<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kitap arşivleri - Hizmetten</title>
	<atom:link href="https://hizmetten.com/tag/kitap/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://hizmetten.com/tag/kitap/</link>
	<description>Hizmet&#039;e Dair Ne Varsa...</description>
	<lastBuildDate>Sun, 16 Jul 2023 21:19:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/01/hizmetten_loga_web-150x150.png</url>
	<title>kitap arşivleri - Hizmetten</title>
	<link>https://hizmetten.com/tag/kitap/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Tanınmış simalar yazdı, Yiten Can’ların hayatı kitaplaştı</title>
		<link>https://hizmetten.com/taninmis-simalar-yazdi-yiten-canlarin-hayati-kitaplasti/</link>
					<comments>https://hizmetten.com/taninmis-simalar-yazdi-yiten-canlarin-hayati-kitaplasti/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 Jul 2022 22:51:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[albüm]]></category>
		<category><![CDATA[almanak]]></category>
		<category><![CDATA[enes cansever]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[Melek Çetinkaya]]></category>
		<category><![CDATA[Natalie Avazyan]]></category>
		<category><![CDATA[Yiten Canlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=26562</guid>

					<description><![CDATA[<p>AKP’nin iktidar olduğu son 20 yılda yaşanan zulüm ve çeşitli baskılar sonucu hayatını kaybedenlerin acı hikayeleri kitaplaştı. Her sayfasında hayatını kaybeden bir kişinin yer aldığı ‘YitenCAN’lar almanak/albüm, 100 sayfadan oluşuyor.&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/taninmis-simalar-yazdi-yiten-canlarin-hayati-kitaplasti/">Tanınmış simalar yazdı, Yiten Can’ların hayatı kitaplaştı</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>AKP’nin iktidar olduğu son 20 yılda yaşanan zulüm ve çeşitli baskılar sonucu hayatını kaybedenlerin acı hikayeleri kitaplaştı. Her sayfasında hayatını kaybeden bir kişinin yer aldığı ‘YitenCAN’lar almanak/albüm, 100 sayfadan oluşuyor. Sözkonusu çalışma hem PDF hem de Word olarak www.yitencanlar.com sitesinde yer alan almanak/albüm, 13 Temmuz’da sosyal medyadan duyurulacak bir kampanyayla kamuoyuna sunulacak.</p>
<p>Editör Enes Cansever’in yaklaşık 3 ayda tamamladığı çalışmada, ağırlıklı olarak 15 Temmuz Planlı Darbe sürecinde işkence, hastalık ve çeşitli nedenlerle hayatını kaybedenler ile ülkeyi terk ederek sürgün hayatında vefat edenlerin hazin hikayeleri yer alıyor. KHK mağdurları, cezaevinde hayatını kaybeden suçsuz insanlar, babaları ve anneleri içeride olan çocukların yanı sıra KHK TV kurucusu Prof. Dr. Haluk Savaş gibi insanların kaleme alındığı almanağa önemli isimler de katkıda bulundu.</p>
<p><strong>ÇALIŞMADAKİ ASIL MAKSAT, OLUP BİTENLERE TANIKLIK VE TARİHE NOT DÜŞMEK</strong></p>
<p>Editör Enes Cansever, sevgi ve hoşgörü insanı Mevlana’ya ait olan ‘Susamak dili, susmak yüreği kurutur’ sözünü yazısına başlık kullanarak, sözkonusu çalışmayı, ‘bir insanlık projesi’ olarak yorumladı. Almanak çalışmasında, hayatını kaybeden farklı kesimlerden insanların yer aldığına işaret eden Cansever, “Böylesi bir çalışmayla temel gayemiz; her dönem farklı bir mahallenin kapısını çalan ve adeta baştan aşağı ne varsa alıp götüren zulmü gözler önüne sermek, bu süreçte olup bitenlere tanıklık etmektir. Ve elbette tarihe not düşmektir.” dedi.</p>
<p><strong>NATALİA AVAZYAN VE MELEK ÇETİNKAYA BİRER YAZIYLA YER ALIYOR</strong></p>
<p>Tanınmış yazar, gazeteci, siyasetçi, sanatçı, tiyatrocu ve sporcuların birer yazıyla yer aldığı Yiten CAN’lar sayfalarında, insanlara yapılan zulüm gözler önüne seriliyor. Sözkonusu süreçte yer alan ve hayatını kaybeden şahısların birinci dereceden yakını, eşi ve çocuğunun yazdığı yazılarla, yaşanan zulüm sürecinin tüm boyutları gözler önüne seriliyor.</p>
<p>Ayrıca, başta KHK’lar olmak üzere işinden, aşından ve canından olan mağdurların sesi olan Natalia Avazyan ve askeri öğrencilerin sesini tüm zorluklara rağmen duyuran Melik Çetinkaya da bu süreçte kanser olup hayatını kaybeden Fatih Terzioğlu ve Harbiyeli Yusuf Yurt’un çektiği sıkıntılara ışık tuttular.</p>
<p><strong>TAYBET İNAN, CEMİLE ÇAĞIRGA VE GÖKHAN AÇIKKOLLU’NUN DRAMLARI BU ÇALIŞMADA</strong></p>
<p>Hendek olaylarında Cizre’de, polis kurşunuyla hayatını kaybederek derin dondurucuda üç gün saklanan ve ilk olarak gündeme taşıyan 26. Dönem Milletvekili ve aktivist Mehmet Ali Aslan, Cemile Çağırga’nın dıramını yazarken, Gazeteci Bülent Keneş ise 8 gün cesedi sokakta kalan Taybet İnan’ı yazdı. 15 Temmuz Planlı Başarısız Darbe nedeniyle tutuklanan ve işkenceyle öldürüldükten sonra masum olduğu ortaya çıkan öğretmen Gökhan Açıkkollu’nun eşi Tülay Açıkkollu ise almanakta yaşadığı sürece dikkat çekiyor.</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/taninmis-simalar-yazdi-yiten-canlarin-hayati-kitaplasti/">Tanınmış simalar yazdı, Yiten Can’ların hayatı kitaplaştı</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://hizmetten.com/taninmis-simalar-yazdi-yiten-canlarin-hayati-kitaplasti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mülteci ve mazlum çocuklardan umut hikayeleri</title>
		<link>https://hizmetten.com/multeci-ve-mazlum-cocuklardan-umut-hikayeleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 09 Jul 2022 17:20:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[AST (Advocates of Silenced Turkey)]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[mazlum]]></category>
		<category><![CDATA[mülteci]]></category>
		<category><![CDATA[Umut Hikayeleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=26508</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’deki insan hakları ihlallerini uluslararası arenada duyurmayı kendine misyon edinmiş AST (Advocates of Silenced Turkey), zulüm çocuklarından gelen mektupları Doğan Yücel&#8217;in editörlüğü ile kitaplaştırdı. AST, geçtiğimiz yıl “Mülteci Çocuklardan Umut&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/multeci-ve-mazlum-cocuklardan-umut-hikayeleri/">Mülteci ve mazlum çocuklardan umut hikayeleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’deki insan hakları ihlallerini uluslararası arenada duyurmayı kendine misyon edinmiş AST (Advocates of Silenced Turkey), zulüm çocuklarından gelen mektupları Doğan Yücel&#8217;in editörlüğü ile kitaplaştırdı.</p>
<p>AST, geçtiğimiz yıl “Mülteci Çocuklardan Umut Hikayeleri” projesi kapsamında bir hikâye yarışması düzenlemişti. Türkiye’deki zulümlerden kaçarak zorlu şartlarda umuda yolculuk gerçekleştiren kendileri küçük ancak yürekleri dev mağdurlar, yarışmaya mektuplar göndererek seslerini duyurmuşlardı.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone wp-image-26510" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/07/2-700x466.jpg" alt="Umut Hikayeleri, kitap, AST" width="847" height="564" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/07/2-700x466.jpg 700w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/07/2-1200x800.jpg 1200w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/07/2-768x512.jpg 768w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/07/2-1536x1023.jpg 1536w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/07/2.jpg 1600w" sizes="(max-width: 847px) 100vw, 847px" /></p>
<p><strong>YÜZLERCE HİKAYENİN ARASINDAN SEÇİLDİ</strong></p>
<p>Yarışmaya gönderilen yüzlerce mektup ve hikaye arasından seçilen ilk 41 hikâye, aylarca süren titiz bir çalışmanın ardından, 189 sayfalık e-kitap ve baskılı olarak okuyucusuyla buluştu. Toplam iki kitaptan oluşacak serinin ilki olan ‘UMUT HİKAYELERİ’, hepsi de Türkiye’den diğer ülkelere iltica etmek zorunda bırakılmış, yaşları 10 ila 18 arasında değişen çocukların güçlüklerle mücadele etme ve hayata tutunma çabalarına ışık tutuyor.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone wp-image-26511" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/07/4-700x466.jpg" alt="Umut Hikayeleri, kitap, AST" width="859" height="572" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/07/4-700x466.jpg 700w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/07/4-1200x800.jpg 1200w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/07/4-768x512.jpg 768w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/07/4-1536x1023.jpg 1536w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/07/4.jpg 1600w" sizes="(max-width: 859px) 100vw, 859px" /></p>
<p><strong>ZAMANDA DONUP KALMADAN YAŞAMAYA DEVAM ETMEK…</strong></p>
<p>Son yıllarda Türkiye’de yaşanan hukuksuzluk ve adaletsizlik sürecine çocukların penceresinden bakma fırsatı bulacağınız ‘UMUT HİKAYELERİ’ kitabında, ailelerin dolayısıyla çocuklarının maruz kaldığı temel hak ve özgürlük ihlallerinin psikolojik, sosyal ve bireysel açıdan nasıl bir yıkıma neden olduğuna şahitlik edeceksiniz.</p>
