<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Muhsin Çelebi arşivleri - Hizmetten</title>
	<atom:link href="https://hizmetten.com/tag/muhsin-celebi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://hizmetten.com/tag/muhsin-celebi/</link>
	<description>Hizmet&#039;e Dair Ne Varsa...</description>
	<lastBuildDate>Sun, 16 Jul 2023 20:53:50 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.1</generator>

<image>
	<url>https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/01/hizmetten_loga_web-150x150.png</url>
	<title>Muhsin Çelebi arşivleri - Hizmetten</title>
	<link>https://hizmetten.com/tag/muhsin-celebi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>İnsanları İnançsızlığa Götüren Sebepler &#124; MUHSİN ÇELEBİ</title>
		<link>https://hizmetten.com/insanlari-inancsizliga-goturen-sebepler-muhsin-celebi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 Jul 2022 09:42:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[iman]]></category>
		<category><![CDATA[inanç]]></category>
		<category><![CDATA[Muhsin Çelebi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=26632</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir önceki yazımızda &#8220;İnsanları inanmaya götüren yollar&#8221; görmüştük. Kâinat kitabını ilmi bir şekil de inceleyen, Kur’an-ı Kerim’i doğru okuyup anlayan, Peygamberimizin hayatını önyargılardan uzak doğru bir şekilde ve vicdanının sesine&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/insanlari-inancsizliga-goturen-sebepler-muhsin-celebi/">İnsanları İnançsızlığa Götüren Sebepler | MUHSİN ÇELEBİ</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bir önceki yazımızda &#8220;<a href="https://hizmetten.com/insanlari-inanmaya-veya-inancsizliga-surukleyen-sebepler-muhsin-celebi/">İnsanları inanmaya götüren yollar</a>&#8221; görmüştük.</p>
<p>Kâinat kitabını ilmi bir şekil de inceleyen, Kur’an-ı Kerim’i doğru okuyup anlayan, Peygamberimizin hayatını önyargılardan uzak doğru bir şekilde ve vicdanının sesine kulak veren bir insanın inanmaması âdeta imkânsızdır diyebiliriz. İnsanlar bütün bunlara rağmen acaba nasıl oluyor da inanmıyorlar diye çoğu zaman kendi kendime sormuşumdur. Bu kadar ayan beyan delillere rağmen yine de insanların inanamalarının yüzlerce sebepleri vardır. Fakat temel birkaçına göz atalım :</p>
<p><strong>CEHALET</strong></p>
<p>Kâinat kitabını, Kur’an-ı,  Efendimiz ( S.A.V. )&#8217; i gerçek yönleriyle bilmeme tanıyamama&#8230;  Okuma yazma bilmemek cehalet değildir. Göz sanatı görür de sanatkarını göremiyorsa asıl cehalet odur. Okuma yazma bilmeyene &#8220;ümmi&#8221; denilir. Efendimiz ( S.A.V ) , ümmi idi . Ebu Cehil, Mekke&#8217;de okuma yazma bilen birkaç kişiden birisiydi . Ama asıl bilinmesi gerekeni bilip tanıyamadığı için , kendisine &#8220;CAHİLLERİN BABASI &#8221; anlamında &#8220;EBU CEHİL&#8221; denildi. Kur’an-ı Kerim’de, Mevlamız inanmayanların şu ayetle anlatır.  &#8220;Onlar dünya hayatının sadece görünen yüzünü kısmen bilirler; ahiret hakkın da ise tamamen gaflet içindedirler &#8230; ( Rum, 30/7 ) Onların bu cehaletlerinin sebebi ikinci maddedeki:</p>
<p><strong>SADECE DUYU VE KENDİ AKILLARINA GÜVENMELERİ</strong></p>
