<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>soykırım arşivleri - Hizmetten</title>
	<atom:link href="https://hizmetten.com/tag/soykirim/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://hizmetten.com/tag/soykirim/</link>
	<description>Hizmet&#039;e Dair Ne Varsa...</description>
	<lastBuildDate>Sun, 16 Jul 2023 20:54:23 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.3</generator>

<image>
	<url>https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/01/hizmetten_loga_web-150x150.png</url>
	<title>soykırım arşivleri - Hizmetten</title>
	<link>https://hizmetten.com/tag/soykirim/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>‘Yaşanan bu hikayeleri bütün dünya duymalı’ &#124; RECEP ATICI</title>
		<link>https://hizmetten.com/yasanan-bu-hikayeleri-butun-dunya-duymali-recep-atici/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Recep Atıcı]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 08 Nov 2022 07:03:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[Budapeşte]]></category>
		<category><![CDATA[Enes Kanter Freedom]]></category>
		<category><![CDATA[soykırım]]></category>
		<category><![CDATA[tenkil müzesi]]></category>
		<category><![CDATA[Tuna Gezinti Yolundaki Ayakkabılar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=27755</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ekim’in 18’inde başlayan Frankfurt Kitap Fuarı önemli etkinliklere ev sahipliği yaptı. Yaklaşık 100’den fazla ülkeden 7 bin 500 yayıncının katıldığı ve 180 bin kişinin ziyaret ettiği bu fuarda Almanya merkezli&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/yasanan-bu-hikayeleri-butun-dunya-duymali-recep-atici/">‘Yaşanan bu hikayeleri bütün dünya duymalı’ | RECEP ATICI</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ekim’in 18’inde başlayan Frankfurt Kitap Fuarı önemli etkinliklere ev sahipliği yaptı. Yaklaşık 100’den fazla ülkeden 7 bin 500 yayıncının katıldığı ve 180 bin kişinin ziyaret ettiği bu fuarda Almanya merkezli Tenkil Müzesi Derneği de (Tenkil Museum e.V.) kendini tanıttı.</p>
<p>Bu müzeyi, Türkiye’de yaşanan insan hakları ihlalleri başta olmak üzere dünyanın 50’den fazla ülkesinde yaşanan zulümlere dikkat çeken Enes Kanter Freedom ziyaret etmiş. Kanter, bu projenin Türkiye’deki insan hakları ihlallerini bilmeyen insanların kalbine dokunabilecek en güzel projelerden biri olduğunu da vurgulamış. Ayrıca ‘<strong><em>bu yaşanan hikayeleri bütün dünyanın duyması lazım’ </em></strong>diyen Kanter, Tenkil Müzesi Derneği&#8217;ni Amerika’ya davet etmiş.</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/nba-yildizi-insan-haklari-aktivisti-enes-kanter-freedom-tenkil-muzesi-projesi-insanlarin-kalbine-dokunuyor/">Hizmetten.com sitesinde bu haberi okuyunca</a> aklıma Tuna kıyısında, ayakkabılardan oluşan açık hava tenkil müzesi düştü. Paslanmış demirden yapılmış bu ayakkabılar, 1944-1945 kışında Arrow Cross Partisi (Ok ve Haç) milisleri tarafından, Tuna nehri kıyısında vurulan Macar Yahudilerinin ayakkabılarını temsilen yapılmıştır. ‘<em>Tuna Gezinti Yolundaki Ayakkabılar’</em> olarak da bilinen bu anıtın üç yerinde Macarca, İngilizce ve İbranice: ‘<em>Ok ve Haç milisleri tarafından vurularak nehre atılan kurbanların anısına’ </em>yazmaktadır.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone wp-image-27757" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/11/tuna-nehri-ayakkabi-700x525.jpg" alt="" width="516" height="387" /></p>
<p>Açık hava tenkil müzesi şeklindeki bu ayakkabıların fikir babası ise aslen Türk olan Macar film yönetmeni, senarist, oyuncu, şair ve kültür ataşesi Can Togay’dır. Tasarladığı bu ayakkabıları ünlü heykeltıraş Gyula Pauer’e anlatır. O da suyun kenarında, öylece duran, sahipleri onları yeni çıkarmışçasına tekrar gelip giyeceklermiş gibi muhteşem ve bir o kadar da dramatik bir eser ortaya koyar. Aralarında kadın, erkek ve çocuk ayakkabıları da bulunan 60 çift eski moda ayakkabı ziyaretçilere o gün yaşanan zulmü gür bir sesle haykırmaktadır. Aradan yıllar geçmiş olmasına rağmen ibret alınacak şekilde kendini ifade eden bu açık hava müzesi her ne kadar kendisini ziyaret edenlerin yüzüne mahzun ve melül baksa da görülmeye değer.</p>
