<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Mehmet Ali Şengül arşivleri - Hizmetten</title>
	<atom:link href="https://hizmetten.com/tag/mehmet-ali-sengul/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://hizmetten.com/tag/mehmet-ali-sengul/</link>
	<description>Hizmet&#039;e Dair Ne Varsa...</description>
	<lastBuildDate>Sat, 11 Jul 2026 11:07:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.2</generator>

<image>
	<url>https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/01/hizmetten_loga_web-150x150.png</url>
	<title>Mehmet Ali Şengül arşivleri - Hizmetten</title>
	<link>https://hizmetten.com/tag/mehmet-ali-sengul/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>ZAMANI AŞAN SADAKAT: MEHMET ALİ ŞENGÜL HOCA</title>
		<link>https://hizmetten.com/zamani-asan-sadakat-mehmet-ali-sengul-hoca/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 11 Jul 2026 11:04:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Ali Şengül]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=49251</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ömrünü insanlığa adamış vakıf insanların boşluğu zaman geçtikçe küçülmüyor, nereye baksan orada onu görecek şekilde büyüyor. Yokluğun varlıktan daha fazla buradayım dediği yerde sanki tam da bu noktadır: Güzel insanların&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/zamani-asan-sadakat-mehmet-ali-sengul-hoca/">ZAMANI AŞAN SADAKAT: MEHMET ALİ ŞENGÜL HOCA</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ömrünü insanlığa adamış vakıf insanların boşluğu zaman geçtikçe küçülmüyor, nereye baksan orada onu görecek şekilde büyüyor. Yokluğun varlıktan daha fazla buradayım dediği yerde sanki tam da bu noktadır: Güzel insanların aniden göçüp gitmesi..</p>
<p>Mehmet Ali Şengül Hoca, adıyla değil adanmışlığıyla anılan bir gönül insanıydı. “Samsunlu” sıfatı yalnız bir şehir değil, sadakatin coğrafyasıydı onun için. Zamanın omzuna sadece bir takvim değil, bir dava şuuru bırakanlardandı. Adı Hizmet olan o dava, kelimelerle değil; harlarla, hicretlerle, çileyle, gözyaşlarıyla yazılmıştı.</p>
<p>O, alkışlardan değil, sükûttan beslenmişti. Fırtınanın ortasında deniz feneri gibi duran; dalgaların ortasında yılmayan, yıkılmayan bir sadakat abidesi. Ne öne geçti ne geri düştü; hep olması gereken yerde, hep en altta, hep yükün altında, sırtında Asr-ı Saadetten emanet bir yük.</p>
<p>Bir gece… Hocaefendi, birlikte kaldıkları evin mütevazi kütüphanesinden bir çizgi romanı okuyup kapattıktan sonra çıkardığı dersi özetleyen bir soru sormuştu M Ali Hocama. “En altta durmaya var mısın?” Bu bir cümle değil, bir yemin gibiydi. Dertli yol arkadaşı, o günden sonra bir ömrü kuyunun dibinde tuttu. Omzunu dayanak yapan, yükü sessizce taşıyan sabır halkasının en nadide şahsi olarak.</p>
<p>O hep yaşadığını anlattı, yaşayarak anlattı. Görünmedi ama yol gösterdi. Çünkü bilirdi: Gerçek hizmet, vitrinlerde değil, kulislerde değil; gece secdesinde, zindanın soğuk duvarlarında, hicretin taşlı yollarında büyürdü.</p>
<p>O, Hocaefendi ile kelimelerle değil, susuşla anlaştı. Aynı secdeye baş koydu, aynı yükü sırtladı. Biri göğe baktı, diğeri yerin yükünü omuzladı. Ve şimdi biz, o yükün mirasçılarıyız… Bir yönüyle müthiş bir baht diğer yönüyle ne ağır bir sorumluluk.</p>
<p>Kimsenin olmadığı yerde “ben varım” dememin erdemini, herkesin olduğu yerde rütbesiz er gibi hizmet etmenin tevazuunu öğrendik ondan.</p>
<p>Rabbine kavuşmak için ruhu ötelere kanat çırptığında ardında ne servet ne saltanat bıraktı… Bıraktığı miras nasır bağlamış bir alnın secdede bıraktığı iz, hizmette tüketilen nefesti. Dünyalık mirası mı? İşte vasiyetinde eşine ve evlatlarına söylediği: “Evlatlarım, size dünyalık bir şey bırakmadım…”Bu, bir yoksunluk değil; bir asaletti. Zira o, geride alnı terle, kalbi sabırla yoğrulmuş bir vefa bıraktı.</p>
<p>Bugün o yok. Ama adı, müesseselerin köşelerinde, hicret yollarında, sabah dualarında hâlâ yankılanıyor.</p>
<p>Sanki bizi ziyarete gelmiş de her zamanki tevazuu ile bizi dinlediği bir istişarenin en heyecanlı yerinde sesleniyoruz ona:</p>
<p>Ey Samsunlu Hocam…<br />
Gözün arkada kalmasın.<br />
Senin sadakatinle yürüyoruz.</p>
<p>ve hâlâ.. Tek sevdamız var: Hizmet</p>
<div class="epyt-video-wrapper"><iframe  id="_ytid_34733"  width="1170" height="658"  data-origwidth="1170" data-origheight="658" src="https://www.youtube.com/embed/deX_0Fm2ljY?enablejsapi=1&#038;autoplay=0&#038;cc_load_policy=0&#038;cc_lang_pref=&#038;iv_load_policy=1&#038;loop=0&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;playsinline=1&#038;autohide=2&#038;theme=dark&#038;color=red&#038;controls=1&#038;disablekb=0&#038;" class="__youtube_prefs__  epyt-is-override  no-lazyload" title="YouTube player"  allow="fullscreen; accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen data-no-lazy="1" data-skipgform_ajax_framebjll=""></iframe></div>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/zamani-asan-sadakat-mehmet-ali-sengul-hoca/">ZAMANI AŞAN SADAKAT: MEHMET ALİ ŞENGÜL HOCA</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kum Saati&#8217;nden &#8216;Mehmet Ali Şengül&#8217; Belgesel Serisi</title>
		<link>https://hizmetten.com/kum-saatinden-mehmet-ali-sengul-belgesel-serisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 Jul 2023 19:31:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kum Saati]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Ali Şengül]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=32808</guid>

					<description><![CDATA[<p>Almanya’nın Hanau’da kentinde, Hizmet Hareketinin unutulmaz şahsiyetlerinden Mehmet Ali Şengül Ağabey adına vefat yıldönümü olan 11 Temmuz’da bir anma Programı düzenlendi. Vefatının ikinci senesinde düzenlenen programa, bunaltıcı sıcağa rağmen Şengül&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/kum-saatinden-mehmet-ali-sengul-belgesel-serisi/">Kum Saati&#8217;nden &#8216;Mehmet Ali Şengül&#8217; Belgesel Serisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Almanya’nın Hanau’da kentinde, Hizmet Hareketinin unutulmaz şahsiyetlerinden Mehmet Ali Şengül Ağabey adına vefat yıldönümü olan 11 Temmuz’da bir anma Programı düzenlendi. Vefatının ikinci senesinde düzenlenen programa, bunaltıcı sıcağa rağmen Şengül Ağabey’in sevenleri büyük ilgi gösterdi.</p>
<p>Hocaefendi&#8217;nin sohbetlerinde &#8216;Samsunlu Hoca&#8217; diyerek bahsettiği Şengül Hizmet Hareketinin abide şahsiyetlerinden biri.</p>
<p>Kum Saati kanalı da bu abide şahsiyet adına bir belgesel serisi hazırladı. 3 bölümden oluşan Mehmet Ali Şengül belgesel serisinin ilkini vefat yıl dönümünde yayınladı. </p>
<div class="epyt-video-wrapper"><iframe  id="_ytid_26459"  width="1170" height="658"  data-origwidth="1170" data-origheight="658" src="https://www.youtube.com/embed/WkvcnsYFWlQ?enablejsapi=1&#038;autoplay=0&#038;cc_load_policy=0&#038;cc_lang_pref=&#038;iv_load_policy=1&#038;loop=0&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;playsinline=1&#038;autohide=2&#038;theme=dark&#038;color=red&#038;controls=1&#038;disablekb=0&#038;" class="__youtube_prefs__  epyt-is-override  no-lazyload" title="YouTube player"  allow="fullscreen; accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen data-no-lazy="1" data-skipgform_ajax_framebjll=""></iframe></div>
<p><a href="https://hizmetten.com/kum-saatinden-mehmet-ali-sengul-belgesel-serisi/">Kum Saati&#8217;nden &#8216;Mehmet Ali Şengül&#8217; Belgesel Serisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Samsunlu Hoca&#8217; Vefatının İkinci Senesinde Dualarla Anıldı</title>
		<link>https://hizmetten.com/samsunlu-hoca-vefatinin-ikinci-senesinde-dualarla-anildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Jul 2023 23:01:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Hanau Şengül]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Ali Şengül]]></category>
		<category><![CDATA[Samsunlu Hoca]]></category>
		<category><![CDATA[Vefatının İkinci Senesinde Dualarla Anıldı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=32791</guid>

