<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>namaz arşivleri - Hizmetten</title>
	<atom:link href="https://hizmetten.com/tag/namaz/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://hizmetten.com/tag/namaz/</link>
	<description>Hizmet&#039;e Dair Ne Varsa...</description>
	<lastBuildDate>Wed, 14 Jan 2026 10:07:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/01/hizmetten_loga_web-150x150.png</url>
	<title>namaz arşivleri - Hizmetten</title>
	<link>https://hizmetten.com/tag/namaz/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Cuma Hutbesi &#124; Miraç&#8217;ın Meyvesi Namaz</title>
		<link>https://hizmetten.com/cuma-hutbesi-miracin-meyvesi-namaz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Jan 2026 10:07:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Cuma Hutbesi]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[cumahutbesi]]></category>
		<category><![CDATA[mirac]]></category>
		<category><![CDATA[namaz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=46429</guid>

					<description><![CDATA[<p>DERLEYEN: ERDEMLİLER YOLU AKADEMİ وَأَقِيمُوا الصَّلَاةَ وَآتُوا الزَّكَاةَ وَارْكَعُوا مَعَ الرَّاكِعِينَ “Namazı tam kılın, zekâtı verin, rükû edenlerle beraber siz de rükû edin.” (Bakara, 43).                      أَقْرَبُ مَا يَكُونُ الْعَبْدُ&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/cuma-hutbesi-miracin-meyvesi-namaz/">Cuma Hutbesi | Miraç&#8217;ın Meyvesi Namaz</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>DERLEYEN: ERDEMLİLER YOLU AKADEMİ</strong></p>
<p style="font-weight: 400; text-align: center;"><strong>وَأَقِيمُوا الصَّلَاةَ وَآتُوا الزَّكَاةَ وَارْكَعُوا مَعَ الرَّاكِعِينَ</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">“Namazı tam kılın, zekâtı verin, rükû edenlerle beraber siz de rükû edin.” <strong><em>(Bakara, 43).</em></strong></p>
<p style="font-weight: 400;">                     <strong>أَقْرَبُ مَا يَكُونُ الْعَبْدُ مِنْ رَبِّهِ فَهُوَ سَاجِدٌ، أَكْثِرُوا فِيهَا الدُّعَاءَ </strong></p>
<p style="font-weight: 400;">“Kulun Rabbine en çok yaklaştığı an, secde anıdır. Öyleyse orada çokça dua edin.” <strong><em>(Müslim, salât 215).</em></strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Muhterem Müslümanlar! Hutbemiz, <strong>Miraç’ın esas armağanı olan namaz </strong>hakkında olacaktır.</p>
<p style="font-weight: 400;">Gökler ötesi seyahatin en son noktasında Allah Rasulü’ne verilen <strong>Namaz,</strong> <strong>İlâhî bir armağandır.</strong> <strong>Namaz,</strong> mü’mini miraca götürecek <strong>nurdan bir helezondur.  Mi’raca</strong> namazla çıkılır, Allah’a namazla ulaşılır.  Herkese kılacağı namazı ölçüsünde bir mi’rac mukadderdir.Mü’mine düşen de, her namazda farklı farklı buutlarda bile olsa, <strong>mi’râcını tamamlamaktır.</strong></p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Namaz,</strong> insanın günde beş defa olgunlaşıp pişmesi ve kendisinden beklenen rengi alması demektir. Başka bir ifadeyle insanın, Cenâb-ı Hakk’ın emirlerinin kendisinde meydana getirdiği hâlin rengini aksettirmesidir… <strong>Zaten ideal mü’min odur ki</strong>; onu gördüğünüz zaman, kalbiniz istikamet kazanır, ahireti ve Rabbi hatırlarsınız. Peygamberimize (s.a.s):  <strong>&#8220;Allah’ın veli kulları kimlerdir?&#8221; </strong>diye sorulduğunda:          <strong>إِذَا رُؤُا، ذُكِر اللهُ عَزَّ وَجَلَّ</strong> &#8220;Onlar öyle kimselerdir ki;<strong>görüldükleri zaman, Allah Celle Celaluhü Hazretleri hatıra gelir.&#8221;</strong> cevabını vermişlerdir. <strong><em>(Taberi, 4/2731)</em></strong></p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Namaz; </strong>sürekli olarak insanın Allah’la alâkasını temin eder, rahmetle irtibatını devam ettirir. Bu yönüyle onunla boy ölçüşebilecek ikinci bir ibadet tasavvur etmek mümkün değildir.  <strong>Namaz, </strong>Allah katındaki <strong>en değerli ameldir; </strong>şayet ondan daha değerli bir şey olsaydı Allah, <strong>kullarını günde beş defa onunla mükellef kılardı.</strong></p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Namaz,</strong> mü’minin huzur-u ilâhide hesabını vereceği ilk ibadettir. Bir insan namaz kılmıyorsa hayatının en büyük kayıp kuşağında yaşıyor demektir. Allah (c.c), kendisine <strong>kulluk adı altında tevazu gösterdiğimiz nispette,</strong> bizi yükseltip insanlığın en üst mertebesine çıkaracaktır. Aksine biz, kendi menfaatlerimizin zebunu, çıkarlarımızın esiri olarak yaşadığımız ve sürekli gündelik işlerimizle meşgul olduğumuz müddetçe,  belki zâhiren kazanacak fakat hakikatte çok şey kaybetmiş olacağız.</p>
<p style="font-weight: 400;">Kur’ân’da, inanmaya ait meselelerin hemen ardında, <strong>namazdan bahsedilir</strong>. <strong>Namaz, imanın ikiz kardeşidir.</strong> İman, dinin nazarî -teorik- yanını teşkil eder; o nazarî yanın takviye edilmesi ve tabiatın bir derinliği hâline getirilmesi ise ancak namaz başta olmak üzere diğer ibadetlerle mümkün olur. Bu itibarla denebilir ki; <strong>namaz pratik imandır, iman da nazarî bir namazdır.</strong></p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Hz. Ali;</strong> namaza giderken rengi sararır ve ayaklarının bağı çözülürdü. Kendisine: “Ey mü’minlerin emiri! Nedir bu hâlin?” dendiğinde de<strong> “Bilmiyor musunuz, emaneti yerine getirmeye gidiyorum.” </strong>derdi. Abdullah İbn Ömer (r.a), namaza giderken <strong>–vazifenin ağırlığını duyma havası içinde</strong>– yavaş-yavaş yürürdü.</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Namaz günahlardan arınmaya vesiledir:</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Sahabeden Selman, yanında arkadaşlarıyla bir ağacın altında otururken eline bir dal parçası alır ve onu sallayarak yapraklarını dökmeye başlar, sonra da yanındakilere, Niçin böyle yaptığımı sormayacak mısınız? der. Yanındakiler, Niçin yapıyorsun? dediklerinde de şöyle cevap verir: Allah Resûlü de böyle yaptı ve bize, Niçin böyle yaptığımı sormayacak mısınız? dedi. Biz de Niçin ey Allah’ın Resûlü? dediğimizde şöyle cevap verdi: <strong>“Müslüman bir kişi güzelce abdest alır, sonra da kalkar namaza (giderse), bu yaprakların döküldüğü gibi, onun da günahları dökülür.”</strong> Buyurdu. <strong><em>(Ahmed İbn Hanbel, el-Müsned 5/437; Dârimî, tahâret 45).</em></strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Allah Resûlü (s.a.v) bir başka zaman şunları ifade eder: “Mümin, -Tilavet secdesi gerektiren ayetlerden- bir secde âyetini okuyup yüzünü yere koyduğu ve bu sayede Rabbine yaklaştığı zaman şeytan kaçar, oradan ayrılır ve “Eyvah bana!” diye feryat eder. <strong>Bu kişi secdeyle emrolundu, secde etti, cennete ehil hâle geldi, Rabbin rızasını kazandı.</strong> Ben de secde ile emrolundum ancak isyan ettim, benim için cehennem mukadder oldu der, vâveylâyı basar ve kaçar gider.” <strong><em>(Müslim, îmân 133; İbn Mâce, ikâme 70)</em></strong></p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>“Namaz benim gerçek göz aydınlığımdır<em>”</em></strong> diyen, <strong>Âbidlerin Rehberi Peygamber Efendimiz’in</strong> <strong>namaza göstermiş olduğu alâka, </strong>Ashâb-ı kirâmın birer namaz âşığı hâline gelmelerine vesile olmuş, O’nun izini takip edenlerin gönüllerinde de, <strong>“ibadetlerin özü Namaz”a</strong> karşı derin bir iştiyak uyarmıştır.</p>
<p style="font-weight: 400;">Sahabe efendilerimiz ibadete, özellikle de namaza asla doymazlardı, gecenin çoğunu namazda geçirirlerdi<strong>. Bazen saatlerce kıyamda kalırlar, bazen de uzun müddet secdeye kapanırlardı. Namazın lezzeti onlara bedenî yorgun-luklarını unuttururdu da, artık o vuslat dakikaları hiç bitmesin isterlerdi.</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Sahabenin rahlesine oturmuş <strong>hak erleri de birer namaz kahramanı</strong> olarak yetişmişlerdi. Mesela; <strong>Atâ İbn Ebî Rebâh, </strong>yaşlandığı, zayıfladığı ve tâkatsiz düştüğü günlerde bile, <strong>bir rekâtta</strong> <strong>Bakara sûresinden yüz âyet</strong> <strong>(on dört sahife)</strong> okuyordu.</p>
<p style="font-weight: 400;">O devirlerde ruhları saran ibadet iştiyakını göstermesi açısından, güzel bir misalde; onca dünyevî ve idarî işle meşgul olması gereken, Abbasi devletinin seçkin halifelerinden <strong>Harun Reşid’in,</strong>  hilafet süresi dâhil ölene kadar,<strong> her gün yüz rekât namaz kıldığı</strong> nakledilmektedir.</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Namaz,</strong> haşyet ve saygı dolu bir gönülle eda edildiği müddetçe, dünyevî-uhrevî bir saadet vesilesi olur.</p>
<p style="font-weight: 400;">Peygamber Efendimiz (s.a.s),<strong> “Kalk ya Bilâl! Bizi namaza çağır! Namazla bizi ferahlat!” </strong>buyurmuş, hayatın yoğunluğunun ancak namazla hafifleyeceğini ümmetine hatırlatmıştır. <strong><em>(Ebû Dâvûd, Edeb, 78)</em></strong></p>
<p style="font-weight: 400;">O halde, namazlarımızı <strong>bir külfet değil</strong>, gündelik işlerle yorulan ruhlarımıza huzur veren, <strong>bir </strong><strong>nimet</strong> <strong>olarak görelim</strong>. <strong>Geciktirmeden, geçiştirmeden, sünnetlerine ve ta’dili erkânına riayet ederek huşuyla kılmaya çalışalım.</strong></p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Bize düşen</strong>, niyetlerimizle ibadetlerimizde mükemmeli yapmaya çalışmak olmalıdır. Hedefe ulaşamasak da niyetimizin mükâfatını alırız. Unutmayalım ki, <strong>“Mü’minin niyeti, amelinden hayırlıdır.”</strong><strong><em> (Taberânî, VI, 185–186)</em></strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Cenab-ı Hak, kalplerimize namazın gerçek manasını <strong>duyursun,</strong> gönlümüzü ibadet sevinciyle <strong>doyursun.</strong></p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Kaynak:</strong> Bu hutbe <strong>“Miraç Enginlikli İbadet Namaz” </strong>kitabından derlenmiştir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/01/Cuma-Hutbesi-Miracin-Meyvesi-Namaz.docx">Cuma Hutbesi | Miraç&#8217;ın Meyvesi Namaz</a>    WORD</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/01/Cuma-Hutbesi-Miracin-Meyvesi-Namaz.pdf">Cuma Hutbesi | Miraç&#8217;ın Meyvesi Namaz</a>     PDF</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/cuma-hutbesi-miracin-meyvesi-namaz/">Cuma Hutbesi | Miraç&#8217;ın Meyvesi Namaz</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hocaefendi&#8217;nin &#8216;Namaz: Müminin Miracı&#8217; İsimli Kitabı İngilizceye Çevrildi</title>
		<link>https://hizmetten.com/hocaefendinin-namaz-muminin-miraci-isimli-kitabi-ingilizceye-cevrildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 Aug 2025 10:35:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[#salah]]></category>
		<category><![CDATA[ingilizce]]></category>
		<category><![CDATA[namaz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=44903</guid>

					<description><![CDATA[<p>Muhterem Fethullah Gülen Hocaefendi&#8217;nin &#8220;Namaz: Müminin Miracı&#8221; isimli eseri artık İngilizce olarak da okuyucularına sunuldu. Kitabın editörü Hakan Yeşilova, bu önemli çalışmayı yaptığı söyleşide anlattı. Muhterem Fethullah Gülen Hocaefendi&#8217;nin ardında&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/hocaefendinin-namaz-muminin-miraci-isimli-kitabi-ingilizceye-cevrildi/">Hocaefendi&#8217;nin &#8216;Namaz: Müminin Miracı&#8217; İsimli Kitabı İngilizceye Çevrildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2 class="page-summary"><span style="font-size: 14pt;">Muhterem Fethullah Gülen Hocaefendi&#8217;nin &#8220;Namaz: Müminin Miracı&#8221; isimli eseri artık İngilizce olarak da okuyucularına sunuldu. Kitabın editörü Hakan Yeşilova, bu önemli çalışmayı yaptığı söyleşide anlattı.</span></h2>
<div class="news-text">
<div>
<div>Muhterem Fethullah Gülen Hocaefendi&#8217;nin ardında bıraktığı eserleri, vefatından sonra da hizmet etmeye devam ediyor. Hocaefendi&#8217;nin &#8220;Namaz: Müminin Miracı&#8221; isimli kitabı bu çerçevede İngilizceye çevrildi.</div>
<div></div>
<div>Bu önemli eser, namazı sadece bir ritüel ya da bir ilmihal olarak ele almıyor. Namaz, kullukta yükseliş ve manevî bir yolculuk olarak ele alınıyor. Namazın İslam’ın direği olduğu, eksik kaldığında Müslüman’ın hayatında büyük boşluklar oluşacağı vurgulanıyor.</div>
<div></div>
<div>Kitabın editörü Hakan Yeşilova, yapılan bu önemli çalışmayı Tughra Books&#8217;un Youtube kanalında yaptığı söyleşide anlattı. İngilizce yapılan söyleşide özetle şu ifadeler yer aldı:</div>
<p><b>Ritüelcilikten Kurtulmak<br />
</b>Hocaefendi&#8217;nin yaklaşımı, ibadeti sadece dış şekil ile sınırlı görmeyip onun özünü ve ruhunu kavramaya çağırıyor. Namazda “bir olmak” (salah ile bütünleşmek) ve ibadeti içselleştirmek esastır.</p>
<p><b>Taabbüdîlik (Sadece Allah Rızası İçin İbadet)<br />
</b>Namaz, oruç, zekât gibi ibadetler dünyevî faydalar getirse de asıl amacı Allah’ın rızasını kazanmaktır. İbadetler sağlık, sosyal düzen veya kişisel huzur için değil, öncelikle Allah emrettiği için yapılır.</p>
<div><b>Manevî Boyut ve Miraç</b></div>
<p>Namaz, Hz. Peygamber’in (s.a.s) miraç yolculuğunun ümmete yansımasıdır. Her Müslüman, namazı bilinçli ve huşu içinde kıldığında kendi içsel miraca yükselebilir. Ancak bu, şekli (formu) terk etmek anlamına gelmez; asıl olan şekil ile ruhu birleştirmektir.</p>
