<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>samimiyet arşivleri - Hizmetten</title>
	<atom:link href="https://hizmetten.com/tag/samimiyet/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://hizmetten.com/tag/samimiyet/</link>
	<description>Hizmet&#039;e Dair Ne Varsa...</description>
	<lastBuildDate>Wed, 12 Nov 2025 00:09:22 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/01/hizmetten_loga_web-150x150.png</url>
	<title>samimiyet arşivleri - Hizmetten</title>
	<link>https://hizmetten.com/tag/samimiyet/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Cuma Hutbesi &#124; İhlâs ve Samimiyet</title>
		<link>https://hizmetten.com/cuma-hutbesi-ihlas-ve-samimiyet/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Nov 2025 09:00:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Cuma Hutbesi]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[cumahutbesi]]></category>
		<category><![CDATA[samimiyet]]></category>
		<category><![CDATA[€ihlas]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=45744</guid>

					<description><![CDATA[<p>DERLEYEN: ERDEMLİLER YOLU AKADEMİ إِنَّا أَنْزَلْنَا إِلَيْكَ الْكِتَابَ بِالْحَقِّ فَاعْبُدِ اللَّهَ مُخْلِصًا لَهُ الدِّينَ     “Biz sana kitabı gerçeğin ta kendisi olarak indirdik. O halde sen de ibadetini sadece Allah’a&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/cuma-hutbesi-ihlas-ve-samimiyet/">Cuma Hutbesi | İhlâs ve Samimiyet</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>DERLEYEN: ERDEMLİLER YOLU AKADEMİ</strong></p>
<div style="text-align: center;"><b><span dir="RTL" lang="AR-SA">إِنَّا أَنْزَلْنَا إِلَيْكَ الْكِتَابَ بِالْحَقِّ فَاعْبُدِ اللَّهَ مُخْلِصًا لَهُ الدِّينَ </span><span lang="TR">   </span></b></div>
<div>
<p style="font-weight: 400;"><strong>“Biz sana kitabı gerçeğin ta kendisi olarak indirdik.</strong><strong> O halde sen de ibadetini sadece Allah’a has kılarak yalnız O’na kulluk et!</strong> <strong><em>(Zümer, 2)</em></strong></p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>         </strong><strong>&#8220;إِنَّ اللهَ لَا يَقْبَلُ مِنَ الْعَمَلِ إِلَّا مَا كَانَ لَهُ خَالِصًا، وَابْتُغِيَ بِهِ وَجْهُهُ.&#8221;</strong><strong>   </strong></p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>“Allah, ancak sırf Allah rızası için halis olarak yapılan ameli kabul eder; hedefi Allah rızası olmayan amelleri kabul etmez.” </strong><strong><em>(Nesai, Cihad 24)</em></strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Muhterem Müslümanlar! Hutbemiz, <strong>İhlâs ve Samimiyet </strong>hakkındadır.</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>İhlâs;</strong> doğru samimî dupduru ve riyâdan uzak olma, <strong>sadece Allah için kullukta bulunma manalarına gelir. </strong></p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>İhlâs; </strong>kişinin, Allah’ın emir ve isteklerini yerine getirirken, dünyevî ve uhrevî herhangi bir beklenti içine girmemesi, sadece Cenab-ı Hakk’ın rızasını esas maksat yapmasıdır.</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>İhlas</strong><strong> ve amel,</strong> ruh ve beden gibi, birbirini tamamlayan iki özdür. Amel bir <strong>ceset</strong> ise, ihlâs onda <strong>can</strong>, amel <strong>bir kanatsa</strong> ihlâs da <strong>diğer kanattır.</strong> Ne ceset cansız olabilir ne de tek kanatla bir yere varılabilir. Zira amellerin Allah nezdinde makbuliyeti tamamen ihlasa bağlıdır.</p>
