<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>sevgi arşivleri - Hizmetten</title>
	<atom:link href="https://hizmetten.com/tag/sevgi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://hizmetten.com/tag/sevgi/</link>
	<description>Hizmet&#039;e Dair Ne Varsa...</description>
	<lastBuildDate>Wed, 28 Jan 2026 01:08:37 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/01/hizmetten_loga_web-150x150.png</url>
	<title>sevgi arşivleri - Hizmetten</title>
	<link>https://hizmetten.com/tag/sevgi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Time to Help Gönüllülerinden “İlmek İlmek Sevgi” Projesi Kapsamında Yaşlılara Anlamlı Ziyaret</title>
		<link>https://hizmetten.com/time-to-help-gonullulerinden-ilmek-ilmek-sevgi-projesi-kapsaminda-yaslilara-anlamli-ziyaret/</link>
					<comments>https://hizmetten.com/time-to-help-gonullulerinden-ilmek-ilmek-sevgi-projesi-kapsaminda-yaslilara-anlamli-ziyaret/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Jan 2026 01:08:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Hollanda]]></category>
		<category><![CDATA[#timetohelp]]></category>
		<category><![CDATA[#zwolle]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=46513</guid>

					<description><![CDATA[<p>Overijssel Time to Help gönüllüleri, bu yıl ikincisini gerçekleştirdikleri “İlmek İlmek Sevgi” projesi kapsamında Zwolle kentinde bulunan Driezorg – Woonzorgcentrum The Havezate yaşlı evini ziyaret etti. Gönüllüler, el emeğiyle ördükleri&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/time-to-help-gonullulerinden-ilmek-ilmek-sevgi-projesi-kapsaminda-yaslilara-anlamli-ziyaret/">Time to Help Gönüllülerinden “İlmek İlmek Sevgi” Projesi Kapsamında Yaşlılara Anlamlı Ziyaret</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-start="227" data-end="556">Overijssel Time to Help gönüllüleri, bu yıl ikincisini gerçekleştirdikleri “İlmek İlmek Sevgi<strong data-start="306" data-end="329">”</strong> projesi kapsamında Zwolle kentinde bulunan Driezorg – Woonzorgcentrum The Havezate yaşlı evini ziyaret etti. Gönüllüler, el emeğiyle ördükleri diz örtülerini 15 yaşlıya hediye ederek anlamlı bir dayanışma örneği sergiledi.</p>
<p data-start="227" data-end="556"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-46516" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/01/ilmeksevgi6-700x581.jpeg" alt="" width="700" height="581" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/01/ilmeksevgi6-700x581.jpeg 700w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/01/ilmeksevgi6-1200x996.jpeg 1200w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/01/ilmeksevgi6-768x637.jpeg 768w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/01/ilmeksevgi6-1170x971.jpeg 1170w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/01/ilmeksevgi6-585x485.jpeg 585w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/01/ilmeksevgi6.jpeg 1421w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /></p>
<p data-start="558" data-end="834">Geçtiğimiz yıl 400 adet şal, bere, atkı ve eldiven ören Time to Help Nederland gönüllüleri, bu yıl da yaşlılar için diz örtüleri örmeye devam ediyor. Proje kapsamında gönüllüler, Aralık ayında Zutphen kentindeki bir yaşlı merkezine 10 battaniye hediye etmişti.</p>
<p data-start="558" data-end="834"><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-46515" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/01/ilmeksevgi7-700x525.jpeg" alt="" width="700" height="525" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/01/ilmeksevgi7-700x525.jpeg 700w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/01/ilmeksevgi7-1200x900.jpeg 1200w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/01/ilmeksevgi7-768x576.jpeg 768w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/01/ilmeksevgi7-1536x1152.jpeg 1536w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/01/ilmeksevgi7-1170x878.jpeg 1170w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/01/ilmeksevgi7-585x439.jpeg 585w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/01/ilmeksevgi7.jpeg 1600w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /></p>
<p data-start="836" data-end="939">Gönüllüler, “İlmek İlmek Sevgi” projesini önümüzdeki dönemde de sürdürmeyi hedeflediklerini ifade etti.</p>
<p data-start="941" data-end="1206">Ziyaretten duydukları memnuniyeti dile getiren yaşlı merkezi yetkilileri, gönüllülerle birlikte daha fazla ortak aktivite planlanabileceğini belirtti. Yaşlılar ise gönüllülere teşekkür ederek, “Sizi daha sık görmek isteriz” ifadeleriyle mutluluklarını paylaştı.</p>
