<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>mehmet kamil oğuz arşivleri - Hizmetten</title>
	<atom:link href="https://hizmetten.com/tag/mehmet-kamil-oguz/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://hizmetten.com/tag/mehmet-kamil-oguz/</link>
	<description>Hizmet&#039;e Dair Ne Varsa...</description>
	<lastBuildDate>Sun, 11 Jul 2021 13:29:58 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.4</generator>

<image>
	<url>https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/01/hizmetten_loga_web-150x150.png</url>
	<title>mehmet kamil oğuz arşivleri - Hizmetten</title>
	<link>https://hizmetten.com/tag/mehmet-kamil-oguz/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Mesleğine sevdalı güzel bir insan geçti bu Dünyadan; Gazeteci Kamil Oğuz’un ardından</title>
		<link>https://hizmetten.com/meslegine-sevdali-guzel-bir-insan-gecti-bu-dunyadan-gazeteci-kamil-oguzun-ardindan/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 11 Jul 2021 11:44:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Güler]]></category>
		<category><![CDATA[KHK]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet kamil oğuz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=20884</guid>

					<description><![CDATA[<p>İlk tanıştığımızda o İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bakan ve gününü belediyede geçiren bir muhabirdi. Belediye başkanı da yeni seçilmiş olan Recep Tayyip Erdoğan’dı. O günlere dair hatıraları vardı, anlatırdı. Gençti, enerjikti,&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/meslegine-sevdali-guzel-bir-insan-gecti-bu-dunyadan-gazeteci-kamil-oguzun-ardindan/">Mesleğine sevdalı güzel bir insan geçti bu Dünyadan; Gazeteci Kamil Oğuz’un ardından</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İlk tanıştığımızda o İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bakan ve gününü belediyede geçiren bir muhabirdi. Belediye başkanı da yeni seçilmiş olan Recep Tayyip Erdoğan’dı. O günlere dair hatıraları vardı, anlatırdı.</p>
<p>Gençti, enerjikti, hayat doluydu. Onu tanıdığım 26 yıl boyunca da hep öyle oldu.</p>
<p>Mehmet Kamil Oğuz’dan bahsediyorum. Bitlis Adilcevaz’lıydı. Okumak için Van’a gitmiş, gazeteciliğe merak sarmış, bölgenin belki de Türkiye’nin ilk yerel TV’sinde kuruluşunda çalışmıştı. Bir dönem Orta Asya’da üniversite okuma çabası ve sonrasında da 22 yıl sürecek İstanbul hayatı.</p>
<p>95 yılının başları, Zaman Gazetesi bir türlü ayağa kalkamamış, çalışanlarına hayatı zindan eden bir yönetimle, bir o yana bir bu yana sürükleniyordu. Tayinler, maaşların 3-4 ay geriden verildiği, hatta maaşların bartırla alınan mallarla ödenmeye çalışıldığı bir dönem. Yazık ettiler o zaman onca insana.</p>
<p>Erzurum’a tayin edilince ‘gitmeyeceğim’ dedi. İşten çıkarıldı. Yeni Şafak’ta işe başladı. Bugün, Yeni Şafak’takiler ‘ne Zaman’ı bizde daha çok emeği var’ dese haklılar belki. Ama o Zaman’ın eski muhabiri olarak kaldı…</p>
<p>Yeni Şafak’tan ayrıldığında Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nda (TMSF) işe başladı. Artık devlet kurumunda çalışan bir gazeteci, bir basın danışmanıydı. 15 yıl sürdü. Kamil Oğuz Zaman’da çalıştığı sürenin üç katı bir dönem geçirdi TMSF’de. Şimdi duyuyoruz ya 3-5 yerden maaş alanlar, el altından iş halleden, lüks arabalara binip, lüks otellerde tatil yapan gazeteciler. İşte istese Kamil Oğuz da küpünü doldururdu. Elinde imkânın âlâsı vardı. Ama geride zorla alabildiği bir evden başka bir şey bırakmadı. TMSF’de çok mobinge maruz kaldı. Yılmadı işini daha iyi yaptı. Ama istenen belki de işini doğru yapması değildi. 15 Temmuz’u fırsat bilip işten attılar. 15 yıl sonra bir kez daha işinden atılmıştı Kamil…</p>
