<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>nidai arşivleri - Hizmetten</title>
	<atom:link href="https://hizmetten.com/tag/nidai/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://hizmetten.com/tag/nidai/</link>
	<description>Hizmet&#039;e Dair Ne Varsa...</description>
	<lastBuildDate>Sun, 16 Jul 2023 21:25:53 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.4</generator>

<image>
	<url>https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/01/hizmetten_loga_web-150x150.png</url>
	<title>nidai arşivleri - Hizmetten</title>
	<link>https://hizmetten.com/tag/nidai/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Hizmet Camiası Nimet İdi&#8230;&#124; Nidai&#8217;nin kaleminden</title>
		<link>https://hizmetten.com/nidai/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Dec 2019 17:00:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[Hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[nidai]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=5568</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hizmet Camiası Nimet İdi&#8230; Varlığına Şükür Gerekirken! Türkiye&#8217;deki en büyük sorun nedir?  sorusu topluma yönetilse, toplumun neredeyse tamamına yakını eğitim kalitesinin düşüklüğü ve başarısızlığı  telaffuz edecektir! Eğitim hususundaki eksiklerimizin temelinde&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/nidai/">Hizmet Camiası Nimet İdi&#8230;| Nidai&#8217;nin kaleminden</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hizmet Camiası Nimet İdi&#8230;</strong><br />
<strong>Varlığına Şükür Gerekirken!</strong></p>
<p>Türkiye&#8217;deki en büyük sorun nedir?  sorusu topluma yönetilse, toplumun neredeyse tamamına yakını eğitim kalitesinin düşüklüğü ve başarısızlığı  telaffuz edecektir!</p>
<p>Eğitim hususundaki eksiklerimizin temelinde ise hiç şüphesiz, eğitimin ideolojiye kurban edilme vahameti vardır. Türkiye,  devleti laikleştirmek yerine, uygulanan faşizmle laik insan yetiştirme gayret ve telaşı arasında gidip gelirken, eğitim kurumlarındaki kalitesizlik ise devamlı ötelendi!<br />
Çünkü siyasete hakim olan derin devlet için önemli olan eğitim değil, halkın öz değerleri inkar edilerek belli anlayışların dayatılıp öğrenciye kabullendirilmesiydi!</p>
<p>Hizmet Camiası, Türkiye&#8217;nin eğitim sorununa çözüm getirme ve kalite oluşturma noktasında çok büyük fedakarlıklarla inkarı mümkün olmayacak katkılar sunmuş, başarılar sağlamıştır&#8230;</p>
<p>İyi eğitim almış, bir doktor, avukat veya mühendis yetiştirmek elbetteki başarıdır. Fakat yetişmiş olan o insanın, aynı zamanda güzel ahlak sahibi olarak yetişmiş olması ise; çok güzel bir başarıdır!<br />
Dolayısıyla Hizmet Camiası iyi bir eğitimle yetişen öğrencinin sadece bilimsel olarak gelişmesini sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda öğrencinin alkol ve sigaradan, uyuşturucu ile ahlaksızlıktan da korunmuş olarak yetişmesini sağlıyordu!<br />
Özellikle ailesinden uzakta kalmış üniversite öğrencisinin, tam da gençlik çağının en havai yıllarında güzel ahlakın esas alındığı ve yaşandığı sosyal bir çevrede yaşamını sürdürmesi, dostluk ve arkadaşlıklar geliştirmesi, bireyin eğitiminin yanında hayatı boyunca çok büyük zenginlik demek olan dostluklar kazanmasına da vesile oluyordu!</p>
<p>Kısaca özetlersek, Hizmet Camiası Türkiye için; kaliteli eğitim, güven, güzel ahlak, başarı, dostluk, yardımlaşma ve kardeşlik demekti!&#8230;</p>
<p>Takdir edilmeyi fazlasıyla hak eden Hizmet Camiası, yaklaşık elli yıllık eğitim serüveni içinde milletin güvenini hiç boşa çıkarmamıştı. Emanet edilen çocukların herhangi bir şekilde zarar görmeden, eğitim imkanı bulması ise; başlı başına ayrı bir meziyet ve güzellik idi!</p>
<p>Bütün bunların yanında, Hizmet Camiasının eğitim noktasında,  özellikle kırsal kesiminin çocuklarının da yetiştirilmesine büyük katkı sağladığı gerçeğini kim inkar edebilir!?<br />
Hizmet Camiasının gayretleri öncesinde gariban Anadolu&#8217;nun çocuklarının dört yıllık fakülte mezunu olmaları bir hayalden ibaretti&#8230; Demek istediğim milletin çocuklarına hayaller kurmayı, gayret etmeyi ve inanmayı da Hizmet Camiası öğretmiştir&#8230;</p>
<p>Hizmet Hareketi&#8217;nin eğitim faliyeti öncesinde toplumun durumunu bir de şöyle ifade edeyim ki; şimdi 2.Firavun&#8217;la beraber sabah akşam F.TÖ diye tepinen gafiller için mevzu biraz daha izaha kavuşsun;</p>
<p>Elinde süpürge, sırtında küfe;<br />
Kalemin kırılmış, defterin müsvedde idi<br />
Çalışman hamallık, evladın çırak;<br />
Memurluk ne ki, amirlik sana uzak&#8230;<br />
Bilmiyordun okuyup adam olmayı,<br />
Acziyetten kurtulup dünyaya bakmayı<br />
Şoven lafazanlık vardı bolca bir de softalık<br />
Marifet sanırdın, geçmişinle öğünüp caka satmayı</p>
<p>İnsan için yaratılmış her güzelliğin, iyiliğin, sağlığın, başarının, zenginliğin ve hatta kardeşlik ve dostlukların da samimiyetle ifade edilmesi gereken şükrü vardır!<br />
Şükrü eda edilmeyen her nimetin zeval bulması da tabiidir&#8230;<br />
Şahsi kanaatim, millet olarak; Hizmet Camiasının sağladığı güzellik ve faydalar karşısında gerekli şükür yeterince eda edilmedi, bilakis Hizmet Camiası adeta tüccar gibi görüldü!<br />
Elbetteki icra edilen sayısız eğitim faaliyetinin belli bir maddi külfeti de olacaktı&#8230;. Ve Hizmet Camiası ihtiyacı olan kaynaklar için sadece Anadolu insanına başvurdu&#8230;<br />
Hizmet Camiası ile maddiyat arasındaki ilişkiye dair sorulması gereken tek bir soru vardır, o da şudur;<br />
Hizmet Camiası Anadolu insanından topladığı maddiyatı nerede kullandı!?<br />
Bu sorunun cevabı da bizzat devletin kendi eliyle talan edip peşkeş çektiği ve resmi gazetede yayınlandığı üzere;<br />
35 sağlık kuruluşu<br />
934 okul<br />
109 öğrenci yurdu<br />
104 vakıf<br />
1125 dernek<br />
15 üniversite<br />
19 sendika kapatıldı, şeklinde açıklanmıştır!<br />
Açıklanmış olan bu rakamların haricinde Hizmet Camiasının esas yatırımı elli yıldır yetiştirdiği insanlardır&#8230;<br />
Demek ki Hizmet Camiası milletten aldığını yine millet için sarf etmiş, büyük bir zenginliğe vesile olmuştur&#8230;</p>
<p>Bunca hizmete vesile olan Camianın varlığına mukabil, gerek  içindeki bir kısım çürük elmaların meydana getirmekte olduğu parazitler, gerekse toplumun kıymet bilmezliği bir araya gelince; kader de inceden ince eleyip, yavaş yavaş dokuduğu ağını örmeye başlamış oluyordu&#8230;</p>
<p>El üstünde tutulması gereken Hizmet Camiası bir HIRSIZ ile imtihan olurken&#8230; millet de aynı imtihan dahilinde tek tek sınav oluyor, insanlığının derinliği ve sahip olduğu idrak ufku ile herkes kendiyle yüzleşerek imtihanını veriyordu!<br />
Ne yazık ki; millet için bir HIRSIZ, elli yıldır çocuklarını yetiştiren Hizmet Camiasından daha kıymetli, güvenilir ve inanılır çıktı!</p>
<p>Hele ki milletin &#8220;çalarsa da çalsın&#8221; deyişi nihayeti belirlemiş oldu!</p>
<p>Nur&#8217;dan süzülen yiğitler&#8230;<br />
Çıktıkça meydana!<br />
Dert oldun bir anda,<br />
Seni kasaplık koyun sanana!<br />
Evladım deyip saye sarıldın&#8230;<br />
Biraz da olsa daldığın gafletten uyandın!<br />
Evladın söze ortak, hükme hakim oldukça;<br />
Hakk&#8217;ı bilen yiğitler ön safta çoğaldıkça&#8230;<br />
Hakk&#8217;ın emri gereği ikra deyip koştukça&#8230;<br />
Neden, nedir, nasıl diyerek soruları sordukça..<br />
Değişir oldu nice ezber, dağıldı gafletin sisi!<br />
Göründü geçmişten gelen istikbalin müjdesi&#8230;</p>