<p>Budapeşte Parlamento binasının önünde duran bu ayakkabılar, o kadar gerçekçidir ki, onlara bakarak; öldürülmeden önce çıkarmak zorunda kalan insanları hayal etmek hiç de zor değildir. Çünkü her ayakkabının bir kişiliği ve bir de onu giyenin ayak izleri vardır. Eksik olan tek şey onların gerçek sahipleridir. Onlara bakarken ayaklarından çıkarmak zorunda kalan insanların, derin üzüntü ve dehşetini duyar ve ardından buz gibi sulara gömülerek korkuyla nasıl yüzleştiklerini görür gibi olursunuz. Sonra da bu anıt, sizin daha büyük resmi görmenizi ve yapılan toplu katliamı hissetmenizi sağlar. İşte, bu yönüyle bu anıt, geçmişi unutturmama ve hafızlarda canlı tutma adına muhteşem bir yapıttır. Bu vahşice katliam, o gün itibariyle iktidarda olan Ferenc Szalasi döneminde yapılır.</p>
<p>Ülkemizde de 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleşen tiyatro darbeden hemen sonra -hâlâ birçok noktası karanlık, darbeden ziyade kumpasa benzeyen- Hizmet Hareketi’ne karşı tenkil süreci başlatıldı. Bu süreçte yapılan zulümler tam olarak geçmişte yaşananlara benzemese de binlerce suçsuz ve bir o kadar da masum insana soykırım ölçüsünde işkence yapıldı. Bu işkence sırasında bazıları vefat ederken bazıları da hapishanenin soğuk duvarları arkasında can verdi. Yapılan bu işkenceleri yaşayan, gören ve duyan insanlar, çareyi ülkeyi terk etmekte buldu. Fakat legal yollardan çıkmak mümkün olmayınca bazıları Meriç’in veya Ege Denizi&#8217;nin -tıpkı Tuna’da olduğu gibi- soğuk sularında boğuldu. İşte soykırımı andıran bu hadiselere ‘Tenkil’ adı verildi. <strong>Tenkil’in sembol isimlerinden biri olan Esma Uludağ 3 çocuğuyla Meriç’i geçtikten sonra Yunanistan’da aile birleşimini beklerken kalp krizi geçirerek vefat etti. Gökhan Açıkkollu gözaltında işkenceyle öldürüldü. Tenkil Müzesi&#8217;nde onlar gibi bir çok mazlumun geride kalan eşyaları sergileniyor.</strong> Merkezi Frankfurt’ta bulunan Tenkil Müzesi&#8217;nin Frankfurt Kitap Fuarı&#8217;ndaki sergisi işte bunları hatırlattı bana.</p>
<p>Evet şartlar müsait olmadığı için henüz Türkiye’de kendine yer bulamayan bu ‘Tenkil Müzesi’ gelecekte ‘<em>Tuna Kıyısındaki Ayakkabılar’</em> gibi başta İstanbul olmak üzere farklı şehirlerde kendine yer bulacak ve yerleşik müze haline gelecektir. Dolayısıyla bu gün güçlünün yanında yer alarak masum insanları soykırıma tabi tutanlar o müzede birer utanç vesikası olarak yerini alacaktır.</p>
<p>Netice itibariyle geçmiş dönemdeki soykırımlar ölçüsünde olmasa da bu günün şartlarına göre masum bir kitleye tenkil yoluyla soykırım uygulandığı muhakkak. Uygulanan bu soykırımlar, bazen ümitlerimizi felç etmeye çalışsa da Allah’a inanan bizler, hiçbir zaman ümidimizi yitirmiş değiliz. Zira bizim inancımız o ki, dünyanın dört bir yanında oluşturulan ‘<em>sulh adacıkları yeni bir dünya kuracak’</em> ve yeryüzünü gerçek anlamıyla yaşanabilir hale getireceklerdir.</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/yasanan-bu-hikayeleri-butun-dunya-duymali-recep-atici/">‘Yaşanan bu hikayeleri bütün dünya duymalı’ | RECEP ATICI</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Amerikalı profesör Vonya Womack: Türkiye&#8217;de yaşanan sessiz soykırım için yeni bir isim gerekecek</title>
		<link>https://hizmetten.com/amerikali-profesor-vonya-womack-turkiyede-yasanan-sessiz-soykirim-icin-yeni-bir-isim-gerekecek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Jun 2022 12:19:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Ege]]></category>
		<category><![CDATA[Kara ailesi]]></category>
		<category><![CDATA[Meriç]]></category>
		<category><![CDATA[soykırım]]></category>
		<category><![CDATA[Vonya Womack]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=26118</guid>

					<description><![CDATA[<p>Merkezi ABD’de olan Cabrini Üniversitesi’nin bünyesindeki International Center for Global Learning’in başkanlığından iki yıl önce istifa eden ve kendini insan hakları ihlallerine adayan Amerikalı profesör Vonya Womack, geçen hafta sonu&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/amerikali-profesor-vonya-womack-turkiyede-yasanan-sessiz-soykirim-icin-yeni-bir-isim-gerekecek/">Amerikalı profesör Vonya Womack: Türkiye&#8217;de yaşanan sessiz soykırım için yeni bir isim gerekecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Merkezi ABD’de olan Cabrini Üniversitesi’nin bünyesindeki International Center for Global Learning’in başkanlığından iki yıl önce istifa eden ve kendini insan hakları ihlallerine adayan Amerikalı profesör Vonya Womack, geçen hafta sonu Norveç, İsveç ve Almanya’ya bir dizi ziyaret gerçekleştirdi.</p>