<p><b>Kitabın Oluşumu ve Çeviri Süreci<br />
</b>Kitap, Hocaefendi&#8217;nin 1970’lerde İzmir’de verdiği vaaz ve derslerden derlenmiş, öğrencilerinin katkılarıyla geliştirilmiştir. Türkçeden İngilizceye çeviri sürecinde birçok editör çalışmış ve hem anlam hem de eserin duygusu korunmaya çalışılmıştır.</p>
<p><b>Editörün Vurgusu<br />
</b>Günümüzde teknoloji sayesinde bilgiye hızlı erişim olsa da bu aynı zamanda dikkat dağınıklığına yol açıyor. Oysa ibadetin özü, tam dikkat ve farkındalık ile Allah’a yönelmektir. Kitap, Peygamberimizin (s.a.s) namazdaki derin huşu örneklerini hatırlatarak okuru bu bilinçle namaza davet ediyor.</p>
<p><b>Neden Farklı Bir Kitap?<br />
</b></p>
<div>Bu eser, sadece namazın “nasıl kılındığını” anlatan bir ilmihal kitabı değil; namazın ruhunu, coşkusunu, Allah ile buluşturan yönünü edebî ve derin bir dille açıklıyor. Okurda, “namaz kılmalıyım çünkü bu Allah’ın emri ve en güzel yolculuktur” bilincini uyandırıyor.</div>
<div></div>
<div></div>
</div>
</div>
<div>
<p><iframe title="Salah: A Believer&#039;s Ascension to the Heavens! by M. Fethullah Gulen" width="1170" height="658" src="https://www.youtube.com/embed/L752q9yDSUw?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
</div>
<p><a href="https://hizmetten.com/hocaefendinin-namaz-muminin-miraci-isimli-kitabi-ingilizceye-cevrildi/">Hocaefendi&#8217;nin &#8216;Namaz: Müminin Miracı&#8217; İsimli Kitabı İngilizceye Çevrildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cuma Hutbesi &#124; İbadetlerin Fihristi: Namaz</title>
		<link>https://hizmetten.com/cuma-hutbesi-ibadetlerin-fihristi-namaz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Oct 2024 12:02:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Cuma Hutbesi]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[cumahutbesi]]></category>
		<category><![CDATA[namaz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=39582</guid>

					<description><![CDATA[<p>DERLEYEN: ERDEMLİLER YOLU AKADEMİ وَأَقِيمُوا الصَّلَاةَ وَآتُوا الزَّكَاةَ وَارْكَعُوا مَعَ الرَّاكِعِينَ “Namazı tam kılın, zekâtı verin, rükû edenlerle beraber siz de rükû edin.” (Bakara Sûresi, 2/43) Muhterem Müslümanlar! Bütün ibadetlerin&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/cuma-hutbesi-ibadetlerin-fihristi-namaz/">Cuma Hutbesi | İbadetlerin Fihristi: Namaz</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><span style="font-size: 12pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif;"><strong>DERLEYEN: ERDEMLİLER YOLU AKADEMİ</strong></span></h2>
<p style="text-align: center;"><strong>وَأَقِيمُوا الصَّلَاةَ وَآتُوا الزَّكَاةَ وَارْكَعُوا مَعَ الرَّاكِعِينَ</strong></p>
<p>“Namazı tam kılın, zekâtı verin, rükû edenlerle beraber siz de rükû edin.” <strong><em>(Bakara Sûresi, 2/43)</em></strong></p>
<p><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></p>
<p>Bütün ibadetlerin fihristi olan namaz, müminler için müjdeler taşır. Haşyet ve saygı dolu bir gönülle rahmet ve kerem sahibi Rabbimiz’e karşı, namaz adı altında kulluğumuzu eda etmemiz, dünyevî ve uhrevî saadetimizin ve bahtiyarlığımızın müjdesini taşır.</p>
<p>Şahsî kulluklar arasında namazla boy ölçüşecek ikinci bir ibadet tasavvur etmek mümkün değildir. Namaz, kullukların bütününün ruhunu özünde taşımakta, üzerinde hepsinden bir iz, bir işaret bulundurmaktadır.</p>
<p>Ara sıra mükellef olduğu sair ibadetler vakti gelince insanın omuzuna biner. İnsan onları eda eder ve mükellefiyetten kurtulur. Fakat namaz, sürekli insanın Allah’la alâkasını temin eder. Onun rahmetle bağını kurar. İnsan, yerine göre günde beş defa, hatta bazen en tatlı hazlarını terk etmek suretiyle kalkar, bu bağı kurmaya çalışır.</p>
<p>Onun içindir ki büyük bir davayı yüklenerek gelen beşerin en büyüğü Hazreti Muhammed (sallallâhu aleyhi ve sellem), namaza en büyük ehemmiyeti veriyordu. Kur’ân-ı Kerim namazın etrafında çok ciddi tahşidat yaparken <strong>Efendimiz de namazın dinin direği, kişinin mahşerde ilk hesaba çekileceği amel olduğunu haber veriyordu</strong>. Bizzat kendisi bu meseleye çok büyük ihtimam gösteriyorlardı. O, günde beş vakit namazla iktifa buyurmuyor, yetinmiyordu. Bu münacat ve sılanın gecede dahi devam etmesini diliyor ve bunu yapmaya çalışıyordu.</p>
<p>Kendisi için bir mükellefiyet saydığı gece namazını eda edemezse arada boşluk olmasın diye âdeta kaza ediyordu. Resûl-i Ekrem’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) başlayıp da daha sonra ara verdiği veya bıraktığı bir amel görmek mümkün değildi. Sadece ümmetine kolaylık olsun diye bazı meseleleri ara sıra terk ettiği düşünülse dahi gece belki onun kat kat fazlasını yapmak suretiyle kendine göre o boşluğu dolduruyordu.</p>
<p>Bu ruh ve bu şuur içinde yaşamış, aralıksız Allah’a doğru kanat çırpmış ve yükselmeğe çalışmıştı. Vefat ederken de başka şey düşünecek değildi ki! Onun son dakikalarını Hazreti Âişe vasıtasıyla öğreniyoruz:</p>
<p>Saadet hanesinin kapısı mescide açılıyordu. O, bir ayağının evinde, ailesinin içinde, bir ayağının mescitte olmasını düşünüyordu. İtikâfa girdiği zaman ara sıra başını saadet hanesine uzatıyordu. Maddî varlığı ile de âdeta ikiye bölünmüştü. Yarısı evinde, yarısı da mescidinde bulunuyordu. İşine giderken mescidinden geçip gidiyor; namazını kılıyor, oradan öyle ayrılıyordu. Evine girerken mescidine uğruyor, namazını kılıyor, öyle evine giriyordu. Onun için namaz bir yol, mescit de bir uğrak yeri olmuştu. Allah’a yükselinecek yer, imkân-vücûb arası makam olmuştu. O, bu yoldan bir an dûr olmadan ilerlemişti. Son dakikalarını da işte bu heyecan içinde geçiriyordu Fahr-i Kâinat Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem).</p>
<p>Sahabi O’nsuz saf bağlayıp Rabbin huzuruna durmak istemiyordu. Her sahabide gönül bu istikamette atıyor; kalb bu istikamette bir manayı gösteriyordu. Rabbimiz, vasıtasız herkesin ibadetini kabul buyurur. Fakat şu Muktedâ-i Küll, Rehber-i Ekmel’in arkasında, ebedî mihrabımıza teveccühün bir neşvesi vardır ki biz, âdeta Resûl-i Ekrem’in arkasına sığınarak kulluğumuzu O’nun vesayası altında Allah’a takdim ediyoruz. İşte bunu O’nsuz duyamayız. O’nu önümüzde gördüğümüz zaman duyacağımız şeyleri başka zaman duyamayız.</p>
<p>Namazın vakti geçmek üzereydi. Ne var ki onlar, kalkıp saf bağlayıp namaz kılmak istemiyorlardı. Hep önlerinde O’nu görmüş, O’nun arkasında namaz kılmaya alışmış, sûzişî nağmeleri altında ara sıra kendilerinden geçmiş, çoğu zaman daha secdeye varmadan ayaklarının bağı çözülmüş, secdeye kapanmış, buradan ayrılmak istememişlerdi. O da cemaatinin önüne çıkmayı, onlara namaz kıldırmayı düşünüyordu. Ama gel gör ki, hastalık O’nda takat bırakmamıştı ki mescide gelebilsin.</p>
<p>Humma O’nu kıskıvrak yakalamış, bir adım atmasına dahi imkân vermiyordu. Az kendine gelir gelmez “Namaz!” diyor ve ekliyordu: “Başımdan aşağı bir kova su dökün, ben kendime gelirim.” Başına bir kova su döküyorlardı. Az kendine geliyor, doğruluyor, sonra yine kendinden geçiyordu.</p>
<p>Sahabi ise mescitte imamını bekliyordu. İmam, cemaatinin önüne çıkacağı anı intizar ediyordu. Heyhat ki bunlar son düşüş kalkışlardı. Bir daha O, cemaatinin önüne gelemeyecek, secdeye kapanamayacaktı. Son dakikalarını yaşıyor, “Bir kova daha su dökün.” diyordu. Başından aşağıya kovalarla su boşaltılıyordu. Diğer tarafta ise sahabe gözyaşı döküyordu.</p>
<p>İmam gelmiyordu, gelmiyordu, gelmiyordu. Cemaat, imamın hasreti içinde; imam, namazın hasreti içinde kıvranıp duruyordu. İmamı böyleyken cemaati de böyleydi.</p>
<p>Allah hiç olmazsa bu mananın zerresini bizlere lütfetsin, bizi bu ufka ulaştırsın.</p>
<p>Son gündü; ecel yeli mülkünde esmeye başlamıştı. Felek adım adım O’nun mülküne yaklaşıyordu. Sur sesi gelmeye, hususi kıyametinin kopması için sebepler meydana gelmeye başlamıştı. Cemaat yine intizar içindeydi. Bir aralık odasının perdesi açılınca bütün yüzler güldü. İmam geliyor diye sevinmişlerdi. O, perdeyi kaldırmıştı, ancak ona da “Artık geleceksin!” denmişti. “Mele-i A’lâ, etekleri mücevherlerle dolu Seni bekliyor, biraz da semalara şeref vereceksin; yeter yerde kaldığın, ey semalı ve arzlı, geleceksin.” Vicdanı bu sesi duymuştu.</p>
<p>Perdeyi kaldırdı, cemaatini mükemmel buldu. Önlerinde nadide imam Ebû Bekir vardı. Tekbir alıp cemaate namaz kıldıracaktı. Bakışlarıyla, gayri bundan öte bu cemaat her şeyi halleder, der gibiydi. Tebessüm buyurdular. Eller açıldı, perdeyi indirdiler.</p>
<p>Ve bir daha da cemalini kimse görmedi. Ebû Bekir o cemali ancak birkaç saat sonra, evinden Efendimiz’in mübarek hanesine gelince görmüş, “Ölümün de hayatın kadar güzel!” demiş, o pâk alnından öpüvermişti.</p>
<p>Resûl-i Ekrem, son dakikalarına kadar namazın heyecan ve helecanını yaşamıştı. “Namaz, namaz!” demiş, yaşamış, “Namaz, namaz!” demiş, kovalarla suyu başından aşağı döktürmüş, yine “Namaz, namaz!” derken kanat çırpıp Rabbine yönelmişti.</p>
<p>Hazreti Ömer sinesinden hançeri yemiş, ölümün heyecanları içinde çırpınıyordu. Mescitten ezan sesleri yükseliyor, “Namaz! Emîra’l-müminîn” deniyordu. “Ha kalktım işte!” diyor ve zorla doğrulmaya çalışıyor. Her hareketinde içinden dışarıya bir şeyler çıkıyordu. Kaybettiği kandan, dudaklarını hareket ettirecek hâli kalmamıştı. Mosmor olan dudaklarıyla, namaz, diyor, heyecan duyuyor; namaz diyor kıpırdıyor; namaz diyor, harekete geçiyordu. Kalkabilir miyim, diye çırpınıp duruyor ama kalkamıyordu. Ömer ruhunu “Namaz, namaz!” diye diye teslim ediyordu.</p>
<p>Ömer’in sinesine hançer de namazda saplanıvermişti. Namaz aşığı insanın vuslatı namazda olmuştu. Allah Resûlü buyurmuşlardı: “<strong>Kulun Rabbine en çok yaklaştığı an secde anıdır. Öyleyse orada çokça dua edin</strong>.”<a name="_ftnref1"></a> <strong><em>Müslim, salât 215; Ebû Dâvûd, salât 148; Nesâî, tatbîk 78. </em></strong> Dudağı, bu müjdenin tebessümüyle süslü iken sinesinden hançeri yemişti. Belki orada, bütün esbabın sukût ettiği anda, “Allah’ım!” diye feryat edivermişti. Ve kimbilir bu ses semalarda nasıl mevceler yaptı; Arş’ta nasıl makes buldu, lâhut âleminde nasıl makes buldu. Biz bunu takdir edemeyiz. O da namaz diyerek bu bezme girmiş, namaz diyerek yaşamış, namaz diyerek Rabbin huzuruna varmıştı.</p>
<p>Namaz diyen kime baksanız aynı şeyi göreceksiniz. O, üzerimizden atacağımız bir angarya değildir. O, Rabb’e yakın olmanın ifadesidir.</p>
<p>Allah Resûlü şöyle buyurur: “Mümin, secde âyetini okuyup yüzünü yere koyduğu ve bu sayede Rabbine yaklaştığı zaman şeytan kaçar, ayrılır oradan ve “Eyvah bana!” diye feryat eder. Bu kişi secdeyle emrolundu, secde etti, cennete ehil hâle geldi, Rabbin rızasını kazandı. Ben de secde ile emrolundum ancak isyan ettim, benim için cehennem mukadder oldu, der, vâveylâyı basar ve kaçar gider.” <strong><em>Müslim, îmân 133; İbn Mâce, ikâme 70.</em></strong></p>
<p>Ey mümin, seni şeytandan uzaklaştıran namazdan bir an uzak olma! Hususiyle secdeye çok ehemmiyet ver. Bahane ara Rabbine secde etmek için, başını yere koymak için, derdini O’na şerh etmek için.</p>
<p>Kur’ân’da kurtuluşa eren, Firdevs cennetine vâris olan müminler haber veriliyor. <strong>قَدْ أَفْلَحَ الْمُؤْمِنُونَ </strong><strong>(1)</strong><strong> الَّذِينَ هُمْ فِي صَلَاتِهِمْ خَاشِعُونَ </strong><strong>(2) </strong><strong>وَالَّذِينَ هُمْ عَلَى صَلَوَاتِهِمْ يُحَافِظُونَ </strong><strong> </strong>1 – Muhakkak ki <strong>müminler</strong>, mutluluk ve başarıya erdiler. 2 – Onlar <strong>namazlarında tam bir saygı ve tevazu içindedirler. </strong>9 – Onlar <strong>namazlarını vaktinde eda edip zayi etmekten korurlar</strong>.” <strong><em>Mü’minun/23;1,2,9.</em></strong></p>
<p>Cenab-ı Hak, kalplerimizi ibadet neşvesine doyursun. İbâdet ü taate karşı yabancılaşmış, namazı angarya kabilinde eda eden, formalite olarak sunanlara namazın gerçek manasını duyursun. Âmîn.</p>
<p><strong>Kaynak:</strong> Biraz tasarrufla “Gönül Nameleri Hutbeler” kitabından alınmıştır. 8 Eylül 1978, Merkez Camii, Bornova-İzmir.</p>
<p><strong><a href="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2024/10/Ibadetlerin-Fihristi-Namaz.docx">Cuma Hutbesi | İbadetlerin Fihristi: Namaz</a>   WORD</strong></p>
<p><strong><a href="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2024/10/Ibadetlerin-Fihristi.pdf">Cuma Hutbesi | İbadetlerin Fihristi: Namaz</a>   PDF</strong></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/cuma-hutbesi-ibadetlerin-fihristi-namaz/">Cuma Hutbesi | İbadetlerin Fihristi: Namaz</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Allah’a Şirk Koşmayanların Affedileceği Gece: Mirâc</title>
		<link>https://hizmetten.com/allaha-sirk-kosmayanlarin-affedilecegi-gece-mirac/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Recep Atıcı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Feb 2024 22:31:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[mirac]]></category>
		<category><![CDATA[namaz]]></category>
		<category><![CDATA[Şirk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=36174</guid>

