<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Meriç arşivleri - Hizmetten</title>
	<atom:link href="https://hizmetten.com/tag/meric/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://hizmetten.com/tag/meric/</link>
	<description>Hizmet&#039;e Dair Ne Varsa...</description>
	<lastBuildDate>Sun, 16 Jul 2023 21:13:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/01/hizmetten_loga_web-150x150.png</url>
	<title>Meriç arşivleri - Hizmetten</title>
	<link>https://hizmetten.com/tag/meric/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Semaver kanalından Ramazan&#8217;a özel program: &#8216;Ümide yelken açanlar&#8217;</title>
		<link>https://hizmetten.com/semaver-kanalindan-ramazana-ozel-program-umide-yelken-acanlar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Apr 2023 17:40:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Fransa semaver]]></category>
		<category><![CDATA[Meriç]]></category>
		<category><![CDATA[Semaver kanalı]]></category>
		<category><![CDATA[ümide yelken açanlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=31278</guid>

					<description><![CDATA[<p>Paris merkezli &#8216;Cémavaire'(Semaver) adlı YouTube kanalı, yayın hayatına başladığı 2020 Eylül ayından bu yana haftalık canlı talk-show formatındaki yayınlarına devam ediyor. Kanal bu sene Ramazana özel 5 hafta boyunca her&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/semaver-kanalindan-ramazana-ozel-program-umide-yelken-acanlar/">Semaver kanalından Ramazan&#8217;a özel program: &#8216;Ümide yelken açanlar&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Paris merkezli &#8216;Cémavaire'(Semaver) adlı YouTube kanalı, yayın hayatına başladığı 2020 Eylül ayından bu yana haftalık canlı talk-show formatındaki yayınlarına devam ediyor.</p>
<p>Kanal bu sene Ramazana özel 5 hafta boyunca her Cuma akşamı, yaşadığı mağduriyetler sonrasında ülkesini terk etmek zorunda kalanların yeni hayatlarına uyum sağlama süreçlerini anlatan videolarla ekrana gelecek.</p>
<p>Geçen hafta ilk bölümü yayınlanan &#8220;Ümide yelken açanlar&#8221; bundan sonra Ramazan boyunca her cuma yeni bölümleriyle ekrana gelecek.</p>
<div class="epyt-video-wrapper"><iframe  id="_ytid_39940"  width="1170" height="658"  data-origwidth="1170" data-origheight="658" src="https://www.youtube.com/embed/HWBE-vXGlG4?enablejsapi=1&#038;autoplay=0&#038;cc_load_policy=0&#038;cc_lang_pref=&#038;iv_load_policy=1&#038;loop=0&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;playsinline=1&#038;autohide=2&#038;theme=dark&#038;color=red&#038;controls=1&#038;disablekb=0&#038;" class="__youtube_prefs__  epyt-is-override  no-lazyload" title="YouTube player"  allow="fullscreen; accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen data-no-lazy="1" data-skipgform_ajax_framebjll=""></iframe></div>
<div class="epyt-video-wrapper"><iframe  id="_ytid_19074"  width="1170" height="658"  data-origwidth="1170" data-origheight="658" src="https://www.youtube.com/embed/_ByhtOD9rhM?enablejsapi=1&#038;autoplay=0&#038;cc_load_policy=0&#038;cc_lang_pref=&#038;iv_load_policy=1&#038;loop=0&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;playsinline=1&#038;autohide=2&#038;theme=dark&#038;color=red&#038;controls=1&#038;disablekb=0&#038;" class="__youtube_prefs__  epyt-is-override  no-lazyload" title="YouTube player"  allow="fullscreen; accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen data-no-lazy="1" data-skipgform_ajax_framebjll=""></iframe></div>
<p><a href="https://hizmetten.com/semaver-kanalindan-ramazana-ozel-program-umide-yelken-acanlar/">Semaver kanalından Ramazan&#8217;a özel program: &#8216;Ümide yelken açanlar&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yolcu &#124; KÜBRA AYDIN</title>
		<link>https://hizmetten.com/yolcu-kubra-aydin/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Nov 2022 07:00:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[Kübra Aydın]]></category>
		<category><![CDATA[Meriç]]></category>
		<category><![CDATA[Yolcu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=28049</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yolcu &#124; KÜBRA AYDIN Yola çıkmaya karar vermek mi zordu yolda olmak mı? Yolculuk mu daha zordu beklemek mi? Çocuklarından ayrı geçirdiği her saniye senelere tekabül ediyordu. Her telefonda zoraki&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/yolcu-kubra-aydin/">Yolcu | KÜBRA AYDIN</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yolcu | KÜBRA AYDIN</strong></p>
<p>Yola çıkmaya karar vermek mi zordu yolda olmak mı? Yolculuk mu daha zordu beklemek mi? Çocuklarından ayrı geçirdiği her saniye senelere tekabül ediyordu. Her telefonda zoraki gülümseme, çocuklarından sakladığı gözyaşlarıyla gölgeleniyordu. Önce eşi gitmişti. Çocuklarıyla hayata tutunmak için çabalamıştı. Yaşamak denirse işte.</p>
<p><strong>Eşi tutuklandığında yalnız kalmıştı. Eşi gittiğinde yine yalnızdı, şimdi çocuklar da gitmişti. Artık yapayalnızdı.</strong> İnsan hayatına ne kadar yalnızlık sığdırabilirdi? Gece gündüz ailesine kavuşmanın hayaliyle yaşar olmuştu. Kimse istemezdi bir gecede bütün ailesini kaybetmeyi kimse göze alamazdı soğuk suları kulaçlamayı. Ama gel gör ki özgürlüğe vurulan prangalar nefessiz bıraktığında insanı, bütün zorlu yollar göze alınırdı. Kaç kere denedi onlara ulaşmayı. Denizleri aşamadı, nehirleri geçemedi. Her seferinde kalbi yoruldu bedeninden çok.</p>
<p>Yağmurlu bir günde düştü yine yollara. Kimi zulümden kimi savaştan kimi açlıktan kaçıyordu. <strong>Özgürlüğe giden yolun adı Meriç’ti.</strong> Kendilerini karşı kıyıya attığında bu sefer oldu dedi içinden sevinçle. Ailesine kavuşmanın hayaliyle gecenin ve soğuğun koynunda büyük bir çabayla ilerledi. Ama önlerine çıkan silahlı insanlar -ki o asker olduklarını düşünmüştü- onları dinlemiyordu bile. Yine de dertlerini dilleri döndüğünce anlatmaya çalıştılar. Bir kamyona doldurdular. Artık dile getirmek istemeseler de son dönemlerde sıkça duydukları push-back olaylarının tam ortasında yer aldıklarını anladılar. Sanki bir korku filminin bir karesine sıkışıp kalmışlardı. Herkesi tek tek indirdiler kamyondan. Üzerlerinde ne varsa almışlardı. Kıyafetleri de dahil olmak üzere. Önce başörtüsünü aldılar sonra üzerinde ince bir kazak ve pantolonla bıraktılar. Fakat erkekler sadece iç çamaşırlarıyla kalmıştı. Öyle utanıyordu ki başını yerden kaldıramadı. Bir yandan soğuktan titrerken hıçkırıklarını tutmaya çalışıyordu. Olmamıştı yine. Kavuşamayacaktı çocuklarına. Artık tükenmişti. Geri dönecek büyük ihtimal tutuklanacak en iyi ihtimalle dört beş sene hapishanede kalacaktı. Başka hiçbir şey düşünemiyordu. Tekrar bindirdiler kamyona ve nehrin kenarına getirdiler. Küçücük bir bota 20 insanı bindirip, arkalarından ateş ederek karşı kıyıya ittiler. Onları bekleyen askerler önce giyecek bir şeyler verdiler. Fakat yağmurdan sırılsıklam olmuştu. Nerde nasıl giyecekti ki? Sustu sadece sustu. Konuşulanları duymuyordu kulakları çünkü çocuklarının sesleri yankılanıyordu. Anlamamazlıktan geldi. <strong>Bitti yolun sonu geldi diye düşünürken, askerler onu da yabancı sanmıştı ve hemen sınırdaki köye bırakıp, uzun uzun bir daha buraya gelmemelerini tembihledi.</strong> Serbest kaldığına inanamıyordu. Bu kadar adrenalin sonrası vücudu tepki veremez hale gelmişti. Ne hissedeceğini ne yöne gideceğini bilemeden memleketine döndü. Bu öyle bir girdaptı ki serbest kaldığına sevinse mi karşı kıyıya kadar geçmişken çocuklarına kavuşamamasına üzülse mi… Ne olacaktı bundan sonrası? Her şeyi düşündü hatta gidip teslim olmayı bile. Ailesi olmadan burda özgür olsa ne olurdu? Ama bir hafta geçmeden yolculuk hayalleri geldi kuruldu yüreğinin orta yerine. Siz buna evlat hasreti deyin isterseniz. Bir annenin evlatları için göze alamayacağı hiçbir şey yoktur. Bir haftanın sonunda düşmüştü yola. Bu sefer dönmeyecekti kararlıydı. <strong>Sığındı geceyi yaratan Rabbine, Yunus’a (a.s) onu güvenli sığınak yapana teslim oldu.</strong> Bu sefer karşı kıyıda karakolda buldu kendini. İşlemlerinin ardından ona asırlar gibi gelse de birkaç haftanın ardından nihayet ailesine kavuştu.</p>