<p>Kitabın duygu dolu sayfalarında, gönderdiği mektubunda “İyiler hep kaybeder çünkü iyiler hep adil dövüşür” diyen Şeyma’nın, “Uzak iş yerleri kapansın inşallah!” diye dua eden 8 yaşındaki Zümra’nın, “Zamanda donup kalmadan yaşamaya devam etmek, ne olursa olsun hayatı sevmek gerekiyor” diyerek umudunu her daim canlı tutan Beyza’nın ve “Bir günde değişen hayatlarımızın bir günde bir kez daha değişeceğine dair umutlarım hep yeşil&#8221; satırlarıyla ümit aşılayan Büşra’nın pırıl pırıl dünyalarına dair güzel enstantaneler bulacaksınız.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone wp-image-26512" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/07/3-700x466.jpg" alt="Umut Hikayeleri, kitap, AST" width="844" height="562" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/07/3-700x466.jpg 700w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/07/3-1200x800.jpg 1200w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/07/3-768x512.jpg 768w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/07/3-1536x1023.jpg 1536w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/07/3.jpg 1600w" sizes="(max-width: 844px) 100vw, 844px" /></p>
<p><strong>‘UMUT HİKAYELERİ’ AMAZON VE GOOGLE BOOKS’DA SATIŞTA</strong></p>
<p>Başta “Haklı olduğumuz halde haksızlığa uğrayıp bu kadar zulüm gördüğümüzü dünyaya duyurmalıyız!” diye haykıran Sena ve zulme karşı seslerini yükselten tüm çocukların seslerine ses olan ‘UMUT HİKAYELERİ’ kitabı, Türkçe ve İngilizce olarak iki dilde basıldı.</p>
<p>Hukuk ve adalet karnesi zayıf olan günümüz Yeni Türkiye’sinde yaşanan zulümleri dünyaya duyurma çabasında olan AST, Umut Hikayeleri kitabını Amazon, Google Play ve Google Books’ta satışa sundu. Kitap, aşağıdaki linklerden satın alınabilir.</p>
<p><strong>İngilizce Kitap:</strong></p>
<p><a href="https://paply.org/7zu"><strong>Amazon:</strong> https://paply.org/7zu</a></p>
<p><a href="https://paply.org/7zv"><strong>Google Play:</strong> https://paply.org/7zv</a></p>
<p><a href="https://paply.org/7zw"><strong>Google Books:</strong> https://paply.org/7zw</a></p>
<p><strong>Türkçe Kitap:</strong></p>
<p><a href="https://paply.org/7zx"><strong>Google Books:</strong> https://paply.org/7zx</a></p>
<blockquote class="twitter-tweet" data-width="550" data-dnt="true">
<p lang="tr" dir="ltr">&quot;Umut Hikayeleri&quot; kitabı yayınlandı: Mülteci ve Öteki Çocukların kalemiyle, Advocates of Silenced Turkey (AST) tarafından 2022 yılında düzenlenen “Mülteci Çocuklardan Umut Hikayeleri” yarışması için gönderilen hikayelerden derlendi. </p>
<p>GOOGLE BOOKS LINK: <a href="https://t.co/wlOwxGC2En">https://t.co/wlOwxGC2En</a> <a href="https://t.co/BGMyPcAnMQ">pic.twitter.com/BGMyPcAnMQ</a></p>
<p>&mdash; Advocates of Silenced Turkey (@silencedturkey) <a href="https://twitter.com/silencedturkey/status/1545091308078989313?ref_src=twsrc%5Etfw">July 7, 2022</a></p></blockquote>
<p><script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p>
<blockquote class="twitter-tweet" data-width="550" data-dnt="true">
<p lang="tr" dir="ltr">&quot;Umut Hikayeleri&quot; kitabı yayınlandı: Mülteci ve Öteki Çocukların kalemiyle, Advocates of Silenced Turkey (AST) tarafından 2022 yılında düzenlenen “Mülteci Çocuklardan Umut Hikayeleri” yarışması için gönderilen hikayelerden derlendi. </p>
<p>GOOGLE BOOKS LINK: <a href="https://t.co/wlOwxGC2En">https://t.co/wlOwxGC2En</a> <a href="https://t.co/BGMyPcAnMQ">pic.twitter.com/BGMyPcAnMQ</a></p>
<p>&mdash; Advocates of Silenced Turkey (@silencedturkey) <a href="https://twitter.com/silencedturkey/status/1545091308078989313?ref_src=twsrc%5Etfw">July 7, 2022</a></p></blockquote>
<p><script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/multeci-ve-mazlum-cocuklardan-umut-hikayeleri/">Mülteci ve mazlum çocuklardan umut hikayeleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kitaplar silahlı terör örgütü üyesi olmanın delili sayıldı</title>
		<link>https://hizmetten.com/kitaplar-silahli-teror-orgutu-uyesi-olmanin-delili-sayildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 16 May 2021 14:12:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[#hocaefendi​​ #fethullahgulen​​]]></category>
		<category><![CDATA[dershane]]></category>
		<category><![CDATA[Hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[Hizmet insanı]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[sefa gökalp]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=19578</guid>

					<description><![CDATA[<p>17 -25 Aralık yolsuzluk operasyonları sonrası masum insanlara yönelik cadı avı başlatıldı.. Gökalp ailesi ise ilk kurbanlardan. Dershanede öğretmen olarak görev yapan Sefa Gökalp devlet memuru olmamasına rağmen haksız bir&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/kitaplar-silahli-teror-orgutu-uyesi-olmanin-delili-sayildi/">Kitaplar silahlı terör örgütü üyesi olmanın delili sayıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>17 -25 Aralık yolsuzluk operasyonları sonrası masum insanlara yönelik cadı avı başlatıldı.. Gökalp ailesi ise ilk kurbanlardan.<br />
Dershanede öğretmen olarak görev yapan Sefa Gökalp devlet memuru olmamasına rağmen haksız bir şekilde zimmetine para geçirmekle suçlandı.</p>
<p>Evinde arama yapıldı. Polisler evinde buldukları Fethullah Gülen’in kitaplarını terör örgütü üyesi olma delili saydı. Tutuklandı, ancak delil yetersizliği sebebiyle 27 gün sonra tahliye edildi. Eşi o tutuklandığı dönemde hamileydi ikiz çocuklarından birini düşürdü. İkinci çocuğu da erken doğumla hayata tutunabildi.</p>
<p>Sefa Gökalp ile başlayan cadı avı tüm aileye sıçradı. Babası işten çıkarıldı. Eşinin ailesinden 2 kişi daha tutuklandı. Eşinin kız kardeşiyle evlenen erkek kardeşi düğün sırasında tutuklanarak hapse götürüldü.</p>
<p>Eşi hakkında da yakalama kararı çıkarıldıktan sonra Gökalp ailesi vatanlarını terk etme kararı aldı.<br />
2 çocuğuyla birlikte İsviçre’ye gelen Gökalp ailesi yeniden düzenlerini kurmaya çalışıyor.</p>
<div class="epyt-video-wrapper"><iframe  id="_ytid_77303"  width="1170" height="658"  data-origwidth="1170" data-origheight="658" src="https://www.youtube.com/embed/R6i_rXtEx_w?enablejsapi=1&#038;autoplay=0&#038;cc_load_policy=0&#038;cc_lang_pref=&#038;iv_load_policy=1&#038;loop=0&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;playsinline=1&#038;autohide=2&#038;theme=dark&#038;color=red&#038;controls=1&#038;disablekb=0&#038;" class="__youtube_prefs__  epyt-is-override  no-lazyload" title="YouTube player"  allow="fullscreen; accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen data-no-lazy="1" data-skipgform_ajax_framebjll=""></iframe></div>
<p><a href="https://hizmetten.com/kitaplar-silahli-teror-orgutu-uyesi-olmanin-delili-sayildi/">Kitaplar silahlı terör örgütü üyesi olmanın delili sayıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fethullah Gülen Hocaefendi’nin biyografisi sesli kitap oldu</title>
		<link>https://hizmetten.com/fethullah-gulen-hocaefendinin-biyografisi-sesli-kitap-oldu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 30 Dec 2020 09:00:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[M.Fethulllah Gülen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=15881</guid>

					<description><![CDATA[<p>2019 yılında gazeteci-yazar Faruk Mercan tarafından yayınlanan Allah Yolunda Bir Ömür isimli kitabın sesli versiyonu Apple ve Google mağazalarında yayınlandı. Fethullah Gülen Hocaefendi’nin günümüze kadar hazırlanmış en kapsamlı biyografisi olarak&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/fethullah-gulen-hocaefendinin-biyografisi-sesli-kitap-oldu/">Fethullah Gülen Hocaefendi’nin biyografisi sesli kitap oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>2019 yılında gazeteci-yazar Faruk Mercan tarafından yayınlanan Allah Yolunda Bir Ömür isimli kitabın sesli versiyonu Apple ve Google mağazalarında yayınlandı. Fethullah Gülen Hocaefendi’nin günümüze kadar hazırlanmış en kapsamlı biyografisi olarak bilinen bu önemli eseri bizzat Faruk Mercan okudu.</p>
<div>Allah Yolunda Bir Ömür aslında Hizmet Hareketi&#8217;nin ve aynı zamanda modern Türkiye’nin de bir hikayesi. Yazar, Gülen’in sıkıntı ve zorluklarla geçmiş hayatını, onun ilim ve ibadet aşkı, eğitime verdiği önem ve bütün insanlığın barış içinde birbirini kucakladığı bir dünya için gösterdiği gayreti üzerinden anlatıyor.</div>
<div></div>
<div>Hizmet gönüllülerinin eğitime ve barışa katkılarını bir çok ülkede gözlemleme imkanı bulan yazarın ifadesiyle Fethullah Gülen Hocaefendi, “bir asra yaklaşan ömründe sadece dindar insanların demokratik taleplerini dile getirmekle yetinmedi, renk, dil ve ırkına bakılmaksızın herkesin temel hak ve özgürlüklerden eşit şekilde yararlanmaları için mücadele verdi, ağır bedeller ödedi.”</div>
<div></div>
<div>Kitabın sesli versiyonuna Apple Podcasts, Google Podcasts, Spotify gibi sesli kitap uygulamalarından ulaşılabilir.</div>
<div></div>
<div><a title="" href="https://open.spotify.com/show/1Hcx1pOSHIdmys3Cxr9RKX?si=6ihITfNRROGpcBklP1Wq6Q" target="_blank" rel="noopener noreferrer">ŞU LİNKTEN SESLİ KİTAPA ULAŞILABİLİR</a></div>
<div></div>
<div><strong>Kaynak: Samanyoluhaber</strong></div>
<p><a href="https://hizmetten.com/fethullah-gulen-hocaefendinin-biyografisi-sesli-kitap-oldu/">Fethullah Gülen Hocaefendi’nin biyografisi sesli kitap oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bahar Neşidesi</title>