					<description><![CDATA[<p>Değerli dostlar, Salı’yı Çarşambayı bağlayan gece mübarek Miraç Kandilidir. Efendimizin (s.a.v.) Peygamberliğinin on birinci senesinde, Recep ayının 27. gecesinde en büyük mucizelerden biri olan İsra ve Mirâc mucizeleri gerçekleşmiştir. Mirâc&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/allaha-sirk-kosmayanlarin-affedilecegi-gece-mirac/">Allah’a Şirk Koşmayanların Affedileceği Gece: Mirâc</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Değerli dostlar, Salı’yı Çarşambayı bağlayan gece mübarek Miraç Kandilidir. Efendimizin (s.a.v.) Peygamberliğinin on birinci senesinde, Recep ayının 27. gecesinde en büyük mucizelerden biri olan İsra ve Mirâc mucizeleri gerçekleşmiştir. Mirâc mucizesi Efendimiz (s.a.v.)’in eşi Hatice Validemiz (r.a.) ile amcası Ebu Talib’in vefatından sonra gerçekleşmesi çok manidardır ki, Rabbimiz âdeta Efendimizi (s.a.v.)’i huzuruyla şereflendirmiş, onu teselli etmiş, rahmetin en yücesine mazhar etmiştir.</p>
<p>O gece, Cebrail (a.s.) geldi ve Efendimizi (s.a.v.) Mescid-i Haram’dan alıp Burak ile Kudüs’te bulunan Mescid-i Aksâ’ya götürdü. Oradan da, gökyüzündeki harika icraat ve Cenâb-ı Hakkın kudretine işaret eden âyet ve delillerini gösterdi. Diğer yandan semanın farklı tabakalarında bulunan bütün peygamberlerle görüştürdü.</p>
<p>Efendimizin (s.a.v.) bundan sonra <em><strong>“imkân ve vücub ortasında Kab-ı Kavseyn ile işaret olunan”</strong></em> makama çıktı. Hakikî mahiyetini bilemeyeceğimiz bir şekilde mekândan münezzeh olan Cenâb-ı Hakkın kelâmını işitti ve nihayetsiz güzellikteki cemâlini müşahede etti.</p>
<p>İşte önümüzdeki Salı’yı Çarşamba’ya bağlayan gece, Mirâc mucizesinin yıl dönümüdür. Mirâc mucizesinin ilk merhalesi olan Mescid-i Aksâ’ya kadarki bölüm Kur’an’da şöyle anlatılır:</p>
<p><em>“Ayetlerimizden bir kısmını ona göstermek için kulunu bir gece Mescid-i Haram’dan alıp çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ’ya seyahat ettiren Allah, her türlü noksandan münezzehtir. Şüphesiz ki O her şeyi hakkıyla işiten, her şeyi hakkıyla görendir.” (İsra sûresi, 17:1)</em></p>
<p>Mirâc’ın ikinci merhalesi de Efendimizin (s.a.v.) Mescid-i Aksâ’dan başlayarak semanın bütün tabakalarını geride bırakıp İlâhî huzurla müşerref olmasıdır ki, bu kısım da Necm Sûresinde şöyle ifade edilir:</p>
<p><em>“O ufkun en yukarısında idi. Sonra indi ve yaklaştı. Nihayet kendisine iki yay kadar, hatta daha da yakın oldu. Sonra da vahyolunacak şeyi Allah kuluna vahyetti. Onun gördüğünü kalbi yalanlamadı. Şimdi onun gördüğü hakkında onunla mücadele mi edeceksiniz? And olsun ki onu bir kere daha hakikî suretinde gördü. Sidre-i Müntehâ’da gördü. Ki, onun yanında Me’vâ Cenneti vardır. O zaman Sidre’yi Allah’ın nuru kaplamıştı. Gözü ne şaştı, ne de başka bir şeye baktı. And olsun ki Rabbinin ayetlerinden en büyüklerini gördü.” (Necm sûresi, 53: 7-18)</em></p>
<p>İnsanlık tarihinin en muazzam buluşması olan bu gecede Efendimize (s.a.v.) üç büyük nimete mazhar olmuştur. Bunlar; “<em>Beş vakit namaz, Âmenerresûlü ismiyle bilinen Bakara Sûresinin son iki ayeti ve ümmetinden Allah’a şirk koşmayanların affedileceği</em>” hususudur. (Müslim, Îman: 279)</p>
<p>Efendimiz (s.a.v.) bir hadis-i şeriflerinde, “Namaz mü’minin Mirâc’ıdır” buyurarak, namazın bir anlamda Cenab-ı Hak ile randevu gerçekleştirmek olduğuna işaret etmiştir.</p>
<p>Burada antrparantez şunu arz etmekte yayar var. İslâm’ın beş şartından birisi olan namaz ilk defa Mirâc Gecesinde farz kılınmış değildir. Namaz Mirâç’tan önce, hatta peygamberliğin ilk gününden itibaren vardı. Ancak Mirâc Gecesinde beş vakit olarak sabitlenmiştir.</p>
<p>Bununla ilgili en meşhur örnek, Hz. Ali Efendimizin (r.a.) on yaşında iken bir gün Efendimizi (s.a.v.) Hazret-i Hatice (r.a.) ile namaz kılarken gördü ve; “Nedir bu?” diye sordu.</p>
<p>Resûl-i Ekrem: “Ey Ali, bu Allah’ın seçtiği, beğendiği dindir. Ben seni bir olan Allah’a îmân etmeye davet ederim.” dedi.</p>
<p>Hz. Ali, önce biraz durakladı ve sonra şöyle dedi: <em>“Benim şimdiye kadar görmediğim, işitmediğim bir şey bu. Babam Ebû Talib’e sormalıyım.</em>”</p>
<p>Fakat, babasını evde bulamayınca şöyle düşündü: <em>“Allah, beni yaratırken Ebû Talib’e sormadı ki, ben de Ona ibâdet etmek için gidip kendisine danışayım.”</em> dedi ve Müslüman oldu.</p>
<p>Yine Mirâc Gecesinin hediyelerinden olan Bakara Suresinin son iki ayetinin faziletiyle ilgili Efendimiz(s.a.v.) şöyle buyrulmuştur:</p>
<p><em>“Bakara sûresinin sonunda iki ayet vardır. Kim bunları okursa geceyi ihya etme adına ona yeterlidir.”</em> (Buharî, Fedâilu’l-Kur’ân:10)</p>
<p>Efendimiz (s.a.v.) bir başka hadislerinde ise, bu iki ayet ile ilgili; <em>“Yüce Allah Bakara sûresine iki âyetle nihayet vermiştir. Onları okuyana mükâfatını Arş-ı Âlâdaki hazinesinden verecektir. Onları öğrenin, hanımlarınıza ve çocuklarınıza da öğretiniz.”</em></p>
<p>Dolayısıyla bu gecenin gündüzünü oruçla, geceyi de ibadetle ihya etmeliyiz. Bediüzzaman Hazretleri talebelerine yazdığı bir mektupta bu gecede yapılacak ibadete şöyle dikkat çeker:</p>
<p><em>“Leyle-i Miraç, ikinci bir Leyle-i Kadir hükmündedir. Bu gece mümkün oldukça çalışmakla kazanç birden bine çıkar. Şirket-i mâneviye sırrıyla, inşallah her biriniz kırk bin dille tesbih eden bazı melekler gibi, kırk bin lisanla bu kıymettar gecede ve sevabı çok bu çilehanede ibadet ve dualar edeceksiniz.” (14. Şua)</em></p>
<p>Bu muhteşem fırsatları kaçırmamak için âdeta bu günlerde medrese-i Yusuf’iyede bulunan kardeşlerimizin bir af müjdesini beklediği gibi dört gözle beklemeli ve bu geceyi hakkıyla değerlendirmek için aile ve arkadaş çevresiyle ihya etmeliyiz. İnsanlar ne kadar da dindar olursa olsun bir hatırlatma, bir teşvik, bir program bekliyor. Bilhassa topluca yapıldığında daha teşvik edici oluyor.</p>
<p>Ve tabiî ki insanlar laftan ziyade uygulama istiyor. Özellikle mübarek gecelerin kıymet ve faziletini anlatan hocaların bizzat kendisinin örnek olmasını istiyor.</p>
<p>Keşke sabahlara kadar ibadet edebilsek. Düşünsenize her programda belli bir yekûn teşkil edilse ve Rabbimize yalvarılsa, tüm dualar bütün ümmet için yapılsa toplam sayı milyonları bulmaz mı? Kim bilir, bu dua edenler arasında kalbi kırık, gözü yaşlı, yüreği yanık birisinin duasıyla her şey değişebilir.</p>
<p>İnşallah o günler de gelecek. Rabbim bizleri öylesi günlerin oluşmasına vesile kılsın, şimdiden Mi’rac gecenizi tebrik ediyor ve Rabbimin hep birlikte yapacağımız dualarımızı kabul buyurmasını niyaz ediyorum.</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/author/recepatici/">YAZARIN TÜM YAZILARI İÇİN TIKLAYINIZ</a></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/allaha-sirk-kosmayanlarin-affedilecegi-gece-mirac/">Allah’a Şirk Koşmayanların Affedileceği Gece: Mirâc</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Daha bereketli bir Ramazan ayı için ramazanufku.com yayında</title>
		<link>https://hizmetten.com/daha-bereketli-bir-ramazan-ayi-icin-ramazanufku-com-yayinda/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Mar 2023 20:03:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[namaz]]></category>
		<category><![CDATA[oruc]]></category>
		<category><![CDATA[Ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan ufku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=30529</guid>

					<description><![CDATA[<p>Daha bereketli bir Ramazan geçirilmesine katkı sunmak için hazırlanan ramazanufku.com sitesi yayına başladı. Site takipçilerine cüz cüz Kur’an okumanın yanı sıra video ve ses dosyaları üzerinden beş farklı okuyucudan Kur’an-ı&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/daha-bereketli-bir-ramazan-ayi-icin-ramazanufku-com-yayinda/">Daha bereketli bir Ramazan ayı için ramazanufku.com yayında</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Daha bereketli bir Ramazan geçirilmesine katkı sunmak için hazırlanan ramazanufku.com sitesi yayına başladı.</p>
<p>Site takipçilerine cüz cüz Kur’an okumanın yanı sıra video ve ses dosyaları üzerinden beş farklı okuyucudan Kur’an-ı Kerim’in otuz cüzünü de izleme ve dinleme imkanı sunuyor.</p>
<p>Aynı şekilde sitede Kur’an-ı Kerim’in ayrı cüzler şeklinde mealini okuma ve dinlemek de mümkün.</p>
<p>Bunların yanında otuz gün boyunca Ramazan-ı Şerif’le ilgili otuz makaleyi okuma, izleme ve dinleme fırsatı da sunuluyor.</p>
<p>Ramazan ve oruç konusuna dair sohbet, vaaz, soru ve cevaplar da sitede yer alıyor</p>
<p>Dua köşesinde ise yine Ramazan, oruç, Kur’an gibi konularda özel bazı dualar da mevcut.</p>
<div class="epyt-video-wrapper"><iframe  id="_ytid_65788"  width="1170" height="658"  data-origwidth="1170" data-origheight="658" src="https://www.youtube.com/embed/kALaY10RWHo?enablejsapi=1&#038;autoplay=0&#038;cc_load_policy=0&#038;cc_lang_pref=&#038;iv_load_policy=1&#038;loop=0&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;playsinline=1&#038;autohide=2&#038;theme=dark&#038;color=red&#038;controls=1&#038;disablekb=0&#038;" class="__youtube_prefs__  epyt-is-override  no-lazyload" title="YouTube player"  allow="fullscreen; accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen data-no-lazy="1" data-skipgform_ajax_framebjll=""></iframe></div>
<p><a href="https://hizmetten.com/daha-bereketli-bir-ramazan-ayi-icin-ramazanufku-com-yayinda/">Daha bereketli bir Ramazan ayı için ramazanufku.com yayında</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Namaz kılan insan değil; namaz delisi olan insanlar!.. &#124; M. Fethullah Gülen Hocaefendi</title>
		<link>https://hizmetten.com/namaz-kilan-insan-degil-namaz-delisi-olan-insanlar-m-fethullah-gulen-hocaefendi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mizan]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Feb 2023 04:30:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hocaefendi]]></category>
		<category><![CDATA[Mizan]]></category>
		<category><![CDATA[namaz]]></category>
		<category><![CDATA[namaz delisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=29823</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dirilişin Erkânı *Ruhî ve kalbî hayatımız adına yitirdiğimiz şeyler nelerse ihyâ hareketi, ihyâ hamlesi adına belki en önemli mesele odur yeniden yitirdiğimiz o şeyi bulmak; onu bütün canlılığıyla tabiatımızın bir&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/namaz-kilan-insan-degil-namaz-delisi-olan-insanlar-m-fethullah-gulen-hocaefendi/">Namaz kılan insan değil; namaz delisi olan insanlar!.. | M. Fethullah Gülen Hocaefendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span class="style-scope yt-formatted-string" dir="auto">Dirilişin Erkânı *Ruhî ve kalbî hayatımız adına yitirdiğimiz şeyler nelerse </span><span class="style-scope yt-formatted-string strikethrough" dir="auto">ihyâ hareketi, ihyâ hamlesi adına belki en önemli mesele odur</span><span class="style-scope yt-formatted-string" dir="auto"> yeniden yitirdiğimiz o şeyi bulmak; onu bütün canlılığıyla tabiatımızın bir yanı haline getirmek; başkalarına gösterme niyetiyle değil fakat başkalarına rehberlik yapma adına onu çok parlak olarak sergilemek… İnsanlığın şeklî müslümanlıktan, sûrî müslümanlıktan kurtulması buna bağlıdır. </span></p>
<p><span class="style-scope yt-formatted-string" dir="auto">*Namaz kılan insan değil; namaz delisi olan insanlar!.. Hadis-i şerif ifade ediyor: Mescitten çıktıktan sonra kalbini mescitte bırakan.. “muallak” tabiriyle.. kalbi takılmış, mescidin bir yanında kalmış: “Ya biz öğleyi kıldık, bu müezzinler niye ikindi ezanını okumuyorlar ki? Koşa koşa gidelim, bir defa daha Cenâb-ı Hakk’ın huzurunda kemerbeste-i ubûdiyet içinde el pençe divan duralım. Eğilelim, azametini ifade edelim; küçüklüğümüzü ifade edelim; başımızı yerlere sürelim: ‘Allah’ım, büyüklüğün adına bunları yapıyor ve bunlarla kendi küçüklüğümüzü haykırıyoruz.’ diyelim!..” İnsanlığın İftihar Tablosu, fazilet sıralaması içinde zikrettiği şeyler arasında, “Mescitten ayrıldıktan sonra kalbi mescide takılı kalan insan” diyor. Bu da namaz delisi olmaya bağlı; oruç delisi olmaya bağlı; teheccüd delisi olmaya bağlı; her şeyi şuurluca yerine getirme delisi olmaya bağlı. En azından buna talip olmaya bağlı!.. </span></p>
<p><span class="style-scope yt-formatted-string" dir="auto">*Kalbinizi Cenâb-ı Hakk’a tevcîh ettiğinizde, kirlenmemiş kalblerinizle O’na yöneldiğinizde, bugün olmasa yarın, yarın olmasa öbür gün, öbür gün olmasa daha sonraki gün siz onu duymaya namzet bulunuyorsunuz. </span></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/namaz-kilan-insan-degil-namaz-delisi-olan-insanlar-m-fethullah-gulen-hocaefendi/">Namaz kılan insan değil; namaz delisi olan insanlar!.. | M. Fethullah Gülen Hocaefendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Namaz</title>
		<link>https://hizmetten.com/namaz-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Egeli]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 02 Oct 2021 06:00:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kürsü]]></category>
		<category><![CDATA[M.Fethullah Gülen]]></category>
		<category><![CDATA[namaz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=22474</guid>