<p>Geldiği memlekette eşine ve çocuklarına kucak açmış, yıllarca ailesiyle birlikte onun yolunu gözlemiş dostları karşıladı onu.</p>
<p><strong>Bir kere daha anladı gecenin en karanlık anından sonra şafağın söktüğünü.</strong> Şimdi aydınlık yarınlarda, ailesiyle birlikte devam ediyor yolculuğuna. Ne yol bitiyor ömürde ne yolculuk…</p>
<p>Kendi hikayelerimizi yazmaya devam ediyoruz. Kimi zaman gökten düşüyor üç elma kimi zaman devler kazanıyor umuda karşı….</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/yolcu-kubra-aydin/">Yolcu | KÜBRA AYDIN</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Amerikalı profesör Vonya Womack: Türkiye&#8217;de yaşanan sessiz soykırım için yeni bir isim gerekecek</title>
		<link>https://hizmetten.com/amerikali-profesor-vonya-womack-turkiyede-yasanan-sessiz-soykirim-icin-yeni-bir-isim-gerekecek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Jun 2022 12:19:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Ege]]></category>
		<category><![CDATA[Kara ailesi]]></category>
		<category><![CDATA[Meriç]]></category>
		<category><![CDATA[soykırım]]></category>
		<category><![CDATA[Vonya Womack]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=26118</guid>

					<description><![CDATA[<p>Merkezi ABD’de olan Cabrini Üniversitesi’nin bünyesindeki International Center for Global Learning’in başkanlığından iki yıl önce istifa eden ve kendini insan hakları ihlallerine adayan Amerikalı profesör Vonya Womack, geçen hafta sonu&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/amerikali-profesor-vonya-womack-turkiyede-yasanan-sessiz-soykirim-icin-yeni-bir-isim-gerekecek/">Amerikalı profesör Vonya Womack: Türkiye&#8217;de yaşanan sessiz soykırım için yeni bir isim gerekecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Merkezi ABD’de olan Cabrini Üniversitesi’nin bünyesindeki International Center for Global Learning’in başkanlığından iki yıl önce istifa eden ve kendini insan hakları ihlallerine adayan Amerikalı profesör Vonya Womack, geçen hafta sonu Norveç, İsveç ve Almanya’ya bir dizi ziyaret gerçekleştirdi.</p>
<p>Avrupa’ya ve Amerika’ya iltica etmek zorunda kalan mültecilerle görüşen ve bu görüşmelerini iki projeye dönüştürecek olan Womack “Türkiye’de sessiz bir soykırım yapılıyor. Bu soykırım için belki de yeni bir isim gerekecek. Bu olaylar ne kadar çok konuşulursa sessiz kalan insanlar üzerinde bir baskı oluşacaktır ve sonunda bir şekilde onlar da konuşacak.” dedi.</p>
<p>Vonya Womack, Ege Denizi’nde iki çocuklarını kaybeden Gonca-Ebubekir Kara ailesini de ikinci kez Almanya’da ziyaret etti. Kara ailesiyle olay henüz yeniyken ilk kez iki yıl önce görüşen Womack, bu kez ailenin psikolojik olarak nasıl olduğuyla çok ilgiliydi. Bu görüşmeye Bold Medya olarak biz de katıldık. Türkiye’deki insan hakları ihlallerinin çoğunu gündeme getirdiğimiz için bizimle de tanışmak istediğini belirten Womack, üç şeyi çok merak etti.</p>
<p>Bu kadar çok hak ihlali olmasına rağmen insanların neden konuşmamayı tercih ettiğini soran Womack, “Korkudan mı susuyorlar?” dedi. Cevabını merak ettiği ikinci soru “Mağdurların yaşadıklarını size anlatılmasıyla bana anlatmaları arasında bir fark var mı?” oldu. Bir de yayınlamadığımız herhangi bir belge olup olmadığını sordu. Womack, tüm bu araştırmalarını ve sorularının cevabını iki önemli projeyle gelecek nesillere aktarmayı hedefliyor.</p>
<p>Dört çocuk annesi olan 50 yaşındaki Vonya Womack, üç-dört nesil önce Almanya’dan Amerika’ya göç etmiş bir ailenin kızı. Anneannesi ve dedesi Amerikalı ünlü reçel şirketi Smackers’ın kurucularından. Ama kendisi bu servetin varisi ya da ortağı değil, ABD’de pazarlama ve küresel liderlik alanında profesörlüğe kadar yükselmiş bir akademisyen.</p>
<p>Üniversite eğitimini işletme alanında tamamlayan Womack, yıllarca ünlü kimya firması Merck’te satış ve pazarlama alanında çalıştıktan sonra 7 yıl önce Cabrini Üniversitesi’nde küresel liderlik üzerine ders vermeye başlar. Sosyal adalet üzerine yoğunlaşan Cabrini Üniversitesi’nin 2 bin öğrencisi bulunuyor.</p>
<p>Üniversite okurken Filistin’deki olaylara duyarsız kalmayan ve o bölgeyi ziyaret eden Womack’a Cabrini’de bir gün insan hakları alanında ders vermesini isterler. Böylece kendini mültecilerin arasında bulur.</p>
<p>Türkiye’deki insan hakları konularına da eğilir. ABD’ye yeni yerleşen mültecilerle bağlantı kurar, hatta öğrencileriyle onları ziyarete gider, bazılarını üniversiteye konuşmacı olarak davet eder. Hem Türkiye tarihini hem de son yıllarda yaşananları araştırır, öğrencilerine anlatır, birlikte okumalar yaparlar.</p>
<p>Son yıllarda yaşanan insan hakları ihlallerine ilgisi giderek artan Womack, mültecilerin ilk uğrak yerlerinden biri olan Yunanistan’a, daha sonra Almanya’ya giderek bire bir görüşmeler yapar, politik mültecilerin maruz kaldığı hukuksuzlukları daha yakından dinler. 27 Eylül 2019’da Sakız Adası yakınlarında iki çocuklarını kaybeden Gonca-Ebubekir Kara ailesiyle ilk o zaman tanışır.</p>
<div id="attachment_26119" style="width: 710px" class="wp-caption aligncenter"><img fetchpriority="high" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-26119" class="size-medium wp-image-26119" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/Vonya-Womack-Kara-ailesi-700x597.jpg" alt="" width="700" height="597" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/Vonya-Womack-Kara-ailesi-700x597.jpg 700w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/Vonya-Womack-Kara-ailesi-768x655.jpg 768w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/Vonya-Womack-Kara-ailesi.jpg 800w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /><p id="caption-attachment-26119" class="wp-caption-text">Vonya Womack geçen hafta Almanya’ya yaptığı ziyarette yine Gonca-Ebubekir Kara ailesiyle görüştü. Kara çiftinin 27 Eylül 2019’da meydana gelen Ege Denizi’ndeki kazadan sağ kurtulan en küçük oğulları Ali İhsan 4,5 yaşında.</p></div>
