></p>
<p>Kaynak: Tr724</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/time-to-help-londra-sokaklarinda-afrikadaki-susuzluga-dikkat-cekti/">Time To Help, Londra sokaklarında Afrika&#8217;daki susuzluğa dikkat çekti</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Su gibi aziz, bitkiler gibi masum  olmak! &#124; Zekeriya Çiçek</title>
		<link>https://hizmetten.com/su-gibi-aziz-bitkiler-gibi-masum-olmak-zekeriya-cicek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 24 Oct 2020 12:00:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[aziz]]></category>
		<category><![CDATA[su]]></category>
		<category><![CDATA[Zekeriya Çiçek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=12966</guid>

					<description><![CDATA[<p>Su mükemmel bir temizlik aracıdır. Su olmadan gerçek bir temizlikten söz edilemez. T abiatın sinesine yerleştirilmiş olan klorofilli canlıların üçte biri kara bitkileri üçte ikisi yosun ve klorofilli mikroskobik su&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/su-gibi-aziz-bitkiler-gibi-masum-olmak-zekeriya-cicek/">Su gibi aziz, bitkiler gibi masum  olmak! | Zekeriya Çiçek</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Su mükemmel bir temizlik aracıdır. Su olmadan gerçek bir temizlikten söz edilemez. T</p>
<p>abiatın sinesine yerleştirilmiş olan klorofilli canlıların üçte biri kara bitkileri üçte ikisi yosun ve klorofilli mikroskobik su canlılarıdır.  Bu canlılar bünyelerine yerleştirilmiş fotosentez mekanizmalarıyla atmosferdeki oksijen dengesinin kurulmasında üzerlerine tevdi edilen vazifeyi yapmaya devam ederler.</p>
<p>Böylece çaresiz haldeki hayvanatın imdadına yetiştirilirler. Bu su ve kara bitkileri gerek gıdaların gerekse oksijenin üretilmesiyle birlikte tabiatta mevcut besin yönüyle en üst düzeyde biyokütleyi de kendi bünyelerinde muhafaza ederler.</p>
<p><strong>Hizmetten | Zekeriya Çiçek</strong></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/su-gibi-aziz-bitkiler-gibi-masum-olmak-zekeriya-cicek/">Su gibi aziz, bitkiler gibi masum  olmak! | Zekeriya Çiçek</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dut ve Su &#124; Alim Sariye</title>
		<link>https://hizmetten.com/dut-ve-su-alim-sariye/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 11 Oct 2020 16:00:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[cizlavet.com]]></category>
		<category><![CDATA[dut]]></category>
		<category><![CDATA[su]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=13151</guid>

					<description><![CDATA[<p>Stefan Zweig’in dediği gibi; Bu sessiz yolculukta, tarifsiz bir yalnızlık içindeydim. Göreceğim hiçbir manzara umurumda değil bu yolculukta. Hiç kimsenin olmadığı sessiz bir mekana yolculuğum. Geçen yaz Bünyamin hocam bütün&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/dut-ve-su-alim-sariye/">Dut ve Su | Alim Sariye</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Stefan Zweig’in dediği gibi; Bu sessiz yolculukta, tarifsiz bir yalnızlık içindeydim. Göreceğim hiçbir manzara umurumda değil bu yolculukta. Hiç kimsenin olmadığı sessiz bir mekana yolculuğum.<br />
