<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>M.Fethullah Gülen arşivleri - Hizmetten</title>
	<atom:link href="https://hizmetten.com/tag/m-fethullah-gulen/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://hizmetten.com/tag/m-fethullah-gulen/</link>
	<description>Hizmet&#039;e Dair Ne Varsa...</description>
	<lastBuildDate>Tue, 28 Apr 2026 10:25:08 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/01/hizmetten_loga_web-150x150.png</url>
	<title>M.Fethullah Gülen arşivleri - Hizmetten</title>
	<link>https://hizmetten.com/tag/m-fethullah-gulen/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>“Kur’ân’ın Sihirli Ufku” Serisinin İkinci Kitabı Okurla Buluşuyor</title>
		<link>https://hizmetten.com/kuranin-sihirli-ufku-serisinin-ikinci-kitabi-okurla-bulusuyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Apr 2026 10:25:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Hocaefendi]]></category>
		<category><![CDATA[M.Fethullah Gülen]]></category>
		<category><![CDATA[“Kur’ân’ın Sihirli Ufku”]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=48547</guid>

					<description><![CDATA[<p> Fatiha Sûresi ve Bakara Sûresi (1-39. Âyetler) İlim Geleneğinde Bir &#8220;Arz&#8221; Metodu Bu çalışma, sadece klasik bir tefsir metni değil; İslam ilim tarihindeki  takrir ve arz usullerinin günümüze taşınmış bir tezahürüdür.&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/kuranin-sihirli-ufku-serisinin-ikinci-kitabi-okurla-bulusuyor/">“Kur’ân’ın Sihirli Ufku” Serisinin İkinci Kitabı Okurla Buluşuyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong> </strong><strong>Fatiha Sûresi ve Bakara Sûresi (1-39. Âyetler)</strong></p>
<p><strong>İlim Geleneğinde Bir &#8220;Arz&#8221; Metodu</strong></p>
<p>Bu çalışma, sadece klasik bir tefsir metni değil; İslam ilim tarihindeki <strong> takrir ve arz</strong> usullerinin günümüze taşınmış bir tezahürüdür. Ebû Hanife ve İmam Şafiî gibi büyük imamların ders verme geleneğini ihya eden bu metot, meselelerin derinlemesine tartışıldığı bir akademik mutfağın ürünü olarak dikkat çekiyor.</p>
<p><strong>30’a Yakın Kaynaktan Süzülen İrfan</strong></p>
<p>Kitap, Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır başta olmak üzere, klasik ve modern dönemden otuza yakın tefsirin titizlikle müzakere edilmesiyle hazırlandı. Selef-i salihîne duyulan derin saygıyı elden bırakmadan ulemanın görüşlerini nezaketle tahlil eden eser, aynı zamanda Türkçedeki dil hassasiyeti ve belagat incelikleriyle Kur’ân’ın lafızlarındaki mucizevi derinlikleri keşfe çıkıyor.</p>
<p><strong>Kitapta Öne Çıkan Başlıklar:</strong></p>
<ul>
<li><strong>Fatiha Sûresi:</strong> Kalbe şifa veren manevi iklimin tahlili.</li>
<li><strong>Hidayet ve Takva:</strong> İnsan ile Yaratıcı arasındaki bağın temelleri.</li>
<li><strong>Gayba İman ve Namaz:</strong> İman dereceleri ve namazda manevi konsantrasyonun sırları.</li>
<li><strong>Yaratılış ve Halifelik:</strong> İnsanlığın varoluş mucizesi ve Bakara Sûresi’nin ilk 39 ayeti ışığında halifelik sırrı.</li>
</ul>
<p>Kur’ân’ın her çağa hitap eden eskimez mesajını, yaşanılan çağın ihtiyaçlarıyla harmanlayan bu eser; hem akademik çevreler hem de manevi arayış içindeki genel okuyucu kitlesi için temel bir başvuru kaynağı olma özelliği taşıyor.</p>
<p><em>Kur’ân’ın lafızlarındaki derinliği ve manasındaki enginliği yeniden duymaya hazır mısınız?</em></p>
<p><em>Kitabı satın almak için</em>:</p>
<p><a href="https://sureyyakitap.com/kitap/kuranin-sihirli-ufku-fatiha-suresi-ve-bakara-suresi-1-39-ayetler"><em>https://sureyyakitap.com/kitap/kuranin-sihirli-ufku-fatiha-suresi-ve-bakara-suresi-1-39-ayetler</em></a></p>
<p><em>Reklam filmi için</em>:</p>
<p><a href="https://www.youtube.com/shorts/bapkCn6MFqo"><em>https://www.youtube.com/shorts/bapkCn6MFqo</em></a></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/kuranin-sihirli-ufku-serisinin-ikinci-kitabi-okurla-bulusuyor/">“Kur’ân’ın Sihirli Ufku” Serisinin İkinci Kitabı Okurla Buluşuyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fethullah Gülen Hocaefendi; Hak Dostu, Fikir Adamı ve Eğitimci…</title>
		<link>https://hizmetten.com/fethullah-gulen-hocaefendi-hak-dostu-fikir-adami-ve-egitimci/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Orhan Keskin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Oct 2024 21:09:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[#hocaefendi​ #fethullahgulen​]]></category>
		<category><![CDATA[M.Fethullah Gülen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=39719</guid>

					<description><![CDATA[<p>Fethullah Gülen Hocaefendi dünya çapında özgün fikirleri olan ve düşüncelerini sadece teorik olarak ortaya koymayıp aynı zamanda inandıkları doğruları pratiğe dökmeye gayret eden ömrünü ideallerine adamış bir dava ve fikir&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/fethullah-gulen-hocaefendi-hak-dostu-fikir-adami-ve-egitimci/">Fethullah Gülen Hocaefendi; Hak Dostu, Fikir Adamı ve Eğitimci…</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Fethullah Gülen Hocaefendi dünya çapında özgün fikirleri olan ve düşüncelerini sadece teorik olarak ortaya koymayıp aynı zamanda inandıkları doğruları pratiğe dökmeye gayret eden ömrünü ideallerine adamış bir dava ve fikir adamı, bir Hak dostu ve manevi liderdir. Hz.Muhammed’i (SAV) anlatan ilim insanları; “O, kendi hayatında yaşamadığı hiçbir konuyu insanlara anlatmamıştır, önce kendi dünyasında yaşamış örnek olarak göstermiş ve pratiğe döktüklerini ifade etmiştir.” yorumunu yapmışlardır. Aslında bütün Peygamberler de önce yaşamış ve yaşadıklarını insanlara anlatmışlardır. Fethullah Gülen Hocaefendi de Hz Muhammed’in (SAV) ve Peygamberlerin hayat tarzını kendisine düstur edindiği için inandığı ve hayatına bizzat yansıttığı değerleri kitaplarına ve sohbetlerine yansıtmıştır.</p>
<p>O, yine muallimliği bir Peygamber mesleği olarak görmüştür. Bütün Peygamberler çevrelerine öncelikle yaratılışı ve Yaratıcı’yı anlatmışlar, bu tevhid anlayışıyla beraber ulaşılabildikleri insanlara iyilikleri güzellikleri anlatmış, kötülükleri gösterip uzak durulması gerektiğini ifade etmişlerdir. Peygamberler aynı zamanda doğruları anlatacak kendileri gibi rehber insanlar yetiştirmişlerdir.</p>
<p>Kendileri hem bu konularda bizzat rehberlik yapmış ve ömürlerini güzellikleri anlatıp yanlışlardan uzak durulması prensibine adamış hem de bu hakikatleri çevrelerine, gençlere, çocuklara anlatacak rehberler ve muallimler yetiştirmiştir.</p>
<p>Fethullah Gülen Hocaefendi, Kur’an, Sünnet ve evrensel değerleri; Batı’daki ve Doğu’daki ilim insanlarının özellikle de Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri’nin eserleri olan Risale-i Nurlarla mecz ederek nev-i şahsına münhasır, Peygamberi çizgide fikirler ortaya koymuş ve bu fikirleri hayata geçirmiştir.</p>