<p style="font-weight: 400;">Bir işte Allah’ın rızası esas alınmışsa bu, kula kuvvet kazandırır; zira kul, ihlas sayesinde Allah’a dayanmış olur. Her şeyiyle Allah’a dayanan insan ise yenilmezliğe erer.</p>
<p style="font-weight: 400;">Cüneyd’i Bağdâdî, <strong>“İhlâs, kul ile Allah arasında bir sırdır. Melek onu bilmez ki sevap yazsın. Şeytan ona muttali olamaz ki ifsad etsin. Hevâ ve heves onu fark edemez ki kendisine meylettirsin.” </strong>der.</p>
<p style="font-weight: 400;">Kur’ân-ı Kerim’de ibadetin yalnızca Allah için yapılması gerektiği birçok yerde ifade edilmiş ve bu mesele, ihlas mefhumuyla bağlantılı olarak ele alınmıştır. <strong>أَلَا لِلَّهِ الدِّينُ الْخَالِصُ</strong>   <strong>“İyi bilin ki halis din, yani bütün gönlüyle candan itaat, yalnız Allah’a yapılır.”</strong> <strong><em>(Zümer, 3)</em></strong><strong>  </strong></p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>قُلْ إِنِّي أُمِرْتُ أَنْ أَعْبُدَ اللهَ مُخْلِصًا لَهُ الدِّينَ</strong><strong>  </strong><strong>“De ki: Bana, din ve ibadetimi yalnız Allah’a tahsis ederek, gönülden O’na kullukta bulunmam emredildi.”<a name="_ftnref3"></a> </strong><strong><em>(Zümer, 11)</em></strong><strong>  </strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Bir iki âyet sonra ise; <strong>قُلِ اللهَ أَعْبُدُ مُخْلِصًا لَهُ دِينِي</strong> <strong>“De ki: Ben ibadetimi yalnız O’na has kılarak sadece Allah’a kulluk ederim.”</strong><a name="_ftnref4"></a> beyanlarıyla ihlasın önemine vurguda bulunulmuştur.<strong><em>(Zümer, 14)</em></strong><strong> </strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Peygamberlik âleminin en birinci vasfı sadakat ve onun en nuranî buudu ise ihlâstır. İhlâs ile sıdk ve sadakat arasında sıkı bir irtibat vardır. <strong>İhlâs, saflardan saf sadıkların en önemli vasıflarındandır.</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Pek çok hadis-i şerifte, ihlâsın niteliği ve önemine vurgu yapılmıştır. Efendimiz (s.a.s) bir hadisinde  <strong>“Dini hayatında ihlâslı ol, az da olsa ihlâslı amel sana yeter.”</strong> buyurur. <strong><em>Beyhakî, Şuabü’l-îmân 5/342; Münâvî, 1/216</em></strong><strong><em>)</em></strong> Bazı zamanlarda ve bazı hâllerde Allah (celle celâluhu), içinde bulunulan şartlar sebebiyle az amele kat be kat fazla değer verir, bire bin veren başaklar hâline getirir. Mesela; İyi değerlendirilen bir Kadir Gecesi, seksen küsur senelik bir ibadete denk gelir.</p>
<p style="font-weight: 400;">Bir başka hadisinde Efendimiz (s.a.s): “Bir Müslümanın cenaze namazını kıldığınızda, <strong>onun için ihlâsla dua edin.”</strong> diye tavsiyede bulunur. <strong><em>(Ebû Davud, Cenaiz 60)</em></strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Yine bir defasında Allah Resûlü, “Benim şefaatim ihlâs ile <strong>“lâ ilahe illallah”</strong> diyenleredir. Çünkü muhlis olanın kalbi dilini, dili kalbini doğrular.” <strong><em>(Müsned, 2/307)</em></strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Peygamber Efendimiz başka bir beyanında; <strong>“Her zaman amellerinizde ihlâsı gözetin; zira Allah, sadece amelin hâlis olanını kabul eder.”