<p>Halbuki insanoğlunun duyuları ve aklı sınırlıdır. Sınırlı varlıkları algılayıp, sınırlı şeyleri kavraya bilir. Adeta daha soyut kavramın kendisinde gelişmediği çocuklar gibi &#8221; Gözümle gördüğüme, elimle tutabildiğime ve aklımın aldığına inanırım’’ derler somut kavramın dışına çıkamaz. Onun için maddecidirler, manevi şeylerden habersizdirler. Kur’anın daha başında inananları anlatırken; ‘’0 ( müttekiler ) ki, görünmeyen gayb alemine inanırlar.’’ Bakara, 2/3 buyurur. Dünyanın sadece görünen dış yüzüne bakmak ehli dünyanın bakış açısıdır. Mü&#8217;min ise , Allah’ın isimlerinin tecelli ettiği ve  sıfatların olduğu yönünü de kavrayabilir.</p>
<p>Kâinatın ve birtakım hakikatlerin içyüzünü kavramaya engel olan insanoğlunda bazı duygularda vardır . Bunlar;</p>
<p><strong>KiBiR , GURUR VE iNAT DUYGUSU</strong></p>
<p>Bir insan egosunun esiri olmuş, ‘Küçük dağları ben yarattım’ dercesine hareket ediyorsa . Firavun gibi kendisini herkesten üstün görüyorsa &#8220;( Firavun ) ben sizin en yüce Rabbinizim &#8230; dedi’’</p>
<p>Başkalarına hiç değer vermiyorsa, o insanın hakikati bulması, gerçeklere inanması mümkün değildir. Şeytani inançsızlığa götüren, onun kibir, gurur ve inadı idi. Yoksa Allah’ı bilmiyor değildi. Bildiği halde kendisini Adem’den üstün gördü ve ilk ırkçılardan oldu. Kafir oldu. ‘’Hani biz Meleklere; ‘(Kudretim için) Adem&#8217;e secde edin!’ dedik. Hepsi secde ettiler, yalnız iblis diretti, kibirlendi ve kafirlerden oldu. (Bakara : 2/34)</p>
<p>(Allah, İblis&#8217;e) &#8220;Söyle bakayım, sana emrettiğim halde, secde etmene mani nedir?’’ dedi. İblis, &#8220;Ben ondan daha üstünüm; çünkü Sen beni ateşten, onu ise bir çamur parçasından yarattın.’’ (A&#8217;raf  7/12)</p>
<p>&#8220;Görüldüğü gibi şeytani küfre götüren kibir, gurur ve inadı oldu. Kendini herkesten üstün görüyor ve ilk ırkçılığı yapıyordu&#8230; Öyle ise inanmanın önündeki en büyük engellerden biri de bunlardır. Kibirli, gururlu ve daima kendi görüş ve fikirlerinin üstün olduğunu savunan insanlar, kendilerinin görüş ve fikirlerine uymak istemeyen insanlara zorbalık ve baskı uygularlar ve insanlara zulmederler. Böylelikle bir adım daha atarak inanmamanın diğer bir sebebinin kapısını çalmış olurlar.</p>
<p>Zulüm ve zalimlik, insanı küfre götürür, adaletten uzaklaştırır.</p>
<p>Cehalet içinde yüzen, sadece duyuları ile hareket eden, kibir, gurur ve inat sahibi insanlar adil olamazlar. Başkalarına zulmetmeyi hayatlarının gayeleri haline getirirler. Böyle insanları da Allah hiçbir zaman hidayete ulaştırmaz. &#8220;Allah zalimleri hidayet etmez, doğru yola ulaştırmaz.’’</p>
<p>Tarihe göz atacak olursak bütün Firavunlar, Nemrutlar, Settatlar, Stalinler, Hitlerler, Saddamlar, Kaddafiler ve niceleri hayatları boyunca insanlara hep zulmetmişler. Bu zulümlerinin karşılığını görecekleri bir ailemin olmasını ve bunların hesabını verecekleri bir büyük mahkemenin olmasını ve herkese hakkını tam olarak verecek bir adil yaratıcının olmasını istemezler. İnanmadıkları ve inanmak da istemedikleri için arzu ve hevalarına göre hareket ederler. Günah deryasından kurtulamazlar. Onun için küfre götüren yollardan birisi de:</p>
<p><strong>GÜNAHLARDA ISRAR ETME; ARZU, HEVA VE HEVESİNE UYMAK</strong></p>