<p>O; yukarıda ifade ettiğimiz hayat felsefesini yazmış ve anlatmış, bunları son nefesine kadar da hayatına tatbik ederek yaşamıştır. Yine kendileri bu Peygamberi yolda rehberler, fikir insanları, muallimler ve belletmenler yetiştirmiş ve yetiştirilmesine vesile olmuşlardır.</p>
<p>Fethullah Gülen Hocaefendi’nin yolundan devam ederek çevrelerine Hak ve hakikati anlatacak gönül insanları da tıpkı O’nun gibi Peygamberi değerleri, önce kendi hayatlarına yansıtmalı sonra da çevrelerindeki insanlara ve öğrencilerine anlatmak sorumluluğunu benimsemiş olmalıdırlar.</p>
<p>O’nun anlattığı değerleri hayata yansıtmak zor ama zor olduğu kadar da emsalsiz pırlantalardır. Onun şu sözleriyle anlatalım pırlanta değerlere bakışını:</p>
<p><strong>“Aç herkese açabildiğin kadar sîneni, ummanlar gibi olsun! İnançla geril ve insana sevgi duy; kalmasın alâka duymadığın ve el uzatmadığın bir mahzun gönül..!</strong></p>
<p><strong>İyileri iyilikleriyle alkışla; inanmış gönüllere karşı mürüvvetli ol; inançsızlara öyle yumuşak yanaş ki, kinleri, nefretleri eriyip gitsin ve sen, soluklarında daima Mesih ol..!</strong></p>
<p><strong>Yolların en renklisinde ve beyanların en çarpıcısıyla göklerle alışverişinde bir Yüce Rehber&#8217;in arkasında olduğunu unutma! Unutma ve bu hususların bir tekine bile sahip bulunmayanları düşünüp, insaflı ol.!</strong></p>
<p><strong>Kötülükleri iyilikle sav; görgüsüzce muamelelere aldırış etme! Herkes, davranışlarıyla kendi karakterini aksettirir. Sen, müsamaha yolunu seç ve töre bilmezlere karşı âlicenap ol..!</strong></p>
<p><strong>Sevgiyi sevip düşmanlığa düşman olmak, inançla coşan bir kalbin en mümeyyiz vasfıdır. Herkesten nefret ise, ya gönlü şeytana kaptırmışlık veya bir cinnet eseridir. Sen, insanı sev; insanlığa hayran ol..!</strong></p>
<p>Fethullah Gülen Hocaefendi, rehber ve eğitimcilerini hem bütün dünyaya açarak evrensel bir eğitim anlayışıyla buluşmalarına vesile olmuş hem de öz değerleriyle besleyerek onlara “Altın Nesil” ufkunda çok özel bir misyon yüklemiştir. O, artık eserleri, fikirleri ve yetiştirdiği rehber eğitimcilerle Rıza ufkunda nesillerin yetişmesine vesile olacak ve kıyamete kadar “Altın Nesiller” mezarının başında iman gülleriyle Fatihalar okuyacaklar inşallah…</p>
<p>Yazarımıza, “<strong>sebil63@gmail.com</strong>” mail adresinden ulaşabilirsiniz.</p>
<p><strong><a href="https://hizmetten.com/author/orhankeskin/">YAZARIN TÜM YAZILARI İÇİN TIKLAYINIZ</a></strong></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/fethullah-gulen-hocaefendi-hak-dostu-fikir-adami-ve-egitimci/">Fethullah Gülen Hocaefendi; Hak Dostu, Fikir Adamı ve Eğitimci…</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AfSV: “Sözleri ve Eylemleri Hizmet&#8217;e Rehber Olmaya Devam Edecek”</title>
		<link>https://hizmetten.com/afsv-sozleri-ve-eylemleri-hizmete-rehber-olmaya-devam-edecek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Oct 2024 19:03:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[M.Fethullah Gülen]]></category>
		<category><![CDATA[M.Fetullah Gülen Hocaefendi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=39695</guid>

					<description><![CDATA[<p>New York merkezli Alliance for Shared Values-Ortak Değerler İttifakı (AfSV),  Muhterem Fethullah Gülen Hocaefendi’nin vefatı üzerine bir açıklama yayınladı. “Hüzünlü kalplerimizle ve Allah’ın iradesine boyun eğerek, sevgili Fethullah Gülen Hocaefendi’nin&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/afsv-sozleri-ve-eylemleri-hizmete-rehber-olmaya-devam-edecek/">AfSV: “Sözleri ve Eylemleri Hizmet&#8217;e Rehber Olmaya Devam Edecek”</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>New York merkezli Alliance for Shared Values-Ortak Değerler İttifakı (AfSV),  Muhterem Fethullah Gülen Hocaefendi’nin vefatı üzerine bir açıklama yayınladı.</p>
<p>“Hüzünlü kalplerimizle ve Allah’ın iradesine boyun eğerek, sevgili Fethullah Gülen Hocaefendi’nin bu geçici dünyadan ayrılışını duyuruyoruz.” denilen açıklamada, &#8220;Merhamet, eğitim ve diyalog öğretileriyle dünya çapında milyonları etkileyen vizyoner bir lider olan Fethullah Gülen&#8217;in vefatının yasını tutuyoruz. Onun insanlığa hizmet mirası nesillere ilham vermeye devam edecektir. Yakınlarına ve sevenlerine en derin taziyelerimizi iletiyoruz.” ifadeleri kullanıldı.</p>
<p>Açıklamanın tamamında şunlar kaydedildi:</p>
<p>Hizmet katılımcıları ve dünyanın dört bir yanındaki sayısız insan için inanç, bilgelik, entelektüel ve manevi liderlik anlamında yüce bir şahsiyet olan Sayın Gülen’in vefatından derin üzüntü duyuyoruz. Bir süre mücadele ettikten sonra, Sayın Gülen hayatının son yıllarını geçirdiği Pensilvanya’daki Pocono Dağları yakınındaki inziva merkezinin yakınında, 20 Ekim 2024 tarihinde vefat etti. Merhamet, eğitim ve diyaloğa dayalı öğretileri, insanlığa hizmet etmeye kendini adamış olanları rehberlik etmeye ve ilham vermeye devam edecektir.</p>
<p>Bu, Hizmet topluluğu için yas, tefekkür ve dua zamanı. Sayın Gülen’in mirası, hayatının koşullarını aşmaktadır. O, etkisi nesiller boyunca hissedilecek olağanüstü bir dinî ve entelektüel düşünür olarak ayakta durmaktadır. Bir keresinde şöyle demişti: “Değerlerimiz herhangi bir kişiye bağlı değildir. Onların varlığı hiçbir bireyin varlığına bağlı değildir. Bu değerler, yarın parçalanmadan insanları bir arada tutmaya yeterlidir. İnsanlara Allah rızası için hizmet etme ruhu devam ettiği sürece, Allah bu hareketin dağılmasına izin vermeyecektir. Biz yalnızca O’na güveniyoruz ve O’na dayanıyoruz.”</p>
<p>Hizmet hareketine yönelik manevi rehberlik, uzun yıllardır bilgelik ve ilham sağlayan bir grup yakın arkadaşı tarafından sürdürülecektir. Sayın Gülen son yıllarda aktif bir rol oynamamış olsa da, sürekli olarak istişareyi ve ortak karar almayı teşvik etti; bu uygulama, hareketin eğitim, diyalog ve insani yardım alanlarındaki çalışmalarının devamını sağlayacaktır.</p>
<p>Hizmet’in demokratik ülkelerde gelişmekte olduğunu ve büyümeye devam edeceğini belirtmek önemlidir. Sayın Gülen’in bir “yerine geçecek” kişi olmayacaktır, çünkü kendisi hareket içinde resmî bir pozisyona sahip değildi. Yine de, onun mirası güçlü bir ilham kaynağı olarak kalacaktır. Hizmet katılımcıları, insanlara hizmet ederek Allah’a hizmet etme misyonlarını sürdürürken onun sözlerine ve eylemlerine rehberlik için bakmaya devam edeceklerdir.</p>
<p>Onun hayatını, kendini adadığı işleri devam ettirerek onurlandıralım: eğitim, diyalog, karşılıklı anlayış, saygı ve dünyada barışı teşvik etmek.</p>
<p>Ailesine ve sevdiklerine en derin taziyelerimizi paylaşıyoruz. Allah’tan onun ruhu için rahmet ve mağfiret dilerken, lütfen onun huzuru için bizimle dua edin.</p>
<p>En derin saygılarımızla…</p>
<blockquote class="twitter-tweet">
<p lang="en" dir="ltr">We mourn the passing of Fethullah Gülen, a visionary leader whose teachings of compassion, education, and dialogue have touched millions worldwide. His legacy of service to humanity will continue to inspire generations. We share our deepest condolences with his relatives and… <a href="https://t.co/piBZjBMfkA">pic.twitter.com/piBZjBMfkA</a></p>