<p>İşsiz kalmanın, evine ekmek götürememenin ne olduğunu bilir misiniz? 25 yıllık gazeteci Mehmet Kamil Oğuz hiçbir birikimi olmadığı halde ortada bırakıldı. Yıllarca emek verdiği, hakkını alamadığı TMSF’de buruşturup atılan bir kağıt parçası muamelesi gördü. Hayat enerjisi yine tükenmedi. Evini barkını toparladı kayınpederinin gölgesine sığındı. İş buldu, marketlerde yöneticilik yaptı. Öz geçmişinde yazdığı TMSF’yi kimsenin bilmediğini söylerdi. ‘Sen bizim iş için epey büyüksün’ deyip işe alınmadığını anlatırdı gülerek. Yine hayat doluydu, enerjikti.</p>
<p><strong>EŞİYLE AYNI CEZAEVİNDE GEÇEN GÜNLER </strong></p>
<p>15 Temmuz sonrasında gazeteciler sudan bahanelerle susturulmaya başlayınca çok üzüldü. Arkadaşları cezaevine düştüğünde ağladı, ağladı. ‘Yapma Kamil. Bu kadar üzüntü sana zarar’ dense de yürekli insanın merhametini, hakkaniyetini, dostluk hissiyatını kim engelleyebilir?</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-269733 alignright td-animation-stack-type0-2" src="https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/07/kamil-oguz-ve-esi.jpg" sizes="(max-width: 325px) 100vw, 325px" srcset="https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/07/kamil-oguz-ve-esi.jpg 325w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/07/kamil-oguz-ve-esi-300x246.jpg 300w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/07/kamil-oguz-ve-esi-100x82.jpg 100w" alt="" width="325" height="267" /></p>
<p>Derken yeni bir süreç başladı. Önce eşini aldılar. İzmir’den Antalya’ya götürdüler. Eşini ziyarete gittiğinde ‘sende de vardır bir şeyler’ diyerek onu da attılar içeriye. İstedikten sonra herkesi bahane bulup alabileceğin bir anlayışın kurbanı oldu o da. Eşiyle aynı çatı altında cezaevinde yattı. Çocukları İzmir’den Antalya’ya gidemedi. Küçük kızları travma yaşadı. Abileri sanki kırk yaşındaymış gibi iki günde büyüdü. İçlerine attılar onlara boca edilen kötülükleri. Zulmün adı olmazmış…</p>
<p><strong>NEM DUVARI GAM DA İNSANI YIKARMIŞ</strong></p>
<p>Aylar sonra cezaevinden çıktığında İzmir’in güzel ilçesinde bir daha iş bulamadı. Zulüm budur işte. İşten atmakla kalmayıp, işe girmesine de engel olmaktı.</p>
<p>Ayakta kaldı, dik durdu, çabaladı. Ama son bir senedir o eski halinden eser yoktu Kamil’in. Gardı düşmüş, sorunların üstesinden gelmekte zorlanan, üzüntüyle yatıp kalkan bir insan oluvermişti. Nem duvarı, gam da insanı yıkarmış. Öyle de oldu. Bir kaç ay süren ağrılar ve sonrasında kanser teşhisi.</p>
<p>İki ayı bulmayan süreçte, ağrılarından yürüyemeyen bir insana dönüştü o hayat dolu insan. Herkesin yardımına koşan Kamil Abileri, zulmün eserini göreceği şekilde hastaydı, yataktan kalkamıyordu.</p>
<p>Sonra… Belinden ameliyat oldu, kemoterapi başladı. Ama… Kovid 19’a yakandı. Ve gün gün kötüye gitti.</p>
<p><img decoding="async" class="wp-image-269732 alignright td-animation-stack-type0-2" src="https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/07/kamil-oguz-son-fotograf.jpeg" sizes="(max-width: 405px) 100vw, 405px" srcset="https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/07/kamil-oguz-son-fotograf.jpeg 1196w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/07/kamil-oguz-son-fotograf-300x281.jpeg 300w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/07/kamil-oguz-son-fotograf-1024x960.jpeg 1024w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/07/kamil-oguz-son-fotograf-768x720.jpeg 768w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/07/kamil-oguz-son-fotograf-100x94.jpeg 100w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/07/kamil-oguz-son-fotograf-696x652.jpeg 696w" alt="" width="405" height="379" /></p>