		<link>https://hizmetten.com/bahar-nesidesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mizan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 27 Dec 2020 11:24:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kürsü]]></category>
		<category><![CDATA[Bahar]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[M.Fethullah Gülen]]></category>
		<category><![CDATA[neside]]></category>
		<category><![CDATA[takdim yerine]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=15807</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hazan kış güftesiyle gelir, bestesi bahar, Karın-buzun bağrında mayalanır çemenzar! Mevsim gelince bir bakarsın nevbahâr olur; “Gül açar, bülbül öter” her yer lâlezâr olur. (Kırık Mızrap) Gökte ve yerde ne&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/bahar-nesidesi/">Bahar Neşidesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>Hazan kış güftesiyle gelir, bestesi bahar,<br />
Karın-buzun bağrında mayalanır çemenzar!</p>
<p>Mevsim gelince bir bakarsın nevbahâr olur;<br />
“Gül açar, bülbül öter” her yer lâlezâr olur.<br />
(Kırık Mızrap)</p></blockquote>
<p>Gökte ve yerde ne varsa hepsinin, ilmî bir programa göre Yaratan’ın irade ve dilemesine bağlı cereyan ettiğine inanan ve bu inanç perspektifinde hayatını yaşayanlar, eşya ve hâdiseleri, düz nazarlardan daha bir farklı okur, daha bir farklı değerlendirirler. Onların ufkunda gecelerin karanlığı gündüzlerin aydınlığına gebedir; yüreklere ürperti ve korku salarak esen rüzgâr rahmet bulutlarının aşılayıcısı ve ilk müjdecisidir; kış ortasında yağan kar, baharda fışkıracak pınarın menbaıdır; elde olmayan mazlumiyet ve mağduriyetler de müstakbel mutlulukların vesilesidir. Dolayısıyla, onların o aydınlık dimağlarında, yerinde en sert esen tipi-boran bile rahmet rengine bürünür; elemler emellerin koridorları hâline gelir ve ızdıraplar da birer doğum sancısına dönüşür. Hatta umumî ölümler ve geniş alanlı musibetler onların nazarında birer yenibahar mesajı gibidirler. Onlar, ağaçlar üzerindeki kurumuş dalların budanmasına, taze filizlere yol açma nazarıyla bakarlar.. ve saygıyla karşılarlar kaderden gelen kesip biçmeleri. Şerler, böylelerinin atmosferinde hayır rengini alır; ızdırap ve acılar da onların saflaşıp özlerine ermelerini netice verir.</p>
<p>Başa gelenlerin gerçek sebeplerini keşfedemeyenlere gelince; onlar, yer yer çevrelerinde suçlu arar, zaman zaman kadere taşlar atar; varsa Hak’la bir parçacık münasebetleri onu da zedeler ve yanlışla oturur, yanlışla kalkarlar.. derken yeni yeni hatalarla daha değişik zulümlere de davetiyeler çıkarırlar.</p>
<p>O halde, inanç temelli basiret ve firasetiyle eşya ve hâdiseleri değerlendirmeye tâbi tutan bir hakikat yolcusu, daha bahar gelmeden -Allah’ın izniyle- “karın-kışın bağrında mayalanan bahar”ı görür ve gördüğü bu baharı en yüksek ve gür seda ile seslendirmeye çalışır. Zira taş kesilmiş toprağa, iskelet gibi kupkuru hâle gelmiş ağaçlara, soğuk soğuk esip duran poyraza ve hiçbir hayat emaresi görünmeyen zemine bakıp “ölümünden sonra bu arz (yeryüzü) bir daha nasıl dirilir ki..” diyerek sarsıntı yaşayanlar olabilir. Onlara az ilerde kendilerini bekleyen cıvıl cıvıl, rengârenk bahardan bahisler açmak, onun o bayıltan güzel kokularını ruhlara duyurmak, ötüşen kuşları-kuşçukları, şakıyan bülbülleri, uçuşan kelebekleriyle binbir hayat cilvesini canlı resimler hâlinde nazarlara sunmak ve böylece felç olmuş iradelere fer, ümitsizlikle sararıp solmuş gönüllere aşk u şevk kaynağı olmak, İsrafil’in sûru gibi diriltici bir nefes gibidir.</p>
<p>Evet, bahar neşîdesi, “İçinde bulunulan zaman, zamanın en kıymetli parçasıdır, zamanın altın dilimidir” anlayışıyla, zâhiren mevsim, mevsim-i hazan olsa da, sonbahar ve kışı bahar adına değerlendirme, onları yepyeni diriliş ve oluşumlar için diriltici bir tazyik mevsimi olarak görme ve böylece aktif sabır içinde bahar intizarı içinde olma, bahar rüyalarıyla oturup kalkma, bahar şiirleriyle soluklanma, bahar türküleriyle çevresindekilere ümit, enerji ve neş’e kaynağı olma demektir. Bu sebepledir ki, hakikat yolcularının bahar neşîdesine kulak verenler ondan hep şu mana ve mesajların süzülüp geldiğini duyarlar:</p>
<blockquote><p>“Gamlanma, zira mevsim mevsim-i hazan değil;<br />
“Kader” de ve eğilebildiğin kadar eğil!</p>
<p>Gidecektir bu son gaileler de ardarda,<br />
Kim bilir, nasıl bir lütuf var şimdi sırada.!</p>
<p>Bunlar birer bahar çağrısı hazan içinde,<br />
Yankılanıyor o ulu ses Çin’de-Maçin’de&#8230;”</p></blockquote>
<p>Onlar bu konuda kendi güç ve kuvvetlerine değil, Kudreti Sonsuz’un havl ve kuvvetine itimat ettiklerinden kış ne kadar sert, dış yüzü itibarıyla ne kadar acımasız ve bitme bilmeyecek gibi görünse de onlar hep ümitli, hep azimli ve hep kararlıdırlar. Nebilerin vaadinde, velilerin yâdında, güvercininin kanadında bir ulu divandan gelen bahar muştusuyla sermest bu kahramanlar, hasımlarının “bitirdik, yok ettik” dedikleri aynı anda ayrı bir hayat cilvesi gösterir, güftesi kadim ama bestesi yeni apayrı diriliş şarkıları mırıldanırlar.</p>
<p>Baharda, bahar sevdalıları olduğu gibi bahar düşmanları da vardır. Onlar ekinlerin, filizlerin, çimenlerin, çiçeklerin, fidanların düşmanıdır. Acımasız ve gaddardırlar. Tohum atmanın zahmetini bilmediklerinden, ortaya çıkan tomurcukların kıymetini de idrak edemezler. Bu sebeple menfaatlerine engel teşkil ettiğini düşündükleri anda birden bire acımasız bir canavara dönüşür ve baharla gelen her şeyi tahrip adına kendini kaybetmiş halde sağa sola saldırırlar. Tam da şu dörtlükte resmedildiği gibi;</p>
<blockquote><p>“Anlamadı, baharın bağrına kurşun sıktı,<br />
Her yerde çığlık çığlık tomurcukların âhı;<br />
Ve allak-bullak renklerin beyazı-siyahı;<br />
Şeytan bir kez daha fitne ateşini yaktı,<br />
Yürüdü ve baharın bağrına kurşun sıktı.”</p></blockquote>
<p>Ancak bahar yolcuları, bu realiteyi zaten baştan göze alıp öyle yola koyulmuşladır ve bilirler ki, ilahî takvime göre işleyen zaman çarkında mevsim, mevsim-i bahar olduğunda bunun önüne hiç kimse geçemez/geçemeyecektir. Bu sebeple onlar cüz’i iradelerine, Hak inayetinin davetçisi olarak bakar ve kendilerine şöyle telkinde bulunurlar:</p>
<blockquote><p>“Kanatlan geç uçarak bütün uçurumları.!<br />
Hiç durma yürü ardından kutlu rehberlerin.!</p>
<p>Boşalsın ötelerde boşalacak terlerin,<br />
Ateşinle kışı erit, tutuştur baharı.!<br />
Kanatlan geç uçarak bütün uçurumları.!</p>
<p>…</p>
<p>Haykır her yerde kendini çelikten sesinle.!<br />
Hızır gibi seccâdeni ser, her yan yeşersin;<br />
Hayat solukla, ölülere diriliş insin.!<br />
İkbâlimizi söyle o altın nefesinle.!<br />
Haykır her yerde kendini çelikten sesinle.!”</p></blockquote>
<p>Beklediğimiz bahar, hiçbir renk, hiçbir ırk, hiçbir toplum, hiçbir coğrafya ayrımı yapmaksızın bütün bir yeryüzünün baharı, bütün bir insanlığın bayramıdır. Ama beklenen baharın büyüklüğü ve genişliği ölçüsünde elbette ki çekilen çile ve meşakkat de o ölçüde büyük olacaktır. Bu sebeple “ateşiyle kışı eritip, baharı tutuşturacak yiğitler” öyle çelikten ve yüksek iradelere sahip olmalıdırlar ki, sımsıcak nefesleri yedi iklim dört bucağa ulaşsın, en ücra beldelere-köylere dahi varsın ve eritsin her yerdeki karı-buzu; gözyaşları bir ırmağa, bir çağlayana dönüşsün; dönüşsün ve hangi coğrafyada olursa olsun, âb-ı hayat hâlinde aksın susuzluktan çatlamış, kurumuş dudaklara.</p>
<p>İşte elinizde tuttuğumuz “Bahar Neşîdesi” adlı eser, bu istikamette bir çağrıdır, bir ümit meşalesidir bahar bekleyen bütün gözlere-gönüllere. Bir duadır, bir yakarıştır ölmüş arzı birkaç hafta içinde baştan sona dirilten, yemyeşil hâle getiren Kudret-i Sonsuz Yüce Yaradan’a! Bu çağrıya icabet etmeniz, bu yakarışa ortak olmanız ümidi ve duasıyla hayırlı okumalar!</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Bahar Neşidesi | M.Fethullah Gülen</strong></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/bahar-nesidesi/">Bahar Neşidesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mehmet Ali Şengül Ağabey&#8217;in son kitabı &#124; Hilkat-i evvelin çekirdeği</title>
		<link>https://hizmetten.com/mehmet-ali-sengul-agabeyin-son-kitabi-hilkat-i-evvelin-cekirdegi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Jul 2020 14:00:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Hilkat-i evvelin çekirdeği]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Ali Şengül]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=12467</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hilkat-i evvelin çekirdeği &#8211; Efendiler efendisi Hz. Muhammed Mehmet Ali Şengül hocamız ve ağabeyimiz, âlemlere rahmet Mi’râc Şehsüvarımız Hz. Muhammed (aleyhisselam) hakkında “Hilkat-i Evvelin Çekirdeği ve Kâinât Ağacının En Kâmil&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/mehmet-ali-sengul-agabeyin-son-kitabi-hilkat-i-evvelin-cekirdegi/">Mehmet Ali Şengül Ağabey&#8217;in son kitabı | Hilkat-i evvelin çekirdeği</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 class="oaimY _1ntuX">Hilkat-i evvelin çekirdeği &#8211; Efendiler efendisi Hz. Muhammed</h1>