<p>&mdash; AfSV (@AfSV_US) <a href="https://twitter.com/AfSV_US/status/1848413511942017339?ref_src=twsrc%5Etfw">October 21, 2024</a></p></blockquote>
<p> <script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/afsv-sozleri-ve-eylemleri-hizmete-rehber-olmaya-devam-edecek/">AfSV: “Sözleri ve Eylemleri Hizmet&#8217;e Rehber Olmaya Devam Edecek”</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Washington Merkezli Lantos İnsan Hakları Vakfı&#8217;ndan Hocaefendi için Taziye Mesajı</title>
		<link>https://hizmetten.com/washington-merkezli-lantos-insan-haklari-vakfindan-hocaefendi-icin-taziye-mesaji/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Oct 2024 18:10:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Fethullah Gülen Hocaefendi]]></category>
		<category><![CDATA[M.Fethullah Gülen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=39687</guid>

					<description><![CDATA[<p>Washington merkezli, önde gelen insan hakları kuruluşlarından Lantos İnsan Hakları Vakfı, Hocaefendi için bir taziye mesajı yayınladı. &#8220;2016 yılında memleketi Türkiye&#8217;de gerçekleştirilen başarısız darbe girişiminin arkasında olmakla suçlanırken küresel bir&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/washington-merkezli-lantos-insan-haklari-vakfindan-hocaefendi-icin-taziye-mesaji/">Washington Merkezli Lantos İnsan Hakları Vakfı&#8217;ndan Hocaefendi için Taziye Mesajı</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Washington merkezli, önde gelen insan hakları kuruluşlarından Lantos İnsan Hakları Vakfı, Hocaefendi için bir taziye mesajı yayınladı.</p>
<p>&#8220;2016 yılında memleketi Türkiye&#8217;de gerçekleştirilen başarısız darbe girişiminin arkasında olmakla suçlanırken küresel bir toplumsal harekete ilham veren, ABD&#8217;de yaşayan münzevi İslam din adamı Fethullah Gülen hayatını kaybetti.&#8221; denilen mesajda;</p>
<p>&#8220;Liderleri Fethullah Gülen&#8217;in vefatı dolayısıyla Gülen cemaatine taziyelerimizi sunuyoruz. Demokrasi, eğitim, dinler arası diyalog ve bilim ile din arasındaki uyuma olan bağlılığı milyonlarca takipçisine ilham vermiş ve Türkiye&#8217;de artan otoriterleşme karşısında muhalefetin önemli bir sesi olmuştur.&#8221; ifadelerinde yer verildi.</p>
<blockquote class="twitter-tweet">
<p lang="en" dir="ltr">We offer our condolences to the Gülen community on the passing of their leader, Fetullah Gülen. His commitment to democracy, education, interfaith dialogue, and harmony between science and religion inspired millions of followers, and he was an important voice of opposition in the…</p>
<p>&mdash; Lantos Foundation for Human Rights &amp; Justice (@LantosFndn) <a href="https://twitter.com/LantosFndn/status/1848405204691005947?ref_src=twsrc%5Etfw">October 21, 2024</a></p></blockquote>
<p> <script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/washington-merkezli-lantos-insan-haklari-vakfindan-hocaefendi-icin-taziye-mesaji/">Washington Merkezli Lantos İnsan Hakları Vakfı&#8217;ndan Hocaefendi için Taziye Mesajı</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Romen Medyası: “Etkili Müslüman, Din Adamı Fethullah Gülen Hayatını Kaybetti”</title>
		<link>https://hizmetten.com/romen-medyasi-etkili-musluman-din-adami-fethullah-gulen-hayatini-kaybetti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Oct 2024 17:40:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Fethullah Gülen Hocaefendi]]></category>
		<category><![CDATA[M.Fethullah Gülen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=39684</guid>

					<description><![CDATA[<p>Fethullah Gülen Hocaefendi’nin vefatı bütün dünya basınında olduğu gibi Romen medyasında da geniş yer aldı. Hocaefendi’nin vefatını “Tarihçiler tarafından Martin Luther King Jr. ve Gandhi ile karşılaştırılan en etkileyici Müslüman&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/romen-medyasi-etkili-musluman-din-adami-fethullah-gulen-hayatini-kaybetti/">Romen Medyası: “Etkili Müslüman, Din Adamı Fethullah Gülen Hayatını Kaybetti”</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Fethullah Gülen Hocaefendi’nin vefatı bütün dünya basınında olduğu gibi Romen medyasında da geniş yer aldı. Hocaefendi’nin vefatını “Tarihçiler tarafından Martin Luther King Jr. ve Gandhi ile karşılaştırılan en etkileyici Müslüman lider hayatını kaybetti” başlığıyla veren Romanya’nın etkili haber sitesi HotNews.ro yazarı Cristina Stoian, yayınladığı geniş makalesinde 83 yaşında hayatını kaybeden Gülen’i ve kurucusu olduğu Hizmet Hareketinin sadece Türkiye’de değil dünya için çok önemli bir şahsiyet olduğuna dikkat çekti.</p>
<p>Haberinde yazar ve tarihçi Prof. Dr. Jon Pahl’in biyografisini yazdığı “Fethullah Gülen ve Bir Hizmet Hayatı” isimli kitabından alıntılara yer veren Stoian’in yazısı şöyle: “Fethullah Gülen, Tarih Profesörü Michael Zuckerman tarafından ‘Günümüzün en etkileyici Müslüman lideri” olarak tanımlanıyor.</p>
<p><strong>GANDİ BENZERİ ETKİLEYİCİ BİR İNSAN</strong><br />
Bir başka profesör Martha Ann Kirk ise Gülen’i “Mahatma Gandhi ve Martin Luther King Jr.” gibi büyük ruhani ve siyasi liderlerle karşılaştırıyor. Türk din adamı için “Mahatma Gandhi benzeri niteliklere sahip etkileyici bir insan” diyor ve şunu ekliyor: “Martin Luther King Jr. gibi Gülen de insanları eğitim yoluyla özgürleştirdi ve bu da onları sivil katılıma yönlendirdi.”</p>
<p><strong>GÜLEN VE SİVİL HAREKETİ: HİZMET HAREKETİ</strong><br />
Hocaefendi&#8217;nin takipçilerinin inanç temelli sivil bir toplum hareketi olduğuna dikkat çekilen haberde hareketin kendisini “Hizmet Hareketi” olarak adlandırdığına dikkat çekildi. Hareketin öğretileri arasında din ve kültürlerarası diyaloğu, bilimi, demokrasiyi ve maneviyatı teşvik ederken şiddeti ve dinin siyasallaştırılmasını kınadığına vurgu yapıldı.</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/romen-medyasi-etkili-musluman-din-adami-fethullah-gulen-hayatini-kaybetti/">Romen Medyası: “Etkili Müslüman, Din Adamı Fethullah Gülen Hayatını Kaybetti”</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Son Yarım Asra Damgasını Vuran Fethullah Gülen Hocaefendi Kimdir?</title>
		<link>https://hizmetten.com/son-yarim-asra-damgasini-vuran-fethullah-gulen-hocaefendi-kimdir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Oct 2024 06:07:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[#hocaefendi​ #fethullahgulen​ #mizan​]]></category>
		<category><![CDATA[M.Fethullah Gülen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=39631</guid>