<p><strong>BİR GECE ANİDEN SÖNDÜ CİĞERLERİ</strong></p>
<p>Yoğun bakıma alınmadan bir gün önce görüşmüştük. ‘İyiyim, ama ciğerlerim, zorlanıyorum nefes alırken’ demişti. Ve bir gece aniden sönüverdi ciğerleri. Yoğun bakıma oğlu ve kardeşi götürürken ‘hakkınızı helal edin’ demişti. Sesini bir daha duyamadık Kamil’in o günden sonra. Entübe ettiler, uyuttular. On beş gün uzaktan kan değerlerine, filmlerine bakan, doktorlara gösteren 25 yıllık gazeteci arkadaşı, kaderdaşı bir değerin biraz düzelmesiyle umutlandı. Umutlanmak istedi. Bizlerde de umutlanmak istedik. Çünkü biz umutlanmak ve Kamil’in sağlığına kavuşması için dualara, gözyaşlarına sarılmış bir ümit bekliyorduk.</p>
<p>Ama olmadı… Mehmet Kamil Oğuz, 9 Temmuz 2021 cuma günü cuma namazına iki saat kala hayata veda etti.</p>
<p>Bir Kamil geçti şu Dünyadan. Adı gibi mi olur insan, kemale ermiş çok güzel bir insandı dostumuz.</p>
<p>Geride gözü yaşlı bir eş ve üç çocuk bıraktı. Ellerinde doğruluktan başka bir şeyleri olmayan acılı ailesi kaldı.</p>
<p>Suskunlar, acılarını içlerine gömdükleri belli. Dilerim bu acı onları da yıkmasın. Sessizlik tehlikelidir. Baba ve annenin maruz kaldığı zulmün acısını kat be kat hisseden o üç evlat desteğe muhtaç. Manen olduğu kadar madden de…</p>
<p><strong>KAMİL’İ BİR AVUÇ İNSAN UĞURLADI</strong></p>
<p>Çalıştığı yerlerde (Zaman’da, görev yaptığı İstanbul Büyüksehir Belediyesinde, Yeni Şafak’ta, TMSF’de) dostları, arkadaşları vardı. Ama işte… öyle cami avlusundan taşan yığınlar yoktu. Üç beş dost, akrabaları ve ailesi.</p>
<p>Kamil Oğuz bizim için erken bir kayıp. Yaşadığı üzüntü ve acının bedelini hayatıyla ödedi.</p>
<p><img decoding="async" class="wp-image-269731 alignright td-animation-stack-type0-2" src="https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/07/kamil-oguz-cenaze-2-1.jpeg" sizes="(max-width: 252px) 100vw, 252px" srcset="https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/07/kamil-oguz-cenaze-2-1.jpeg 700w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/07/kamil-oguz-cenaze-2-1-168x300.jpeg 168w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/07/kamil-oguz-cenaze-2-1-575x1024.jpeg 575w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/07/kamil-oguz-cenaze-2-1-56x100.jpeg 56w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/07/kamil-oguz-cenaze-2-1-696x1240.jpeg 696w" alt="" width="252" height="449" /></p>
<p><strong>‘MAHKEMEYE BİR ŞEY VERMEMİZ GEREKİR Mİ?’</strong></p>
<p>Oğlu, ‘6 yıl 3ay ceza alan babamın ölümüyle ilgili mahkemeye bir şey vermemiz gerekir mi?’ diye sordu. İçim acıdı. Babasını ve annesini bahanelerle içeri alanlara yine de…</p>
<p>Kamil’i kaybettik. Biz de onunla kaybolduk. Yüreğimize kor düştü.</p>
<p>Dostları şu iki aylık süreçte onla birlikte hasta oldu, tansiyonu, şekeri çıktı. Covit oldu en yakın dostu Kamil’le birlikte.</p>
<p>Sevgili dostum. Seni iyi ki tanımışım. 25 yıllık bir arkadaşımı, dostumu, kardeşimi, komşum, kaderdaşımı kaybettim. Ne yediğimi ne içtiğimi anladım bu süreçte.</p>
<p>Eşi, çocukları ve en çok da küçük kardeşi… Kamil’in dostu olan biraderinin hissettiklerini anlatamam. Çünkü ateş düştüğü yeri yakıyor.</p>
