<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Şevval arşivleri - Hizmetten</title>
	<atom:link href="https://hizmetten.com/tag/sevval/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://hizmetten.com/tag/sevval/</link>
	<description>Hizmet&#039;e Dair Ne Varsa...</description>
	<lastBuildDate>Thu, 11 Apr 2024 20:14:40 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/01/hizmetten_loga_web-150x150.png</url>
	<title>Şevval arşivleri - Hizmetten</title>
	<link>https://hizmetten.com/tag/sevval/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>CUMA HUTBESİ &#124; İbadetlerde Devamlılık</title>
		<link>https://hizmetten.com/cuma-hutbesi-ibadetlerde-devamlilik/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Apr 2024 20:14:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Cuma Hutbesi]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[İbadet Namaz]]></category>
		<category><![CDATA[Ramazan Oruç]]></category>
		<category><![CDATA[Şevval]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=37616</guid>

					<description><![CDATA[<p>DERLEYEN: ERDEMLİLER YOLU AKADEMİ وَاعْبُدْرَبَّكَ حَتَّى يَأْتِيَكَ الْيَقِينُ Sana ölüm gelip çatıncaya kadar Rabbine ibadet et. (Hicr:15/99) أَحَبُّ الْأَعْمَالِ إِلَى اللهِ تَعَالَى أَدْوَمُهَا وَإِنْ قَلَّ “Amellerin Allah’a en sevimlisi, az&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/cuma-hutbesi-ibadetlerde-devamlilik/">CUMA HUTBESİ | İbadetlerde Devamlılık</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>DERLEYEN: ERDEMLİLER YOLU AKADEMİ</strong></p>
<p style="text-align: center;">
<strong>وَاعْبُدْرَبَّكَ حَتَّى يَأْتِيَكَ الْيَقِينُ</strong><br />
Sana ölüm gelip çatıncaya kadar Rabbine ibadet et. <em><strong>(Hicr:15/99</strong></em>)<br />
<strong>أَحَبُّ الْأَعْمَالِ إِلَى اللهِ تَعَالَى أَدْوَمُهَا وَإِنْ قَلَّ</strong><br />
“Amellerin Allah’a en sevimlisi, az da olsa devamlı olanıdır.” <em><strong>(Buhârî, rikâk 18)</strong></em></p>
<p>Muhterem Müslümanlar! Hutbemiz <strong>ibadetlerde devamlılık</strong> hakkındadır.<br />
<strong>Ramazan’ın gelip geçtiği gibi ömür de geçip gitmektedir</strong>. Akıllı kişi, ölümden sonrası için hazırlık yapan ve Rabbinin huzurunda hesap vereceği güne hazırlanan kimsedir.<br />
Kâmil bir mü’min hem <strong>Hakk’a</strong> kulluğunda hem de <strong>halkla</strong> münasebetlerinde hep vefâ ve sadâkat peşinde olur. O, sadece belli vakitlerde ibadet eden bir insan olmakla yetinmeyip, bütün ömrünü kulluk şuuruyla değerlendirir, her an ibadet ediyormuş gibi yaşar ve yaşamaya devam etmelidir.<br />
“Oruç bitti. Vazifemizi yaptık. Bundan sonra istediğimiz gibi, ölçüsüz, sınırsız yaşayabiliriz.” gibi düşünceler aklımıza gelebilir. Burası sınırlı ve sonlu bir dünyadır. Sonu olan bir dünyada ölçüsüz yaşamak, sonsuz dünyayı kaybetmenin sebebi olabilir. Müslüman olarak istediğimiz gibi serbestçe yaşayacağımız yerin ahiret hayatı olduğunu bilmeliyiz. Bu nedenle Ramazan’dan sonra da ahiret hayatını kazanacak amellere devam etmeli, bizi Rabbimizden uzaklaştıracak şeylerle aramıza mesafe koymalıyız.<br />