<p>Memleketine ve insanlığa fedakarca hizmet etmiş insanlar ile  Cenab-ı Hakk&#8217;a teşekkür etmek varken; hainlerle el ele verip cahilce ortaya konan bunca vefasızlığa, nankörlüğe, gammazlığa, iftiraya ve zulme ne demeli!?</p>
<p>Zaman en iyi tercümandır ve mutlaka vakti geldikçe konuşacaktır&#8230;</p>
<p>Ve diğer bir hakikat!<br />
Eğer bir gün güzel ahlak, dürüstlük ilke edininilirse; sistemin kendisi bizzat Hazreti Ömer (r.anh) olarak zuhur edecek, bugün terörist ilan edilen insanların çocukları ve torunları, yine yaşatmak için yaşayacak ve millet de layık olduğu kadar güzelliklere nail olacaktır&#8230;</p>
<p><a href="https://depro10.fcomet.com:2096/cpsess6078457994/horde/imp/dynamic.php?page=mailbox#">nidaiden@gmail.com</a></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/nidai/">Hizmet Camiası Nimet İdi&#8230;| Nidai&#8217;nin kaleminden</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ama&#8217;larla Dolu Amansız Gurbet &#124; Nidai&#8217;nin kaleminden</title>
		<link>https://hizmetten.com/amalarla-dolu-amansiz-gurbet-nidai/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 Nov 2019 18:00:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[Ama'larla Dolu Amansız Gurbet]]></category>
		<category><![CDATA[nidai]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=5415</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ama&#8217;larla Dolu Amansız Gurbet İnsanın ahenkle ilk mırıldanışı hüzün ile mi, mutlulukla mı olmuştur&#8230; Kim bilir&#8230; Hüzün insana ne kadar yakışan ise, kahkaha da o kadar gaflet yüklüdür&#8230; Nasıl olmasın&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/amalarla-dolu-amansiz-gurbet-nidai/">Ama&#8217;larla Dolu Amansız Gurbet | Nidai&#8217;nin kaleminden</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Ama&#8217;larla Dolu Amansız Gurbet</h2>
<p>İnsanın ahenkle ilk mırıldanışı hüzün ile mi, mutlulukla mı olmuştur&#8230; Kim bilir&#8230;</p>
<p>Hüzün insana ne kadar yakışan ise, kahkaha da o kadar gaflet yüklüdür&#8230; Nasıl olmasın ki!?</p>
<p>Yurdunu terk eden insan; gurbet der, sıla der, hasret der&#8230; Dedikçe çoğalırken kederi, çoğaldıkça; dağlanmış yara misali şifayab olur&#8230; İnsanın dünyaya gelişi sürgün, sürgün içinde imtihan her gün&#8230; Ve dünya ne kadar ucuz bir serab ise; ahiri de insanın akıl ve hayal dünyasının çok ötesinde gerçek&#8230; Gurbet ele düşmüş, sevdiğinden uzak kalmış gönül nasıl özler ve sığmaz ise gurbet saraylarına, insan da farkında olsun ya da olmasın devamlı öz yurdunu özlemekte, aramakta, arzulamakta&#8230; Tükenen her gün başka bir inkisar, akşama kavuşan her sabah başka bir yalana dönüşür&#8230; İnsan, nisyan içinde oyalanan, oyalanırken de öz vatanını unutan&#8230; Unuttuğu o anların gölgesinde taze yalanlar kuran ve kendini kandırarak avutan&#8230; Belki de; öz vatanını hiç unutmayan vefalılar ondan bir koku, esinti, renk, ses ve dokunuş arayışı içinde çırpınıp duruyorlar&#8230; Bazen bir kız çocuğunun gülümseyişi, uzanılan bir el, koklanan gül, adeta başında karlı dağlar taşıyan büyüklere küçük de olsa içten bir sesleniş&#8230; Vücut bulan taze bir can için taptaze temenni ve dualara sarılış&#8230; gurbetini tüketip ötelere uzanan birinin terk edişi ardından; içli dualar ile, kaybettiği öz yurduna dokunma telaşı, hevesi, gayreti ile tükeniyoruz&#8230;</p>
<p>İnsan en çok da sahip olduğu zenginliğinin farkına varamadığı için gafletin dipsiz kuyularına yuvarlanıyor&#8230;</p>
<p>Son nefesini kelime-i şehadet ile mühürleme talaşıyla çırpınan insan için bir saniye ne kadar da kıymetlidir&#8230; Bir saatin kıymetini, üniversite sınavında bütün hayatının şekilleneceğini bilen gencecik insan anlatmalı&#8230; Sevdiği son demlerini yaşarken koşup gelen ve geç kalan aşığın&#8230; bir gün daha olsaydı diye kalan ömrüne küsüşü anlatabilir mi o bir günün kıymetini&#8230; Ve yıllar ve ömür&#8230; Kaç para eder diye sorulsa kim konuşabilir!?</p>
<p>Niyazi Mısri Hazretleri bu gerçeği gayet sarih olarak anlatırken şöyle demişti;</p>
<p>Bir ticaret yapmadım, nakd-i ömür oldu hebâ,<br />
Yola geldim, lâkin göçmüş cümle kervan bîhaber.<br />
Ağlayıp, nâlân edip, düştüm yola tenhâ, garip,<br />
Dîde giryan, sîne biryan, akıl hayran, bîhaber&#8230;<br />
(Niyazi Mısri Hazretleri)</p>
<p><strong>Nidai | Hizmetten.com</strong></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/amalarla-dolu-amansiz-gurbet-nidai/">Ama&#8217;larla Dolu Amansız Gurbet | Nidai&#8217;nin kaleminden</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Anlatma Mesuliyeti &#124; Nidai&#8217;den</title>
		<link>https://hizmetten.com/anlatma-mesuliyeti-nidaiden/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 Nov 2019 11:00:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[anlatma mesuliyeti]]></category>
		<category><![CDATA[nidai]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=5346</guid>

					<description><![CDATA[<p>Belki Üstat Bediüzzaman Hazretleri gibi kışta gelip baharı görmeden gidecek, İmam-ı Azam olup zalime minnet etmeden can verecek, belki de Habibullah (s.a.v) misali dünyanın bütün kahrını çekeceksiniz...</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/anlatma-mesuliyeti-nidaiden/">Anlatma Mesuliyeti | Nidai&#8217;den</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Zalime eyvallah etmeden&#8230;<br />
Zulümlere pabuç bırakmadan&#8230;<br />
Layıkıyla insan olabilme gayretinin sorumluluğuyla&#8230;<br />
Ve kaderin takdiri ile muhatap olunan 2.Firavun zulmüne göğüs gerip&#8230;<br />
Sergilenen destansı mücadele ile de, insanlık tarihinin ender sayfalarındaki yerini çoktan hak etmiş olarak&#8230;<br />
Bir de zalimin hainliğini, mazlum olmanın masumiyetini anlatma mes&#8217;uliyeti var ki&#8230;<br />
Dile kolay!</p>
<p>Allah rahmet eylesin&#8230;<br />
Merhum Asım Köksal, İslam Tarihi isimli çalışmasının başlangıcını oluşturan reddiyeyi, Leone Caetani&#8217;nin İslam Tarihi isimli fecaatin ibaret çalışmasına karşılık olarak yazmıştı!</p>
<p>Leone Caetani&#8217;nin o çalışması ki; Habibullah (s.a.v) hedef alınarak İblis&#8217;i utandıracak kadar sinsi iftiralarla meydana getirilmiş idi!</p>
<p>(Yeri gelmişken ifade etmekte fayda var; sözünü ettiğim Leone Caetani&#8217;nin o sözde İslam tarihi isimli fecaatini Türkçeye çeviriverip basımını sağlayan da Doğu Perinçek&#8217;in babası Sadık Perinçek idi.)</p>
<p>Asım Köksal, Leone Caetani&#8217;nin Resûlullaha (s.a.v) yönelik türlü iftiralarına karşı ilmi deliller ile tek tek cevap verirken; çok zorlandığını, uyku uyuyamaz, yemek yiyemez, sinir sistemi harab olmuş hâlde, haleti ruhiyesinin alt üst olduğunu, bir noktada yazmayı bırakmayı düşündüğünü, çevresindeki kıymetli dost ve büyüklerinin telkini ile devam edip bitirebildiğini anlatıyordu&#8230;</p>
<p>İtiraf edeyim ki biraz tuhaf karşılamıştım!<br />
Çünkü savunduğunuz hak, izah ettiğiniz hakikat iken ve adeta Allah (c.c) ve Rasûlü’nün (s.a.v) adına konuşuyorken&#8230; insanın daha dirençli, azimli ve mücadeleci olacağını, olması gerektiğini düşünmüştüm!</p>
<p>Fakat insan bazen başına gelmeden anlamıyor, idrak edemiyor, peşin hükümlerle konuşuyormuş&#8230;</p>
<p>İçinden geçtiğimiz 2.Firavun devrinde yaşatılan zulümler karşısında susmak mümkün değil diyerek anlatmaya, izah etmeye, bilgilendirip haberdar eylemeye gayret edip; karşılığında ise şarlatana dönüştürülmüş medyanın iftiraları ile devamlı mukabele görmeye maruz kaldıkça&#8230; çok geçmeden merhum Asım Köksal&#8217;ı mahcubiyetimle beraber yâd ettim&#8230;</p>