<p>Bu kadar çok insanın haksızlığa uğradığını bilmediğini ifade eden Womack, yaptığı görüşmelerden çok etkilendiği için hocalığı bırakmaya karar verir. Bu kararını eşine ilk söylediğinde eşi kahkahayla güler, “Dört çocuğumuz var, ikisi üniversitede, ikisi lisede, biz bunu nasıl karşılayacağız.” diye tepki gösterir.</p>
<p>Vicdanının sesine kulak veren ve sıfırı göze alarak istifa eden Womack, iki yıl önce akademisyenliği bırakır. Kısaca RUSU olarak adlandırdığı “Bilinmeyen mültecilerin, duyulmamış hikayeleri”ni bir araya getiren <a href="https://refugeesunknown.org/">www.refugeesunknown.org</a> adı altında bir web sitesi açar.</p>
<p>Womack’ın ilk amacı, dünyanın her yerine dağılmış olan politik mültecilerin hikayelerini bu sitede bir araya getirip dijital ortamda İngilizce bir kaynak oluşturmak. Sitede sadece yazılı metin değil, Podcast şeklinde ses kayıtlarına da yer verdiklerini belirten Womack, “Çok fazla hikaye var ama çok dağınık durumda. Bu hikayeleri bir araya getirebilirsem, tek bir yerde toplanması önemli. Bu konuda çalışma yapacak diğer akademisyenlere, gazetecilere, ilgilenen herkese kaynak oluşturmak istiyorum. Herkesin istediği zaman girebileceği, araştırma yapabileceği, hızlı bir şekilde hikayelerin yazılı veya sözlü bulabileceği bir web sitesi olacak.”  dedi.</p>
<p><img decoding="async" class="size-medium wp-image-26120 aligncenter" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/Vonya-Womack1-560x700.jpg" alt="" width="560" height="700" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/Vonya-Womack1-560x700.jpg 560w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/Vonya-Womack1-768x960.jpg 768w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/Vonya-Womack1.jpg 960w" sizes="(max-width: 560px) 100vw, 560px" /></p>
<p>İkinci hedefi ise bu hikayeleri bir üniversite çatısı altında Soykırım adıyla kitaplaştırmak. Türkiye’de sessiz bir soykırımın yapıldığını ifade eden Womack, “Bu soykırım için belki de yeni bir isim gerekecek. Soykırımın birçok aşaması var. Bu hikayeler soykırımın türüne girdiğini yeniden sınıflandırmak gerekecek.” diye konuştu.</p>
<p>Womack şöyle devam etti: “Bu olaylar ne kadar çok konuşulursa sessiz kalan insanlar üzerinde bir baskı oluşturacak ve sonunda bir şekilde onlar da konuşacak. Aynı gruba mensup insanların yaşadıklarını birbirleriyle paylaşmaları aslında o cemaate mal olmuş bir travmaya dönüşüyor. Birbirlerine anlattıkça hem ortak şey yaşamış oluyor hem de travmanın atlatılması için bir adım oluyor. Anlattıkça rahatlayacaklar aslında.”</p>
<p><strong>Kaynak: Bold Medya &#8211; Sevinç Özarslan </strong></p>
<div class="mvp-author-info-wrap left relative">
<div class="mvp-author-info-text left relative"></div>
</div>
<p><a href="https://hizmetten.com/amerikali-profesor-vonya-womack-turkiyede-yasanan-sessiz-soykirim-icin-yeni-bir-isim-gerekecek/">Amerikalı profesör Vonya Womack: Türkiye&#8217;de yaşanan sessiz soykırım için yeni bir isim gerekecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Baba uyan döner yiyeceğiz I Gökhan Bozkuş</title>
		<link>https://hizmetten.com/baba-uyan-doner-yiyecegiz-i-gokhan-bozkus/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Aug 2021 15:35:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[Gökhan Bozkuş]]></category>
		<category><![CDATA[Halil Dinç]]></category>
		<category><![CDATA[Meriç]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=21672</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünyam bir el çantasında. Yok oldu bir mazi hiçten Acı, zorlu talihime Gülerek geçtim Meriç’ten 45 yaşındaki kalbi Atina’da yorulan ve gözlerini orada sonsuzluğa yuman Ankara Samanyolu Cemal Şaşmaz Kız&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/baba-uyan-doner-yiyecegiz-i-gokhan-bozkus/">Baba uyan döner yiyeceğiz I Gökhan Bozkuş</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünyam bir el çantasında.<br />
Yok oldu bir mazi hiçten<br />
Acı, zorlu talihime<br />
Gülerek geçtim Meriç’ten</p>
<p>45 yaşındaki kalbi Atina’da yorulan ve gözlerini orada sonsuzluğa yuman Ankara Samanyolu Cemal Şaşmaz Kız Lisesi Müdürü Halil Dinç’in kaleme aldığı mısralardı ‘Gülerek Geçtim Meriç’ten’ şiiri. Bestelenen bu şiirin her satırı üzerinde belki ileride edebiyat tarihçileri bu devrin izdüşümlerini görecekler.</p>
<p>Halil Dinç 15 Temmuz’dan sonra hayatı zindan edilen öğretmenlerimizden birisiydi. Türkçe öğretmeni olarak Van, Sivas, Sinop ve en son da Ankara’da görev yapmıştı. Yüzbinlerce ailenin hayatını alt üst eden o geceden önce de Samanyolu Cemal Şaşmaz Kız Lisesi Müdürü idi. Türkiye’de yaşamanın artık bir zindandan farksız olduğunu anlayınca da ailesi ile birlikte zorlu bir kara alarak Meriç üzerinden Atina’ya geçtiler. 3 çocuğundan sadece Ahsen ve İnci anne Nihayet Dinç ve baba Halil Dinç ile gelmişti. İhsan daha sonra gelecekti. Anne Nihayet Dinç bir röportajda: “<em>İhsan’ ı Türkiye’de bıraktık. O sonra gelecekti. Meğer babasının cenazesini almak için kalmış orada yavrum.” Diyor.</em></p>
<p><em> </em>Halil Dinç öyle bir şiir yazdı ki. Yunanistan’dan yolu geçen herkes aradan uzun zamanlar da geçse dinleyince duygulanacak. Ve öyle bir hissediştir ki bu şiir okuyanın kalbine ok gibi saklanacak. Yine eşi Nihayet Dinç anlatıyor: Eşim bu şiiri yola çıkmadan 3 gün önce kaleme almış. Bana ilk okuttuğunda çok şaşırdım Halil Bey dedim, sen daha oradan geçmeden nasıl bu kadar anlamlı ve duygulu yazdın. Dedi ki, ben bu şiirini oradaki şehitlerin hissiyatını düşünerek yazdım. Bana bir şey olursa bunu yayınlayın, dedi.</p>
<p><em> </em><em>Dünyam bir el çantasında.</em><br />
<em>Yok oldu bir mazi hiçten.</em><br />
<em>Acı, zorlu talihime,</em><br />
<em>Gülerek geçtim Meriç’ten.</em></p>
<p><em>Tarihin başından beri</em><br />
<em>Yaşanan, bitmeyen göçten</em><br />
<em>Yok kimseye imtiyazı</em><br />
<em>Bilerek geçtim Meriç’ten.</em></p>
<p><em>Bir zehirden iftirâyı</em><br />
<em>-Duydum sen say ki baldıran-</em><br />
<em>Kırk beş yıllık hâtırâyı</em><br />
<em>Silerek geçtim Meriç’ten.</em></p>
<p><em>Sırtımda bir urba ardan</em><br />
<em>Kalbim güvercin yüreği</em><br />
<em>Hem serden geçtim hem yardan</em><br />
<em>-Geride mağmum dostlarım-</em><br />
<em>Dolarak geçtim Meriç’ten</em></p>
<p><em>Tohumlar bıraktım orda</em><br />
<em>Semâya ser çeksin diye</em><br />
<em>Bebek, anne, yağız yiğit</em><br />
<em>Rahim Allah’a hediye</em></p>
<p><em>Hicret, evet bâkiyesi</em><br />
<em>Hicranlı duygular, içten</em><br />
<em>Vatana son bakış, yaslı</em><br />
<em>Bir akşam geçtim Meriç’ten.</em></p>
<p>Kamp sürecinden 12 gün sonra Atina’ya gelir Dinç ailesi. bir misafirhanede İki aile birlikte kalmaya başlarlar.  Çarşamba yolculuk var demişti eşine. Evraklar da hazırdı. Ama ha denince çıkılmıyordu Atina’dan. Bazen havaalanından bir polis mâni olur buna bazen de ecel. Maalesef o gün yolculuk olamadı. Geçememişlerdi. Biraz üzülmüştü. Gece paraları sayar eşiyle. Nihayet biz bu paralarla ancak 4 defa deneyebiliriz, der ve uyur o gece son defa Atina’da. Sabah şen uyanır bir bayrama uyanır gibi. Tıraş olur o gün. Kahvaltı hazırlar evdekilere. Çok mutludur o sabah. Pazara giderler Nihayet Hanım’la. Elimi tut öyle yürüyelim der. Eve gelir üzgün görür prensesini. Ona bir jest yapmak ister. Döner alayım sana dur biraz, der. Atina’da dönerin ne manaya geldiğini orada bulunanlar bilir. Döner memlekettir. Döner vatandır. Döner aslında dönememenin remzidir. Banyoda yere yığılır ve seslenir eşi Nihayet Hanım’a. Ama bilinci kapanmıştır.</p>