Bir ibadet mevsimi olan Ramazan ayını; <strong>oruç, mukabele, evradü ezkâr, teravih, itikaf, infak ve ikramlarla</strong> değerlendirmeye çalıştık. İbadet ve şahsi hayatımıza ait kazandığımız kıvamı, Ramazan’dan sonra da sürdürmeye gayret etmeliyiz.<br />
<strong>Özet olarak Ramazandan sonrada dikkat etmemiz gereken hususlardan bazıları şunlardır:</strong><br />
Peygamber Efendimiz (s.a.s) buyururlar ki: <strong>“Kim Ramazan orucunu tutar ve ona Şevval ayından altı gün oruç ilave ederse, bütün seneyi oruçlu geçirmiş gibi olur.” (Müslim, Sıyâm 204; Tirmizî, Savm 53) </strong>Hadisi şerifin işaretine göre; Ramazan’dan sonra <strong>Şevval ayında altı gün oruç tutmak müstehaptır.</strong><br />
Oruç insanı <strong>sabra</strong> alıştırmıştır. O, yemeye içmeye karşı sabrettiği gibi Kendisine reva görülen sevimsiz davranışlar karşısında “Ben oruçluyum.” der, sabreder. Bundan sonrada sabırlı olmaya devam etmelidir<br />
Nefsin frenlenmesi bakımından aç kalma ve az yeme ciddi bir dinamiktir. Onun içindir ki ehlullah sürekli riyazat yaparak ruhî kıvamlarını korumaya çalışmışlardır. İnsan Ramazandan sonrada yemesine içmesine dikkat etmelidir.<br />
<strong>Oruçla insan Sadakat ve Vefayı Öğrenmiştir</strong>. Kul, belirli zaman dilimlerinde belirli şeylerden vazgeçerek, ahdinde vefalı olduğunu göstermiştir. Allah’a karşı vefalı davranan bir insan, zamanla aile ve sosyal hayatında da tam bir “<strong>vefa abidesi</strong>” durumuna yükselir. Herkese yardım eli uzatır, zekatını ödemekten asla kaçmaz, hatta sadaka vermeye ve infak etmeye hiç doyamaz. İnfakta bulunmaya da devam etmelidir.<br />
Bu kutlu ay, damaklara bir Kur’ân tadı çalmış ve insanlara bir evrâd ü ezkâr disiplini de aşılamıştır. Ramazandan sonra da dil, tilavet-i Kur’ân, zikir, tesbih, salavat ve istiğfar gibi şeylerle meşgul edilerek yalandan, gıybetten ve kötü sözlerden alıkonulmalıdır. Hatta bazen, “Ağzımdan gıybet adına bir söz çıkarsa, aralıksız şu kadar oruç tutacağım.” demek suretiyle gıybete giden yollar baştan kapatılmalıdır.<br />
İnsan, Ramazan orucu sayesinde, hususiyle sosyal hayatta diğer insanlarla muhtelif bağlar kurar. Bununla onlara karşı kuvvetli bir irtibat ve bağlılık duyar. Fakirin hâlini hatırlar onların ihtiyaçlarına koşar. Dolayısıyla bu hassasiyetlerini Ramazandan sonrada devam ettirmelidir.<br />
<strong>Bedenin ihtiyaçları olduğu gibi ruhunda ihtiyaçları vardır.</strong> Her gün bir miktar Kur’ân okuma ve değişik dualarla niyazda bulunma Allah ile irtibatımız açısından çok önemlidir.<br />
Cenâb-ı Hak: <strong>“Ey iman edenler! Allah’ı çok zikredin, O’nu sık sık anın. Sabah akşam O’nu takdis ve tenzih edin.” </strong>buyurmaktadır. (Ahzab, 33/41-42)<br />
İyi birer kul olabilmemiz için birbirimize yardımcı olmalı ve birbirimizi hayırlı işlere teşvik etmeliyiz. Başkalarının dirilişine yardım edersek, aynı zamanda diri kalmamıza da yardım etmiş oluruz.<br />
<strong>Değerli müminler, bir diğer önemli husususta;</strong><br />
