<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>KHK arşivleri - Hizmetten</title>
	<atom:link href="https://hizmetten.com/tag/khk/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://hizmetten.com/tag/khk/</link>
	<description>Hizmet&#039;e Dair Ne Varsa...</description>
	<lastBuildDate>Sun, 16 Jul 2023 20:54:14 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/01/hizmetten_loga_web-150x150.png</url>
	<title>KHK arşivleri - Hizmetten</title>
	<link>https://hizmetten.com/tag/khk/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Ege Denizi’ni Yüzerek Türkiye’den Ayrılmak Zorunda Kaldı, Dünya Devleri Peşinde Koşuyor</title>
		<link>https://hizmetten.com/ege-denizini-yuzerek-turkiyeden-ayrilmak-zorunda-kaldi-dunya-devleri-pesinde-kosuyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 16 Nov 2022 09:05:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[KHK]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Şimşekler]]></category>
		<category><![CDATA[robotik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=27884</guid>

					<description><![CDATA[<p>HOLLANDA Mustafa Şimşekler, Türkiye’nin değerini bilemediği süper bir beyin. Elektrik Elektronik ve Telekomünikasyon Mühendisliği üzerine eğitim aldıktan sonra İtalya’da akademik hayatına başladı. ABD’de Boeing’te, Fransa’da NATO’da radar mühendisi olarak çalıştı.&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/ege-denizini-yuzerek-turkiyeden-ayrilmak-zorunda-kaldi-dunya-devleri-pesinde-kosuyor/">Ege Denizi’ni Yüzerek Türkiye’den Ayrılmak Zorunda Kaldı, Dünya Devleri Peşinde Koşuyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>HOLLANDA</strong></p>
<p>Mustafa Şimşekler, Türkiye’nin değerini bilemediği süper bir beyin. Elektrik Elektronik ve Telekomünikasyon Mühendisliği üzerine eğitim aldıktan sonra İtalya’da akademik hayatına başladı. ABD’de Boeing’te, Fransa’da NATO’da radar mühendisi olarak çalıştı. Sonra ülkesine hizmet için dönüş yaptığı Türkiye’de sivil ve resmi birçok gözde kurumda görevler aldı. Ancak on binlerce KHK’lı gibi o da mağdurlar kervanına katıldı. Değer bilmeyen vatanını kaçak yollarla terk etmek zorunda bırakıldı. Ege Denizi’ni yüzerek Yunanistan’a geçti.</p>
<p>Şimşekler şimdi Hollanda’da el üstünde tutuluyor. Airbus, Siemens ve Philips gibi devlerden iş teklifleri aldı. Ama o kapılarını kendisine ardına kadar açan Hollanda halkına vefa için çocuklara robotik eğitimler veriyor. 3 ayrı şehirde 14 ayrı kurumda toplamda 400 öğrenci ile atölye ve laboratuvar çalışmaları gerçekleştiriyor.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone  wp-image-27886" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/11/robotik-10-SON-700x465.jpg" alt="" width="577" height="383" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/11/robotik-10-SON-700x465.jpg 700w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/11/robotik-10-SON-768x510.jpg 768w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/11/robotik-10-SON-780x516.jpg 780w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/11/robotik-10-SON-585x388.jpg 585w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/11/robotik-10-SON-263x175.jpg 263w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/11/robotik-10-SON.jpg 794w" sizes="(max-width: 577px) 100vw, 577px" /></p>
<p>Mustafa Şimşekler, hikayesini gazeteci Basri Doğan’a anlattı.</p>