<p>Mehmet Ali Şengül hocamız ve ağabeyimiz, âlemlere rahmet Mi’râc Şehsüvarımız Hz. Muhammed (aleyhisselam) hakkında “Hilkat-i Evvelin Çekirdeği ve Kâinât Ağacının En Kâmil Meyvesi Efendiler Efendisi Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem)” isimli bir çalışma yaptı.</p>
<div class="epyt-video-wrapper"><iframe  id="_ytid_92341"  width="1170" height="658"  data-origwidth="1170" data-origheight="658" src="https://www.youtube.com/embed/Trv_xVIh67Q?enablejsapi=1&#038;autoplay=0&#038;cc_load_policy=0&#038;cc_lang_pref=&#038;iv_load_policy=1&#038;loop=0&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;playsinline=1&#038;autohide=2&#038;theme=dark&#038;color=red&#038;controls=1&#038;disablekb=0&#038;" class="__youtube_prefs__  epyt-is-override  no-lazyload" title="YouTube player"  allow="fullscreen; accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen data-no-lazy="1" data-skipgform_ajax_framebjll=""></iframe></div>
<p>Herkesin ve bilhassa gençlerin rahatça okuyup anlayacağı ve istifade edeceği bu eser, bir taraftan Efendimiz’i (sallallahu aleyhi ve sellem) anlatırken; diğer taraftan siyerden nasıl ibret almamız gerekiyor, onu nasıl değerlendirmemiz icap ediyor buna dair işaretler veriyor. Bilhassa “Acı Çeken Hayatı Daha İyi Öğrenir” başlığı okunurken bu husus daha net fark ediliyor.</p>
<p>Peygamber Efendimiz’in (sallallahu aleyhi ve sellem) savaşlardaki tutumundan, esir ve çocuklara muamelelerine kadar pek çok güzel ahlâk örneğini bu eserde açık şekilde görüyoruz.</p>
<p>Bu arada Müslümanlara tuzak kurup gadreden zalim ve hainlere karşı tutumlarını da öğrenmiş oluyoruz. Ayrıca bu eser bize olaylara bir açıdan bakmayı değil de baştan sona değerlendirip neticelerdeki hikmetleri görmeyi öğütlüyor. Hudeybiye Anlaşması’nda olduğu gibi, zahiren Müslümanların aleyhlerine görünen olayların zamanla Cenab-ı Hakk’ın inayetiyle lehlerine çevrildiğine şahit oluyor ve Allah’ın hikmetine hayran oluyoruz. Bu yüzden olaylar her zaman için öncesi ve sonrasıyla ele alınarak değerlendirilmelidir. Bu ve benzeri pek çok mesele bu kitapta geçmektedir. Onun için eserden dikkatlice istifade etmeye çalışalım…</p>
<p><strong>İnternetten kitap sipariş etmek için:</strong></p>
<p><a href="https://www.antstores.com/collections/new-arrivals/products/hilkat-i-evvelin-cekirdegi-efendiler-efendisi-hz-muhammed-sallallahu-aleyhi-ve-sellem" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Amerika&#8217;dan sipariş vermek için tıklayınız.</a></p>
<p><a href="https://kitapdunyasi.eu/collections/yeni-cikanlar/products/hilkat-i-evvelin-cekirdegi-efendiler-efendisi-hz-muhammed" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Avrupa&#8217;dan sipariş vermek için tıklayınız.</a></p>
<p><strong>E-Kitap siparişi vermek için:</strong></p>
<p><a href="https://books.apple.com/de/book/efendi-ler-efendi-si-hz-muhammed/id1517248360?l=en" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Apple Books&#8217;tan satın almak için tıklayınız.</a><br />
<a href="https://play.google.com/store/books/details/Mehmet_Ali_Şengül_EFENDİLER_EFENDİSİ_HZ_MUHAMMED?id=95zpDwAAQBAJ" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Google Books&#8217;tan satın almak için tıklayınız.</a></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/mehmet-ali-sengul-agabeyin-son-kitabi-hilkat-i-evvelin-cekirdegi/">Mehmet Ali Şengül Ağabey&#8217;in son kitabı | Hilkat-i evvelin çekirdeği</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fethullah Gülen Hocaefendi&#8217;nin Yeni kitabı çıktı</title>
		<link>https://hizmetten.com/fethullah-gulen-hocaefendinin-yeni-kitabi-cikti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mizan]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Jun 2020 12:00:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[M.Fethullah Gülen]]></category>
		<category><![CDATA[zekat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=11490</guid>

					<description><![CDATA[<p>Süreyya Yayınlarından çıkan kitap, “Sosyal Adaletin Temel Unsuru: Zekât” ismini taşıyor. İbadet Hayatımız serisinin üçüncüsü olarak yayınlanan eser, Hocaefendi’nin 24 Kasım 1978-16 Şubat 1979 tarihleri arasında yapmış olduğu zekât vaazlarını&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/fethullah-gulen-hocaefendinin-yeni-kitabi-cikti/">Fethullah Gülen Hocaefendi&#8217;nin Yeni kitabı çıktı</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div id="mainContainer">
<div id="adContainer">
<div>Süreyya Yayınlarından çıkan kitap, “Sosyal Adaletin Temel Unsuru: Zekât” ismini taşıyor. İbadet Hayatımız serisinin üçüncüsü olarak yayınlanan eser, Hocaefendi’nin 24 Kasım 1978-16 Şubat 1979 tarihleri arasında yapmış olduğu zekât vaazlarını (8 adet) esas almakla birlikte yine değişik tarihlerde zekatla ilgili dile getirdiği görüş ve açıklamalarına da yer veriyor.</div>
</div>
</div>
<div>
<div></div>
<div><b>Asli bir ibadet olarak Zekat</b></div>
<div></div>
<div>Bilindiği üzere zekât, İslam dininin en önemli ibadetlerinden birisidir. Kur’an-ı Kerim’de mü’minlere farz kılınan namaz anlatılırken hemen peşi sıra da zekât yükümlülüğünden bahsedilir. Pek çok ayette zekât verme, takva ve ihsan sahibi mü’minlerin en önemli özellikleri arasında zikredilir.</div>
<div>
<div><img decoding="async" title="" src="http://image.writeclouds.com/Images/Resim/Images/News/20200608/51902949.jpg" alt="" /></div>
</div>
<div>Peygamber Efendimiz de zekat vermeyi İslam’ın beş şartından birisi olarak saymıştır. İbn Ömer’den rivayet edilen bir hadiste “İslâm dini beş esas üzerine kurulmuştur: Allah&#8217;tan başka ilâh olmadığına ve Hz. Muhammed&#8217;in Allah&#8217;ın elçisi olduğuna şehadet etmek, namaz kılmak, zekât vermek, hacca gitmek ve ramazan orucunu tutmak.” buyrulurken başka bir hadislerinde zekat, Cennet’e götürecek ameller arasında sayılmıştır.</div>
<div></div>
<div>Hocaefendi, hadislerde İslam’ın köprüsü olarak ifade edilen zekatın hem veren hem de alan açısından pek çok faydasının olduğuna işaret eder. Ona göre zekat, insanın fıtratında olan pek çok hastalığın tedavisinde çok önemli görevler üstlenmektedir. Zekat sayesinde insan verici olmaya alışırken nefsini de cimrilik hastalığından, tul-i emel arzusundan ve maddenin esiri olmaktan kurtarır.</div>
<div></div>
<div>Bu açıdan Hocaefendi&#8217;nin, İslam’ın beş esasından birisi olan zekâta iktisadi manasının çok ötesinde anlamlar yüklediği söylenebilir. Zekatı sağlıklı bir toplum inşasının en önemli unsurlarından biri olarak değerlendiren Hocaefendi, onun, toplumda dayanışma, birlik ve adalet duygusunun kök salmasına vesile olacağını ifade etmektedir.</div>
<div><b> </b></div>
<div><b>Birlik ve dayanışma ruhu kazanmış bir toplum inşasında Zekat</b></div>
<div><b> </b></div>
<div>Kitap boyunca göze çarpan diğer bir şey de, iktisadi açıdan refaha ermiş bir toplumdan ziyade, zekât sayesinde birlik ve dayanışma ruhu kazanmış bir toplum inşasının öncelenmesi gerektiğidir. Günümüzdeki yardım müesseseleri insanları daha müreffeh kılmayı hedeflerken İslam’ın zekat ve çeşitli yardım sistemleri daha faziletli bir insan ve toplum modeli inşa etmeyi hedefler. İnsanların birbirlerinin mutluluk ve acısını hissettikleri, birbirlerine karşı mürüvvet ve saygı duyguları besledikleri, kin ve nefretin önünün alındığı bir insan ve toplum modeli. Bu açıdan zekat müessesi, insanın tükettiği nispette mutlu olacağı anlayışı üzerine kurulan günümüz toplum yapısına bir alternatif olarak öne çıkmaktadır.</div>
<div></div>
<div>Hocaefendi’nin zekâtla ilgili görüşlerinde dikkati çeken bir diğer nokta da; insanın dünya ve ahiret mutluluğunun temininde oynadığı roldür. İnsan namazla kalb ve ruhun derece-i hayatına yükselerek bir nevi miraç yaşarken zekatla da maneviyata açılmakta, fani alemde maddi bir varlık olan malına ebediyet kazandırmakta, bir nevi maneviyatın ve ebediyetin hazzına ermektedir.</div>
<div>Zekat ibadetinin fert ve toplum hayatında oynadığı rolleri başlıklar halinde zikreden Hocaefendi son olarak da zekatla ilgili fıkhi konularak değinir. Kısaca ifade etmek gerekirse, Muhterem Müellif’in Sosyal Adaletin Temel Unsuru: Zekat ismini taşıyan eseri bir giriş ve beş bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde müminin dünyaya bakışı, emek-sermaye dengesi gibi konulara yer verirken birinci bölümde verme ahlakı, ikinci bölümde sosyal bir müessese olarak zekat, üçüncü bölümde zekatla gelen maslahatlar, dördüncü bölümde zekatın farz olmasının şartları ve zekat miktarları, beşinci bölümde ise zekat organizasyonundan bahsedilmektedir.</div>
<div></div>
<div>Avrupa ve Amerika&#8217;da aynı anda satışa sunulan kitap aynı zamanda digital mağazalardan e-kitap olarak satın alınabilir.</div>
<div></div>
<div>Avrupa’dan satın almak için: <a title="" href="https://kitapdunyasi.eu/products/zekat-sosyal-adaletin-temel-unsuru" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">www.kitapdunyasi.eu</a></div>
<div>Amerika’dan satın almak için: <a title="" href="https://www.antstores.com/products/zekat-sosyal-adaletin-temel-unsuru" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">www.antstores.com</a></div>
<div>E-kitap için:</div>