Cenâb-ı Hakk’ın yardımının, ihsanının gelmesi için gereken kurallardan biri de, rızasına ulaşma istikametinde sarf edilen <strong>ibadetlerin, gayretlerin devamı ve sürekliliğidir</strong>. Allah’ın bize olan muamelesi, bizim Allah’a olan kulluğumuzdaki <strong>kıvam ve devam ölçüsünde olacaktır</strong>. İnsanın <strong>ibadet ü taate sabır, sebat, azim ve kararlılıkla devam etmesi</strong> mârifete açılma adına çok önemlidir. <strong>İnsan Allah’a kulluk konusunda ciddî cehd ü gayret sarf ederse, Allah da ona yardımcı olacaktır.</strong><br />
“Sen Mevlâ’yı seven de, Mevlâ seni sevmez mi?<br />
Rızasına istersin de, Hak rızasın vermez mi?<br />
Sen Hakk’ın kapısında, canlar feda eylesen,<br />
Emrince hizmet etsen, Allah ecrin vermez mi?”</p>
<p>İbadetlerde olduğu gibi, <strong>hizmetlerde de</strong> iyi bir temsil ve devamlılık esastır. İyi bir temsil -hele bir de devamlı olursa- tesirsiz kalmaz. Sürekliliği bulunan bir temsil mutlaka çevreye de yansıyacak ve hüsnükabul görecektir.<br />
Hz. Bediüzzaman’a hizmet etmiş talebelerden, bazılarını tanıma imkânı bulan bir ehli tahkik şöyle diyor; Bu süre zarfında onların namazlarını özene bezene <strong>kıldıklarına</strong>, evrad u ezkârlarında <strong>kusur etmediklerine</strong>, hiç aksatmadan gecelerini <strong>ihya ettiklerine</strong>, abdestlerinde çok <strong>dikkatli olduklarına</strong>, her birisinin temizlik ve <strong>nezafet erbabı olduğuna </strong>şahit oldum. Çünkü onların arkasından gittikleri zat, bütün bu hususlarda fevkalâde dikkatliydi. O, bütün ömrünü çok ciddi bir kulluk şuuruyla geçirdiğinden bu tavrı çevresine de aksetmiş ve <strong>temsilde temadi tesirsiz kalmamıştır</strong>.<br />
<strong>Ne mutlu </strong>bir ömür boyu istikamet üzere kulluk vazifesine devam edenlere, <strong>müjdeler olsun</strong> iman edip salih amel işleyerek birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenlere.</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2024/04/HUTBE.-IBADETLERDE-DEVAMLILIK-12.03.23.docx">CUMA HUTBESİ | İbadetlerde Devamlılık</a> WORD FORM</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/cuma-hutbesi-ibadetlerde-devamlilik/">CUMA HUTBESİ | İbadetlerde Devamlılık</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şevval oruçlarına başladınız mı? &#124; Cemil Tokpınar</title>
		<link>https://hizmetten.com/sevval-oruclarina-basladiniz-mi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 23 May 2021 11:00:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[oruc]]></category>
		<category><![CDATA[Şevval]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=19770</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bugün yazıya, “Şevval oruçlarına başladınız mı?” sorusuyla giriş yapmayı uygun buldum. Neden? Doğrudan nefislerimize seslenmek için. Kimileriniz, “Başlamadık, ama başlayacağız” diyebilirsiniz. Bir kısmınız, “Günler uzun, Ramazan oruçlarını zor bitirdik, bu&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/sevval-oruclarina-basladiniz-mi/">Şevval oruçlarına başladınız mı? | Cemil Tokpınar</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bugün yazıya, “Şevval oruçlarına başladınız mı?” sorusuyla giriş yapmayı uygun buldum.</p>
<p>Neden?</p>
<p>Doğrudan nefislerimize seslenmek için.</p>