<p>Türkiye’de binlerce insanın maruz kaldığı gibi ben de ısmarlama yargılamalar sebebiyle 2017 yılında çok sevdiğim işimden ayrılmak durumunda kaldım. Bir gece Türkiye’den Yunanistan’a kadar denizden yüzerek ülkemi terk ettim. Bu çıkış aslında davadan ya da cezadan kaçmaktan daha çok bir toplumun çürümüşlüğünden, menfaatperestliğinden ve cehaletinden kaçıştı. Yaklaşık 4 saat yüzerek çok sevdiğim ülkemden ayrıldım. Bu yolculuğumu Hollanda’da bir gazete haber yaptı. Çünkü gerçekten sürprizlerle ve ilahi yardımlarla dolu bir yolculuktu. Allah bir kedi aracılığıyla hayatımı korudu. Dağ keçileri vasıtasıyla yolumu gösterdi. Benim için gerçekten çok ilham dolu bir yolculuktu.</p>
<p><strong>UTRECHT KÜTÜPHANESİNDE ROBOTİK EĞİTİMLER</strong></p>
<p>Hollanda’ya geldim ve misafirperverliklerine vefa için bulunduğum bölgelerde bazı yerel eğitim kurumlarında ücretsiz olarak gönüllü eğitimler vermeye başladım. Bir süre sonra bu eğitimler hem başka eğitim kurumlarının hem de Hollanda’daki yetkili birimlerin dikkatini çekti. 9 ayrı kurumda eğitim verdikten sonra Utrecht Kütüphaneleri Laboratuvarı’nda robotik eğitimler için görüşmelere başladık. Aynı zamanda Hindistanlı sanatçı Angelina Kumar Hanım ile bir proje dâhilinde Utrecht eyaletinde 800 öğrenciye eğitim verme görevi aldık. Bu tarihten itibaren şu ana kadar 3 ayrı şehirde 14 ayrı kurumda toplamda 400 Öğrenci ile atölye ve laboratuvar çalışmaları gerçekleştirdik.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone  wp-image-27887" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/11/robotik-4-SON-525x700.jpg" alt="" width="435" height="580" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/11/robotik-4-SON-525x700.jpg 525w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/11/robotik-4-SON-768x1023.jpg 768w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/11/robotik-4-SON-585x780.jpg 585w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/11/robotik-4-SON.jpg 794w" sizes="(max-width: 435px) 100vw, 435px" /></p>
<p><strong>UTRECHT BELEDİYE BAŞKANI PROJELERİ DESTEKLİYOR</strong></p>
<p>Utrecht Belediye Başkanı Sharon Dijksma Hanım ve Hükümet Yetkilileri her fırsatta desteklerini ilettiler. Bu çalışmalarda Utrecht halkının geri dönüşüm için gönderdiği elektronik eşyaları kullandık. Öğrencilerimizle öncelikle bu elektronik cihazları nasıl değerlendirebileceğimizi tartıştık. Sürdürülebilir enerji kaynakları ve daha temiz bir dünya üzerine fikirler yürüttük. Ardından bu malzemelerle kendi robotlarımızı oluşturduk. Bu çalışmalarımız esnasında kütüphane laboratuvarlarının yöneticisi Jasper Bey başta olmak üzere birçok laboratuvar çalışanı ile sanatçı Naomi Hanım ve Loes Hanımın gönüllü katılımları bize destek oldu. Laboratuvarın kapanış faaliyeti onurunu bize verdiler, Bunu gerçekten çok hoş bir dizi atölye çalışması ile gerçekleştirdik. Burada üretilen robotlar ise Çocuk Kütüphanesi bölümünde bir sergi ile Hollanda halkının beğenisine sunuldu.</p>
<p>Mustafa Şimşekler ile proje ortağı Hindistan asıllı sanatçı Angelina Kumar da çalışmaları hakkında bilgi verdi: Mustafa Şimşekler ile yetenekleri araştırıyoruz.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone  wp-image-27888" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/11/robotik-8-SON-700x465.jpg" alt="" width="542" height="360" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/11/robotik-8-SON-700x465.jpg 700w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/11/robotik-8-SON-768x510.jpg 768w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/11/robotik-8-SON-780x516.jpg 780w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/11/robotik-8-SON-585x388.jpg 585w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/11/robotik-8-SON-263x175.jpg 263w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/11/robotik-8-SON.jpg 794w" sizes="(max-width: 542px) 100vw, 542px" /></p>