					<description><![CDATA[<p>Örnek hayatıyla son yarım asrın en önemli simalarından biri olan Fethullah Gülen Hocaefendi Hakk&#8217;a yürüdü. İşte Hocaefendi&#8217;nin örnek hayatından bazı bölümler. Fethullah Gülen Hocaefen&#8217;dinin kaldırıldığı hastanede vefat ettiği Herkul Nağme&#8217;nin&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/son-yarim-asra-damgasini-vuran-fethullah-gulen-hocaefendi-kimdir/">Son Yarım Asra Damgasını Vuran Fethullah Gülen Hocaefendi Kimdir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Örnek hayatıyla son yarım asrın en önemli simalarından biri olan Fethullah Gülen Hocaefendi Hakk&#8217;a yürüdü. İşte Hocaefendi&#8217;nin örnek hayatından bazı bölümler.</p>
<p>Fethullah Gülen Hocaefen&#8217;dinin kaldırıldığı hastanede vefat ettiği Herkul Nağme&#8217;nin sosyal medya hesabından resmi olarak duyuruldu. Örnek hayatı ise dikkatleri çekiyor.</p>
<p><strong>Muhterem Hocaefendi Kimdir?</strong><br />
Resmi kayıtlara göre 1941’de Erzurum’un Korucuk Köyü’nde dünyaya gelen Fethullah Gülen Hocaefendi, burada ilkokula başladı. İmam olan babasının isteğiyle Alvarlı Efe’den din eğitimi alarak okulu dışarıdan imtihanla tamamladı. Ardından Erzurum’a gitti ve altı yılı aşkın bir süre Erzurum’da kalarak medrese eğitimi gördü.</p>
<p>Hocaefendi, Erzurum’da medresede okuduğu yıllarda Risale-i Nur eserleriyle tanıştı. Bu onun için bir dönüm noktasıydı ve daha sonra ilham vereceği Hizmet Hareketi’nin yörüngesinin belirlenmesinde önemli rol oynadı.</p>
<p>Hocaefendi&#8217;nin Erzurum’dan sonraki durağı Edirne oldu. Burada 1959’dan 1965 yılına kadar kaldı ve bu süre zarfında imamlık, vaizlik ve Kur’ân kursu hocalığı yaptı. 1963 yılında askerliğini tamamladıktan sonra tayini merkez vaizi olarak Kırklareli’ne çıktı. Böylece Hocaefendi için yeni bir yolculuk başlamış oldu. Burada yaklaşık sekiz ay görev yaptıktan sonra Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı olan Yaşar Tunagür’ün ısrarları üzerine 1966 yılında İzmir’e merkez vaizi atandı. Vaizlik göreviyle birlikte Kestanepazarı Derneği Kur’ân Kursu’nda gönüllü olarak hocalık ve idarecilik yaptı.</p>
<p><strong>12 Mart ve Tutukluluk Günleri</strong><br />
1971’deki 12 Mart darbesinden sonra Türk Ceza Kanunu’nun 163. Maddesi’ne dayanılarak laik Türk devlet düzenini yıkıp bir “din devleti” kurmak için “propaganda yapmak” iddiasıyla tutuklanan Hocaefendi, 6.5 ay tutuklu kaldıktan sonra tahliye edildi. Tahliye edildikten sonra görev için Diyanet’e başvursa da sıkıyönetim sebebiyle olumlu cevap alamadı, bunun üzerine Erzurum’a döndü. Kısa bir süre orada kaldıktan sonra tekrar İzmir’e dönerek Salepçioğlu ve Alsancak camilerinde vaaz vermeye başladı. Kendisine vaaz yasağı gelip İzmir’den sürülmesi konusunda Diyanet’e sıkıyönetim tarafından baskı yapılınca, Hocaefendi gitme niyeti olmasa da Edremit’e tayin istedi ve 23 Şubat 1972’de Edremit merkez vaizliğine atandı. Buradaki vazifesi iki yıl sürdü.</p>
<p>Muhterem Fethullah Gülen Hocaefendi, Manisa’da da iki yıl görev yaptıktan sonra 1976’da İzmir Bornova’ya tayin oldu. Vaazlarına yoğun bir şekilde burada devam etti. Her vaazının kendi içinde sistematik olması, akıcı konuşması, konu bütünlüğünü koruması ve ses tonundaki samimiyet herkesi etkiliyordu. Gezici vaiz olarak tek seferlik verdiği vaazlarda yeni nesillerinde önemi üzerinde duruyordu. Seri vaazlarında ise imanın ve dinin temellerini anlatıyordu. Hocaefendi’nin bu vaazları 1980’deki 12 Eylül darbesine kadar devam etti. Darbeden sonra İzmir Sıkıyönetim Komutanlığı’nın çıkardığı yakalama kararı ile Gülen’in ismi de arananlar listesine eklendi. 14 Ocak 1986’da Burdur’da göz altına alınana kadar sürekli yer değiştirdi. Burdur’da yakalandıktan sonra İzmir’e getirildi. Fakat hakkında yakalama ya da tutuklama kararı olmadığı için serbest bırakıldı.</p>
<p>Bu altı yıllık süre Hocaefendi açısından oldukça sıkıntılı geçti. Fakat Hocaefendi bu dönemde Anadolu’yu dolaşma imkânı buldu; farklı yerlerde bir araya gelen sevenleriyle buluştu. Türkiye’nin farklı illerinde askerlik yapan bazı arkadaşlarını ziyaret etti. 1979 yılında yayın hayatına başlayan Sızıntı dergisi için yazılar yazmayı sürdürdü.</p>
<p>Hocaefendi 1991 yılına kadar fahrî olarak vaizlik görevine devam etti. Vaazlarının önemli bir kısmı, İstanbul’daki Fatih, Süleymaniye ve Sultan Ahmet gibi camilerde büyük kalabalıklara yapıldı. Bu süreçte İstanbul’da da Hocaefendi’yi seven ve takip eden bir kitle oluştu. 1986-87 yıllarından sonra yılın belli aylarında İstanbul’da ikamet etmeye başladı. 1995’ten 1999’da Amerika’ya gideceği güne kadar da İstanbul’da yaşadı.</p>
<p>Hocaefendi’nin adı doksanlı yılların ortalarında sık sık medyada anılmaya başladı. Papa John Paul II ile görüşmesi, Tansu Çiller, Mesut Yılmaz ve Bülent Ecevit gibi siyasilerle yaptığı görüşmeler, yurt içi ve yurt dışında bulunan Hizmet hareketine bağlı eğitim kurumlarının sayısının artması, onu daha görünür kıldı.</p>
<p><strong>Amerika Günleri</strong><br />
Fethullah Gülen Hocaefendi 1999 yılında sağlık sorunlarından dolayı Amerika’ya gitti. O dönemde birçok medya organı tarafından aleyhinde bir karalama kampanyası başlatıldı. Bu nedenle Gülen böyle bir ortamda Türkiye’ye dönmesinin doğru olmadığını düşünerek bir süre orada beklemeyi tercih etti. Fethullah Gülen Hocaefendi Amerika günlerini, okuyarak, yazarak, ders müzakere ederek, sohbet yaparak, dua ve ibadetle meşgul olarak geçirdi.</p>
<p>Hocaefendi, İslam dünyasında hep barışı ve eğitimi öne çıkaran bir âlim olarak anıldı. 2001’deki 11 Eylül saldırılarının ardından “Müslüman terörüst olamaz, terörist de müslüman olamaz!” sözleriyle şiddet karşıtlığını net bir şekilde ortaya koydu. Yüzlerce eğitim kurumunun açılmasına öncülük etti. 15 Temmuz darbe girişiminin ardından sevenlerinin Türkiye’de maruz kaldığı cadı avına rağmen hep şiddetten uzak durmayı öğütledi.</p>
<p>Fethullah Gülen Hocaefendi sayısız seveninin hayatlarında derin iz bıraktı, Türkiye’de adından en çok söz edilen kamusal figürlerden biri oldu. Hocaefendi&#8217;nin ardından çok şey söylenecektir. Kesin olan bir şey var: Fethullah Gülen’siz bir Türkiye tarihi yazılamaz.</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/son-yarim-asra-damgasini-vuran-fethullah-gulen-hocaefendi-kimdir/">Son Yarım Asra Damgasını Vuran Fethullah Gülen Hocaefendi Kimdir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Böyle belaların yağdığı bir dönemde bir dakikamızı dahi boş geçirmemeli! &#124; M. Fethullah Gülen Hocaefendi</title>
		<link>https://hizmetten.com/boyle-belalarin-yagdigi-bir-donemde-bir-dakikamizi-dahi-bos-gecirmemeli-m-fethullah-gulen-hocaefendi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mizan]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Mar 2023 04:20:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hocaefendi]]></category>
		<category><![CDATA[Mizan]]></category>
		<category><![CDATA[belalar]]></category>
		<category><![CDATA[boş geçirmemeli!]]></category>