<div><a href="https://play.google.com/store/books/details/M_Fethullah_G%C3%BClen_ZEK%C3%82T?id=xyrlDwAAQBAJ" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">Play Books</a></div>
<div><a title="" href="https://books.apple.com/de/book/zek%C3%A2t/id1513865766?l=en" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">Apple Books</a></div>
</div>
<p><a href="https://hizmetten.com/fethullah-gulen-hocaefendinin-yeni-kitabi-cikti/">Fethullah Gülen Hocaefendi&#8217;nin Yeni kitabı çıktı</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kitap yakanlar kim bilir nice canlar yakarlar &#124; Safvet Senih</title>
		<link>https://hizmetten.com/kitap-yakanlar-kim-bilir-nice-canlar-yakarlar-safvet-senih/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mizan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Apr 2020 18:00:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[can]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[safvet Senih]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=9171</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bağdat’ı işgal edip binlerce kitabı Dicle nehrine atan, kütüphaneleri yakan, binlerce masumun da kanını akıtan Hülâgü helâket ve felâketine dikkat edilirse; Endülüs mağlubiyetinden sonra da yakılan ve nehre atılan kitaplara&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/kitap-yakanlar-kim-bilir-nice-canlar-yakarlar-safvet-senih/">Kitap yakanlar kim bilir nice canlar yakarlar | Safvet Senih</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>Bağdat’ı işgal edip binlerce kitabı Dicle nehrine atan, kütüphaneleri yakan, binlerce masumun da kanını akıtan Hülâgü helâket ve felâketine dikkat edilirse; Endülüs mağlubiyetinden sonra da yakılan ve nehre atılan kitaplara canı yakılan mazlum ve mağdurlara bakılacak olursa kitap yakanlar, canlar da yakarlar…</div>
<div>Bir yazısında Ahmet Arpad, “Adolf Hitlerin Viyanası” başlıklı yazısında bu meseleyi çok güzel anlatıyor:</div>
<div>Berlin Opera  alanında alevler havaya yükseliyor. Büyük ateşin çevresine toplanmış insanlar keyifli. Aralarında öğrencileri ile gelmiş sayısız üniversite profesörü de var. Kucaklar dolusu, çantalar içinde, sırt torbalarında, bisiklet sepetlerinde, hatta el arabalarına doldurulmuş yığınla kitap taşıyorlar ateşin yakıldığı alana. Az öteye tezgah kurmuş seyyar satıcılar kızartılmış sosisler , bira, şekerleme, çikolata satıyor. Ellerinde büyük meşaleler üniformalı kızlar insanların arasında dolaşıp duruyor. Az sonra kamyonlar ateşin yanına yaklaşıyor. Kapaklar açılıyor. Kahverengi gömlekli üniversite gençleri kamyonlardan aldıkları binlerce kitabı ateşe fırlatıyor. Kara suratlı üniformalılar, tasmalarından zor tuttukları kurt köpekleri, olup biteni dikkatle izliyor.</div>
<div>10 Mayıs 1933 Alman tarihine geçen karanlık, utandırıcı günlerden biridir. Hitler seçimlerde salt çoğunluğu elde edememişti. Ancak sol partiler arasında işbirliği sağlanamaması, bu arada Hindenburg ve tilki politikacı von Papen’in ağır endüstri kralları ile gizli anlaşması, uydurma Reichstag yangını Hitler’i yine de başbakanlık koltuğuna oturtmuştu. Hırsı sınır tanımayan Führer’in ilk işlerinden biri özgürlükçü sola ve düşünürlere karşı saldırıya girişmek olmuştu. Yüz binlerce emekçinin yanı sıra düşünürler, sanatçılar, bilim adamları tutuklandı. Kimileri sınır ötesine kapağı attı, savaş bitene dek yaşamını zorunlu sürgünde geçirdi.</div>
<div>“Bugün kitap yakanlar, yarın insan yakar”  10 Mayıs akşamı başlayan “Kitap Yakma” girişimi hemen tüm ülkeye sıçradı. Üç hafta içinde Almanya’da yüz binlerce kitap yok edildi. Berlin Opera Alanı’ndan Münih Kral Alanı’da dek. Kitapların yakıldığı kentlerin tümünde üniversite vardı. Kitaplar yanarken sadece Nazi subayları nutuklar atmıyordu. Profesörler de heyecanla “Giderek artan Masksist girişimler, yıkım getiren Yahudi ruhu Almanya’yı tehdit etmekte” diye binlerce insana sesleniyordu.</div>
<div>Heine, Marx, Freud, Seghers, Brecht, Zuckmayer, Zweig, Mann ve Remargue’ın havaya uçuşan eserleri alevlerde yok olurken askeri oskestralar marşlar çalıyor, insanlar hayvanlar gibi uluyordu. Naziler, “Alman düşün dünyasının çöpü” dedikleri bu yazarların sadece Berlin’de 20 bin kitabını ateşe attı. Hitler’in düşünceye baskısı kitapların yakılması ile doruk noktasına ulaşmıştı. Nazi gençlik örgütlerinin ‘Kitap Yakma’ uygulamasının halka anlatılan gerekçesi, Alman kültürünü yabancı kirlenmelerden arındırmaktı. Kahverengi gömlekler tüm ülkede kütüphaneleri, yayınevlerini bastılar, kitapları kamyonlara doldurup alanlara götürdüler. Büyük ateşe atılanlar Alman dili kültür ve edebiyatlarının yüzyıllar boyu onurlandırmış edebiyatçılar, düşünür ve sanatçıların eserleriydi. “Bugün kitapların yakıldığı yerde, ilerde insanlar da yakılır’ diyen evrensel ve insancıl Alman şairi Heinrich Heine ne yazık ki haklı çıktı. Sınır ötesine kaçamayanlar kampların dikenli telleri arkasında yaşama gücünü yitirdiler. Gaz odaları ve fırınlar sonları oldu. Antifaşist ve antimilitarist çağdaş Alman yazarlarının en ünlüsü Erich Maria Remargue “Hayat Kıvılcımı” adlı esrinde o günleri konu eder. 10 Mayıs 1933’de yakılan ateş 1945’e dek sönmedi, toplama kamplarının fırınlarında , bombalanan onlarca kentte yandı durdu.</div>
<div>Kültür cinayetine onay veren aydınlar.</div>
<div>Kitap yakma, Hitler ve peşinden gidenlerin Alman düşünce dünyasında planladığı kıyımın sadece bir parçasıydı. Bu uygulama 10 Mayıs’tan başlatılmıştı. Üniversiteler, müzeler, kütüphaneler, tiyatrolar ve orkestralarda yapılan “temizlik” için 7 Nisan 1933’te memur yönetmeliğinde değişikliğe gidilmişti. Komünistler, sosyalistler ve özellikle de Yahudiler devlet hizmetinden çıkarılacaktı. 10 Mayıs’tan haftalar önce Alman düşünce dünyasına ‘zarar  veren kişiler’in listeleri hazırlanmıştı. Alman aydınlarının bir bölümü olup bitene sesini çıkaramadı. Ancak çoğu düşünür, profesör, aydın, insanlık tarihinde benzeri olmayan bu kültür cinayetine onay verdi. Basın da karşı çıkmadı, hatta bir çok köşe yazarı girişimleri onayladı. “Kentlerimizde göğe yükselen alevler, Almanya’nın yeniden uyanışının bir simgesidir.” diye yazanlar oldu. Aradan iki yıl geçtikten sonra Hitler yönetimi bir ‘yasaklar listesi’ yayımladı. Bu listeye göre Naziler tam 524 yazarın ‘zararlı’ dedikleri toplam 3601 eserinin Almanya’da yayımlanmasını ve okunmasını yasaklıyordu.</div>
<div>Kitap, diktatörlerin, baskı yöntemlerinin korkulu düşüdür, örümcekli kafalar için karabasanların en korkuncudur. Çünkü kitap, bütün işkencelerden, zindanlardan, her türlü silahtan daha güçlüdür. İnsanlık tarihinde kitaptan nefret eden, kitabı yasaklayan, yakan çarpık politika önderleri hep görülmüştür. Ancak kalıcılığını ve etkinliğini her zaman korumuştur kitap. O, sağlıklı düşünceyi toplumlara ulaştırmayı, onlara doğru yolu göstermeyi hep başarmıştır.</div>
<div>Düşünce özgürlüğüne baskı, uygulandığı ülkenin sınırlarını kolayca aşar, başka toplumlara da sıçrar. Bireye baskı yapan, onu düşüncesinden dolayı zindana atan çıkar çevreleri her zaman ve her ülkede vardır.</div>
<div>Netice itibariyle ülkemizde, Hizmetin yazıp neşrettiği kitapları, yani içinde âyet hadisler bulunan eserleri hatta mealleri bile bu süreçte yakanlar,  çöpe atanlar, elbette hiç çekinmeden canları da yakıyorlar… Ama biliyoruz ki, “Cennet ucuz değil; Cehennem de lüzumsuz değil.”</div>
<div></div>
<div><a href="http://www.samanyoluhaber.com/yazar/safvet-senih/kitap-yakanlar-kim-bilir-nice-canlar-yakarlar/1343810/" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><strong>Kaynak: Samanyoluhaber | Safvet Senih</strong></a></div>
<p><a href="https://hizmetten.com/kitap-yakanlar-kim-bilir-nice-canlar-yakarlar-safvet-senih/">Kitap yakanlar kim bilir nice canlar yakarlar | Safvet Senih</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bugünlerde ne okunur?</title>
		<link>https://hizmetten.com/bugunlerde-ne-okunur/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mizan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Apr 2020 16:30:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[garantina]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[kronos]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=8797</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir ‘en iyiler’ ya da salgın kitapları listesi değil bu, öyle olsaydı Tolstoy’suz ya da Camus’süz bir liste yapılamazdı. Yalnızca kişisel bir ‘zamanın ruhuna uygun kitaplar’ seçkisi: Evin halleri (Evler /&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/bugunlerde-ne-okunur/">Bugünlerde ne okunur?</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="p1"><span class="s1">Bir ‘en iyiler’ ya da salgın kitapları listesi değil bu, öyle olsaydı Tolstoy’suz ya da<span class="Apple-converted-space"> </span>Camus’süz bir liste yapılamazdı. Yalnızca kişisel bir ‘zamanın ruhuna uygun kitaplar’ seçkisi:</span></p>
<p class="p3"><span class="s1"><b>Evin halleri (<i>Evler / Behçet Necatigil, 1953</i>)</b></span></p>