<p>Çünkü; insanların dünya ve ahiretlerini heder eylemekte olan ve temizlenmesi gereken bir pislik var ve siz o pisliği temizlemeye uğraşırken; o pislik varlığınızın bütün ücra köşelerine kadar bulaşıyor!<br />
Bulaştıkca da, sanki bağışıklık sisteminizin hiç tanımadığı bir virüsle mücadele ediyorsunuz&#8230; Yaşantınızın her anı etkileniyor!</p>
<p>Demek ki böyle oluyormuş&#8230; siz bütün samimiyetinizle hakikati anlatırken, her ortamın trollerince seviyesiz yalanlar, hayal dünyanıza sığmayacak kadar sınırsız iftiralar ile mücadele etmek ve bu mücadeleyi sergilerken de yorulmamanız gerektiğini bilmek, sinir sisteminizin çökmemesi için devamlı Cenab-ı Hakk&#8217;a sığınmak, O biliyor diyerek fitne ve fesadın toplumu silip süpürdüğü demlerde ayakta kalarak nifaka karşı göğüs gerebilmek&#8230;<br />
Gerçekten çok zormuş!&#8230;<br />
Yorulmadan, yılgınlığa düşmeden, Hazreti Yunus (a.s) misali kahrederek sırtını dönüp gitmeden, her gün başka bir Kızıldeniz&#8217;i geçercesine, her köşe başında başka bir Ümmü Cemil&#8217;in serptiği dikenlere basma gafletine düşmeden, öldü bildiğiniz Übey b. Selül&#8217;ün dirilmişcesine karşınıza dikilip; hesapsız iftiraları çatal diline dolaması karşısında&#8230; öz yurdunda parya olmak!<br />
Ne zormuş&#8230;</p>
<p>&#8220;Allah, kimseye kapasitesinin üstünde bir sorumluluk yüklemez.&#8221;<br />
(Bakara Suresi Ayet 286)</p>
<p>Hakikatince&#8230; Allah’ın size taktir ettiği her saniyeye karşılık, size verilmiş belli bir kapasiteyi de lutfettiğini hatırlayarak nefes alıp rahatlamak ve Rabbim görüyor, duyuyor, biliyor&#8230; diyerek!<br />
Allah var Gam Yok demek&#8230;</p>
<p>Ve&#8230;</p>
<p>İçinizde (insanları devamlı) hayra çağıran ve usulünce iyilik, doğruluk ve güzelliği teşvik edip yayan, kötülük, yanlışlık ve çirkinliğin ise önünü almaya çalışan bir topluluk bulunsun. Onlardır gerçek mazhariyet sahipleri ve gerçekten kurtuluşa erenler.<br />
(Âl-i İmran Suresi Ayet 104)</p>
<p>Bir noktadan sonra zalimin her türlü hainliğine, cahilin densizliğine, birkaç kuruş için insanlığından sıyrılan trollerin yaygarasına takılmadan hayatı yaşamaya, kendinize bizzat kendiniz şahit olarak amelinizi Allah’a arz ede ede&#8230; iyilik ve güzellik adına koşturmaya devam edecek ve nihayetinde zorlardan zor bir sınavı niyetinizin halis oluşu hatırına Allah’ın yardımı ile nihayete erdireceksiniz&#8230;</p>
<p>Belki Üstat Bediüzzaman Hazretleri gibi kışta gelip baharı görmeden gidecek, İmam-ı Azam olup zalime minnet etmeden can verecek, belki de Habibullah (s.a.v) misali dünyanın bütün kahrını çekeceksiniz&#8230; fakat, sefası topuğunuza dahi değmeden asli yurdunuza göçüp gideceksiniz&#8230;</p>
<p>*</p>
<p>Hayret bin yıllık vatanım değil mi burası!?<br />
Kardeşimin bakışları bende kurşun yarası!<br />
Vatanımın her yanı kokuyor, Firavun nefesi!<br />
Kahr ediyor zalime sunulan alkışların sesi!<br />
Riya, aldatış ve tükenmeyen ihanet bitsin!<br />
Rabbim&#8230;kefaret lazımsa; can benden gitsin&#8230;</p>
<p><em><strong>Nidai | Hizmetten.com</strong></em></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/anlatma-mesuliyeti-nidaiden/">Anlatma Mesuliyeti | Nidai&#8217;den</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cehaletin firavunlaşması &#124; Nidai&#8217;den</title>
		<link>https://hizmetten.com/cehaletin-firavunlasmasi-nidaiden/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 Nov 2019 13:00:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[firavun]]></category>
		<category><![CDATA[nidai]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=5208</guid>

					<description><![CDATA[<p>Cehalet! Kardeşiniz cehalet üzre karar kılmış ise&#8230; düşmanınızın başka bir sermayeye ihtiyacı kalmadığı gibi, size de; zarar veren (düşman) olarak kardeşiniz fazlasıyla yeter&#8230; Hazreti Musa (a.s) israiloğullarını Kızıldeniz&#8217;den geçirdikten sonra&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/cehaletin-firavunlasmasi-nidaiden/">Cehaletin firavunlaşması | Nidai&#8217;den</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="separator">Cehalet!</div>
<div class="separator">
<div class="separator">Kardeşiniz cehalet üzre karar kılmış ise&#8230; düşmanınızın başka bir sermayeye ihtiyacı kalmadığı gibi, size de; zarar veren (düşman) olarak kardeşiniz fazlasıyla yeter&#8230;</div>
<div class="separator"></div>
<div class="separator">Hazreti Musa (a.s) israiloğullarını Kızıldeniz&#8217;den geçirdikten sonra Tur-i Sina&#8217;ya çıktığında geride kalanlar bir heykel yapmış ve tanrı olarak kabul etmişlerdi o heykeli!</div>
<div class="separator">İsrailoğullarının, Firavun&#8217;un helak olmasına bizzat şahit olmalarına rağmen; çok kısa süre sonrasında böyle bir cehalet sergilemiş olmaları&#8230; Kur-an&#8217;da anlatılmış olmasıyla beraber insanlık için ibret alınması gereken bir hadisedir!</div>
<div class="separator">Kısaca özetlersek, İsrailoğullarının en büyük sorunu cehalet olmakla birlikte, Firavun&#8217;un onlara musallat olmasının sebebi de cehalettir!</div>
<div class="separator">Aynı cehalet bir inek kesmekle emr olunduklarında, Cennet nimetleriyle rızıklandırılırken şükür etmek yerine; başka yiyecekler istemelerinde, savaş karşılarına çıktığında korkaklık etmelerinde de ortaya çıkmıştı&#8230;</div>
<div class="separator"></div>
<div class="separator">&#8220;İsrailoğulları cehaletin pençesinde kıvranıyor olmasalardı; Firavun onlara musallat edilmeyecek, yıllarca çöllerde avare olup kalmayacaklardı&#8221;</div>
<div class="separator"></div>
<div class="separator">Kur-an&#8217;ı okumak ile, Kur-an&#8217;dan hayatımıza ışık tutacak nasihat ve ibretler çıkarmak farklıdır!</div>
<div class="separator"></div>
<div class="separator">Firavun dediğimiz kişilik cehaletin hem meyvesi, hem de efendisidir!</div>
<div class="separator"></div>
<div class="separator">Canı gönülden La İlahe İllallah diyerek samimiyetle inanmak ve o inancın gereğince hareket etmek, hayatın içinden zuhur edecek her türlü firavunu daha doğmadan helak eder&#8230;</div>
<div class="separator"></div>
<div class="separator">Fakat cahillerin lakırdıları çoğaldıkça fitnenin geçeceği kapılar birer birer açılır ve fitnenin çoğaldığı bir toplumda birlik kalmaz!</div>
<div class="separator">Birliğin bozulmasıyla beraber; kalabalık ve daha çok cahil olanların içinden kısa sürede bir Firavun peydahlanır!</div>
<div class="separator"></div>
<div class="separator">&#8220;Cehalet, ürettiği çarpıklıkla firavunun babası iken, kronikleşmiş cahilliğin dimağlarda hakikat olarak yer etmesi de firavuna annelik vazifesi görür&#8221;</div>
<div class="separator"></div>
<div class="separator">Dünyanın geneli ve kendi milletlerinin bir kısmı; iktidar koltuğuna oturmuş firavunluğun temsilcilerini sevmez!</div>
<div class="separator">Fakat onları da seven ve alkışlayan bir güruh var!</div>
<div class="separator">Bizi ilgilendiren de işte o güruhun cehaletidir!</div>
<div class="separator">Cehaletin somutlaşmış hâli işte o güruhtur!</div>
<div class="separator">Popülizmi seven, bugün ile oturup kalkan, prensipleri olmayan-fakat kendince iddialarının fanatiği olan, geçmişte kalmış zaferlerle avunarak anı tüketen, iddia ile bağlı olduğu inancının ardına saklanarak rakip gördüğü milletleri kafirlikle aşağılayan, bu aşağılamaya rağmen kendi Müslümanlığının derinliğini hiç sorgulamayan, geri kalmışlığın toplum içinde uzun zamandır biriktirdiği gelişmiş milletlere karşı haset ve kin ile tepkilerini şekillendiren devasa bir kısır döngü&#8230;</div>