<p data-start="941" data-end="1206"><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-46517" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/01/ilmeksevgi5-700x525.jpeg" alt="" width="700" height="525" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/01/ilmeksevgi5-700x525.jpeg 700w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/01/ilmeksevgi5-1200x900.jpeg 1200w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/01/ilmeksevgi5-768x576.jpeg 768w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/01/ilmeksevgi5-1536x1152.jpeg 1536w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/01/ilmeksevgi5-1170x878.jpeg 1170w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/01/ilmeksevgi5-585x439.jpeg 585w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/01/ilmeksevgi5.jpeg 1600w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/time-to-help-gonullulerinden-ilmek-ilmek-sevgi-projesi-kapsaminda-yaslilara-anlamli-ziyaret/">Time to Help Gönüllülerinden “İlmek İlmek Sevgi” Projesi Kapsamında Yaşlılara Anlamlı Ziyaret</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://hizmetten.com/time-to-help-gonullulerinden-ilmek-ilmek-sevgi-projesi-kapsaminda-yaslilara-anlamli-ziyaret/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ATFA’nın Erken Şükran Günü Yemeğinde “Sevgi, Toplum ve İş Dünyasında Değerler” Mesajı</title>
		<link>https://hizmetten.com/atfanin-erken-sukran-gunu-yemeginde-sevgi-toplum-ve-is-dunyasinda-degerler-mesaji/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Dec 2025 23:51:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[#şükrangünü]]></category>
		<category><![CDATA[ATFA]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=46028</guid>

					<description><![CDATA[<p>American Turkish Friendship Association (ATFA) tarafından düzenlenen Erken Şükran Günü Yemeği, toplum, inanç ve dostluğun bir araya geldiği anlamlı bir buluşma olarak dikkat çekti. Etkinliğe katılan Atlantic Union Bank Business&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/atfanin-erken-sukran-gunu-yemeginde-sevgi-toplum-ve-is-dunyasinda-degerler-mesaji/">ATFA’nın Erken Şükran Günü Yemeğinde “Sevgi, Toplum ve İş Dünyasında Değerler” Mesajı</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-start="91" data-end="525">American Turkish Friendship Association (ATFA) tarafından düzenlenen Erken Şükran Günü Yemeği, toplum, inanç ve dostluğun bir araya geldiği anlamlı bir buluşma olarak dikkat çekti. Etkinliğe katılan Atlantic Union Bank Business Relationship Manager’ı ve banka adına sponsorluk temsilcisi Neddal Abu-Taa, yaptığı kısa konuşmada sevgi kavramının hem bireysel hayatta hem de kurumsal dünyada rehber bir ilke olması gerektiğini vurguladı.</p>
<p data-start="527" data-end="965">Abu-Taa konuşmasında, “Sevgi; derin bir şekilde dinlemek, güven inşa etmek ve toplulukları güçlendiren ilişkilere yatırım yapmaktır. Bankacılıkta her ortaklık sadece rakamlardan ibaret değildir; insanı, amacı ve toplumun geleceğini kapsar” sözleriyle iş dünyasında değer odaklı yaklaşımın önemine dikkat çekti. Ayrıca Şükran Günü’nün, minnettarlığın ve sevginin toplumsal bağları güçlendiren en güçlü unsurlardan biri olduğunu ifade etti.</p>
<p data-start="967" data-end="1205">Etkinliğe dair yapılan paylaşım, Fairfax City Belediye Başkanı Catherine S. Read tarafından da yorumlanarak desteklendi. Bu durum, programın yerel yönetim tarafından yakından takip edildiğini ve toplumsal öneminin vurgulandığını gösterdi.</p>
<p data-start="1207" data-end="1419" data-is-last-node="" data-is-only-node="">Gecenin sonunda Hakan Atasever, Heather McKeon, Mayor Catherine S. Read, Mustafa Okandan, Yohannes Teklu Tabor, Ronald T. Johnson ve Jasim Lao’ya etkinliğe yaptıkları katkılar ve katılımları için teşekkür edildi.</p>
<p data-start="1207" data-end="1419" data-is-last-node="" data-is-only-node=""><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-46030" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2025/12/1764132177417-561x700.jpeg" alt="" width="561" height="700" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2025/12/1764132177417-561x700.jpeg 561w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2025/12/1764132177417-962x1200.jpeg 962w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2025/12/1764132177417-768x958.jpeg 768w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2025/12/1764132177417-1231x1536.jpeg 1231w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2025/12/1764132177417-1170x1460.jpeg 1170w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2025/12/1764132177417-585x730.jpeg 585w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2025/12/1764132177417.jpeg 1280w" sizes="(max-width: 561px) 100vw, 561px" /></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/atfanin-erken-sukran-gunu-yemeginde-sevgi-toplum-ve-is-dunyasinda-degerler-mesaji/">ATFA’nın Erken Şükran Günü Yemeğinde “Sevgi, Toplum ve İş Dünyasında Değerler” Mesajı</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sevgi, Hep Sevgi, Daima Sevgi&#8230; &#124; AHMET SELİM</title>