<p>Oturup hüngür hüngür ağlamak istedim. Gözlerim kimsenin olmadığı yer aradı. Evinde Kamil’in sesini tekrar duyar gibi oldum. ‘Burada oturmuştur, şurada yemek yemiştir’ diyerek.<img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-269734 alignright td-animation-stack-type0-2" src="https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/07/kamil-oguz-mezar-1.jpeg" sizes="(max-width: 276px) 100vw, 276px" srcset="https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/07/kamil-oguz-mezar-1.jpeg 1080w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/07/kamil-oguz-mezar-1-300x265.jpeg 300w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/07/kamil-oguz-mezar-1-1024x905.jpeg 1024w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/07/kamil-oguz-mezar-1-768x678.jpeg 768w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/07/kamil-oguz-mezar-1-100x88.jpeg 100w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/07/kamil-oguz-mezar-1-696x615.jpeg 696w" alt="" width="276" height="244" /></p>
<p><strong>KAMİL YOLCULUĞA ÇIKTI DOSTLAR</strong></p>
<p>İçlerine gömdükleri acılarıyla, gözyaşlarıyla anne ve üç çocuğu kaldı. Yapanlar, edenler belki Kamil’in o acılarla göçtüğünü bilmeyecek. Umurlarında da olmayacak. Allah’ım senin gücün namütenahi. Biz sınırlarını bilemeyiz. Kamil’e kim bu acıları yaşatmışsa, imzası olandan, sözlü emir verenleri, koluna girip götürenleri, işsiz bırakıp ölüme mahkum edenleri (ki sen onları biliyorsun. Biz bilemeyiz hepsini) sana havale ediyoruz. Sen adilsin. Biz bir şey diyemeyiz. Ama insanız ve gönlümüzden geçeni yine de sana iletmek isteriz. Onlar kimlerse, sen onları bu dünya hayatları bitmeden yaptıklarını yüzlerine vur ve adaletin, hakkaniyetin nasıl sağlandığını göster ve onlarda bunun başlarına neden geldiğini anlasın.</p>
<p>Kamil’i kaybettik. Güzel bir insan geçti bu Dünyadan. Her kayıp bir acı ve biz acılarla yaşamaya çalışacağız.</p>
<p>Biz Kamil’i iyi bilirdik Allah’ım. Sen affedicisin, Kamil kulunu da affet… İstiratgâhını Cennet bahçelerine çevir. Bizleri de günü geldiğinde Kamil’e komşu eyle… AMİN.</p>
<p><strong>Kaynak: tr724.com</strong></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/meslegine-sevdali-guzel-bir-insan-gecti-bu-dunyadan-gazeteci-kamil-oguzun-ardindan/">Mesleğine sevdalı güzel bir insan geçti bu Dünyadan; Gazeteci Kamil Oğuz’un ardından</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kamil Oğuz: Adilcevaz’dan İstanbul’a bir gazetecilik tutkusu</title>
		<link>https://hizmetten.com/kamil-oguz-adilcevazdan-istanbula-bir-gazetecilik-tutkusu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 11 Jul 2021 08:40:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[cihan haber ajansı]]></category>
		<category><![CDATA[gazeteci]]></category>
		<category><![CDATA[KHK]]></category>
		<category><![CDATA[mağdur]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet kamil oğuz]]></category>
		<category><![CDATA[ziya yıldırım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=20872</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son dönemde adı tutuklu gazeteciler listesinde olan, cezaevinden çıktıktan sonra hayata tutunmaya çalışan, fakat her zaman gazeteci kalan Mehmet Kamil Oğuz&#8217;u birlikte çalıştığı iki arkadaşı, Ahmet Kerem Sever ve Ziya&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/kamil-oguz-adilcevazdan-istanbula-bir-gazetecilik-tutkusu/">Kamil Oğuz: Adilcevaz’dan İstanbul’a bir gazetecilik tutkusu</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Son dönemde adı tutuklu gazeteciler listesinde olan, cezaevinden çıktıktan sonra hayata tutunmaya çalışan, fakat her zaman gazeteci kalan Mehmet Kamil Oğuz&#8217;u birlikte çalıştığı iki arkadaşı, Ahmet Kerem Sever ve Ziya Yıldırım anlattı.</p>
<p>KHK ile kapatılan Zaman gazetesinin eski muhabiri ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) eski Halkla İlişkiler Danışmanı Mehmet Kamil Oğuz’un (50) vefatı ailesini, meslektaşlarını ve sevenlerini üzdü.</p>