Geçen yaz Bünyamin hocam bütün masraflarımı karşılayarak memleketime göndermişti beni. Ne hayallerle, ne heyecanlarla çıkmıştım yola, çocuk kalbimle. Heyhat gel gör ki hiç haberim olmadan bir matem üzerine dönmüşüm. Babamın cenazesini bir gün önce defnetmişler habersizce. Üzerimdeki beyaz gömlek kefen gibi sıkmaya başlamıştı beni. Babama hediye olarak aldığım tesbih hâlâ avucumda duruyordu. Sıla dediğimiz yerler gurbet olmuştu adeta. Orada fazla kalamamış, iki hafta sonra tekrar İzmir’e dönmüştüm.Aradan bir yıl geçti. Tekrar yollardayım. Ama bu gidişim daha farklı. Bir an önce varmak için acele etmiyorum. Daha önceleri kalbim bir güvercin kalbi gibi titrerken, şimdi öylesine saldım kendimi hayatın akışına.. İki hafta önce küçük ağabeyim bir zarfın içinde postayla para göndermişti. Yani bu defa yeterince param vardı.<br />
Memleketime varmış, köyümün girişinde minibüsten inmiştim, tıpkı geçen sene gibi. Elimde kahverengi valizim, yavaş yavaş çıkıyorum köye doğru. Geçen sene babama kavuşacak olmanın heyecanıyla yürürken bu yollarda, şimdi tek başıma yaşayacağım evimize doğru yol alıyorum.<br />
Nihayet eve geldim. Balkondaki ahşap oturacaklar toz içinde. Kapı kolunu örümcekler ağlarla süslemişler.<br />
Cebimden çıkardığım kağıt mendille balkondaki oturağı sildim ve oturdum. Bu evde en çok babamla hatıralarım vardı. Bir sinema şeridi gibi gözümün önünden geçti bütün hatıralar. Kavakların rüzgarda sallanan yapraklarının hışırtıları, dut ağacının arasına saklanmış serçelerin cıvıltıları, yol kenarında beton çeşmeden akan buz gibi suların şırıltıları, komşu evdeki horoz ve ördeklerin bağırtılarından başka hiçbir ses yok etrafta. Sanki mezarlık gibi burası. Ve şimdi ben yapayalnızdım doğup büyüdüğüm bu yerlerde.Eve girmek istedim fakat kapı kilitliydi. Belki anahtar komşulardadır onlara bir sorayım derken, daha önceleri anahtarı koyduğumuz yer aklıma geldi. Alt katta samanlığın kapısının üzerinde bir oyuk vardı ve oraya saklardık. Elimi oraya uzattım ve sanki kendim koymuşum gibi anahtarı oradan alarak kapıyı açtım. İçeriye girdiğimde tarifsiz duygularla doldum. Bayramlarda hep beraber bir arada olduğumuz cıvıl cıvıl zamanlar. Yaramazlık yaparak abimleri kızdırdığımda babamın arkasına saklanarak şımardığım o günler. Gazyağı lambasının ışığı altında bulgur pilavını ve domates salatasını hep beraber kaşıkladığımız anılar..<br />
Vakit geçtikçe bu derin sessizliğin arasında ruhumun daralmaya başladığını hissettim. Ramazan ayında olduğumuz için iyice acıkmıştım. Acaba ablama gitsem mi gitmesem mi? bir türlü karar veremedim. Ona daha sonra gitmeyi düşünüyordum, fakat şartlar zorlayınca gitmeye karar verdim.<br />
Dağların eteğinde köyden köye uzayan patika yoldan yaya olarak bir saat içinde ablamın köyüne vardım. Ablam balkonda göçmen sobasının başında iftar için yemekler hazırlıyordu. Beni görünce yerinden fırladı ve koşarak bana sarıldı.<br />
—Bu ne sürpriz! Ne zaman geldin sen gurbet kuşum?Sobanın başında oturduk ve bir senedir neler neler yaşadığımızı anlattık birbirimize. Duvardaki saate baktı ve iftar vakti iyice yaklaşmış, ben hemen birşeyler hazırlayayım ve sen onu Hasan amcalara götürüver! dedi.<br />
Hasan amca aynı mahallede oğlu Ramazan ile beraber yaşan fakir biriydi. Yıllar önce hanımını kaybetmiş, özürlü oğluyla beraber hayatın bütün zorluklarına katlanmaya çalışıyordu. Hem kendisi yaşlanmış, hem de oğlu Ramazan.<br />