</strong> diyerek amellerin ihlâs yörüngeli olmasına tembihte bulunur.<strong><em> (Beyhakî, Şuabü’l-îmân 5/336)</em></strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Peygamber Efendimiz bir kısım hadislerinde de ihlâs kelimesini zikretmeksizin içeriğine vurgu yapmıştır: <strong>“Şüphesiz Allah sizin suret ve dış görünüşlerinize değil; kalplerinize bakar.”</strong><strong><em>(Müslim, Birr 33)</em></strong> İhlâs bir kalp amelidir ve Allah da kalplerin değişim ve temayüllerine göre insana değer verir.</p>
<p style="font-weight: 400;">Bir defasında havariler Hz. İsa’ya muhlis hakkında soru sorarlar, bunun üzerine Hz. İsâ (a.s), “Muhlis, öyle bir kişidir ki Allah için amel eder, ancak insanların onu övmesini sevmez, arzulamaz.” diye cevap verir. <strong><em>(İbn Kesîr, Ebu’l-Fidâ, Tefsiru’l-Kur’ani’l-Azîm, İstanbul 1984, V, 232)</em></strong></p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Dikkat etmemiz gereken bir noktada şu;</strong> Talep edilmediği hâlde çabanın sonunda ortaya çıkan bir kısım semere ve mükâfatların gelişi ise şükürle karşılanmalı, hamd ile onlara mukabelede bulunulmalı ve Allah’ın verdiği nimetlere şükür mülahazasıyla yaklaşılmalıdır.</p>
<p style="font-weight: 400;">Enaniyetin çok ileri gittiği günümüzde, <strong>başımızdan aşağı sağanak sağanak boşalan nimetlerin;</strong> -Allah’ın, isyan eden kimselere dünya nimetlerini bolca vererek, onları gaflette bırakması ve böylece hak yoldan daha da uzaklaştırması anlamında- birer <strong>istidraç olabileceği endişesini de asla hatırdan çıkarılmamalıyız.</strong> Kazanma kuşağında kayıplara düşmemek için, başarılar karşısında ellerimizi açıp “Ya Rabbi! Liyakat ve kabiliyetlerimizin çok üstünde nail olduğumuz bu nimetler bizi küstahlaşmasın ve şımartmasın. Ne olur ayaklarımızı kaydırma Allah’ım!” diyerek O’na iltica etmeliyiz.</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Aziz Müminler! </strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Dinî hayatımızda bu denli ehemmiyet arz eden ihlasın kazanılması<strong>,  </strong><strong>imanın gücüne, </strong><strong>imanda yakînin artmasına ve ihlas düşüncesine kilitlenmeye bağlıdır.</strong><strong> İhlas</strong>, <strong>samimiyet ve vefa,</strong> <strong>imanla doğru orantılıdır.</strong> İnsan ne kadar derin inanırsa o ölçüde ihlasa muvaffak olur. O hâlde mümin, hiçbir zaman imanının mevcut kıvamıyla iktifa etmemeli, iman ve marifet adına hep mesafe kat etme peşinde olmalıdır. Bu itibarla eğer biz, taklidî imandan tahkikî imana geçer, sürekli Cenab-ı Hakk’a yönelirsek, Allah da (celle celâluhu) bir fasılda kalbimizde <strong>iman meşalesini</strong> yaktığı gibi, bir gün <strong>ihlas meşalesini</strong> de yakar. Böylece biz, Allah’ın izni ve inayetiyle, inandığınız mevzuları her zaman ihlaslı bir şekilde yaşamaya muvaffak oluruz. O hâlde mümin, hiçbir zaman imanının mevcut kıvamıyla iktifa etmemeli, iman ve marifet adına hep mesafe kat etme peşinde olmalıdır.</p>
<p style="font-weight: 400;">Öte yandan ihlasla ilgili düsturları hayatımıza hayat kılmak için sürekli birbirimize destek olmalıyız, bir araya geldiğimizde mutlaka bu tür meselelerin müzakeresini yapmalıyız.</p>
<ol start="21">