<p>Avrupa’ya ve Amerika’ya iltica etmek zorunda kalan mültecilerle görüşen ve bu görüşmelerini iki projeye dönüştürecek olan Womack “Türkiye’de sessiz bir soykırım yapılıyor. Bu soykırım için belki de yeni bir isim gerekecek. Bu olaylar ne kadar çok konuşulursa sessiz kalan insanlar üzerinde bir baskı oluşacaktır ve sonunda bir şekilde onlar da konuşacak.” dedi.</p>
<p>Vonya Womack, Ege Denizi’nde iki çocuklarını kaybeden Gonca-Ebubekir Kara ailesini de ikinci kez Almanya’da ziyaret etti. Kara ailesiyle olay henüz yeniyken ilk kez iki yıl önce görüşen Womack, bu kez ailenin psikolojik olarak nasıl olduğuyla çok ilgiliydi. Bu görüşmeye Bold Medya olarak biz de katıldık. Türkiye’deki insan hakları ihlallerinin çoğunu gündeme getirdiğimiz için bizimle de tanışmak istediğini belirten Womack, üç şeyi çok merak etti.</p>
<p>Bu kadar çok hak ihlali olmasına rağmen insanların neden konuşmamayı tercih ettiğini soran Womack, “Korkudan mı susuyorlar?” dedi. Cevabını merak ettiği ikinci soru “Mağdurların yaşadıklarını size anlatılmasıyla bana anlatmaları arasında bir fark var mı?” oldu. Bir de yayınlamadığımız herhangi bir belge olup olmadığını sordu. Womack, tüm bu araştırmalarını ve sorularının cevabını iki önemli projeyle gelecek nesillere aktarmayı hedefliyor.</p>
<p>Dört çocuk annesi olan 50 yaşındaki Vonya Womack, üç-dört nesil önce Almanya’dan Amerika’ya göç etmiş bir ailenin kızı. Anneannesi ve dedesi Amerikalı ünlü reçel şirketi Smackers’ın kurucularından. Ama kendisi bu servetin varisi ya da ortağı değil, ABD’de pazarlama ve küresel liderlik alanında profesörlüğe kadar yükselmiş bir akademisyen.</p>
<p>Üniversite eğitimini işletme alanında tamamlayan Womack, yıllarca ünlü kimya firması Merck’te satış ve pazarlama alanında çalıştıktan sonra 7 yıl önce Cabrini Üniversitesi’nde küresel liderlik üzerine ders vermeye başlar. Sosyal adalet üzerine yoğunlaşan Cabrini Üniversitesi’nin 2 bin öğrencisi bulunuyor.</p>
<p>Üniversite okurken Filistin’deki olaylara duyarsız kalmayan ve o bölgeyi ziyaret eden Womack’a Cabrini’de bir gün insan hakları alanında ders vermesini isterler. Böylece kendini mültecilerin arasında bulur.</p>
<p>Türkiye’deki insan hakları konularına da eğilir. ABD’ye yeni yerleşen mültecilerle bağlantı kurar, hatta öğrencileriyle onları ziyarete gider, bazılarını üniversiteye konuşmacı olarak davet eder. Hem Türkiye tarihini hem de son yıllarda yaşananları araştırır, öğrencilerine anlatır, birlikte okumalar yaparlar.</p>
<p>Son yıllarda yaşanan insan hakları ihlallerine ilgisi giderek artan Womack, mültecilerin ilk uğrak yerlerinden biri olan Yunanistan’a, daha sonra Almanya’ya giderek bire bir görüşmeler yapar, politik mültecilerin maruz kaldığı hukuksuzlukları daha yakından dinler. 27 Eylül 2019’da Sakız Adası yakınlarında iki çocuklarını kaybeden Gonca-Ebubekir Kara ailesiyle ilk o zaman tanışır.</p>
<div id="attachment_26119" style="width: 710px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-26119" class="size-medium wp-image-26119" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/Vonya-Womack-Kara-ailesi-700x597.jpg" alt="" width="700" height="597" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/Vonya-Womack-Kara-ailesi-700x597.jpg 700w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/Vonya-Womack-Kara-ailesi-768x655.jpg 768w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/Vonya-Womack-Kara-ailesi.jpg 800w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /><p id="caption-attachment-26119" class="wp-caption-text">Vonya Womack geçen hafta Almanya’ya yaptığı ziyarette yine Gonca-Ebubekir Kara ailesiyle görüştü. Kara çiftinin 27 Eylül 2019’da meydana gelen Ege Denizi’ndeki kazadan sağ kurtulan en küçük oğulları Ali İhsan 4,5 yaşında.</p></div>