<p>Bitlis’in Adilcevaz ilçesinde doğan ve gazeteciliğe Bitlis ve Van’da yerel basında başlayan, Zaman gazetesinde siyaset ve belediye muhabiri olarak görev yapan Oğuz, çalışkanlığı ve seveceliği ile tanınıyordu.</p>
<p>Birlikte çalışan iki arkadaşı Ahmet Kerem Sever ve Ziya Yıldırım; Kamil Oğuz’u, gazeteciliğini ve dostluğunu anlattı.</p>
<p><strong>AHMET KEREM SEVER: BU DÜNYADAN KAMİL OĞUZ GEÇTİ</strong></p>
<p>Sevgili Kamil ile 1996/97 yıllarında Bitlis’in Adilcevaz ilçesinde tanıştık.  Ben o sıralar ilçede imam hatiplik yapıyordum. Kamil ele avuca sığmaz, heyecanlı, idealist, yerinde duramayan, güler yüzlü ve her daim neşeli bir karakter olarak çıktı karşıma. Bir kere dost olduk ve bir daha hiç ayrılmadık.</p>
<p>Rahmetli babama ailemizin geçmişinden dolayı yöre halkı “bey” anlamında “beg” derdi, bazen de kelime oyunuyla “bego” diye hitap ederdi. Bunu bilen Kamil kardeşim de bana “bego” diye hitap etmeyi severdi.</p>
<p>Kendisini her şeyden ve herkesten sorumlu tutmak gibi özelliği vardı. Tam bir vefa kahramanıydı. Küçük iki kardeşi için veya zorda, darda kalmış başkaları için her türlü zahmetlere gözünü kırpmadan atılır ve bu yüzden çok mutlu olurdu. Sürekli görüştüğü iki asker arkadaşı vardı ki, onları benimle de tanıştırmıştı. Bu üç kalbi selim dostun arasındaki sevgiyi, muhabbeti gören ben, dışarıdan bir dördüncü olarak aralarına alınmaktan çocuklar gibi sevinir, nasıl mutlu olurdum.</p>
<p>Kafasında hep yapacak bir şeyler bulurdu. Bu projelerinden biri de “adilcevaz.net” idi. Onu yek başına kurdu, ilçede temsilciler buldu, yazarlar ayarladı. Sırf bu site ve Adilcevaz için özel röportajlar yapar bana da sık sık yazılar yazdırırdı.</p>
<p>Muhteşem bir gazetecilik aşkı, heyecanı vardı. Ulusal gazete ve ajansların yerel temsilcilikleri için uğraşıyor, bir yandan da belediye binası altındaki son derece mütevazi tuhafiye dükkanını işletiyordu.</p>
<p>Ben ilçede görevliyken bekâr evim vardı. Bir gün bana geldi ve beraber kalalım dedi. Evimiz sobalı ve çok soğuktu. O zamanlar yaptığım yemekleri ve özellikle sobada kıpkırmızı olmuş şişle onu korkutmamı her zaman güle güle, ballandıra ballandıra anlatırdı.</p>
<p><strong>GAZETECİLİĞE VAN’DA BAŞLADI</strong></p>
<p>Sonra bir vesile Van’a gitti orada da gazeteciliğe devam etti. O meşhur ve meşum tarihe kadar aktif olarak yayınlarına devam eden ‘Merkür TV’nin kurucuları arasında yer aldı.</p>
<p>Van’dan bir ara Özbekistan’a gitti. Orada iki yıl okuyup aynı zamanda belletmenlik yaptıktan sonra <em>Zaman</em> gazetesinin Yenibosna Kalender sokaktaki “okulum” dediği merkez binasında göreve başladı. Ben o zaman üniversite 3. sınıftayken ziyaretine gitmiş ve onun anlatımlarıyla gazeteci olmaya karar vermiştim. Zaten çok geçmeden 1995 yılında da aynı kurumun çatısı altında çalışmaya başladık. Aynı tarihlerde evlendik, ben onun düğününe gidememiştim ama o eşiyle birlikte ta İstanbul’dan, Gümüşhane’ye kadar gelerek düğünüme katılmış, fotoğraflarımızı da çekmişti.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-20873" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2021/07/MehmetK1-700x466.jpg" alt="" width="700" height="466" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2021/07/MehmetK1-700x466.jpg 700w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2021/07/MehmetK1-768x511.jpg 768w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2021/07/MehmetK1.jpg 1000w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /></p>
<p><strong>ERDOĞAN’IN İLK İHALE YOLSUZLUKLARINI TESPİT ETMİŞTİ</strong></p>