					<description><![CDATA[<p>Namaz müminin miracı, mirac yolunda ışığı-burağı.. yollardaki inanmış gönüllerin sefinesi-peyki-uçağı.. kurbet ve vuslat yolcusunun ötelere en yakın karargâhı, en son otağı, gaye ile hemhudut en büyük vesilelerden biridir. Kıyamet gününde,&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/namaz-2/">Namaz</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Namaz müminin miracı, mirac yolunda ışığı-burağı.. yollardaki inanmış gönüllerin sefinesi-peyki-uçağı.. kurbet ve vuslat yolcusunun ötelere en yakın karargâhı, en son otağı, gaye ile hemhudut en büyük vesilelerden biridir.</p>
<p>Kıyamet gününde, ak alınlı, aydın bakışlı; secde ve abdest uzuvlarındaki emarelerle öndekilerden de önde; elleri, yüzleri tertemiz, vicdanları göktekilerin iç âlemleri kadar nezih olmanın yolu da yine namaz ve namaz öncesi amellerden geçer. Aynı zamanda, Allah&#8217;a yakınlığın ayrı bir ünvanı da sayılan ve çok farklı derinlikleri bulunan bu namaz ibadetine; kulluk düşüncesine kilitlenip ömrünü Hakk karşısında geçirme mânâsına ribati da diyebiliriz.</p>
<p>Abdest -ileride müstakillen ele alınıp işleme düşüncesi mahfuz- namaz yolunda ilk tembih ve en birinci hazırlık; ezan ise -o da müstakillen anlatılmalı- ikinci uyarı ve önemli bir &#8220;metafizik gerilimi yoludur. Abdestle, bedeni nâpâk şeylerden ve sezildik-sezilmedik menfîliklerden arınan insan, ezanla vicdan ve tasavvurlarını dinler.. ilk kılacağı namazla da özündeki sesi-soluğu bulmaya çalışır.. ve ancak cemaatle gerçekleştirilebilecek büyük hareketin startını beklemeye koyulur.</p>
<p>İnsanı, arşiyeler gibi döndüre döndüre sonsuzluğun semâlarında dolaştıran ve götürüp tâ melekler âlemine ulaştıran mirac enginlikli bu mübarek ibadet, günde beş defa kendimizi içine salıp yıkanacağımız bir çay gibidir ki, her dalışımızda bizi hatalarımızdan bir kere daha arındırır; alır ummâna taşır ve sürekli başlangıçla son arasında dolaştırır ki, bu da buudlarımız dışında bir uhrevîleşme ve ebedîleşme temrinâtı demektir.</p>
<p>Namazla, gece-gündüz sırlı bir taksime tâbi tutulur. Hayat, ibadet eksenli bir zaman anlayışına göre tanzim edilir.. ve bu sayede davranışlarımızın, Hakk murâkabesi altında hüsn-ü cereyanı sağlanır.. derken, ibadet dışı hareketlerimiz de, ibadet halini alır.. ibadet rengine bürünür.. ve yeryüzündeki fâni hayatımız göklerdekilerin rengiyle tüllenmeye başlar.</p>
<p>Dünyevî gürültüler veya umûmî sükût içinden ezanın taşacağı an; saatlerin ibreleri, güneşin yer değiştirmesi, cami çevresindeki sesin-soluğun çoğalması, her yanda ebediyet heyecanının yaşanması, müezzinlerin gırtlak kontrolü ve hoparlörlerin hırıltılı-gürültülü sesleriyle belli olunca, sînelerde sessiz sessiz konuşmalar, henüz uykudan yeni kalkmış insanların dağınıklığı içinde sayıklamalar, dünya-ukbâ arası bir berzah yaşanıyor gibi buudlarımızı aşan sözler duyulmaya başlar.. ayrıca, düşüncelerin yeni bir mecrâ arayış manevraları ve henüz namaza girilmediği halde, namaz yolu mülâhazasıyla daha bir sürü his ortaya çıkar.. dünya kadar şey mırıldanılır.. ve biraz sonra gerçekleştirilmesi plânlanan ibadet adına metafizik gerilim ve konsantrasyon aranır.. ve bütün rûhî melekelerle kıvama erilmeye çalışılır.</p>
<p>Mescide doğru yürüyüş, yol mülâhazası, abdestle gerçekleştirilen ilk gerilim ve akordasyon hep birer kıvama erme cehdi sayılabilirler. Ezan, âdeta harem dairesine alınma daveti, ruhumuzun derinliklerinde bizi konsantrasyona hazırlayan ledünnî bir ses ve duygularımız üzerine inip-kalkan bir mızrap gibidir. Her gün tekerrür ettiğinden kulaklarımız ona alışmış olsa da, düz mantığımız ona karşı bir kanıksama hissetse de, ezan, her zaman ötelerle aramızdaki tepelerin arkasından tıpkı bir ay gibi birdenbire zuhur eder.. yıldırımlar gibi gürler ve bir anda arzî olan nazarlarımızı semâya çevirir.. ve derken her yanda şadırvanlar gibi ince ince çağlayan, şelâleler gibi ihtişamla coşan yepyeni ilâhî bir fasıl başlar.. ve başlar-başlamaz da ruhlarımıza dünyanın en enfes, en çarpıcı ve en diriltici mûsıkîsini boşaltır. Onunla da kalmaz, bizi çağrışımların atlas iklimine çeker ve gönüllerimize aydınlık çağların büyülerini fısıldar. Zaman üstülüğe açık hayallerimizi, tarihin değişik dönemeçlerinde kaybettiğimiz şeyleri bulup, getirip iâde etmekle coşturur.. ve her defasında bize taptaze bir demet ses, bir demet şiir, bir demet âhenk bahşeder. Biz, ezanı her zaman, bir mûsıkî banyosu alıyormuşçasına bütün benliğimizle duyar ve her duyuşumuzda, bilemediğimiz bir büyü ile bir başka tat, bir başka letâfet, bir başka hazza uyanırız. Bu duyuş ve bu seziş çok defa bizde, bir sihirli helezonla göklere doğru yükseliyor veya bir balonla çok yukarıda dolaşıyormuş gibi bir his uyarır. Hele bir de ezan, usûlüne uygun ve vicdanın sesi, soluğu olarak icrâ ediliyorsa.. göklerin nûra gark olduğu, ruh-i revân-ı Muhammedî&#8217;nin şehbal açtığı ve lisan-ı Ahmedî&#8217;nin arz u semâyı çınlattığı ezan dakikaları ne nurlu ve hislidir! İnsan o dakikalarda ruhunun derinliklerine inip vicdanını dinleyebilse, ne keşfedilmedik mânâların içine aktığını ve kendi derinliklerinde ne çağrışımların kaynaştığını duyacaktır!</p>
<p>Her zaman kendini yenileyip kalbî ve rûhî hayatı itibâriyle taze kalabilen canlı vicdanlar, her ezan vaktinde, onun ilk gökten indiği dönemin halâvet ve tarâvetini duyar ve minarelerden yükselen sesin içinde peygamberlerin çağrılarını dinlerler.. gönlünde meleklerin tekbir, tehlil, şehadet korosuna erer.. ve âdeta Cibrîl&#8217;in dirilten nefeslerini, İsrâfil&#8217;in hayat veren soluklarını duyar gibi olurlar.</p>
<p>Ezanla, namaz dışı gerilim ve doyum tamamlanınca, henüz farzla gerçek kurbet enginliklerine açılmadan evvel, ılgıt ılgıt ilâhî rahmet esintilerinin ruhları kuşatma faslı sayılan ilk nafile namaz ve kametle, o dakikaya kadar adım adım derinleştirilen konsantrasyon bir kere daha kontrol edilir; nihâî huzura ait teveccüh ve temkin bir kere daha gözden geçirilir ve miraca yürünüyor gibi namaza yürünür. O âna kadar gönlümüze çarpan, insanî yanlarımızı alarma geçiren ve bizi ebedî mihrabımıza yönlendiren ses, söz ve davranışlar, vicdan tellerinde gönlümüze ait hakiki nağmeleri bulabilmek için bir akort ameliyesi gibidir. İbadette asıl ses ise, o biricik mihrap karşısında, duygu, düşünce birliğine ulaşmış ve bir imam arkasında elpençe divan durmuş; eğilip saygı ve hürmetini ifade eden, kalkıp Hakk karşısında temennâ duran; yerlere kapanıp baş ve ayaklarını aynı noktada birleştirerek Allah&#8217;a yürüyen cemaatin müşterek davranışlarıyla başlar. Bizler cemaat şuurunu vicdanlarımızda duyduğumuz ölçüde, peygamberlerle yaşanmış aydınlık çağların bütün güzellik ve cümbüşünü duyuyor ve hissediyor gibi oluruz.</p>
<p>Evet, namazın göklerdeki âhengiyle bütünleşmiş olanlar için imamın arkasındaki her hareket, her söz, insanoğlu için yitik cennet adına bir hasret ve bir dâussıla sesi verir, bir ümit ve bir vuslat duygusuyla tüllenir. Kendini, namazın mirac buudlu havasına salan hemen herkes için o, cennet dönemlerimizin ve ötedeki cennetlerin nazlı, hülyalı günlerinin fecir tepelerine benzer. Bizler, his dünyamızın vüs&#8217;ati ölçüsünde, her namaza duruşumuzda, cennet güzelliklerinden tâ bizim altın çağlarımıza uzanan bütün bir ışık kuşağının safvetini, sükûtunu yudumlar ve neşeyle geriniriz. Bu sayede, dünyanın binbir dağdağasıyla dağınıklığa uğramış zihinlerimiz toparlanır.. ruhlarımız cismâniyetin kasvetli atmosferinden sıyrılır ve gönül dünyamız bir kere daha vuslat mülâhazasıyla köpürür. Her namaz vakti ve her farz edasında olmasa bile, ruh ve gönül erleri hiç olmazsa her gün birkaç kez, ezel ve ebed arası gelir-gider.. sık sık geçmişi geleceği birden düşünce menşurundan geçirir.. ve geçmiş gibi görünen zamanın altın dilimlerini, geleceğin ümitle tüllenen yemyeşil zümrüt tepeleriyle bir arada temâşâ eder.. ve başkalarının yaşadıkları hayatla bizim ömürlerimizi aynı anda duyar ve yaşar, kevser yudumluyor gibi içimizde binbir lezzet ve mutluluğun hatıralarını buluruz. Tıpkı rüyalarda olduğu gibi mesafeleri aşar.. zamanüstü âlemlerde dolaşır.. fevkalâdeliklerin bütün zevklerini duyar.. duygudan duyguya, fikirden fikire geçer.. her ânı, ayrı bir marifet, ayrı bir muhabbet ve ayrı bir zevk tûfânı içinde geçiririz. (Bu mülâhazalar irfan ufku bu noktaya ulaşanlar içindir.)</p>
<p>Hele bir de ruh ve gönül namazlaşınca, artık bu nûrânî keyfiyet evirir-çevirir, her zamanki amelimizin yerine kendi âhengini, kendi şiirini ve kendi semâvîliğini getirir ikâme eder.</p>
<p>Günde birkaç defa, düşünce ve hülyalarımızı besleyen namaza ait sırlı ve sihirli hareketler, her zaman bizi mâverâîliğe taşıyabilecek bir yol ve bir menfez bulur ve gönüllerimize:</p>
<p><em>&#8220;Mekânım lâ mekân oldu<br />
Bu cismim cümle cân oldu<br />
Nazar-ı Hakk ayân oldu<br />
Özüm mest-i likâ gördümi&#8221; (Nesîmî)</em></p>
<p>dedirtir.. ve böylece ibadet, gönüllerde gizlenen, gizlenip kenzen bilinen o ezelî güzellik ve bütün vâridâtların kaynağını, buudlara sığmayan derinlikleriyle bir kere daha fâş eder. Bu itibarladır ki, namazın içinde açıktan açığa bilinen ve net olarak görünen hususlardan daha çok, azamet ve heybet buğulu, kemmiyet ve keyfiyetleri aşan bir his tûfânı ve bir duygu anaforu yaşanır. Namazda, hep söylenemez şeyler beyan ufkumuzu sarar.. ifadesi imkânsız hisler ruhumuza garip bir mûsıkî fısıldar.. gündelik lisana sığmayan engin duyuşlar, düşünüşler benliğimizi işgal eder.. ve maddî aklın, mücerret mantığın sınırlarını aşan gaybûbet renkli bir fetânet, peygamber çizgisindeki meâdî bir düşüncenin kapılarını aralar. Bu açıdan da diyebiliriz ki, kulun namazdan daha büyük bir ibadeti ve namaz içinde köpüren tasavvur ve tahayyüllerden daha sıhhatli ve engin bir hali yoktur.</p>
<p>İnsan ruhunun, duyuş ve sezişleriyle şuhud ve vücudu aşıp gayb noktasına ulaştığı namaz ufku, onu duyan ruhların bütün hasretlerini, hicranlarını ve dâussılalarını söyler. Aynı zamanda kalbin itmi&#8217;nânını, insanî duyguların revh u reyhânını, varlığın ezelî serencâmesini, yıldızların yeryüzünü temâşâsını, göklerin sırlarını, ukbânın ışıklarını, cennetin yamaçlarını, yamaçlarda salınan ağaçlarını, ağaçların altında her zaman çağlayan ırmaklarını söyler.. rükünleriyle söyler, içindeki Kur&#8217;an&#8217;la söyler, duâlarla söyler; söyler ve söylediklerini yepyeni bir edâ ve üslupla ruhlarımıza kevserler içiriyor gibi tekrarlar&#8230;</p>
<p>Kıyamdan sonra, kulluğa kilitli bu sadık bendeler, saf ruhlarının heyecanlarını, müstakîm düşüncelerinin ra&#8217;şelerini bir kere de rükû kürsüsünden haykırmak isterler. Azamet ve ceberûtun, rahmet ve lütfun halitasından hasıl olan bir duyguyla ve heybete bürünmüş bir edâ içinde âdeta bir asâ gibi bükülürler.. bükülür ve iliklerine kadar işleyen bir kulluk şuuruyla hep ilâhî azameti mırıldanır ve bir kısım gök sakinlerinin Allah&#8217;a yöneliş üslupları sayılan rükû ile &#8220;Hazîratü&#8217;l-Kudsiün kapılarını zorlar ve o kapıların aralanması ölçüsünde kendi rûhî âlemlerinin derinliklerine kavuşurlar. Hacda ve başka yolculuklarda, tepelere tırmanılması, tepelerin aşılıp düzlüklere varılması tekbir, tehlil fasıllarıyla seslendirildiği gibi, namaz ünvanı altında ruhun mirac yolculuğu da, bir bölümden diğer bölüme geçişte hep aynı mübarek duygu ve düşüncelerle ve hep aynı mübarek kelimelerle ifade edilir. Hemen her rükünde, Allah&#8217;a karşı saygılı olmayı en iyi şekilde dile getirmek üzere söylenilen tekbirlerle, tahmidlerle ve bu kelimelerin çağrıştırdığı mülâhazalarla yüce divânın kapı tokmaklarına dokunulur; sonra da, bir eşref saati en mükemmel şekilde değerlendirme dikkat, teyakkuz ve temkiniyle beklemeye geçilir; geçilir ve avını bekleyen bir kedi hassasiyeti, bir örümcek sabrıyla ilâhî vâridât ve tecelliler avlanmaya çalışılır.</p>
<p>Namazda rükû, kıyamdan bir adım daha ileride üzerimize nefehâtını salar, ruhlarımıza hayattan daha güzel, cismânî zevklerden daha enfes ve bu sınırlı dünyada gerçekleştirilmesi imkânsız bir rüyadan, hem de tasavvur edemeyeceğimiz ölçüde bir rüyadan neler neler fısıldar. Gönüllerimize, istediğimiz, beklediğimiz nesnelerin ötesinde zümrütten günler, saatler ve dakikalar vaadeder. Zaten, hepimiz biraz da ümitlerimizin, mefkûrelerimizin, hülyalarımızın, beklentilerimizin çocukları değil miyiz? Hemen hepimiz, bugünkü tersliklerle hırpalanıp da gerçeğe uyanınca, içinde bulunduğumuz zamanı aşar ve ileride elde edeceğimiz hayat ve saadetin ümidiyle &#8220;gelecek zamani der ve tebessümlerle cennetin yamaçlarını süzeriz.</p>
<p>Rükû, Hakk karşısında iki büklüm olma mânâsındaki buuduyla, bütün kaddi bükülmüşlerden bir ses alır; yer yer &#8220;Rabbim bana zarar dokundui, zaman zaman da &#8220;Dağınıklık ve tasamı sadece sana açıyorumi der ve bize hayat ırmağından bir çağlayış, Yusuf ilinden de bir gömlek kokusu duyurur.. duyurur, hep hakikatlerin ötesinden gelecek hârikulâdeliklerin zuhur edeceği neşesiyle bizleri coşturur. Hem öyle bir coşturur ki, benliğimizden fışkıran bir hamd ü senâ tûfânıyla belimizi doğrultur ve O&#8217;na, bir ara fasıl minneti daha sunarız. Bu kısacık ayakta duruş, ilkinden farklı ve ayrı bir Hakk&#8217;a yürüme limanıdır. Bu nurlu limanda kıyamı, kıraati, rükû tesbihlerini, bir kere daha gönlümüzün derinliklerinden geçirir; hislerimizin sınırsızlığını, hayallerimizin sonsuzluğunu, bu kısacık tevakkuf içine sıkıştırarak duymaya çalışır ve bütün his gücümüzü vâridât avlamak üzere seferber eder ve yakaladığımız &#8220;kenz-i mahfîi tayflarıyla kendimizi daha engin ve kurbet renkli bir yeni duyuş çağlayanına salıveririz. Namazı rükûda duyup kıyamda dinleyenlerin nasıl bir haz ve lezzete erdiklerini, nasıl bir haşyet ve saygıyla kıvrandıklarını, nasıl bir ümitle gerilip nasıl bir korkuyla ürperdiklerini kestirmek zordur. Bu duyuş, bu dinleyiş, vuslata atılan adımların en ciddilerinden ilki, secde de bunun ikincisidir.</p>