<li style="font-weight: 400;"><strong> Lem’a’da</strong> <strong>ifade edilen ihlas düsturları kısaca şunlardır:</strong></li>
</ol>
<ul>
<li>Amelinizde rızâ-yi ilâhî olmalı. Eğer o razı olsa, bütün dünya küsse ehemmiyeti yok.</li>
<li>Kardeşlerinizi tenkid etmemek ve onların üstünde fazilet-füruşluk nev’inden gıbta damarını tahrik etmemektir.</li>
<li>Bütün kuvvetinizi ihlâsta ve hakta bilmelisiniz.</li>
<li>Kardeşlerinizin meziyetlerini şahıslarınızda ve faziletlerini kendinizde tasavvur edip, onların şerefleriyle şâkirâne iftihar etmektir.</li>
</ul>
<p><strong>Sözün özü;</strong> hakiki imanı elde etme ve ihlasa erme adına, uhuvvet şuuruyla hareket etmeli ve meseleleri müzakere zemininde müşterek ele alma disiplinini uygulamalıyız. Sebepler açısından bunlara riayet ettiğimiz gibi duaya sarılarak ilahî inayete de iltica etmeliyiz.</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Rabbim bizleri,  ihlasa erdirdiği muhlis kullarından eylesin.</strong></p>
<p style="font-weight: 400;"><a href="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2025/11/Cuma-Hutbesi-Ihlas-ve-Samimiyet.docx">Cuma Hutbesi | İhlâs ve Samimiyet</a>      WORD</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2025/11/Cuma-Hutbesi-Ihlas-ve-Samimiyet.pdf">Cuma Hutbesi | İhlâs ve Samimiyet</a>       PDF</p>
<p style="font-weight: 400;">
</div>
<p><a href="https://hizmetten.com/cuma-hutbesi-ihlas-ve-samimiyet/">Cuma Hutbesi | İhlâs ve Samimiyet</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hele bir “Allah” de yürekten, bak nasıl cevap veriyor! &#124; M.Fethullah Gülen Hocaefendi</title>
		<link>https://hizmetten.com/hele-bir-allah-de-yurekten-bak-nasil-cevap-veriyor-m-fethullah-gulen-hocaefendi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mizan]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Aug 2022 04:30:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hocaefendi]]></category>
		<category><![CDATA[Mizan]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[samimiyet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=26888</guid>

					<description><![CDATA[<p>Günümüzün çoğu Müslümanları yüce dinimiz İslamiyet’e hüsuf küsuf yaşatıyorlar!.. *Peygamber Efendimiz ve selef-i salihîn tarafından ortaya konan hal ve temsil bugünün müminlerince de gerçekleştirilirse, Allah’ın izni ve inayetiyle, adeta bir&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/hele-bir-allah-de-yurekten-bak-nasil-cevap-veriyor-m-fethullah-gulen-hocaefendi/">Hele bir “Allah” de yürekten, bak nasıl cevap veriyor! | M.Fethullah Gülen Hocaefendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Günümüzün çoğu Müslümanları yüce dinimiz İslamiyet’e hüsuf küsuf yaşatıyorlar!..</p>
<p>*Peygamber Efendimiz ve selef-i salihîn tarafından ortaya konan hal ve temsil bugünün müminlerince de gerçekleştirilirse, Allah’ın izni ve inayetiyle, adeta bir yerde ütopik bir dünya oluşmuş gibi başkaları ona koşup gelecektir. Yoksa İslam’ın mübarek çehresine zift saçan şer odakları varken ve Müslümanlık çoklarınca kötü temsil ediliyorken kimsenin ona karşı imrenme duyması mümkün değildir.</p>