<p><img decoding="async" class="size-medium wp-image-21675 aligncenter" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2021/08/Halil-Dinc-700x394.jpeg" alt="" width="700" height="394" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2021/08/Halil-Dinc-700x394.jpeg 700w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2021/08/Halil-Dinc-1200x675.jpeg 1200w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2021/08/Halil-Dinc-768x432.jpeg 768w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2021/08/Halil-Dinc-1536x864.jpeg 1536w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2021/08/Halil-Dinc-390x220.jpeg 390w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2021/08/Halil-Dinc.jpeg 1920w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /></p>
<p>Dil bilmeyen, yol bilmeyen bir anne ve kız ve yerde bilinci kapanan bir baba&#8230; Halil Dinç. Ve Atina’da çaresiz bir anne. Yazıyı onun hisleriyle bitireyim.</p>
<p>Apartmanları dolaştım. Kimse yok. Kızım bir saate yakın ağız ve kalp masajı yaptı. Ben de şuursuzca aynı Hz. Hacer gibi oradan oraya deli gibi koşturuyorum. Küçük kızım kanepelerden atlıyor. Ne olur baba ölme! Apartmanın altı doldu insan. Ben balkonda ambulans, ambulans diyorum. Sonra abiler geldi. Eşimin kalbi durmuştu. Ben çaresizliğin dibine kadar vurmuş, gurbette çınarımı kaybetmiş, Atina yıkılmış, altında kalmış, kısaca kıyametim kopmuştu. Halil Bey’i ambulansa bindirdiler. Götürdüler. Ama ben iyileşecek gelecek diye bekliyorum. Sonra beni götürdüler. Ve o sözü, dünyayı başıma yıkan, benim yarımı öldüren, Halil’in öldü lafını duyunca tek şey düşündüm. Ölmeyi.</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/baba-uyan-doner-yiyecegiz-i-gokhan-bozkus/">Baba uyan döner yiyeceğiz I Gökhan Bozkuş</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meriç’in taşan sularında 12 saat yürümek zorunda kalan çocukların hikayesi…</title>
		<link>https://hizmetten.com/mericin-tasan-sularinda-12-saat-yurumek-zorunda-kalan-cocuklarin-hikayesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 27 Jun 2021 14:00:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[Meriç]]></category>
		<category><![CDATA[mülteci]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=20590</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu fotoğraf, yaklaşık 5 ay önce Meriç Nehri kıyısındaki Yunanistan topraklarında çekildi. Anneleri arkalarından gelen iki kardeş, tanımadıkları mültecilerin omuzlarında özgürlüğe gidiyorlar. Bu fotoğraf, dünyada ünlü Yunanistanlı yönetmen Theodoros Angelopoulos’un&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/mericin-tasan-sularinda-12-saat-yurumek-zorunda-kalan-cocuklarin-hikayesi/">Meriç’in taşan sularında 12 saat yürümek zorunda kalan çocukların hikayesi…</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu fotoğraf, yaklaşık 5 ay önce Meriç Nehri kıyısındaki Yunanistan topraklarında çekildi. Anneleri arkalarından gelen iki kardeş, tanımadıkları mültecilerin omuzlarında özgürlüğe gidiyorlar.</p>
<p>Bu fotoğraf, dünyada ünlü Yunanistanlı yönetmen Theodoros Angelopoulos’un Ağlayan Çayır filminden değil, başka bir film karesi de değil. Gerçeğin ta kendisi.</p>
<p>5 Şubat 2021’de Meriç’in hemen kıyısındaki Yunanistan topraklarında çekildi.</p>
<p>Anneleriyle birlikte Meriç Nehri’ni geçen iki kardeş, hasbelkader aynı yolda tanıştıkları iki mültecinin omuzlarında yolculuklarını tamamlamaya çalışıyor.</p>
<p>Babaları yanında yok, çünkü kendilerinden önce yola çıkmış, Yunanistan’a varmıştı. Bu zorlu yolculuğu anneleriyle göze almışlardı. Tek motivasyonları babalarına kavuşmak ve sonsuz bir özgürlüğe ulaşmaktı.</p>
<p>Ancak yolda beklemedikleri bir şey oldu. Bir gün önce çok yağmur yağmış ve Meriç Nehri Yunanistan tarafına doğru taşmıştı.</p>
<p>Tarlalar su altındaydı. Bir köye varmak oldukça zor görünüyor.</p>
<p>Tam 12 saat Meriç’in sularında yürümek zorunda kaldılar.</p>
<div class="wp-video">
<div id="mep_0" class="mejs-container mejs-container-keyboard-inactive wp-video-shortcode mejs-video" tabindex="0" role="application" aria-label="Video oynatıcı">
<div class="mejs-inner">
<div class="mejs-controls">
<div class="mejs-button mejs-volume-button mejs-mute"></div>
<div class="mejs-button mejs-fullscreen-button"></div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<p>Bu iki güzel insan, bir başkasının çocuğunu omuzlarında taşıyor. Hem de saatlerce. Bir baba, bir anne çocuğu için bunu yapabilir ama bir başkası…</p>
<p>Ve nihayetinde başardılar.</p>
<p>Çocuklar, anneleri ve onları omuzlarında taşıyanlar, yaşadıkları şoku henüz atlamasalar da şimdi iyi durumdalar. Yolculuklarına bir süre daha kimliklerini açıklamadan devam edecekler.</p>
<p>5 Mart 2021’de, 9 yaşındaki <a href="https://www.boldmedya.com/2021/03/27/9-yasindaki-nurefsan-icin-almanyadan-sessiz-ciglik/">Nurefşan Teke</a> de annesiyle birlikte aynı yolculuğa çıktı. Ama olmadı… Bindikleri botta yaşanan panik sonucunda Nurefşan Meriç’in sularına düştü ve gitti.</p>
<p>Bugün 20 Haziran Dünya Mülteci Günü. Birleşmiş Milletler Mülteci Örgütü’nün (UNHCR) açıkladığı en güncel verilere göre 2020 yılı sonu dünyada toplam sayısı 82,4 milyon var. Ülkelerindeki savaştan, şiddetten, zulümden ve insan hakları ihlallerinden kaçmak zorunda kalan insanlar yurtlarını böyle zorlu şartlarda terk ediyor. Kimi sağ salim hedefine ulaşıyor kimi yollarda yitip gidiyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-288412 size-full lazyloaded" src="https://boldmedya.com/wp-content/uploads/2021/06/Mericte-gecen-bir-aile..jpg" sizes="(max-width: 720px) 100vw, 720px" srcset="https://www.boldmedya.com/wp-content/uploads/2021/06/Mericte-gecen-bir-aile..jpg 720w, https://www.boldmedya.com/wp-content/uploads/2021/06/Mericte-gecen-bir-aile.-169x300.jpg 169w, https://www.boldmedya.com/wp-content/uploads/2021/06/Mericte-gecen-bir-aile.-576x1024.jpg 576w" alt="" width="720" height="1280" data-srcset="https://www.boldmedya.com/wp-content/uploads/2021/06/Mericte-gecen-bir-aile..jpg 720w, https://www.boldmedya.com/wp-content/uploads/2021/06/Mericte-gecen-bir-aile.-169x300.jpg 169w, https://www.boldmedya.com/wp-content/uploads/2021/06/Mericte-gecen-bir-aile.-576x1024.jpg 576w" data-src="https://boldmedya.com/wp-content/uploads/2021/06/Mericte-gecen-bir-aile..jpg" data-sizes="(max-width: 720px) 100vw, 720px" /></p>
<p><strong>Kaynak : Sevinç Özarslan | Boldmedya</strong></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/mericin-tasan-sularinda-12-saat-yurumek-zorunda-kalan-cocuklarin-hikayesi/">Meriç’in taşan sularında 12 saat yürümek zorunda kalan çocukların hikayesi…</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meriç’te hayatını kaybeden Nurefşan için resim yarışması</title>