		<link>https://hizmetten.com/sevgi-hep-sevgi-daima-sevgi-ahmet-selim/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 19 Feb 2022 15:41:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Selim]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=24305</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sevginin özüne eren bir kula, Ne hasret acıdır, ne vuslat tatlı. Sevgiden çiçekler deren bir kula, Ne diken acıdır, ne koku tatlı&#8230; Kuytu bir köşeye sessizce çöken, Aşkın göz yaşını&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/sevgi-hep-sevgi-daima-sevgi-ahmet-selim/">Sevgi, Hep Sevgi, Daima Sevgi&#8230; | AHMET SELİM</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sevginin özüne eren bir kula,<br />
Ne hasret acıdır, ne vuslat tatlı.<br />
Sevgiden çiçekler deren bir kula,<br />
Ne diken acıdır, ne koku tatlı&#8230;</p>
<p>Kuytu bir köşeye sessizce çöken,<br />
Aşkın göz yaşını geceye döken,<br />
Dünyalık bedenden ruhunu söken,<br />
Bedeni neylesin, canı neylesin..</p>
<p>Sonsuz katlı aşkın sevgi binası,<br />
Heryerden duyulur kulun nidası,<br />
Ruhları coşturur, sevgi ziyası,<br />
Güneşi neylesin, ayı neylesin&#8230;</p>
<p>Zorda olsa, tutup hakkı kaldıran,<br />
Son nefeste bile zulme saldıran,<br />
Ruhuna sevgiyle nefes aldıran,<br />
Ekmeği neylesin, suyu neylesin&#8230;</p>
<p>Her şerre nazarı hikmetle bakan,<br />
Sevginin gülünü bağrına takan,<br />
Vefa, vefa&#8230; diye dünyayı yakan,<br />
Bahçeyi neylesin, bağı neylesin&#8230;</p>
<p>Yıkılmaz; sırtını Hakk&#8217;a dayayan.<br />
Kalbini binbir renk sevgi boyayan,<br />
Muhabbet dudakta, dille yalayan,<br />
Kovanı neylesin, balı neylesin&#8230;</p>
<p>Ölümü öldüren sevginin gücü,<br />
Ne ölüm acıdır, ne hayat tatlı.<br />
Kaderi güldüren, sevginin gücü,<br />
Ne yokluk acıdır, ne varlık tatlı.<br />
Mahşerde alınır garibin öcü,<br />
Ne zulüm acıdır, ne rahat tatlı&#8230;.</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/sevgi-hep-sevgi-daima-sevgi-ahmet-selim/">Sevgi, Hep Sevgi, Daima Sevgi&#8230; | AHMET SELİM</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnsanlık sevgiye hasret gidiyor</title>
		<link>https://hizmetten.com/insanlik-sevgiye-hasret-gidiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Egeli]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 30 Oct 2021 06:00:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kürsü]]></category>
		<category><![CDATA[M.Fethullah Gülen]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=22877</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bugün insanlık olarak insanca davranmayı unutmuş gibi bir hâlimiz var. Varlık içindeki farklılığımızı ifade etmekten çok uzak bulunuyoruz. Melekleri imrendirecek o muhteşem donanımımıza rahabîs ervahı bile utandıracak işler yapıyoruz. Kinle-nefretle&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/insanlik-sevgiye-hasret-gidiyor/">İnsanlık sevgiye hasret gidiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="dropcap">Bugün insanlık olarak insanca davranmayı unutmuş gibi bir hâlimiz var. Varlık içindeki farklılığımızı ifade etmekten çok uzak bulunuyoruz. Melekleri imrendirecek o muhteşem donanımımıza rahabîs ervahı bile utandıracak işler yapıyoruz. Kinle-nefretle oturup kalkıyor, gayzla köpürüyor ve birbirimize hep intikam hisleriyle bakıyoruz. Sevgi adına sinelerimiz bomboş, düşmanlık sisi-dumanı sarmış bütün duygularımızı ve yıllar var habersiziz muhabbetin o büyülü tesirinden. Düşüncelerimiz mütemadiyen kötülük duyguları üretiyor. Etrafı yakıp yıkma, her şeyi kendimize benzetme ve &#8220;öteki&#8221; dediklerimizi baskı altına alma âdeta ahvâl-i âdiyeden. Çoğumuz itibarıyla akla-mantığa rağmen hep hislerimizin güdümünde yaşıyoruz. Bizim gibi düşünmeyenleri ezme, susturma en bâriz şiarımız. Bazı problemlerin farklı çözüm yolları da olabileceğini hiç mi hiç düşünmeden bildiğimize gidiyor ve yapmalar yolunda ne yıkmalara ne yıkmalara sebebiyet veriyoruz. Birbirimizin gönlüne girerek can diliyle, gönül beyanıyla kendimizi ifade etme, geçmişte kalmış demode bir yöntem gibi&#8230;</p>