					<description><![CDATA[<p>Almanya&#8217;nın Hanau&#8217;da kentinde, Hizmet Hareketinin unutulmaz şahsiyetlerinden Mehmet Ali Şengül Ağabey adına vefat yıldönümü olan 11 Temmuz&#8217;da bir anma Programı düzenlendi. Vefatının ikinci senesinde düzenlenen programa, bunaltıcı sıcağa rağmen Şengül&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/samsunlu-hoca-vefatinin-ikinci-senesinde-dualarla-anildi/">&#8216;Samsunlu Hoca&#8217; Vefatının İkinci Senesinde Dualarla Anıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Almanya&#8217;nın Hanau&#8217;da kentinde, Hizmet Hareketinin unutulmaz şahsiyetlerinden Mehmet Ali Şengül Ağabey adına vefat yıldönümü olan 11 Temmuz&#8217;da bir anma Programı düzenlendi. Vefatının ikinci senesinde düzenlenen programa, bunaltıcı sıcağa rağmen Şengül Ağabey&#8217;in sevenleri büyük ilgi gösterdi.</p>
<p>Fethullah Gülen Hocaefendi&#8217;nin sohbetlerinde &#8216;Samsunlu Hoca&#8217; diye bahsettiği Şengül Ağabey&#8217;i anma programı Kur&#8217;an-ı Kerim tilaveti ile başladı. Tilavetin ardından Şengül Ağabey&#8217;i anlatan bir video gösterisi misafirlere duygu dolu anlar yaşattı. Harun Tokak&#8217;ın Şengül hakkında kaleme aldığı yazının okunmasının ardından program, ilahiyatçı yazar İsmet Macit&#8217;in siyerden verdiği örneklerle devam etti.</p>
<p>Hizmet Gönüllüleri için bir klasik ve nostalji olan &#8216;Çay Tiryakileri&#8217; şiiri, anmaya katılan bir genç tarafından Şengül Ağabey&#8217;e atfen okundu. Şengül Ağabey&#8217;in Hanau şehrindeki dostları tarafından hatıratları misafirlerle paylaşıldı.</p>
<p>Daha sonda tanıdıklarının, &#8216;hayatının her anında yaşatma duygu ve idealleri ile dolu bir insan&#8217; olarak nitelediği Şengül Ağabey&#8217;in vefat etmeden önce yazmış olduğu, yaşamını özetleyen vasiyeti seslendirildi. Yakın komşusunun bizzat yaptığı dua ile bitirilen program, merhumun hayatlarına kıyısından bile olsa dokunduğu herkes için anlamlı ve duygu dolu bir anma oldu.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-32800" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/07/xccx-700x394.jpg" alt="" width="700" height="394" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/07/xccx-700x394.jpg 700w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/07/xccx-1200x675.jpg 1200w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/07/xccx-768x432.jpg 768w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/07/xccx-1170x658.jpg 1170w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/07/xccx-585x329.jpg 585w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/07/xccx.jpg 1280w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /></p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-32799" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/07/mh-700x394.jpg" alt="" width="700" height="394" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/07/mh-700x394.jpg 700w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/07/mh-1200x675.jpg 1200w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/07/mh-768x432.jpg 768w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/07/mh-1170x658.jpg 1170w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/07/mh-585x329.jpg 585w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/07/mh.jpg 1280w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /></p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-32801" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/07/cxc-700x394.jpg" alt="" width="700" height="394" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/07/cxc-700x394.jpg 700w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/07/cxc-1200x675.jpg 1200w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/07/cxc-768x432.jpg 768w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/07/cxc-1170x658.jpg 1170w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/07/cxc-585x329.jpg 585w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/07/cxc.jpg 1280w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-32798" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/07/mhn-700x394.jpg" alt="" width="700" height="394" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/07/mhn-700x394.jpg 700w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/07/mhn-1200x675.jpg 1200w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/07/mhn-768x432.jpg 768w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/07/mhn-1170x658.jpg 1170w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/07/mhn-585x329.jpg 585w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/07/mhn.jpg 1280w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /></p>
<div class="epyt-video-wrapper"><iframe  id="_ytid_43433"  width="1170" height="658"  data-origwidth="1170" data-origheight="658" src="https://www.youtube.com/embed/cRjEkGNCXY0?enablejsapi=1&#038;autoplay=0&#038;cc_load_policy=0&#038;cc_lang_pref=&#038;iv_load_policy=1&#038;loop=0&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;playsinline=1&#038;autohide=2&#038;theme=dark&#038;color=red&#038;controls=1&#038;disablekb=0&#038;" class="__youtube_prefs__  epyt-is-override  no-lazyload" title="YouTube player"  allow="fullscreen; accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen data-no-lazy="1" data-skipgform_ajax_framebjll=""></iframe></div>
<p><a href="https://hizmetten.com/samsunlu-hoca-vefatinin-ikinci-senesinde-dualarla-anildi/">&#8216;Samsunlu Hoca&#8217; Vefatının İkinci Senesinde Dualarla Anıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hizmette Ümit, Azim ve Kararlılık &#124; MEHMET ALİ ŞENGÜL</title>
		<link>https://hizmetten.com/hizmette-umit-azim-ve-kararlilik-mehmet-ali-sengul/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Aug 2022 12:22:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[Hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Ali Şengül]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=26791</guid>

					<description><![CDATA[<p>Birkaç asırdan beri kaybettiğimiz değerlerimizle açılan mesafeyi kapamak çok zor olsa da bir kere daha iradelerimizin hakkını vererek yeni bir ümit ve azimle, tıpkı havariler ve Sahabe efendilerimiz gibi, yeniden&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/hizmette-umit-azim-ve-kararlilik-mehmet-ali-sengul/">Hizmette Ümit, Azim ve Kararlılık | MEHMET ALİ ŞENGÜL</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Birkaç asırdan beri kaybettiğimiz değerlerimizle açılan mesafeyi kapamak çok zor olsa da bir kere daha iradelerimizin hakkını vererek yeni bir ümit ve azimle, tıpkı havariler ve Sahabe efendilerimiz gibi, yeniden ciddi bir hamle yapmalıyız.</p>
<p>Bugüne kadar dünyanın her yerinde insanlar; yıllar evvel ülkesini, anne baba ve sevdiklerini bırakarak birçok mahrumiyete katlanıp Hizmet adına hicret eden bu hasbîleri Hızır gibi karşıladılar. Şimdi zahiri musibet, neticesi hayır olan hâdiselerle kader, arkadaşlarımızı tahammülü zor bir kısım zorluklar ve sû-i istimallere rağmen, ilk gidenlere destek için dünyanın her yerine tohum gibi saçtı.</p>
<p>Bugün yeryüzünde hemen herkes böylesine samimi, fedakâr ve adanmış ruhlara ve gönüllere muhtaçtır. Onlar, her türlü mahrumiyete rağmen gittikleri ülkelerde kısa zamanda güven telkin ettiler ve Hizmet’e itibar kazandırdılar.</p>
<p>İmanın olmadığı kalbi, küfür işgal eder. Şefkat, merhamet ve sevginin olmadığı kalbi; gayz, kin, nefret, kıskançlık ve düşmanlık işgal eder. Binâenaleyh, ölümle sona erecek dünya ve içindekilere hayranlık duyup kalben bağlanmaktansa, insanı ve saat gibi çalışan kalbini yaratan Allah’a ve rızasına kalbi kilitlemeli, meşru dairede olma kaydıyla dünyada olanları da Allah’tan ötürü sevmeliyiz. Böylece O’nu hoşnut ve razı edecek salih amellerle ve hizmet-i imaniye ve Kur’âniye ile hâlisâne meşgul olmalıyız.</p>
<p>Dünyada Allah ve Resûlullah’dan (sallallâhu aleyhi ve sellem) habersiz, imandan, ahlaktan ve faziletten mahrum nice insan var. Bunlar sevgiden, insanî değerlerden yoksun durumdadırlar. Onları tutup kaldıracak fedakâr insanlara ihtiyaç vardır. Onun için müminler, kalblerini her zaman sevgiye, müsamahaya, hukuk ve insan haklarına açık tutmalı, Allah’ın sanat harikası olarak yarattığı insanları kabullenmeye, onlarla insanî değerleri paylaşmaya ve onların kabiliyetlerinin inkişafına yardımcı olup Rabbimizin tanıtılması ve sevdirilmesi mevzuunda gayret göstermelidirler.</p>