<p class="p3"><span class="s1">Toplumdan uzak, köşesine çekilmişken belki sadece şiir okumalı insan ama bu seçkide tek şiir kitabı var. Hayatın evlere sığdığını bize Behçet Necatigil öğretmişti. O yüzden <i>Evler </i>tam da bugünlerde (yeniden) okunacak kitap. Sonraki dönemlerinde daha büyük şiirler yazmış olmasına karşın, evin hallerini anlatan bu kitap şairinin simgesi oldu. 1953’te yayımlandığında Necatigil’e “Evler şairi” dedirtecek kadar iz bırakmıştı. Bu kitap evlerle çatışmamızı anlatır (“<i>Evlerle savaşımız / Savaşların çetini</i>”) ama sonunda ev hep dönülecek, kalınacak yerdir. Şu sıralar olması gerektiği gibi… “<i>Sokaklar seslenir, akpak, temiz / Hadi gel, avunursun! / Bütün sokaklardan iğrenirsiniz / Avunmak şöyle dursun</i>.”</span></p>
<figure id="attachment_158947" class="wp-caption aligncenter" aria-describedby="caption-attachment-158947"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-158947" src="https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/necatigil.jpg" sizes="(max-width: 750px) 100vw, 750px" srcset="https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/necatigil.jpg 750w, https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/necatigil-300x169.jpg 300w, https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/necatigil-696x392.jpg 696w, https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/necatigil-746x420.jpg 746w" alt="" width="750" height="422" /><figcaption id="caption-attachment-158947" class="wp-caption-text">Behçet Necatigil</figcaption></figure>
<p class="p3"><span class="s1"><b>Yapmamayı seçmek (<i>Kâtip Bartleby / Herman Melville, 1853 / Münir Göle çevirisi</i>)</b></span></p>
<p class="p4"><span class="s1">Issız adaya (ya da karantinaya) düşsem yanıma alacağım kitap aslında Melville’in öteki büyük yapıtı: <i>Moby-Dick</i>. Gelgelelim, yarını belirsiz şu günler için <i>Kâtip Bartleby</i> daha iyi bir seçim olabilir. Edebiyat tarihinin en incelikli başkaldırı romanlarından biridir <i>Bartleby.</i> On dokuzuncu yüzyıl New York’unun boğucu ofis ortamında kendisinden bir şey istenince “yapmamayı yeğlerim” diye karşılık veren kahramanın nihilizminde yerleşik düzene karşı bir isyan vardır. ‘Yapmamak’ bir zorunluluk değil seçim olursa bir özgürlük alanı açabileceğini gösterir bu tuhaf kâtip bize. Duvarların arasında sıkışıp kalmış, içe dönük Bartleby, edebiyat tarihinde iz bırakacak benzerlerinin (Kafka’nın Josef K.’sının) habercisidir. Bu kısa roman bir şiir gibi sonlanır: “Ah Bartleby! Ah insanlık!”</span></p>
<figure id="attachment_158941" class="wp-caption alignnone" aria-describedby="caption-attachment-158941"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-158941" src="https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/melville_herman_WD.jpg" sizes="(max-width: 696px) 100vw, 696px" srcset="https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/melville_herman_WD.jpg 830w, https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/melville_herman_WD-300x213.jpg 300w, https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/melville_herman_WD-768x545.jpg 768w, https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/melville_herman_WD-100x70.jpg 100w, https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/melville_herman_WD-696x494.jpg 696w, https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/melville_herman_WD-592x420.jpg 592w" alt="" width="696" height="494" /><figcaption id="caption-attachment-158941" class="wp-caption-text">Herman Melville </figcaption></figure>
<p class="p4"><span class="s1"><b>Çaresizliğin romanı (<i>O / Ferit Edgü, 1977</i>)</b></span></p>
<p class="p4"><span class="s1">“Söyledim değil mi, teknem kayalara çarpıp battı. Ve kendimi burada buldum.” Böyle başlar Ferit Edgü’nün romanı. Okuru sarsarak. Dağ başına düşmüş denizci imgesinden daha sarsıcı olan, romanın neşter vurduğu sorundur. Kitabın anlatıcısı, Güneydoğu’nun ücra bir köyüne, kendi dilini konuşamayan insanların arasına gönderilmiş bir aydın/öğretmendir. Onun hikâyesinde iletişimsizliği, geri bırakılmışlığı, bölgenin yazgısını, çaresizliği okuruz. Anlatıcının ‘öteki’ni ve kendini keşfediş serüveninde sert bir Türkiye gerçekliği yüzümüze çarpar. <i>O</i>, yalnız incelikli dil işçiliği için bile okunabilir. Edebiyatımızın en güzel sürgün romanlarından…</span></p>
<figure id="attachment_158948" class="wp-caption aligncenter" aria-describedby="caption-attachment-158948"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-158948" src="https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/edgu%CC%88.jpg" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" srcset="https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/edgü.jpg 700w, https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/edgü-300x168.jpg 300w, https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/edgü-696x391.jpg 696w" alt="" width="700" height="393" /><figcaption id="caption-attachment-158948" class="wp-caption-text">Ferit Edgü</figcaption></figure>
<p class="p4"><span class="s1"><b>En uzun yalnızlık (<i>Yüzyıllık Yalnızlık / Gabriel García Márquez, 1967 / Seçkin Selvi çevirisi</i>)</b></span></p>
<p class="p4"><span class="s1">Salgın döneminde <i>Kolera Günlerinde Aşk</i> bir tür klişe okuma önerisine dönüştü. Oysa Márquez’in bugünlerde okunacak romanı <i>Yüzyıllık Yalnızlık</i>’tır. İnsanın çaresizliği, hırs, kapitalizm, dünya düzeni gibi bugün yüzleştiğimiz sorunlar üzerine bir başyapıt. Büyülü gerçekçiliğin ‘büyü’sünün nereden geldiğini anlamak için kapağı kaldırılacak ilk kitap… O ünlü ilk cümlesi galiba her okuyanın zihnine çivi gibi çakılıdır: “Albay Aureliano Buendia, yıllar sonra idam mangasının karşısına dikildiğinde, babasının onu buzu keşfetmeye götürdüğü o çok uzaklarda kalmış ikindi vaktini anımsayacaktı.” Yüz yıllık yalnızlığa mahkûm edilenlerin sırrını öğrenmek içinse son sayfaya kadar beklemek gerek—beklemeye değecek.</span></p>
<figure id="attachment_158950" class="wp-caption aligncenter" aria-describedby="caption-attachment-158950"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-158950" src="https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/gabo2.jpg" sizes="(max-width: 980px) 100vw, 980px" srcset="https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/gabo2.jpg 980w, https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/gabo2-300x171.jpg 300w, https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/gabo2-768x438.jpg 768w, https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/gabo2-696x397.jpg 696w, https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/gabo2-736x420.jpg 736w" alt="" width="980" height="559" /><figcaption id="caption-attachment-158950" class="wp-caption-text">Gabriel García Márquez</figcaption></figure>
<p class="p4"><span class="s1"><b>Toplumdan kaçılabilir mi? (<i>Aylak Adam / Yusuf Atılgan, 1959</i>)</b></span></p>
<p class="p4"><span class="s1">Bir gün salgın krizi bittiğinde dışarı çıkınca acaba kendimizi Yusuf Atılgan’ın sinemadan çıkmış insanı gibi hissedecek miyiz? <i>Aylak Adam</i>’ın anlatıcısı, dünyayı güzelleştirmek için çözümü bulmuştu: Bütün insanları aynı anda sinema salonuna doldurmak. Nedeni şuydu: “Çağımızda geçmiş yüzyılların bilmediği, kısa ömürlü bir yaratık yaşıyor. Sinemadan çıkmış insan. Gördüğü film ona bir şeyler yapmış. Salt çıkarını düşünen kişi değil. İnsanlarla barışık. Onun büyük işler yapacağı umulur. Ama beş-on dakikada ölüyor.” Herkes sinemadan çıkınca birkaç dakikalığına dünya güzel bir yer olacaktır. Roman aslında şunu sorar: Toplum hayatından tamamen kaçılabilir mi? C. niçin insanlardan uzak duruyordu? İletişimsizlik nasıl bir şey? Bugünlerde üzerine düşünmeye değer sorular… Romanın son cümlesi sanki yanıtı da saklar: “Sustu. Konuşmak gereksizdi. Bundan sonra kimseye ondan söz etmeyecekti. Biliyordu; anlamazlardı.”</span></p>
<figure id="attachment_158951" class="wp-caption aligncenter" aria-describedby="caption-attachment-158951"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-158951" src="https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/yusuf.jpg" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" srcset="https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/yusuf.jpg 800w, https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/yusuf-300x150.jpg 300w, https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/yusuf-768x384.jpg 768w, https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/yusuf-696x348.jpg 696w" alt="" width="800" height="400" /><figcaption id="caption-attachment-158951" class="wp-caption-text">Yusuf Atılgan</figcaption></figure>
<p class="p4"><span class="s1"><b>Dünya bu hale nasıl geldi? (<i>Ill Fares the Land / Tony Judt, 2010</i>)</b></span></p>
<p class="p4"><span class="s1">Bugün yaşadığımız hayatta yanlış giden bir şeyler olduğunu Tony Judt 2008 krizinden çok önce söylemişti. <i>Ill Fares the Land</i> yanlışın ne olduğu üzerine yazılmış en özlü metinlerden biri. (Kitap Dilek Şendil tarafından Türkçeye “Kötülük Kol Gezerken” adıyla çevrildi.) Deneyimlediğimiz salgın krizinin neden sadece bir sağlık meselesi olmadığını anlamak için zorunlu okuma… (Çünkü bu krizin kapitalizmle ilgisinin olmadığını söyleyen saf ya da cahil değilse kötü niyetlidir.) Judt basitçe şu soruya yanıt arar: Başka bir dünya mümkün ama nasıl? Son yarım yüzyılın tarihini, solun nerede hataya düştüğünü, sosyal demokrasinin yaptıklarını ve yapamadıklarını, neoliberalizmin tehlikeli yükselişini kimse onun kadar iyi anlatamadı.</span></p>