<p>Bencilliğimizin ürettiği bir sürü muhalif düşünce ve onların temsilcileriyle karşı karşıya bulunmanın hafakanlarıyla oturup kalkıyoruz. Sürekli hiddetleniyor, nefretle köpürüyor ve gücümüz yeterse kalkıp tepelerine biniyoruz. Ezebildiklerimizi eziyor, güç yetiremediklerimizin şeref ve haysiyetiyle oynuyor, hatta varsa medya güç ve imkânlarımızla onları yerden yere vuruyor, ölümden beter şeylere maruz bırakıyoruz.</p>
<p>Bu tür olumsuz şeyler karşısında, şimdilerde bütün dünyada duyulan ya zâlimlerin &#8220;hayhuy&#8221;u ya da mazlumların âh u efgânı. Yıllar var ki mazlumlar, mağdurlar diyarı bazı ülkeler sürekli baskı altında ve halklar inim inim. Akıllar durgunlaştırılmış, his ve heyecanlar söndürülmüş, çoğunluk kendi değerlerine karşı yabancılaştırılmış ve herkes birbirinin kurdu haline getirilmiş. Farklı düşünce ve farklı anlayışların birer ihtilaf ve iftirak sebebi sayıldığı bu kabîl toplumlarda vuran vurana, kıran kırana önü alınmaz kavgalar çıkarılıyor, insanlar birbirine düşürülüyor. Biri ötekinin gözünü çıkarıyor, canına kıyıyor; o da berikinin üzerine canlı bombalar veya bomba yüklü arabalarla yürüyor. Her yerde farklı bir vahşet yaşanıyor ki vahşilerinkine denk, hatta ondan da ileri&#8230;</p>
<p>Kalmamış çoklarında insanî ruhtan eser.. felç olmuş gibi vicdan mekanizması: İradeler zâlimce planlar peşinde; mârifetullah rasathanesi sayılan zihinler kirli duygulara teslim; sevginin o dupduru kaynağı his dünyası, yılan-çıyan yuvası; potansiyel olarak Hakk&#8217;ı müşâhede menfezi sayılan gönül, bütün bütün ışığı söndürülmüş bir dehliz ve bütün insanî sistemler, varoluş gayelerine aykırı bir yolsuzluk gurbeti içindeler.</p>
<p>Gerçi tarihî tekerrürler devr-i daimi içinde benzer olumsuzluklar hep yaşanageldi ama bu seferki tahribat ve mesavî, biraz da küreselleşen dünya ve gelişen ileri teknolojinin katkılarıyla çok farklı ve ürpertici oldu. Allah&#8217;ın günü televizyon ve internet ekranlarına, gazete ve mecmua sayfalarına baktıkça dehşetle ürperiyor ve çok defa yüzümüzü başka bir tarafa çeviriyoruz. Biz gözlerimizi kapasak, kulaklarımızı tıkasak da elimizde olmayarak zihnimize nüfuz eden bir kısım olumsuzluklar yine sinelerimize bir zıpkın gibi saplanıyor, kalb ve ruhumuzda onulmaz yaralar açıyor. Bazen yığın yığın mesavîyi birden duyuyor, kan ve gözyaşı içinde kıvranan insanlarla beraber kıvranıyor ve yıkılıp yerle bir olan ümranlarla beraber biz de yıkılıyoruz. Hazan esiyor gibi her yörede.. kuruyup dökülen yapraklar gibi insanlar.. Âkif ifadesiyle: &#8220;Harâb iller, serilmiş hânümanlar, başsız ümmetler / Yıkılmış köprüler, çökmüş kanallar, yolcusuz yollar / &#8220;Gazâ&#8221; nâmıyle dindaş öldüren bîçâre dindaşlar/ Ipıssız âşiyanlar, kimsesiz köyler, çökük damlar / Emek mahrûmu günler, fikr-i ferdâ bilmez akşamlar!..&#8221; İçimize akan şeyler birer çığlığa dönüşüyor ve bir şey yapamamanın ızdırabıyla inlemekle yetiniyoruz.</p>
<p>Oysaki, herkes ve her şey, bizden kendilerine uzatılacak bir el bekliyor; bekliyor ama çok defa kayıtsızlığımız veya aczimiz karşısında en derin inkisarlarla bir kere daha yıkılıyor.. yıkılıyor hissizliğimiz, hareketsizliğimiz karşısında ve feryatları cevapsız kaldığından dolayı. Az dahi olsa bunları duyup hissedenler de var ama onlar da güçsüz ve imkânsız. Bu itibarla da, olup bitenleri gördükçe ölüp ölüp diriliyorlar; duygularını, Suzî&#8217;nin &#8220;Yağmıyor yağmurlar, bitmiyor lale / Acep bu hâlimiz böyle mi kala / Rahmet deryasından gelen bu ile / Vakitlerde esen yeller perişan!..&#8221; suzişi nağmeleriyle seslendiriyor ve oldukları yerde kalakalıyorlar.</p>
<p>Bütün bunlar karşısında insan, inkisarla sarsılıyor ve &#8220;Demek artık yığınlar hep böyle birbirini yiyecek.. kitleler birbiriyle sürtüşüp duracak.. kimse kimseyi gönülden sevmeyecek.. insanlar birbirini düşünmeyecek.. mağdura kimse el uzatmayacak.. mazlumun başı okşanmayacak.. fertler birbirine bağırlarını açmayacak.. kimse bulunduğu yerde güvenli olmayacak.. dünyanın kaderine, kan düşünen, kan konuşan, kan döken kanlı deliler hâkim olacak.. ve çağ yeniden bir kere daha tiranlar çağına dönecek..&#8221; diyesi geliyor. Bu böyle sürüp gidemez; sürüp gitmesi, insanlığın ve insanî değerlerin ölümü demektir.</p>