İftara çok az kalmıştı. Ablamın hazırladığı yemek poşetini aldım ve Hasan amcalara doğru yürüdüm. Evleri çok yakındı. Tek katlı, sıvaları dökülmüş, pencere kenarlarının yeşil rengi güneşte iyice solmuş, çatısı paslanarak kızıl renge bürünmüş bir ev.<br />
Kapının önüne tahtadan üç ayaklı bir sofra kurmuşlar, sofrada bir tabak dut ve iki bardak su. Yine gözlerim dolu dolu. Yanlarına iyice yaklaştım, ikisi de ayağa kalktılar. Beni tanımamışlardı. İkisinde de yoksulluğun ve çaresizliğin getirdiği bir mahcubiyet vardı. Bende konuşacak tâkat kalmamasına rağmen, zor da olsa kendimi tanıttım ve elimdeki poşeti Hasan amcaya uzattım. Kısık sesiyle sadece Allah razı olsun dediğini duyabildim.Hafızama kazınmış unutamayacağım bir fotoğraftı bu. Acaba bizler çeşit çeşit yemeklerle donatılmış iftar sofralarana otururken, dünyanın değişik coğrafyalarında bir dilim ekmeğe ve suya muhtaç nice masum var.<br />
Anladım ki oruç kadar değerli birşey varsa, o da iftar sofrasını başkaları ile paylaşmak, başkalarının süruruna vesile olmak imiş.</p>
<p><strong>Kaynak: Alim Sariye | cizlavet.com</strong></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/dut-ve-su-alim-sariye/">Dut ve Su | Alim Sariye</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir Yudum Su &#124; Yasemin Tatlıseven</title>
		<link>https://hizmetten.com/bir-yudum-su-yasemin-tatliseven/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 08 Sep 2020 12:00:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[Afrika]]></category>
		<category><![CDATA[su]]></category>
		<category><![CDATA[Yasemin tatlıseven]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=13636</guid>

					<description><![CDATA[<p>            Afrika’ya taşınma fikri bazılarına çılgınca gelse de hayatımızda başımıza gelebilecek en güzel olaylardan biri oldu. Buraya gelmeden önce, uzaktan resim ve videolarını  izleyerek bir fikir sahibi olmuştuk ama havasını,&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/bir-yudum-su-yasemin-tatliseven/">Bir Yudum Su | Yasemin Tatlıseven</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>            </strong>Afrika’ya taşınma fikri bazılarına çılgınca gelse de hayatımızda başımıza gelebilecek en güzel olaylardan biri oldu. Buraya gelmeden önce, uzaktan resim ve videolarını  izleyerek bir fikir sahibi olmuştuk ama havasını, suyunu tatmadan, insanlarıyla oturup kalkmadan asla gerçek bir  fikre sahip olamayacağımızı anlamış olduk.</p>
<p>Beyazların içinde siyahlar nasıl dikkat çekiyorsa, bizde burada siyahi dostlarımızın içinde,  onların tabiri ile “Mzungu” olarak oldukça dikkat çekiyoruz. Mzungu, yerel dilde beyaz adam demek&#8230; Siz bir adım atmazsanız bu neşeli ve güzel insanların asla dostu olamazsınız. Bir adım atıp yakınlık gösterdiğinizde kapılarını ve gönüllerini size açıyorlar.</p>
<p>Yıllarca beyazlar tarafından sömürüldükleri için, ilk etapta çekiniyorlar. Çünkü çok eziyet görmüşler, kendileri değilse bile ataları köle olarak alınıp, satılmış. Gemilerle, “<em>daha iyi bir hayat</em>” vaadiyle kandırılıp, Avrupa’ya ve Amerika’ya kaçırılmışlar. Çoğunlukla güçlü, kuvvetli ve eli iş tutanlar seçilmiş. Onlar çalışıp, para kazanmak ve geride bıraktıkları ailelerine umut olabilmek adına çıktıkları bu yolda, <em>“köle” </em>olduklarını anladıklarında iş işten çoktan geçmiş.</p>