<div class="separator"></div>
<div class="separator">Mısır fethedildiğinde Mısır sultanı Tomanbay Yavuz Sultan Selim Han&#8217;a; bizi siz değil, silahlarınız yendi, diyerek hem ezilmişliğini hafifletiyor hem de farkında olmadan &#8220;geri kalmışlığını&#8221; ifade etmiş oluyordu!</div>
<div class="separator">İşte tam bu noktada Yavuz Sultan Selim Han&#8217;ın verdiği cevap bizim için o kısır döngüyü açacak anahtar niteliğindedir!</div>
<div class="separator">Evet koca Hünkar şöyle demişti Müslüman olan Tomanbay&#8217;a;</div>
<div class="separator">&#8220;Siz Resûlullahın (s.a.v) düşmanınızın silahı ile silahlanın nasihatini duymadınız mı&#8221;</div>
<div class="separator">Diğer taraftan Mısır ordusunu oluşturan Memlük askerleri cengaver olarak çok iyi askerler idiler!</div>
<div class="separator">Cengaver olmaları zafer için yetmemişti&#8230;</div>
<div class="separator">Bilemiyorum Memlükler o yenilginin ardından oturup düşünmüş müdürler, kaba kuvvetimize güvenmek yerine biz de yeni bir şeyler geliştirseydik diye!</div>
<div class="separator"></div>
<div class="separator">Bugün Türkiye&#8217;ye bakınca; Memlüklere hezimet getiren aynı cehaletin bütün hayatı felce uğrattığını görüyorum&#8230; Başarıya, gelişmeye, zenginliğe, özellikle dünya zenginliğini ifade eden her türlü kaliteye karşı müthiş bir açlık var iken; iktidar koltuğuna oturmuş olan kişinintopluma pazarladığı hamaset ile süslenmiş iddiaların heyecanıyla o kısır döngü içinde savrulan yığınların seçim meydanlarında Avrupa&#8217;yı kast ederek; kahvehane ağzıyla &#8220;sen kimsin yaa&#8221; deyişleri karşısında adeta zafer naraları attıklarına şahit olduk!</div>
<div class="separator"></div>
<div class="separator">Bu züğürt kabadayılığın kıymetsiz olduğunu ifade etmeye çalışan insanlar ise bir anda hain ilan edildi!</div>
<div class="separator"></div>
<div class="separator">Çünkü popülizmin uyuşturucu özelliği sarhoş olmalarına yetmiş idi!</div>
<div class="separator">Hırsız firavunluğa doğru koşarken ihtiyacı olan enerjiyi sağlamak için kolayca taşlanacak bir düşman üretti&#8230; Taze firavun ve hamanları kafa kafaya verip yüksek sesle F.TÖ diye bağırmaya başladılar&#8230;</div>
<div class="separator">&#8220;Sen kimsin yaa&#8221; deyişinde zafer narası atanlar; F.TÖ iftirasıyla beraber yılların ezilmişliğinin faturasını; masum insanları terörist ilan etme yoluyla tahsil ettiklerini sandılar&#8230;</div>
<div class="separator">Üstelik terörist ilan ettikleri insanlar  başka gezegenden gelmemiş, özbeöz kardeşleri idi&#8230; Kimi ana baba bir kardeşini, diğeri eniştesini, öteki amca veya dayısının çocuklarını&#8230; Hasılı yıllardır birlikte yaşadıkları&#8230; Sevinci ve acıyı birlikte paylaştıkları akraba, dost, komşuları idi!</div>
<div class="separator"></div>
<div class="separator">Yıllardır beraber yaşadıkları, imanlarının mahsulü olan idallerinden başka zenginlikleri olmayan, Allah için topladıklarını, imanın en büyük düşmanı olduğunu bildikleri cehaletin panzehiri eğitim dâvâsında, yine Allah için harcayan kardeşlerini öylesine sefih iftiralarla suçladılar ki&#8230; İnsan düşündükçe kendi insanlığından utandı&#8230; An oldu nefeslerin tıkandığı anda; olsun dedi&#8230; aynı insan değil miydi &#8216;ifk&#8221; iftirasını da diline dolayan!</div>
<div class="separator">Benim için hain demişler, topladığımı İsrail&#8217;e göndermişim, haşhaşi imişim!</div>
<div class="separator"></div>
<div class="separator">İslami literatürde dinin gayesi beş madde ile ifade edilir; imanın, aklın, canın, malın ve neslin korunması olarak!</div>
<div class="separator"></div>
<div class="separator">Firavunluk ise bunların hepsini!</div>
<div class="separator">Yani Allah’ın kutsal ve aziz kıldığı mefhumları ayaklar altına alır!</div>
<div class="separator"></div>
<div class="separator">Türkiye&#8217;de REJİMİN MÜNAFIKLIĞINA kızarak cumaya gidenler gitmiyor, beş vakit kılanlar namazı bırakıyor&#8230; Gençler deizme yöneliyor, devleti talan etmek meşru ve günahlar birikince bir umre yaparız hâllolur her şey deniyor!</div>
<div class="separator"></div>
<div class="separator">İnsanlar zindanlarda türlü işkenceye maruz kalırken, binlerce mazlum hücrelerde akıl sağlığını yitiriyor, devlet sokakta insan kaçırıp aylarca baskı, işkence, korku, tehtit ile başbaşa bıraktığı insanların aklına kast ediyor, tutuklanmış insanlar her türlü iblislikle muhatap ediliyor&#8230; Akıl mı kalır!?</div>
<div class="separator"></div>
<div class="separator">Türkiye&#8217;de; devletin zulümleri, terör örgütlerinin bombaları, teşvik edilen şiddet ve silahlanma v.s derken&#8230; İnsanlar can güvenliğinden endişe ederek yaşıyor!</div>
<div class="separator"></div>
<div class="separator">F.TÖ iftirası bahane edilerek dürüst ve şerefli insanların mülkleri haramilerce talan ediliyor!</div>
<div class="separator"></div>
<div class="separator">Bebekler ve çocuklar anneleriyle beraber hapislerde veya hapiste değilse bile parçalanmış ailelerin dağınıklığının tam ortasında büyüyor!</div>
<div class="separator"></div>
<div class="separator">Allah aşkına İslamın gayesi olan;</div>
<div class="separator">İman, akıl, can, mal ve neslin muhafazasına dair aleni bir firavunluk zulmü yaşanmıyor mu!?</div>
<div class="separator"></div>
<div class="separator">Resûlullah (s.a.v) söylemişti zaten;</div>
<div class="separator">Beni seven fakirliğe, Allah’ı seven de belalara hazırlansın&#8230;</div>
</div>
<p><a href="https://hizmetten.com/cehaletin-firavunlasmasi-nidaiden/">Cehaletin firavunlaşması | Nidai&#8217;den</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuklar ve Firavun &#124; Nidai&#8217;nin kaleminden</title>
		<link>https://hizmetten.com/cocuklar-ve-firavun-nidaiden/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 10 Nov 2019 16:00:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[firavun]]></category>
		<category><![CDATA[nidai]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=5204</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yakın gelecekte birçok insan bu günlere dair yazıp çizecek, bugün yaşanan zulümleri enine boyuna anlatacak, filmler-belgeseller çekilecek ve mutlaka bugünlere bir isim de konacaktır&#8230; Şimdilik 2.Firavun devri diyeyim! Zulüm her&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/cocuklar-ve-firavun-nidaiden/">Çocuklar ve Firavun | Nidai&#8217;nin kaleminden</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="separator">Yakın gelecekte birçok insan bu günlere dair yazıp çizecek, bugün yaşanan zulümleri enine boyuna anlatacak, filmler-belgeseller çekilecek ve mutlaka bugünlere bir isim de konacaktır&#8230;</div>
<div class="separator">
<p dir="ltr">Şimdilik 2.Firavun devri diyeyim!</p>
<p dir="ltr">Zulüm her zalimin ortak özelliği olmakla birlikte, her zalimin kendine has şeytani fikirleri olur. Çocuklara zulm etmek; en çok da korkularının zebunu olmuş olan ve Hazreti Musa&#8217;ya (a.s) zulm eden Firavun&#8217;unun ameli olmakla beraber, günümüzde çocuklar ve bebeklere reva görülen eziyetler de çoktan Firavunvari bir soykırıma dönüşmüş durumda!</p>
<p dir="ltr">Çocuk ailenin sembolü, meyvesi, yarınların umudu, geleceğin sözsüz ve rengarenk şiiri, türküsü&#8230;</p>
<p dir="ltr">Çocukları susturursanız; gelecek, varlığın içinde kaybolur&#8230;</p>