<p>*Müslümanlığın aynası ve bir yönüyle temsilde onun figüranı olan bizler, onu mükemmeliyet içerisinde, gerektiği gibi temsil edemediğimizden ve hâl ile ortaya koyamadığımızdan dolayı, onun o dırahşan çehresini, pırıl pırıl güneşlerden aydın imrendiren çehresini karartmış oluyoruz. İslamiyet’e hüsûf ve küsûf (ay ve güneş tutulması gibi tutulma) yaşatıyoruz. İslamiyet ile insanlar arasında biz bulunduğumuzdan dolayı, bize bakıyor, bizimle İslamiyet’i değerlendiriyorlar.</p>
<p>*Hakk’ı anlatmak ve i’lâ-yı kelimetullah mülahazası içinde yaşamak gibi bir mefkûre ve gâye-i hayal, insanın kendi benliğinden uzaklaşması ve bencilliğinden kurtulması için de çok önemlidir. Çünkü insan, bir gâyeyi bütün varlığıyla sahiplenirse, artık hareket, tavır ve davranışlarını o gâye istikametinde değerlendirmeye çalışır. Üstad Hazretleri bu hakikati şöyle ifade eder “Gâye-i hayâl olmazsa veyahut nisyan veya tenâsi edilse, ezhan enelere dönüp etrafında gezerler.” Demek ki, benlikten tecerrüt etmenin, her şeyi bencilliğe bağlamaktan kurtulmanın yolu, O’na bağlanmak ve her şeyi O’nunla alakalı bir hususa bağlamaktır. “Sen Mevlâ’yı seven de Mevlâ seni sevmez mi?”</p>
<p>*Şayet siz, “Allah’ın izniyle Nam-ı Celil-i Muhammedî’yi (sallallâhu aleyhi ve sellem) güneşin doğup battığı her yere ulaştıracağız. Bir stratejiye, bir plana, bir projeye mukabil on tane alternatif yol oluşturacağız. Oturup kalktığımız her yerde “bismillah” der gibi sohbet-i Canan deyip meseleleri O’nunla başlatıp O’nunla noktalayacağız.” mülahazasına bağlı olur ve o istikamette gayret gösterirseniz, Allah da (celle celaluhu) yolunuza su serpecektir.</p>
<p>*Alvarlı Muhammed Lutfî Efendi hazretleri ne hoş söyler: “Sen Mevlâ’yı seven de / Mevlâ seni sevmez mi? / Rızasına iven de /Hak rızasın vermez mi? Sen Hakk’ın kapısında / Canlar feda eylesen / Emrince hizmet etsen / Allah ecrin vermez mi? Sular gibi çağlasan / Eyyub gibi ağlasan / Ciğergâhı dağlasan / Ahvalini sormaz mı? Derde dermandır bu dert / Dertliyi sever Samed / Derde dermandır Ehad / Fazlı seni bulmaz mı?”</p>
<p>*Hele bir “Allah” de yürekten, bak nasıl cevap veriyor!.. Sen “Ya Rab!” deyince, “lebbeyk” diyor. Oysaki aşağıdan yukarıya doğru tazim ifadesi olarak, biz gönüllerimizin heyecanını bu kelimeyle O’na karşı ifade ediyoruz. Allah kuluna tenezzül tecelli dalga boyunda “lebbeyk” diyor. “Kulcağızım bir isteğin mi var?” Böyle bir Rab sizin o güzel isteklerinizi intizar buyuruyorsa şayet, hep O’na karşı dilekte bulunmak lazım. Zaten, bir hadis-i şerifte ifade edildiği üzere; bir kimse, Allah’tan bir şey istemezse, isteklerini Allah’a sunmazsa, gazab-ı ilahîye maruz kalır. Kur’an-ı Kerim’de de -Hazreti Üstad’ın mealiyle- “Duanız olmazsa ne ehemmiyetiniz var.” buyurulmaktadır; yani, ne yazarsınız ki duanız olmazsa?!.</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/hele-bir-allah-de-yurekten-bak-nasil-cevap-veriyor-m-fethullah-gulen-hocaefendi/">Hele bir “Allah” de yürekten, bak nasıl cevap veriyor! | M.Fethullah Gülen Hocaefendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hizmet&#8217;te İhlas ve Samimiyet</title>
		<link>https://hizmetten.com/hizmette-ihlas-ve-samimiyet/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Mar 2022 12:31:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[Hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[ihlas]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Al Şengül]]></category>