<p>Kimileriniz, “Başlamadık, ama başlayacağız” diyebilirsiniz.</p>
<p>Bir kısmınız, “Günler uzun, Ramazan oruçlarını zor bitirdik, bu yıl tutamayacağız” diye düşünebilirsiniz.</p>
<p>Kimileri de, “Tutsam mı tutmasam mı?” ikileminden henüz kurtulamamış olabilir.</p>
<p>Bazıları da, “Başlamak ne demek? Bitirdik bile” müjdesini verebilir.</p>
<p>Gerçekten de böylesi ibadet âşıkları vardır.</p>
<p>Merhume validem öyleydi. Ramazan Bayramının ikinci günü Şevval oruçlarına başlardı.</p>
<p>Ben de uyarmadan edemezdim.</p>
<p>“Anne böyle yapmasan daha iyi olur” derdim. “Çünkü misafirler geliyor, ikramda bulunuyoruz. Onları yemeye teşvik ediyorsun, ama kendin yemiyorsun. Onlar da oruçlunun karşısında yiyip içmeye utanıyor olabilir.”</p>
<p>Aslında Şevval orucuna hemen Ramazan bayramının ikinci günü başlamak caizdir. Ama yukarıda anlattığım gerekçeden dolayı bunu uygun bulmuyorum. En iyisi Ramazan bayramının ilk üç günü geçtikten sonra başlamaktır diye düşünüyorum.</p>
<p>Evet, oruç âşıklarına bundan başka diyeceğimiz bir şey yok. Allah oruçlarını kabul etsin.</p>
<p>Gelelim ilk üç gruba. Bilhassa “Şevval oruçlarını tutmayı düşünmüyorum” diyenlere.</p>
<p>Teşvik için namazda olduğu gibi oruçta da olağanüstü uygulamaları olan Peygamber Efendimizin (s.a.v.) şu hadis-i şerifine kulak verelim:</p>
<p>“Kim Ramazan orucunu tutar ve ona Şevval ayından altı gün ilâve ederse, sanki yıl orucu tutmuş olur.” (Müslim, Sıyâm: 204; Tirmizî, Savm: 53; Ebu Dâvud, Savm: 58)</p>
<p>Demek ki, Ramazan ayı ve bayramından sonra Şevval ayı içinde “altı gün orucu” adıyla bilinen orucu tutmak sünnettir.</p>
<p>Şevvâl ayının ilk gününde yani Ramazan Bayramının birinci gününde oruç tutulması tahrimen mekruhtur, yani harama yakındır. Bayramın diğer günlerinde ve Şevvâl ayında kaza veya nafile oruç tutulabilir. Ancak bayramlar bir yönüyle ikram etme ve ikram alma günleri olduğu için Şevval ayının ilk üç gününden sonra başlanması daha şık olur.</p>
<p>Oruç ayı Ramazanın tamamlayıcısı durumunda olan Şevvâl ayında tutulacak altı günlük oruç, bir Müslümana bir yıllık oruç sevabı kazandıracaktır.</p>
<p>Bu altı günlük orucun hiç ara vermeden peş peşe tutulması mecburiyeti yoktur; Şevval ayı içinde olmak şartıyla aralıklarla da tutulabilir.</p>
<p><b>BİR SENE ORUÇ TUTMAK GİBİ</b></p>
<p>Şevvâl ayında tutulacak altı günlük oruçla, bir yıl oruç sevabının nasıl elde edileceği hususunu ise âlimlerimiz şöyle açıklamaktadırlar:</p>
<p>Dinimizde, bir iyilik yapana on sevap verileceği yolundaki hadis esas alındığında, bir Müslüman otuz günlük Ramazan orucuna ilâveten Şevvâl ayındaki altı günlük oruçla otuz altı gün tutmuş olmaktadır. Bu otuz altı günlük oruç, hadiste ifade edilen on sevap ile çarpıldığı zaman 360 gün elde edilir. Böylece kamerî yıl hesabıyla bütün bir yıl oruçla geçirilmiş gibi olur.</p>
<p>Tabiî ki bu açıklama, verilecek sevabın en asgarîsini ifade etmektedir. Çünkü Ramazan ayındaki salih amellere bin katlı sevap verildiğine dair ulemanın beyanları vardır.</p>
<p>Eğer şartlar müsaitse Şevval orucu tutanlar, dost ve akrabalarını iftara davet ederlerse, hem bu orucu tutmak isteyenlere hatırlatıp teşvik etmiş olurlar, hem de iftar sevabı kazanırlar.</p>