<p>Öyleyse gelin, yolların ayrımında bulunduğumuz şu günlerde bir kez daha Yunus&#8217;ların, Mevlânâ&#8217;ların ses ve soluklarında yankılanan şu evrensel ilâhî çağrılara kulak vererek gönülden &#8220;sevgi&#8221; ve &#8220;kardeşlik&#8221; diyelim.! Gelin, insan olma farklılığını, rengi ve deseniyle bir kere daha bütün cihana gösterelim.! Gelin, garazların, kinlerin, nefretlerin dünyanın çehresini kararttığı şu günlerde bütün samimiyetimizle gönülden bir kez daha sevgi ve diyalog diyelim.! Gelin, vicdanlarımızı ilâhî rahmet vüs&#8217;atine göre bir genişliğe ulaştırarak ardına kadar herkese sinelerimizin kapılarını açalım.! Gelin, kendimizi kurumaya, yok olmaya mahkum birer damla gibi görmekten sıyrılarak, çağlayanlarla bütünleşip derya olmaya yürüyelim.! Mademki hepimiz insanız, genlerimizde Âdem Nebî&#8217;nin genleri ve özümüzde de Hakikat-i Ahmediye&#8217;nin usâresi var demektir; öyleyse gelin, bütün şeytanî dürtülere baş kaldırarak yeryüzünün halifesi olduğumuzu ve göklere ulaşmaya namzet bulunduğumuzu, cihanları velveleye verecek bir sesle haykıralım ve insan olma farklılığını bir kere daha meleklere duyuralım.! Gelin, yürüdüğümüz yolları birer şehraha çevirerek el ele, gönül gönüle hep Allah&#8217;a yönelelim.</p>
<p class="attention"><b>Sızıntı, Mart 2008, Cilt 30, Sayı 350</b></p>
<div class="fastsocialshare_container fastsocialshare-align-center">
<div class="fastsocialshare-subcontainer">
<div class="fb-like fb_iframe_widget" data-href="https://fgulen.com/tr/eserleri/sukutun-cigliklari/insanlik-sevgiye-hasret-gidiyor" data-layout="button" data-width="100" data-action="recommend" data-show-faces="false" data-share="false">
<p class="p1"><b>Kaynak: Sükûtun Çığlıkları / M.Fethullah Gülen</b></p>
</div>
</div>
</div>
<p><a href="https://hizmetten.com/insanlik-sevgiye-hasret-gidiyor/">İnsanlık sevgiye hasret gidiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sevgiyle kucaklama ve İnsanca muamele &#124; Mehmet Ali Şengül</title>
		<link>https://hizmetten.com/sevgiyle-kucaklama-ve-insanca-muamele/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mizan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Jun 2020 17:00:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[İnsanca muamele]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Ali Şengül]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=11280</guid>

					<description><![CDATA[<p> Birlikte yaşamanın, hoşgörünün temelinde „sevgi“ vardır. Sevgi, bütün şifreleri çözen sırlı bir anahtardır. Bu anahtara sahip olanlar, dünya barışının temsilcileri olacaklardır. Unutmayalım, gönüllerin fethi sevgi iledir.        Anneyi&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/sevgiyle-kucaklama-ve-insanca-muamele/">Sevgiyle kucaklama ve İnsanca muamele | Mehmet Ali Şengül</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div> Birlikte yaşamanın, hoşgörünün temelinde „sevgi“ vardır. Sevgi, bütün şifreleri çözen sırlı bir anahtardır. Bu anahtara sahip olanlar, dünya barışının temsilcileri olacaklardır. Unutmayalım, gönüllerin fethi sevgi iledir.</div>
<div>       Anneyi evlâdı için ölüme götüren sevgidir.. Başkaları için yaşamanın kaynağı sevgidir. İnsanlara güveni olmayan, sevgiden mahrum olan insanlar saldırgan olur, herkesi düşman bilir.</div>
<div>        Aynı gemide olduğumuz unutulmamalı.. Önemli olan gemiyi batırmak değil, yüzdürmek ve hedefine, sâhil-i selâmete ulaştırmak olmalıdır. Bu geminin son kaptanı İnsanlığın İftihar Tablosu, kâinatın yaratılış vesilesi Hz. Muhammed (sav)‘dir. En önemli vazifemiz, bu sevgi insanı ve âhirzaman kaptanını tanımak, O’nun (sav) rehberliğinde hakkı ve adâleti temsil etmektir.</div>
<div>        Bizler her şeyden evvel insanız. İnsanlara, insanca muâmele etmek vazifemizdir. İnsanlığa verilebilecek en büyük hediye, âhiret hayatlarını kurtarmalarına yardımcı olmaktır. Bu da „emr-i bi’l-maruf nehy-i an’il münker &#8211; iyiliği emretme ve kötülükten sakındırma“ yapmakla mümkün olur.</div>
<div>        İnanan bir gönül, hâl, tavır, davranış ve nezâketi ile inandığı değerleri çok iyi temsil ederek, herkese sevgi ile tatlı dil-güleryüzle, güllerin çiçeklerin tebessüm ettiği gibi insanlara yaklaşır.</div>
<div>       Mü’minlerin vazifesi, ortalığı fesada verenlere, yakıp yıkanlara, toplumu birbirine düşman haline getirenlere karşı tamirci, ıslahçı olmaktır.</div>
<div>        Mü’min; başkalarını rahatsız edecek tenkit, duydukları zaman içlerinde gayz, kin ve nefret uyandıracak, -doğru bile olsa- laf getirip götürme, gıybet gibi şeylerden uzak durmalıdır.</div>
<div>        Acımasızca tenkitlere, hakâretlere karşı mukâbele-i bilmisilde bulunmamak bir fazilettir. Mü’min, kendisine yapılan menfî hareketlere karşı, aynı şekilde karşılık vererek moralini bozmaktansa, inandığı değerleri ile meşgul olmayı, hayr’ul-halef evlatlarını, nesillerini geleceğin ümidi olarak yetiştirmeyi tercih eder. Bununla birlikte elbette temkinli, tedbirli ve dikkatli olmak, oyuna gelmemek, tuzağa düşmemek de inanan insanların vazifesidir.</div>