		<category><![CDATA[samimiyet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=24448</guid>

					<description><![CDATA[<p>MEHMET ALİ ŞENGÜL Kâinat ve hayat, insanla kemale ulaşıyor. İnsan, hayat sayesinde maddî ve manevî nimetlerden istifade ediyor. Nimetler şükürle devam etmekte, nankörlük ise şiddetli azabı netice vermektedir. (İbrahim,14/7). Onun&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/hizmette-ihlas-ve-samimiyet/">Hizmet&#8217;te İhlas ve Samimiyet</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>MEHMET ALİ ŞENGÜL</strong></p>
<p>Kâinat ve hayat, insanla kemale ulaşıyor. İnsan, hayat sayesinde maddî ve manevî nimetlerden istifade ediyor. Nimetler şükürle devam etmekte, nankörlük ise şiddetli azabı netice vermektedir. (İbrahim,14/7). Onun için, “Hakka hizmet, büyük ve ağır bir defineyi taşımak ve muhâfaza etmek gibidir. O defineyi omuzunda taşıyanlara ne kadar kuvvetli eller yardıma koşsalar daha ziyâde sevinir, memnun olurlar.” Allah ve Resûlüne ait hazineyi taşımakta olan mü’minler, nazarlarını rıza ufkuna kilitlemeli, kullukta Hak rızası için yarışmayı seçmelidirler.</p>
<p>Bu yolun yanılmaz ve yanıltmaz rehberleri Enbiya-yı izamdır (aleyhimüsselâm). Peygamberlere devrin şartlarına göre, meşru dairede nasıl hareket edecekleri, Allah tarafından talim edilmiş, onlar da emr-i ilahiyi yerine getirebilme adına, Hak yolunda her şeye katlanmışlardır.</p>
<p>En son Nebî olan Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) rehberliği, kıyamete kadar devam edecektir. Bizler de irademizle Efendimiz’in rehberliğini kabul etmişiz. Bugün zihin aydınlığı, gönül huzur ve itminanına sahipsek, merhum Âkif’in “Bir Gece” şiirinde, “Medyun ona cemiyeti, medyun ona ferdi; Medyundur o masuma bütün beşeriyet. Ya Rab! Mahşerde bizi bu ikrar ile haşret!” dediği gibi, bu mevzuda her şeyimizi Efendimiz’e (sallallâhu aleyhi ve sellem) borçluyuz.</p>
<p>Bizler, Allah’ın ve Resûlünün emaneti olan İslâm davasına, ihlas ve samimiyetle sahip çıkmazsak, İmam Şafiî Hazretlerinin dediği gibi, “Yüce ve kutsî davanın ulvî dertleriyle meşgul olmaz isek, süflî arzular yakamızı bırakmaz.” O zaman zillet ve sefalete mahkûm hâle geliriz. Maddî, manevî, fikrî, kalbî ve ruhî çok şeyi kaybederiz. Bundan dolayı mü’minler ihlas ve samimiyetle Allah’a yönelmelidirler. Çünkü bazen fırtınalar sert esiyor, tsunamiler güçlü geliyor. Böyle hâdiselerin ağır bastığı dönemlerde, istikametten ayrılmama mevzuunda, acz ve zaafımızı itiraf edip tevekkül ve teslimiyet içinde, Allah’ın inayetine sığınmalıyız.</p>
<p>Hazreti Âdem (aleyhisselâm), cennette irtikâp ettiği zelleden (Tâ Hâ, 20/121) dolayı, mahcubiyetinden hâlini arz edip özür dilemek için 40 sene başını kaldıramamış, Hazreti Nuh (aleyhisselâm) kavminden çektiği gibi, hanımından ve oğlundan da (Tahrim, 66/10) çekmiştir. Peygamber hanesinde bulunmasına rağmen, şeytanla beraber olma ne büyük talihsizliktir! Buna “kazanma kuşağında kaybetme” denir.</p>
<p>Hazreti İbrahim (aleyhisselâm) ateşlere atılıyor. (Enbiya, 21/68–71). Firavunun sarayında Âsiye Validemiz üzerine düşeni yapıyor, Hazreti Musa’ya (aleyhisselâm) sahip çıkıp (Kasas, 28/9) sarayda büyütüyor.</p>