		<category><![CDATA[M.Fethullah Gülen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=29964</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nurunuz Sönmez, Söndürülemez Ama… *Peygamber Efendimiz’e (sallallâhu aleyhi ve sellem) sadece dua yönüyle bakacak olursanız, zannedersiniz ki bütün işi-gücü dua. O’nu dua yönüyle müceddidler, büyük veliler ve çağımızda Hazreti Pir&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/boyle-belalarin-yagdigi-bir-donemde-bir-dakikamizi-dahi-bos-gecirmemeli-m-fethullah-gulen-hocaefendi/">Böyle belaların yağdığı bir dönemde bir dakikamızı dahi boş geçirmemeli! | M. Fethullah Gülen Hocaefendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Nurunuz Sönmez, Söndürülemez Ama… *Peygamber Efendimiz’e (sallallâhu aleyhi ve sellem) sadece dua yönüyle bakacak olursanız, zannedersiniz ki bütün işi-gücü dua. O’nu dua yönüyle müceddidler, büyük veliler ve çağımızda Hazreti Pir tam temsil etmiş. *Bugün müminler olarak çok rahat yaşadığımız, hatta tevekkül ile vurdumduymazlığı birbirine karıştırdığımız söylenebilir mi? Bazılarımız itibarıyla “evet” diyebiliriz. O meseleyi derince duyan insanlar vardır. Dudaklarından her an dualar dökülen insanlar vardır. Namazını bitirip yemeğe gelirken, o arayı bile boş geçirmeyip sürekli dua eden insanlar vardır.</p>
<p>*Şimdi sağanak sağanak belalar geliyor başımıza. (Fuzulî’nin sözünü az değiştireyim) “Dertliyim dersen belayı dertten âh eyleme / Âh edip âhından ağyarı âgah eyleme.” Bu âh eylememe, size katlanmış bir sevaba vesile olur. Fakat belaların böyle sağanak sağanak geldiği dönemde bir de tazarru ve niyazda bulunma, sürekli sızlanıp denecek şeyleri deme çok önemlidir. Böyle belaların yağdığı bir dönemde bir dakikamızı dahi boş geçirmemeli ve başka işlerimizi yaparken bile mülahazalarımızla olsun Cenâb-ı Hakk’a teveccüh ve niyazda bulunmalıyız.</p>
<p>*Kaldı ki bir yönüyle, devahi (bela ve musibetler) çok büyük. Adamlar tamamen tenkile (kökten kazımaya) karar vermişler. Fakat emin olun, bu iş Cenâb-ı Hakk’ın size lütfuysa şayet, katiyen hiç kimse onu kökten kazıyamayacaktır Allah’ın izni ve inayetiyle. “Takdîr-i Hudâ kuvve-i bâzu ile dönmez / Bir şem’a ki Mevlâ yaka, üflemekle sönmez.” (Ziya Paşa) Sönmeyeceğine, söndürülemeyeceğine içten iman u izanla vazifeye devam Allah’ın izni ve inayetiyle.</p>
<p>*Bir insan, imanının gücü nispetinde, endişe duyulacak şeylerden derin endişe duyar, sevinecek şeylerden de o ölçüde sevinç duyar. İmanının derinliğiyle mepsuten mütenasiptir (doğru orantılı) bu duyma meselesi. İnancınız ne kadar güçlüyse o kadar akıbet-endiş olursunuz. Zaten, akıbetinden endişe etmeyenin akıbetinden endişe edilir.</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/boyle-belalarin-yagdigi-bir-donemde-bir-dakikamizi-dahi-bos-gecirmemeli-m-fethullah-gulen-hocaefendi/">Böyle belaların yağdığı bir dönemde bir dakikamızı dahi boş geçirmemeli! | M. Fethullah Gülen Hocaefendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zorluklar, Arzular ve Selametli Yol &#124; M.Fethullah Gülen Hocaefendi</title>
		<link>https://hizmetten.com/zorluklar-arzular-ve-selametli-yol-m-fethullah-gulen-hocaefendi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mizan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Jan 2023 04:35:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hocaefendi]]></category>
		<category><![CDATA[Mizan]]></category>
		<category><![CDATA[Arzular]]></category>
		<category><![CDATA[hocaefendi]]></category>
		<category><![CDATA[M.Fethullah Gülen]]></category>
		<category><![CDATA[Selametli Yol]]></category>
		<category><![CDATA[Zorluklar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=28485</guid>

					<description><![CDATA[<p>Zorluklar, Arzular ve Selametli Yol *İbadet ü taati iç dürtülerle yapacak hale gelmek hedeflenmelidir. O ufuk yakalandığı zaman iş belli ölçüde kolaylaşmış olur. *Rasûl-ü Ekrem (sallallâhu aleyhi ve sellem) Efendimiz&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/zorluklar-arzular-ve-selametli-yol-m-fethullah-gulen-hocaefendi/">Zorluklar, Arzular ve Selametli Yol | M.Fethullah Gülen Hocaefendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Zorluklar, Arzular ve Selametli Yol</p>
<p>*İbadet ü taati iç dürtülerle yapacak hale gelmek hedeflenmelidir. O ufuk yakalandığı zaman iş belli ölçüde kolaylaşmış olur.</p>
<p>*Rasûl-ü Ekrem (sallallâhu aleyhi ve sellem) Efendimiz şöyle buyurmaktadır: حُفَّتِ الْجَنَّةُ بِالْمَكَارِهِ وَحُفَّتِ النَّارُ بِالشَّهَوَاتِ “Cennet çepeçevre nefsin hoşuna gitmeyen şeylerle sarılmış, Cehennem de (bedenî arzu ve iştihâları kabartan) şehevâtla…” Evet, Cennet mekârihle, insana ters, ağır ve zor gelen bir kısım hadiselerle kuşatılmıştır. Onlara takılmadan ve o dikenli tarlalardan geçilmeden oraya ulaşılamaz. Cehenneme gelince, o da cismânî, bedenî, beşerî ve garizî hislerle, şehvetlerle, arzularla, bohemlikle, yemekle, içmekle, yan gelip yatmakla ve dünyada ebedî kalacakmış gibi davranmakla kuşatılmıştır.</p>
<p>*Cenâb-ı Hak, ulemâyı tebcil etmiş ve buyurmuştur ki; إِنَّمَا يَخْشَى اللهَ مِنْ عِبَادِهِ الْعُلَمَاءُ “Allah’tan, kulları arasında ancak âlimler hakkıyla korkar.” (Fâtır, 35/28) Allah’tan hakkıyla haşyet duyacak ve iç ürpertiyle her zaman O’nu yâd edecek insanlar ulemâdan bazı kimselerdir. Bütün teologlar, bütün ilahiyatçılar, bütün ilim adamları değil; düşüncelerini, vahy-i semâvî ile test edip doğrulayan, bilip tanıma neticesinde ulûhiyet dairesine karşı hürmet hissiyle dopdolu olan âlimler. Allah’ı gerçekten bilen, selâmetli yolu tehlikeli yoldan tefrik edecek olan da işte böyle âlimlerdir.</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/zorluklar-arzular-ve-selametli-yol-m-fethullah-gulen-hocaefendi/">Zorluklar, Arzular ve Selametli Yol | M.Fethullah Gülen Hocaefendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fethullah Gülen Hocaefendi&#8217;den Ramazan Bayramı mesajı: Zemheride de bulunsak imanımız bize taptaze baharlar vaad ediyor</title>
		<link>https://hizmetten.com/fethullah-gulen-hocaefendiden-ramazan-bayrami-mesaji-zemheride-de-bulunsak-imanimiz-bize-taptaze-baharlar-vaad-ediyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mizan]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 May 2022 05:49:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Bayram mesajı]]></category>
		<category><![CDATA[M.Fethullah Gülen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=25473</guid>

					<description><![CDATA[<p>Fethullah Gülen Hocaefendi, Ramazan bayramı münasbetiyle yayınladığı mesajında, “Şimdilerde bayramlar bizim için, hüzün ve keder berzahında yaşanıyor. (…) Ancak zemherîde de bulunsak, Rabb-i Rahîmimizin lütfuna ve keremine olan îmanımız bize,&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/fethullah-gulen-hocaefendiden-ramazan-bayrami-mesaji-zemheride-de-bulunsak-imanimiz-bize-taptaze-baharlar-vaad-ediyor/">Fethullah Gülen Hocaefendi&#8217;den Ramazan Bayramı mesajı: Zemheride de bulunsak imanımız bize taptaze baharlar vaad ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>Fethullah Gülen Hocaefendi, Ramazan bayramı münasbetiyle yayınladığı mesajında, “Şimdilerde bayramlar bizim için, hüzün ve keder berzahında yaşanıyor. (…) Ancak zemherîde de bulunsak, Rabb-i Rahîmimizin lütfuna ve keremine olan îmanımız bize, taptaze yeni baharlar vaad ediyor! (…) Allah’a itimadım sayesinde zulümlerin biteceği, karanlıkların kaybolup her yanı nurların saracağı, kinlerin, nefretlerin yerle bir olup sevginin ve kardeşliğin bütün insanlığı kuşatacağı o güzel günleri bayram coşkusuyla yaşayacağımıza inanıyorum.” ifadelerini kullandı.</div>
