<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ramazan Hutbe arşivleri - Hizmetten</title>
	<atom:link href="https://hizmetten.com/tag/ramazan-hutbe/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://hizmetten.com/tag/ramazan-hutbe/</link>
	<description>Hizmet&#039;e Dair Ne Varsa...</description>
	<lastBuildDate>Thu, 07 Mar 2024 16:38:26 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/01/hizmetten_loga_web-150x150.png</url>
	<title>Ramazan Hutbe arşivleri - Hizmetten</title>
	<link>https://hizmetten.com/tag/ramazan-hutbe/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>CUMA HUTBESİ &#124; Ramazan&#8217;ı Değerlendirme</title>
		<link>https://hizmetten.com/cuma-hutbesi-ramazani-degerlendirme/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 Mar 2024 23:13:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Cuma Hutbesi]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[Ramazan Hurtbe]]></category>
		<category><![CDATA[Ramazan Hutbe]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=36407</guid>

					<description><![CDATA[<p>DERLEYEN : ERDEMLİLER YOLU AKADEMİ يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا كُتِبَ عَلَيْكُمُ الصِّيَامُ كَمَا كُتِبَ عَلَى الَّذِينَ مِنْ قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ “Ey iman edenler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi oruç tutmak&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/cuma-hutbesi-ramazani-degerlendirme/">CUMA HUTBESİ | Ramazan&#8217;ı Değerlendirme</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>DERLEYEN : ERDEMLİLER YOLU AKADEMİ</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا كُتِبَ عَلَيْكُمُ الصِّيَامُ كَمَا كُتِبَ عَلَى الَّذِينَ مِنْ قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ</strong></p>
<p style="text-align: center;">“Ey iman edenler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi oruç tutmak size de farz kılındı. Böylece umulur ki fenalıklardan korunursunuz.” (Bakara;183)</p>
<p>Muhterem Müslümanlar! Hutbemiz, <strong>Ramazan’ı değerlendirme</strong> hakkındadır.</p>
<p><strong>Kur’an ve Sünnet</strong>, Ramazan ayının diğer aylardan farklı olduğunu, özellikle nazara verir ve mü’minleri bu bereketli zaman diliminde, daha fazla ibadet yapmaya, iyiliğe ve sosyal dayanışmaya yönlendirir.</p>
<p><strong>Ramazan ayı</strong>, sadece oruç ve Kur’ân ayı değil, Allah ile irtibatımızı gözden geçirme ve <strong>bütün çeşitleriyle iyiliklerde seferber olma ayıdır</strong>.</p>
<p><strong>Ramazan Ayı</strong>; Efendimiz (s.a.s)’in ifadeleriyle; büyük ve bereketli bir aydır. <strong>Amellerin sevabı, bire bindir. Oruç, iftar, sahur, teravih gibi</strong>, büyüleyici güzellikleriyle ufkumuzda beliren <strong>Ramazan ayının</strong>, şiddet ve hiddetin aşırı bir hâl aldığı, kitleler arasında ciddi soğukluğun yaşandığı dönemlerde bile her türlü sertliğin yatışması adına <strong>apayrı bir tesiri vardır</strong>.</p>
<p><strong>Ramazan’da iftar sofralarını başkalarına açma da çok önemlidir.</strong></p>
<p>Resûl-i Ekrem Efendimiz, sahur yemeğini, <strong>bazen ailesiyle yer, bazen de sahabe efendilerimizi evine davet ederek yerdi</strong>.</p>
<p><strong>Hz. Âişe annemiz</strong> (r.a) şunları söylemiştir. «Efendimiz (s.a.s): <strong>Bize mübarek yemeği yani sahuru getir, </strong>buyurdular<strong>. Hâlbuki çok defa sahur yemeği iki hurma tanesinden ibaret olurdu</strong>.» (Ebû Ya’la -Müsned» inde tahrîc etmiştir.)</p>
<p><strong>Hz. İrbâd b. Sâriye</strong> şöyle demiştir: «Beni, <strong>Resûlüllah</strong> (s.a.s) Ramazan’da <strong>sahur yemeğine davet etti</strong> ve: «<strong>Mübarek yemeğe buyur</strong>, dedi.» (Hadîsi Ebû Dâvud ile Nesâi tahrîc etmişlerdir)</p>
<p>Zeyd İbn-i Sâbit (r.a) “<strong>Biz Allah Resûlü (s.a.s) ile birlikte sahur yemeği yedik sonra da sabah namazını kıldık</strong>” dedi. Efendimiz (s.a.s);</p>
<p><strong>مَنْ كَانَ يُؤمِنُ بِاللَّهِ والْيوْمِ الآخِرِ ، فَلْيُحسِنْ إلِى جارِهِ </strong><br />
<strong>ومنْ كَانَ يُؤْمِنُ بِاللَّهِ واليومِ الآخِرِ فَلْيُكْرِمْ ضَيْفهُ</strong></p>
<p><strong>“Allah’a ve âhiret gününe iman eden kimse, komşusuna iyilik etsin. Allah’a ve âhiret gününe iman eden kimse, misafirine ikram etsin…!” </strong></p>