<p>Bugüne kadar dünyanın en büyük mürşitleri olan peygamberler, insanların önce gönüllerini kazanmışlardır. Onlar, inandıkları ve tebliğ ettikleri değerleri yaşayarak insanlara örnek olmuşlar, böylece dünya barışına ve huzuruna destek olmuşlardır. Milletlerarası kültür farklılıklarının, her zaman bir zenginlik olarak değerlendirilmesi mümkündür ve umumî sulh adına da önem arz etmektedir. Önemli olan, insanî ve manevî değerlerin korunmasıdır.</p>
<p>Hizmet insanları; kalbi iman ve inançla dolu, hayatı ahlak-ı İslamiye ile müzeyyen, edepli, dengeli, toplum içinde muvazene unsuru, ümitli, azimli ve kararlı olmalıdır; ifrat ve tefritten, gönül verdikleri dava uğruna, gayz, kin ve nefretten uzak durmalı, muhtaç olanlara hakikatleri duyurabilme adına, yaşamadan daha çok yaşatmayı ideal edinen, mütevazı, müsamahalı ve hasbî olmalıdırlar.</p>
<p>Onlar; peygamberlerle, hususiyle Efendimizle (sallallâhu aleyhi ve sellem), O’nun rahle-i tedrisinde yetişen Ashab-ı Kiram’la temsil edilen, yüce ve kutsî bir davayı, ihsan-ı ilahî olarak omuzlarında taşıyan fedakâr ve vefalı gönül erleri olarak, iman ve inancını, Hizmet anlayış ve mantığını Kudreti Sonsuz’a göre ayarlamalı, ruhunda meknuz dinamizmle varlıklarını göstermeli ve hissettirmelidir. Kaderlerini insanlığın mutluluk ve saadetine adayan bu hasbiler, ölümle sona erecek dünyanın her türlü eza ve cefasına katlanmalı, sabretmeli ve esbapta kusur etmemek kaydıyla, kaderin verdiği hükme razı olmalıdırlar.</p>
<p>İnançlı ve ümitli insanlar, imanları sayesinde yolunun sarp ve yokuş olduğunu baştan kabul ederler. Yaşadıkları dünyanın, kendi şartları içinde bir imtihan dünyası olduğunun farkındadırlar. O zaman ne fırtınalar ne de zelzele ve tsunamiler onları etkiler. Yazlar kışlar, geceler gündüzler, acılar tatlılar birbirini takip eder, ama onlar her mevsimde, her iklimde hep canlı, hep ümitli ve hep pırıl pırıl, ceyyit kalmasını bilirler.</p>
<p>Hayatını hizmet-i imaniye ve Kur’âniye’ye adayan hasbî ve fedakâr müminler; güçlü imanları sâyesinde hayatlarını aşk ve şevkle, ümit ve güvenle sürdürmenin gayreti yanında, üzüntü ve burkuntularla, gayz, kin, nefret ve iftiralarla karşılaştıkları zaman, hariçte sebepler arama yerine Müsebbil-ül Esbab olan Allah’la (celle celâluhu) irtibatını gözden geçirirler. Böylece Allah’a dayanır ve güvenirler.</p>
<p>Gönüllerini imanla, azimle, ümitle ve aşkla donatmış, kalb balansını ötelere göre ayarlamış ve metafizik gerilim içinde bulunanlar, Hazreti Yusuf (aleyhisselâm) gibi, hayatlarını iffet ve irade kahramanı olarak, arkadan gelenlere örnek olacak bir olgunlukla sürdürürler.</p>
<p>Bugün iç içe karanlığın, helâket ve felâketlerin beşeriyeti zillet ve sefalete mahkûm hâle getirdiği, insanlığın nefis ve şeytana esir olduğu bir dönemde, büyük çoğunluğu itibarıyla hayatlarının baharında yaşamalarına rağmen imanı, ümidi, azmi, aşkı ve iştiyakıyla kabına sığmayan altın bir nesil vardır ki yağmur gibi başlarına musibetler yağarken, yuvaları dağılıp aile fertleri birbirine hasret bırakılırken bile iman ve ümitlerini kaybetmeden, azim ve kararlılıkla muhtaç gönüllere hakikatleri duyurabilmek için her sıkıntıya katlanmakta, aktif sabırla aydınlık günlerin geleceğini gözlemektedirler.</p>
<p>Yıllar var ki harap olmuş bir memleketin, kalb ve ruhu öldürülmüş bir milletin yeniden ihyası adına, ceyyit ve cedit bir nesil bekleniyordu. Bu nesil, Anadolu’nun bağrından fışkırıp çıkmış, bütün ülkeyi sarmış ve çeyrek asırdan bugüne dişlerini sıkıp iman, ahlak, kültür ve geleneklerini koruyarak, ihlas, samimiyet, vefa ve sadakatle, Allah ve Resûlullah’ın (sallallâhu aleyhi ve sellem) yâdını, güneşin doğup battığı her yere, tatlı dil, güler yüzle duyurmaya çalışmışlar ve çalışmaya devam etmektedirler. Allah, ümitle şahlanmış bu gönülleri –inşallah- inkisara uğratmaz, uğratmasın.</p>
<p>Müminler gerçek mânâda inanarak, amel-i salih ile hayatlarını tezyin ederek, hakkı tutup kaldırma, onu şerefle omuzlarında taşıma gayreti içinde olmalıdırlar. Bu yolda karşılaştıkları engellere takılmadan, sabırla, metanetle, ümit, azim ve kararlılıkla, insanlığın huzuru adına, dünya barışına katkıda bulunmayı gaye edinmelidirler.<br />
Müminler farklı metot ve sistemlerle Hakk’a hizmet edenlere karşı saygı duymanın yanında, kendi mutluluk ve huzurlarını, başkalarının mutluluk ve huzuru içinde görmelidirler. Hizmetle bütünleşen insanlar yemeyip yedirmeyi, giymeyip giydirmeyi gaye edinen, emanette emin insanlar olarak, öyle nezih bir hayat yaşamalıdırlar ki haramlar ve günahlarla niyetlerini ve rüyalarını bile kirletmemelidirler.</p>
<p>Müminler kıyametler kopsa bile iman ve ümitlerini kaybetmemelidirler. Bununla beraber, bir o kadar da azimli, kararlı ve dengeli yaşamayı ihmal etmemeli ve her türlü başarılarını Allah’tan bilmelidirler. Akıl ve iradesiyle sorumlu bulunduğu sebeplere riayette kusur etmeden, Allah’ın takdirine rıza gösteren, tevekkül eden ve teslim olan, muvazene unsuru bir insan olma gayreti içinde bulunmalıdırlar.</p>
<p>Hizmet’e gönül vermiş bütün hasbî ve fedakâr kişiler, milletin ve toplumun güvenini sarsan hiçbir faaliyette bulunmadıkları gibi, hiçbir zaman ve hiçbir yerde insanlığın huzurunu bozacak, karışık ve karanlık işler çeviren bir cemaat de olmamışlardır.</p>
<p>Bilakis; dünya barışına, huzuruna ve güven ortamının oluşmasına katkıda bulunma gayreti içinde, her türlü fedakârlığı gösteren bir Gönüllüler Hareketi olarak, yarım asrı aşan bir süredir hizmet vermişler ve vermeye devam etmektedirler.</p>
<p>Allah (celle celâluhu), insanı yüksek duygularla donatmış, istidatlı, faziletli ve ebediyete meftun bir varlık olarak yaratmıştır. Ebediyet düşüncesi, güzellik aşkı ve fazilet hissi her insanda mevcuttur. Bazı insanlar bu değerleri ölümle sona erecek dünya hayatı adına kullanırken, bazıları da ölümsüz ebedî hayatı nazara alarak bu kabiliyetlerini değerlendirmektedirler.</p>
<p>İnsanların ölümsüzlüğü görebilmeleri ve istidatlarının gelişmesi, Allah’ı tanımalarına, O’na iman edip emirlerine saygı duymalarına bağlıdır.</p>
<p>“Gönüller ancak Allah’ı anmakla huzur bulur.” (Ra’d, 13/28). Çünkü ruhu ihmal edilen insanın, bedeniyle hiçbir zaman tatmin edilmesi mümkün değildir. İnsanın gerçek mahiyeti, kalbinde ve ruhunda aranmalıdır.</p>
<p>Hakiki hayat, gönül seviyesinde sürdürülen hayattır. İnsanın gönlüyle var olması, kalbin ve ruhun derece-i hayatını idrak etmesine bağlıdır. Bu seviyede bir hayat süren insanlar, dünyada mutlu, huzurlu ve ümitle yaşamanın yanında, geleceği de Cennet bahçelerine açılan bir cadde-i kübrâ olarak görürler. O zaman o âlem için, azim ve kararlılık içinde gayret eder, huzur ve güven içinde ebedler âlemine göçer giderler.</p>
<p>Allah (celle celâluhu) kâinatta sırr-ı teklifin gereği olarak zıtları cemettiği gibi, insan ruhunda bir fasit daire, bir de salih daire yaratmıştır. Davranışlarıyla ruhun emrinde olan bu salih daireyi temsil eden talihliler, Allah’ın hoşnutluğuna, insanlık ve fazilete doğru yol alırlar. Bu hayatı idrak edemeyen, küfür ve dalâlet içinde bulunan talihsizler ise, ortalığı fesada vermek suretiyle, ölümden daha beter bir ruh hâleti içinde hayatlarını sürdürürler.</p>
<p>Hakikat ve gönül erleri, iyileri iyilikleriyle alkışlar, kötülüklere de iyilikle mukabele etmek suretiyle, nefislerine karşı sert, başkalarına karşı da yumuşak ve insanca davranarak, şefkat ve merhametle muamelede bulunurlar.</p>
<p>Alçak gönüllülük, hemen bütün güzel huyların anahtarı mesabesindedir. Onu elde edenler, diğer güzel huylara da sâhip olurlar. Ululuk, Zât-ı Ulûhiyetin sıfatlarından olduğu için, büyüklük taslayıp şımarıklık yapanlar, O’nun Kahhâr ismiyle yakalanır ve cezalandırılırlar.</p>
<p>Gerçek müminler, nefislerinin hoşlanmadığı bir muameleden, başkalarının da hoşlanmayacağını hesap ederler ve kimseyi rencide etmemeye çalışırlar. Onlar kötülük gördüğü kimseler hakkında dahi insanca davranışlardan ayrılmazlar.</p>
<p>Hâlis müminlerin, diğer insanlara karşı en büyük iyiliklerinden biri, onların uygunsuz davranışlarına mukabil, en makul bir yolla, onları içinde bulundukları küfür ve dalaletten, insanlık dışı tavır ve davranışlardan kurtarma gayreti içinde bulunmalarıdır.</p>