<div></div>
<div>
<p><em><strong>Hocaefendi&#8217;nin bayram mesajı şöyle:</strong></em></p>
<p>Hüzn ü keder def&#8217; ola</p></div>
<div>Dilde hicâb ref&#8217; ola</div>
<div>Cümle günah af ola</div>
<div>Bayram o bayram ola</div>
<div></div>
<div>Ramazan gelirken bin nazla ve dolu dolu düşüncelerle gelir. Gece-gündüz hep gufranla tüllenir durur. Miâdı dolunca da kendini duyura duyura gider. Ne var ki Ramazanlaşan ruhlara tam bir boşluk yaşatmamak için bizi, hayrı, bereketi, neş&#8217;esi sıkıştırılmış bir gün diyebileceğimiz bayrama emanet eder. Ramazan’la sıcak alaka kurabilmiş hemen herkes bayramı, ilâhî ihsanların üzerimize sağanak sağanak yağdığı bir zaman olarak duyar.</div>
<div></div>
<div>Bayramlar, insani münasebetlere en pratik bir vesiledir. İnsanlığın tamamını kucaklayacak sevgi, hoşgörü, herkesi kendi konumunda kabul ve kardeşlik gibi evrensel insani değerlerin temsil edilip dünyanın dört bir yanındaki muhtaç gönüllere cömertçe sunulacağı en müsait bir zemindir. Aynı zamanda o, dil, din, ırk ve renk ayrımı gözetmeksizin bütün insanlarla kitleler hâlinde kaynaşmaya en münasip bir vasattır.</div>
<div></div>
<div>Şimdilerde bayramlar bizim için, hüzün ve keder berzahında yaşanıyor. Ruhlarımız bir yandan bayrama dair en ulvî hisleri yaşamayı isterken, diğer yandan içinden geçtiğimiz ifritten dönem ve bu dönemde ardı arkası kesilmeyen zulümler gönüllerimize âdeta keder ve tasa pompalıyor. Nâhak yere zindanlarda tutulan on binlerce masumu, bir bayrama daha onların hasretiyle giren yüzbinleri ve dört bir yanı kaplayan zifiri karanlığı düşündükçe “Bayram gelmiş neyime; Kan damlar yüreğime” iniltisi yüreğimize bıçak gibi saplanıyor. Ancak bizler sinelerimizde, onca mazlumiyet ve mağduriyetin burukluğunu duyduğumuz aynı anda, ileride erişeceğimize inandığımız firdevslerin hülyâlarıyla da teselli bulmaya çalışıyoruz. Gözlerimiz bahar bulutları gibi yaşlar dökerken, iç dünyamızda geleceğe dair ümitler filizlenip boy veriyor. Zemherîde de bulunsak, Rabb-i Rahîmimizin lütfuna ve keremine olan îmanımız bize, taptaze yeni baharlar vaad ediyor!</div>
<div></div>
<div>Ben şimdilerde, yaşayacağımıza inandığım o mübarek günlerin hasretiyle hep içimi çekip dursam da o müstesna zaman dilimlerini saat, dakika ve saniyeleriyle ruhumda duyup tadabiliyor ve dostlarla el ele, gönül gönüle buluşacağımız o &#8220;eyyâmullah&#8221;ı bütün letâfetiyle hissedebiliyorum. Ve Allah’a itimadım sayesinde zulümlerin biteceği, karanlıkların kaybolup her yanı nurların saracağı, kinlerin, nefretlerin yerle bir olup sevginin ve kardeşliğin bütün insanlığı kuşatacağı o güzel günleri bayram coşkusuyla yaşayacağımıza inanıyorum.</div>
<div></div>
<div>Feryatları arşa dayanmış mazlum ve mağdurların kırık kalpleriyle ettikleri dualar hürmetine, zulmün kökünü kesip, en yakın zamanda bütün insanlığı hakîki bayramlara eriştirmesini Kudreti Sonsuz’dan (c.c) niyaz ediyorum!</div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<p><a href="https://hizmetten.com/fethullah-gulen-hocaefendiden-ramazan-bayrami-mesaji-zemheride-de-bulunsak-imanimiz-bize-taptaze-baharlar-vaad-ediyor/">Fethullah Gülen Hocaefendi&#8217;den Ramazan Bayramı mesajı: Zemheride de bulunsak imanımız bize taptaze baharlar vaad ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Peygamber Gönderilmeyen Bölgelerdeki Yaşayanları Mes&#8217;ul Tutmak Nasıl Hak ve Adâlet Olur?</title>
		<link>https://hizmetten.com/peygamber-gonderilmeyen-bolgelerdeki-yasayanlari-mesul-tutmak-nasil-hak-ve-adalet-olur/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Egeli]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Dec 2021 07:00:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kürsü]]></category>
		<category><![CDATA[Adalet]]></category>
		<category><![CDATA[Hak]]></category>
		<category><![CDATA[KUL]]></category>
		<category><![CDATA[M.Fethullah Gülen]]></category>
		<category><![CDATA[Mes'ul]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=23504</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bütün Peygamberler Arap Yarımadasından Zuhûr Ettiğine Göre, Peygamber Gönderilmeyen Diğer Kıt&#8217;alarda Yaşayanları İnanç ve Amel Açısından Mes&#8217;ul Tutmak Nasıl Hak ve Adâlet Olur? Bu sualin iki yönü var: 1) Peygamberlerin&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/peygamber-gonderilmeyen-bolgelerdeki-yasayanlari-mesul-tutmak-nasil-hak-ve-adalet-olur/">Peygamber Gönderilmeyen Bölgelerdeki Yaşayanları Mes&#8217;ul Tutmak Nasıl Hak ve Adâlet Olur?</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p><strong>Bütün Peygamberler Arap Yarımadasından Zuhûr Ettiğine Göre, Peygamber Gönderilmeyen Diğer Kıt&#8217;alarda Yaşayanları İnanç ve Amel Açısından Mes&#8217;ul Tutmak Nasıl Hak ve Adâlet Olur?</strong></p></blockquote>
<p>Bu sualin iki yönü var:</p>
<p>1) Peygamberlerin yalnız Arap Yarımadasından zuhûru ve diğer kıtalarda hiçbir nebînin gelmeyişi.</p>
<p>2) Kendilerine peygamber gönderilmeyen milletlerin azaba uğratılmasının adâlet olmayacağı hususu.</p>
<p>Şimdi sırasıyla her iki hususu da ele alalım. Ancak, daha önce insanlar arasında nebînin yerine dikkati çekmekte fayda, hatta zarûret olduğu üzerinde duralım.</p>
<p>Peygamberlik, üstün bir pâyedir. O, insanın öz yüceliğinin Hak&#8217;tan halka eğilmiş bir dalı ve tabiat içinde, tabiatın verâsını yaşayan varlığın gönlü ve dilidir. Onda hem bir seçilme ve yükseltilme, hem de gönderilip vazifeli kılınma vardır. Dâhilerde olduğu gibi, nebî, sadece yüce bir dimağ, eşya ve hâdiselere nüfuz eden bir istîdat değildir. O, bütün melekeleriyle faâl, ceyyid, devamlı dalgalanan ve her dalgalanışta yeni bir arşiye çizen gökler ötesine yükselen meselelerine ilâhî esintilerden tahlil bekleyen, eşyanın ötelerle birleşme noktası sayılan ufuk insandır.</p>
<p>Onda, cisim ruha, akıl kalbe tâbi; nazar, isimler ve sıfâtlar âleminde; kadem, nazarın ulaşabildiği her yerde ve onunla beraberdir&#8230;</p>
<p>Nebîde, duygular en son tomurcuğuna kadar inkişaf etmiş; görme, duyma ve bilme tabiî sınırların çok ötelerine yükselmiştir. Onların görmelerini çeşitli dalga boylarıyla izah etme imkânı olmadığı gibi, duyup işitmelerini ses dalgalarıyla izah etmek de mümkün değildir. Hele bizim tahlil ve terkip ölçülerimiz içinde onların tabiat cidarlarını zorlayan ilimlerine erişmek asla kimseye müyesser olmayacaktır.</p>
<p>İnsanlık, onlar vasıtasıyla varlığa nüfûz edip eşyayı keşfedebilir. Onların irşat ve tâlim dairelerinin dışında ne eşya ve hâdiselere mükemmel bir nüfûz, ne de tabiata isabetli bir müdahale asla mümkün olmamıştır ve olamaz da&#8230;</p>