<p dir="ltr">Evet!<br />
Firavun&#8217;u firavun yapan da bu düşünce olmalı!<br />
O Firavun, çocukları katl ederek geleceği sadece kendine bağlıyor, kendi sözünün haricinde hiçbir söz duyulmasın, adeta sonsuz varlığın içindeki eşref-i mahluk olan insanı kendi sığ ve aciz dünyasına haps etmeye çalışıyor, tıpkı bütün tiranların istediğini, o bu yolla sağlamayı amaçlıyordu!</p>
<p dir="ltr">Bugünün Firavun&#8217;u da her türlü hainliğe başvurarak elde ettiği zulüm saltanatını bırakmayı hiiç düşünmez iken, Yezid&#8217;in kucağına bırakılan saltanat misali, bizim Firavun&#8217;da; Bilallerin kucağına  adeta tapusu haramzadelerine tahsis edilmiş; Türkiye&#8217;yi haram, israf ve zulüm ile yönetme saltanatını miras bırakmanın hesaplarıyla kıvranıyor!</p>
<p dir="ltr">Ne helalin fazileti, ne de haramın rezaleti saymakla bitmiyor ki&#8230;</p>
<p dir="ltr">Yediği haram, diploması sahte, ilişkileri menfaat, ameli riya, meşrebi hainlik, vefadan yok nasibi, etrafı dalkavuk şarlatanlarla çevrili Firavun&#8217;un, Hakk&#8217;a adanmış ihlaslı gönüllere tahammülü olur mu!?</p>
<p dir="ltr">Olmaz, olmadığı için Hakk&#8217;ın emrine boyun eğmek yerine iftiraya sığındı, devlet imkanlarını sopa olarak kullandı, adaleti; satılıkların yardımıyla ayağa düşürdü, rahmetim azabımı gececek, İslamiyeti de güncelleyelim diye diye etrafına topladığı makaracılarla beraber münafık kisvesiyle Firavunluğunu aleme ilan ve ıspat eyledi!</p>
<p dir="ltr">Yine çocuklar zulüm görmeye, bebekler annelerinden ayrılmaya, karı kocanın arası açılmaya, yuvalar dağılmaya başladı&#8230; Yuvaların dağılması çekirdek ailelerle sınırlı kalmadı tabi&#8230; Geniş aile diyeceğimiz boyutlarıyla aynı kandan olan insanlar Firavun&#8217;un iftirasıyla kardeşini terörist ilan ve ihbar etti&#8230; Safderun anneler giydirilmiş kütükten başka bir şey olmayan birilerinin iftiralarını hakikat zannedip, gurbetteki evlatlarıyla selamı kesti&#8230; Dede yadigarı dostluklar gafletin aymazlığıyla ihanete uğradı&#8230; Haps edilen mazlumlar türlü işkenceden geçirilip; itiraf et diyerek kırk yıllık kardeşlerine itiraf adı altında iftiralar sıralamaya zorlandı&#8230;</p>
<p dir="ltr">Bir milletin aileden başlayan ve en büyük zenginliği olan milli birlik ve beraberliği kaç parçaya bölündü&#8230;</p>
<p dir="ltr">Kumar oynamak, insan öldürmek büyük günahtır!<br />
Fakat, fitne ve nifak ile toplumun aile yapısına, ilişkilerine zarar vermek en ağır vebal olsa gerek&#8230;</p>
<p dir="ltr">Hazreti Cabir bin Abdullah (r.anh) Allah Rasûlünün (s.a.v) şöyle dediğini rivayet ediyor;</p>
<p dir="ltr">“<i><b>İblis ’in tahtı denizin üzerindedir. Kendisi bu tahtında oturarak ekiplerini insanların arasını bozmaya gönderir. Rapor vermek için şeytanın yanına gelen bir askeri ona şöyle der: Ben falanca adamın peşini bırakmadım, ona hep fitne verdim. Sonunda eşi ile arasını bozup, boşanmalarına sebep oldum.</b></i><br />
<i><b>Bunu duyan İblis bu şeytanı yanına çağırır ve ona sen ne güzelsin der.</b></i>”<br />
Bir başka rivayette ise şöyle demiştir: “Evet, sen ikram ve ödül hak eden birisisin.”<br />
(Müslim: 2813 &#8211; 4/2167)</p>
<p dir="ltr">Allah Rasûlünün (s.a.v) buyurduğu üzere İblis en çok yuvaların dağılmasına sevinir!<br />
Çünkü dağılan bir yuva ile, o yuvanın etrafındaki insanlar da perişan olur&#8230; Hayatları tamir ve telafi olunmaz acılarla dolar&#8230; Manevi dünyası zarar görmüş bir insan hayatın her kademesinde adım atarken zorlanır artık!<br />
Tabiri caizse İblis için, yıkılan bir yuva; şer adına atılmış bir taş, o yıkılan yuvanın etrafındaki insanlar da o taş ile vurulmuş birden fazla, onlarca kuştur!</p>
<p dir="ltr">Bugünün Türkiye&#8217;sinde soykırım uygulanan yüzbinlerce ailenin yaşadıklarını düşündüğünüzde&#8230; İblis&#8217;in ne kadar memnun edildiğini anlamanız hiç zor değildir!</p>
<p dir="ltr">Zindan duvarlarına çarparak!<br />
Damlayan gözyaşlarına karışan;<br />
Ninniler söylüyor eli öpülesi anneler&#8230;<br />
Duyan, gören, bilen için ve daha neler!<br />
Üç maymunu oynayan bigâneler ise;<br />
Biraz rahat, biraz da mide ile eyleşmedeler!<br />
İnsanlık nadir rastlanan mücevher artık&#8230;<br />
İnsanlığı surette kalmışlara; yazık ki yazık!</p>
<p dir="ltr">Nidai</p>
</div>
<p><a href="https://hizmetten.com/cocuklar-ve-firavun-nidaiden/">Çocuklar ve Firavun | Nidai&#8217;nin kaleminden</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bu Gece</title>
		<link>https://hizmetten.com/bu-gece-siir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 Nov 2019 17:38:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[bu gece]]></category>
		<category><![CDATA[nidai]]></category>
		<category><![CDATA[şiir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=5235</guid>

					<description><![CDATA[<p>O'nun (s.a.v) dünyaya teşrifi ilahi taktir ile bu gece de zuhur ettiyse !...</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/bu-gece-siir/">Bu Gece</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>BU GECE&#8230;.</strong></p>
<p>O&#8217;nun (s.a.v) dünyaya teşrifi ilahi taktir ile bu gece de zuhur ettiyse !&#8230;</p>
<p>Buyursun bu gece hatib ve şairlerin pirleri,<br />
Dökülsün sözün inceden inceye bütün zerafeti,<br />
Diller sahrada suya kanmışçasına yansın bu gece,<br />
Dizilsin sıra-sıra nice alim ve veli,<br />
Konuşanlar yüreklerinin en bakir sesleriyle konuşsun,<br />
Süleyman Celebi yeniden yazsın mevlidi,<br />
Nabi bir kez daha yorgun düşsün meramından,<br />
Gönüller şerha-şerha yarılsın bu gece,<br />
Diller hasretin tutuşmuş otağında köz olsun,<br />
Salatu selamlar kaplasın semayı zerre zerre,<br />
Mevlana içinde taşıdığı bütün hasreti ile çoşsun,<br />
Utansın Nuh&#8217;un tufanı mü&#8217;minlerin Efendim diye inleyişlerinden,<br />
Arşı taşıyanların yükünden ağırdır O&#8217;nun hasreti&#8230;</p>
<p>Bilemiyorum bu gece O&#8217;nun hasretine mi tercüman olalım&#8230;. yoksa zalimin devletin sopası ile eylediği binbir cevr-ü cefâyı mı arz edelim efendiler Efendisine&#8230;..</p>
<p>Yoksa ki milletimin gaflet ile Yusuf&#8217;un kardeşlerinden beter eylediği vefasızlığı mı şikayet edelim&#8230;.</p>
<p>Bir kırık dilekçe olsun zamanın darlığı içinde ebedi günlere&#8230;.</p>
<p>Cahilliğimin cesaretinden daha çok!<br />
Rahmet sıfatının bir beşer de tecellisinin en güzel örneği olan, alemlere rahmet olarak gönderilen Habibullah&#8217;ın engin şefkatine sığınarak dönsün dilim!</p>
<p>Tanımıyorlar ki bilsinler seni ya Rasulallah&#8230; (s.a.v)<br />
Bilmedikleri için şaşkın ve perişan hâldeler!</p>
<p>Seni tanımadıkları için nice şarlatan pirleri, ne kadar var ise lafazan kılavuzları olmuş!</p>
<p>Her defasında bağlandıkları yalan yüklü umutların hüsranı ile artık lal olmuş gönülleri&#8230;.</p>
<p>Seni tanımak; kendi zenginlik ve kıymetini idrak etmenin en güzel yoludur&#8230;.</p>
<p>Miskinlik içinde çürüyor&#8230;. inancına teslim olmayan, geri kalmış ve sinesini çatlatırcasına koşmayı unutmuş yığınla inanan&#8230;</p>
<p>Seni tanımak hayatı,<br />
Seni tanımak ebediyyeti elle avuca sığdırmak iken, dünü unutmuş, yarına uzak nice avare gönül kayboluyor zamanın seyrinde&#8230;</p>
<p>Seni tanıyana dek dinlemeye devam edecekler yüzyıllardır dinledikleri umut yüklü yalanları&#8230;</p>
<p>Tanımıyorlar seni ya Rasulallah&#8230;</p>
<p>(Esselatu veselamu ala rasulina Muhammed&#8217;in ve ala alihi ve sahbihi ecmain)</p>