<p><em>NOT: Bu yazı Çağlayan dergisi Ağustos sayısından alınmıştır. </em></p>
<div class="td-module-meta-info"></div>
<p><a href="https://hizmetten.com/hizmette-umit-azim-ve-kararlilik-mehmet-ali-sengul/">Hizmette Ümit, Azim ve Kararlılık | MEHMET ALİ ŞENGÜL</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kendi için yaşamayan samimi insan: M. Ali Şengül &#124; RECEP ATICI</title>
		<link>https://hizmetten.com/kendi-icin-yasamayan-samimi-insan-m-ali-sengul/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Recep Atıcı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 11 Jul 2022 19:52:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[Hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Ali Şengül]]></category>
		<category><![CDATA[portre]]></category>
		<category><![CDATA[Said-i Nursi Bediüzzaman]]></category>
		<category><![CDATA[üstad]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=26546</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaşar Kemal, bir şiirinde “Ben yalnızca şunu bildim: ‘O güzel insanlar, o güzel atlara binip gittiler.” der. O, bu şiirini kimeyazdı, maksadı neydi bilemiyorum. Ancak onun dediği gibi, ‘O güzel&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/kendi-icin-yasamayan-samimi-insan-m-ali-sengul/">Kendi için yaşamayan samimi insan: M. Ali Şengül | RECEP ATICI</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yaşar Kemal, bir şiirinde “Ben yalnızca şunu bildim: ‘O güzel insanlar, o güzel atlara binip gittiler.” der. O, bu şiirini kimeyazdı, maksadı neydi bilemiyorum. Ancak onun dediği gibi, ‘O güzel insanlar, o güzel atlara binip gittiler…’</p>
<p>Evet, o güzel insanlardan biri de Mehmet Ali Şengül Hocamızdı. Kendisi tam bir yıl önce aramızdan ayrılıp gitti. Zaman su gibi akıp gidiyor ve hepimiz o güzel insanların gittikleri yere doğru gidiyoruz. Ancak giderken şu gök kubbede hoş bir seda nevinden ibret alınacak hatıralar bırakabiliyor muyuz? Bütün mesele bu…</p>
<p>İşte bu gün o güzel insanı hatıralarıyla yeniden hatırlayalım istedim. M. Ali Hocamız, 10 Mart 1945’te Burdur’un Yeşilova ilçesi, Elden köyünde doğmuştur. 11 Temmuz 2021’de de vefat etti. 86 yıllık bereketli ömrün yaklaşık 55 yılını Hocaefendi ile beraber geçirdi. Bildiğim kadarıyla kendisi hatıralarını yazdı. En yakın zamanda kitap olarak yayınlanacak sanırım.</p>
<p>O, ilkokulu Dereköy’de okur. İlkokul öğretmeni Fakir Baykurt’tur. Şengül Hocamızın emsallerinden farkını gören Baykurt, onu öğretmen okuluna gönderip kendi fikri yapısına göre yetiştirmek ister. Ancak babasının medresede ders aldığı Haşim Hoca’nın bir tevafuk eseri, karar verildiği gün ziyarete gelmesi her şeyi değiştirir. Bu ziyaret, onun iman ve Kur’an davası adına geçireceği uzun bir ömrün yönünü değiştirir. Zira bu görüşmeden sonra Çardak Kur’ân Kursuna gönderilir.</p>
<p>Kur’an kursunda Kur’an öğrenirken bir gün (1958) tren istasyonundaki makasçı Mustafa, bütün öğrencilere telaşla “Gelin çocuklar, dünyanın en büyük âlimlerinden Bediüzzaman Hazretleri şimdi buradan geçecek; ona bir selam verelim.” der. O, bu hatırayı naklettiği yerde şöyle bir yorumda bulunur: “Ogün Üstad Hazretlerinin arabanın camını açıp iki eliyle çağırır gibi selam vermekle sanki gelin, bu yüce davaya sahip çıkın demek istiyor gibiydi.”</p>
<p>Kur’ân’ı iyice öğrendikten sonra, hafızlık yapmak üzere Denizli’ye gider. Daha sonra da İmam Hatip’te okumak maksadıyla Kestanepazarı (İzmir) yurduna gelir. Orada Yaşar Tunagür Hocanın müezzinliğini yaparken bir aralık Mısır’da okumak için izin ister. Ancak Yaşar Hoca, önce para pul meselesini bahane ederek ona izin vermez. O, bir şekilde burs bulup, “Efendim her şeyim tamam, lütfen bana izin verin …” dediğinde ise Yaşar Hoca, “Sen hoca sözü dinle” der ve onu göndermez. Yıllar sonra bunun sebebi anlaşılır. Meğer Yaşar Hoca, kendisinden sonra Kestanepazarı’na getirmek istediği Hocaefendi için onu orada tutmak istemiştir.</p>
<p>Askerlik sonrası tekrar Kestanepazarı’na gelir. O, askerdeyken Hocaefendi Kestanepazarı’na tayin olmuş olup Cuma günleri vaaz ve hutbeleri vermektedir. Tam da onun geldiği hafta Hocaefendi, ağır bir grip enfeksiyonu geçirmektedir. Dolayısıyla Hocaefendi, bir talebeyle caminin imamı hâfız İbrahim Kılıç Hoca’ya hutbeyi de okuması için haber gönderir. Ancak İbrahim Hoca; “Hafızım varken o iş bize düşmez” der. Bunun üzerine M. Ali Hocamız çıkıp hutbeyi irad eder. Hocaefendi, rahatsız olmasına rağmen bir kenarda hutbeyi dinler ve namazdan sonra onu tahta kulübeye davet edip birkaç soru sorar. İşte o gün bizatihi Hocaefendi ile beraber olan M. Ali Hocamız aynı zamanda en son ifa ettiği hac vazifesini de Hocaefendi adına yapar. Hocaefendi ile bu şekilde başlayan beraberlik ruhunun ufkuna yürüyeceği âna kadar da devem eder.</p>
<p>İzmir’de ilk defa başlayan kahve sohbetlerini organize etme, öğrenciler için evler kiralama gibi işlerde gayretlerini ortaya koyan odur. O günlerde İzmir Islahevi savcısı, ıslahevindeki gençlere sohbet etmesi için onu davet eder. Gençlerden bazıları, bu şekilde nasihat edecek kimseleri istemediği gibi yapılan sohbeti de sabote etmeye çalışırlar. M. Ali Hocamız, samimiyet ve şefkatiyle onların vicdanlarına dokunur. Bu dokunuş neticeverir ve daha ilk Ramazan’da bu gençlerin çoğunluğu oruç tutar, namazlarını da eda etmeye başlarlar.</p>
<p>Bir ara İzmir Mersinli’de bir câmide imamlık yapar. Camiye vakit namazlarına gelen bir öğrencinin ayağındaki ayakkabılarının perişan halini görünce ona yardım eder. Aylardan beri kendisini takip eden devletin istihbarat elemanı bu durumu görünce, bir gün kendisinin kim olduğunu tanıtır ve “Ne yazık ki, sizin gibi fedakâr bir vatan evladının peşine bizleri takarak meşgul ediyorlar.” der ve gördüğü o hadiseyi şöyle aktarır: “Bir gün baktım bir öğrenci geldi abdest alıp namazını kıldı. Giderken siz onun ayakkabısının delik olup su aldığı ve çoraplarını da ıslattığını fark ettiniz. Ona “Biraz bekle, geliyorum” dediniz ve evinize gidip sağlam çorap ve ayakkabı getirdiniz. Sizden bu ülkeye nasıl bir zarar gelebilir ki Allah aşkına?!.”</p>
<p>Mersinli’den sonra bir miktar Kilimcitepe camiinde görev yaparsa da dönem 12 Eylül darbe sonrasıdır. Hocaefendi aranmaktadır ve dolayısıyla ortalık karışıktır. Herkes kenara çekilmiş ne olacağını beklerken Hocaefendi’yi dinleyen cemaat bu sefer Kilimcitepe’ye gelmeye başlar. Bu da dikkat çekince bir müddet İzmir’den uzaklaşmak daha hayırlı olur düşüncesiyle Samsun’a gider. Samsu, Karadeniz&#8217;in tipik bir şehridir. Orada bir miktar talebenin barınabileceği bir yurt yeri kiralar. Fakat kirayı ödemekte zorlanır. Bir gün bina sahibi gelir ve onu tahkir edercesine aşağılar ve binayı boşaltmasını ister. O, davanın izzetine dokunan o sözler karşısında önce yutkunur, bir şey dememeye gayret eder. Ancak adam haddi aşınca şöyle der: “Beyefendi ben biliyorum ki Samsun pazarında köpeklerin bile bir fiyatı var. Şayet kira borcumu ödeyemezsem benim boğazıma bir ip takar, pazara satarsın” der. Bu ifade o şahsa çok ağır gelmiş olmalı ki bir daha onu rahatsız etmez.</p>
<p>O dönem hem zor, hem de yokluk yıllarıdır. Yalnızdır, derdini şerh edecek insan bulmakta zorlanır. Uzun kış gecelerinde yaşadığı zorlukları aşma adına kimbilir kaç gece göz yaşı döktü ki, aradan geçen uzun zamandan sonra bile onunla ilgili görülen bir rüyada onun adını söyleme yerine “Samsunlu Hoca” diye bahsedilir. Dolayısıyla Samsun’un onun hayatında ayrı bir yeri vardır.</p>
<p>Yıl 1992’i gösterirken o, Almanya’ya hicret eder… Gurbetteki insanımıza çok güzel hizmetleri olur. Özellikle Almanya’nın her eyaleti onun sesi, soluğu ve gözyaşlarıyla hayat bulur. Bu gün iyice araştırılsa mutlaka her yerde şu ifadeyle karşılaşmak mümkündür: “Falan tarihte M. Ali Hocamız buraya geldi ve göz yaşlarıyla bize şunları anlattı…”</p>