<div>      Kehf sûresi 19.âyette Cenâb-ı Hakk şöyle buyuruyor: &#8220;Bir de gayet nâzik ve tedbirli davransın, varlığınızı ve bulunduğunuz yeri sakın hiç kimseye hissettirmesin. Çünkü onlar sizi ellerine geçirirlerse ya taşa tutar, ya da kendi dinlerine döndürürler, bu takdirde de ebediyyen felah bulamazsınız.&#8221;</div>
<div>     Hucurat sûresi 6.âyette ise; „Ey iman edenler! Herhangi bir fâsık size bir haber getirecek olursa, onu iyice tahkik edin, doğruluğunu araştırın. Yoksa, gerçeği bilmeyerek, birtakım kimselere karşı fenâlık edip sonra yaptığınıza pişman olursunuz“ buyuruluyor.</div>
<div>     Kimliğimizi, nâmus ve itibârımızı, şahs-ı mânevinin izzetini, onurunu, en önemlisi dinimizin haysiyet ve şerefini korumakla mükellefiz. Hizmet, bir meslek değildir. O bizim hayat tarzımızdır, fedâkarlık ve adanmışlıktır.</div>
<div>      Hizmet  bize villalar, arabalar vaad etmedi. Allah&#8217;ın rızâsını hedef gösterdi. Kimsenin hizmette alacağı yoktur. Bilakis hizmet insanlarının hepsi hizmete borçludur. Allah bizleri hizmetle tanıştırmasaydı, kimbilir hangi bataklıklarda yok olup gidecektik.</div>
<div>       Şeffâfiyet; inancımıza ve kendi kültürümüze göre yaşantımıza engel olunmayan, inanç, ahlâk ve kültürümüzü başta yavrularımıza, gençliğimize rahat anlatma ve öğretme imkânı verilen demokratik her ülkede, kanunlara, nizamlara uygun hareket etmek ve güvenilir, mûtemed insanlar olarak yaşamaktır. Bununla beraber insanların mutluluğuna, sulh-u umûmiye, yani; dünya barışına katkıda bulunmaktır.</div>
<div>       Haklı dâvâmızda haksız duruma ve ye’se düşmeden, ümit kırıcı değil, ümit verici insanlar olarak; adâletten, ahlâktan ve fâziletten ayrılmamalıyız.</div>
<div>       Mânevi beslenmenin olmadığı yerde, dünyanın en iyi sistemini de uygulasanız problemler bitmez. Gençliğin önü alınmaz, yuvalarda, toplumda huzur ve güven oluşmaz. Onun için Allah&#8217;a inanan, O’ndan korkan, O’nu seven, zerre kadar hayır ve şerrin hesabını soracak olan Hâkimler Hâkiminin o olduğunda şüphesi bulunmayan insanlar olmamız ve bu şuurda nesiller yetiştirmemiz gerekiyor.</div>
<div>      Evet zor da olsa, hayatımızı istikâmet üzere sürdürmemiz ve devam ettirmemiz gerekiyor. Çünkü bir daha dünyaya gelme şansımız yok. Onun için kaybetmeden kazanma yollarına önem vermek gerekiyor.</div>
<div>      Mü’min;  nefsinin, hislerinin ve dilinin esîri olmamalıdır. Yüce Allah vücudun en isabetli yerlerine yerleştirilen uzuvlarını ve latîfelerini hangi maksat ve gâye için yerleştirmiş ise, o istikâmette kullanmalıdır. Çünkü hiçbir şey bize âit değil, herşey mülkün hakiki sahibi Allah&#8217;a âittir. Bizler sadece emanetçileriz.</div>
<div>      Sırr-ı teklifin gereği olarak Allah (cc), insanı iradesiyle serbest bırakmıştır. Ama emir ve yasaklarını, Kur&#8217;an-ı Mûcizül Beyan ve Resulullah Efendimiz ile  (sav) -O Resulullah ki; yanılmayan, yanıltmayan, yanılmış olanları Hakk’a dâvet etmek üzere rehber olarak vazifelendirilmiştir- bildirmiştir.</div>
<div>      Allah ve Resûlullah’a (sav) gönül verenler, demokratik bir ortamda      -kendilerine kim ne yaparsa yapsın- vurup kırmazlar, yakıp yıkmazlar, zulmetmez ve zâlime destek vermezler. Sevgiyle, şefkat ve merhametle, ahlâk-ı âliye ve adâletle muâmele etmek, mazlumların hakkını korumak ve onlara sahip çıkmakla üzerlerine düşen sorumluluğu yerine getirmeye, ıslahçı rol oynayarak huzur, güven, barış ve kardeşlik ruhuna katkıda bulunmaya gayret ederler.</div>
<div> <span style="font-size: 12pt;"><strong>Kaynak : Samanyoluhaber | Mehmet Ali Şengül</strong></span></div>
<p><a href="https://hizmetten.com/sevgiyle-kucaklama-ve-insanca-muamele/">Sevgiyle kucaklama ve İnsanca muamele | Mehmet Ali Şengül</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnsanı Sevmek</title>
		<link>https://hizmetten.com/insani-sevmek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 26 Nov 2019 07:00:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kürsü]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=5156</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sevgi yaşatan bir iksirdir; insan sevgiyle yaşar.. sevgiyle mutlu olur ve sevgiyle çevresini mutlu eder. İnsanlık sözlüğünde sevgi bizim canımızdır; biz birbirimizi onunla hisseder, onunla duyarız. Allah, insanları birbirine bağlama&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/insani-sevmek/">İnsanı Sevmek</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sevgi yaşatan bir iksirdir; insan sevgiyle yaşar.. sevgiyle mutlu olur ve sevgiyle çevresini mutlu eder. İnsanlık sözlüğünde sevgi bizim canımızdır; biz birbirimizi onunla