<p>Secde, namazın içindeki mevhibe ve vâridâtın şükür zemini, erimiş gönüllerin kulluk kalıbına tam olarak döküldükleri mehâbet potası, duâlarla Hakk&#8217;ın kabulü, ortasında iki nokta arasındaki doğru çizgi ve bulunup bilinecek, bilinip sevilecek Zât&#8217;a karşı duyguların, düşüncelerin visâl koyu ve buluşma arsasıdır. Bizler, gerçek konumu içinde secdeyi duyup dinledikçe, imandan, İslâm&#8217;dan, ihsandan süzülmüş bir usârenin, namazlarımızın kıyam, rükû ve kavmesinden geçerek gönüllerimizin zümrüt tepelerine aktığını hissederiz.</p>
<p>Secdede baş ve ayaklarımızı aynı noktada birleştirerek yusyuvarlak hâle gelir; bir yay gibi gerilir; bir ses, bir soluk olur inler ve ümitlerimizin ameller önündeki herşeye yeten enginliğini, rahmetin herşeye sebkat eden öndeliğini imanımızla birleştirir, bütünleştirir; bir ucu dünyada bir ucu ukbâda âdeta bir gökkuşağına benzeyen bu alâim-i semâ altından geçmek sûretiyle tâliimizi değiştirmeye çalışırız.</p>
<p>İnsan, secdedeki duyuş ve sezişlerin kendisini yükseltmiş bulunduğu bahtının zirvesinden bakıp gerçeği temâşâ ettiği bu noktada, kalbinin dilini kullanarak, hislerinin bütün kelimelerini ortaya dökerek, dünyayı biraz âhirete doğru yönlendirip, öteleri de biraz ruh dünyasının içine aksettirerek kulluğunun destanını okuyor gibi bir mazhariyeti duyabilir, yaşayabilir.</p>
<p>Evet onun, kulluk şuuruyla coşan duâları, Allah&#8217;ın rahmet ve lütuf çağlayanlarıyla karşılaşıp birbirinin içine akıp da duâ ve icabet buluşunca, duygularımız cennet hayatı gibi güzel, vuslat gibi engin çağlamaya başlar. Anlayanlar için bu güzelliklerin tadı o kadar keskin, şivesi o kadar büyüleyicidir ki, onu bir kere duyup yaşayanlar bu nimetlere ve nimet sahibine nasıl şükredeceklerini bilemezler.</p>
<p>Başı yerde ve ışıktan bir helezonla en ulaşılmaz zirvelere tırmanıp ve semâvî seyahatle Hakk&#8217;a yakınlığı derinleştiren bir kurbet eri, &#8220;Hazîratü&#8217;l-Kudsie ermiş olma his, şuur ve mahmurluğuyla vuslatını bir başka buudla daha da renklendirmek üzere Hakk&#8217;a tazim ve tekrimini arzederek saygıyla başını kaldırır ve huzurda bulunmanın bütün âdâbıyla &#8220;et-tahiyyât&#8230;i diyerek vecde gelir ve artık bir yeryüzü varlığı değilmişçesine tabiatüstü bir hal, bir mânâ ve bir büyüye bürünür.</p>
<p>Öyle ki, bu engin hazlarla coşan namaz kahramanı, doyma bilmeyen bir hisle, kemmiyet ve keyfiyet sınırlarının üstünde, niyetle derinleştirip sonsuzlaştırdığı; yakîniyle Hakk&#8217;la irtibatlandırıp hulûsuyla ebedîleştirdiği, mal, can ve bütün ilâhî mevhibeler adına Hakk&#8217;a karşı minnet borcunu edâya yönelir; gönlünün bütün duyarlılığıyla Allah&#8217;ı anar ve inler.. Nebî&#8217;yi yâdeder, içi inşirahla dolar.. kendisiyle aynı mutluluğu paylaşan insanları düşünür, hayır duâlarıyla gürler.. ve tekbirlerle başlattığı bu mirac yolculuğunu, dinin temeli sayılan şehâdetlerle noktalar&#8230;</p>
<p>Namaza alışmış ve onunla beslenen insanlar, ona hiçbir zaman doymazlar. Doymak şöyle dursun, her namaz bitiminde &#8220;daha yok mu? der, nafileden nafileye koşar; duhâ ile güneş gibi yükselir, evvâbinle gidip kurbet tokmağına dokunur, teheccüdle berzah karanlıklarına ışıklar gönderir ve ömrünü âdeta ibadet atkıları üzerinde bir dantela gibi örmeye çalışır ve kat&#8217;iyen içinde yaşadığı nurlardan, ruhunu saran mânâlardan ayrılmak istemez.. istemez ve hep ibadetin vaadettiği güzelliklere koşar.</p>
<p><strong><span class="tip">Sızıntı, Temmuz 1994, Cilt 16, Sayı 186</span></strong></p>
<p><strong>Kaynak: Yeseren Düsünceler / M. Fethullah Gülen</strong></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/namaz-2/">Namaz</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bazılarına namaz kılma, abdest alma imkânı bile verilmiyor &#124; M.Fethullah Gülen Hocaefendi</title>
		<link>https://hizmetten.com/bazilarina-namaz-kilma-abdest-alma-imkani-bile-verilmiyor-m-fethullah-gulen-hocaefendi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mizan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Aug 2021 08:01:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[M.Fethullah Gülen]]></category>
		<category><![CDATA[mizan]]></category>
		<category><![CDATA[namaz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=21501</guid>

					<description><![CDATA[<p>#hocaefendi​ #fethullahgulen​ #mizan​ Bu video 05/02/2017 tarihinde yayınlanan &#8220;MAHPUSLAR, MAZLUMLAR, MUHÂCİRLER VE HİMMET&#8221; isimli bamtelinden alınmıştır. Tamamı burada: https://www.herkul.org/bamteli/bamteli-mahpuslar-mazlumlar-muhacirler-ve-himmet/ Himmet, Allah’ın lütuf buyurduğu her türlü rızıktan infakta bulunarak dine/insanlığa hizmet&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/bazilarina-namaz-kilma-abdest-alma-imkani-bile-verilmiyor-m-fethullah-gulen-hocaefendi/">Bazılarına namaz kılma, abdest alma imkânı bile verilmiyor | M.Fethullah Gülen Hocaefendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><iframe src="//www.youtube.com/embed/8S5mq_hqk30" width="560" height="314" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe>#hocaefendi​ #fethullahgulen​ #mizan​ Bu video 05/02/2017 tarihinde yayınlanan &#8220;MAHPUSLAR, MAZLUMLAR, MUHÂCİRLER VE HİMMET&#8221; isimli bamtelinden alınmıştır. Tamamı burada: https://www.herkul.org/bamteli/bamteli-mahpuslar-mazlumlar-muhacirler-ve-himmet/</p>
<p>Himmet, Allah’ın lütuf buyurduğu her türlü rızıktan infakta bulunarak dine/insanlığa hizmet etmektir; beşer onu kâmil manada İnsanlığın İftihar Tablosu’ndan öğrenmiştir. Himmete müracaat, esasen… Bir tanesi kalktı, ne dediğini bilmeyen, zil-zurna cahil… Bazen diplomalı cahiller, diplomasız cahillerden daha tehlikelidir; çünkü diplomalı cahil, diğer cahilleri inandırır, sürü gibi şeyin arkasına takılır yürürler. Himmet’i tenkit ediyor… İnsanlığın İftihar Tablosu, dini i’lâ adına himmete müracaat etti mi, etmedi mi?!. Hem de çent defa. Hatta insanların, O’nun o mevzudaki telkinine rağmen biraz alakasız kalmaları karşısında, teessür duydu mu, duymadı mı?!. O’nu, yüksek basiretiyle, firasetiyle keşfeden, O’ndaki insibağ ile duyguları uyanık olan, hüşyâr olan bir sahabi, evine koştu mu, koşmadı mı?!. Avuç dolusu bir himmet ile geldi mi, gelmedi mi?!. Meselenin öyle yapılması gerektiğini sahabe-i kiram, anladı mı, anlamadı mı?!. Ve sonra her biri evine koşup getireceği şeyi getirdi mi, getirmedi mi?!. Kimisi bütün varlığını getirip oraya döktü mü, dökmedi mi?!. “Himmet, milletin yaptığı yardımlar, suiistimal edilerek, bu türlü şeylerde…” Nede kullanılıyormuş?!. Dindar nesil yetiştirme okulları açmakta.. üniversiteye hazırlık kursları açmakta.. zalimin, hainin, hasetçinin çekemediği müesseseler açmakta.. dünyanın değişik yerlerinde cehalete karşı, fakirliğe karşı, ihtilafa karşı -üç tane, dört tane, beş tane yaygın maraza karşı- bir yönüyle, i’lân-ı harp etmekte… Bunları akıllıca bertaraf etme istikametinde himmete müracaat ediliyor. O zavallı, diplomalı cahil, “Himmet, falan yerlerde çar-çur edildi!” demek suretiyle… Zavallı!.. Cenâb-ı Hak, hidayet etsin; o da aklını başına alsın, aynı haltı bir daha yapmasın, sizinle beraber -inşaallah- cennete girsin! Hüsn-i zan ediyoruz. Geriye dönelim… Değişik yerlerde himmet organizasyonları yapmak suretiyle, yurt içinde ve yurt dışındaki muhtaçlara yardım etmeli. Malı mülkü zalimlerce gasp edilen, mağduriyetler sarmalında eziyet çeken ve zulümden kaçıp cebrî hicret yollarına düşen insanlara mutlaka maddî manevî yardım edilmeli!.. Hazreti Musa demişti ki: فَفَرَرْتُ مِنْكُمْ لَمَّا خِفْتُكُمْ “Sizinle beraber bulunmaktan korkup kaçtım.” (Şuarâ, 26/21) “Kaçtım sizden!..” Zindanlara girip bazıları ölüyor, kimsenin haberi yok; dövüle dövüle ölüyor. Bazıları işkenceye maruz kalıyor. Bazıları günlerce hücrede kalıyor. Bazılarına namaz kılma, abdest alma imkânı bile verilmiyor. Kafalar karıştırılmaya çalışılıyor. Ve aynı zamanda itibarsızlaştırılmaya çalışılıyor o insanlar. Dolayısıyla onlar da فَفَرَرْتُ مِنْكُمْ لَمَّا خِفْتُكُمْ “Sizin şerrinizden korktuk, kaçtık!” diyor gidiyorlar. Ama her şeylerini arkada bırakıyorlar. Malına el konmuş, malı gasp edilmiş; tagallüp, tahakküm, tasallut, temellük, gırtlakta. Dün bir arkadaş, kendisine “Malınıza ne oldu?” deyince, hislerine hâkim olamadı, hıçkıra hıçkıra ağladı. Alın teriyle kazanmış… O müesseseler de alın teri ile yapılmış. Yememiş, içmemişler; yedirmiş, giydirmişler. Aynı zamanda o müesseseleri meydana getirmişler. Saf, temiz, duru; dıştan gelmemiş, Anadolu’ya sızmamış, öz be öz Anadolu insanının yaptığı müesseseler onlar. Evet, bunlara karşı düşmanlık ilan etmişler, her şeylerine el koymuşlar. Hayatın değişik birimlerinden bir sürü insan, yurt dışına kaçmış. Bunlar, üçü-dördü bir araya gelerek belki, bir evde kalıyorlar. Burada antrparantez bir şey arz edeyim: Birisi, duygulanarak anlattı. Gittikleri bazı yerlerde, yabancılar gelip diyorlar ki: “Benim falan yerde bir evim var, yaz günleri (mi, hilaf olmasın), oturuyordum; orada oturabilirsiniz, kira vermenize de gerek yok. Bir mali sıkıntınız varsa, onu da ben karşılayabilirim!” Bir yabancı… Bir yabancı kadar bile merhamet, şefkat, mürüvvet, insanlık duygusu taşımayan kimselerden ne beklenir, bilmiyorum!.. O mağdur insanlar mevzuunda -bence- seferber olmak lazım. Tıpkı Ensâr-ı kirâm efendilerimizin, Muhâcirîn-i fihâm efendilerimize bağırlarını açıp onları bağ ve bahçelerine ortak yaptıkları gibi, bu mülahazayı geliştirmek, böyle organizasyonlara gitmek lazım. Hemen, birden bire arzu ettiğiniz ölçüde, büyük çapta bir şey olmayabilir. İlk planda, bulduğunuz üç-dört tane samimi insana, hislerinizi ifade edersiniz; mazlumiyeti, mağduriyeti anlatırsınız. Onlar ne yapıyorlarsa, onu yaparlar. O himmet de öyle başladı. Evvela beş-on tane insanla başladı; sonra kocaman bir Anadolu insanı, şimdi sağa-sola sürgüne gönderilen, içeriye atılan o insanların hepsi, binlerce insan, o himmet seferberliğinde yarışa girdiler. Orada müsabakaya girdiler âdeta; “Ben de vereyim, ben de vereyim, ben de vereyim!..”</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/bazilarina-namaz-kilma-abdest-alma-imkani-bile-verilmiyor-m-fethullah-gulen-hocaefendi/">Bazılarına namaz kılma, abdest alma imkânı bile verilmiyor | M.Fethullah Gülen Hocaefendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Namazda Okunabilecek Dualar</title>
		<link>https://hizmetten.com/namazda-okunabilecek-dualar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Egeli]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 29 May 2021 06:00:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kürsü]]></category>
		<category><![CDATA[M.Fethullah Gülen]]></category>
		<category><![CDATA[namaz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=19829</guid>

					<description><![CDATA[<p>Resûl-i Ekrem (sallallâhu aleyhi ve sellem) Efendimiz’den mervi olup namazın değişik fasıllarında okunabilecek duaların bir kısmı şunlardır: 1. Rukû’da Okunacaklar سُبْحَانَ رَبِّيَ الْعَظِيمِ “Sübhânsın ya Rab! Seni tesbih ederim, Sen noksan&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/namazda-okunabilecek-dualar/">Namazda Okunabilecek Dualar</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Resûl-i Ekrem (sallallâhu aleyhi ve sellem) Efendimiz’den mervi olup namazın değişik fasıllarında okunabilecek duaların bir kısmı şunlardır:</p>
<h3>1. Rukû’da Okunacaklar</h3>
<p><span class="arabic">سُبْحَانَ رَبِّيَ الْعَظِيمِ</span> <em>“Sübhâns</em><em>ı</em><em>n ya Rab! Seni tesbih ederim, Sen noksan s</em><em>ı</em><em>fatlardan, eksik ve kusurdan, </em><em>ş</em><em>erîk ve yard</em><em>ı</em><em>mc</em><em>ı</em><em>dan münezzehsin, mütealsin.”</em> <a href="https://fgulen.com/tr/eserleri/namaz/namazda-okunabilecek-dualar#_ftn1" name="_ftnref1"><sup>[1]</sup></a></p>
<p><span class="arabic">سُبْحَانَ ذِى الْجَبَرُوتِ وَالْمَلَكُوتِ وَالْكِبْرِيَاءِ وَالْعَظَمَةِ</span><em> “Ceberût (esmâ-s</em><em>ı</em><em>fat veya berzah âlemi), melekût (melâike ve ruhanilere mahsus âlem yani varl</em><em>ığı</em><em>n perde arkas</em><em>ı</em><em>), kibriya (ululuk) ve azamet sahibi Allah’</em><em>ı</em><em> tesbih ederim.” </em><a href="https://fgulen.com/tr/eserleri/namaz/namazda-okunabilecek-dualar#_ftn2" name="_ftnref2"><sup>[2]</sup></a></p>
<p><span class="arabic">سُبْحَانَكَ اللَّهُمَّ رَبَّنَا وَبِحَمْدِكَ اللَّهُمَّ اغْفِرْ لِي</span> <em>“Seni tesbih ederim Allah</em><em>ı</em><em>m.. Sana mahsus hamd ile Seni tesbih ederim ey her </em><em>ş</em><em>eyin Rabbi benim de Rabbim.. Allah</em><em>ı</em><em>m, ba</em><em>ğış</em><em>la beni.” </em><a href="https://fgulen.com/tr/eserleri/namaz/namazda-okunabilecek-dualar#_ftn3" name="_ftnref3"><sup>[3]</sup></a></p>