<p>O, 15 Temmuz sonrası ortaya atılan hayali terör örgütünün baş aktörü olarak suçlanır. Bu yüzden hakkında kırmızı bülten çıkartılınca Almanya’da ikamete mecbur olur. Bu durum onun yüreğine kan damlatır. Özellikle kadınlarımızın maruz kaldığı muamelelere daha çok üzülür. Kendisinden, “Bacılarımıza yapılanları duyunca, kan beynime sıçrıyor, dayanamıyorum” dediğini bizatihi duymuştum. Bu zulüm dolayısıyla muavenete muhtaç hale getirilen insanımız için; “Beni her yerde kırmızı bültenle aratıyorlarmış bulana da yüklü miktar para vereceklermiş. Beni onlara teslim etseniz de kardeşlerimizin ihtiyaçlarını karşılasanız” demişti. Bu davranışıyla öteden beri temsil ettiği ve Hocaefendi’nin onun için söylediği; “Samimi insan kendi için yaşamamalı. Hizmetimizin en önemli esası, kendin için yaşamama…” düsturunu göstermek istemişti sanırım.</p>
<p>Evet, uzun lafın kısası, hizmet erleri olarak hepimiz üzerinde onun büyük hakkı vardır. O, başta Hocamız olmak üzere hepimizin çok sevdiği bir insandı. Buraya kadar yazmaya çalıştığım hatıralar nevinden onun hayatında binlercesinin olduğunu biliyorum. Bu yazı vesilesiyle tekrar yol arkadaşı Muhterem Hocamıza; Haticevî bir sadakatle hayat arkadaşlığı yapan refikası Hatice Hanıma ve saffı evveldeki emektâr yol arkadaşlarına Cenab-ı Allah’tan sabrı cemil niyaz ediyorum. Rabbi Kerim’imiz, onu mağfiretiyle istikbal buyursun, makamını âli eylesin. Âmin.</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/kendi-icin-yasamayan-samimi-insan-m-ali-sengul/">Kendi için yaşamayan samimi insan: M. Ali Şengül | RECEP ATICI</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnsanlığa hizmetten başka bir derdimiz yok ki.. &#124; Recep Atıcı</title>
		<link>https://hizmetten.com/insanliga-hizmetten-baska-bir-derdimiz-yok-ki-recep-atici/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Recep Atıcı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 18 Jul 2021 18:42:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[#hocaefendi​ #fethullahgulen​]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Ali Şengül]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=21190</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yıl 1967 askerden yeni gelmiştin. Kestane pazarı talebe yetiştirme derneğinde, sana ayrılan yerin hâlâ duruyordu. O günlerde Hocaefendi, İzmir Türk Ocağı’nda bir konferans verecekti. Bir arkadaşın ‘haydi bizde gidelim’ dediğinde&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/insanliga-hizmetten-baska-bir-derdimiz-yok-ki-recep-atici/">İnsanlığa hizmetten başka bir derdimiz yok ki.. | Recep Atıcı</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yıl 1967 askerden yeni gelmiştin. Kestane pazarı talebe yetiştirme derneğinde, sana ayrılan yerin hâlâ duruyordu. O günlerde Hocaefendi, İzmir Türk Ocağı’nda bir konferans verecekti. Bir arkadaşın ‘haydi bizde gidelim’ dediğinde tereddüt etmiş ve “özel bir program belki almayabilirler” demiştin. Ancak arkadaşın, “Şansımızı deneyelim, belki bizi de kabul ederler” demiş ve onun ısrarı üzerine o konferansa gitmiştin. Anlatılan mevzu çok orijinal gelmişti. Sen o konferansı veren zata hayran olmuş ve o gün Rabbine şöyle dua etmiştin: “Yarab ne olur ölünceye kadar beni bu Hocaefendi’den ayırma.” Dua icabet saatine denk düşmüş olmalı ki, ruhunun ufkuna yürüyeceğin güne kadar Hakk’ın hatırını âli gören o zatın hep yanı başında oldun.</p>
<p>O yıllarda Hocaefendi, Kestanepazarı Camisi’nde hem vaaz veriyor hem de hutbe irad ediyordu. Yine bir cuma günüydü ve Hocaefendi çok rahatsızdı. Senin tabirinle gözü başı sarılı, vaaz verecek durumda değildi. Ezan vaktine az bir vakit kala talebelerinden biri gelerek caminin imamı İbrahim Kılıç Hoca’ya (Allah rahmet eylesin) Hocaefendi’nin hutbeye de çıkamayacağını söyledi. Bunun üzerine İbrahim Hoca, senin asker tıraşı olmuş başını okşadı: ‘Hafızım varken o iş bize düşmez. O minberin merdivenleri çok yüksek, artık biz orayı çıkamayız’ dedi ve gözleriyle vazifeyi sana tevdi etti. Bu iltifat hoşuna gitsede sen, hazırlıksız yakalanmış ve telaşlanmıştın. Mahcup bir edayla, “Hocam hazırlığım yok beni mazur görün” dediysen de İbrahim Hoca, seni hutbeye çıkarmaya kararlıydı. Daha sözünü bitirmeden ve bütün itiraz kapılarını kapatacak şekilde; “Biz sizi yapamam, edemem diyesiniz diye mi yetiştirdik” deyiverdi. Senin bu söz karşısında nutkun tutulmuş ve naçar cübbeyi giymeye yönelmiştin. Neyse ki hutbenin arapça dualarını biliyordun. Fakat cemaat Hocaefendi’yi dinlemeye gelmişti. Şimdi sen bu cemaate ne anlatmalıydın ki, Hocaefendi’nin yokluğu hissedilmesin. Cenab-ı Hakk, o anda kalbine şu ayeti ilham etmişti: “<em>Dalâlet ehli öldüğünde insan ile alâkadar olan gökler ve yeryüzü, onların cenazelerine ağlamaz, yani onların ölmesinden memnun olur.”</em> (Duhân; 44/29)</p>
<p>Geçmiş gün bu ayet üzerinden ne anlattın, cemaate neleri hatırlattın bilemiyoruz. Hafızlık yaptığın yıllarda bizatihi gördüğün Bediüzzaman’ın Lem’alar adlı eserinde bu ayetin izahı vardı. Belki de o yüzden bu ayet hatırlamış olmalıydın ki, o izah şöyleydi: “Ey âlem-i beka için yaratılan ve fâni âleme müptelâ olan biçare insan! “Dalâlet ehli öldüğünde insan ile alâkadar olan gökler ve yeryüzü, onların cenazelerine ağlamaz, yani onların ölmesinden memnun olur”  âyetinin sarih manasıyla Cenab-ı Hak, ferman ediyor ki, ehl-i dalâletin ölmesiyle, insanla alâkadar olan semâvat ve arz, onların cenazelerine ağlamaz, yani, onların ölmesiyle memnun oluyorlar. Ve işarî manasıyla diyor ki, ehl-i hidayetin ölmesiyle semâvat ve arz, onların cenazeleri üstünde ağlar ve ayrılıklarını istemiyorlar. Çünkü ehl-i iman ile bütün kâinat alâkadardır, ondan memnundur. Zira iman vasıtasıyla kâinatın yaratıcısını bildikleri için kâinatın kıymetini takdir edip hürmet ve muhabbet ederler. Ehl-i dalâlet gibi tahkir ve zımnî adavet etmezler. Ey insan, düşün! Sen alâküllihal öleceksin. Eğer nefis ve şeytana tâbi isen, senin komşuların, belki akrabaların, senin şerrinden kurtulmak için mesrur olacaklar. Eğer “Huzurdan kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım”  deyip Kur’ân’a ve Habib-i Rahmân’a tâbi isen, o vakit semâvat, arz ve mevcudat, mü’minin derecesine göre onun ayrılığından müteessir olup mânen ağlarlar.</p>
<p>Evet, sen İbrahim Hoca’nın zorlamasıyla çıktığın cuma hutbesinde muhtemelen bu meyanda bir şeyler demiştin. Sen aynı zaman da Kur’an’ın; “<em>Ey iman edenler! Niçin yapmayacağınız şeyleri söylüyorsunuz? Yapmayacağınız şeyleri söylemek, Allah’ın en çok nefret ettiği şeylerdendir.</em>” (Saff; 61/2-3) ayetinde ki nehyi-i ilahiyi de çok iyi biliyordun. İşte sen, o gün hutbede cemaate anlattığın bu hususları hayatının gayesi haline getirdin ve “Ehl-i dalâletin ölmesiyle, insanla alâkadar olan semâvat ve arz, onların cenazeleri üstünde ağlamazlar” fermanının tehdidini iliklerine kadar hissettin. Kabir kapısına getirildiğin gün ilk hutbede ser levha yaptığın o ayetin işarî manası olan “Ehl-i hidayetin ölmesiyle semâvat ve arz, onların cenazeleri üstünde ağlarlar, onların ayrılmalarını istemezler. Çünkü ondan memnundurlar” kaziyesini bizler bizatihi müşahede ettik. Hilm ve mülayemet timsali olarak yaşadığın hayatın gibi, cenazeni teşci etmeye geldiğimiz gün semâvat ve arz adeta gelen hasbi dostlarını incitmeyecek şekilde içten içe ağlıyor ve aynı zaman da gözyaşlarını dökerken hiç kimseyi rahatsız etmemeye gayret diyordu.</p>
<p>Bunun böyle olduğuna dair Enes(ra)’ın, Efendimiz (sav)’den naklettiği şu hadis de işaret etmektedir; “<em>Bir mü’min için semada mutlaka iki kapı vardır: Birinden ameli yükselir, diğerinden de rızkı iner. Bu mü’min ölünce, her iki kapı da ağlarlar. Şu âyet bu duruma işaret eder: ‘Dalâlet ehli öldüğünde insan ile alâkadar olan gökler ve yeryüzü, onların cenazelerine ağlamazlar..</em>’(Duhân, 44/29).”</p>
<p>Ayrıca cenazen teşci edildiği gün Hocaefendi, ders okuma faslını bitirdikten sonra senin için şunları söylediğini yazdı Faruk Mercan kardeşimiz: <em>“Hep Hizmet’in yanında oldu. Hayatını hep böyle geçirdi. Samimi insan kendi için yaşamamalı. Hizmetimizin en önemli esası, kendin için yaşamama…”</em> Bu arada talebelerden biri, senin hastalanmadan önce yaptığın son konuşmalardan birini dinletti Hocaefendi’ye. O konuşmada, Hizmet’i omuzlayan yeni nesillerden bahsediyordun ve “Artık biz olmasak da olur” diyordun. Hocaefendi, senin bu konuşmana mukabil: <em>“Hepimiz öyle demeliyiz. Arkadan gelenler ciddi bir adanmışlıkla yaşıyor…  Mehmet Ali Hoca gibi, vefat edeceği ana kadar dik duruş, kararlı duruş… Evet, kararlı duruş, dik duruş çok önemlidir ama temadi (devamlılık) ondan çok daha önemlidir…”</em></p>