<p>Bu arada “Sebep olan yapan gibidir” sırrınca herkes insanları telefonla ve sosyal medya hesaplarıyla Şevval oruçlarına teşvik ederse fazladan sevap kazanmış olur.</p>
<p><b>ŞEVVAL ORUCUNUN MÜKÂFATI</b></p>
<p>Büyük âlim, fazıl ve velilerden Süfyanı Sevrî Hazretleri Şevval orucuyla ilgili yaşadığı ibretli bir hadiseyi şöyle anlatıyor:</p>
<p>Ben Mekke-i Mükerreme’de üç sene oturdum. Mekkelilerden bir kimse her gün Harem-i şerife gelir, tavaf eder, namaz kılar ve sonra bana selam verip giderdi. Ben bu kimse ile tanıştım. Bir gün o kimse beni yanına çağırdı. Bana şöyle dedi:</p>
<p>“Ben öldüğüm vakitte kendi elinle beni yıka, namazımı kıl ve defneyle. O gece beni terk etmeyip kabrimde gecele. Münker ve nekir meleklerinin suali anında bana tevhidi telkin et.”</p>
<p>Ben de o kimsenin istediklerini yapmayı kabul ettim. Bana emrettiğinin aynını yaptım. Kabrinde geceledim. O gece uyku ile uyanıklık arasında iken:</p>
<p>“Ya Süfyan! Beni korumaya ve senin telkinine ihtiyaç kalmadı” diye bir ses işittim.</p>
<p>O zaman merak edip sordum:</p>
<p>“Ne sebeple bu lütfa eriştin?”</p>
<p>Bana cevap olarak:</p>
<p>“Ramazan-ı şerifin orucunu tutup Şevval’den altı gün daha eklemem sebebiyle” dedi.</p>
<p>O zaman ben uyandım. Yanımda kimseyi göremedim. Abdest aldım, namaz kıldım, uyudum; böylece üç kere aynı rüyayı gördüm. Bildim ki bu Rahmanîdir; şeytandan değildir. O zaman da kabrin yanından ayrıldım ve “Ya Rabbi! Beni Ramazanın orucuna ve Şevval’den altı gün oruca muvaffak kıl” diye dua ettim. Allahü Teala Hazretleri beni de muvaffak kıldı.</p>
<p><b>SÜNNET ORUÇLAR HANGİLERİDİR?</b></p>
<p>Sünnet olan Şevval orucu vesilesiyle diğer sünnet oruçları da kısaca hatırlatalım ki, oruçla ilişkimiz sadece Ramazan’dan ibaret olmasın. Bunları şöyle sıralayabiliriz:</p>
<p>1: Muharrem ayının 9 ve 10’uncu veya 10 ve 11’inci günleri oruç tutmak sünnettir. Bu oruca Aşûre Orucu denir.</p>
<p>Hadîs-i şerîfte, “Aşûre orucunun geçmiş yılın günahlarına keffâret olacağı” (Tirmizî, Savm: 47)) belirtilmiştir. Bu oruç, aşûre günü olan Muharremin onuncu gününe, öncesinden veya sonrasından bir gün ilâve ile birlikte tutulmalıdır. Çünkü sadece Muharremin onuncu günü oruç tutmak mekruhtur. Ancak sadece onuncu gün müsait olan terk etmek yerine bir gün de tutabilir.</p>
<p>2: Her kamerî ayın 13, 14 ve 15’inci günü tutulan oruçlar sünnettir. Bu günlere eyyâm-ı bîz (aydınlanma günleri veya dolunay günleri) denir. (Tirmizî, Savm: 44)</p>
<p>3: Her haftanın pazartesi ve perşembe günleri oruç tutmak sünnettir. (Tirmizi, Savm: 44; Nesai,Sıyam: 36, 70; İbn Mace, Sıyam: 42)</p>
<p>Resûl-i Ekreme (s.a.v.) pazartesi günü oruç tutmak hakkında sorulunca, şöyle buyurmuştur:</p>
<p>“Bu, benim doğduğum, Peygamber olarak gönderildiğim ve bana Kur’an indirilen gündür.” (Müslim, Sıyam:197)</p>
<p>4: Hz. Dâvut (as)’ın yaptığı gibi, bir gün oruç tutup bir gün iftar etmek de menduptur. Bu tarz tutulan oruca “Savm-ı Dâvud” denir.</p>