<p>سُبُّوحٌ قُدُّوسٌ رَبُّ الْمَلاَئِكَةِ وَالرُّوحِ <em>“Ey bütün eksik ve kusurlardan münezzeh bulunan Sübbûh ve bütün üstün vas</em><em>ı</em><em>flar</em><em>ı</em><em>, kemal, fazilet ve güzellik s</em><em>ı</em><em>fatlar</em><em>ı</em><em>n</em><em>ı</em><em> Zât’</em><em>ı</em><em>nda cem eden Kuddûs; ey meleklerin ve Ruhun Rabbi! Seni tesbih u takdîs ederim.”</em><a href="https://fgulen.com/tr/eserleri/namaz/namazda-okunabilecek-dualar#_ftn4" name="_ftnref4"><sup>[4]</sup></a></p>
<p><span class="arabic"> اللَّهُمَّ لَكَ رَكَعْتُ وَبِكَ آمَنْتُ وَلَكَ أَسْلَمْتُ أَنْتَ رَبِّي خَشَعَ سَمْعِي وَبَصَرِي وَمُخِّي وَعَظْمِي وَعَصَبِي وَمَااسْتَقَلَّتْ بِهِ قَدَمِي لِلهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ <em> </em></span></p>
<p><em>“Allah</em><em>ı</em><em>m, Sana rukû ettim, Sana inand</em><em>ı</em><em>m ve Sana teslim oldum. Sen Benim Rabbimsin. Kula</em><em>ğı</em><em>m, gözüm, beynim, ili</em><em>ğ</em><em>im, kemi</em><em>ğ</em><em>im, sinirim ve ayaklar</em><em>ı</em><em>m</em><em>ı</em><em>n ta</em><em>şı</em><em>d</em><em>ığı</em><em> her </em><em>ş</em><em>ey, Âlemlerin Rabbi Allah’a boyun e</em><em>ğ</em><em>mi</em><em>ş</em><em>, itaat etmi</em><em>ş</em><em>tir.”</em><a href="https://fgulen.com/tr/eserleri/namaz/namazda-okunabilecek-dualar#_ftn5" name="_ftnref5"><sup>[5]</sup></a></p>
<h3>2. Rukû’dan Doğrulunca Okunacaklar</h3>
<p><span class="arabic">رَبَّنَا وَلَكَ الْحَمْدُ</span><em> “Ey Rabbimiz, hamd Sana mahsustur.”</em><a href="https://fgulen.com/tr/eserleri/namaz/namazda-okunabilecek-dualar#_ftn6" name="_ftnref6"><sup>[6]</sup></a></p>
<p><span class="arabic">حَمْدًا كَثِيرًا طَيِّبًا مُبَارَكًا فِيهِ رَبَّنَا وَلَكَ الْحَمْدُ</span><em>“Ey Rabbimiz, Sana hamdolsun. Çokça, tertemiz, mübarek hamd ü senâlar olsun.”</em><a href="https://fgulen.com/tr/eserleri/namaz/namazda-okunabilecek-dualar#_ftn7" name="_ftnref7"><sup>[7]</sup></a></p>
<p><span class="arabic">رَبَّنَا لَكَ الْحَمْدُ مِلْءَ السَّمَوَاتِ وَالأَرْضِ، وَمِلْءَ مَا بَيْنَهُمَا وَمِلْءَ مَا شِئْتَ مِنْ شَىْءٍ بَعْدُ</span></p>
<p><em>“Rabbimiz, gökler dolusu, yer dolusu, aralar</em><em>ı</em><em>ndaki her </em><em>ş</em><em>ey dolusu ve daha ba</em><em>ş</em><em>ka diledi</em><em>ğ</em><em>in </em><em>ş</em><em>eyler dolusunca hamd Sana mahsustur.”</em><a href="https://fgulen.com/tr/eserleri/namaz/namazda-okunabilecek-dualar#_ftn8" name="_ftnref8"><sup>[8]</sup></a></p>
<p><span class="arabic">أَهْلَ الثَّنَاءِ وَالْمَجْدِ أَحَقُّ مَا قَالَ الْعَبْدُ وَكُلُّنَا لَكَ عَبْدٌ لَا مَانِعَ لِمَا أَعْطَيْتَ وَلَا مُعْطِيَ لِمَا مَنَعْتَ وَلَا يَنْفَعُ ذَا الْجَدِّ مِنْكَ الْجَدُّ</span></p>
<p><em>“Ey mecd ü senâya lây</em><em>ı</em><em>k Rabbimiz! Kullar</em><em>ı</em><em>n –ki hepimiz Sana kuluz– söyleyece</em><em>ğ</em><em>i en lây</em><em>ı</em><em>k söz </em><em>ş</em><em>udur: Allah</em><em>ı</em><em>m, Senin ihsan etti</em><em>ğ</em><em>ine mâni olacak yoktur. Senin mâni oldu</em><em>ğ</em><em>unu da lütfedecek yoktur. Sana kar</em><em>şı</em><em> hiçbir </em><em>ş</em><em>an ve </em><em>ş</em><em>eref sahibine, </em><em>ş</em><em>an ve </em><em>ş</em><em>erefinin bir faydas</em><em>ı</em><em> dokunmaz.”</em><a href="https://fgulen.com/tr/eserleri/namaz/namazda-okunabilecek-dualar#_ftn9" name="_ftnref9"><sup>[9]</sup></a></p>
<p><span class="arabic">اللَّهُمَّ طَهِّرْنِي بِالثَّلْجِ وَالْبَرَدِ وَالْمَاءِ الْبَارِدِ اللَّهُمَّ طَهِّرْنِى مِنَ الذُّنُوبِ وَالْخَطَايَا كَمَا يُنَقَّى الثَّوْبُ اْلأَبْيَضُ مِنَ الدَّنَسِ</span></p>
<p><em>“Allah</em><em>ı</em><em>m! Beni kar, dolu ve so</em><em>ğ</em><em>uk suyla temizle! Allah</em><em>ı</em><em>m, beni günahlardan ve hatalardan, beyaz bir elbisenin kirden temizlendi</em><em>ğ</em><em>i gibi temizle!”</em><a href="https://fgulen.com/tr/eserleri/namaz/namazda-okunabilecek-dualar#_ftn10" name="_ftnref10"><sup>[10]</sup></a></p>
<h3>3. Secdede Okunacaklar</h3>
<p><span class="arabic">سُبْحَانَ رَبِّيَ الْأَعْلَى</span> <em>“Sübhâns</em><em>ı</em><em>n ya Rab! Seni tesbih ederim, Sen noksan s</em><em>ı</em><em>fatlardan, eksik ve kusurdan, </em><em>ş</em><em>erîk ve yard</em><em>ı</em><em>mc</em><em>ı</em><em>dan münezzehsin, yücesin.</em><em>”</em><a href="https://fgulen.com/tr/eserleri/namaz/namazda-okunabilecek-dualar#_ftn11" name="_ftnref11"><sup>[11]</sup></a></p>
<p><span class="arabic">سُبْحَانَكَ اللَّهُمَّ رَبَّنَا وَبِحَمْدِكَ اَللَّهُمَّ اغْفِرْ لِي</span> <em>“Ey Rabbimiz olan Allah</em><em>ı</em><em>m! Seni, Sana mahsus olan hamd ile tesbih ederim. Allah</em><em>ı</em><em>m, beni ma</em><em>ğ</em><em>firet eyle.”</em><a href="https://fgulen.com/tr/eserleri/namaz/namazda-okunabilecek-dualar#_ftn12" name="_ftnref12"><sup>[12]</sup></a></p>
<p><span class="arabic">اللَّهُمَّ إِنِّى أَعُوذُ بِرِضَاكَ مِنْ سَخَطِكَ، وَبِمُعَافَاتِكَ مِنْ عُقُوبَتِكَ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنْكَ، لاَ أُحْصِى ثَنَاءً عَلَيْكَ أَنْتَ كَمَا أَثْنَيْتَ عَلَى نَفْسِكَ</span></p>
<p><em>“Allah</em><em>ı</em><em>m! Gazab</em><em>ı</em><em>ndan r</em><em>ı</em><em>zana, azab</em><em>ı</em><em>ndan afiyetine, Senden Sana (celâlinden cemaline) s</em><em>ığı</em><em>n</em><em>ı</em><em>r</em><em>ı</em><em>m. Zât’</em><em>ı</em><em>n</em><em>ı</em><em> senâ etti</em><em>ğ</em><em>in ölçüde Seni senâ etmekten âciz oldu</em><em>ğ</em><em>umu itiraf ederim.”</em><a href="https://fgulen.com/tr/eserleri/namaz/namazda-okunabilecek-dualar#_ftn13" name="_ftnref13"><sup>[13]</sup></a></p>
<p><span class="arabic">اللَّهُمَّ لَكَ سَجَدْتُ، وَبِكَ آمَنْتُ، وَلَكَ أَسْلَمْتُ، سَجَدَ وَجْهِىَ لِلَّذِى خَلَقَهُ فَصَوَّرَهُ، فَشَقَّ سَمْعَهُ وَبَصَرَهُ، تَبَارَكَ اللهُ أَحْسَنُ الْخَالِقِينَ، خَشَعَ سَمْعِي وَبَصَرِي وَدَمِي وَلَحْمِي وَعَظْمِي وَعَصَبِي وَمَا اسْتَقَلَّتْ بِهِ قَدَمَيَّ لِلهِ رَبِّ الْعَالِمِينَ</span></p>
<p><em>“Allah</em><em>ı</em><em>m! Sana secde ettim, Sana inand</em><em>ı</em><em>m, Sana teslim oldum. Yüzüm, kendisini yaratan, </em><em>ş</em><em>ekil veren, kula</em><em>ğı</em><em>n</em><em>ı</em><em> ve gözünü yar</em><em>ı</em><em>p ç</em><em>ı</em><em>karan (Yaradan)’a secde etti. En güzel yarat</em><em>ı</em><em>c</em><em>ı</em><em> olan Allah, Sen ne yücesin. Kula</em><em>ğı</em><em>m, gözüm, kan</em><em>ı</em><em>m, etim, kemi</em><em>ğ</em><em>im, sinirim ve ayaklar</em><em>ı</em><em>m</em><em>ı</em><em>n ta</em><em>şı</em><em>d</em><em>ığı</em><em> her </em><em>ş</em><em>ey, Âlemlerin Rabbi olan Allah’a boyun e</em><em>ğ</em><em>mi</em><em>ş</em><em>, itaat etmi</em><em>ş</em><em>tir.”</em><a href="https://fgulen.com/tr/eserleri/namaz/namazda-okunabilecek-dualar#_ftn14" name="_ftnref14"><sup>[14]</sup></a></p>
<p><span class="arabic"> سُبُّوحٌ قُدُّوسٌ رَبُّ الْمَلاَئِكَةِ وَالرُّوحِ</span></p>
<p><em>“Ey bütün eksik ve kusurlardan münezzeh bulunan Sübbûh ve bütün üstün vas</em><em>ı</em><em>flar</em><em>ı</em><em>, kemal, fazilet ve güzellik s</em><em>ı</em><em>fatlar</em><em>ı</em><em>n</em><em>ı</em><em> Zât’</em><em>ı</em><em>nda cem eden Kuddûs; ey meleklerin ve Ruhun Rabbi! Seni tesbih u takdîs ederim.”</em><a href="https://fgulen.com/tr/eserleri/namaz/namazda-okunabilecek-dualar#_ftn15" name="_ftnref15"><sup>[15]</sup></a></p>
<p><span class="arabic">اللَّهُمَّ اغْفِرْ لِي ذَنْبِي كُلَّهُ، دِقَّهُ، وَجِلَّهُ، أوَّلَهُ وَآخِرَهُ، سِرَّهُ وَعَلاَنِيتَهُ، سُبْحَانَ ذِى الْجَبَرُوتِ وَالْمَلَكُوتِ وَالْكِبْرِيَاءِ وَالْعَظَمَةِ</span></p>
<p><em>“Allah</em><em>ı</em><em>m! Bütün günahlar</em><em>ı</em><em>m</em><em>ı</em><em>, küçü</em><em>ğ</em><em>ünü-büyü</em><em>ğ</em><em>ünü, evvelini-âhirini, aç</em><em>ığı</em><em>n</em><em>ı</em><em>-gizlisini ba</em><em>ğış</em><em>la. Ceberût (esmâ-s</em><em>ı</em><em>fat veya berzah âlemi), melekût (melâike ve ruhanilere mahsus âlem yani varl</em><em>ığı</em><em>n perde arkas</em><em>ı</em><em>), kibriya (ululuk) ve azamet sahibi Allah’</em><em>ı</em><em> tesbih ederim.”</em><a href="https://fgulen.com/tr/eserleri/namaz/namazda-okunabilecek-dualar#_ftn16" name="_ftnref16"><sup>[16]</sup></a></p>
<h3>4. İki Secde Arasında Okunacaklar</h3>
<p><span class="arabic">اللَّهُمَّ اغْفِرْ لِي وَارْحَمْنِي وَعَافِنِى وَاجْبُرْنِي وَاهْدِنِي وَارْزُقْنِي، وَارْفَعْنِي</span></p>
<p><em>“Allah</em><em>ı</em><em>m! Beni ba</em><em>ğış</em><em>la, bana merhamet eyle, bana afiyet lütfeyle, beni hidayet eyle, bana r</em><em>ı</em><em>z</em><em>ı</em><em>k ihsan eyle, benim eksi</em><em>ğ</em><em>imi-gedi</em><em>ğ</em><em>imi gider, k</em><em>ı</em><em>r</em><em>ığı</em><em>m</em><em>ı</em><em>-dökü</em><em>ğ</em><em>ümü sar ve beni yücelt.”</em><a href="https://fgulen.com/tr/eserleri/namaz/namazda-okunabilecek-dualar#_ftn17" name="_ftnref17"><sup>[17]</sup></a></p>
<p><span class="arabic">اللّهُمَّ هَبْ لِى قَلْبًا تَقِيًّا نَقِيًّا مِنَ الشَّرِّ بَرِيًّا لَا كَافِرًا وَلَا شَقِيًّا</span></p>
<p><em>“Rabbim, bana, talihsiz ve nankör olmayan, </em><em>ş</em><em>irkten ar</em><em>ı</em><em>nm</em><em>ış</em><em>, pak, takva duygusuyla dopdolu bir kalb lütfet.”</em><a href="https://fgulen.com/tr/eserleri/namaz/namazda-okunabilecek-dualar#_ftn18" name="_ftnref18"><sup>[18]</sup></a></p>
<p><span class="arabic">ربِّ اغْفِرْ وَارْحَمْ وَتَجَاوَزْ عَمَّا تَعْلَمُ، إِنَّكَ أَنْتَ الْأَعَزُّ الْأَكْرَمُ</span></p>
<p><em>“</em><em>Rabbim, ba</em><em>ğış</em><em>la, merhamet et, hata ve günahlar</em><em>ı</em><em>m hesab</em><em>ı</em><em>na bildiklerini i</em><em>ş</em><em>lenmemi</em><em>ş</em><em> say, affet; </em><em>ş</em><em>üphesiz ki Sen yegane Aziz ve yegâne Kerimsin.”</em><a href="https://fgulen.com/tr/eserleri/namaz/namazda-okunabilecek-dualar#_ftn19" name="_ftnref19"><sup>[19]</sup></a></p>
<h3>5. Teşehhüdde Okunacaklar</h3>
<p><span class="arabic">اللَّهُمَّ إِنِّى ظَلَمْتُ نَفْسِى ظُلْمًا كَثِيرًا، وَلاَ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إِلاَّ أَنْتَ، فَاغْفِرْ لِى مَغْفِرَةً مِنْ عِنْدِكَ، وَارْحَمْنِى إِنَّكَ أَنْتَ الْغَفُورُ الرَّحِيمُ</span></p>
<p><em>“Allah</em><em>ı</em><em>m! Muhakkak ben nefsime nâmütenâhî zulümde bulundum; günahlar</em><em>ı</em><em> ba</em><em>ğış</em><em>layacak Senden gayr</em><em>ı</em><em> kimse yoktur. Nezd-i Ulûhiyetinden hususi ve sürpriz bir ma</em><em>ğ</em><em>firetle beni yarl</em><em>ığ</em><em>a, bana merhamet et; </em><em>ş</em><em>üphesiz ki Sen yegâne Gafûr ve Rahîm’sin.”</em><a href="https://fgulen.com/tr/eserleri/namaz/namazda-okunabilecek-dualar#_ftn20" name="_ftnref20"><sup>[20]</sup></a></p>
<p><span class="arabic">اَللَّهُمَّ اغْفِرْ لِي مَا قَدَّمْتُ وَمَا أَخَّرْتُ، وَمَا أَسْرَرْتُ وَمَا أَعْلَنْتُ، وَمَا اَسْرَفْتُ وَمَا أَنْتَ أَعْلَمُ بِهِ مِنِّي، أَنْتَ الْمُقَدِّمُ وَأَنْتَ الْمُؤَخِّرُ لاَ إِلَهَ إِلاَّ أَنْتَ</span></p>
<p><em>“Allah</em><em>ı</em><em>m! Geçmi</em><em>ş</em><em>-gelecek, gizli-aç</em><em>ı</em><em>k ve haddi a</em><em>ş</em><em>arak i</em><em>ş</em><em>ledi</em><em>ğ</em><em>im bütün günahlar</em><em>ı</em><em>m</em><em>ı</em><em> ma</em><em>ğ</em><em>firet buyur ve bunlardan da öte Senin benden çok daha iyi bildi</em><em>ğ</em><em>in günahlar</em><em>ı</em><em>m</em><em>ı</em><em> da ba</em><em>ğış</em><em>la. Öne geçiren de geri b</em><em>ı</em><em>rakan da Sensin. Senden ba</em><em>ş</em><em>ka ilâh yoktur.”</em><a href="https://fgulen.com/tr/eserleri/namaz/namazda-okunabilecek-dualar#_ftn21" name="_ftnref21"><sup>[21]</sup></a></p>
<p><span class="arabic">اَللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ عَذَابِ الْقَبْرِ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ فِتْنَةِ الْمَسِيحِ الدَّجَّالِ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ فِتْنَةِ الْمَحْيَا وَالْمَمَاتِ</span></p>
<p><em>“Allah</em><em>ı</em><em>m! Kabir azab</em><em>ı</em><em>ndan Sana s</em><em>ığı</em><em>n</em><em>ı</em><em>r</em><em>ı</em><em>m. Allah</em><em>ı</em><em>m! </em><em>Mesih-i Deccal’</em><em>ı</em><em>n fitnesinden Sana s</em><em>ığı</em><em>n</em><em>ı</em><em>r</em><em>ı</em><em>m. Allah</em><em>ı</em><em>m! Hayat</em><em>ı</em><em>n ve ölümün fitnesinden Sana s</em><em>ığı</em><em>n</em><em>ı</em><em>r</em><em>ı</em><em>m.”</em><a href="https://fgulen.com/tr/eserleri/namaz/namazda-okunabilecek-dualar#_ftn22" name="_ftnref22"><sup>[22]</sup></a></p>
<p><span class="arabic">اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ عَذَابِ جَهَنَّمَ وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ عَذَابِ الْقَبْرِ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ فِتْنَةِ المَسِيحِ الدَّجَّالِ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ فِتْنَةِ المَحْيَا، وَفِتْنَةِ المَمَاتِ، اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنَ المَأْثَمِ وَالمَغْرَمِ</span></p>
<p><em>“Allah</em><em>ı</em><em>m! Cehennem azab</em><em>ı</em><em>ndan, kabir azab</em><em>ı</em><em>ndan, </em><em>Mesih-i Deccal’</em><em>ı</em><em>n fitnesinden, hayat</em><em>ı</em><em>n ve ölümün fitnesinden Sana s</em><em>ığı</em><em>n</em><em>ı</em><em>r</em><em>ı</em><em>m. Allah</em><em>ı</em><em>m! Borçtan ve günahtan Sana s</em><em>ığı</em><em>n</em><em>ı</em><em>r</em><em>ı</em><em>m.”</em><a href="https://fgulen.com/tr/eserleri/namaz/namazda-okunabilecek-dualar#_ftn23" name="_ftnref23"><sup>[23]</sup></a></p>
<h3>6. Namazın Her Faslında Dua Niyetine Okunabilecek Âyet-i Kerimeler</h3>