		<link>https://hizmetten.com/mericte-hayatini-kaybeden-nurefsan-icin-resim-yarismasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 09 Jun 2021 09:13:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Meriç]]></category>
		<category><![CDATA[nurefşan teke]]></category>
		<category><![CDATA[yarışma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=20142</guid>

					<description><![CDATA[<p>AST’nin her yıl farklı bir tema çerçevesinde düzenlediği 3. Uluslararası Resim Yarışması’na başvurular başladı. Bu yılki yarışmanın konusu Meriç Nehri’nde hayatını kaybeden 9 yaşındaki Nurefşan Teke. Annesi Neslihan Teke ile&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/mericte-hayatini-kaybeden-nurefsan-icin-resim-yarismasi/">Meriç’te hayatını kaybeden Nurefşan için resim yarışması</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2 class="page-summary">AST’nin her yıl farklı bir tema çerçevesinde düzenlediği 3. Uluslararası Resim Yarışması’na başvurular başladı. Bu yılki yarışmanın konusu Meriç Nehri’nde hayatını kaybeden 9 yaşındaki Nurefşan Teke.</h2>
<div>Annesi Neslihan Teke ile birlikte Meriç Nehri’ni geçmeye çalışırken 5 Mart 2021’de hayatını kaybeden 9 yaşındaki Nurefşan Teke için resim yarışması düzenleniyor.</div>
<div></div>
<div>Merkez Amerika’da olan insan hakları kurumu Advocates of Silenced Turkey’in (AST) düzenlediği yarışmanın başvuruları 4 Haziran’da başladı. Yarışmaya katılmak isteyenler, 17×11 boyutundaki resimlerini 1 Ekim 2021’e tarihine kadar isim, yaş, iletişim bilgileri ve ülke adıyla birlikte Art@silencedturkey.org email adresine göndermeleri gerekiyor.</div>
<div>
<div><img decoding="async" title="" src="http://image.writeclouds.com/Images/Resim/Images/News/20210608/36772825.jpg" alt="" /></div>
</div>
<div>Birinciye 1000, ikinciye 500, üçüncüye 250 doların verileceği yarışmanın ayrıntıları <a title="" href="http://www.samanyoluhaber.com/meric-te-hayatini-kaybeden-nurefsan-icin-resim-yarismasi-haberi/1370627/www.silencedturkey.org%E2%80%99" target="_blank" rel="noopener">www.silencedturkey.org’</a>da.</div>
<div>
<div><img decoding="async" title="" src="http://image.writeclouds.com/Images/Resim/Images/News/20210608/1019862.jpg" alt="" /></div>
</div>
<div>Kızını kaybeden Neslihan Teke o gece yaşadıklarını şöyle anlatmıştı:</div>
<div></div>
<div>“Gece yarısı 4 kişi bota bindik, suya açıldık. Kıyıda bekleyenlerden biri ‘Baba batacaksınız’ diye bağırdı. Bottakilerden biri panikledi ve suya atladı. Onun atlamasıyla botun dengesi bozuldu ve Nurefşan ile suya düştük. Ben yüzme biliyordum. Kızımı tutmaya çalıştım ama çok akıntı vardı. Dayanmak güçtü. Saat gece üç civarıydı. Hava çok soğuktu. Kızıma: ‘Kendini bırakma, nefes al bana sarıl’ diye seslendim. O sırada herkes bir tarafa dağıldı. Bir can pazarı yaşanıyordu. Bütün çabama rağmen kızım ellerimden kayıp gitti. Nehrin ortasında bir dal parçasına tutunmuş halde soğuk suda 3,5 saat kaldım. Ölüm ile artık burun burunaydım. İçimden kendime ‘Kızım gitti benim yaşamamın ne anlamı var, artık şu dalı da bırak gitsin’ diyordum.</div>
<div></div>
<div><strong>Kaynak: Samanyoluhaber</strong></div>
<p><a href="https://hizmetten.com/mericte-hayatini-kaybeden-nurefsan-icin-resim-yarismasi/">Meriç’te hayatını kaybeden Nurefşan için resim yarışması</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meriç’te vefat eden Akçabay ailesi ve tüm muhacirler anısına: ADI HİCRET…</title>
		<link>https://hizmetten.com/mericte-vefat-eden-akcabay-ailesi-ve-tum-muhacirler-anisina-adi-hicret/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Apr 2021 15:00:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[Adı Hicret]]></category>
		<category><![CDATA[Meriç]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=18293</guid>

					<description><![CDATA[<p>Beyaz Sayfa Youtube Kanalı’nda, bu hafta ‘Adı Hicret’ yorumuyla izleyicilerinin karşısına çıktı. Yorumda, bu acıları yaşayan farklı bölgelerden, binlerce insan ve aileden biri olan “Murat Akçabay” ailesinin şahsında, Hicret etmek zorunda kalanların&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/mericte-vefat-eden-akcabay-ailesi-ve-tum-muhacirler-anisina-adi-hicret/">Meriç’te vefat eden Akçabay ailesi ve tüm muhacirler anısına: ADI HİCRET…</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Beyaz Sayfa Youtube Kanalı’nda, bu hafta <strong>‘Adı Hicret’</strong> yorumuyla izleyicilerinin karşısına çıktı. Yorumda, bu acıları yaşayan farklı bölgelerden, binlerce insan ve aileden biri olan “Murat Akçabay” ailesinin şahsında, Hicret etmek zorunda kalanların halini anlatan bir şiir. Söz ve yorumunu Şair Erhan Bozkurt’un yaptığı bu haftaki yayında, Meriç’te hayatını kaybeden <strong>Akçabay</strong> ailesini ve diğer muhacirleri işledi. AKP zulmünden kaçan Öğretmen <strong>Hatice Akçabay</strong> üç oğluyla <strong>Temmuz 2019</strong> yılında <strong>Meriç</strong>’te boğularak vefat etmişti. Sağ kurtulan <strong>Murat Öğretmen</strong>, o anı ‘<strong>mahşer gecesi</strong> ’ olarak niteleyerek, gözyaşlarını boğulmuştu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<div class="epyt-video-wrapper"><iframe  id="_ytid_16829"  width="1170" height="658"  data-origwidth="1170" data-origheight="658" src="https://www.youtube.com/embed/0aD7NjSdxG8?enablejsapi=1&#038;autoplay=0&#038;cc_load_policy=0&#038;cc_lang_pref=&#038;iv_load_policy=1&#038;loop=0&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;playsinline=1&#038;autohide=2&#038;theme=dark&#038;color=red&#038;controls=1&#038;disablekb=0&#038;" class="__youtube_prefs__  epyt-is-override  no-lazyload" title="YouTube player"  allow="fullscreen; accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen data-no-lazy="1" data-skipgform_ajax_framebjll=""></iframe></div>
<p><strong>O GECE MAHŞER GİBİYDİ</strong></p>
<p>Murat Akçabay ve Hatice Akçabay, çalıştıkları kurumlar KHK’yla kapatılan iki öğretmen. 15 Temmuz’dan on binlerce öğretmen gibi onların da hayatı altüst oldu. Hizmet Hareketi’yle bağlantıları nedeniyle haklarında arama kaydı çıkartılınca 23 ay saklanmak zorunda kalmışlardı. Endişeleri ikisinin de tutuklanıp, üç çocuklarının ortada kalmasıydı. İşsizlik, çocukları hastalandığında tedavi ettirememe, tüm sosyal haklardan mahrum kalma, dayanılmaz noktaya gelince Türkiye’yi kaçak yollardan terk etme kararı aldılar. 18 Temmuz 2018 gece yarısı Meriç Nehri üzerinden Yunanistan’a geçmeye çalışırken botları alabora olmuştu.</p>
<p><strong>DÖRT KİŞİLİK AİLEDEN ACILI BİR BABA GERİYE KALDI:</strong></p>
<p><strong>Hatice Akçabay</strong>(36), ve üç oğlu <strong>Ahmet Esa</strong>t(6), <strong>Mesut</strong>(5), <strong>Bekir Aras</strong>(1) Meriç’in sularında can verdi. Aileden geriye baba <strong>Murat Akçabay</strong> kaldı. Anne ve iki çocuğun cenazesi bulunurken, Ahmet Esat aradan geçen bir yıla rağmen bulunamamıştı.Büyük trajedinin ilk yılında Murat Akçabay’la kendi ifadesiyle “mahşer gecesini” ve 15 Temmuz’dan beri yaşadıkları ve etrafındaki insanlara yaşatılanlarla süreçti.İşte, Erhan Bozkurt da, bu zor süreçte  yerini yurdunu terk edenlerin Hicret’ini duygusal bir tonla yorumladı.</p>