<p><strong>AIRBUS, SIEMENS VE PHILIPS’TEN İŞ TEKLİFLERİ ALDIM</strong></p>
<p>Bugün lokal bir başarı gibi görünen bu eylemler aslında Türkiye’de benzer gerekçelerle görevinden ayrılmak durumunda kalan tüm onurlu, çalışkan ve dürüst insanların kendi çevrelerinde gerçekleştirdiği farkındalık ve etkinin küçük bir örneğidir. Buradan geriye dönüp baktığımda çalıştığım tüm kurumlarda işinin hakkını veren, paraya ya da diğer akıl çelici zaaflara tamah etmeyen, görevine âşık ne kadar mühendis, yönetici, hukukçu, esnaf var ise hepsi sistematik olarak ve elle seçer gibi vazifelerinden alındılar. O kadar güzel ve farklı gelişmeler duyuyoruz ki, bu arkadaşların tamamına yakını kendi alanlarında bulundukları ülkelere ve insanlığa çok değerli katkılarda bulunuyorlar.  Bugün ülkemiz işgal edilmiş olsaydı ya da ülkemizi düşman olarak kabul ettiğimiz insanlar yönetiyor olsaydı son yıllarda yapılan onurlu insan avının tam da aynısını yaparlardı.  Ülkemizde yönetimin bir çıldırmışlık içerisinde el ile seçerek gönderdiği insanları dünyanın gelişmiş toplumları el ile seçerek en güzel yerlerde istihdam ediyorlar. Bu ülkeye geldiğim andan itibaren neredeyse her mühendisin rüyası olan Airbus, Siemens ve Philips gibi kurumlardan iş teklifleri aldım. Bir gün buralarda aldığımız eğitimler değişen dünya görüşümüz ve misafirperverlik adına aldığımız pratik eğitimler ile ülkemizin gerçekten ihtiyacı olduğu anda yeniden dönecek ülkemizin yeniden inşasında vazife almaktan geri durmayacağız. Bizlere en yakınlarımızın dahi el uzatmadığı dönemde kucağını açan, dostluk, misafirperverlik örneği sergileyen bu insanlara karşı duyduğumuz vefa hissini ise bir ömür boyu minnetle taşıyacağız.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone  wp-image-27885" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/11/robotik-6-SON-700x700.jpg" alt="" width="586" height="586" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/11/robotik-6-SON-700x700.jpg 700w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/11/robotik-6-SON-150x150.jpg 150w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/11/robotik-6-SON-768x768.jpg 768w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/11/robotik-6-SON-585x585.jpg 585w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/11/robotik-6-SON.jpg 794w" sizes="(max-width: 586px) 100vw, 586px" /></p>
<p>Eğitim alanında bu ülkeye verebileceğimiz gerçekten çok az şey var. Burada sunduğumuz nitelikli eğitim bugüne kadar ülkenin 14 ayrı kurumundan ayrı ayrı kabul aldı. Henüz reddedildiğimiz hiçbir kurum olmadı. Hatta bu eğitimlerin UNICEF in eğitim listesine alınması hususunda UNICEF ile olan görüşmelerimiz devam ediyor. Burada sunduğumuz eğitimin aslında 6 yıllık bir geçmişi var. Bu eğitimin içeriğinde birçok mühendisin, onlarca öğretmenin katkısı var. Bugüne kadar 100’den fazla okulda beş binden fazla öğrenci ile çalıştık. Toplamda 20 bine yakın robot ürettik. Evrensel değerleri ve bu alanda yapılan akademik