<p>Özellikle belediyecilik konusunda son derece tecrübeli, ilgili ve bilgiliydi. Şimdiki Cumhurbaşkanını ta belediyecilik yıllarından takip etmiş, onu son derece titiz bir şekilde araştırmış ve analiz etmişti. İlk ihale yolsuzluklarını, yüzde on-onbeş-yirmi komisyonlarını ortaya çıkarmıştı.</p>
<p>2001 yılında onu da beni de bir rüzgar çalıştığımız kurumdan ayırdı. O yine İstanbul’da bir başka basın kuruluşuna, ben de çok uzak bir şehre gittim.</p>
<p>O üniversite mezunu olduktan sonra TMSF basın danışmanı, halkla ilişkiler departmanına atandı.</p>
<p>O kadar beraberliğimiz oldu, hiçbir zaman hiçbir şekilde en ufak bir sözünden ne o kırıldı ne ben kırıldım.</p>
<p>Birbirimizi çok sevdik çok saydık ki, takdiri ilahi, bugüne kadarmış.</p>
<p><strong>BİM’DE ÇALIŞTI</strong></p>
<p>Bu meşum süreçte bir sürü işe girdi çıktı, bir ara BİM’de de çalıştı. Bir başka markette de çalışırken tek başıma ziyaret etmiş bir kaç saat beraber dertleşmiştik. Görenler mağaza müdürü asla demezlerdi. O kadar mütevazi, atılgan her işe koşar ve her işi de büyük bir özveriyle yapardı. İstanbul’da oturduğu sitenin problemleriyle yakından ilgilenir ve çözüm üretmeye çalışırdı. Fakat en çok yardımcı olduğu komşuları, taşınırken onu rencide ettiler. Sanıyorum onlara hakkını helal etmemiştir.</p>
<p>Altı aydan fazla cezaevinde tutuldu. Davası Yargıtay’daydı… İçeri girip çıktıktan sonra ona takılıyordum. “Omuzlarındaki yıldızlarınla beni kendine hayran bırakıp, gıpta ettiriyorsun. Gelip bir anda sollayıp geçtin bizi” derken dilinden “estağfurullah”, yüzünde mahcup bir ifade ile tebessüm ederdi.</p>
<p>Gel zaman git zaman ülkenin makus kaderi beni de yaka paça bir gece vakti ansızın alınca bu sefer üzülmek ona düşmüş, bizim adımıza yangınlara düçar olmuştu. O içerideyken eşini, çocuklarını aradım sordum sürekli ama mektup yazmak aklıma gelmemişti nedense. Oysa o yine bu konuda da ders verircesine bana mektup yazarak ne kadar vefalı, yürekli ve farklı olduğunu gösterdi. Sözde hoca bendim ama dersi sürekli o veriyordu. Göz yaşları ile mektubu okurken 4-5 ay içerisinde arkadaşlarımdan gelen tek mektup olduğunu fark ettim.</p>
<p>Ben ona mektup gönderemediğimi üzülerek ifade ederken o, “Sen bana mektup değil, kitap yazdın, içeride onu okudum” diyerek hüznümün şiddetini kendince azaltmaya çalışmıştı.</p>
<p>Allah’u alem o kanser virüsünü, mikrobunu, derdini adına ne derseniz deyin o illeti içerideyken kaptı yüzlerce binlerce benzer mağdur gibi.</p>
<p><strong>ÇİLEYİ İLİKLERİNE KADAR YAŞADI</strong></p>
<p>Özellikle son 3-4 aydaki hastalıklardan dolayı çektiği acılar, sıkıntılar, uykusuz günlerine gecelerine kadar Türkiye’ye yaşanan hukuksuzlukları kayda geçirmekle, kamuoyuna maletmekle, yani gazetecilikle uğraştı. Bir dönem vefat eden bir arkadaşı için söylediği gibi, ‘haberci’ olarak bu dünyadan göçtü.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-20874" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2021/07/MehmetK2-700x525.jpg" alt="" width="700" height="525" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2021/07/MehmetK2-700x525.jpg 700w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2021/07/MehmetK2-768x576.jpg 768w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2021/07/MehmetK2.jpg 1024w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /></p>
<p><strong>ZİYA YILDIRIM: KAMİL OĞUZ İLE BİR GAZETECİLİK MACERASI</strong></p>
<p>Kalender Sokak’ın çilesini çeken alaylı gazetecilerden biriydi Kamil Oğuz. Yüzünde gülümseme eksik olmazdı hiç. Güzel insandı. Yıllarca istihbarat servisinde beraber çalıştık. O meşhur Elif Sitesi’nde 10 yıl komşuluk yaptık. Hiçbir kötülüğüne şahit olmadım.</p>