<p>Görüldüğü gibi, “İman bir mânevî tûbâ-yı cennet çekirdeğini taşıyor. Küfür ise mânevî bir zakkum-u cehennem tohumunu saklıyor.” O zaman Cenab-ı Hakk’ın Firdevs cennetine mirasçı olabilmek için, “Öyleyse durmayın, hayırlı işlerde birbirinizle yarışın.” (Mâide, 5/48) fehvasınca doludizgin koşmalıyız.</p>
<p>Öncelikle rıza-yı ilahiyi elde etmede, ihlas ve samimiyet çok önemlidir. Cenab-ı Hak, “Biz sana kitabı gerçeğin ta kendisi olarak indirdik. O halde sen de yalnız Allah’a ibadet et! İyi bilin ki halis din, yani bütün gönlüyle candan itaat, yalnız Allah’a yapılır.” (Zümer, 39/2–3) buyurmuştur.</p>
<p>İhlâs, Cenab-ı Hakk’a karşı vazife ve sorumlulukları, sırf Allah emrettiği için yapmanın, rızasını hedefleyerek yerine getirmenin adıdır. Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), “İnsanlar helak oldu, âlimler müstesna. Âlimler de helak oldu, ilmiyle amel edenler müstesna. Amel edenler de helak oldu, ihlas sâhipleri müstesna. İhlas sâhiplerine gelince, onlar da pek büyük bir tehlike ile karşı karşıyadırlar.” buyurmuşlardır.</p>
<p>Hazreti Üstad, ihlasla ilgili olarak îsâr hasletini nazara verir. Cenab-ı Hak bir âyet-i kerimede: “<em>Bunlardan önce Medine’yi yurt edinip imana sarılanlar ise, kendi beldelerine hicret edenlere sevgi besler, onlara verilen ganimetlerden ötürü içlerinde bir kıskanma veya istek duymazlar. Hatta kendileri ihtiyaç duysalar bile o kardeşlerine öncelik verir, onlara verilmesini tercih ederler.</em>” (Haşir, 59/9) buyurur.</p>
<p>“Cenab-ı Hakk’ın rızâsı ihlâs ile kazanılır. Kesret-i etbâ’ ile ve fazla muvaffakiyet ile değildir.” Vazifemiz, ihlas ve samimiyetle temsilde bulunmaktır. Kalplerde tesiri yaratacak ancak Allah’tır. Cenab-ı Hak, “<em>Namazlara, hele salat-ı vustaya dikkat edin ve kalkıp huşu ile Allah’ın divanında durun</em>.” (Bakara, 2/238) buyururken, diğer bir ayeti kerimede ise, “<em>Allah’a ve Resulüne itaat edin, sakın birbirinizle ihtilaf etmeyin; sonra korkuya kapılıp zaafa düşersiniz, rüzgârınız (kuvvetiniz) gider. Bir de tam manasıyla sabredin. Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir</em>.” (Enfal, 8/46) buyurmaktadır.</p>
<p>Cenab-ı Hakk’ın çok ciddi ikazlarından biri de şudur: “<em>Siz iyilik etmek, fenalıktan sakınmak hususunda birbirinizle yardımlaşın, günah işlemek ve başkasına saldırmak hususunda birbirinizi desteklemeyin. Allah’a karşı gelmekten sakının. Çünkü Allah’ın cezası çok şiddetlidir.</em>” (Maide, 5/2). Bu emr-i ilahiye ters hareket eden mü’minler, ihtilâfın İslâmiyet’e ne kadar zararlı olduğunu ve ehl-i dalâletin ehl-i hakka galebesini ne derece teshil ettiğini düşünmek durumundadırlar.</p>
<p>Hazreti Üstad, “… bu müdhiş zamanda ve dehşetli düşmanlar mukâbilinde ve şiddetli tazyîkat karşısında ve savletli bid’alar, dalâletler içerisinde bizler gayet az ve zayıf ve fakir ve kuvvetsiz olduğumuz hâlde, gayet ağır ve büyük ve umûmî ve kudsî bir vazife-i îmâniye ve hizmet-i Kur’âniye omuzumuza ihsân-ı ilâhî tarafından konulmuş.”  buyurarak bu hakikati ifade etmiştir. Yine Hazreti Üstad, “Ey kardeşlerim! Mühim ve büyük bir umûr-u hayriyenin çok muzır mânileri olur. Şeytanlar o hizmetin hâdimleriyle çok uğraşır.” demiş ve bu mânilere ancak ihlas kuvvetiyle karşı konulabileceğine dikkatleri çekmiştir. Dolayısıyla insanın en büyük ve zararlı düşmanı, şeytandan sürekli sinyal alıp kötülük telkin eden nefsidir. Onun için nefs-i emmâreye itimat edilmemelidir, yoksa aldatır (Yusuf, 12/53).</p>