<p>Tabiatın esrarı ve ondaki ilâhî kanunları beşere hediye etmek, onların birinci dersidir ve bu ders mübtedîlere has bir derstir. Bunun ötesinde ise varlık âlemini, varlığına şahit gösteren Yüce Yaratıcı&#8217;nın, isim ve sıfatlarını bildirme; idrak edilmez Zât&#8217;ı hakkında ölçü ve incelerden ince temkin&#8230; Eğer bütün bu âlemleri elinde tutan; zerrelerden nebülozlara kadar hükmünü ve sözünü geçiren, onları tesbih dâneleri gibi evirip çeviren, hâlden hâle ve şekilden şekle sokan bir Muhteşem Kudret ve İrade Sahibi&#8217;yle, O&#8217;na verilecek unvanlar ve isnat edilecek hususlar hakkında, nebîlerin apaydın beyanları olmasaydı, ne O&#8217;nun hakkında doğru bir söz söylemek, ne de doğru düşünmek mümkün olmayacaktı.</p>
<p>Demek ki nebî, eşya ve hâdiselerin içine girip bütün bir hayatı bize ders verdiği gibi, her şey ve her hâdisenin en birinci dersi olan Muhteşem Yaratıcı&#8217;yı, Muhteşem Kudret ve İrade Sahibi&#8217;ni, isim ve sıfatlarıyla -Zât-ı Ulûhiyeti arasındaki ince muvazene ve sırlı münasebete riâyet ederek- anlatan da yine odur.</p>
<p>Öyle ise, zeminin hiçbir kıt&#8217;asının ve zamanın hiçbir parçasının onların feyiz ve nurundan mahrum kaldığına ihtimal verilmemelidir. Nasıl verilir ki; onların irşat dairelerinin dışında, varlık âlemine dair, şimdiye kadar ne duru bir hüküm verilebilmiş, ne de felsefenin şüphe, tereddüt ve tenakuz dolu sisli atmosferinin üstüne çıkılabilmiştir.</p>
<p>Esasen; her kıt&#8217;a ve her devrin, bir peygamberin vesâyâsı altında bulunmasını, akıl, hikmet ve Kur&#8217;ân müştereken teyit etmektedirler. Hem de aksine ihtimal verilemeyecek şekilde&#8230;</p>
<p>En küçük bir müzede ve en basit bir fuarda dahi, teşrifatçılara ve tarifçilere ihtiyaç duyulduğu ve bir yol göstericinin rehberliği ile gezilip görüldüğü ve böyle bir rehber ve yol gösteren olmayınca, gelmenin de, gezmenin de bir mânâsı olmayacağı kat&#8217;iyen gösterir ki, şu muhteşem kâinat sarayını, onu temâşâya gelen seyircilere anlatacak, ondaki ince noktalara dikkati çekecek ve bu âlemin sırlarını açıklayacak dellâl ve teşrifatçılara da ihtiyaç vardır.</p>
<p>Ayrıca, kurduğu bu düzen ve nizamı, bu meşher ve sanatlar resmî geçidini, bir fuar mahiyetinde en mükemmel şekilde sergileyen ve bütün iş ve eseriyle kendini seyircilere tanıtmak isteyen Zât hiç mümkün mü ki, bu meşherleri açsın, eserlerini göstersin, seyircilerin dikkatini çeksin de, sonra intihap edeceği bir kısım müstesna kimselerle, Zât, sıfat ve isimlerini, müştâk seyircilere tanıtıp bildirmesin; hikmet dolu işlerini hâşâ abes kılsın! Baş döndürücü icraâtını mânâsızlıkla ittiham ettirsin! Her şeyi, bir dil ve nağme hâline getirip, onunla bizlere hikmet ve maslahatlarını anlatan Yüce Varlık, her türlü abesten münezzeh ve mukaddestir!</p>
<p>Kaldı ki, O Zât&#8217;ın kendi beyanı olan Kur&#8217;ân, zeminin her tarafından yer yer zuhûr etmiş peygamberlerden bahisler açmaktadır. &#8220;Celâlim hakkı için biz her millete -Allah&#8217;a kullukta bulunun ve putlara ibadetten kaçının- diye bir peygamber gönderdik.&#8221; (Nahl, 16/36) Ne var ki, insanlık, bu yüce varlıklardan aldığı dersi, bir müddet sonra unutmuş veya sapıklığa gömülerek, nebî ve ulu kişileri ilâhlaştırmış ve eski putperestliğe dönmüştür.</p>
<p>Yunan&#8217;ın ilâhlar dağından, Ganj nehrine kadar, beşer hayalinin totemleştirdiği bir sürü vesen vardır ki, şimdiki görünüşleriyle, çıkışları arasında çok büyük farklar olsa gerektir.</p>
<p>Ne Çin&#8217;in Konfüçyüs&#8217;ünü, ne de Hind&#8217;in Brahman ve Buda&#8217;sını, kendilerini hazırlayan şartlar ve getirdikleri şeylerle görmek mümkün değildir. Her şeyi aşındıran zaman ve değişen insan telâkkisinin, bunları da aslından ne kadar uzaklaştırdığını kestirmek oldukça zordur.</p>
<p>Eğer Kur&#8217;ân-ı Kerim, şüpheleri gideren beyanıyla, (1) Hz. İsa&#8217;yı bize tanıtmasaydı, değişik kaynak ve anlayışlar içerisinden, sağlam bir Hz. Mesih bulup çıkarmak mümkün olmayabilirdi. İnsana ulûhiyet isnat edilmesi, Zât-ı Ulûhiyetin insanlaştırılması ve birkaç tane gösterilmesi gibi mevzuların en birinci mesele olarak akîdeye yerleştirilmesinin, akıl, mantık ve tevhid inancıyla telif edilmesi mümkün değildir.</p>
<p>Bulunduğumuz çağa, bu kadar yakın bir devreye ait bazı din müntesiplerinin, kendi kitap ve peygamberlerini bu hâle getirdiği noktasından hareketle diyebiliriz ki; zamanın öğütücü korkunç dişleri arasında, kim bilir nice nebîler ne hâle getirildi! Sıhhatli bir haberden öğrendiğimize göre, her nebînin vazifesini kendinden sonra havarileri yapacağına ondan sonra ise, bir kısım mirasyediler her şeyi alt-üst edeceğine dair bir peygamber sözü var ki, çok önemlidir. Evet, buna binaen, bugün bâtıl din olarak gördüğümüz nice dinler vardır ki, temiz bir asıldan, vahiy kaynağından geldiği hâlde, müntesiplerinin cehâleti ve düşmanlarının insafsızlığıyla, bugün hemen bütün esaslarıyla hurafe yığını durumuna gelmişlerdir.</p>
<p>Öyle ise, günümüze kadar mevcudiyetini sürdüren bâtıl görünümlü dinlerin, pek çoğunun sağlam bir aslı olması ihtimali, oldukça kuvvetli ve her devrin, bir peygamberin adını alması da gayet mâkuldür.</p>
<p>Peygamber olmayana peygamber demek, nebînin peygamberliğini inkâr gibi küfür sayılır. Ancak, benzer bir kısım sapmaları gördükten sonra, Budizm&#8217;in menşeine kuşkulu bakmamak, Brahmanizm üzerine ihtiyatla gitmemek de insanın elinden gelmiyor. Hatta Konfüçyüs&#8217;ü, onun o tıkanık felsefesinin ötesinde aramak; Şamanizm&#8217;in tevil götürebileceği hesabıyla hareket etmek, akıllıca bir davranış sayılır zannediyorum.</p>
<p>Bunlar çıkışlarında ister bir zülâl, isterse bulanık bir sızıntı olsun, şu andaki durumlarından farklı bir hüviyete sahip olduklarında kimsenin tereddüdü yoktur. Zaman ve hâdiselerin onları bazen aşındırıp, bazen de yeni ilâvelerle başkalaştırması, o kadar çok vukû bulmuştur ki, muhâlfarz, kurucuları dönüp geriye gelselerdi, getirdikleri dini tanıyamayacaklardı.</p>
<p>Dünyada, daha bunlar gibi tahrif edilmiş pek çok din vardır ve bunların büyük bir kısmının temelindeki safveti kabul etmek de, zarurîdir. Bir kere Kur&#8217;ân: &#8220;Uyaran bir peygamber gelmiş olmayan hiçbir millet yoktur.&#8221; (Fâtır, 35/24) diyerek âlemşümûl bir hüküm vermektedir. Ne var ki biz, cihanın her tarafında zuhûr etmiş olan ve bir beyana göre sayıları 124 bine baliğ bulunan nebîlerden (2) ancak 28 tanesini bilmekteyiz. Kaldı ki, bunların içinde de, pek çoğunun ne zaman ve nerede yaşadıklarına dair herhangi bir mâlûmata sahip bulunmamaktayız. Esasen, gelmiş-geçmiş bütün peygamberleri bilme mükellefiyeti diye bir şey de yoktur. Kur&#8217;ân: &#8220;Onların bir kısmını sana hikâye edip anlattık, bir kısmını anlatmadık.&#8221; (İnsan, 76/78) diyerek, anlatılmayanların üzerinde durulmamasını da ihtar etmektedir.</p>