<p>Sen, 1967 yılından itibaren İzmir’de talebe hizmetleri, kahvehane sohbetleri, konferanslar ve 1976’da Hizmet’in ilk yurdu Bozyaka’da 1980’e kadar idarecilik yapmıştın. Hocaefendi, o günleri anlatırken senin için, “Kahvehane sohbetlerinin mucidi de Mehmet Ali Hocaydı” diyor ve ekliyor:<em> “Kahvehane sohbetleri çok orijinal bir şeydi. Camiye gelmeyenlere gidiliyordu… Üniversite talebelerini topluyordu, onlara Risale dersleri yapıyordum.”     </em></p>
<p>Evet, sen, 1991’de hizmet için Azerbaycan’a hicret etmiştin, oradan Almanya’ya… Daha sonra, yine hizmet için yollara düşmüş ve Avustralya, Endonezya, Filipinler, Tayvan, Tayland, Hindistan, Myanmar, Kamboçya gibi ülkelere gittin. Daha sonraki yıllarda ise kardeşlerimizin moral değerlerini yükseltmek için farklı coğrafyalara da gittin. Yahya Kemal’in Ezan-ı Muhammedî şiirinde; “<em>Emr-i bülendsin ey Ezan-ı Muhammedî. Kâfi değil sadâna Cihân-ı Muhammedî</em>” dediği gibi Efendimiz (sav)’in nâmını Cihân’a duyurmaya gayret ediyordun. Ancak bu zulüm döneminde sen, Almanya’da ikamete mecbur bırakıldın. Bu durum seni üzse de sen kendinden ziyade özellikle kadınların maruz kaldığı muamelelere daha çok üzülüyor ve <em>“Bacılarımıza yapılanları duyunca, kan beynime sıçrıyor, dayanamıyorum” </em>diyordun. Hatta bir seferinde bu zulüm dolayısıyla muavenete muhtaç hale gelen kardeşlerimiz için; “Beni her yerde kırmızı bültenle aratıyorlarmış bulanada yüklü miktar para vereceklermiş. Beni onlara teslim etsenizde kardeşlerimizin ihtiyaçlarını karşılasanız” demiştiniz. Böylece sen öteden beri her halinle “<em>Samimi insan kendi için yaşamamalı. Hizmetimizin en önemli esası, kendin için yaşamama…” </em>düsturunu bizatihi göstermek istemiştin.</p>
<p>Uzun lafın kısası seni beş yıl aralıksız takip eden ve en nihayetinde insanlığa hizmet etmekten başka bir derdinin olmadığını fark eden bir şaki bile senden özür dilemiş ve helallik istemişti. Bu gün bu zulmü icra edenlere sen sormazdın, hatta belki sorulmasını da istemezdin. Ama müsaadenle, ben senin adına sorup cevabını da kendim vermek istiyorum. Senin insanlığa hizmet etmekten başka bir derdinin olmadığını bildikleri halde, bilerek ve kasten kötülük yapanlar için ne diyelim? Veyl olsun, zalime hizmet etmekten zevk alan sayyâd-ı bîinsâfa desek ayıp mı olur?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/insanliga-hizmetten-baska-bir-derdimiz-yok-ki-recep-atici/">İnsanlığa hizmetten başka bir derdimiz yok ki.. | Recep Atıcı</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şengül Ağabey için Hollanda’da gıyabi cenaze namazı kılındı</title>
		<link>https://hizmetten.com/sengul-agabey-icin-hollandada-giyabi-cenaze-namazi-kilindi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Jul 2021 15:15:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Gıyabi cenaze]]></category>
		<category><![CDATA[Hollanda]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Ali Şengül]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=21133</guid>

					<description><![CDATA[<p>Almanya’da kaldırıldığı hastanede uzun süredir koronavirüs tedavisi gören Mehmet Ali Şengül Ağabey&#8217;in vefatı tüm hizmet camiasını hüzne boğdu.  Avrupa ülkerinde cuma namazı sonrası gıyabi cenaze namazı kılındı. Bu cenaze namazlarından&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/sengul-agabey-icin-hollandada-giyabi-cenaze-namazi-kilindi/">Şengül Ağabey için Hollanda’da gıyabi cenaze namazı kılındı</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Almanya’da kaldırıldığı hastanede uzun süredir koronavirüs tedavisi gören Mehmet Ali Şengül Ağabey&#8217;in vefatı tüm hizmet camiasını hüzne boğdu.  Avrupa ülkerinde cuma namazı sonrası gıyabi cenaze namazı kılındı. Bu cenaze namazlarından biri de Hollanda’nın Utrecht şehrindeki SECU Vakfında kılındı. Cenaze namazının ardından dualar edildi.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-21134" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2021/07/Mevlut-Suicmez-700x466.jpg" alt="" width="700" height="466" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2021/07/Mevlut-Suicmez-700x466.jpg 700w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2021/07/Mevlut-Suicmez-1200x798.jpg 1200w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2021/07/Mevlut-Suicmez-768x511.jpg 768w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2021/07/Mevlut-Suicmez-1536x1021.jpg 1536w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2021/07/Mevlut-Suicmez.jpg 1600w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /></p>
<p>Hizmet Hareketi’nde ‘Samsunlu Hoca’ olarak bilinen Mehmet Ali Şengül’ün Almanya’da ki cenazesine katılamadığını söyleyen SECU Vakfi gönüllüsü ilahiyatçı Mevlüt Suiçmez, Utrecht şehrinde Hizmet Hareketi mensuplarının bir vefa örneği göstererek gıyabi cenaze namazı kıldıklarını söyledi. İlahiyatçı Suiçmez, “Muhterem Mehmet Ali Şengül Hocamızı  vaazlarından tanıyordum. 50 yıldır sevgi insanı olarak yaşayan  Şengül Hocamız,  Muhterem Hocamız Fethullah Gülen’in yakın arkadaşı idi. O inandığı gibi yaşadı. Yeryüzünde kimseye karşı düşman değildi. Kendisine 12 Eylül darbesinde işkence edenleri bile affetmişti. Gönül insanı Mehmet Ali Şengül Hocamız son anına kadar bizlere örnek oldu. Doğruluğundan hiç şaşmadı.’’ Dedi.</p>
<p>Hollanda’ya 3 yıl önce iltica ettiğini belirten eğitimci Muhammed Çınar ise; &#8220;Hocamız sevgi insanı idi. Çok zorluklar ve çileler çekti. Her zaman ölüme hazırlıklı idi. Cenaze namazını Utrecht’te kılarak ona karşı bir vefa örneğini göstermiş olduk. Allah mekanını cennet eylesin inşaallah.&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Haber: Basri Doğan – Hollanda</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/sengul-agabey-icin-hollandada-giyabi-cenaze-namazi-kilindi/">Şengül Ağabey için Hollanda’da gıyabi cenaze namazı kılındı</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Samsunlu Hoca&#8221; Mehmet Ali Şengül Ağabeyimiz ruhunun ufkuna yürüdü</title>
		<link>https://hizmetten.com/samsunlu-hoca-mehmet-ali-sengul-agabeyimiz-ruhunun-ufkuna-yurudu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mizan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 11 Jul 2021 18:45:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Ali Şengül]]></category>
		<category><![CDATA[Samsunlu Hoca]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=20891</guid>

					<description><![CDATA[<p>Fethullah Gülen Hocaefendi’nin kadim dostu ve dava arkadaşı Mehmet Ali Şengül Ağabey yakalandığı koronavirüsten dolayı kaldırıldığı hastanede vefat etti. Hizmet Hareketi içinde ‘Samsunlu Hoca’ olarak tanınan Mehmet Ali Şengül Ağabey,&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/samsunlu-hoca-mehmet-ali-sengul-agabeyimiz-ruhunun-ufkuna-yurudu/">&#8220;Samsunlu Hoca&#8221; Mehmet Ali Şengül Ağabeyimiz ruhunun ufkuna yürüdü</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="epyt-video-wrapper"><iframe  id="_ytid_86317"  width="1170" height="658"  data-origwidth="1170" data-origheight="658" src="https://www.youtube.com/embed/eLjftLYKzUo?enablejsapi=1&#038;autoplay=0&#038;cc_load_policy=0&#038;cc_lang_pref=&#038;iv_load_policy=1&#038;loop=0&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;playsinline=1&#038;autohide=2&#038;theme=dark&#038;color=red&#038;controls=1&#038;disablekb=0&#038;" class="__youtube_prefs__  epyt-is-override  no-lazyload" title="YouTube player"  allow="fullscreen; accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen data-no-lazy="1" data-skipgform_ajax_framebjll=""></iframe></div>
<p>Fethullah Gülen Hocaefendi’nin kadim dostu ve dava arkadaşı Mehmet Ali Şengül Ağabey yakalandığı koronavirüsten dolayı kaldırıldığı hastanede vefat etti. Hizmet Hareketi içinde ‘Samsunlu Hoca’ olarak tanınan Mehmet Ali Şengül Ağabey, 1960 yılında Hocaefendi’yle tanıştıktan sonra ilklerden oldu. Mütevaziğiyle bilindi. Hafızdı. Alimin ölümünün alemi öldüğü gün oldu Mehmet Ali Şengül Ağabey’in dar-ı bekaya irtihali.<br />