<figure id="attachment_158953" class="wp-caption aligncenter" aria-describedby="caption-attachment-158953"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-158953" src="https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/tonyjudt.jpg" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" srcset="https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/tonyjudt.jpg 800w, https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/tonyjudt-300x200.jpg 300w, https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/tonyjudt-768x512.jpg 768w, https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/tonyjudt-696x464.jpg 696w, https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/tonyjudt-630x420.jpg 630w" alt="" width="800" height="533" /><figcaption id="caption-attachment-158953" class="wp-caption-text">Tony Judt</figcaption></figure>
<p class="p4"><span class="s1"><b>Okulu özleyenler için (<i>The Secret History / Donna Tartt, 1992</i>)</b></span></p>
<p class="p4"><span class="s1">Artık uzaktan eğitime geçtiğimize göre, okulu özleyenler için tek avuntu bir kampüs romanı olabilir. Bu listeye gelmiş geçmiş en iyi kampüs romanı sayılan <i>Pnin</i>’i değil Donna Tartt’ın <i>The Secret History</i>’sini seçmemin nedeni şu: Sanırım hiçbir roman bir okul atmosferini o kadar iyi betimlememiştir. (Kitap Türkçeye Selim Yeniçeri tarafından “Gizli Tarih” adıyla çevrilmiş.) Romanı fazla gösterişçi bulan eleştirmenler de oldu ama güzellik–ölüm arasındaki ilişkiyi çözümlemek için Antik Yunan’a atıflarla ilerlemek zekice bir buluştu. Üstelik sadece havası ve bellekten silinmeyen karakterleri için değil, sıkı bir polisiye niyetine de okunabilir.</span></p>
<figure id="attachment_158940" class="wp-caption aligncenter" aria-describedby="caption-attachment-158940"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-158940 size-large" src="https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/donna-1024x514.jpg" sizes="(max-width: 696px) 100vw, 696px" srcset="https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/donna-1024x514.jpg 1024w, https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/donna-300x151.jpg 300w, https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/donna-768x385.jpg 768w, https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/donna-696x349.jpg 696w, https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/donna-1068x536.jpg 1068w, https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/donna-837x420.jpg 837w, https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/donna.jpg 1200w" alt="" width="696" height="349" /><figcaption id="caption-attachment-158940" class="wp-caption-text">Donna Tartt</figcaption></figure>
<p class="p4"><span class="s1"><b>İnsan sıcaklığı (<i>Kemal Tahir’e Mektuplar / Nâzım Hikmet, 1968</i>)</b></span></p>
<p class="p4"><span class="s1">Türkçenin en güzel mektup kitaplarından (hakkı tam teslim edilmemiş olsa da). 1940’lı yıllarda Nâzım Hikmet’in Bursa Cezaevi’nden Kemal Tahir’e (Çankırı, Malatya, Çorum, Nevşehir cezaevlerine) yazdığı mektuplardan bir derleme. Şair-romancı, abi-kardeş, usta-çırak ilişkisinin kâğıda dökülmüş hali. İki büyük edebiyatçının dikkatlerini, titizliklerini, çalışma alışkanlıklarını, yazıya nasıl kafa yorduklarını gösteren bir belge… Şu günlerde en çok da insan sıcaklığıyla dopdolu bir kitap olduğu için okunmalı: “Seni dehşetli göresim geldi. Burnumda buram buram tütüyorsun… Ne bahtiyar insanım ki, Kemal, bütün bunları yazabilecek senin gibi bir dostum var.”</span></p>
<figure id="attachment_158956" class="wp-caption aligncenter" aria-describedby="caption-attachment-158956"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-158956 size-full" src="https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/kemal-tahir-21.jpg" sizes="(max-width: 554px) 100vw, 554px" srcset="https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/kemal-tahir-21.jpg 554w, https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/kemal-tahir-21-300x244.jpg 300w, https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/kemal-tahir-21-517x420.jpg 517w" alt="" width="554" height="450" /><figcaption id="caption-attachment-158956" class="wp-caption-text">Nâzım Hikmet ve Kemal Tahir</figcaption></figure>
<p class="p4"><span class="s1"><b>Sessizliğin kitabı (<i>Yıldızın Saati / Clarice Lispector, 1977 / Başak Bingöl Yüce çevirisi</i>)</b></span></p>
<p class="p4"><span class="s1">Hepimiz varlığımızı sürdürebilmek için ‘öteki’ne ihtiyaç duyarız. Başka türlü bir yaşam mümkün mü? Yalnızlığın ve sessizliğin gücü nereden gelir? Gerçek, bir eylem midir? <i>Yıldızın Saati</i> bütün muğlaklığı, çetinliği, derinliğiyle bu sorulara yanıt arar. Clarice Lispector’un başka hiçbir yazara benzemeyen dünyasına girmek için bir ilk adım. Hem bitişin hem başlangıcın, hem çığlığın hem sessizliğin kitabı: “Yemin ederim ki bu kitap kelimelerden yapılmadı. Bu sessiz bir fotoğraf. Bu kitap sessizlik. Bu kitap bir soru.”</span></p>
<figure id="attachment_158944" class="wp-caption aligncenter" aria-describedby="caption-attachment-158944"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-158944" src="https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/clarice-lispector-usp-01-300x191.jpg" sizes="(max-width: 696px) 100vw, 696px" srcset="https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/clarice-lispector-usp-01-300x191.jpg 300w, https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/clarice-lispector-usp-01-768x489.jpg 768w, https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/clarice-lispector-usp-01-696x443.jpg 696w, https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/clarice-lispector-usp-01-660x420.jpg 660w, https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/clarice-lispector-usp-01.jpg 1005w" alt="" width="696" height="443" /><figcaption id="caption-attachment-158944" class="wp-caption-text">Clarice Lispector</figcaption></figure>
<p class="p4"><span class="s1"><b>Denizi özleyenler için (<i>Aganta Burina Burinata / Halikarnas Balıkçısı, 1946</i>)</b></span></p>
<p class="p4"><span class="s1">Halikarnas Balıkçısı bir “deniz şairi”ydi. Nâzım Hikmet’e “Cevat Şakir, hepimizden büyük şair” dedirten de başyapıtı <i>Aganta Burina Burinata</i>’ydı. Deniz tutkusunun Türkçedeki en görkemli anlatımı… Romanın bazı sayfaları dümen başında, burnunda tuzlu su kokusuyla maviliklerde ilerlemeye benzer. Denize açılırken söylenen ve “Yelkenleri tut!” anlamına gelen bu terim dilimizde deniz özlemiyle özdeşleşti. Denizi özleyenler ve bir gün “Aganta!” demenin hayalini kuranlar için…</span></p>
<figure id="attachment_158945" class="wp-caption alignnone" aria-describedby="caption-attachment-158945"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-158945" src="https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/bak%C4%B1lc%CC%A7%C4%B1-1.jpg" sizes="(max-width: 750px) 100vw, 750px" srcset="https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/bakılçı-1.jpg 750w, https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/bakılçı-1-300x169.jpg 300w, https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/bakılçı-1-696x392.jpg 696w, https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/bakılçı-1-746x420.jpg 746w" alt="" width="750" height="422" /><figcaption id="caption-attachment-158945" class="wp-caption-text">Cevat Şakir Kabaağaçlı (Halikarnas Balıkçısı)</figcaption></figure>
<p class="p4"><span class="s1"><b>Hikâyelerde kaybolmak (<i>Binbir Gece Masalları</i>)</b></span></p>
<p class="p4"><span class="s1">Bir kâbusu unutmak için uygun seçim serüven romanı okumak olabilir (mesela <i>Monte Kristo Kontu</i> ya da <i>Pardayanlar</i>). Ne zaman biteceği belirsiz bir kriz içinse en iyisi, sonu gelmez hikâyeler olmalı, <i>Binbir Gece Masalları</i> gibi… (Borges gece sayısının bin değil bin bir oluşunun bu belirsizliğe işaret ettiğini söyler.) Hayatta kalmak için her gece bir hikâye anlatan, bütün zamanların en usta anlatıcısı Şehrazat… Doğa-insan ilişkisi, doğaüstünün gizemi, talih-talihsizlik, ölüm-ölümsüzlük üzerine ona kulak vermenin vakti—o hiç hayal kırıklığına uğratmaz.</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-158958" src="https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/gece.jpg" sizes="(max-width: 728px) 100vw, 728px" srcset="https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/gece.jpg 728w, https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/gece-300x169.jpg 300w, https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/gece-696x392.jpg 696w" alt="" width="728" height="410" /></p>
<p class="p4"><span class="s1"><b>Bir hastalık günlüğü (<i>Dokuzuncu Hariciye Koğuşu / Peyami Safa, 1930</i>)</b></span></p>