<p>Ey alemlerin Rabbi olan Rabbim&#8230;<br />
Habibini bu gecede yükselttin&#8230;<br />
Yükseklerden öte, huzuruna kabul ettin&#8230;<br />
Lutf eyle, bizim de ferasetimiz yükselsin&#8230;<br />
Lutf eyle ki, kederli günlerimiz tükensin&#8230;<br />
Şaşkınlığımızın nihayeti; izzet ile şenlensin&#8230;<br />
Basiret zenginliğini ancak sen nasib edersin&#8230;<br />
Rabbim layık değiliz; lakin sen lutf edensin&#8230;</p>
<p><strong>Nidai</strong></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/bu-gece-siir/">Bu Gece</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kaynukalı Saltanatının Zulmü! &#124; Nidai&#8217;den</title>
		<link>https://hizmetten.com/kaynukali-saltanatin-zulmu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Nov 2019 17:00:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[nidai]]></category>
		<category><![CDATA[zulüm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=5077</guid>

					<description><![CDATA[<p>Resûlullahın (s.a.v) on üç yıllık Mekke dönemi küfr ile, on yıllık Medine dönemi ise nifakla mücadeleyle geçmiştir&#8230; Bana göre ümmet-i Muhammed&#8217;in (s.a.v) geneli, kafir diye diye&#8230; münafıklığı unutmuş, (!)  Ve&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/kaynukali-saltanatin-zulmu/">Kaynukalı Saltanatının Zulmü! | Nidai&#8217;den</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Resûlullahın (s.a.v) on üç yıllık Mekke dönemi küfr ile, on yıllık Medine dönemi ise nifakla mücadeleyle geçmiştir&#8230;</p>
<p>Bana göre ümmet-i Muhammed&#8217;in (s.a.v) geneli, kafir diye diye&#8230; münafıklığı unutmuş, (!)  Ve bu unutkanlığın cezasını da ağır ödüyor&#8230; Çünkü münafık kafirden eşeddir ve üstelik namaz kılarken yanındaki kişidir!</p>
<p>Nifak bugün bütün İslam dünyasını kaplamış durumda (!) Yöneticilerin bariz çoğunluğu münafık zümresinden (!) Şahsi kanatim İslam dünyasının tamamında son yüzyılda Aliya İzzetbegoviç haricinde saygıyı ve taktir edilmeyi hak eden kimse çıkmadı! Onlar mı çıkmadı, çıkamadı, toplumların gerçek yüzleri mi yönetici olarak karşılarına çıktı, ciddiyetle düşünülmeli!&#8230;</p>
<p>Elde olanlar da üretmek yerine tüketiyor, rüşveti &#8220;galiba&#8221; helal sayıyorlar&#8230; Kardeşliği esas almaları gerekirken, şahsi ikballeri için düşmanlıktan besleniyor, gizli kapılar arkasında her mihrak ile her türlü pazarlığa giriyor, Allah&#8217;ı dillerine dolayarak din tüccarlığı yaparken; Allah yok gibi yaşıyor ve Allah ile aldatıyorlar!</p>
<p>Birisi Hazreti Ömer&#8217;e (r.anh) halife olması dolayısıyla gıpta eden bir yaklaşımla methiyeler sıralayınca, demişti ki; ben bu işten hiçbir kâr beklemiyorum, yeter ki zararlı çıkmayayım!</p>
<p>Müslüman ülkeleri yöneten nifak ehli belli&#8230; Onların yakınında olup nemalananları da anlıyoruz&#8230; Fakat partizanlık gömleği giydirilmiş fanatikleri anlamak zor&#8230; Günümüz Türkiye&#8217;si bu fanatikliği son birkaç yıldır yoğun olarak yaşıyor. Türkiye&#8217;nin yaşadığı siyasi fanatikliğin en büyük zararını da; ilkeleri olan, bilinçli, üretmeyi seven, fedakar insanlar çekiyor&#8230;</p>
<p>Üstat Bediüzzaman Hazretleri siyasetin şerrinden Allah&#8217;a sığınırım derken ne büyük isabet buyurmuş&#8230;</p>
<p>Müslüman, komşu, akraba, dost ve insan olarak&#8230; birçok ortak paydası olan insanların siyasetin zehri ile zehirlendiklerini görmek ne kadar da acınası hâldir!</p>
<p>Diğer taraftan Kur-an&#8217;ın ve Resûlullahın (s.a.v) iyiliği emredip kötülükten nehy eden, kardeşliği vurgulayıp, uhuvveti adeta farz kılan&#8230; nice emir ve tavsiyeleri var iken&#8230;</p>
<p>&#8220;Birbirinizi gerçekten sevmedikçe iman etmiş olmazsınız&#8221;<br />
&#8220;Mü&#8217;minler bir vucudun azaları gibidir&#8221;<br />
Buyuruluyorken!&#8230;</p>
<p>Kimi der Allah&#8217;ın sıfatlarını toplamış lider<br />
Aynı cahillerin dilinde ikinci peygamber<br />
Olur mu yahuu demezler hırsızdan rehber<br />
İslamdan bihaber gafil ki; o halifemizdir der!</p>
<p>İkinci Firavun dediğim hırsız Yezit&#8217;in, HAŞHAŞİ diyerek meydanlarda arsızca tepinmesini alkışlayanlar çok geçmeden; yirmi dört saat TV seyrederek muhakemesini yitirmiş hâlde, haşhaştan farksız iftiralar da düşünce dünyalarına doldukça, &#8220;söyleneni düşünemeden onaylayan&#8221; haşhaşiye dönüştüler! (iftira sahiplerine dönmüş oldu)<br />
Hâl böyle olunca meydanları dolduran haşhaşi yığınları gözleri kör, kulakları sağır, iradeleri ipotek edilmiş olarak her türlü hainliğe hem maşa, hem de sermaye oldular&#8230;</p>
<p>İnsan utanır mı!?<br />
Müslümanım diyen;<br />
Hırsızı halife eyleyen!<br />
İmanı bilmez,<br />
Münafığı tanımaz;<br />
Müslüman kardeşinden!<br />
Utanır mı!?<br />
Ben utandım!<br />
Kardeşim dediğim senden&#8230;<br />
Haini dost edindin kalleşçe!<br />
Hain vururken;<br />
Sensin bileğimde kelepçe!<br />
Firavun meşrebli hırsız,<br />
Bebeklere zulm eden arsız!<br />
Senin halifen oldu;<br />
Ben ise haksız&#8230;</p>
<p>Zindanda yaşamaya mahkum edilmiş 846 bebek var diyoruz (!) Haşhaşiler, ohh olsun diyor (!) On sekiz bin kadın var ve bu insanlar her türlü İblislikle muhatap oluyorlar diyoruz (!) Haysiyet yoksunu deyyus misali sırıtıyorlar!<br />
Birisi de çıkar der ki; yahu müslümana deyyus denmez ayıptır-günahtır (!) Eyvallah müslümana denmez tabi de; bu nasıl müslümanlık diye sorup sadede geleyim!</p>
<p>Allah Resûlü (s.a.v) Medine&#8217;ye hicret ettiğinde Medine&#8217;de üç gurup Yahudi kabilesi vardı ve bunlardan biri de Beni Kaynuka idi. Bu Yahudiler genellikle kuyumcu idiler ve gün oldu Müslüman bir kadın bunlardan birinin dükkanına gitti. Dükkanda başkaları da vardı ve kadın ile dalga geçmeye alay etmeye başladılar. Birisi de İblis&#8217;in maşası oldu ve kadına hissettirmeden, kadının eteğinin ucunu kadının sırtına iğneledi. Kadın dükkandan çıkıp giderken eteği arkadan yukarıda idi ve gülüşmeler başladı. Kadın durumu fark edince bir anda utancından feryadı bastı&#8230; Yakında olan Müslüman bir erkek gelip kuyumcu olan Yahudi ile kavgaya tutuştu ve Yahudi öldü. Etraftaki Yahudiler de toplanıp o Müslümanı öldürdü. Olay büyümüş olarak Resûlullaha (s.a.v) intikal etti. Ve nihayetinde beni Kaynuka Yahudilerine savaş ilan edildi&#8230; Sonrasında da o Yahudiler Medine&#8217;den sürgün olarak çıkarıldı!&#8230;</p>
<p>Beni Kaynuka&#8217;yı, bir kadının uğradığı taciz sebebiyle çıkan olaydan dolayı savaş ilan edip sürgün eden Resûlullah (s.a.v) bugün zindana atılmış olan 18.000 mü&#8217;mineye reva görülenleri&#8230; alkışlayanlara (!) benim neler dediğimi duysa idi; bana veya onlara dediklerime ne buyururdu!?</p>
<p>Müslüman kadının başörtüsüne el uzatanlara kurşun yağdıran Sütçü İmam&#8217;a sorsam aynı soruyu; o ne cevap verirdi!?</p>
<p>*</p>
<p>Müslümanım diyorsun ya müslüman!<br />
Kendini kandırışına da kendin yan&#8230;<br />
Harama uzanan eli kesin diye;<br />
Fermanı varken Cenab-ı Hakk&#8217;ın!<br />
Dedin ki, çalarsa da çalsın!<br />
Ayağın kaydı, yıkıldı imanın!</p>
<p>Hırsız israf sarayında saltanat ile;<br />
Sen ise artık Allah&#8217;ın uzağındasın!<br />
Boş kalınca zebunu olduğun miden!<br />
Homurdanıp diyeceksin yahu neden!<br />
Nedeni; sensin, hırsızı halife eyleyen!</p>
<p>*</p>
<p>Hucurât Suresi 14.ayette iman iddiasında olanlar ile, imanın kalplerine yerleştiği mü&#8217;minlerin farkını sarih olarak ortaya koyuyor&#8230; İmanın kalbine yerleşmiş olduğu bir Müslümanın; Allah çalmayacaksın, haram yemeyeceksin, kul hakkı ile bana gelmeyeceksin&#8230; buyurduğu hâlde; çalarsa da çalsın diyerek Allah&#8217;a muhalefet edip baş kaldırması mümkün değildir!!!</p>