<p>En son komaya girmeden önce telefon ile görüşmüştük. Güçlükle konuşabiliyordu. ‘Ziya bey bütün arkadaşlarıma dua ediyorum. Hepsine selam söyle’ demişti.</p>
<p>Bu yazıyı Cihan Haber Ajansı için hazırlanacak olan bir kurumsal hatıra kitabı için yazmıştım 2000’li yılların başında. Bu güzel hatırayı şimdi sizinle de paylaşmak istiyorum.</p>
<p>1994 yılıydı… İstanbul’un Kartal ilçesi Kartaltepe mevkiinde bulunan Siirtli âlim bir zata ait olduğu belirtilen türbenin yanına Alevi vatandaşlar tarafından cemevi yapılacağı haberini aldık… Karteltepe’de sünni Siirtliler ağırlıktaydı. Cemevi’nin temel atma törenine DYP’li Yıldırım Aktuna’nın da katılacağı bildirilmişti. Durum kritikti…</p>
<p>İstihbarat şefimiz O.G., haberi takip etmek üzere Kamil Oğuz ile beni görevlendirdi. Sabah, ajansın şoförü Osman abi (Bulgar Osman) bizi hızlı bir şekilde Kartal’a ulaştırdı. Türbenin bulunduğu alana vardığımızda bizden önce gelmiş birkaç gazetecinin daha beklemekte olduğunu gördük. Etraf sakindi… Biz de diğer arkadaşlarla birlikte beklemeye başladık. Aradan birkaç saat geçmesine rağmen ne gelen vardı ne de giden… Temel atma törenine katılacağı bildirilen Aktuna yoktu ortalıkta. Arkadaşlarla kısa bir değerlendirme yaptıktan sonra bölgeyi terk etmeye karar verdik.</p>
<p>Kamil Oğuz arkadışımla birlikte Kartaltepe’den Kartal merkeze indik ve ilçedeki siyasi partilerin ilçe başkanlarını ziyaret ederek konuyu aktarmayı ve onların da tepkilerini alarak bir haber hazırlamayı düşündük. Tek tek ilçe başkanlarını ziyaret ettik ve başkanların, Kartal’ı karıştıracak nitelikte bir harekete izin vermeyeceklerine yönelik tepkilerini not ettik. Notlarımızı derleyip haberleştirerek telefonla merkeze yazdırdık. Fotoğrafları ise merkeze ulaşınca yıkatıp verecektik…</p>
<p>O gün sakin geçti, biz de ajansa dönmek üzere sahile doğru yürümeye başladık. Otobüse binsek çok zaman alacak belki saatler sonra merkeze dönebilecektik. O sırada aklımıza deniz otobüsü ile Bakırköy’e gitmek geldi. Kartal’dan binip Bakırköy’de inecek ve oradan da taksi ile hemen merkeze ulaşacaktık. Ne büyük kolaylıktı… Hemen sahilde bulunan deniz otobüsü iskelesine vardık ve iki bilet aldık. Kalkışa da çok az bir zaman kalmıştı. Ne güzel, bugün işimiz hep yolunda gidiyor, yarım saat sonra Bakırköy’deyiz oradan da 15 dakikada merkeze ulaşırız diye konuşuyorduk aramızda.</p>
<p>Deniz otobüsüne bindik nihayet… Biraz sonra da hareket ettik… Bu ne konfor Allah’ım, bu ne rahatlık… En geç yarım saat sonra Bakırköy’deyiz… Kartal’dan hareket edeli 10 dakika oldu. Sohbet koyu… Arada sırada da pencereden denizi seyrediyoruz… Ama bir problem var. Deniz otobüsü eğer Bakırköy’e gidiyorsa sahile paralel gitmesi gerekmez mi? Sahi bu deniz otobüsü gerçekten Bakırköy’e mi gidiyor? Aman Allah’ım. Biz bu deniz otobüsünün Bakırköy’e gidip gitmediğini kimseye sormadık ki… Tamamen sezgisel bir yanılsama olayı yaşıyoruz. Biz Bakırköy’e gitmek istiyoruz ya, bu deniz otobüsü de gitse gitse oraya gidiyordur. Mantığımız böyle işliyor.</p>
<p>O ana kadar mesafenin uzaklığı sebebiyle çekmeyen telsizimiz de çekmeye başladı. Merkezden cayır cayır bizi anons ediyorlar. Herhalde merak ettiler… Deniz otobüsü hızla yol alıyor, artık denizin ortasındayız ve Bakırköy’e gitmediğimiz de kesin. Peki, nereye gidiyoruz. Endişeyle etrafa bakınıyoruz ama yapacak bir şeyimiz de yok. Kamil Oğuz, önümüzde oturan ihtiyarla muhabbet ederek ağzından laf almaya çalışıyor. Birkaç sorudan sonra ihtiyar Yalova’ya gittiğini söylemez mi. İşte o an başımıza kaynar sular döküldüğünü ve birbirimizin yüzüne manasız manasız bakakaldığımızı hatırlıyorum. Neyse yapacak bir şey yok. Yarı yolda inecek halimiz de yok. Mecburen Yalova’ya gideceğiz. Gideceğiz