<p><em>Hazreti </em><em>Âdem Aleyhisselam’</em><em>ı</em><em>n Duas</em><em>ı</em><em>: </em> <span class="arabic">رَبَّنَا ظَلَمْنَا أَنْفُسَنَا وَإِنْ لَمْ تَغْفِرْ لَنَا وَتَرْحَمْنَا لَنَكُونَنَّ مِنَ الْخَاسِرِينَ</span> <em> “Ey bizim Rabbimiz, kendimize yaz</em><em>ı</em><em>k ettik. </em><em>Ş</em><em>ayet Sen kusurumuzu örtüp, bize merhamet buyurmazsan, en büyük kayba u</em><em>ğ</em><em>rayanlardan oluruz.”</em><a href="https://fgulen.com/tr/eserleri/namaz/namazda-okunabilecek-dualar#_ftn24" name="_ftnref24"><sup>[24]</sup></a></p>
<p><em>Hazreti Yunus Aleyhisselam’</em><em>ı</em><em>n Duas</em><em>ı</em><em>: </em><span class="arabic">لَا إِلَهَ إِلَّا أَنْتَ سُبْحَانَكَ إِنِّي كُنْتُ مِنَ الظَّالِمِينَ</span> <em> “Ya Rabbî! Sensin ilâh, Senden ba</em><em>ş</em><em>ka yoktur ilâh. Sübhâns</em><em>ı</em><em>n, bütün noksanlardan münezzehsin, Yücesin. Do</em><em>ğ</em><em>rusu kendime zulmettim, yaz</em><em>ı</em><em>k ettim. Aff</em><em>ı</em><em>n</em><em>ı</em><em> bekliyorum Rabbim.”</em><a href="https://fgulen.com/tr/eserleri/namaz/namazda-okunabilecek-dualar#_ftn25" name="_ftnref25"><sup>[25]</sup></a></p>
<p><em>Hazreti </em><em>Eyyûb Aleyhisselam’</em><em>ı</em><em>n Duas</em><em>ı</em><em>: </em> <span class="arabic">أِنِّي مَسَّنِيَ الضُّرُّ وَأَنْتَ أَرْحَمُ الرَّاحِمِينَ</span> <em> “Ya Rabbî, bu dert bana iyice dokundu. </em><em>Sen merhametlilerin en merhametlisisin, yegâne Rahîmsin.”</em><a href="https://fgulen.com/tr/eserleri/namaz/namazda-okunabilecek-dualar#_ftn26" name="_ftnref26"><sup>[26]</sup></a></p>
<p><em>Hazreti </em><em>Musâ Aleyhisselam’</em><em>ı</em><em>n Duas</em><em>ı</em><em>:</em> <span class="arabic">رَبِّ إِنِّي ظَلَمْتُ نَفْسِي فَاغْفِرْ لِي</span> <em> “Ya Rabbî, ben kendime yaz</em><em>ı</em><em>k ettim, affeyle beni!”</em><a href="https://fgulen.com/tr/eserleri/namaz/namazda-okunabilecek-dualar#_ftn27" name="_ftnref27"><sup>[27]</sup></a></p>
<p><em>Allah Yolunda Mücahede Eden </em><em>Ribbiyyûn’un Duas</em><em>ı</em><em>: </em><span class="arabic">رَبَّنَا اغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَإِسْرَافَنَا فِي أَمْرِنَا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وَانْصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ</span> <em> </em><em>“Ey bizim kerîm Rabbimiz! Günahlar</em><em>ı</em><em>m</em><em>ı</em><em>z</em><em>ı</em><em> ve i</em><em>ş</em><em>lerimizdeki a</em><em>şı</em><em>r</em><em>ı</em><em>l</em><em>ı</em><em>klar</em><em>ı</em><em>m</em><em>ı</em><em>z</em><em>ı</em><em> affet! Ayaklar</em><em>ı</em><em>m</em><em>ı</em><em>z</em><em>ı</em><em> hak yolda sabit k</em><em>ı</em><em>l ve kâfirler güruhuna kar</em><em>şı</em><em> bize yard</em><em>ı</em><em>m eyle!”</em><a href="https://fgulen.com/tr/eserleri/namaz/namazda-okunabilecek-dualar#_ftn28" name="_ftnref28"><sup>[28]</sup></a></p>
<p><em>Muttakilerin Duas</em><em>ı</em><em>:</em><span class="arabic">رَبَّنَا إِنَّنَا آَمَنَّا فَاغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ</span> <em> “Ey bizim ulu Rabbimiz, biz iman ettik, günahlar</em><em>ı</em><em>m</em><em>ı</em><em>z</em><em>ı</em><em> ba</em><em>ğış</em><em>la ve bizi cehennem azab</em><em>ı</em><em>ndan koru!”</em><a href="https://fgulen.com/tr/eserleri/namaz/namazda-okunabilecek-dualar#_ftn29" name="_ftnref29"><sup>[29]</sup></a></p>
<p><em>Ashab-</em><em>ı</em><em> Kehf’in Duas</em><em>ı</em><em>:</em> <span class="arabic">رَبَّنَا آَتِنَا مِنْ لَدُنْكَ رَحْمَةً وَهَيِّئْ لَنَا مِنْ أَمْرِنَا رَشَدًا</span> <em> “Ulu Rabbimiz! Kat</em><em>ı</em><em>ndan bir rahmet ver ve </em><em>ş</em><em>u davam</em><em>ı</em><em>zda do</em><em>ğ</em><em>ruluk ve muvaffakiyet ihsan eyle bize!”</em><a href="https://fgulen.com/tr/eserleri/namaz/namazda-okunabilecek-dualar#_ftn30" name="_ftnref30"><sup>[30]</sup></a></p>
<p><em>Kalb </em><em>İ</em><em>stikameti </em><em>İ</em><em>çin: </em> <span class="arabic">رَبَّنَا لَا تُزِغْ قُلُوبَنَا بَعْدَ إِذْ هَدَيْتَنَا وَهَبْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ رَحْمَةً إِنَّكَ أَنْتَ الْوَهَّابُ</span> <em> “Ey Rabbimiz! Bize hidayet verdikten sonra kalblerimizi sapt</em><em>ı</em><em>rma ve kat</em><em>ı</em><em>ndan bize bir rahmet ba</em><em>ğış</em><em>la! </em><em>Ş</em><em>üphesiz ba</em><em>ğışı</em><em> bol olan Vehhâb Sensin Sen!”</em><a href="https://fgulen.com/tr/eserleri/namaz/namazda-okunabilecek-dualar#_ftn31" name="_ftnref31"><sup>[31]</sup></a></p>
<h3>7. Efendimiz’in Diğer Dualarından</h3>
<p><span class="arabic">يَا حَيُّ يَا قَيُّومُ، بِرَحْمَتِكَ أَسْتَغِيثُ، أَصْلِحْ لِي شَأْنِي كُلَّهُ وَلاَ تَكِلْنِي إِلَى نَفْسِي طَرْفَةَ عَيْنٍ</span></p>
<p><em>“Ey her </em><em>ş</em><em>eyi var eden hayat sahibi Hayy ve ey her </em><em>ş</em><em>eyin varl</em><em>ı</em><em>k ve bekâs</em><em>ı</em><em>n</em><em>ı</em><em> kudret elinde tutan Kayyûm! Rahmetinin vüs’atine itimat ederek Senden merhamet dileniyorum; bütün ahvalimi </em><em>ı</em><em>slah eyle, her türlü tav</em><em>ı</em><em>r ve hareketimi kulluk </em><em>ş</em><em>uuruyla beze ve göz aç</em><em>ı</em><em>p-kapay</em><em>ı</em><em>ncaya kadar olsun, beni nefsimle ba</em><em>ş</em><em>ba</em><em>ş</em><em>a b</em><em>ı</em><em>rakma, sürekli kötülükleri emreden nefsimin ac</em><em>ı</em><em>mas</em><em>ı</em><em>zl</em><em>ığı</em><em>na terk etme!”</em><a href="https://fgulen.com/tr/eserleri/namaz/namazda-okunabilecek-dualar#_ftn32" name="_ftnref32"><sup>[32]</sup></a></p>
<p><span class="arabic"> اللَّهُمَّ حَبِّبْ إِلَيْنَا اْلإِيمَانَ وَزَيِّنْهُ فِى قُلُوبِنَا، وَكَرِّهْ إِلَيْنَا الْكُفْرَ وَالْفُسُوقَ وَالْعِصْيَانَ وَاجْعَلْنَا مِنَ الرَّاشِدِينَ</span></p>
<p><em>“Allah</em><em>ı</em><em>m! Bize iman</em><em>ı</em><em> sevdir ve gönüllerimizi onunla süsle! Küfrü, f</em><em>ı</em><em>sk</em><em>ı</em><em> ve sana kar</em><em>şı</em><em> isyan</em><em>ı</em><em> bize kerih göster ve bizi dosdo</em><em>ğ</em><em>ru kullar</em><em>ı</em><em>ndan eyle!”</em><a href="https://fgulen.com/tr/eserleri/namaz/namazda-okunabilecek-dualar#_ftn33" name="_ftnref33"><sup>[33]</sup></a></p>
<p><span class="arabic"> اللَّهُمَّ أَحْسِنْ عَاقِبَتَنَا فِي اْلأُمُورِ كُلِّهَا، وَأَجِرْنَا مِنْ خِزْيِ الدُّنْيَا وَعَذَابِ اْلآخِرَةِ</span></p>
<p><em>“Allah</em><em>ı</em><em>m! Bütün i</em><em>ş</em><em>lerde ak</em><em>ı</em><em>betimizi güzel eyle! Dünya rezilli</em><em>ğ</em><em>inden ve ahiret azab</em><em>ı</em><em>ndan bizleri koru!”</em><a href="https://fgulen.com/tr/eserleri/namaz/namazda-okunabilecek-dualar#_ftn34" name="_ftnref34"><sup>[34]</sup></a></p>
<p><span class="arabic">لَا إِلَهَ إِلَّا أَنْتَ، سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ أَسْتَغْفِرُكَ لِذَنْبِي وَأَسْـأَلُكَ رَحْمَتَكَ اَللَّهُمَّ زِدْنِي عِلْماً وَلاَ تُزِغْ قَلْبِي بَعْدَ إِذْ هَدَيْتَنِي وَهَبْ لِي مِنْ لَدُنْكَ رَحْمَةً إِنَّكَ أَنْتَ الْوَهَّابُ</span></p>
<p><em>“Ey bütün eksik ve kusurlardan münezzeh bulunan Rabbim, Seni (Zât’</em><em>ı</em><em>na yak</em><em>ış</em><em>mayan her </em><em>ş</em><em>eyden) tenzih ederim. Allah</em><em>ı</em><em>m! Günah</em><em>ı</em><em>m</em><em>ı</em><em> ba</em><em>ğış</em><em>laman</em><em>ı</em><em> diler ve rahmetini dilenirim. Allah</em><em>ı</em><em>m! </em><em>İ</em><em>lmimi art</em><em>ı</em><em>r ve beni hidayete erdirdikten sonra bir daha kalbimi kayd</em><em>ı</em><em>rma; kat</em><em>ı</em><em>ndan bana rahmet lütfet; </em><em>ş</em><em>üphesiz ki Sen, çok lütufkâr Vehhâb’s</em><em>ı</em><em>n.”</em><a href="https://fgulen.com/tr/eserleri/namaz/namazda-okunabilecek-dualar#_ftn35" name="_ftnref35"><sup>[35]</sup></a></p>
<p><a href="https://fgulen.com/tr/eserleri/namaz/namazda-okunabilecek-dualar#_ftnref1" name="_ftn1"><sup>[1]</sup></a>  Müslim, salâtü’l-müsâfirîn 203; Tirmizî, <em>salât</em> 194; Nesâî, <em>iftitâh</em> 77, 78, <em>tatbîk</em> 9, 26,  77, 86; İbn Mâce, <em>ikâme</em> 20, 179.</p>
<hr class="uk-divider-icon" />
<p><a href="https://fgulen.com/tr/eserleri/namaz/namazda-okunabilecek-dualar#_ftnref2" name="_ftn2"><sup>[2]</sup></a>  Ebû Dâvûd, <em>salât</em> 147, 147; Nesâî, <em>tatbîk</em> 12.</p>
<p><a href="https://fgulen.com/tr/eserleri/namaz/namazda-okunabilecek-dualar#_ftnref3" name="_ftn3"><sup>[3]</sup></a>  Buhârî, ezân 123, 139, megâzî 51, tefsiru sûre (110) 1; Müslim, salât 217.</p>
<p><a href="https://fgulen.com/tr/eserleri/namaz/namazda-okunabilecek-dualar#_ftnref4" name="_ftn4"><sup>[4]</sup></a>  Müslim, salât 223; Ebû Dâvûd, salât 147; Nesâî, tatbîk 11.</p>
<p><a href="https://fgulen.com/tr/eserleri/namaz/namazda-okunabilecek-dualar#_ftnref5" name="_ftn5"><sup>[5]</sup></a>  Nesâî, iftitah 104; Ahmed İbn Hanbel, el-Müsned 2/268.</p>
<p><a href="https://fgulen.com/tr/eserleri/namaz/namazda-okunabilecek-dualar#_ftnref6" name="_ftn6"><sup>[6]</sup></a>  Buhârî, <em>ezan</em> 51; Müslim, <em>salât</em> 28.</p>
<p><a href="https://fgulen.com/tr/eserleri/namaz/namazda-okunabilecek-dualar#_ftnref7" name="_ftn7"><sup>[7]</sup></a>  Buhârî, <em>ezan</em> 126; Müslim, <em>mesâcid</em> 149.</p>
<p><a href="https://fgulen.com/tr/eserleri/namaz/namazda-okunabilecek-dualar#_ftnref8" name="_ftn8"><sup>[8]</sup></a>  Müslim, salâtü’l-müsâfirîn 201; Tirmizî, daavât 32; Ebû Dâvûd, salât 118.</p>
<p><a href="https://fgulen.com/tr/eserleri/namaz/namazda-okunabilecek-dualar#_ftnref9" name="_ftn9"><sup>[9]</sup></a>  Müslim, <em>salât</em> 205; Ebû Dâvûd, <em>tahâret</em> 143.</p>
<p><a href="https://fgulen.com/tr/eserleri/namaz/namazda-okunabilecek-dualar#_ftnref10" name="_ftn10"><sup>[10]</sup></a>  Buhârî, daavât 44; Müslim, mesâcid 129.</p>
<p><a href="https://fgulen.com/tr/eserleri/namaz/namazda-okunabilecek-dualar#_ftnref11" name="_ftn11"><sup>[11]</sup></a>  Müslim, <em>salâtü’l-müsâfirîn</em> 203; Tirmizî, <em>salât</em> 79; Ebû Dâvûd, <em>salât</em> 150, 153.</p>
<p><a href="https://fgulen.com/tr/eserleri/namaz/namazda-okunabilecek-dualar#_ftnref12" name="_ftn12"><sup>[12]</sup></a>  Buhârî, <em>ezân</em> 123, 139, tefsiru sûre (1) 2; Müslim, salât 217.</p>
<p><a href="https://fgulen.com/tr/eserleri/namaz/namazda-okunabilecek-dualar#_ftnref13" name="_ftn13"><sup>[13]</sup></a>  Müslim, <em>salât</em> 222; Tirmizî, <em>daavât</em> 76, 113; Ebû Dâvûd, <em>salât</em> 340.</p>
<p><a href="https://fgulen.com/tr/eserleri/namaz/namazda-okunabilecek-dualar#_ftnref14" name="_ftn14"><sup>[14]</sup></a>  Müslim, salât 216; Ebû Davud, salât 147.</p>
<p><a href="https://fgulen.com/tr/eserleri/namaz/namazda-okunabilecek-dualar#_ftnref15" name="_ftn15"><sup>[15]</sup></a>  Müslim, <em>salât</em> 223; Ebû Dâvûd, <em>salât</em> 147; Nesâî, <em>tatbîk</em> 11.</p>
<p><a href="https://fgulen.com/tr/eserleri/namaz/namazda-okunabilecek-dualar#_ftnref16" name="_ftn16"><sup>[16]</sup></a>  Müslim, <em>salâtü’l-müsâfirîn</em> 201; Ebû Dâvûd, <em>salât</em> 118; Tirmizî, <em>daavât</em> 32.</p>
<p><a href="https://fgulen.com/tr/eserleri/namaz/namazda-okunabilecek-dualar#_ftnref17" name="_ftn17"><sup>[17]</sup></a>  Tirmizî, salât 211; İbn Mâce, ikâme 23.</p>
<p><a href="https://fgulen.com/tr/eserleri/namaz/namazda-okunabilecek-dualar#_ftnref18" name="_ftn18"><sup>[18]</sup></a>  el-Beyhakî, <em>Fedâilü’l-evkât,</em> s. 27.</p>
<p><a href="https://fgulen.com/tr/eserleri/namaz/namazda-okunabilecek-dualar#_ftnref19" name="_ftn19"><sup>[19]</sup></a>  İbn Ebî Şeybe, <em>el-Musannef</em> 3/420.</p>
<p><a href="https://fgulen.com/tr/eserleri/namaz/namazda-okunabilecek-dualar#_ftnref20" name="_ftn20"><sup>[20]</sup></a>  Buhârî, <em>ezan</em> 149; <em>tevhid</em> 9; <em>daavât</em> 16; Müslim, <em>zikr</em> 47, 48.</p>
<p><a href="https://fgulen.com/tr/eserleri/namaz/namazda-okunabilecek-dualar#_ftnref21" name="_ftn21"><sup>[21]</sup></a>  Müslim, salâtü’l-müsâfirîn 201, zikr 70; Tirmizî, daavât 32; Ebû Dâvûd, salât 121, fezâil 358.</p>
<p><a href="https://fgulen.com/tr/eserleri/namaz/namazda-okunabilecek-dualar#_ftnref22" name="_ftn22"><sup>[22]</sup></a>  Buhârî, cenâiz 86; Müslim, mesâcid 129.</p>
<p><a href="https://fgulen.com/tr/eserleri/namaz/namazda-okunabilecek-dualar#_ftnref23" name="_ftn23"><sup>[23]</sup></a>  Buhârî, ezân 149; Müslim, <em>mesâcid</em> 129, 134.</p>
<p><a href="https://fgulen.com/tr/eserleri/namaz/namazda-okunabilecek-dualar#_ftnref24" name="_ftn24"><sup>[24]</sup></a>  A’râf sûresi, 7/<em>23.</em></p>
<p><a href="https://fgulen.com/tr/eserleri/namaz/namazda-okunabilecek-dualar#_ftnref25" name="_ftn25"><sup>[25]</sup></a>  Enbiyâ sûresi, 21/<em>87.</em></p>
<p><a href="https://fgulen.com/tr/eserleri/namaz/namazda-okunabilecek-dualar#_ftnref26" name="_ftn26"><sup>[26]</sup></a>  Enbiyâ sûresi, 21/<em>83.</em></p>
<p><a href="https://fgulen.com/tr/eserleri/namaz/namazda-okunabilecek-dualar#_ftnref27" name="_ftn27"><sup>[27]</sup></a>  Kasas sûresi, 28/<em>16.</em></p>
<p><a href="https://fgulen.com/tr/eserleri/namaz/namazda-okunabilecek-dualar#_ftnref28" name="_ftn28"><sup>[28]</sup></a>  Âl-i İmrân sûresi, 3/<em>147.</em></p>
<p><a href="https://fgulen.com/tr/eserleri/namaz/namazda-okunabilecek-dualar#_ftnref29" name="_ftn29"><sup>[29]</sup></a>  Âl-i İmrân sûresi, 3/<em>16.</em></p>
<p><a href="https://fgulen.com/tr/eserleri/namaz/namazda-okunabilecek-dualar#_ftnref30" name="_ftn30"><sup>[30]</sup></a>  Kehf sûresi, 18/<em>10.</em></p>