<p>Ekvatora doğru gittiğimizde Victoria Gölü’nün hemen kıyısında, eski bir liman görmüştük. Şuan aktif olarak kullanılmıyor. İçinde tek katlı, yüksek tavanları olan bir bina var, limanın hemen kıyısına yapılmış. Oldukça bakımsız ve eski olduğunu söyleyebilirim. Kapıları kilitli, içi de muhtemelen boş. Binanın ve limanın hikayesini duyduğumuzda tüylerimiz diken diken olmuş ve insanlığımızdan utanmıştık. Anlatıldığına göre yüzyıllar önce, gemiler bu limana yanaştırılarak, Avrupalı zenginler aracılığıyla köle ticareti yapılıyormuş. Afrikalı insanların içinden seçilenler, bu binanın ön kapısından içeri alınıyor ve “Bu kapı sizin hayatınızı değiştirecek, bundan sonra hayatınız çok daha güzel olacak” diye yalanlar söylenip, gemilere balık istifi doldurularak, Avrupa’ya taşınıyormuş. Gidenlerin bir daha asla geri dönemediği bu yolculuklar önceleri geride kalanlar için umut olmuş. Sevdiklerinden bir daha haber alamayan insanların yaşadığı yıkımı bir düşünsenize… Arkasından gidip arama gücü ve kudreti ellerinde olmadığı için, çaresiz, yıllarca hiç dönmeyecek insanları beklemişler. Gidenlerin durumu da kalanlardan pek parlak değilmiş zaten. Köle pazarlarında insanlık dışı muamelelerden tutunda, karın tokluğuna yıllarca çalıştırılıp, umut ettikleri hiçbir şeye kavuşamadan, bir ömür boyu sevdiklerine hasret yaşayıp ölmüşler.  İşte bu liman milyonlarca ayrılığa ev sahipliği yapmış, binlerce aileyi dağıtmış. Özgürlüklerine kavuştuktan sonra halk ve yönetim, yaşanan bu acıları gelecek nesillerin unutmaması adına, bu limanın ve binanın yıkılmasına engel olmuşlar. Acıları çok büyük olduğundan bakımını yapmıyorlar, ancak nesilden nesile anlatılması, gidip görülmesi ve ibret alınması için muhafaza ediyorlar. Etrafında ne bir görevli, ne bir duvar var. Elinizi kolunuzu sallayarak gidip istediğiniz gibi ziyaret edebiliyorsunuz.</p>
<p>Yıllar sonra Afrika’nın altındaki değerli madenleri fark eden Avrupalılar, koca kıtayı  parsel parsel paylaşmışlar. Gelenler buradaki insanları ezip kullanarak yıllarca çalıştırmışlar. Aslına bakarsanız beyazları sevmemek için oldukça fazla nedenleri var. Buna rağmen yürekleri öyle güzel ki hepimize kucak açıyorlar.</p>
<p>Su kuyusu projesiyle gittiğimiz bir köyde, bizi yaşlı ve oldukça sevimli bir kadın karşıladı. İngilizceyi pek bilmemesine rağmen o sıcacık gülümsemesiyle aslında çok şey anlatıyordu.  Burada yerel diller  yaygın olarak kullanılıyor, ama resmi dil İngilizce. Yavaş yavaş etrafımızda toplanmaya başlayan köylüler, ilk başlarda çekingen ve ürkek dursalar da selam verip yanlarına gittiğimizde, gülümseyerek karşılık veriyorlar.</p>
<p>Biz kadınlarla iletişim kurmaya çalışırken, su kuyusunun başında upuzun bir kuyruk oluşmuştu bile… Küçük çocuklar, ellerinde sarı, on kiloluk su bidonları ile bir ipe sıralanmış tespih boncukları gibi art arda dizilmişlerdi. Birazdan kuyunun açılışı yapılacak, çok temiz görünmeyen ve neredeyse boyları kadar olan bu bidonlarla evlerine su taşıyacaklardı. Suyun önemini ve susuzluğun ne demek olduğunu çok iyi biliyorlardı.</p>