76 yaşındaki Mehmet Ali Şengül Ağabey, Ramazan ayının başlangıcından koronavirüse yakalandı.</p>
<p>İlk günlerde sıkıntı çekmeyen Hocamız, ilerleyen günlerde tedbir amaçlı hastaneye kaldırıldı. Sevenleri Samsunlu Hocamız’dan gelecek iyi bir haber bekledi. Ancak günler ilerledikçe doktorlar tedbir amaçlı uyutularak tedavisinin devam etmesi yönünde karar aldı. Entübe edilen Şengül Ağabey, koronavirüsü atlattı ancak virüsün vücutta bıraktığı tahribat ve Hocamızın sahip olduğu kronik rahatsızlıklar genel sağlığının devamlı olarak kritik seviyede seyretmesine sebep oldu. Yaklaşık 3 ay boyunca hastaneden gelecek iyi haber için dua eden Hizmet gönüllerini üzüntüye boğan acı haber, 11 Temmuz akşam saatlerinde geldi.</p>
<p>İman ve Kur’an hizmetinin öncülerinden, büyüğümüz muhterem M. Fetullah Gülen Hocaefendinin kadim dostu ve dava arkadaşı, aydınlık yarınlarımızın ümit kaynağı, hayatını neslin iman ve kurtuluşuna adamış, gönül fazilet ve vefa insanı muhterem ‘Samsunlu Hocamız’ Mehmet Ali Şengül Ağabey muvakkat ve çile dolu bu fani dünyadan ruhunun ufkuna, ebedi dostlukların de dostlarının yurduna, mahz-ı lezzet ukba alemine 11 Temmuz Pazar günü yürüdü.</p>
<p>‘Samsunlu Hocamız’ Mehmet Ali Şengül Ağabey’e Allah’tan rahmet, muhterem büyüğümüz M. Fethullah Gülen hocaefendi başta olmak üzere, kederli ailesi, bütün sevenleri, dost ve yakınlarının, hepimizin başı sağ olsun…</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/samsunlu-hoca-mehmet-ali-sengul-agabeyimiz-ruhunun-ufkuna-yurudu/">&#8220;Samsunlu Hoca&#8221; Mehmet Ali Şengül Ağabeyimiz ruhunun ufkuna yürüdü</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Leyle-i Kadir &#124; Mehmet Ali Şengül</title>
		<link>https://hizmetten.com/leyle-i-kadir-mehmet-ali-sengul/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 08 May 2021 12:00:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[Kadir Gecesi]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Ali Şengül]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=19276</guid>

					<description><![CDATA[<p>*Korona tedavisi için hastanede bulunan Mehmet Ali Şengül Hocamız&#8217;ın geçtiğimiz yılki Kadir Gecesi için yazığı yazıyı tekrar yayınlıyoruz* Allah’ın yarattığı bütün mahlukata karşı, rahmet ve merhametinin tezahürü olarak gördüğümüz, kainattaki&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/leyle-i-kadir-mehmet-ali-sengul/">Leyle-i Kadir | Mehmet Ali Şengül</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div><b><i>*Korona tedavisi için hastanede bulunan Mehmet Ali Şengül Hocamız&#8217;ın geçtiğimiz yılki Kadir Gecesi için yazığı yazıyı tekrar yayınlıyoruz*</i></b></div>
<div></div>
<div>Allah’ın yarattığı bütün mahlukata karşı, rahmet ve merhametinin tezahürü olarak gördüğümüz, kainattaki cari fizik kanunları gereği toprağın bağrına atılan her tohum bire on, bire yüz, bire yediyüz&#8230; meyve verdiği gibi, Allah’a gönülden inanan, saygıda kusur etmeyen, emir ve yasaklarına karşı vefa ve sadakatlı olan kullarına karşı da, yaptıkları her hasenenin sevabı olarak bire on, bire bin ve binler ve hususiyle ahiret pazarı olarak inandığımız mübarek gece ve gündüzlerde, bilhassa “Leyle-i Kadir” de otuz bine kadar sevapla kullarını mükafatlandırmaktadır.</div>
<div></div>
<div>Hz Allah (cc) kendisiyle rekabet edilmesi mümkün olmayan Kur’an-ı Muciz-ül beyanda Kadir suresiyle bu müjdeyi vermektedir.</div>
<div>“Biz Kur’anı Kadir gecesi indirdik. Bilir misin nedir kadir gecesi? Bin aydan daha hayırlıdır kadir gecesi! O gece Rablerinin izniyle ruh ve melekler, her türlü iş için iner de iner&#8230; Artık o gece bir selamettir gider&#8230; Ta tan ağarana kadar&#8230;”</div>
<div></div>
<div>İnsanlığın iftihar tablosu Efendimiz(sav); “Kim kadir gecesini, sevabını umarak ihlas ile ibadetle ihya ederse; geçmiş günahları affedilir.” buyurmaktadır.</div>
<div></div>
<div>Hz Aişe validemizin (r.anha); Ya Resulallah kadir gecesini idrak edersem ne şekilde dua edeyim? sorusuna, ( Allahümme inneke afüvvün, kerimün, tuhibbül afve fa’fü anni) “Allahım sen affedicisin, affı seversin, beni de affeyle” cevabını vermiştir.</div>
<div></div>
<div>Kadir gecesinin kadrini, kıymetini bilin ki, kadriniz bilinsin. Bir ömür boyu devam eden kulluğun içine Allah (cc), her yıl öyle bir gece gizlemiştir ki, o “kadir gecesi”dir. Bin aydan daha hayırlıdır. Mü’min her gece ve gündüzü kadir bilip ihya etmelidir ki, bu şereften mahrum olmasın.</div>
<div></div>
<div>Kadir gecesi meleklerin kutladığı bir gecedir. O gece o kadar çok melek iner ki, bu iniş şafak atıncaya kadar devam eder. İnsan da o gecenin hakkını vererek değerlendirmelidir ki, meleki duyguları inkişaf edebilsin. Yürekten hüşyar bir gönülle Allah’a el açarak, sadakat ve ihlasla yalvarmalıyız ki, o sonsuz rahmetten nasibimizi ve hissemizi almış olalım.</div>
<div></div>
<div>Bazı zaman ve mekanlarda yapılan ibadetler, cüziyetten çıkıp külliyet kesbeder, zılliyetten çıkıp asliyete inkılap eder. Hudutta bir saat nöbet bir sene ibadet sevabı kazandırdığı gibi, bir saat tefekkür de bir sene ibadet sevabı kazandırır. Kadir gecesi gibi mübarek bir geceyi ihya eden bir insan, bin ayı ihya etmiş gibi sevap kazanma şansına sahip olabilir.</div>
<div></div>
<div>Her iyiliğin bir ağırlığı ve değeri vardır. Bu fırsat iyi değerlendirilmelidir. Küçük gibi görünen nice günah ve kötülükler vardır ki, insanın hüsrana uğramasına sebebiyet verebilir. Bir kadının çölde susuz kalmış bir köpeğe su vermesiyle kurtulduğu gibi, yine bir kadının ölünceye kadar hapsettiği bir kedi yüzünden azaba uğrayıp kaybetmesi gibi.</div>
<div></div>
<div>Kadir gecesi Ramazan-ı Şerif ayı içerisinde bulunan en kıymetli bir gecedir. Bu gece sadece Ümmeti Muhammed’e mahsustur. Efendimiz (sav) diğer ümmetlerin uzun ömürlü olup çok ibadet etmelerine mukabil kendi ümmetinin ömrünün kısalığı karşısındaki mahzuniyetine cevap olarak bin aydan daha hayırlı kadir gecesi verilmiştir.</div>
<div></div>
<div>Mü’min bu geceyi ve hayatımızın diğer gecelerini ihya adına ilimle, kaza namazlarıyla, Kur’anı derin bir şuurla okuyarak, dua ve tevbe ederek, sadakalar vererek, fakir ve yetimleri sevindirerek  meşgul olmalı ve fani hayatını ebedi hayatı adına yatırım yapma gayreti içinde olmalıdır.</div>
<div></div>
<div>Allahü Teala kameri bütün seneyi dolaşacak şekilde yerleştirmiş. Böylece oruç ve kadir gecesi de senenin her gününe uğramaktadır. Bu gece bütün mü’minler affolur, yalnız şunlar müstesna; falcılık ve kahinlik yoluyla gelecekten haber verenler, büyü yapan ve yaptıranlar, ana babaya asi olanlar, içkiye kumara ve zinaya devam edenler.</div>
<div></div>
<div>Bir ramazan-ı Şerif daha geldi geçiyor, insan için yeniden yenilenme ve dirilmeye vesile olan bu mübarek ay ve kadir gecesi büyük bir fırsattır onu iyi değerlendirmeliyiz.</div>
<div></div>
<div>Küçük çocukların, piri fanilerin katledildiği, anaların gözyaşı döktüğü ve kardeşin kardeşe gözünü kırpmadan kıydığı zorlu bir süreçten geçtiğimiz muhakkak. Akan kan ve gözyaşının, irtikab edilen zulmün ve ihanetin ve gözyaşının durması için bu mübarek gün ve gecelerde kalbimiz dilimize gelircesine dua etmeli Allahtan af dilemeliyiz. Kur’an&#8217;ımızla irtibatımızı daha çok kuvvetlendirerek kazanma kuşağında kaybetmemeye gayret etmeliyiz.</div>
<div></div>
<div>Çok sevdiğimiz, bir yıl yolunu gözetip dört gözle beklediğimiz, aziz misafirimiz yavaş yavaş elveda demeye yüz tuttuğu şu günleri vesile yaparak, kadir gecenizi ve bayramınızı kutlar, ülkemiz, alemi İslam ve bütün insanlık hakkında hayırlara vesile olmasını dilerim.</div>
<div></div>
<div>Bin aydan faziletli, ne kadar kadri yüce!</div>
<div>Sayısız günahkar kul, affa uğrar bu gece</div>
<div></div>
<div><b><strong>Kaynak:Mehmet Ali Şengül | Samanyoluhaber</strong> </b></div>
<p><a href="https://hizmetten.com/leyle-i-kadir-mehmet-ali-sengul/">Leyle-i Kadir | Mehmet Ali Şengül</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tanıdığım “Hizmet Heyeti” ve Mehmet Ali Şengül Ağabey… &#124; Faruk Mercan</title>