<p>Bu kadar çok insanın haksızlığa uğradığını bilmediğini ifade eden Womack, yaptığı görüşmelerden çok etkilendiği için hocalığı bırakmaya karar verir. Bu kararını eşine ilk söylediğinde eşi kahkahayla güler, “Dört çocuğumuz var, ikisi üniversitede, ikisi lisede, biz bunu nasıl karşılayacağız.” diye tepki gösterir.</p>
<p>Vicdanının sesine kulak veren ve sıfırı göze alarak istifa eden Womack, iki yıl önce akademisyenliği bırakır. Kısaca RUSU olarak adlandırdığı “Bilinmeyen mültecilerin, duyulmamış hikayeleri”ni bir araya getiren <a href="https://refugeesunknown.org/">www.refugeesunknown.org</a> adı altında bir web sitesi açar.</p>
<p>Womack’ın ilk amacı, dünyanın her yerine dağılmış olan politik mültecilerin hikayelerini bu sitede bir araya getirip dijital ortamda İngilizce bir kaynak oluşturmak. Sitede sadece yazılı metin değil, Podcast şeklinde ses kayıtlarına da yer verdiklerini belirten Womack, “Çok fazla hikaye var ama çok dağınık durumda. Bu hikayeleri bir araya getirebilirsem, tek bir yerde toplanması önemli. Bu konuda çalışma yapacak diğer akademisyenlere, gazetecilere, ilgilenen herkese kaynak oluşturmak istiyorum. Herkesin istediği zaman girebileceği, araştırma yapabileceği, hızlı bir şekilde hikayelerin yazılı veya sözlü bulabileceği bir web sitesi olacak.”  dedi.</p>
<p><img decoding="async" class="size-medium wp-image-26120 aligncenter" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/Vonya-Womack1-560x700.jpg" alt="" width="560" height="700" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/Vonya-Womack1-560x700.jpg 560w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/Vonya-Womack1-768x960.jpg 768w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/Vonya-Womack1.jpg 960w" sizes="(max-width: 560px) 100vw, 560px" /></p>
<p>İkinci hedefi ise bu hikayeleri bir üniversite çatısı altında Soykırım adıyla kitaplaştırmak. Türkiye’de sessiz bir soykırımın yapıldığını ifade eden Womack, “Bu soykırım için belki de yeni bir isim gerekecek. Soykırımın birçok aşaması var. Bu hikayeler soykırımın türüne girdiğini yeniden sınıflandırmak gerekecek.” diye konuştu.</p>
<p>Womack şöyle devam etti: “Bu olaylar ne kadar çok konuşulursa sessiz kalan insanlar üzerinde bir baskı oluşturacak ve sonunda bir şekilde onlar da konuşacak. Aynı gruba mensup insanların yaşadıklarını birbirleriyle paylaşmaları aslında o cemaate mal olmuş bir travmaya dönüşüyor. Birbirlerine anlattıkça hem ortak şey yaşamış oluyor hem de travmanın atlatılması için bir adım oluyor. Anlattıkça rahatlayacaklar aslında.”</p>
<p><strong>Kaynak: Bold Medya &#8211; Sevinç Özarslan </strong></p>
<div class="mvp-author-info-wrap left relative">
<div class="mvp-author-info-text left relative"></div>
</div>
<p><a href="https://hizmetten.com/amerikali-profesor-vonya-womack-turkiyede-yasanan-sessiz-soykirim-icin-yeni-bir-isim-gerekecek/">Amerikalı profesör Vonya Womack: Türkiye&#8217;de yaşanan sessiz soykırım için yeni bir isim gerekecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Holokost Günü ve Düşündürdükleri &#124; KÜBRA AYDIN</title>
		<link>https://hizmetten.com/holokost-gunu-ve-dusundurdukleri-kubra-aydin/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 31 Jan 2022 07:06:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[Hitler]]></category>
		<category><![CDATA[Holokost]]></category>
		<category><![CDATA[Kübra Aydın]]></category>
		<category><![CDATA[soykırım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=24116</guid>

					<description><![CDATA[<p>27 Ocak Uluslararası Holokost’u Anma Günü’ydü. Bu günle ilgili devletler çeşitli bildirgeler yayınladı. Geçmiş lanetlendi ve insan haklarının önemine(!) vurgu yapıldı. Gelin önce Holokost(Holacaust) nedir ona bakalım. Kelime kökeni Yunanca&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/holokost-gunu-ve-dusundurdukleri-kubra-aydin/">Holokost Günü ve Düşündürdükleri | KÜBRA AYDIN</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>27 Ocak Uluslararası Holokost’u Anma Günü’ydü. Bu günle ilgili devletler çeşitli bildirgeler yayınladı. Geçmiş lanetlendi ve insan haklarının önemine(!) vurgu yapıldı. Gelin önce Holokost(Holacaust) nedir ona bakalım. Kelime kökeni Yunanca ve ateşin etrafında kurban etme anlamına geliyor. Ama asıl anlamı Nazi Almanya’sında katledilen bazı kaynaklara göre 6 milyon Yahudi’nin öldürüldüğü, bazı kaynaklarda ise başka ırktan insanların, çingenelerin, eşcinsellerin, engellilerin,hastaların da bu katliama maruz kaldığı için sayının 11 milyon civarı olduğu söyleniyor. Evet yaklaşık 11 milyon insan bir diktatörlük rejiminde soykırıma uğruyor. Aradan geçen yıllar neyi telafi eder bilmiyorum ama bu günleri anarken keşke geçmişten gerçekten ders alınabilse. Yayınlanan birkaç satır bildirge değil de şu an dünyanın birçok yerinde zulüm altında inleyen insanlara el uzatılsa.</p>