<p>Hazreti Üstad, ihlası kazanmak, muhafaza etmek ve mânileri defetmek için, şu düsturları tavsiye etmiştir: “Amelinizde rızâ-yı ilâhî olmalı… Bu hizmet-i Kur’âniye ’de bulunan kardeşlerinizi tenkid etmemek ve onların üstünde fazilet-füruşluk nev’inden gıbta damarını tahrik etmemektir… Bütün kuvvetinizi ihlasta ve hakta bilmelisiniz.… Kardeşlerinizin meziyetlerini şahıslarınızda ve faziletlerini kendinizde tasavvur edip onların şerefleriyle şâkirâne iftihar etmektir.”</p>
<p>Hazreti Üstad, yol güzergâhı adına da bazı prensipler sunar: “Medar-ı nizâ bir mesele varsa meşveret ediniz. Çok sıkı tutmayınız; herkes bir meşrepte olmaz. Müsamahayla birbirine bakmak şimdi elzemdir.”</p>
<p>Mü’minler, ağızlarını kirletmemelidirler. Dilin kirli olması, kalbin kirli olmasındandır. Temiz kalb, temiz kelime ve temiz düşünce üretir. Milyonların hakkı olan Hizmet’in bereketine zarar vermeme ve hakka girmeme esas olmalıdır.</p>
<p>“İhlâsı kazanmanın ve muhâfaza etmenin en müessir bir sebebi, râbıta-yı mevttir.” Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), “Lezzetleri tahrip edip acılaştıran ölümü çok zikrediniz.” buyurmuşlardır.</p>
<p>Yine Hazreti Üstad; “İ’lem Eyyühe’l-Aziz! Aklı başında olan insan, ne dünya umûrundan kazandığına mesrur ve ne de kaybettiği şeye mahzun olmaz. Zira dünya durmuyor, gidiyor. İnsan da beraber gidiyor; sen de yolcusun. Bak, ihtiyarlık şafağı, kulakların üstünde tulû etmiştir. Başının yarısından fazlası beyaz kefene sarılmış. Vücudunda tavattun etmeye niyet eden hastalıklar, ölümün keşif kollarıdır. Maahâzâ, ebedî ömrün önündedir. O ömr-ü bâkide göreceğin rahat ve lezzet, ancak bu fâni ömürde sa’y ve çalışmalarına bağlıdır. Senin o ömr-ü bâkiden hiç haberin yok. Ölüm sekeratı uyandırmadan evvel uyan!” buyurmuştur.</p>
<p>Hazreti Üstad, “Eyvah aldandık!.. Şu hayat-ı dünyeviyeyi sabit zannettik. O zan sebebiyle bütün zâyi ettik. Evet, şu güzerân-ı hayat bir uykudur, bir rüya gibi geçti. Şu temelsiz ömür dahi bir rüzgâr gibi uçar, gider… Kendine güvenen ve ebedî zanneden mağrur insan, zevâle mahkûmdur. Süratle gidiyor. Hâne-i insan olan dünya ise, zulümât-ı ademe sukut eder. Emeller bekâsız, elemler ruhda bâkî kalır.” ifadeleriyle de insanın hâlet-i ruhiyesini ne güzel anlatır.</p>
<p>Muhterem Hocaefendi’nin rehberliğinde, evrensel insanî değerleri temsil eden muhlis mü’minlerin, gönül erlerinin; dünya barışını, huzur ve güven ortamını gerçekleştirme adına, eksikleriyle beraber büyük fedakârlık göstermeleri neticesinde bu günlere gelinmiştir.</p>
<p>Mü’minler, Allah ve Resûlullah’la (sallallâhu aleyhi ve sellem) münasebetlerini sıkı ve sıcak tutmalıdırlar. Zerre kadar hayır ve şerrin hesabının sorulacağı (Zilzal, 99/7–8), hâkimler Hâkimi Allah’ın huzurundaki Mahkeme-yi Kübra unutmamalıdır. Zira âhiret iştiyakı ve hesap verme endişesi yoksa istikâmet korunamaz.</p>
<p>Not: Bu yazı Çağlayan dergisi temmuz 2021 sayısından alınmıştır.</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/hizmette-ihlas-ve-samimiyet/">Hizmet&#8217;te İhlas ve Samimiyet</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