hisseder, onunla duyarız. Allah, insanları birbirine bağlama konusunda sevgiden daha güçlü bir irtibat unsuru, bir zincir yaratmamıştır. Aslında dünya, köhne bir harabeden ibarettir, onu taptaze ve canlı kılan sevgidir. Cinlerin, insanların sultanları; arıların, karıncaların, termitlerin bile kraliçeleri, bu sultan ve kraliçelerin de tahtları vardır. Krallar, kraliçeler belli yol ve belli usullerle seçilir ve gelir tahtlarına otururlar. Kimsenin intihâbına ihtiyaç duymadan gelip gönüllerimize taht kuran bir sultan varsa o da sevgidir. Dil-dudak, göz-kulak onun bayrağını çektikleri ölçüde birer kıymet ifade ederler; sevgi ise kendinden kıymetlidir. Sevginin otağı sayılan gönül onun sayesinde kıymetler üstü kıymete ulaşmıştır. Sevgi sancağının gidip önünde dalgalandığı kaleler, kan dökülmeden fethedilmişlerdir. Sevgi askerlerinin ulaşabildiği yerlerdeki sultanlar, muhabbet çerisinin sıradan birer neferi hâline gelmişlerdir.</p>
<p>Biz, gözlerimizde sevginin zaferleri, kulaklarımızda onun davulunun, kösünün sesi bir atmosferde yetiştik. Gönüllerimiz hep onun bayrağının dalgalanma heyecanıyla attı. Sevgiyle o kadar içli-dışlı olduk ki, neticede hayatımızı bütün bütün ona bağlayıp ruhumuzu da ona adadık. Artık biz yaşarsak sevgiyle yaşar, ölürsek sevgiyle ölürüz. Her nefeste, bütün benliğimizde onu duyar; soğukta onunla ısınır, sıcakta da onunla serinleriz. Bizim harb u darbimizde güm güm sevgi davulunun sesi duyulur; sulh u sükunumuz da yine sevgi mehteriyle şölenleşir.</p>
<p>Bin bir fenalığın kol gezdiği şu fevkâlade kirlenmiş dünyada, her zaman temiz kalabilmiş bir şey varsa o sevgi, onca sararıp solan gülendam şeylerin yanında hiç renk atmadan güzellik ve cazibesini koruyabilmiş bir dilber varsa o da yine sevgidir. Dünyada hiçbir millet ve hiçbir toplumda ondan daha gerçek, daha kalıcı bir şey yoktur. Onun ninniden daha yumuşak, daha sıcak sesinin hissedildiği yerlerde bütün sesler soluklar kesilir, bütün enstrümanlar susar ve en tatlı nağmeleriyle sessizlik murâkabesine dalarlar.</p>
<p>Varlık bilinip görülme fitilinin, sevgi çerağından tutuşturulması sonucu meydana gelmiştir. Eğer Hakk&#8217;ın yaratma sevgisi olmasaydı, ne aylar, ne güneşler ne de yıldızlar meydana gelirdi. Kâinatlar birer sevgi şiiri, yerküre de bu şiirin kâfiyesidir. Tabiat kitabı ve eko sistemde her zaman sevginin gür solukları duyulur. İnsanî münasebetlerde de hep onun bayrağı dalgalanır durur. İnsanlar arasında her zaman revâcını koruyan bir akçe varsa o da sevgidir.. ve sevginin değeri kendindendir. Sevgi, en saf altınla bile tartılsa ondan ağır gelir. Altın da, gümüş de değişik borsa ve piyasalarda her zaman değer kaybedebilirler; ama, sevginin kapıları her zaman bütün olumsuzluklara kapalıdır ve hiçbir haricî müdahale onun iç ahengini bozamaz. Bugüne kadar, bütün bütün kine, nefrete, düşmanlığa kilitlenmiş canavar ruhlardan başkası da ona karşı koymayı, onunla savaşmayı düşünmemiştir. Bence, canavar ruhları uysallaştırmanın biricik iksiri de yine sevgidir. Dünyevî zenginliklerin tesir alanının dışında nice problemler vardır ki, sevginin büyülü anahtarından başka hiçbir şeyle çözülememiştir. Zaten, dünyada hiçbir değerin, sevgiye karşı koyması ve onunla rekabet etmesi de mümkün değildir. Altının, gümüşün, dövizin, çekin, senedin kartelleri hemen her maratonda muhabbet fedaileri karşısında nakavt olagelmişlerdir. Evet, maddenin patronlarının, onca gürültü, patırtı, şov ya da ihtişama rağmen gün gelmiş sermayeleri bitmiş, pazarları sona ermiş, ocakları sönmüştür; ama, sevginin çerağı her zaman par par yanmış ve ışık olup bütün gönüllere, ruhlara akmıştır.</p>
<p>Muhabbet rahlesi önünde diz çöküp ömrünü sevgi meşk etmeye adamış talihliler, hiçbir zaman sözlüklerinde, kine, nefrete, gayza, komploya yer vermemiş ve ölümleri pahasına da olsa düşmanlığa başvurmamışlardır; vurmazlar da. Onların muhabbetle iki büklüm olmuş boyunları her zaman sevgiye selam durmuş ve sevgiden başkasına kıyam etmemiştir. Hele onlar birer sevgi küheylanı gibi şahlandıklarında, düşmanlık duygusu saklanacak in aramaya durmuş; nefret, gayzından çatlamış; kin, öldüren bir yutkunmaya dönüşmüş ve komplo gelip sahibinin boynuna dolanmıştır.</p>
<p>Bugüne kadar şeytanın en tehlikeli oyunlarını boşa çıkaran bir büyü varsa o da sevgidir. Nebiler, firavunların, nemrutların, şeddatların gayız ve öfke ateşlerini sevgi kevserleriyle söndürmüşlerdir. Bütün hak dostları, şirazesi kopmuş bir kitabın eczası gibi şuraya-buraya saçılmış disiplinsiz ve âsi ruhları sevgiyle biraraya getirmiş ve insanî münasebetler alış verişinde buluşturmuşlardır. Sevginin gücü her zaman Hârût ve Mârût&#8217;un sihrini bozacak kadar aşkın olmuş ve cehennem ateşini södürecek kadar da tesirli. Bu itibarla da sevgi silahına sahip olan birinin artık bir başka silaha ihtiyaç duyacağını sanmıyorum.. evet sevgi, namlusundan fırlamış mermi ve top güllelerini bile tesirsiz hâle getirecek kadar güçlüdür.</p>