		<link>https://hizmetten.com/tanidigim-hizmet-heyeti-ve-mehmet-ali-sengul-agabey-faruk-mercan/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 May 2021 14:00:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[Faruk Mercan]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Ali Şengül]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=19279</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çarşamba akşamı Ramazan mukabelesinin bitiminde iftar için ezanı beklediğimiz sırada Fethullah Gülen Hocaefendi, mescitte bulunan Naci Tosun Bey’e dönerek Almanya’da tedavisi süren Mehmet Ali Şengül Bey’in durumunu sordu. Naci Bey’in&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/tanidigim-hizmet-heyeti-ve-mehmet-ali-sengul-agabey-faruk-mercan/">Tanıdığım “Hizmet Heyeti” ve Mehmet Ali Şengül Ağabey… | Faruk Mercan</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>Çarşamba akşamı Ramazan mukabelesinin bitiminde iftar için ezanı beklediğimiz sırada Fethullah Gülen Hocaefendi, mescitte bulunan Naci Tosun Bey’e dönerek Almanya’da tedavisi süren Mehmet Ali Şengül Bey’in durumunu sordu.</p>
<p>Naci Bey’in verdiği bilgilerden sonra Hocaefendi; Mehmet Ali Şengül Ağabey’i, Hizmet yolunda durmadan koşturması ve “mülayemet” timsali karakteri itibariyle yad etti.</p>
<p>6 Aralık 2019 tarihinde Hocaefendi’nin şu sözlerini not almışım: “Hakkım olmadığı halde Allah çok güzel arkadaşlar lütfetti. Hamdolsun…”Mevzu 1986’da Hac dönüşü Kilis üzerinden Türkiye’ye giriş yapmalarıydı. Kendisine refakat eden merhum Hayati Yavuz’dan bahsederken bu ifadeyi kullandı ve onun Hizmet için Kazakistan’a gidişini şöyle yad etti:</p>
<p>“Sadakati sadece bana refakat etmesi değil, hayatı öyle, hizmet için Kazakistan’a gitti…”</p>
<p>Evet Hayati Yavuz Bey Kazakistan’a gitti, orada Hizmet etti, ve orada vefat etti. Vefatından kısa süre önce Kazakistan’da görüştüğümde en büyük arzusu dünya gözüyle Hocaefendi’yi bir kere daha görmekti, bu görüşme ve buluşma ahirete kaldı. Evet, Bediüzzaman Hazretleri’nin etrafındaki ilk halka gibi; Hocaefendi’ye başından beri refakat eden nadide insanlar onlar… Hocaefendi onlara “Arkadaşlarım” diyor; biz “Ağabeyler” diyoruz…</p>
<p>Bazıları aynı zamanda Hocaefendi’nin talebeleri konumunda olan; ömürleri dine, millete ve insanlığa hizmet yolunda geçen bu müstesna kametlere ben aynı zamanda “Hizmet Heyeti” diyorum. Hizmet’in meselelerini Hocaefendi ile müşavere eden “Heyet” olmaları hasebiyle… Kimilerinin biraz da değişik manalarla “Alî Heyet” (Heyet-i Alîye) dedikleri, ama hicbir zaman kendilerini “Alî” (Yüce) bir konumda gördüklerine şahit olmadığım tevazu ve mahviyet insanları…</p>
<p>Tam 33 yıl önce 17 yaşında bir üniversite öğrencisi iken ilk tanıdığım ağabeylerden biri İsmail Büyükçelebi Bey… Tıpkı Mehmet Ali Şengül ağabey gibi mülayemet, sadakat ve hizmet timsali… Hala kitap okuma programlarından gençlerin Kur’an öğrenmesine kadar her alanda koşturan, yeni nesle örnek olan İsmail Abimiz… “Allah Yolunda Bir Ömür” kitabını okuduktan sonraki heyecanını unutamıyorum. Onun nezaretinde peş peşe beş-altı programla, Prof. Suat Yıldırım ve Mehmet Ali Şengül Beylerin de katılımı ile kitabın değerlendirmesi yapıldı.</p>
<p>Abdullah Aymaz ağabeyi Zaman gazetesi yıllarında tanıdım. Risale-i Nur sohbetleri, yazıları ve kitapları bizim kuşağımıza çok şey kazandırmıştır. Avrupa coğrafyasında yıllardır Mehmet Ali Şengül ağabey ile birlikte hizmet yolunda olmanın ve hizmet etmenin ne demek olduğunu yaşayarak gösteren iki müstesna karakter… Hala, tanıdığım ilk zamanlar gibi, ne zaman bir yerde görsem yanına koşar adımla giderek yüzüne bakınca farklı bir huzur hissine kapıldığım Muhterem Abdullah Aymaz hocamız…</p>
<p>Prof. Suat Yıldırım ağabeyi ilk olarak üniversite yıllarında kitapları ile tanıdım. Tercüme ettiği Maurice Bucaille’nin “Tevrat, İncil, Kur’an-ı Kerim ve Bilim” eseri üniversite yıllarında ilk okuduğum kitaplardan biriydi. Ömrü Kur’an ilimleri ve dine hizmet yolunda geçti. Edirne müftüsü olarak tanıdığı Hocaefendi’ye o tarihten beri refakat eden, kendilerine İslamcı diyen bir iktidarın gadri ile memleketten uzakta ama hizmetlerine devam eden, Kur’an meali hepimizin başucu eseri olan Suat hocamız… Hocaefendi’nin hayatını anlatan ve 2008’de yayınlanan ilk kitabımızı okuyup aldığı notları büyük bir incelikle bana aktardığı İstanbul’daki görüşmemiz hala hafızamda canlı…</p>
<p>Naci Tosun ağabeyi Zaman gazetesine girdiğim yıl tanıdım. Zaman’ın genel müdürüydü. İzmir’de gencecik bir üniversite öğrencisi iken tanıdığı Hocaefendi’nin bugüne kadar hep yanında durmuş, bu işin çilesini çekmiş, tanıdığımdan beri zihnimde hep derin tefekkür haliyle nakşolmuş bir ağabey… Ne zaman Hocaefendi’nin mekanına gitsem orada en sık gördüğüm, sohbet ettiğinizde hep yeni perspektifler yakaladığınız Naci Tosun ağabeyimiz… Daha doğrusu ağabeylerin çoğunun de kendisine hitap ettiği sekliyle “Naci Abi…”</p>
<p>Fethullah Gülen Hocaefendi’yi ziyaret edip de bir şekilde Doktor Kudret Ünal Bey’in odasına yolu düşmeyen herhalde az insan vardır. Hepsi, 73 yaşındaki Doktor Kudret Ünal ağabeyin adeta 15 yaşındaki bir genç talebe gibi misafirlere nasıl hizmet ettiğine şahit olmuştur. Yıllardan beri zannediyorum Hocaefendi, “Kim var?” deyince ilk ses veren, hem doktoru, hem dilini ve hassasiyetlerini çok iyi bilen, sadakat ve vefa abidesi Doktor Kudret Ünal ağabey… Her dönemde Hizmet’in gündemi ne ise ona kilitlendiğine bizzat şahit olduğum, bugünlerde kendisini “muavenet” gibi mühim gündemlere hasretmiş Doktor ağabeyimiz…</p>
<p>Prof. Şerif Ali Tekalan Beyi Fatih Üniversitesi rektörü iken tanıdım. Yeni Zelanda ve Fas gibi ülkelere beraber seyahatler yaptık. O da Naci Bey gibi, Hocefendi’yi İzmir’de tanımış, o günden beri hayatı hizmet etrafında örgülenmiş bir insan… Yıllar önce “İsviçre’den Moğolistan’a” kitabını okuduğumda, hizmet enerjisine ve yeni insanlara ulaşma kapasitesine imrenmiştim. Daha sonra Doğan Kitap tarafından yayınlanan “Nasıl Bir Diyalog” kitabına editörlük yapmak nasip oldu. Yakın zamandaki bir görüşmemizde, “Hocam keşke Hizmet yolunda yaşadıklarınızı, hatıralarınızı yazsanız” dediğimde, bu işin lüzumuna inandığını ifade etti. İnşallah bu proje tahakkuk ettiğinde, bazılarını bildiğim hadisleri anlattığında gelecek nesiller bugün yaşananları çok daha iyi anlayacaklar…</p>
<p>Mehmet Ali Şengül ağabey, “Hizmet Heyeti” içinde, yaşadıklarını ve hatıratını ilk yazıyla dökenlerden… Zannediyorum geçtiğimiz yıl yaptığımız bir görüşmede okumam için bana da tevdi etti. Abdullah Aymaz beyin ajandaya aklında kalan 25-30 maddeyi tespit edip, “Allah Rızası için lütfen şu hatıratları yaz” demesiyle anlattığı hatıralar aynı zamanda Hizmet hareketinin bir hikayesi…</p>
<p>“Gelecek nesillerimize bir Yad-ı Cemil olur düşüncesiyle, mesuliyet ve sorumluluktan kurtulmak, en önemlisi dar-ı bekaya intikal neticesi, hayır dualara mazhar olabilmek için kayda almaya çalıştım…” diyor hatıratları için…</p>
<p>İnşallah bu eser yayınlandığında yeni nesiller Hizmet’in bugünlere nasıl bir çile ve meşakkatle geldiğini daha iyi görecekler… Zannediyorum, Mehmet Ali Şengül ağabey, bugün binlerce Hizmet mensubunun yaşadığı işkencelere, 1980 ihtilalinden sonra ilk maruz kalanlardan…</p>
<p>Ama Hizmet o zaman da yoluna devam etmiş, şimdi devam ediyor ve devam edecek inşallah.</p>
<p>İnşallah Mehmet Ali Şengül Ağabey en kısa zamanda tekrar sıhhatine kavuşacak ve yeni kuşaklara örnek şahsiyetiyle “Hizmete devam…” diyecek. Çünkü 76 yıllık hayatı hizmetten ibaret…</p>
<p>Evet, onlar “Hizmet Heyeti&#8230;” Ben onların yaşadığı hayatın şahitlerinden biriyim.</p>
<p>Allah hepsine uzun ömürler versin, onlardaki Hizmet düşüncesini ve mefkureyi bize de nasip etsin.</p>
<p>En büyük temennim, isimlerini zikrettiğim bu şahsiyetlerin hepsinin yaşadıklarını, hatıratlarını yazıya dökmeleri ve bu kayıtların görüntülü olarak gelecek nesillere emanet edilmesi… Çünkü Hizmet hareketini ve bugünleri anlatacak en iyi isimler onlar…</p>
</div>
<div></div>
<div><strong>Kaynak: Faruk Mercan | Samanyoluhaber</strong></div>
<p><a href="https://hizmetten.com/tanidigim-hizmet-heyeti-ve-mehmet-ali-sengul-agabey-faruk-mercan/">Tanıdığım “Hizmet Heyeti” ve Mehmet Ali Şengül Ağabey… | Faruk Mercan</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