<p><strong>Kaynak:zamanaustralia.</strong></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/mericte-vefat-eden-akcabay-ailesi-ve-tum-muhacirler-anisina-adi-hicret/">Meriç’te vefat eden Akçabay ailesi ve tüm muhacirler anısına: ADI HİCRET…</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Anne Neslihan Teke: Hava soğuktu, çocuğuma nefes al, kendini bırakma, bana sarıl diye seslendim</title>
		<link>https://hizmetten.com/anne-neslihan-teke-hava-soguktu-cocuguma-nefes-al-kendini-birakma-bana-saril-diye-seslendim/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 13 Mar 2021 15:00:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[facia]]></category>
		<category><![CDATA[Meriç]]></category>
		<category><![CDATA[Neslihan Teke]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=17751</guid>

					<description><![CDATA[<p>Erdoğan rejiminden kaçmak için 4 Mart’ta sabahı Meriç Nehri’nden Yunanistan’a kaçmak isterken bindikleri botun alabora olması sonucu suya düşüp hayatını kaybeden 9 yaşındaki Nurefşan’ın annesi Neslihan Teke vicdanları sızlatan faciayı&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/anne-neslihan-teke-hava-soguktu-cocuguma-nefes-al-kendini-birakma-bana-saril-diye-seslendim/">Anne Neslihan Teke: Hava soğuktu, çocuğuma nefes al, kendini bırakma, bana sarıl diye seslendim</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Erdoğan rejiminden kaçmak için 4 Mart’ta sabahı Meriç Nehri’nden Yunanistan’a kaçmak isterken bindikleri botun alabora olması sonucu suya düşüp hayatını kaybeden 9 yaşındaki Nurefşan’ın annesi Neslihan Teke vicdanları sızlatan faciayı HDP Kocaeli Milletvekili ve TBMM İnsan Hakları Komisyonu Üyesi Ömer Faruk Gergerlioğlu’na anlattı.</p>
<p>İnsan Hakları Savunucu Ömer Faruk Gergerlioğlu kendisine ait ÖFG TV’nin 110’uncu bölümünde Nurefşan’ın annesi Neslihan Teke ile yaptığı görüşmeyi kamuoyuyla paylaştı.</p>
<div class="2u94UoNI"></div>
<p>15 Temmuz’dan sonra ilan edilen OHAL sürecinde Meriç’ten siyasi mülteci olarak Yunanistan’a geçmeye çalışan birçok kadın, bebek, çocuk ve erkeğin hayatını kaybettiğini hatırlatan Gergerlioğlu, ‘‘Türkiye’deki baskıcı ortamdan kaçmaya çalışan birçok kişi Ege ve Meriç sularında hayatını kaybetti. En son vakada da Meriç’ten Yunanistan’a geçmeye çalışan anne ile kızının başına gelen hadiseyi oldukça yoğun bir şekilde konuştuk. Nurefşan Teke annesi Neslihan Teke ile birlikte Meriç’ten geçerken botun batması sonucu hayatını kaybetti. Çok üzücü bir olaydı. Tek derdi babasını kavuşmak olan 9 yaşındaki bir kız çocuğu suçsuz, günahsız bir şekilde insanoğlunun zulmü altında hayatını kaybetti. Olayın nasıl olduğu öğrenmek için Nurefşan’ın anne ve babasına ulaştım.’’ diye konuştu.</p>
<p><strong>ŞÜPHELİ KİŞİNİN EŞİ” OLDUĞU GEREKÇESİYLE ANNE NESLİHAN TEKE’NİN PASAPORTUNA EL KONMUŞ</strong></p>
<p>Nurefşan’ın annesi Neslihan Teke’yle yaptığı görüşmeyi aktardı.</p>
<p>”Mısır El Ezher Üniversitesi mezunu olan Nurefşan’ın babasının siyasi nedenlerden dolayı yurtdışına çıkmak zorunda kaldığını ve Afrika ülkelerinde yeniden hayatını kazanmaya çalıştığını belirten Gergerlioğlu, ‘‘Hakkındaki davalar nedeniyle Nurefşan’ın babası Türkiye’ye dönemiyor. 3 yıl önce Nurefşan Teke annesi Neslihan Teke ile birlikte babasının yanına gidiyor ve orada bir müddet kaldıktan sonra Türkiye’ye geri dönüyorlar. Türkiye’ye giriş yaptıklarında pasaportları ellerinden alınıyor. Neslihan hanımda bir suç bulunmuyor, şüpheli kişinin eşi olduğu gerekçe gösterilerek yetkililer tarafından pasaportları alınıyor. Anne ve çocuk çaresizlik içinde Türkiye’de beklemek zorunda kalıyorlar. Yıllarca bekleyen Nurefşan, babasını çok özlediği için bundan 2,5 ay önce annesine ısrarla babasının yanına gitmek istediğini söylüyor ve Meriç’ten çıkmaya çalışıyorlar. Meriç’e daha gitmeden askerler tarafından yakalanıyor ve bu girişimden dolayı yurtdışı yasağı ve adli kontrol şartıyla anne Neslihan Teke serbest bırakılıyor. Daha sonra Nurefşan tekrar babasına gitmek istediğini söyleyince annesi Neslihan Teke bir deneme daha yapıp belki bu defa geçeriz düşüncesiyle Meriç’in kenarına gelip bota atlıyorlar. Ama bota binmeden önce anne Neslihan Teke botun batma ihtimali olduğunu bildiği için oldukça tedirgin oluyor. Kızı ‘Anne geçeriz bir şey olmaz’ diyor. Diğer 2 kişi de yine aynı tedirginliği yaşıyor. Kıyıda bekleyen 1-2 kişi daha var onlar da kendilerine sıranın gelmesini bekliyor. Sonunda 4 kişi bota biniyor, açılıyorlar.  Kıyıda bekleyen bir kişinin ‘baba, baba batacaksınız’ diye seslenmesi üzerine botta bulunan 1 kişi strese girerek suya atlıyor. Suya atlayınca botun dengesi bozuluyor ve Nurefşan ile annesi de suya düşüyor. Annesi suya düştüğümüzde ben yüzme biliyordum.</p>
<p>Suya düştüğümüzde ben yüzme biliyordum, kızımı tutmaya çalıştım bir müddet ama çok akıntı vardı. Dayanmak oldukça güçtü, gece yarısıydı, saat 03:00 civarıydı, hava soğuktu ve çocuğuma nefes al, kendini bırakma, bana sarıl diye seslendim. O sırada herkes bir tarafa dağıldı. Diğer 2 kişi bir tarafa sürüklendi biz başka bir tarafa sürüklendik. Ve bir can pazarı yaşandı.”</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-258650 size-full td-animation-stack-type0-2" src="https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/03/Nurefsan-Teke.jpg" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" srcset="https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/03/Nurefsan-Teke.jpg 700w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/03/Nurefsan-Teke-300x190.jpg 300w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/03/Nurefsan-Teke-100x63.jpg 100w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/03/Nurefsan-Teke-696x441.jpg 696w" alt="" width="700" height="444" /></p>
<p><strong>”3,5 SAAT SOĞUK SUDA KALDIM, İÇİMDEN BİR SES KIZIN GİTTİ BIRAK DALI GİTSİN DİYORDU”</strong></p>
<p>Facia anını Gergerlioğlu’na gözyaşlarına boğularak anlatan Neslihan Teke, tüm gayretlerine rağmen kızının elinden kayıp gittiğini, kızı elinden kayınca nehrin ortasında bir dal parçasına tutunmuş halde 3.5 saat soğukta suda kaldığını söyledi.</p>
<p><strong>”ÖLÜMLE ARTIK BURUN BURUNAYDIM”</strong></p>
<p>Gergerlioğlu, anne Neslihan Teke’nin şöyle konuştuğunu aktardı: “Ölümle artık burun burunaydım. Ölmek üzereydim. Kızım gitti benim yaşamamın ne anlamı var artık. Şu dalı da bırak gitsin diye bir ses içimden sesleniyordu, öbür taraftan bırakırsam bu intihar anlamına gelir diye bir mücadele yaşıyordum”</p>
<p><strong>”EDİRNE’DEN İSTANBUL’A KADAR KUCAĞINDA KIZININ CESEDİNİ TAŞIDI”</strong></p>
<p>Suya düşen diğer kişinin yardımıyla anne Neslihan Teke’nin kıyıya çıktığını aktaran Gergerlioğlu olayın devamını anne Neslihan Teke’nin şöyle anlattığını aktardı:</p>