<p>Nazi Almanya’sında Hitlerin 1933 yılımdan itibaren sistematik bir şekilde uyguladığı soykırım politikasında ilk aşama toplumdan soyutlama oluyor. Alman ırkından olmayanların ve özellikle toplumda bulundukları konumlarla dikkat çeken Yahudilerin meslekleri ellerinden alınıyor. Getto adı verilen bölgelerde yaşamaya mecbur bırakılıyor. Kollarına takılan işaretlerle soykırımın ilk aşaması sosyal soykırım gerçekleşmiş oluyor. Toplumda infiale yol açacak hadiseler, nefret edilen bir topluluk oluşturma ve sonra yollarla, fabrikalarla seçmenin gözünü boyayıp her şeyi halkı için yaptığına dair mükemmel bir dayanak oluşturma. Çok tanıdık geliyor biliyorum. Sosyal soykırımın ikinci perdesinde en büyük rolü oynayan faktörse toplama kampları oluyor. Ee çalışacak insan gücüne ihtiyaç var. Nankörlük etmesin kimse o kamplarda çalışıp, kalacak yer ve yiyecek temini var! Hatta kapıya asılan “ Arbeit Macht Frei” yazısı da işin allanıp pullanmış hali. Çalışmak sizi özgür kılar. Evet ruhunuzu özgürlüğe kavuşturur toplama kampları ama bedeniniz ya gaz odalarında yada fırınlarda… Evet bununla ilgili eminim birçok film izlemişsinizdir, kitap okumuşsunuzdur. Sanki çok geçmişte kalmış gibi. O dönemin en acınası tarafı neydi biliyor musunuz? Bir gece de dostların, komşuların, arkadaşların birbirine düşman olması. Yapılan zulümler karşısındaki derin sessizlik. Ve geriye kalan büyük utanç.</p>
<p>Almanya’ya yolu düşenler sokaklarda tökezleme taşlarına denk gelmişlerdir muhakkak. “Bir insan ancak ismi unutulduğunda unutulmuştur.“ sözünden yola çıkan sanatçı Gunter Demnig taşlara soykırımda ölenlerin isimlerini yazıyor. Amacı hem kurbanları unutturmamak hem de bir zamanlar onların komşuları olduğunu hatırlatmak. Evet bu proje tartışmalara konu olmuş ama buradaki en önemli mesele o insanların unutmamak adına harcanan çaba.</p>
<p>Şimdi tarihin sayfalarını hızlıca çevirip günümüze ve bize bakan tarafına gelelim. Bir yanda ülkemizde nefret söylemlerine maruz bırakılan, genç yaşlı, kadın çocuk demeden zulme uğrayan, hapishanelerde ölümle burun buruna yaşayan, Ege’de Meriç’te ölümü kucaklayan, sürgünde yada kayıp binlerce insan var. Bir yanda bu zulme seyirci kalan, sesini çıkarmayan bir toplum. Hem de daha dün kapı komşusu olan insanların birbirine sırtını döndüğü bir toplum. Her gün sosyal medyada başka bir çığlık yükseliyor. Ben duymadım görmedim demeye hakkımız olmayacak günlerden geçiyoruz. Gökhan öğretmeni, Esma Uludağ’ı, Halime Gülsu’yu, Bahadır’ı, Ahmet’i hatırlamayacak mısınız? Diyebilecek misiniz kandırıldım ben bilmiyordum? Tarih ne kadar insan eliyle şekil alıp geleceğe aktarılsa da değişmeyen gerçekler acımasızca çarpılır yüze. İşte o zaman geç olmuştur her şey için. Gidenlerin telafisi yoktur. Geç olmadan ses verse insanlık o zaman işte değeri olur mutlu gelecek masallarının….</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/holokost-gunu-ve-dusundurdukleri-kubra-aydin/">Holokost Günü ve Düşündürdükleri | KÜBRA AYDIN</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yapım Aşamasında Bir Soykırım: Toplu imhanın eli kulağında!</title>
		<link>https://hizmetten.com/yapim-asamasinda-bir-soykirim-toplu-imhanin-eli-kulaginda/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Nov 2020 13:00:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[soykırım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=14977</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gazeteci Bülent Keneş, 15 Temmuz sonrası raporlaştırılan adam kaçırma, cinayet, işkence ve nefret söylemlerini bir kitapta topladı. Hizmet Hareketi’ne mensup olduğu ileri sürülen insanların toplu imha ile karşı karşıya olduklarını&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/yapim-asamasinda-bir-soykirim-toplu-imhanin-eli-kulaginda/">Yapım Aşamasında Bir Soykırım: Toplu imhanın eli kulağında!</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h4>Gazeteci Bülent Keneş, 15 Temmuz sonrası raporlaştırılan adam kaçırma, cinayet, işkence ve nefret söylemlerini bir kitapta topladı. Hizmet Hareketi’ne mensup olduğu ileri sürülen insanların toplu imha ile karşı karşıya olduklarını vurguladı.</h4>