<p>Resûlüllah Efendimiz (s.a.v.), “Allah indinde en makbûl oruç, kardeşim Dâvud`un orucudur. Bir gün yer, bir gün tutardı.” (Gazali, İhya, 1/673) buyurarak, ümmetini bu şekilde oruç tutmaya teşvik etmiştir.</p>
<p>5: Şaban ayı, oruç tutmak bakımından, en sevaplı ve faziletli aylardan biridir. Resûlüllah Efendimiz (s.a.v.), hiçbir ayda, Şaban ayındaki kadar çok oruç tutmamıştır. Sebebi kendisine sorulunca şöyle izah etmişlerdir:</p>
<p>“Bu ay, Receb ile Ramazan ayı arasında insanların kendisinden gafil oldukları bir aydır. Hâlbuki o, içerisinde amellerin Rabbü`l-Âlemîne arz olunduğu bir aydır. Binaenaleyh, ben, amelimin, oruçlu olduğum halde Allah’a arz olunmasını dilerim.” (Nesâî, Sıyâm: 70; İbn Ebû Şeybe, el-Musannef, nr. 9858)</p>
<p>6: Zilhicce ayının ilk dokuz günü oruç tutmak da hadiste teşvik edilmiştir.</p>
<p>Bu günlerin kıymetini anlatan Sevgili Peygamberimizin (s.a.v.) muhteşem müjdesi şöyledir:</p>
<p>“Allah’a ibadet edilecek günler içinde Zilhicce’nin ilk on gününden daha sevimli günler yoktur. O günlerde tutulan her günün orucu bir senelik oruca, her gecesinde kılınan namazlar da Kadir Gecesine denktir.” (Tirmizi,Savm: 52; İbn-i Mâce,Sıyam: 39)</p>
<p>7: Ayrıca belirli bir günle ilişkili ve düzenli olmayan oruçların olduğunu Aişe Validemizin (r.a.) rivayet ettiği şu hadisten öğreniyoruz:</p>
<p>“Resûlullah (a.s) sabah (namazından sonra) eve geldiğinde, ‘Yiyecek bir şey var mı?’ diye sorardı. Biz, ‘Hayır yok’ dediğimizde, ‘O halde ben de (nafile) oruç tutarım’ derdi.”</p>
<p>Oruç ibadeti, Ramazan dışında çok ihmal edildiği için mümkün mertebe sünnet oruçlardan tutmaya çalışalım ki, başkalarına da örnek olmuş ve teşvik etmiş olalım.</p>
<p><strong>Kaynak: Cemil Tokpınar | Tr724</strong></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/sevval-oruclarina-basladiniz-mi/">Şevval oruçlarına başladınız mı? | Cemil Tokpınar</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şevval orucu hakkında</title>
		<link>https://hizmetten.com/sevval-orucu-hakkinda/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mizan]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Jun 2020 16:00:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[hikmet.net]]></category>
		<category><![CDATA[oruc]]></category>
		<category><![CDATA[Şevval]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=11647</guid>

					<description><![CDATA[<p>Peygamber Efendimiz (aleyhissalâtu vesselâm) buyururlar ki: “Kim Ramazan orucunu tutar ve ona şevval ayından altı gün ilave ederse, bütün seneyi oruçlu geçirmiş olur.” (Müslim, Sıyâm 204; Tirmizî, Savm 53) Hadisi&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/sevval-orucu-hakkinda/">Şevval orucu hakkında</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Peygamber Efendimiz (aleyhissalâtu vesselâm) buyururlar ki: “Kim Ramazan orucunu tutar ve ona şevval ayından altı gün ilave ederse, bütün seneyi oruçlu geçirmiş olur.” <em>(Müslim, Sıyâm 204; Tirmizî, Savm 53)</em> Hadisi şerifin işaret ettiği gibi Ramazan’dan sonraki ay olan Şevval ayında altı gün oruç tutmak müstehaptır. Ve bu orucu tutan kimseye bir yıl oruç tutmuş gibi mükâfat verileceği vaad olunmaktadır.</p>