<p>“Sudan çıktıktan sonra perişan bir şekilde kıyı boyunca yürüyorlar. Jandarmaları görüp daha sonra aynı bölgeye tekrar geliyorlar ve kızının cesedini buluyor. O sırada tabi yaşadıklarını anlatması da çok ciğer parçalayan anlar. Belki ölmemiştir, belki yaşıyordur, dualar ederek suyun içinde aramaya çalışmış ve cesedi ile karşılaşmış ve sonrasında Edirne’den İstanbul’a kadar saatlerce kucağında kızının cesedini taşıyarak dönmüş. Bütün bunları çok büyük bir üzüntü ile anlattı, gerçekten yürek parçalayıcı anlardı benim için. Bütün bunlar ona pasaportun zulmen, hukuksuz bir şekilde verilmemesi nedeniyle arkadaşlar. Zulmen, hukuksuzca, masumiyet karinesi ayaklar altına alınarak ‘Senin eşin yurtdışında. Biz sana pasaport vermeyiz’ demişler. Ne demek bu? Hangi kitapta yazıyor? Hangi Anayasa’da var?”</p>
<p><strong>”NESLİHAN TEKE’NİN NİYE PASAPORTU ALINMIŞTI, NİYE YURTDIŞI YASAĞI VERİLMİŞTİ?”</strong></p>
<p>Edirne Cumhuriyet Savcılığı’nın olaydan sonra yaptığı açıklamaya tepki gösteren Gergerlioğlu, “Edirne Savcılığı’nın açıklamasında Neslihan Teke’nin arama, yakalaması yok deniliyordu ama bir nokta eksik bırakılmıştı. Neslihan Teke’ye verilen hukuk dışı, yakınından dolayı verilen bu cezadan bahsedilmiyordu. Neslihan Teke’nin niye pasaportu alınmıştı? Niye yurtdışı yasağı verilmişti? Ne olmuştu da bu insana böyle bir ceza verilmişti? Bütün bunlardan bahsedilmiyordu ve anne buna oldukça tepkiliydi” ifadeleri kullandı.</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/anne-neslihan-teke-hava-soguktu-cocuguma-nefes-al-kendini-birakma-bana-saril-diye-seslendim/">Anne Neslihan Teke: Hava soğuktu, çocuğuma nefes al, kendini bırakma, bana sarıl diye seslendim</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meriç’te facia: ‘Bir kız çocuğu boğularak hayatını kaybetti’</title>
		<link>https://hizmetten.com/mericte-facia-bir-kiz-cocugu-bogularak-hayatini-kaybetti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Mar 2021 13:00:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[facia]]></category>
		<category><![CDATA[kız çocuğu]]></category>
		<category><![CDATA[Meriç]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=17433</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’yi terk etmek zorunda kaldıkları için annesiyle birlikte Meriç yoluyla Yunanistan’da geçmeye çalışan bir kız çocuğu suda boğularak hayatını kaybetti. Perşembe sabahı yaşanan olaydan sonra minik kızın aranması için gösterilen&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/mericte-facia-bir-kiz-cocugu-bogularak-hayatini-kaybetti/">Meriç’te facia: ‘Bir kız çocuğu boğularak hayatını kaybetti’</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’yi terk etmek zorunda kaldıkları için annesiyle birlikte Meriç yoluyla Yunanistan’da geçmeye çalışan bir kız çocuğu suda boğularak hayatını kaybetti.</p>
<p>Perşembe sabahı yaşanan olaydan sonra minik kızın aranması için gösterilen çabalar da yetersiz kaldı.</p>
<div class="RIDaeb98"></div>
<p>Sosyal medyada yapılan paylaşımlarda gün içinde aranması için çaba harcanan kız çocuğunun cansız bedenine ulaşıldığı belirtildi.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-258595 size-full td-animation-stack-type0-2" src="https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/03/meric.jpg" sizes="(max-width: 614px) 100vw, 614px" srcset="https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/03/meric.jpg 614w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/03/meric-300x136.jpg 300w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/03/meric-100x45.jpg 100w" alt="" width="614" height="278" /></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-258596 size-full td-animation-stack-type0-2" src="https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/03/meric2.jpg" sizes="(max-width: 625px) 100vw, 625px" srcset="https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/03/meric2.jpg 625w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/03/meric2-300x88.jpg 300w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/03/meric2-100x29.jpg 100w" alt="" width="625" height="184" /></p>
<div class="td-g-rec td-g-rec-id-content_bottom td_uid_3_60421028a18ff_rand td_block_template_1 "><strong>Kaynak: Tr724</strong></div>
<p><a href="https://hizmetten.com/mericte-facia-bir-kiz-cocugu-bogularak-hayatini-kaybetti/">Meriç’te facia: ‘Bir kız çocuğu boğularak hayatını kaybetti’</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ashab-ı Uhdud&#8217;un Sonu ve Ashab-ı Meriç! &#124; Prof.Dr. Muhittin Akgül</title>
		<link>https://hizmetten.com/ashab-i-uhdudun-sonu-ve-ashab-i-meric-prof-dr-muhittin-akgul/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 23 Sep 2020 10:00:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[Meriç]]></category>
		<category><![CDATA[Prof.Dr.Muhittin Akgül]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=13846</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#8220;Yazıklar olsun, hem dünyalarını, hem de ebedi hayatlarını üç günlük dünya için satan ve böylece kaybeden alçaklara, bedbahtlara ve onların uydusunda dönüp duran zavallı yığınlara!&#8221;  Burûc Sûresi’nde haber verilen Ashâb-ı&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/ashab-i-uhdudun-sonu-ve-ashab-i-meric-prof-dr-muhittin-akgul/">Ashab-ı Uhdud&#8217;un Sonu ve Ashab-ı Meriç! | Prof.Dr. Muhittin Akgül</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2 class="page-summary">&#8220;Yazıklar olsun, hem dünyalarını, hem de ebedi hayatlarını üç günlük dünya için satan ve böylece kaybeden alçaklara, bedbahtlara ve onların uydusunda dönüp duran zavallı yığınlara!&#8221;</h2>
<div> Burûc Sûresi’nde haber verilen Ashâb-ı Uhdûd’un zulmüyle, günümüzde yaşananlar arasında bir irtibat kurmuş, aralarındaki yakın benzerlikten dolayı da hali hazırdaki zâlimleri de “Ashâb-ı Meriç” olarak nitelemiştik. Bu yazıda ise, söz konusu iki grubu, sonları açısından kısa bir değerlendirmeye tabi tutacağız.</div>
<div></div>
<div>Şüphesiz ki Kur’ân, kıssalarla haber verdiği yaşanmış ve geçmiş olayları, sadece hikâye etmek ya da hatırlatmak için bize anlatmamaktadır. Kıssaların zikrinin perde arkasında özellikle, her toplum ve bireyin, yaşadığı dönemle ilgili dersler ve ibretler çıkarma hakikati yatmaktadır. Bu anlatımları bugüne nasıl getiririz, hayatımızda kendimize nasıl rehber kılarız ve en önemlisi de serdedilen kıssalarda mündemiç olan dini-ahlaki ilkeleri nasıl içselleştireceğimiz önemlidir. Aksi takdirde bu kıssalar, hikâyeden öteye bir anlam ifade etmezler. Kıssalar yakından incelendiğinde, geçmişle günümüz arasında birebir aynîlik olmamakla beraber, çoğu zaman da tamamen birbirine benzediği görülecektir.</div>
<div></div>
<div>Ashâb-ı Uhdûd benzeri nice zâlim yönetimlerin sonu, değişmeyen sosyal bir kural olan “sünnetullah ve âdetullah” açısından hep olagelmiştir. Bunlardan kimi korkunç bir sesle, kimi yerin yarılıp dibine geçmesiyle, kimi şiddetli bir depremle, kimi gökyüzünün kapılarını açarak yerdekilerini sularda boğmasıyla, kimi denizin yarılıp yutulmasıyla, kimi de çeşitli hastalık ve felaketlerle yok olup gitmiş, tarihin çöplüğüne bir atık gibi ya da Cehennemin gayyasına yuvarlanmıştır.</div>
<div></div>