<p>Şu kadar var ki, bugün dinler tarihi, felsefe ve antropoloji tetkik edildiğinde, birbirinden çok uzak topluluklarda dahi, bir hayli müşterek noktalar bulunduğu göze çarpmaktadır. Ezcümle, hepsinde &#8220;çok&#8221;tan &#8220;tek&#8221;e doğru gidiş; tahammül-fersâ musibetler karşısında her şeyi bir tarafa bırakarak, bir yüce dergaha el açış ve elleri yukarılara doğru kaldırış; fizik ötesi hâdiselerle münasebete geçişte, müşterek tavır ve davranış; hep menbâ ve muallim birliğine işaret etmektedir. Kanarya Adaları&#8217;ndaki yerlilerden, Mayalara kadar; Kızılderililerden Yamyamlara kadar, âyin ve dinî ilâhilerinde hep aynı renk ve dekor görülür, hep aynı nağme ve cümbüş hissedilir&#8230;</p>
<p>Prof. Dr. Mustafa Mahmud&#8217;un, çok vahşi iki kabîle hakkındaki mütalâaları bu hususu teyit etmektedir. Doktorun ifadesine göre Mavmavlar, Mucay isminde bir ilâha inanırlar. Bu ilâh, Zât&#8217;ında ve icraatında birdir. Birini doğurmuş ve biri tarafından doğurulmuş da değildir. Eşi, menendi de yoktur. O, görünmez, bilinmez; ancak eserleriyle tanınır.</p>
<p>Neyamneyam kabilesi için de, Mavmavların kanaatine benzer şeyler nakletmektedir: Onlar da, her şeye sözü geçen, ormandaki her şeyi kendi iradesi ile hareket ettiren ve şerli kimselere yıldırım şerareleri gönderen bir ilâh vardır ki, işte O Mâbud-u Mutlak&#8217;dır, diye düşünmektedirler.</p>
<p>Görülüyor ki, bunlardaki ilâh telâkkisi ile Kur&#8217;ân&#8217;daki Zât-ı Ulûhiyet düşüncesi arasında, hemen hemen fark yok gibidir. Hatta, Mavmavlar, &#8220;Aynı, İhlâs sûresinin muhtevasını söylüyorlar.&#8221; desek yerinde olur.</p>
<p>Medeniyetten bu kadar uzak ve bildiğimiz peygamberlerin tesir sahasının dışındaki bu ibtidaî kavimler, henüz hayatın en basit kanunlarını dahi bilmemelerine rağmen, bu en derin ve en duru Allah telâkkisini nereden bilecekler! Demek: &#8220;Her milletin bir resûlü vardır ve resûlleri geldiği vakit aralarında adâletle hüküm verilir ve hiçbirine zulmedilmez.&#8221; (Yûnus, 10/47) beyanı, ilâhî ve âlemşümûl bir hakikattir ve hiçbir kıta bu hakikatin şümûl sahası haricinde değildir.</p>
<p>Dr. Mustafa Mahmud&#8217;un naklettiği şeylere benzer aynı hususları 1968 yılında kendisiyle tanışma fırsatını bulduğum Kerküklü matematik profesörü Adil Bey de hikâye etmişlerdi. Doktorasını Amerika&#8217;da yaptığı yıllarda, sık sık yerli halkla da görüşen araştırmacı kendini hayrete sevk edecek durumları şöyle naklediyordu: Yerliler, kendi aralarında tevhid akidesine uygun âyinler yapıyor ve Allah&#8217;ın, yemez, içmez, üzerinden zaman geçmez olduğuna inandıklarını ilân ediyor; hatta kâinatta cereyan eden her şeyin O&#8217;nun iradesine râm olduğunu tekrarlayıp duruyorlardı.</p>
<p>Ve daha, bir sürü selbî ve vücûdî sıfatlardan bahsediyorlar ki; düşüncelerindeki bu yüceliği, yaşayışlarındaki vahşet ve bedevilikle telif etmek kat&#8217;iyen mümkün değildi&#8230;</p>
<p>Demek ki, doğu-batı, dünyanın en ücrâ yerlerinde, bu akîde ve telâkki birliği, ancak Kâinatın Sahibi tarafından oralara gönderilmiş elçilerle izâh edilebilir. Zira en büyük filozofların dahi kavrayamadığı bu türlü muvazeneli tevhid akîdesini, vahşet içinde yüzen Mavmavlara, Neyamneyamlara veya Mayalara vermek asla mümkün değildir. Demek, arı ve karıncayı anasız bırakmayan Rahmeti Sonsuz, beşer nev&#8217;ini de peygambersiz bırakmamış, zaman ve mekânlara, onlar vasıtasıyla nurlar serpmiş ve cihanları aydınlatmış&#8230;</p>
<p>Şimdi de, sorunun ikinci şıkkı olan, peygamberleri görmemiş kimselere, azap edilip edilmeyeceği hususunu inceleyelim.</p>
<p>Evvelâ, birinci bölümde gördük ki; zemin, hiçbir zaman nur-u nübüvvetten mahrum kalmamış, ara sıra muvakkat bir kuraklık hissedilmiş ise de, hemen arkadan sağanak sağanak rahmet boşalmış. Binâenaleyh, her fert az-çok, bu rahmeti görmüş, duymuş, tatmış ve doymuştur. Ne var ki, tahrifin süratli olduğu yerlerde fetret de o kadar çabuk bastırmış ve o mıntıkayı karanlığa boğmuştur. Her karanlığı bir aydınlık ve her aydınlığı bir karanlık takip edip dururken, kendi iradelerinin dışında karanlıkta kalanlara da Hak, rahmet müjdesini vermiştir: &#8220;Biz peygamber göndermedikten sonra azap edicilerden değiliz.&#8221; (İsrâ, 17/15)</p>
<p>Demek evvelâ uyarma, sonra mükellefiyet ve daha sonra da azap veya rahmet&#8230;</p>
<p>Vâkıa mezhep imamları, teferruatta biraz farklı düşünürler. Meselâ, İmam Maturidî ve taraftarı, kâinatta, her biri bir kitap binlerce delil varken Allah&#8217;ı bilmeyen mâzur olamaz derler. Eş&#8217;arîler ise: &#8220;Biz peygamber göndermeden azap edecek değiliz..&#8221; meâl-i âlîsiyle ifade edilen âyete dayanarak, azaba müstahak olmanın, tebliği müteakip olacağı hususunu esas alırlar.</p>
<p>İki imamın nokta-ı nazarlarını telif edenler de vardır: Bir kimse hiçbir peygamber görmemiş ve fakat inkâr mesleğine girerek puta da tapmamışsa, ehl-i necâttır. Zira, insanlar arasında öyleleri vardır ki, hiçbir terkip ve tahlil kabiliyetine sahip olmadığı gibi, eşya ve hâdiselerin seyrinden de bir mânâ çıkarması mümkün değildir. Binâenaleyh, böyle biri, evvelâ irşat edilir, ondan sonra davranışlarına göre ceza veya mükâfat verilir.</p>
<p>Ama bir insan, küfrü meslek ittihaz ederek, onun felsefesini yapıyor ve bilerek Allah&#8217;a karşı ilân-ı harp ediyorsa, o, dünyanın en ücra yerinde dahi olsa, inkâr ve ilhadının cezasını görecektir.</p>
<p>Netice olarak diyebiliriz ki: Allah&#8217;ın peygamber göndermediği boş bir kıt&#8217;a olmadığı gibi, içinde peygamber gelmeyen uzun bir fetret devri de mevcut değildir. Hemen her devrin insanı, az-çok bir nebînin estirdiği meltemden nasibini almış gibidir. Peygamberlerin adının tamamen unutulduğu ve eserlerini zamanın aşındırdığı yerlerde ise, ikinci bir peygamber gönderilinceye kadar, o devre &#8220;fetret devri&#8221; denmiş ve o devrin insanlarının azaptan bağışlanacağı ifade edilmiştir. Elverir ki, bilerek ve şuurlu olarak inkâr-ı ulûhiyete sapılmasın.</p>
<p>Her şeyin doğrusunu ilmiyle eşyayı muhît olan bilir.</p>
<hr />
<p>Antropoloji: İnsanın kökenini, biyolojik özelliklerini, toplumsal ve kültürel yönlerini inceleyen bilim, insan bilimi<br />
Eş&#8217;ârî: Ebü&#8217;l-Hasen el-Eş&#8217;ârî&#8217;nin öncülüğünü yaptığı kelâm metodunu benimseyen kimse<br />
Zülâl: Saf, berrak, tatlı soğuk su</p>
<hr />
<h3 class="uk-margin-top uk-margin-remove-bottom uk-article-title"><span style="font-size: 12pt;">[1] Bkz. Mâide sûresi, 5/72-73, 116-117; Nisa sûresi, 4/171</span><br />
<span style="font-size: 12pt;">[2] Bkz. Ahmed İbn Hanbel, Müsned, 5/265; İbn Hibban, es-Sahih, 2/77; el-Müstedrek, 2/652</span></h3>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Kaynak: M.Fethullah Gülen / Kitap ve Sünnet Perspektifinde Kader</strong></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/peygamber-gonderilmeyen-bolgelerdeki-yasayanlari-mesul-tutmak-nasil-hak-ve-adalet-olur/">Peygamber Gönderilmeyen Bölgelerdeki Yaşayanları Mes&#8217;ul Tutmak Nasıl Hak ve Adâlet Olur?</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