<p class="p4"><span class="s1"><i>Dokuzuncu Hariciye Koğuşu</i>’nu yatılı okul revirinde hasta yatarken okumuştum. İyi bir fikir değildi. Şu karamsar günlerde de bu romanı okumanın pek iyi bir fikir olmadığı düşünülebilir. Ama büyük hastalık geçirmeyenlerin her şeyi anlayamayacağını söyleyen <i>Dokuzuncu Hariciye Koğuşu</i>’nda sanki bugünler için bir teselli de var. Yazarın, “beklemesini onlar kadar bilen yoktur” dediği hastaları belki daha iyi anlarız. Peyami Safa’nın en iyi romanı.</span></p>
<figure id="attachment_158959" class="wp-caption aligncenter" aria-describedby="caption-attachment-158959"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-158959" src="https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/Peyami-Safa.jpg" sizes="(max-width: 1000px) 100vw, 1000px" srcset="https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/Peyami-Safa.jpg 1000w, https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/Peyami-Safa-300x169.jpg 300w, https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/Peyami-Safa-768x432.jpg 768w, https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/Peyami-Safa-696x391.jpg 696w, https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/Peyami-Safa-747x420.jpg 747w" alt="" width="1000" height="562" /><figcaption id="caption-attachment-158959" class="wp-caption-text">Peyami Safa</figcaption></figure>
<p class="p4"><span class="s1"><b>‘Herkes için değil’ (<i>Bozkırkurdu / Hermann Hesse, 1927 / Kâmuran Şipal çevirisi</i>)</b></span></p>
<p class="p4"><span class="s1">Toplumdan kaçış ve inziva üzerine yazılmış en güçlü roman hangisi diye sorulsa herhalde romanı okumuş herkes <i>Bozkırkurdu</i> diyecektir. Modern hayatın yalnızlaştırdığı insan üzerine yazılmış en sarsıcı anlatılardan birini okumak, özellikle bugünlerde zihin açıcı olabilir. Kendini toplumdan ayırmış bir entelektüelin öyküsü yazılışından 93 yıl sonra bile insan ilişkileri hakkında bize çok şey söylüyor. Bir insanın yalnız kalmak isteyen kişiliğiyle toplumun parçası olmak isteyen kişiliği arasındaki çatışmanın romanı… Kitabın başında “Herkes için değil” diye bir not yer alır. Ama benzer bir çatışmayı -hele bugünlerde- ‘herkes’ yaşamıyor mu?</span></p>
<figure id="attachment_158942" class="wp-caption aligncenter" aria-describedby="caption-attachment-158942"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-158942 size-full" src="https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/hesse.jpg" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" srcset="https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/hesse.jpg 768w, https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/hesse-300x169.jpg 300w, https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/hesse-696x392.jpg 696w, https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/hesse-747x420.jpg 747w" alt="" width="768" height="432" /><figcaption id="caption-attachment-158942" class="wp-caption-text">Hermann Hesse</figcaption></figure>
<p class="p4"><span class="s1"><b>Hayatla baş etmek için kitaplar (<i>Tetikçiyi Beklerken / Şavkar Altınel, 2017</i>)</b></span></p>
<p class="p4"><span class="s1">Deneme kitabı olmayan her liste eksiktir. <i>Tetikçiyi Beklerken</i> “kitaplar olmadan hayatla baş etmenin güçlüğünü” anlatan iyi kitaplardan biri olduğu için bu listede yer almayı hak ediyor. Okuru birçok başka kitaba götürecek, ülkeler ve yazarlar arasında gezdirecek, “aleviyle her zaman ısınılabilecek” bir denemeler toplamı… “Dağlar Mücevherlerini Taktığında” adlı deneme (<i>Kitap Zamanı</i>’nda yayımlanmıştı) için bile okunmaya değer.</span></p>
<figure id="attachment_158960" class="wp-caption aligncenter" aria-describedby="caption-attachment-158960"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-158960" src="https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/S%CC%A7avkar-Alt%C4%B1nel.jpg" sizes="(max-width: 750px) 100vw, 750px" srcset="https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/Şavkar-Altınel.jpg 750w, https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/Şavkar-Altınel-300x169.jpg 300w, https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/Şavkar-Altınel-696x392.jpg 696w, https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/Şavkar-Altınel-746x420.jpg 746w" alt="" width="750" height="422" /><figcaption id="caption-attachment-158960" class="wp-caption-text">Şavkar Altınel</figcaption></figure>
<p class="p4"><span class="s1"><b>Maçlar ne zaman başlayacak? (<i>Fever Pitch / Nick Hornby, 1992</i>)</b></span></p>
<p class="p4"><span class="s1">Salgınla birlikte spor birdenbire, tılsımlı bir şekilde hayatımızdan çekildi. Liverpool’un tarihte ilk kez mart ayında şampiyonluğu ilan edişine tanık olacaktık—olmadı. Basketbolsuz bir mart geçiriyoruz, NCAA turnuvası yoksa bu ayın da tadı yok (tek iyi tarafı: Virginia’nın son şampiyon olarak kalması.) Fransa Açık’ı ve Wimbledon’u izleyemeyeceğiz. Tokyo Olimpiyatları bile iptal edildi. Bu can sıkıcı durumun tek tesellisi, geveze spor yorumcularını dinlemek yerine iyi bir spor kitabı okumak olabilir. Andre Agassi’nin otobiyografisinden (bence en iyi tenis kitabı) Sam Smith’in <i>Jordan Kuralları</i>’na (bence en iyi basketbol kitabı) kadar bir dizi çok iyi spor kitabı var. Ama bugünlerde biraz da neşelenmek için Nick Hornby’nin kült futbol romanı iyi bir seçim olabilir. (Kitabı Bağış Erten dilimize “Futbol Ateşi” adıyla kazandırdı.) Hornby’nin tutkulu bir Arsenal taraftarı olması bile kitabın değerine gölge düşürmüyor.</span></p>
<figure id="attachment_158961" class="wp-caption aligncenter" aria-describedby="caption-attachment-158961"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-158961" src="https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/Nick-Hornby.jpeg" sizes="(max-width: 900px) 100vw, 900px" srcset="https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/Nick-Hornby.jpeg 900w, https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/Nick-Hornby-300x189.jpeg 300w, https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/Nick-Hornby-768x483.jpeg 768w, https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/Nick-Hornby-696x438.jpeg 696w, https://kronos34.news/wp-content/uploads/2020/03/Nick-Hornby-668x420.jpeg 668w" alt="" width="900" height="566" /></figure>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://kronos34.news/tr/bugunlerde-ne-okunur/" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><strong>Kaynak: Kronoshaber</strong></a></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/bugunlerde-ne-okunur/">Bugünlerde ne okunur?</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cambridge Üniversitesi, kütüphanesini ücretsiz erişime açtı</title>
		<link>https://hizmetten.com/cambridge-universitesi-kutuphanesini-ucretsiz-erisime-acti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mizan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Mar 2020 17:00:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[kronos]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=8577</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünyanın en büyük kütüphanelerinden biri olan İngiltere’deki Cambridge Üniversitesi Kütüphanesi, koronavirüs salgını nedeniyle evinde kalanlar için ders kitaplarını ücretsiz erişime açtı. Birgün’ün haberine göre, internet üzerinden ücretsiz şekilde eğitim alınabilen&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/cambridge-universitesi-kutuphanesini-ucretsiz-erisime-acti/">Cambridge Üniversitesi, kütüphanesini ücretsiz erişime açtı</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünyanın en büyük kütüphanelerinden biri olan İngiltere’deki Cambridge Üniversitesi Kütüphanesi, koronavirüs salgını nedeniyle evinde kalanlar için ders kitaplarını ücretsiz erişime açtı.</p>
<p>Birgün’ün haberine göre, internet üzerinden ücretsiz şekilde eğitim alınabilen kütüphanede sesli, videolu ve metin olarak sunulan içerikler arasında edebiyattan sanata, işletmeden felsefeye birçok alanda ders var.</p>
<p>İçerikler indirilemiyor fakat online olarak girip istediğiniz dersleri seçip eğitime katılabilirsiniz.</p>
<p>Üniversite kütüphanesi tarafından yapılan <a href="https://www.cambridge.org/about-us/covid-19/">açıklamada</a>, “Dünyanın dört bir yanındaki öğretmenlerimiz, öğrencilerimiz, araştırmacılar; kurumlarımıza hizmet sağlamak için sağlam planlarla, sizi desteklemek için elimizden geleni yaptığımızdan emin olabilirsiniz. Ekiplerimizle durumu değerlendirmek için her gün toplanıyor ve her zamanki gibi işe devam etmek için sağlayıcılarımızla yakın bir çalışma yürütüyoruz.”</p>
<p>Üniversitenin erişime açtığı yayınlar için <strong><a href="https://www.cambridge.org/core/what-we-publish/textbooks">tıklayın.</a></strong></p>
<p><a href="https://kronos34.news/tr/cambridge-kutuphanesini-ucretsiz-erisime-acti/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Kaynak: Kronoshaber</a></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/cambridge-universitesi-kutuphanesini-ucretsiz-erisime-acti/">Cambridge Üniversitesi, kütüphanesini ücretsiz erişime açtı</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