<p>(Birtakım) çöl sakinleri (bedevîler), “Biz de iman ettik.” diyorlar. De ki: “Hayır, siz iman etmediniz. Bu sebeple, ‘Biz, (İslâm idaresine teslimiyetle) Müslümanlar olduk.’ deyin. İman, henüz kalblerinize girmedi.” Ama Allah’a ve Rasûlü’ne itaat ederseniz, Allah yaptıklarınızın mükâfatından hiçbir şey eksiltmeyecektir. Allah, bağışlaması pek bol olandır, (Kendisi’ne itaatte bulunan kullarına karşı) hususî rahmetiyle muamele edendir. (Hucurât Suresi Ayet 14)</p>
<p><a href="http://twitter.com/Nidaiden" target="_blank" rel="noopener noreferrer">twitter.com/Nidaiden</a></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/kaynukali-saltanatin-zulmu/">Kaynukalı Saltanatının Zulmü! | Nidai&#8217;den</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaşamadan yaşatmak için&#8230;&#124; Şiir</title>
		<link>https://hizmetten.com/yasamadan-yasatmak-icin-siir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 02 Nov 2019 17:00:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[nidai]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=5168</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaşamadan yaşatmak için&#8230; Asırlık sevdalara can katmak için, Hakk&#8217;ın emanetini kaldırmak için, Bu yola baş koyduk, dönen namerttir&#8230; Hırsızlıktan türeyen baş-hain ne demiş, Kardeş yaban olmuş, dostluk ne imiş, Mertlik&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/yasamadan-yasatmak-icin-siir/">Yaşamadan yaşatmak için&#8230;| Şiir</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yaşamadan yaşatmak için&#8230;<br />
Asırlık sevdalara can katmak için,<br />
Hakk&#8217;ın emanetini kaldırmak için,<br />
Bu yola baş koyduk, dönen namerttir&#8230;</p>
<p>Hırsızlıktan türeyen baş-hain ne demiş,<br />
Kardeş yaban olmuş, dostluk ne imiş,<br />
Mertlik lafda kalmış, fâsık ne müthiş,<br />
Haine yok minnetim, dönen namerttir&#8230;</p>
<p>İftiradan uydurma şarlatan fetvası,<br />
Cahilin mürşidi olmuş kendi hevası<br />
Zalimin kapanmaz açık yarası<br />
Darağacı kurulsun, dönen na-merttir&#8230;</p>
<p><strong>Nidai</strong></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/yasamadan-yasatmak-icin-siir/">Yaşamadan yaşatmak için&#8230;| Şiir</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bu yolun kaderini bilerek yüklendin payına düşen emanetini!</title>
		<link>https://hizmetten.com/insan-niyetiyle-kaderin-avucunda-zalimle-bulusur/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Oct 2019 06:00:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[nidai]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=4991</guid>

					<description><![CDATA[<p>Paylaşılması adeta farz olan acılar, ulaşılmayı bekleyen gönüller, anlatılması elzem nice mücadeleler var iken...</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/insan-niyetiyle-kaderin-avucunda-zalimle-bulusur/">Bu yolun kaderini bilerek yüklendin payına düşen emanetini!</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Paylaşılması adeta farz olan acılar, ulaşılmayı bekleyen gönüller, anlatılması elzem nice mücadeleler var iken&#8230;</p>
<p>Birileri illa da 2.Firavun&#8217;un firavunluğunu bir tarafa bırakıp (!) Hocaefendi süreci yönetemedi ve Cemaat içinde bazıları ayrı bir mihrak olmuş, abiler şöyle demiş, ablalar böyle yapmış, şeklinde çok ucuz konuşuyor, sözlerin hafifliğini ise hiç dikkate almıyor!&#8230;</p>
<p>Baştan söyleyeyim sözlerim dost sözüdür&#8230;<br />
Ve dost acı söyler!<br />
Hizmet Camiasından olmayan, sempatisi veya yakınlığı bulunmayanlara bu yazı dahilinde tek kelimem dahi yoktur!<br />
Lakin onlardan da birileri hissedar olmayı lutf ederse&#8230;<br />
Rabbime binlerce şükürler olsun şimdiden&#8230;</p>
<p>Önce bir hususta sarih olarak anlaşalım!<br />
Yaratılmış olarak Allah&#8217;ın kulu olduğunuzu kabul ediyorsanız&#8230; beraberinde dünyanın imtihan dünyası olduğunu, her insanın kendi niyet ve hedefleri dahilinde; Hakim olan Cenab-ı Hakk tarafından taktir edilmiş bir hayatı yaşayarak ebediyetinize vasıl olacağınızı da kabul ediyorsunuz demektir&#8230;<br />
Ve yine bu minvalde kabul ettiğiniz diğer bir gerçek şudur; insanın hedefi ne kadar yüksek ise, dünyada yaşayacağı hayat dahilinde tabi olacağı imtihan da aynı ölçüde girift ve zor olacaktır!&#8230;</p>
<p>Hizmet Camiasının amacı nedir diye sorulsa; şahsi cevabım eğitime gönül vermiş, cahile değil, cehalete düşman olarak&#8230; İnsanın idrak dünyasını zenginleştirerek hakikatle buluşmasına vesile olmak, Habibullah&#8217;ı (s.a.v) dünyanın en ücra köşelerindeki insanlara tanıtmak, yaşamak için değil; yaşatmak için yaşamak, adanmış gönüllüler hareketidir derim&#8230;</p>
<p>Demek ki!<br />
Bunca yüksek idealleri olan insanlardan bahsediyoruz!<br />
İdealler yüksek olunca; firavun karşısında zorlardan zor bir sınavın muhatabı olmak da, Hizmet Camiası insanlarına yakışırdı zaten!!!</p>
<p><em><strong>Sen üzülme kardeşim&#8230;</strong></em><br />
<em><strong>Talip olduğun dâvâdan;</strong></em><br />
<em><strong>Sana mirastır bu keder!</strong></em><br />
<em><strong>Diden yaş akıtsa da şimdi,</strong></em><br />
<em><strong>Fani ömrün olsa da heder,</strong></em><br />
<em><strong>Yüreğinde taşıdığın hayalin,</strong></em><br />
<em><strong>Bir değil; bin fani ömür değer!</strong></em></p>
<p>(Kim hizmettendir sorusunu sorup, onu da irdelemeyi isterdim&#8230; Fakat yazı çok uzayacağı için böylece geçiyorum )</p>
<p>Şayet!<br />
Karşınıza sıra dışı sıkıntılar çıkıyor, çilenin biri bitmeden diğeri başlıyor, hiç beklemediğiniz taşlar gönül sarayınızın kubbesinde gülle misali patlıyor, düşman için bileniyor sandığınız hançerler hiç olmayacak eller tarafından kavranıp bir anda sizin sinenize saplanıyor, kuyularda kalıp, zindanlarda demleniyorsanız&#8230;<br />
Zalimlerin bunca cevri için zalimi suçlamadan önce kendiniz ile; ahid, gaye, visak, gıpta ve ebediyete uzanan hayallerinizi, belki duanızın kabul anına denk geldiğinden habersiz olarak adadığınız adaklarınızı hatırlamalı, zalimin de esbap dairesinde sizin ebediyetinizdeki hayallerinizin vücuda gelmesine vesile kılınmış olduğunu tekrar idrak etmeli, bilerek ve isteyerek (!) insanlık tarihinin nadide pırlantalarını yüreğinizin baş köşesine tac edenin bizzat kendiniz olduğunu; kendinize hatırlatmalısınız!<br />
Çocukluğunuzdan beri örnek aldığınız, insanlığa rehberlik yapmış büyüklerinizin yaşadıklarını okuyup dinleyerek ve aynı gayelere adanmış aşıklar olarak bu yola baş koymadınız mı!?<br />
Varaka ibn. Nevfel&#8217;in daha ilk anda;<br />
Çıkaracaklar seni yurdundan dediğini çok iyi biliyor, keşke ben de onunla olsaydım&#8230; Dünyada yurt edinmeden hicret diyarında ömrüm tükense idi&#8230; diye iç geçirirken kendinize yalan mı söylüyordunuz; sorusunu, iradenizin iki yakasından yapışarak aynada gördüğünüz ademe sormalısınız!?</p>
<p>Bu yola sen girdin kardeşim!<br />
Bu yolun kaderini bilerek yüklendin payına düşen emanetini!</p>
<p>Şimdi ise bırak mızmızlanmayı&#8230;</p>
<p>Rica ediyorum, bir an olsun&#8230; Hazreti Hubeyb b. Adiy&#8217;in (r.anh) Mekke&#8217;de idam edileceği ana gider misiniz? Bizzat Resûlullah&#8217;ın (s.a.v) emriyle görevli olarak yola çıkmışken, şimdi idam sehpasındaki duruşunu seyredin!&#8230;<br />
Olabildiğince açık yürekli olalım&#8230;<br />
Onun yerine siz geçin ve düşünün&#8230;<br />