çalışmaları temel aldığımız eğitim yaklaşımı aslında geleceğin eğitim metotlarından bir tanesi. Biz burada yalnızca mevcut eğitim bilimlerini yeni çağın gereklilikleri ve teknolojinin sunduğu kolaylıklar ile birleştiriyoruz. Temel amacımız çocukları Tablet telefon ve bilgisayar gibi ekranlar ile muhatap etmeden el becerilerini, üretim ve tasarım kabiliyetlerini geliştirmek, onların hayatta gerçek bir problem çözücü olabilmelerini sağlamak, karşılaştıkları durumları muhakeme etme becerilerini arttırmak, öğrencilerimizin yetenekleri ile alakalı velilere objektif ve dataya dayalı bir bilgi paketi sunabilmektir. Daha da basit şekilde ifade edecek olursak 4 yaşındayken atölyemize katılan bir öğrencimiz kendi evinde kullanacağı yaklaşık 30’a yakın robot ve oyuncağı kendi elleriyle üretiyor, bu üretim esnasında ihtiyaç duyduğu teknik yardımı mühendislerden, tasarım anlamındaki desteği sanatçılardan alıyor.  60’a yakın farklı metot ve koşul altında problemleri çözüyor. Yıl sonunda ise yetenekleri ile alakalı 100’den fazla verinin olduğu bir veri paketi ile eve dönüyor. Bu bilgi paketinde öğrencimizin hangi alanlarda emsallerinden daha yetenekli olduğu, gelecekte hangi alanlarda desteklenmesi gerektiği, desteklendiği takdirde gelecekte gerçekten başarılı olacağına inandığımız yetenek alanlarını ailelere sunuyoruz</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/ege-denizini-yuzerek-turkiyeden-ayrilmak-zorunda-kaldi-dunya-devleri-pesinde-kosuyor/">Ege Denizi’ni Yüzerek Türkiye’den Ayrılmak Zorunda Kaldı, Dünya Devleri Peşinde Koşuyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sürgün profesör Mehmet Ateş’in başarı hikayesi: Tekniği tıp literatürüne girdi, Avrupa’da kalp cerrahlığına başlayacak</title>
		<link>https://hizmetten.com/surgun-profesor-mehmet-atesin-basari-hikayesi-teknigi-tip-literaturune-girdi-avrupada-kalp-cerrahligina-baslayacak/</link>
					<comments>https://hizmetten.com/surgun-profesor-mehmet-atesin-basari-hikayesi-teknigi-tip-literaturune-girdi-avrupada-kalp-cerrahligina-baslayacak/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 Jul 2022 14:22:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[KHK]]></category>
		<category><![CDATA[Prof Mehmet Ateş]]></category>
		<category><![CDATA[Şifa Üniversitesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=26687</guid>

					<description><![CDATA[<p>KHK ile kapatılan Şifa Üniversitesi’nin rektörü ve kurucu mütevelli heyeti başkanı Prof. Dr. Mehmet Ateş, tıp literatürüne kendi soyadıyla anılan “Ateş Tekniği”yle geçmiş Türkiye’nin en önemli kalp cerrahlarından biriydi. 2005’te&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/surgun-profesor-mehmet-atesin-basari-hikayesi-teknigi-tip-literaturune-girdi-avrupada-kalp-cerrahligina-baslayacak/">Sürgün profesör Mehmet Ateş’in başarı hikayesi: Tekniği tıp literatürüne girdi, Avrupa’da kalp cerrahlığına başlayacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div id="mainContainer" class="__reading__mode__extracted__article__body">
<div class="jeg_inner_content">
<div class="entry-content no-share">
<div class="content-inner ">
<p>KHK ile kapatılan Şifa Üniversitesi’nin rektörü ve kurucu mütevelli heyeti başkanı Prof. Dr. Mehmet Ateş, tıp literatürüne kendi soyadıyla anılan “Ateş Tekniği”yle geçmiş Türkiye’nin en önemli kalp cerrahlarından biriydi. 2005’te Amerika’da aort cerrahisi alanında eğitimini tamamladıktan sonra Türkiye’ye döndü ve İstanbul Dr. Siyami Ersek Göğüs Kalp Damar Cerrahi Merkezi’nde aort cerrahisi kliniğini kurdu.</p>