<p>Bediüzzaman, 2. Lema’nın 1. Nüktesin de ‘’Her bir günah içinde küfre giden bir yol vardır. O günah istiğfarla çabuk imha edilmezse, küçük bir manevi yılan gibi kalbi ısırır. Utandıracak bir günahı gizli işleyen bir adam, başkasının bilmesini,  görmesini istemez. Meleklerin amellerini kaydettiğini, her şeyi bilen ve gören bir yaratıcının huzuruna çıkıp hesap vermeyi istemez. Küçük bir emare ile onları inkâr eder.  Cehennem azabını netice veren büyük bir günah işleyen kişi cehennemin varlığından rahatsız olur. En ufak bir şeyle inkâra gider.  Yine insanoğlu küçük bir emrini dinlemediğinde rahatsız olur,  onun yüzüne bakmaktan sıkılır. Halbuki sayısız nimetleri insana veren semavat ve arzın yaratıcısının Kur&#8217;an’daki ısrarla yaptığı emirleri dinlemeyen ve itaat etmeyen insanoğlu elbette çok sıkılır. Devamlı nefsinin peşinden koşmuş, arzu ve hevalarının esiri olmuş bir insan Allah’ın huzuruna çıkıp hesap vermek istemez. Nefsinin, hevasının ve şeytanın etkisinde kalarak inkar yoluna girer. Kur&#8217;an böyle insanları şöyle belirtir:</p>
<p>&#8220;Arzu ve heveslerini ilah edinmiş, bilgisine rağmen ( Allah&#8217;ı bırakıp da o hevasına kul olmasından dolayı ) Allah’ın da kendisini sapıklıkta bıraktığı, kulağını ve kalbini mühürleyip, gözüne de bir perde çekmiş olduğu kimseyi gördün mü? Şimdi (bana söyle ) artık Allah&#8217;tan başka doğru yola kim getirebilir? Hala düşünmeyecek misiniz ?&#8221;</p>
<p>&#8220;Hayır! Gerçek öyle değil! Onların yapageldikleri kötü işler, gitgide kalplerini paslandırmıştır. (Onun için ahireti inkâr ederler.)’’</p>
<p>İşte nefsinin ve hevasının peşinde koşan bu insanlar kendilerince bahaneler ararlar. O zaman da karşılarına engeller çıkar:</p>
<p><strong> BAŞKALARININ HATALARINI, KENDİ HATALARIMIZA BAHANE YAPIP ONLARA SIĞINMA                            </strong></p>
<p>Çoğu kötü yollara girmiş, çıkamayan, inanç problemleri olan insanlar kendilerince bahaneler üretirler.</p>
<p>&#8220;İşte ben küçüklüğümde hocaya gitmiştim. Hoca beni bir dövdü, bir daha gitmedim.’’</p>
<p>‘’Falanca hacı beni camiden kovdu, ben de bir daha camiye girmedim.&#8221;</p>
<p>‘’Falan hoca, filan hacı, işte şu papaz şu mel&#8217;anetleri işledi ben onların inandığı dinden nefret ettim.&#8221; gibi.</p>
<p>Halbuki onların yaptıkları hatalardan dolayı; onların yedikleri, içtikleri şeyleri yiyip içmemezlik yapmıyoruz. Elbette eğitimde iyi örneklerin ve etkisi vardır. Ama aklımızı kullanıp ebedi hayatımızı berbat edecek veya iyi edecek yolu bulmakta insan oğlunun iradesi iledir. Bunun için bahaneler üretmeden, her türlü baskı önyargılardan her türlü baskılardan uzak olmalıyız.</p>
<p><strong>HERTÜRLÜ ÖNYARGILAR, ÇEVRENİN VE ATALARININ ETKİSİNDE KALMAK </strong></p>
<p>Efendimiz ( S.A.V ), kendisini 40 yıl himaye edip, yeğenini de çok sevdiği halde ölüm döşeğinde amcası Ebu Talip’e imanı teklif edince, o sırada Kureyş’in ileri gelenleri Ebu Talip’e bakıp; &#8220;Atalarının dinini mi bırakacaksın?&#8221; dediklerin de &#8220;Kureyş’in kadınları, ‘’Ebû Talip ölümden korktu da inandı. Demeyeceklerini bilseydim, yeğenim sana inanırdım.&#8221; der. Kur&#8217;an, bu nevi baskıların insanı nasıl imandan uzaklaştırdığını resmeder. &#8220;Onlara, &#8216;Gelin Allah&#8217;ın indirdiği buyruklara tabi olun!&#8221; denildiğin de : &#8220;Hayır , biz atalarımızı hangi inanç üzerinde bulduysak ona uyarız derler. Ataları bir şeye akıl erdirememiş ve doğruyu bulamamış olsalar da mı onlara uyacaklar?’’</p>