de peki nasıl döneceğiz? Cebimizdeki para da kısıtlıydı. Bu arada Kamil Oğuz, koltukların arasına saklanıp aynı deniz otobüsüyle geri dönmeyi teklif ediyor… Yakalanırsak nasıl bir mahçubiyet içine düşeceğimizi düşünerek karşı çıkıyorum. Deniz otobüsü Yalova iskelesine yanaşıyor ve biz de diğer yolcularla birlikte iniyoruz. Aynı deniz otobüsünün 1 saat sonra yeniden Kartal’a döneceğini öğreniyoruz. Cebimizdeki son para ile dönüş biletlerini alıp beklemeye başlıyoruz. Yorgun ve sinirliyiz fakat nasıl böyle bir hata yaptığımızı da düşündükçe gülmekten kendimizi alamıyoruz… Uzatmayayım; deniz otobüsü ile tekrar Kartal’a döndük. Cebimizde para yok. Elimizdeki abonmanlarla İETT otobüsüne binerek Mecidiyeköy’e oradan da Yenibosna’ya doğru yol aldık. Ajans merkezine vardığımızda saat 22:30 idi… Allah’tan mesai bitmiş ve herkes çıkmıştı. Cep telefonumuz da olmadığı için bizi arayamamışlardı. Büyük bir macera yaşamıştık, geç de olsa merkeze dönmenin huzuru vardı içimizde. Yarın niçin geç kaldığımızı soranlara ne diyecektik? İstanbul’un öbür ucundan Yenibosna’ya gelmek kolay mı? Bir açıklama bulurduk herhalde. Şimdi onu düşünmenin sırası değildi…</p>
<p>Bu olayı arkadaşlar bize güler diye ilk yıllar kimseye anlatamadık. Kamil Oğuz ile bir araya geldikçe bu olayı hatırlayıp kendi halimize gülüyorduk. Sonraları arkadaşlarla da paylaştık ve Yalova nire Bakırköy nire sorularının cevabını onlara da detaylarıyla birlikte anlatmak bizim için hoş bir anı olarak kaldı.</p>
<p><strong>Kaynak: Kronos</strong></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/kamil-oguz-adilcevazdan-istanbula-bir-gazetecilik-tutkusu/">Kamil Oğuz: Adilcevaz’dan İstanbul’a bir gazetecilik tutkusu</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gazeteci Mehmet Kamil Oğuz hayata veda etti</title>
		<link>https://hizmetten.com/gazeteci-mehmet-kamil-oguz-hayata-veda-etti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 10 Jul 2021 14:00:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[KHK]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet kamil oğuz]]></category>
		<category><![CDATA[zaman gazetesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=20857</guid>

					<description><![CDATA[<p>KHK ile kapatılan Zaman gazetesinin eski muhabiri ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) eski Halkla İlişkiler Danışmanı Mehmet Kamil Oğuz, 50 yaşında hayatını veda etti. 15 Temmuz’dan sonra tutuklanıp bir&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/gazeteci-mehmet-kamil-oguz-hayata-veda-etti/">Gazeteci Mehmet Kamil Oğuz hayata veda etti</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>KHK ile kapatılan Zaman gazetesinin eski muhabiri ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) eski Halkla İlişkiler Danışmanı Mehmet Kamil Oğuz, 50 yaşında hayatını veda etti.</p>
<p>15 Temmuz’dan sonra tutuklanıp bir süre cezaevinde de yatan gazeteci Mehmet Kamil Oğuz hayatını kaybetti. Bitlis’in Adilcevaz ilçesinde doğan ve gazeteciliğe Bitlis ve Van’da yerel basında başlayan Oğuz, Zaman gazetesinde politika ve belediye muhabiri olarak görev yaptı.</p>
<p>Oğuz, hayatının son anına kadar Türkiye’deki hukuksuzlukları duyurmak için çalıştı. 15 Temmuz darbe girişiminin ardından Hizmet Harketi üyesi olmakla suçlanan Oğuz’a, 6 yıl 3 ay hapis cezası verildi. Dosyası Yargıtay’da olan Oğuz, 6 ay cezaevinde tutuldu.</p>
<p><strong>Kaynak: Boldmedya</strong></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/gazeteci-mehmet-kamil-oguz-hayata-veda-etti/">Gazeteci Mehmet Kamil Oğuz hayata veda etti</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