<p><strong>“Ey İnsanlar! Sofranız herkese (ayırım yapmaksızın) açık olsun, çokça ikram edin,… Böylece selametle Cennet’e girersiniz!</strong>” buyurmuşlardır. (İbn-i Mâce, Et’ime, 1; Dârimî, Salât, 156)<br />
Biz bu bereketli ayı öyle değerlendirmeliyiz ki misafirin bulunmadığı hiçbir iftar soframız olmamalıdır. Evet, iftar sofraları yemek zenginliğinden ziyade misafir çokluğu ve çeşitliliğiyle zenginleştirilmelidir. Bildiğiniz üzere Resûl-i Ekrem Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem);</p>
<p><strong>طَعَامُ الْوَاحِدِ يَكْفِى الاِثْنَيْنِ وَطَعَامُ الاِثْنَيْنِ يَكْفِى الأَرْبَعَةَ وَطَعَامُ الأَرْبَعَةِ يَكْفِى الثَّمَانِيَةَ</strong> “Tek kişilik yemek iki kişiye, iki kişilik yemek dört kişiye, dört kişilik yemek de sekiz kişiye yeter.” buyuruyorlar. (Buhârî, et’ime 11; Müslim, eşribe 179)</p>
<p>Bu istikamette yapılması gerekenlere gelince, Öncelikle mutlaka bir <strong>Ramazan Programı yapmakla işe başlayalım. </strong>Sonra<strong> “Vereceğimiz iftarların da bir programını yapalım.</strong> Müslüman dostlarımızı, gayr-i Müslim komşu ve arkadaşlarımızı hangi tarihte kimleri çağıracağımızı planlayalım. Ayrıca çocuklarımıza,</p>
<p><strong>“Arkadaşlarınızı iftara davet edin, sadece Müslümanları değil, gayr-i Müslim olanları da davet edin.” diyelim. Din kardeşlerimizi davet etmemiz gerektiği gibi, insan kardeşlerimizi de davet etmek onların bizim üzerimizdeki haklarındandır.</strong></p>
<p>“Katılacağımız mukabeleleri de programlayalım. Disiplinli hareket etmezsek, nefsimiz ve şeytanımız bizi tembelliğe atar, Ramazan’ın manevî lütuf ve bereketinden mahrum kalırız.</p>
<p><strong>“Okuyacağımız Kur’anları, istiğfarları, salavatları, kılacağımız teravihleri de programımıza koyalım”. Mümkünse teravihleri hatimle kılmayı tercih edelim.</strong></p>
<p>“Organize edilecek diyalog iftarlarına katılmayı da unutmayalım.</p>
<p>“Tatillerimizi, izinlerimizi mümkünse Ramazanlara denk getirelim”</p>
<p>“Ramazan ve bayram tebriklerimiz için isimleri şimdiden tespit edelim.</p>
<p>Önceden böyle bir tespit olursa, hiç kimseyi unutmamış oluruz.</p>
<p>Hastalıkları ve sıkıntıları olanlar için, hatta birbirimize de imanla kabre girmek vs… için dua edeceğimiz bir listemizde olmalı.</p>
<p>Alimlerimiz isim isim duaya çok önem vermişler ve bu şekilde duaların garantili mektup gibi direk adrese teslim olduğunu söylemişlerdir.</p>
<p>Bütün bunlara ilave olarak, bir apartman dairesinde oturan kişi, komşuları hangi kültür ve anlayışta olursa olsun, onları iftar sofrasına davet edebilir. Yemek yedirdikten sonra, <strong>“Siz buraya gelerek yemeğimizi yeme zahmetine katlandınız. Kabul buyurursanız bu da diş kiranız.</strong>” diyerek öncesinde onlar için hazırladığı küçük bir hediye takdim edebilir. İmkân varsa çocuklarına değişik hediyeler vermek suretiyle gönülleri hoş edilebilir.</p>
<p>Böyle bir hareket tarzı farklı kesimler arasındaki uçurumların kapanması ve önyargıların aşılması adına önemli bir diplomasi yoludur. Halledilemeyen pek çok problem bu yolla çözülebilir.</p>
<p>Aynı şekilde bir okulda öğretmen olan veya başka bir kurumda çalışan insan da herkese evini açıp iftar sofrasına davet ederek, toplumsal barışa katkıda bulunabilir.</p>
<p>Bir atasözünde ifade edildiği gibi, bir kahvenin kırk yıl hatırı vardır. Vereceğimiz bir iftarın da kırk yıl hatırı olacaktır.</p>
<p>Belki de Ramazan’ın bir bereketi de buradadır. Yani biz oruç tutarak, teravih kılarak uhrevî mükâfatlar elde edebileceğimiz gibi, bir de insanların gönlüne girmek suretiyle apayrı bir kazanç yaşarız.<br />
Bu duygu ve düşüncelerle, Ramazan’ınızı tebrik ediyor, Cenab-ı Hak’tan Ramazan’ı hakkımızda hayırlı kılmasını ve onu hakkıyla değerlendirmeyi bizlere nasip etmesini diliyorum.</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2024/03/RAMAZANI-DEGERLENDIRME.HUTBE_.-08.03.24.pdf">CUMA HUTBESİ | Ramazan&#8217;ı Değerlendirme</a> PDF FORM</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2024/03/RAMAZANI-DEGERLENDIRME.HUTBE_.-08.03.24.docx">CUMA HUTBESİ | Ramazan&#8217;ı Değerlendirme</a> WORD PORM</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/cuma-hutbesi-ramazani-degerlendirme/">CUMA HUTBESİ | Ramazan&#8217;ı Değerlendirme</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