<p>Günümüzde de nice insanlar, çevrenin etkisinde kalarak, acaba ne derler, gerici yobaz derler mi? düşüncesi ile dinden uzaklaşmış adım adım küfre yaklaşmışlardır.</p>
<p>Burada sayamadığımız daha birçok maddi ve manevi, şahsi veya içtimaî sebeplerle insanlar inançtan uzaklaşıp küfre düşmüşlerdir.</p>
<p>Cenab- i Hakk bizleri hidayetten ayırmasın &#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/insanlari-inancsizliga-goturen-sebepler-muhsin-celebi/">İnsanları İnançsızlığa Götüren Sebepler | MUHSİN ÇELEBİ</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnsanları İnanmaya veya İnançsızlığa Sürükleyen Sebepler &#124; MUHSİN ÇELEBİ</title>
		<link>https://hizmetten.com/insanlari-inanmaya-veya-inancsizliga-surukleyen-sebepler-muhsin-celebi/</link>
					<comments>https://hizmetten.com/insanlari-inanmaya-veya-inancsizliga-surukleyen-sebepler-muhsin-celebi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Jun 2022 09:19:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[iman]]></category>
		<category><![CDATA[inanç]]></category>
		<category><![CDATA[küfür]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'an-ı Kerim]]></category>
		<category><![CDATA[Muhsin Çelebi]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamber]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=26059</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tarih boyunca insanoğlu temelde iki ana güruha ayrılmış. İnananlar ve inanmayanlar. Şairin ifadesi ile ‘Oluklar çift akmış birinden nur; birinden kir..’ Daha insanlığın ilk atası Hz. Ademin evlatları ile başlayan&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/insanlari-inanmaya-veya-inancsizliga-surukleyen-sebepler-muhsin-celebi/">İnsanları İnanmaya veya İnançsızlığa Sürükleyen Sebepler | MUHSİN ÇELEBİ</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tarih boyunca insanoğlu temelde iki ana güruha ayrılmış. İnananlar ve inanmayanlar.</p>
<p>Şairin ifadesi ile ‘Oluklar çift akmış birinden nur; birinden kir..’</p>
<p>Daha insanlığın ilk atası Hz. Ademin evlatları ile başlayan bu manzara kıyamete kadar devam edeceğe benziyor.</p>
<p>Kabil, kin haset ve zulüm duyguları ile kardeşini katletmiş. Habil’de masumlar ve mazlumlar kafilesinin ilk şehidi olmuştur.</p>
<p>Nur akan oluklardan: Peygamberler, evliyalar, asfiyalar ve salih insanlar insanlığı sulamış&#8230;</p>
<p>Kir akan oluklardan Firavunlar, şettatlar, diktatörler ve zalimler ise insanlığa adeta kan küstürmüş güzelim dünyayı insanlara cehennem etmişlerdir.</p>
<p>Adeta birisi zakkum meyveleri; diğeri de Tuğba ağacının meyvelerinin numunelerini bu fani dünyaya vermiştir.</p>
<p>İnsanlığın bu iki meyvesinin ana sebepler üzerinde duralım.</p>
<ol>
<li><strong>İNSANLIĞI İNANMAYA GÖTÜREN YOLLAR</strong></li>
</ol>
<p>Aslında insanoğlu en basit mantıkla bile düşündüğünde: Bir harf katipsiz, bir iğne ustasız; bir resim ressamsız, bir heykel heykeltraşsız; bir köy muhtarsız olamaz. Elbette bunlardan binler derece daha harika olan şu kâinat sarayı yapıcısız yaratıcısız olamaz. Asrın mürşidinin dediği gibi: Bizleri Cenabi Hakk’ın varlığına inanmaya götüren yollar mahlukatın varlığı adedince çoktur. Her bir varlık O’na delildir. Fakat bunların içinde en kısa ana yollara işaret edeceğiz.</p>