<p>Gazeteci yazar Bülent Keneş’in yeni kitabı ‘A Genocide in the making?’ (Yapım Aşamasında Bir Soykırım) raflardaki yerini aldı. İngilizce olarak basılan kitapta “Türkiye’de Hizmet Hareketi’ne karşı yapılanlar bir soykırım olarak tanımlanabilir mi” sorusuna cevap arandı. 15 Temmuz sonrası yaşanmış olaylarla durumu anlatıp cevabı okuyuculara bırakan Keneş, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Hizmet Hareketi’ne mensup olduğu iddia edilen insanlar için her an toplu bir imha sürecine girebileceğini vurguladı.</p>
<h5>KİTABIN TEMELİ 15 TEMMUZ SONRASI YAŞANAN İNSAN HİKAYELERİ</h5>
<div class="google-auto-placed ap_container"></div>
<p>Bülent Keneş, Türkiye’den ayrıldıktan sonra İsveç’te Stockholm Center for Freedom (SCF) çatısı altında, Türkiye’de yaşanan olayları ve insan hakkı ihlallerini takibe aldı. Yaşanan adam kaçırma ve öldürme, işkence ile nefret söylemleri gibi olayları SCF ekibiyle birlikte günbegün raporlaştırdı. Kitabın ana gövdesini de o günlerde hazırlanan bu raporlar oluşturdu.</p>
<h5>ERDOĞAN GEREKEN MALZEMEDEN DAHA FAZLASINI VERDİ</h5>
<p>Bold Medya’nın sorularına cevap veren Keneş, kitabı yazarken malzeme toplama konusunda zorluk yaşamadığını belirtti. “Erdoğan rejimi ihtiyaç olandan çok daha fazlasıyla o süreç içerisinde daha fazlasını, daha fazlasını, her gün daha fazlasını yaparak çoğalttı” ifadesini kullandı.</p>
<h5>“BU KİTAP TOPLU İMHA ÖNCESİNDE UYARI METNİDİR”</h5>
<p>“Bu kitap esasında, ‘soykırım süreçleri öngörülebilir, öngörülebildiği için de engellenebilir’ ana tezinden dolayı bir uyarı metni olarak kaleme alındı” diyen Keneş, uluslararası kabul görmüş sözleşme metinlerini, soykırım tanımlamalarını ve akademik çalışmaları bir şablon olarak Türkiye’de yaşananlara uyguladığını anlattı.</p>
<p>Keneş’in verdiği bilgiye göre Türkiye, Birleşmiş Milletler’in (BM) 9 Haziran 1948 tarihli Soykırım Suçunu Önleme ve Cezalandırma Sözleşmesi’ni kabul eden ülkeler arasında yer alıyor. Sözleşmede soykırım tanımının yer aldığı 2 madde 5 fırkadan oluşuyor. Buna göre göre ulusal, ırksal veya dinsel bir grubu kısmen veya tamamen ortadan kaldırmak amacıyla işlenen fiillerden herhangi biri soykırım suçunu oluşturuyor. Diğer yandan kitapta Soykırım Gözlem Örgütü (Genocide Watch) Başkanı Gregory Stanton ve Afgan tarihçi M. Hassan Kakar gibi isimlerin akademik literatürde kabul edilen soykırım çalışmaları kitapta esas alındı.</p>
<div class="google-auto-placed ap_container"></div>
<p>Kakar’ın soykırım suçu tanımlaması dünyaca kabul görüyor. Kakar’a göre soykırımın gerçekleşmesi için bazı ön koşulların olması gerekiyor:</p>
<p><em>“İnsan hayatına çok büyük bir değer vermeyen bir millî kültür olmalı. Üstün olduğu varsayılan bir ideolojiye sahip totaliter bir toplum olmalı. Baskın olan toplum, potansiyel kurbanlarını daha az insani görmelidir: Paganlar, ilkeller, yontulmamış barbarlar, kafirler, yozlaşmışlar, dinsel sapkınlar, aşağı ırk, sınıf düşmanları, karşı devrimciler ve benzeri. Soykırıma kalkışmak için faillerin güçlü, merkezi bir otoriteye ve bürokratik örgütlenmeye olduğu gibi hastalıklı bireylere ve suçlulara da ihtiyacı vardır. Faillerin kurbanlara yönelik bir karalama ve dehümanizasyon kampanyası yapması gerekir. Bunlar genellikle yeni bir ideolojiye ve toplum modeline güven aşılamaya çalışan yeni devletler ya da yeni rejimlerdir.”</em></p>
<p>Keneş’e göre Genocide Watch’un <strong><em>sınıflandırma, simgeleme, ayrımcılık, insanlıktan çıkarma, örgütlenme, kutuplaşma, hazırlık, zulüm, imha, inkar</em></strong>dan oluşan 10 maddelik soykırım tanımlamasından 8’i tamamen, 2’si de kısmen Hizmet Hareketi’ne karşı hayata geçirildi.</p>
<p>Son kararı okuyucuya bıraktığını belirtti Keneş, “Bu çalışma boyunca ben asla Türkiye’de bir soykırım yaşanıyor demedim. Ama yaşanma sürecinin eşiğinde olduğuna dair okuyucuya bıraktım. Ya da birebir yaşanmakta olduğunu okuyucunun kendi yorumuna analizine bırakmaya çalıştım” ifadesini kullandı.</p>