<p><a href="https://fgulen.com/tr/eserleri/namaz/namazda-okunabilecek-dualar#_ftnref31" name="_ftn31"><sup>[31]</sup></a>  Âl-i İmrân sûresi, 3/<em>8.</em></p>
<p><a href="https://fgulen.com/tr/eserleri/namaz/namazda-okunabilecek-dualar#_ftnref32" name="_ftn32"><sup>[32]</sup></a>  en-Nesâî, <em>es-Sünenü’l-kübrâ</em> 6/147; el-Bezzâr, <em>el-Müsned</em> 13/49.</p>
<p><a href="https://fgulen.com/tr/eserleri/namaz/namazda-okunabilecek-dualar#_ftnref33" name="_ftn33"><sup>[33]</sup></a>  Ahmed İbn Hanbel, <em>el-Müsned</em> 3/424; en-Nesâî, <em>es-Sünenü’l-kübrâ</em> 6/156.</p>
<p><a href="https://fgulen.com/tr/eserleri/namaz/namazda-okunabilecek-dualar#_ftnref34" name="_ftn34"><sup>[34]</sup></a>   Ahmed İbn Hanbel, <em>el-Müsned</em> 4/181; et-Taberânî, <em>el-Mu’cemü’l-kebîr</em> 2/33.</p>
<p><a href="https://fgulen.com/tr/eserleri/namaz/namazda-okunabilecek-dualar#_ftnref35" name="_ftn35"><sup>[35]</sup></a>  Ebû Dâvûd, edeb 99; en-Nesâî, es-Sünenü’l-kübrâ 6/216; el-Hâkim, el-Müstedrek 1/724.</p>
<p><strong>Kaynak: :Miraç Enginlikli İbadet: Namaz / M.Fethullah Gülen</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/namazda-okunabilecek-dualar/">Namazda Okunabilecek Dualar</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Namazın Topluma Bakan Yönüyle Meyveleri</title>
		<link>https://hizmetten.com/namazin-topluma-bakan-yonuyle-meyveleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Egeli]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 22 May 2021 06:00:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kürsü]]></category>
		<category><![CDATA[M.Fethullah Gülen]]></category>
		<category><![CDATA[namaz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=19744</guid>

					<description><![CDATA[<p>İslâm, cihanşümûl bir dindir. Bu sebeple o, bir yandan bütün milletleri Allah önünde birlik olmaya çağırırken diğer yandan Müslümanların kendi içlerinde bir birlik teşkil etmelerini ve birbirleriyle kardeş yakınlığı içinde&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/namazin-topluma-bakan-yonuyle-meyveleri/">Namazın Topluma Bakan Yönüyle Meyveleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İslâm, cihanşümûl bir dindir. Bu sebeple o, bir yandan bütün milletleri Allah önünde birlik olmaya çağırırken diğer yandan Müslümanların kendi içlerinde bir birlik teşkil etmelerini ve birbirleriyle kardeş yakınlığı içinde bulunmalarını ister; buna vesileler arar.  <span class="arabic">إِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ إِخْوَةٌ</span> <em>“</em><em>Ş</em><em>üphesiz mü’minler birbirleriyle karde</em><em>ş</em><em>tirler.”</em><a href="https://fgulen.com/tr/eserleri/namaz/namazin-topluma-bakan-yonuyle-meyveleri#_ftn1" name="_ftnref1"><sup>[1]</sup></a> âyeti bu hakikati ifade eder. İslâm’ın en önemli esaslarından olan namaz, kulun Rabb’le irtibatından başka, insanlar arası diyaloğunu da en iyi şekilde sağlar. Bu yönüyle onun içtimaî bir ruhu da vardır. Mü’minin günde beş defa din kardeşleriyle bir araya geldiği mescit, sadece ibadet mekânı değildir; Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), Medine-i Münevvere’ye teşrif eder etmez, hem topluca Allah’a ibadet edecekleri hem askerî ve sivil şurayı toplayıp devletle ilgili işleri istişare edecekleri hem de ümmetin halkalar hâlinde ilim tedris edecekleri bir mescidin inşasına koyulmuştur. Bu uygulama, Efendimiz’den sonra bir sünnet olarak kabul edilmiştir. Nitekim Osmanlı’nın ilk dönemlerine baktığımızda durumun bundan farklı olmadığını görürüz. Tarihte bir yol bulup Bursa’ya gittiğimizde, orada Mehmet Çelebi’nin, Murat Hüdavendigar’ın ve daha nice sultanların, şadırvanlardan akan suyun şırıltıları altında, mescidin bir tarafında askerî şurayı diğer tarafında da sivil şûrayı toplayıp meselelerin hâlline çalıştıklarını ve stratejiler belirlediklerini görürüz. Onlar, ezân-ı Muhammedî okununca şadırvana koşup abdest alıyor, o duruluk içinde namaza duruyor, huzurdan ayrıldıktan sonra da oturup meseleleri müzakere ediyorlardı. Günde beş defa Rabb’in huzuruna gelip “Allah büyüktür.” ikrarında bulunurken aynı zamanda duru ve berrak bir kalble yapacakları işlerin de bir hazırlığını yapmış oluyorlardı. Müzakere edilen bütün bu meselelerin, Rabb’e hesap verme şuuru içinde görüşüldüğü düşünülecek olursa sonucun ne kadar duru, ne kadar itminan verici ve hedefe götürücü olduğu anlaşılmış olacaktır.</p>
<h3>a. İnsanlar Arasında Eşitliği Sağlar</h3>
<p>İbadetler, toplum içindeki farklılaşmayı asgarî seviyeye indirir ve insanlığın öteden beri rüyalarını görüp durduğu eşitliğin gerçekleştirilmesine katkıda bulunur. Namaz, oruç, hac, zekât böyle bir fonksiyon eda eder.</p>
<p>İslâm ibadet sisteminin amaçlarından biri de insanı ruhen ve bedenen sağlam tutarak ruhî ve bedenî hastalıklara karşı korumaktır. Gurur ve kibir, kendini bulamamış küçük insanlara ait birer boşluk ve ruhî birer hastalıktır. İnsanın bu tür zaaflara düşmesi her an muhtemeldir. Dolayısıyla bu tür zaaflarla bir ömür boyu mücadele edilmesi gerekir. Diğer taraftan ihlâs, mahviyet ve tevazu ise insan benliğindeki bu boşlukları dolduracak fazilet buudlarıdır. Bütün bu mânâları üzerinde taşıyan en şümullü ibadet ise namazdır.</p>
<p>Evet, namaz, insandaki kötü duyguları yok eder; diğer insanlarla kaynaşmayı engelleyen mânileri ortadan kaldırır ve onlar arasında gerçek eşitliği tesis eder. İnsanlar, namazdan başka hiçbir yerde zenginiyle-fakiriyle, amiriyle-memuruyla, küçüğüyle-büyüğüyle bu ölçüde bir araya gelemez, birlikte omuz omuza saf tutamaz. Sokaklarda korumalarıyla dolaşan, yanlarına kimsenin yaklaştırılmadığı devlet başkanları dahi namaz için camiye geldiklerinde sade vatandaşlarla aynı safı paylaşmak mecburiyetinde kalır. Zira Rabb’in huzurunda, bir köleyle onun efendisi arasında fark olmadığı gibi, üzerinde takım elbise taşıyanla, eski bir hırka taşıyan arasında da fark yoktur. Aralarındaki fark sadece takva iledir.</p>
<p>İslâm, bu içtimaî anlayışla gelir ve insanlara bu denli bir eşitlik salıklar. Namazdaki bu anlayış öyle bir ülfet ve ünsiyet peyda eder ki artık hayatın her safhasına taşınır ve hâkim olur. Dolayısıyla insanlar, birbirlerine tepeden bakmaz, birbirlerinden kaçıp uzaklaşmaz. Aksine, tıpkı namazda olduğu gibi içtimaî alanlarda da bir bünyan-ı mersûs (sağlam bir yapı) teşkil ederler.</p>
<h3>b. İnsanı ve Toplumu Disipline Eder</h3>
<p>Namaz, mü’minin hayatını disipline eder ve ona itaat ruhu kazandırır. Mü’min günde beş defa namaza durmak suretiyle yirmi dört saatini beş sabit parçaya bölmüş olur. Dolayısıyla bütün işler bu vakitlere endeksli olarak –Rabb’in huzuruna durup hayata bir muvazene getirdikten ve fikre bir istikamet kazandırdıktan sonra– yapılır.</p>
<p>Aynı zamanda mü’min, namazı eda için imama uyduğu zaman, Rabb’le konuşmayı imama bırakır; imamın kıraati kendi kıraati olur ve onun dediklerine sadece “amin” der, temenna çeker. Zira Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), Hz. Câbir’in rivayet ettiği bir hadiste, <span class="arabic">مَنْ كَانَ لَهُ إِمَامٌ، فَقِرَاءَةُ الْإِمَامِ لَهُ قِرَاءَةٌ</span> <em> “Kim imama uymu</em><em>ş</em><em> ise imam</em><em>ı</em><em>n k</em><em>ı</em><em>raati onun da k</em><em>ı</em><em>raatidir.”</em><a href="https://fgulen.com/tr/eserleri/namaz/namazin-topluma-bakan-yonuyle-meyveleri#_ftn2" name="_ftnref2"><sup>[2]</sup></a> buyurur. İmam, rukûa eğildiğinde o da eğilir; secdeye gittiğinde o da gider.. ve bu hâl selam verinceye kadar devam eder. Bu yönüyle İslâm’da imametin mânâsı çok büyüktür. Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), kendi ashabına daima imamlık yapmış; hayatta olduğu sürece de hiç kimsenin arkasında namaza durmamıştır. Sadece hayatının sonlarına doğru, hastalanıp mescide gelmekte zorlandığı an Hz. Ebû Bekir (radıyallâhu anh) mihraba geçip namaz kıldırmıştır. Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), kendisini biraz iyi hissedip de mescide geldiğinde ise O’nun gelişini sezen Hz. Ebû Bekir imamlık mevkiinden geriye çekilmiş ve O’nun önünde namaz kıldırmak istememiştir. Çünkü O, bir peygamber olmakla birlikte aynı zamanda bir devlet reisi ve bir imamdı; dolayısıyla bu imamın önüne geçilemezdi.</p>
<p>Diğer taraftan imama itaat, körü körüne bir itaat da değildir; o hata eder ya da unutursa doğruya irşad edilir. Nitekim Resûl-i Ekrem, bir defasında namaz kıldırmakta iken misal âleminden nazarına arz edilen bir manzara ile canı sıkılmıştı. Ebû Hüreyre, Allah Resûlü’nün bu durumunu anlatırken, “Kaşları çatılmış, yüzü her zamankinden farklı bir görünüm almıştı.” der. Bundan dolayı da yanlışlıkla dört rekâtlık namazın ikinci rekâtında selam vermişti. Namaz bitince sahabeden Zülyedeyn ileriye atıldı ve, “Ya Resûlallah! Namaz mı kısaldı yoksa siz mi unuttunuz? Bize her gün dört rekât kıldırdığınız namazı, Allah’tan bir emir mi geldi de iki kıldırdınız?” dedi. Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem) ashabına dönerek, <em>“</em><em>Zülyedeyn ne diyor?”</em> buyurdu. Ashab, “Doğru söylüyor Ya Resûlallah. İki rekât kıldınız.” dediler.<a href="https://fgulen.com/tr/eserleri/namaz/namazin-topluma-bakan-yonuyle-meyveleri#_ftn3" name="_ftnref3"><sup>[3]</sup></a> Bunun üzerine Efendimiz: <em>“Namaz hakk</em><em>ı</em><em>nda bir de</em><em>ğ</em><em>i</em><em>ş</em><em>me vukû bulsa elbette ben onu size haber veririm. Lakin ben de sizin gibi bir insan</em><em>ı</em><em>m. Sizin unuttu</em><em>ğ</em><em>unuz gibi ben de unuturum; unuttu</em><em>ğ</em><em>um zaman bana hat</em><em>ı</em><em>rlat</em><em>ı</em><em>n.”</em> buyurmuştur.<a href="https://fgulen.com/tr/eserleri/namaz/namazin-topluma-bakan-yonuyle-meyveleri#_ftn4" name="_ftnref4"><sup>[4]</sup></a> Sanki Allah (celle celâluhu), Efendimiz’e namazın rekâtlerini unutturmakla ümmete hatırlatma ruhunu aşılamak istiyor, o mevzuda yapacakları şeyi ilham ediyordu.</p>
<p>Hâsılı, imam, öne geçer namaz kıldırır. Şayet bilerek-bilmeyerek bir hata yaparsa o zaman da siz onu ikaz edersiniz. Bu yönüyle namaz, yüksek bir cemaatin disipline edilmesi hususunda en mühim bir unsurdur ve sağlıklı bir itaat ve teslimiyet fikrinin formüle edilmiş şeklidir.</p>
<h3>c. İnsana Cömertlik Kazandırır</h3>
<p>Dünyanın ileri toplumlarına bakıldığı zaman onların bir kısım vasıflara sahip oldukları ve bu özellikleriyle diğer toplumlardan ayrıldıkları görülür. En ideal toplum; fertleri, küçüğüyle-büyüğüyle mütevazi ve yüzü yerde, itaat ve teslimiyet duygusu içinde hareket eden, birbirlerine karşı saygılı, sahip oldukları her şeyi cömertlik duygusuyla muhtaç insanlara veren toplumdur. Namaz, işte bütün bu hususları içerisinde barındıran yüce bir ibadettir. O, hem tevazunun formüle edilmiş bir şekli hem de insanlara cömertlik hissi kazandıran kudsî bir çağrıdır.</p>
<p>Evet, insan namazda cömertlik antrenmanı yapar; başta vaktinden fedakârlık gösterir; her vakit gelir geçer de onun namazda vakti sonsuzluğa ulaşır, zaman onunla değer kazanır ve vücubla imkân arası nuranî bir çizgi hâlini alır. Bunu bir misalle arz etmek gerekirse; insan, zamanının yaklaşık üçte birini dünyaya sarfederek elde ettiği maldan, Allah rızası için zekât verir. Verdiği bu zekâtı ana maldan değil de ondan elde ettiği mahsülden verir. Hâlbuki namaz öyle değildir; o tamamen sermayeden Rabb’e verilir. Günde beş defa namaz kılan bir mü’min, abdestte ve mescide giderken yolda geçirdiği vakti de içine katacak olursak her gün sahip olduğu 24 saatlik sermayesinden önemli bir kısmını Rabb’ine ayırıyor, yatırımını doğrudan doğruya zamana yapıyor demektir. Bu durum âdeta ağacın meyvesinden zekât verme yerine, doğrudan ağacın verilmesi gibi bir şeydir. İşte mü’min, bu cömertlikle namazda zamanını sonsuzluğa ulaştırır.</p>
<p>Evet, günde beş defa camiye gelen insanlar, anaparalarını dahi Allah için verecek kadar hiss-i semahat içindedirler. Zira günde beş defa bunu yapabileceklerine dair ahd ü peymânda bulunmaktadırlar. Allah’a hamdolsun ki günümüzde zengin simaların, secde eden mütevazi gönüllerin, daha doğrusu zenginiyle-fakiriyle, yaşlısıyla-genciyle Allah’ın çok sevdiği bir topluluğu oluşturma yolunda olan fertlerin binlercesine şahit olmaktayız.</p>
<hr class="uk-divider-icon" />
<p><a href="https://fgulen.com/tr/eserleri/namaz/namazin-topluma-bakan-yonuyle-meyveleri#_ftnref1" name="_ftn1"><sup>[1]</sup></a> Hucurât sûresi, 49/10.</p>
<p><a href="https://fgulen.com/tr/eserleri/namaz/namazin-topluma-bakan-yonuyle-meyveleri#_ftnref2" name="_ftn2"><sup>[2]</sup></a> İbn Mâce, <em>ikâme</em> 13; Abdurrezzak, <em>el-Musannef</em> 2/136.</p>
<p><a href="https://fgulen.com/tr/eserleri/namaz/namazin-topluma-bakan-yonuyle-meyveleri#_ftnref3" name="_ftn3"><sup>[3]</sup></a> Buhârî, salât 88, ezân 69, sehv 3,4,5, edeb 45, ahbâr 1; Müslim, mesâcid  97, 99.</p>
<p><sup><a href="https://fgulen.com/tr/eserleri/namaz/namazin-topluma-bakan-yonuyle-meyveleri#_ftnref4" name="_ftn4">[4]</a> </sup>Buhârî, salât 89; Müslim, mesâcid  89.</p>
<p><strong>Kaynak: :Miraç Enginlikli İbadet: Namaz / M.Fethullah Gülen</strong></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/namazin-topluma-bakan-yonuyle-meyveleri/">Namazın Topluma Bakan Yönüyle Meyveleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