<p>İnsanoğlu acz, fakr, şefkat ve tefekkür adımları ile bu yollara girebilir. Kendi acz ve fakrini alamayan şefkat ve merhamet duyguları ile kâinata bakamayan tefekkür ile bir arı gibi her petekten bal almayan inanamaz. Bu adımlarla bu yollara bir göz atalım:</p>
<ol>
<li><strong> Kâinat Kitabını ilmi bir şekilde incelemek, tefekkür ederek araştırmak</strong></li>
</ol>
<p>Bediüzzaman Hazretlerinin yanına Kastamonu’da lise talebelerinden bir kısmı gelir ve “Bize Halıkımızı tanıttır, muallimlerimiz Allah’tan bahsetmiyorlar” dediklerinde; onlara:</p>
<p>“Sizin okuduğunuz fenlerden her fen kendilerine has bir dil ile sürekli olarak Allah’tan bahsediyor ve yaratıcıyı tanıtıyorlar.  Muallimler değil, onları dinleyiniz.” dedikten sonra kısaca misaller verir.</p>
<p>Kâinatı büyük bir eczaneye benzetir. Harika bir eczahaneye benzetir. Harika bir fabrikanın mühendisi yapıcısı olmadan olamayacağını anlatır. Yeryüzünü dev bir gıda iaşe ambarına benzetir. Dev bir süper marketin yüzlerce reyonlarındaki, binlerce raflarındaki dizilmiş düzenlenmiş binlerce besin maddelerinin kendiliğinden olamayacağını anlatmış.</p>
<p>Büyük bir şehrin elektrik şebekesinin aydınlatılmasının kendiliğinden olamayacağı gibi gökyüzündeki milyarlarca yıldızları milyonlarca yıldır yandıran, yakıt maddelerini tüketmeyen bir yaratıcısının olacağını bildirir. (11. Şua Meyve Risalesi)</p>
<p>Kısacası her ilimde Allah’a giden bir yol vardır. Yeter ki fiziğin, kimyanın, tıbbın, zoolojinin, botaniğin, astronominin ve diğer yüzlerce ilimleri insafla araştıralım ve tefekkür ederek neden ve niçinlerini sorabilelim.</p>
<ol start="2">
<li><strong> Kuran-ı Kerimi doğru anlamak, doğru yorumlamak ve doğru kavramak, insanları inanmaya götür</strong></li>
</ol>
<p>Kur’an-ı Kerim’de gökleri ve yeri ilimlerin dili ile inceleyip tefekkür eden insanların mutlaka Allah’a inanacağına dair yüzlerce ayet vardır. Biz bunlardan sadece numune olarak birkaç tanesinin mealini vereceğiz.</p>
<p>“O’dur gökten yağmur indirir. Hem içeceğiniz su ondan oluşur. Hem de hayvanlarınızı içinde otlattığınız ot ve ağaçlar”</p>
<p>“Allah o su sayesinde sizin için ekinler, zeytinler, hurmalıklar, üzüm bağları ve çeşit çeşit meyveler yetiştirir. Elbette bunda düşünen kimseler için alınacak bir ders vardır.!”</p>
<p>“Hem geceyi ve gündüzü güneşi ve ayı sizin hizmetinize verdi. Diğer yıldızlarda O’nun emriyle size ram edilmiştir. Elbette aklını çalıştıran kimseler için bunda alınacak nice ibretler vardır.”</p>
<p>“Yeryüzünde türlü türlü renklerle her çeşitten bitki ve hayvan olarak sizin yarattığı daha neler neler var! Elbette bunda düşünen kimseler için alınacak ibret var. “ (Nahl, 16/10 &#8211; 13)</p>
<p>“Eğer onlara ‘Gökleri ve yeri kim yarattı? Güneşi ve ayı kim hizmetinize amade kıldı?” diye sorarsanız elbette Allah° diyeceklerdir. Öyleyse nasıl oluyor da bu gerçekten uzaklaştırılıyorlar.” (Ankebut 29/61)</p>
<p>“Eğer onlara: ‘Gökten su indirip ölümünden sonra yeri canlandıran kimdir?’ diye sorsan elbette: Allah diyeceklerdir.</p>
<p>De ki: Hamdolsun o Allah’a ki (kafirler bile onun vasıflarını inkâr edemiyorlar. Bütün hamdler, güzel övgüler aslında Allah’a mahsustur, fakat onların ekserisi bunu düşünüp anlamıyorlar” (Ankebut, 29/63)</p>
<p>Nahl süresindeki ayetlerde görüldüğü gibi Cenab-ı Hak delilleri sıraladıktan sonra ayetlerin sonunda “muhakkak ki bunlarda tefekkür eden, tezekkür eden ve aklını kullanan toplumlar için ayetler, deliller vardır.” diye bitiriyor.</p>