Der miydiniz; Resûlullah bu olayı yönetemedi, hainler bizi öğretmen olarak istediler, O da verdi ve uğradığımız ihanetin sonucunda Mekke&#8217;li azılı düşmanlarımıza satıldım, şimdi de idam ediliyorum!<br />
Resûlullah (s.a.v) bu süreci yönetemedi, dermiydiniz!?<br />
Veya yola çıkarken on kişi olduğunuzu, arkadaşlarınızın gafil davrandıklarını, komutanınız olan Hazreti Asım b. Sabit&#8217;in (r.anh) görevini layıkıyla icra edemediği için bu hâle düştüğünüzü, düşünür; onları suçlar mıydınız!?</p>
<p>Herkesin cevabı kendine lazım!</p>
<p>Fakat ben Hazreti Hubeyb&#8217;i (r.anh) nazara vererek diyorum ki;<br />
Hayır o öyle demedi. O, o ana kadar yapması gereken her şeyi yaptı ve sonucu da teslimiyetle kabul etti&#8230; İmtihanda olduğunu hiç unutmadı!</p>
<p>Nice Hubeyb&#8217;in hep birlikte sınandığı, kılıçların en keskin yüzüyle yüzleşildiği Uhud&#8217;a gidelim mi!?<br />
Uhud savaşında kolunuzu kaybettiğinizi, kardeşinizin veya birçok akrabanızın şehit olduğunu, düşmanın sevinmesine şahit olmuş olarak içinizde ateşler yandığını hayal edin&#8230;<br />
Ne derdiniz!?<br />
Yönetemedi mi!?<br />
Üstelik Uhud&#8217;a gitmeden önce fikrinin savunma savaşı olduğunu açıklamış iken (!) gençlerin ısrarıyla meydan savaşına karar vermiş olan Allah Rasûlünü (s.a.v) suçlar mıydınız!?<br />
-Şeytan size diyecekti; bu nasıl peygamber!<br />
&#8211; Neden kendi kararından vazgeçti ki!?<br />
-Allah neden müsaade etti ki!?<br />
Şayet gerçekleri bütün yönleriyle gözünüzden kaçırarak sorular sorarsanız&#8230; Sorularınız sizi öğrenmeye değil; sadece fitne ve fesada ulaştırır&#8230; Ve kendiniz haricinde başkalarına da sebep olursunuz!</p>
<p>Peki sormayacak, irdelemeyecek adeta ipotek beyinlerle mi yaşayacağız!</p>
<p>Elbette ki hayır&#8230; Sormazsak irademizin hakkını vermiş olmaz, varlığımızı anlamsızlaştırırız!</p>
<p>Buyurun&#8230; Hudeybiye&#8217;ye gidip Hazreti Ömer&#8217;i (r.anh) seyr edelim biraz da&#8230; Hudeybiye anlaşması imzalanırken şartlar Müslümanların aleyhine görünüyordu, sanki hezimet kabullenilmişti. Fakat Allah Resûlü kabul etmiş, imzalamıştı. Üstelik kimse Onu tehdit etmiyordu, mecbur değildi, bilerek ve isteyerek, hür iradesi ile imzalıyordu Hudeybiye anlaşmasını!<br />
Hazreti Ömer&#8217;in (r.anh) bir diğer lakabı muhaddestir! Anlamı; henüz tartışılan, tam ortaya çıkmamış mevzulara dair ferasetle tahminde bulunarak fikir beyan etme ve tahmini olarak ortaya koyulmuş fikirlerinin Cenab-ı Hakk&#8217;ın murad-ı ilahisi ile genellikle örtüştüğü kişi diyelim&#8230;<br />
Evet Hazreti Ömer muhaddes olmasına rağmen Hudeybiye&#8217;de imzalanan anlaşmayı bir türlü içine sindiremiyor, Resûlullaha (s.a.v) büyük bir merakla sorular soruyor, irdeliyordu&#8230; Resûlullah (s.a.v) haricinde Hazreti Ebu Bekir (r.anh) ile konuyu tartışıyor anlamak için büyük bir gayret sarf ediyordu. Fakat hiç orta yere çıkıp çığırtkanlık yapıp insanları etrafına toplamıyor, haddi aşmıyor, Hakk adına kendince mücadelesinin gereğini de mü&#8217;mince sergiliyordu&#8230;</p>
<p>Hazreti Ömer (r.anh) bize şunu söylüyor!<br />
Sorularınız olsun, iradenizi inkar etmeyin, fakat sorularınız ile kaş yapmaya çalışırken; dikkat edin de göz çıkarmayın&#8230; Her sözün söylenme şekline, zamanı ve şartlarına ve muhatabına dikkat edin!</p>
<p>Söze, akl-ı selim değil de, salt merak hakim ise; sözün sonucu dosta değil, daha çok düşmana, haine, özellikle fitne ve fesat ehline hizmet eder!</p>
<p>Mevzuyu biraz daha derinleştirelim ve toparlamaya çalışalım&#8230; Huneyn savaşı sonrası ganimet malları taksim edilirken Allah Rasûlü (s.a.v) daha düne kadar İslamın en büyük düşmanları olan Mekke&#8217;nin ileri gelenlerinin kaskatı kalplerini yumuşatmak için onlara fazlasıyla ganimet lutfunda bulundu&#8230; Nitekim peygamberane lutuf ve ikram ile muhatap olan Mekke&#8217;nin söz sahiplerinden Safvân İbn-i Ümeyye; böyle bir cömertliği ancak bir peygamber yapar diyerek iman etmişti&#8230; O gün bolca ikrama nail olanlardan biri de Uhud savaşında müşrik olarak ölen babasının intikamını güden ve Huneyn savaşında; yani ganimeti dağıtılan savaşın olduğu gün, savaş meydanında özellikle Habibullah&#8217;ı öldürmek için arayan, adeta kan davası güden Şeybe İbn Osmân&#8217;da vardı&#8230;</p>
<p>Ganimetten dünkü azılı düşmanlara fazla fazla verilmesi ashab-ı kiramdan özellikle genç olan bazılarının canını sıkmış ve söylenmişlerdi&#8230; Söylenmelerden Resûlullah (s.a.v) haberdar olunca sadece muhatapları ile bir toplantı yaptı ve önce muhatapların o ana kadar ki iyilik ve fedakarlıklarını ifade ederek taktir etti&#8230; Sonrasında buyurdu ki; evet onlar ganimet ile evlerine dönecekler, fakat siz benimle beraber evlerinize dönüyor olmaktan memnun değil misiniz!?</p>
<p>Şimdi ben de soruyorum!<br />
Türkiye&#8217;de birileri irtica diyerek yirmi dört saat tepinirken, sakallı Cüppeli şarlatanlar köşe bucakta kendilerine bir minder kapma telaşından başka bir şey bilmezken, bugün adam edası ile konuşanların bazıları adam yerine dahi konmuyorken; Türkiye&#8217;de toplumsal huzura Hizmet Camiası kadar kim hizmet etti?<br />
Sadece Abant platformları denilen toplantıların katkıları anlatmakla bitmez!<br />
Hizmet Camiasının eğitim olarak icra ettiği hizmetleri ise kimsenin inkar etmeye yeltenmesi dahi mümkün değildir!<br />
Eğitim noktasında tek bir hatırlatmam olacak; bugün terörist denilerek zindanlara mahkum edilen insanlar&#8230; yarın şartlar elverdiğinde yeniden okullar açtıklarında, toplumun bariz çoğunluğu evladını gözü kapalı teslim ederek&#8230; evladımın eğitimini Hizmet Camiası bünyesinde tamamlamasını istiyorum der mi demez mi!?<br />
Evet diyeceklerini hepimiz biliyoruz!&#8230;<br />
Dünya çapında iki yüze yakın ülkedeki eğitim ve kültürel faaliyetlerle herkesin taktirini toplamış, Cenab-ı Hakk&#8217;a yüz binlerce şükürler olsun; hiç yüzü kızarmamış, başarıları ile takdir edilmiş&#8230; Böylesine başarılı ve saygıdeğer bir hareketin mensubu, seveni, sempatizanı, yakını olmak; adam olana, insan olana, hele ki; mü&#8217;min olana yetmez mi!?</p>
<p>Ve diyeyim; bugün devletin bütün imkanlarını kullanan 2.Firavun zümresinin; Kur-an&#8217;a, Peygambere, İslamiyete, çocuklara, komşu ülkelere, kardeşliğe, ihlasa, imana verdiği zarara bakınca&#8230; Allah’ım şükürler olsun ki; bizi böylesi bir münafıklıktan uzak tuttun diyerek şükr etmek, vesile kılınanlara da bütün samimiyet ve içtenliğimizle teşekkür etmek insan olarak vicdan borcumuz değil midir!?</p>
<p>Huneyn ganimetleri paylaşıldıktan sonra kimileri evlerine ganimet ile dönerken, kimileri de Resûlullah (s.a.v) ile dönme bahtiyarlığına nail oldu&#8230;<br />
Bugün de kimileri dünya saltanat ve menfaatlerinin kurbanı olarak amel defterlerine kapkara satırlar yazdırırken, kimileri de ilahi rızaya nail olma yolunda;<br />
&#8220;Allah, karşılığında kendilerine Cennet vermek üzere mü’minlerden öz varlıklarını ve mallarını satın almıştır&#8221; (Tevbe Suresi Ayet 111)<br />
İlahi vaad ve sırrınca&#8230; haramdan uzak, helal hayatları saniye saniye yazdırma bahtiyarlığına eriyor&#8230;<br />
Yetmez mi!?</p>
<p><a href="http://twitter.com/Nidaiden" target="_blank" rel="noopener noreferrer">twitter.com/Nidaiden</a></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/insan-niyetiyle-kaderin-avucunda-zalimle-bulusur/">Bu yolun kaderini bilerek yüklendin payına düşen emanetini!</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