<p>Âlimler hadiste geçen bir yıl ifadesini şu şekilde açıklamışlardır: Kur’an’ın ifadesiyle insanın her yaptığı iyiliğe on kat sevap verilmektedir. <em>(En’âm Suresi, 6/160).</em> O halde otuz gün Ramazan orucu onla çarpıldığında üç yüz ediyor. Altı günlük şevval orucu da onla çarpılınca altmış gün eder. Bunların toplamı üç yüz altmış gün yapar ki, zaten senenin geri kalan beş gününde oruç tutmak (Ramazan bayramının birinci günü ve Kurban bayramının dört günü)  tahrimen mekruhtur. Bunun için de Şevval ayında bu altı günlük orucu tutan bir kişi bir yıl oruç tutmuş gibi olmaktadır.</p>
<p>Ramazan bayramının ilk günü Şevval’in de birinci günü olduğundan bu günde oruç tutulamaz. Ancak bayramın ikinci gününden itibaren bu oruca başlanabilir. Bu orucu ardı ardına veya ayrı ayrı tutmak kişinin kendi tercihine kalmıştır.</p>
<p>Recep ayında hususiyle de Şaban ayında oruç tutmak müstehap veya sünnet oruçlardandır. Çünkü Hz. Aişe’nin ifadesiyle Efendimizin Ramazan’dan sonra en çok oruç tuttuğu ay Şaban ayıdır. Yani bir yönüyle Ramazan ayına girmeden bir alıştırma yapılmış, oruç Müslüman’ın kalbinde kafasında yer etmiş ve Ramazan’a hazırlıklı girilmiş olur. Aynen bunun gibi Ramazan ayının bitmesiyle oruçla olan münasebet birden kesilmeyecek ve Şevval ayında da devam ettirilerek kademeli olarak azalacaktır. Diğer yönden kadınların büyük bir kısmı Ramazan’ın tamamını oruçlu geçiremediklerinden, tutamadığı günlerin kazasını yapmaları gerekmektedir. İşte Şevval’de tutulan oruçla kadınlar yalnız bırakılmayarak onlara eşlik edilmekte ve rahatça onların kazalarını tutmalarına ortam hazırlanmaktadır.</p>
<p>Ancak şurası unutulmamalıdır ki, ne Şevval orucu ne Şaban ayında tutulan oruç ne de diğer nafile oruçlar Ramazan orucuyla karşılaştırılamaz. Yani bu oruçlar Ramazan orucuyla denk tutulmamalı ve ona benzetilmemelidir.</p>
<p><strong>Kaza Oruçları Şevval Orucu Yerine Geçer mi?</strong></p>
<p>Aslında hadiste de görüldüğü gibi, Şevval orucu ayrıca tutulması gereken nafile bir oruçtur. Ve bir seneyi oruçlu geçirmenin nasıl olacağıyla ilgili matematik hesabı da, onun müstakil bir oruç olduğunu göstermektedir. Buna göre kişi mümkünse kaza orucundan ayrı olarak Şevval orucunu tutmalıdır. Mesela, haftanın Pazartesi ve Perşembe günleri Şevval orucunu tutma, diğer günlerde de kaza orucu tutma şeklinde bunu ayarlayabilir.  Ancak herkes niyetinin derinliği ölçüsünde amellerinin mükâfatını alacağından dolayı, kaza orucunu tutarken, nafile oruca vakit bulamayanlar da ümit edilir ki, hadiste geçen müjdeye nail olurlar. Çünkü kaza oruçlarını ve kaza namazlarını hatta kişiye farz olduktan sonra haccı da ertelemeden ilk fırsatta yerine getirmek önemlidir. Çünkü ecelin ne zaman gelip bizi yakalayacağı meçhuldür.  Allah Tealâ, sonsuz rahmetiyle oruçlarımızı mükafatlandırsın.</p>
<p><a href="http://hikmet.net/sevval-orucu-hakkinda-2/" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><strong>Kaynak: Hikmet.net</strong></a></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/sevval-orucu-hakkinda/">Şevval orucu hakkında</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