<p>Kur’an da insanı inanmaya götüren daha birçok ayetler vardır. (Ayrıca Bkz. Nahl, 16/65 -69 Bakara  2/2   Al-i İmran 3/37)</p>
<p>Aslında Kur’an-ın kendisi Allah’a inanmaya götüren en büyük delillerden biridir.</p>
<p>Kur’an-ı edebi yönüyle inceleyen; ilimlerin diliyle Kur’an-ı inceleyen Kur’an-ın gelecekten verdiği haberlerin yeri ve zamanı geldikçe ortaya çıktığını gören; matematiksel bazı mucizelerine şahit olan; bazı Allah, Rahman, Rahim veya birbirinin aynısı kelimelerin alt alta aynı sayfada bir araya geldiğini gören; 23 yılda ayrı ayrı sebeplerle ve farklı zamanlarda nazil olan Kur’an ayetlerinin anlam bütünlüğü, okunuşundaki kulağa hoş gelişi gibi ehli tahkikin tespit ettiği yüzlerce mucizeliği karşısında insaflı bir insan: “Bu Kitap, okumasını yazmasını bilmeyen, ümmi bir zatın eseri olamaz. Bu ancak alemlerin ve bütün insanların yaratıcısı Allah’ın kelamı olabilir.” diyecektir.</p>
<p>Kısacası Kur’an-ı insafla okuyan, anlayan ve inceleyen bir insanın inanmaması mümkün değildir.  Asırlardır 7’den 70’e insanlığın beşte birisini arkasından sürükleyen ve ezberlenebilen, zihinlere zor gelmeyen bu kitap insanları yaratan alemlerin Rabbinin kelamı olabilir&#8230; demekten başka çare yoktur.</p>
<ol start="3">
<li><strong> Peygamberimizin hayatını gerçek yönleriyle bilmek, anlamak</strong></li>
</ol>
<p>Efendimiz (s.a.v)’in hayatını her türlü önyargılardan uzak insafla inceleyen bir insan; “Bu hayat basit bir insanın hayatı olamaz. Doğmadan babasını altı yaşında annesini, sekiz yaşında dedesini kaybetmiş hem yetim hem de öksüz kalmasına rağmen öyle güzel bir ahlaka sahip olarak yaşamış ki; dost ve düşman onun ahlakına, dürüstlüğüne, insanlığına hayran kalmış, Kendisi “Muhammed’ül Emin” ‘güvenilir insan’ olarak anılmıştır.</p>
<p>“Ya Resulallah seni kim böyle güzel terbiye etti?’’ Diyenlere “Beni rabbim en güzel şekilde terbiye etti° diyerek Allah’a yeryüzünde en güzel ayna olmuştur. Allah’ın isimlerinin kendisinde kâmil manada tecelli ettiği en üstün varlıktır.  O’na ibretle bakan Allah’ı görür ve Allah’a inanır.</p>
<ol start="4">
<li><strong> Vicdanımızın gizli sesine kulak vermek</strong></li>
</ol>
<p>Kâinatı ve insanları yaratan Yüce Rabbimiz insanoğlunun fıtratını temiz olarak yaratmış. Fıtratı bozulmayan her insan vicdanını dinlediğinde, kendisinin ve kâinatın mutlaka bir yaratıcısı olması gerektiğini kabul eder. Tarih boyunca insanoğlu mutlaka Bir şeylere inanmış, fıtratı onu gerektirmiş. Ancak peygamberlerin aydınlık yolundan ayrılan insanlar yanlış farklı şeylere inanmış.</p>
<p>En inanmıyorum diyen insanlar bile, zorda kaldıklarında gemileri batarken, uçakları düşerken, aciz kaldıkları noktalarda kendilerine mahsus bir şekilde inançlarını dillendirmişlerdir. Onun için “Batan gemi ile düşen uçakta ateist bulunmaz.” sözü adeta atasözü haline gelmiş, fıtratları yalan söylememiştir.</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/insanlari-inanmaya-veya-inancsizliga-surukleyen-sebepler-muhsin-celebi/">İnsanları İnanmaya veya İnançsızlığa Sürükleyen Sebepler | MUHSİN ÇELEBİ</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://hizmetten.com/insanlari-inanmaya-veya-inancsizliga-surukleyen-sebepler-muhsin-celebi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