<h5>“ERDOĞAN İÇİN TOPLU İMHA BİR HESAP MESELESİ VE ELİ KULAĞINDA”</h5>
<div class="google-auto-placed ap_container"></div>
<p>Bülent Keneş, insanları toplu imha için Erdoğan’ın psikolojik ve fiziksel alt yapıyı oluşturduğu, karar vermek için de “eli kulağında” olduğu yorumunda bulundu. Keneş “Bir hesap meselesi olarak ben görüyorum. Şu an imhanın kendisinde oluşturacağı bedeli, imhanın kendisine sağlayacağı faydadan fazla olduğunu herhalde düşünüyor. Ama bu hesabı değiştirebilir. Ya da bir gün kalkıp canı sıkılmış olarak, diktatöryal sistemler böyledir, ya bunlar artık yeter ya, bunların artık icabına bakmak lazım diyebilir. Büyük bir tenkil veya imha sürecine maruz bırakılabilir” dedi.</p>
<p>Toplu imha sürecini durdurmak için Türkiye’deki sivil toplum örgütlerini, aydınları ve uluslararası toplumu bilgilendirme amacı taşıdığını belirten Bülent Keneş “Bu kitapta benim amacım, topyekun bir imha aşamasına gelmeden, gerek Türkiye’de ne kadar kaldıysa sivil toplum veya da aydın kesimlerin buna uyanması. Daha ziyade uluslararası toplumun, uluslararası dinamiklerin, yarın öbür gün Bosna’da, Ruanda’da kısmen Darfur’da ‘ya bu kadar olduğunu bilmiyorduk’ deme lükslerini ellerinden almak. İkincisi, uluslararası toplumun elindeki araçların, bu AB, NATO, BM, BM Güvenlik Konseyi, Uluslararası Ceza Mahkemesi, Adalet Divanı olabilir. Bu tür araçlar var. Bunların “koruma sorumluluğu” ilkesi içinde hareketlendirilmesi gerekiyor” tespitinde bulundu.</p>
<h5>“TEHLİKE AZALMADI, KUVVETLENDİ”</h5>
<p>Diğer yandan Keneş’e göre Erdoğan tek adam rejimini kurdu ancak istediği sistemi tam olarak henüz oturtamadı. Ayrıca her geçen gün halkın desteğinin azalmasının toplu imha ihtimalini kuvvetlendirdiğini ileri süren Keneş “Ben tehlikenin azalmadığını, nispeten bir gevşeme gibi gözükse dahi riskin yükseldiğini, çünkü Erdoğan’ın son kertede kaderinin henüz netleşmediğini düşünüyorum. Yani rejimini yüzde yüz konsolide etmiş bir despottan bahsetmiyoruz” dedi.</p>
<p>Türkiye ve Osmanlı tarihindeki birçok acı hadiseyi hatırlatan Keneş, toplu imhanın bir isyan veya başka komplo görüntüsüyle cezaevindeki insanların öldürülmesi, toplumun içinde önceden belirlenmiş kişilere yönelik saldırılar yapılması, yağma, yaşam alanlarının ellerinden alınması veya tamamen toplum dışına itme şeklinde gerçekleşebileceğini de vurguladı.</p>
<p><strong>Kaynak:BoldMedya</strong></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/yapim-asamasinda-bir-soykirim-toplu-imhanin-eli-kulaginda/">Yapım Aşamasında Bir Soykırım: Toplu imhanın eli kulağında!</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Soykırımın 10 aşamasından 8&#8217;i &#8216;Hizmet&#8217; üzerinde uygulandı&#8221;</title>
		<link>https://hizmetten.com/soykirimin-10-asamasindan-8i-hizmet-uzerinde-uygulandi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Nov 2020 09:00:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[soykırım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=14799</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gazeteci Bülent Keneş YouTube kanalı Raindrops TV&#8217;de Kemal Gülen&#8217;in sorularını yanıtladı. Keneş, &#8220;Soykırımın aşamaları nelerdir, şu anda Hizmet Hareketi’ne uygulanan baskı süreci soykırımın hangi aşaması, dünyada daha önce uygulanan soykırımlar&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/soykirimin-10-asamasindan-8i-hizmet-uzerinde-uygulandi/">&#8220;Soykırımın 10 aşamasından 8&#8217;i &#8216;Hizmet&#8217; üzerinde uygulandı&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="detail-summary">Gazeteci Bülent Keneş YouTube kanalı Raindrops TV&#8217;de Kemal Gülen&#8217;in sorularını yanıtladı.</div>
<div class="detail-text">
<div class="detail-adv-under-spot">
<div class="adv"></div>
</div>
<div class="editorPart">Keneş, &#8220;Soykırımın aşamaları nelerdir, şu anda Hizmet Hareketi’ne uygulanan baskı süreci soykırımın hangi aşaması, dünyada daha önce uygulanan soykırımlar nasıl başladı ve sonuçlandı&#8221; gibi pek çok soruya Gün Bugün programında yanıt verdi.</div>
<div></div>
</div>