<p>İnsanın insanları sevip çevresine alâka duyması, hatta bütün varlığı şefkatle kucaklayabilmesi, biraz da kendini bulup bilmesine, kendi mahiyetini keşfedip Yaratıcısıyla olan münasebetini duymasına bağlıdır. O, kendi derinliklerini, kendi özündeki cevherleri duyup hissedebildiği ölçüde, aynı hususların başkalarında da bulunduğunu düşünür, hem Yaradana nispetin hatırına hem de mahiyetindeki cevherlere karşı kadirşinas davranma hissiyle her varlığı daha bir farklı görür, daha bir farklı duyar ve daha bir faklı değerlendirir. Aslında bizim birbirimizin kadrini bilip birbirimize karşı saygılı davranmamız, her birerlerimizde meknî ve meknûz bulunan cevherlerin bilinmesiyle yakından alâkalıdır. Peygamber beyanı olarak kitaplara geçen &#8220;Mü&#8217;min mü&#8217;minin aynasıdır&#8221; sözünü, daha da genişleterek, &#8220;insan insanın aynasıdır&#8221; şekline getirip bu son mülâhazayı o ifadeye bağlayabiliriz. Bunu yapabildiğimiz takdirde, hemen herkes, kendinde mevcut olan cevherler adesesiyle, diğer insanlarda bulunan derinlikleri, enginlikleri, zenginlikleri sezip duymasının yanında bütün bu önemli mevhibelerin hakikî sahiplerine bağlanmasını da bilir ki, bu da, bütün varlık aleminde görülen güzellik ve cemâl, sonra da sevgi ve alâka adına ne varsa hepsi O&#8217;na ait demektir. Bu inceliği sezebilen bir ruh, Mevlânâ gibi: &#8220;Gel, gel aramıza katıl; biz Hakk&#8217;a gönül vermiş aşk insanlarıyız! Gel gel bize katıl da sevgi kapısından içeriye giriver, giriver ve evimizde bizimle beraber otur&#8230; Gel birbirimizle içten konuşalım.. (gönüllerimizle sarmaş-dolaş olalım da) kulaklardan, gözlerden gizli konuşalım.. Güller gibi dudaksız ve sessiz gülüşelim.. Tıpkı düşünce gibi dudaksız-dilsiz görüşelim.. Mademki hepimiz biriz, birbirimize dilsiz-dudaksız gönülden seslenelim.. Mademki ellerimiz kenetli, gel bu hâlden bahisler açalım; El-ayak, gönül hareketlerini daha iyi anlar, öyle ise gel dilimizi tutalım, titreyen gönüllerimizle konuşalım..&#8221; der ve gönül dilinden bize destanlar sunar.</p>
<p>Bizdeki bu duygu derinliğini, bu insanî alâka zenginliğini ne Yunan ve Latin düşüncesinde, ne Grek ve Batı felsefesinde görmek mümkündür. İslâmî düşünce, hemen hepimizi bir cevherin değişik tezahürleri şeklinde görür ve her birerlerimizi bir hakikatin farklı yüzleri şeklinde mütâlâa eder. Zaten, Allah birliği, peygamber birliği, din, dil birliği, ülke, millet birliği&#8230; gibi fasl-ı müşterekler etrafında bir araya gelmiş insanlar -hadîsin ifadesiyle- bir vücudun ayrı ayrı uzuvları mesabesindedir. El, ayağa rakip olamaz.. dil dudağı ayıplayamaz.. göz kulağın kusurunu göremez.. kalb kafa ile cedelleşemez&#8230; eğer bunların bütünü bir vücudu tamamlayan unsurlarsa, biri iki görmek gibi bu çarpık müşahede de neyin nesi.! Dünyamızın, Cennet hâline gelmesinin ve Cennet kapılarının ardına kadar açılmasının, açılıp bize &#8220;buyurun&#8221; edilmesinin önemli bir vesilesi sayılan aramızdaki birliği bozmak da neden.! Birlik ve beraberlik, Allah&#8217;ın muvaffak kılmasının bir yolu ise, bu ihtilaf ve iftirakın mânâsı da ne!? Ne zaman, bizi birbirimizden uzaklaştıran duyguları, düşünceleri, ruhumuzdan söküp atacak ve birbirimizi kucaklamak için yollara döküleceğiz!</p>
<p>Ayrı ayrı mizac ve meşrep gibi, Allah&#8217;a ulaştıran yollar da mahlûkatın solukları sayısıncadır. Herkes ayrı bir anlayışa, ayrı bir yoruma bağlanır, ayrı bir yoldan yürür, ayrı bir köprüden geçer; ayrı bir merdivenle yükseleceği yere yükselir, ayrı bir helozonla ulaşacağı zirvelere ulaşır.. herkes farklı nağmelerle coşar, farklı enstrümanlar kullanır; ama hepsi de Hakk&#8217;ı hoşnut etmeye ve dünyayı cennetlere çevirmeye koşar. Koşma alanı bu kadar geniş ve hedef de her yola açık ise bu hırgür de neden!? Hele bir de hasımlarımız, aramızdaki bu ihtilaf ve düşmanlıkları aleyhimizde değerlendiriyorsa&#8230;</p>
<p>Konuyla alâkalı düşüncelerimi bir şairimizin şu enfes sözleriyle noktalamak istiyorum:</p>
<p>&#8220;Zen merde, civan pire, keman tirine muhtaç,<br />
Ecza-i cihan cümle birbirine muhtaç.&#8221;</p>
<p><span class="source21"><strong>Sızıntı, Eylül 1999, Cilt 21, Sayı 248</strong></span></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/insani-sevmek/">İnsanı Sevmek</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