<div>Alev kuyularında masumları bebek, çocuk, yaşlı, genç, kadın, erkek demeden zalimce yakan ve bu yetmiyormuş gibi bir de oturdukları yerlerden zevkle yananları seyreden Ashâb-ı Uhdûd’un sonu da çağdaş temsilcilerinden farklı değildir. Allah Teâla üzerlerine başka zâlimleri musallat etmiş, musallat edilen kimseler, bunların despotluğa dayalı iktidarlarını, mal ve mülklerini, hâsılı her şeylerini alt üst etmiş ve tarih sahnesinden de kazımış ve tamamen silmişlerdir.</div>
<div></div>
<div>Burûc Sûresi’nde bu zâlim toplumun sonları tasvir edilirken, Arap alfabesinde vurgu ve akustik açıdan en sert ve şiddet sıfatları içeren harfler ve kelimeler seçildiğine şahit oluyoruz ki, dikkatli bir okuyucu ve dinleyici bu âyetlere içten kulak verdiğinde, âdeta helâk edilen bu diktatörlerin yıkılış gürültülerini duyar gibi olur.</div>
<div></div>
<div>Âyetlerde önce Ashâb-ı Uhdûd’un ölüm ötesi hayattaki azapları nazara verilir. <i>“Mümin erkeklere ve mümin kadınlara işkence edip de, sonra tövbe etmeyenler var ya, İşte onlara cehennem azabı var, yangın azabı var.”</i><b> (Burûc 85/10).</b></div>
<div></div>
<div>İnsanların Allah’a karşı işledikleri kusurlarda belki bağışlanma ihtimalleri olabilir ancak kullara karşı işlenen ve kamu hakkı denilen suçlarda, affedilme veya cezalandırma yetkisi tamamen hak sahiplerine ve kamu iradesine bırakılmıştır. Ashâb-ı Uhdûd’un işlemiş olduğu insanlık dışı cinayet ve işkencelerin içerisinde Allah hakkı olmakla beraber, aynı zamanda kul hakkına da girdiğinden, onlarla ilgili Cehennem azabı kesinleşmiştir. Zira işkencelerinden dolayı, bu azgın topluma ne hak sahipleriyle helalleşme ne de tevbe imkânı nasip olmuştur. Bu da onların azab-ı “harîk” (son derece yakıcı ve şiddetli alev) olan bir Cehennem ateşine girmeleri neticesini vermiştir. Onlar, sesi bile korkunç olan, oldukça gürültülü ve ürkütücü harîk azabıyla cezalandırılmışlardır. Başlarına gelecek olan bu ceza, tam da yaptıklarının cinsindendir. Zira onlar, mâsum mü’minleri içleri alev dolu kuyulara atarak yakmışlardı. Bunun için de yaptıklarının benzeri bir azabı, bu diktatörler ölüm ötesi hayatta daha şiddetli bir şekilde mutlaka çekeceklerdir.</div>
<div></div>
<div>Dünya ve dünyadaki helâk, azap, bela ve musibetler ne kadar büyük olursa olsun, ölüm ötesi hayatla kıyaslandığında ne kadar küçük kalacağı izahtan varestedir. Ashâb-ı Uhdûd’a da öncelikle büyük Cehennem azabı hatırlatılmış, arkasından da dünyadaki cezaları hatırlatılmıştır. Dünyadaki cezaları da, aynı sertliği ifade eden harf ve kelimelerden seçilmiş, kelimelerin telaffuzunda bile anlamı, kelimelerden çıkan sesle neredeyse kendisini gösterecek tondadır.</div>
<div></div>
<div>İşte dünyadaki azapları: <i>“Senin Rabbinin yakalaması, azabı çok şiddetlidir.” </i><b>(Burûc 85/12)</b>. Âyetteki “batş” kelimesi kulakları sarsacak sertlikte olup, kıskıvrak ve şiddetli bir şekilde yakalamak demektir. Hiçbir zâlimin, Allah’ın bu sert tokadına karşı koyacak ve bundan kaçıp kurtulacak güç ve iktidarı yoktur. Zira Yüce Allah, kâinatta yegâne güç ve kudret sahibidir. Ve dilediği her şeyi yapmaya da muktedirdir. Hiç kimsenin O’nun iradesi önüne geçme imkânı da bulunmamaktadır. Nitekim zâlim Ashâb-ı Uhdûd da yaptıklarıyla kalmamış, cezalarının bir kısmını, hem de oldukça şiddetli bir biçimde burada çekerek defolup gitmişlerdir.</div>
<div></div>
<div>Yüce Kudret Sahibi, suçluları her zaman için başlangıçta cezalandırmaz. Zorba ve diktatörlere mühlet verir, cezalandırmayı belli bir vakte te’hir eder. Bazen de cezalandırmayı öne alır, dünyada verir. Her ikisinde de bizim her zaman tam anlamıyla anlayamayacağımız nice hikmetler vardır.</div>
<div></div>
<div>Ashâb-ı Uhdûd’un da dünyadaki sonları açıkça beyan edilmemekle beraber, o gün için insanların yakından bildikleri helâk olmuş iki topluluk örnek gösterilerek belirtilmiştir. Bunlardan birisi, Mısır’da İsrailoğulları’na her türlü insanlık dışı muameleyi yapan Firavun ve ordusu, diğeri de Hz. Sâlih (a.s.)’a karşı her türlü küstahlık ve zulmü reva gören Semûd kavmidir. Bunlardan biri, şımarıklık, güç, iktidar, zulüm, Hz. Mûsa (a.s.) ve İsrailoğulları’nı tam da yakalama zevk ve neşesinin zirvesindeyken denizde boğulan Firavun, diğeri, Hz. Sâlih (a.s.)’a karşı, aralarında yemin ederek, geceleyin Hz. Sâlih (a.s.) ve yakınlarına baskın yapıp hepsini öldürme, sonra da sahip çıkan akrabalarına böyle bir şeyi görmedikleri yalanını söyleme konusunda anlaşan, ancak tuzakları bozularak kendi başlarına geçen, yaptıkları zulümlerden dolayı da ümranları ıssız çöllere dönüşen, yurt ve yuvaları alt üst olup çöken, ellerindeki imkân ve imtiyaza güvenen azgın azınlık (mele’) grubudur.</div>
<div></div>
<div>Günümüzdeki Ashâb-ı Meriç’e gelince, yaptıkları insanlık dışı işkence ve zulümlerden dolayı, sonları daha önceki benzerlerinden kesinlikle farklı olmayacaktır. Âhirete ait olmak üzere, attıkları iftira ve söyledikleri yalanların, gasp ettikleri malların, el koydukları fabrika, küçüklü büyüklü işyerleri, üniversite, okul, hastane ve binaların, mesleklerinden attıkları ve hapislerde işkence ve insanlık dışı muameleyle katlettikleri mâsumların, ırz ve nâmus düşmanlıklarının, yaşlı, çocuk, bebek demeden hürriyetlerini ellerinden aldıkları mazlumların ve ellerinden kurtulmak için kaçmaya çalışırken Meriç ve Ege’nin sularında boğulanların ağır bedellerini ödeyecekleri, ölüm ötesi hayattaki şiddetli ve çetin bir azap olacaktır.</div>
<div></div>
<div>Ashâb-ı Meriç’in dünyadaki cezalarına gelince Allah’u a’lem Ashab-ı Uhdûd ve benzerlerinden farkı olmayacaktır. Gücün, iktidarın, mal ve mülkün, lüks ve debdebenin, ihtişam ve israfın, saraylar ve oralardaki neşenin tam zirvesinde kendilerini hissettikleri bir esnada, İlâhi batş (yakalama), onları enselerinden yakalayacak, yere düşen bir yaprak gibi savurup atacak ve bu haksızlık, hukuksuzluk ve ahlaksızlıkta sınır tanımayan azgın azınlığı ve bunların etrafında kenetlenen, sesli ve sessiz destekleriyle yapılanları onaylayan yığınları, tarihin çöplüğüne dökecektir.</div>
<div></div>
<div>Hikmet-i İlâhiyi tam olarak bilemediğimizden, kesin bir vakit vermek de elbette mümkün değildir. Ancak Kur’anî ve Nebevî beyanlar özelinde ve tarih gibi devasa bir hazinenin bize aktardıkları genelinde rahatlıkla ifade edebiliriz ki, hiç kimsenin, olacaklardan şüphesi olmamalıdır. Gecenin gündüzü nasıl kesinse, kışın baharı ne kadar mutlaksa, Ashâb-ı Meriç’in de hiç beklenmedik bir anda yok olmaları o kadar kesindir.</div>
<div></div>
<div>Müjdeler olsun Ashâb-ı Meriç’in zulümlerine maddi, manevi göğüs geren, kadınıyla erkeğiyle sonuna kadar dayanan ve hak bildikleri yoldan bir milim bile geri adım atmayan, vazgeçmeyen babayiğitlere, anayiğitlere ve sayısız isimsiz kahramanlara!</div>
<div></div>
<div>Yazıklar olsun, hem dünyalarını, hem de ebedi hayatlarını üç günlük dünya için satan ve böylece kaybeden alçaklara, bedbahtlara ve onların uydusunda dönüp duran zavallı yığınlara!</div>
<div></div>
<div><strong>Kaynak : Prof.Dr.Muhittin Akgül | Samanyoluhaber</strong></div>
<p><a href="https://hizmetten.com/ashab-i-uhdudun-sonu-ve-ashab-i-meric-prof-dr-muhittin-akgul/">Ashab-ı Uhdud&#8217;un Sonu ve Ashab-ı Meriç! | Prof.Dr. Muhittin Akgül</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