<div><iframe src="https://www.youtube.com/embed/-r7iQWEWslk" width="853" height="480" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></div>
<div></div>
<div><strong>Kaynak:Aktifhaber</strong></div>
<p><a href="https://hizmetten.com/soykirimin-10-asamasindan-8i-hizmet-uzerinde-uygulandi/">&#8220;Soykırımın 10 aşamasından 8&#8217;i &#8216;Hizmet&#8217; üzerinde uygulandı&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Soykırım Müzesi 13 Aralık&#8217;ta Kassel&#8217;de açılıyor</title>
		<link>https://hizmetten.com/soykirim-muzesi-kasselde-aciliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Dec 2019 17:12:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Hizmet HAreketi]]></category>
		<category><![CDATA[Kassel]]></category>
		<category><![CDATA[soykırım]]></category>
		<category><![CDATA[tenkil müzesi]]></category>
		<category><![CDATA[Vera]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=5984</guid>

					<description><![CDATA[<p>Vera Kassel e.V. Derneği, son yüzyılın soykırımına şahitlik eden, Tenkil Müzesine ev sahipliği yapacak.</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/soykirim-muzesi-kasselde-aciliyor/">Soykırım Müzesi 13 Aralık&#8217;ta Kassel&#8217;de açılıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye&#8217;de bugün, tarihte eşine az rastlanır bir soykırım yaşanıyor.</p>
<p>15 Temmuz 2016 tarihinden itibaren, haksız ithamlarla ve iftiralarla Hizmet Hareketi mensupları adeta yok edilmek isteniyor.İstatistikler durumun ciddiyetini gözler önüne seriyor.Durum vahim, tablo acı.Rakamlar buraya sığmayacak kadar ise büyük.</p>
<p>Vera Kassel e.V. Derneği, son yüzyılın soykırımına şahitlik eden, <a href="https://tenkilmuseum.com/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Tenkil Müzesi&#8217;ne</a> ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor.</p>
<p><em><strong>Tarih kitaplarına şimdiden girmeye aday, soykırımın delillerinin yer aldığı Tenkil Müzesi(Tenkil Museum) 13 Aralık Cuma Günü saat 18&#8242;.00&#8217;de Almanya&#8217;nın Kassel şehrinde açılacak. Müze Pazar akşam 19.00&#8217;a kadar açık kalacak.</strong></em></p>
<div class="epyt-video-wrapper"><iframe  id="_ytid_84760"  width="1170" height="878"  data-origwidth="1170" data-origheight="878" src="https://www.youtube.com/embed/COCQXizv-0o?enablejsapi=1&#038;autoplay=0&#038;cc_load_policy=0&#038;cc_lang_pref=&#038;iv_load_policy=1&#038;loop=0&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;playsinline=1&#038;autohide=2&#038;theme=dark&#038;color=red&#038;controls=1&#038;disablekb=0&#038;" class="__youtube_prefs__  epyt-is-override  no-lazyload" title="YouTube player"  allow="fullscreen; accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen data-no-lazy="1" data-skipgform_ajax_framebjll=""></iframe></div>
<p>Almanca ve Türkçe hazırlanan kısa filmin de gösterileceği etkinlikte hayatını kaybedenlerin yakınları da yaşadıklarını açılış günü katılımcılarla paylaşacak.</p>
<p>Peki Tenkil Müzesinde neler var?</p>
<p>Soykırımı yaşayan tanıkların canlı anlatımı, işkence de kırılan gözlükler, cezaevinde oyuncak verilmeyen çocuklara yapılan oyuncaklar, hayatını kaybedenlerin eşyaları ve daha nicesi.</p>
<p>İşte Müze&#8217;nin açılacağı yer ve tarih:</p>
<p><strong>Tarih: 13 Aralık 2019 Saat: 18:00 Açılış Programı  </strong></p>
<p><strong>Müze 15 Aralık Pazar 19.00&#8217;a kadar açık kalacak</strong></p>
<p><strong>Yer: Südflügel Kultur Bahnhof</strong><br />
<strong>Rainer-Dierichs-Platz 1, 34117 Kassel/ALMANYA</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-5986" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2019/12/davet-489x700.jpeg" alt="" width="489" height="700" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2019/12/davet-489x700.jpeg 489w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2019/12/davet-768x1099.jpeg 768w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2019/12/davet-839x1200.jpeg 839w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2019/12/davet.jpeg 1118w" sizes="(max-width: 489px) 100vw, 489px" /></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/soykirim-muzesi-kasselde-aciliyor/">Soykırım Müzesi 13 Aralık&#8217;ta Kassel&#8217;de açılıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