<p>Büyük bir suçluluk duygusuyla, ülkemde suyu ne kadar gereksiz ve boşa harcadığımızı düşündüm.  Özellikle bizim nesil çok fazla su sıkıntısı yaşamamıştık ve sanırım bu yüzden gereksiz akıttığımız suyun farkında bile değildik. Ve böyle giderse yer altı kaynaklarını tüketip, bizden sonraki nesillere su bırakmayacaktık. “Temizlik imandan gelir” hadisini kendimize kılıf olarak kullanırken, israfla ilgili hiçbir hadisi nedense hatırlamak istemiyorduk. Titizlik hastası olmuş kadınlar birbirleriyle yarışırken, dünya üzerindeki başka bir insanın ya da canlının bir damla suya muhtaç olmasını hiç mi hiç düşünmüyorlardı. Su kuyruğundaki çocukların giysilerinin haftalardır yıkanmadığı üzerindeki lekelerden belli oluyordu. Oysa biz bir iki saat giydiğimiz bluzu yıkanması için kirli sepetine atabiliyorduk. Dişlerimizi fırçalarken, ellerimizi sabunlarken,  duştayken, belki abdest alırken bile musluğu sürekli açık tutarak, boşa akıtıyorduk. Akıp giden suyla yüzlerce insanın susuzluk sorunu çözülebilirdi halbuki…</p>
<p>Yerli komşumla yaptığımız bir sohbet sırasında, susuz nasıl idare ettiklerini sormuştum. Suyu olmayan köylülerin, çok uzak mesafelerden su taşıdıklarını anlatmıştı. Bulabildikleri ilk su kaynağından temiz veya pis olmasına bakmaksızın evlerine su götürdüklerini ve hatta bu suları içtiklerini duyunca içim cız etmişti. Kilometrelerce uzaktan gücünüz yetmediği için ancak bir ya da iki bidon su taşıyorsunuz. Bu suyu da hem içmek için, hem temizlik için kullanıyorsunuz. Bu insanlar için yapılabilecek bir şeyler olmalıydı. Daha fazlasını yapmalıydık. Yarın Ruz-i Mahşer’de bize bunların hesabı sorulurdu.</p>
<p>Su kuyusu açmak basit bir cümleydi belki ama susuz köyleri suya kavuşturmak adeta bir devrimdi. Çünkü; su medeniyetti. Bazı kuruluşlar gelip buralarda düşük fiyatlarla kuyu açıyorlardı. “Bu fiyatlarla nasıl açabiliyorsunuz ?”diye sorduğumuzda, suyu gördükleri ilk yerde durduklarını,  çok derine inmeden ilk havzadan suyu çektiklerini anlatmışlardı. Yani aslında suyun kaynağına inmiyorlardı. Toprak katmanları arasında denk geldikleri ilk su havzasından suyu pompalıyorlardı. Hal böyle olunca açılıştan belki bir hafta, belki bir ay sonra havzada ki su bitiyor, halkın tabiri ile kuyu kuruyordu. Oysa her iş emek ve özen istiyordu. Sondaj çalışmalarını iyi yapmadığınızda, hem bu hayra vesile olmak isteyenleri hem de suya muhtaç bu insanları kandırmış oluyordunuz. Gerçek bir kuyu için toprağı derinlemesine kazmak ve yerin metrelerce altındaki su kaynağına ulaşmak gerekliydi. Ve birde bir sürü gönüllü insan…</p>
<p>Hayrı devam eden iyilikler, öldükten sonra da amel defterine yazılırmış. Ecdat ondan gittiklere her yere han, hamam, kervansaray, çeşme yaptırmış. Tarihimizde örnek alınacak yüzlerce güzel davranış var. Kısır döngüler içinde yaşadıklarımıza ah vah etmektense, güzel işlerin içinde var olmalıyız. Birbirimizle kavga etmeyi, sevdiklerimize darılıp gücenmeyi, ülkemizde ki kimseye faydası olmayan günlük siyaseti takibi bırakmalıyız belki de… Bir rüzgar esti bizi buralara savurdu diye ağlanmak yerine, “Buralara geldiysek vardır bir hayır” deyip dur durak bilmeden koşturmalıyız. Afrika’da ücra bir köyde, hayatı etrafta gördüğünden ibaret sanan binlerce insana bir yudum su, bir ümit olmaksa bize düşen, bizden önce gelenlerin açtıkları bu yolda var gücümüzle çalışmalıyız.</p>
<p>Minik yüreklere sevgi tohumlarını atmalıyız. Onlar bir zamanlar köylerine gelip su kuyusu açan  Muzunguları hep iyi hatırlamalı…</p>
<p><strong>Hizmetten | Yasemin Tatlıseven</strong></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/bir-yudum-su-yasemin-tatliseven/">Bir Yudum Su | Yasemin Tatlıseven</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