<p>700 civarında aort ameliyatı gerçekleştirdi. Türkiye’de hala onun 6 yıl önce ulaştığı ameliyat sayısını geçen cerrah bulunmuyor. 2010’da ise Türkiye’nin sağlık temalı ilk üniversitesi olan Şifa Üniversitesi’nin kurulmasında mütevelli heyet başkanı olarak görev aldı.</p>
<p>Ancak o da 15 Temmuz’dan sonra “terörist” diye damgalandı. Hatta 15 Temmuz’dan önce gözaltına alındı, üniversiteye kayyım atayabilmek için akıl almaz iddialarla tutuklandı. Mehmet Ateş’i, evrakta sahtecilik yapmakla itham eden savcının adı daha sonra adliyede rüşvet skandallarına karıştığını da hatırlatalım.</p>
<p>Mehmet Ateş benim aklımda hep 2016 yılında “Eşine böbreğini verirken gözaltına alındı” haberleriyle kalmıştı. Neler yaşadığını en çok merak ettiğim bilim insanlarından biriydi. Onu gökte ararken Strasbourg’da buldum. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin geciken kararlarını protesto etmek için KHK’lıların 24 Haziran 2022’de AİHM önünde düzenlediği yürüyüşte karşılaştık.</p>
<p>Çok sevdiği ülkesinden ve mesleğinden ayrılmak zorunda kalan Prof. Ateş, Amerika Birleşik Devletleri kendisine akademik Greencard vermesine rağmen tüm dünyaya ilmini, bilimini Avrupa’dan anlatacak. Türkçe dahil 4 dil bilen Prof. Ateş, ekim ayında kalp cerrahı olarak çalışmaya başlayacak, yine bir Avrupa gazetesinde misafir yazar olarak makale yazacak.</p>
<p>Aşağıda okuyacağınız röportaj, sadece sürgün edilen bir cerrahın başına gelenlerden ibaret değil, son yıllarda her kesimden, her görüşten doktorun Türkiye’den neden göç ettiğine de cevap olacak.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-26688 aligncenter" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/07/Prof-Mehmet-Ates1-700x525.jpg" alt="" width="700" height="525" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/07/Prof-Mehmet-Ates1-700x525.jpg 700w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/07/Prof-Mehmet-Ates1-768x576.jpg 768w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/07/Prof-Mehmet-Ates1.jpg 1024w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /></p>
<p><strong>O böbrek ameliyatında neler oldu, en çok onu merak ediyorum?</strong></p>
<p>Eşim kronik böbrek hastasıydı. Artık diyaliz sınırına gelmişti, durumu giderek kötüleşiyordu. Böbrek nakli olması gerekiyordu. Böbrek sırasına yazıldık ama çıkması çok zor bir ihtimaldi. Ocak 2016’da kan tetkiklerini yaptırdık, genetik olarak eşimle kan testlerimiz uyumlu çıktı ama ben bunu hapisteyken öğrendim. Çünkü 10 Mart 2016’da beni tutukladılar.</p>
<p><strong>15 Temmuz’dan önce niye tutuklandınız ki?</strong></p>
<p>2014’ten itibaren üniversitemizle ilgili farklı soruşturmalar vardı. O zaman ‘paralel devlet’ adı altında suç üretmeye çalışıyorlardı. Üniversiteye nasıl kayyum atarız diye çok çalışma yaptılar ama en küçük bir boşluk bulamadılar. Hem mali hem eğitim olarak bütün YÖK denetimlerinden en güzel şekilde geçtik. Yine de 2015’te bütün hastanelerimizi kapattılar.</p>
<p><strong>Denetimden geçtiyseniz nasıl kapattılar?</strong></p>
<p>“Paralel devlet yapılanmasına” maddi destek olma şüphesiyle. O zaman makul şüphe diye bir şey üretmişlerdi. Bütün hastaneleri kapattılar, sadece İzmir’de Bornova eğitim araştırma hastanemiz kaldı. Orası da eğitim hastanesi olduğu için kapatamadılar. YÖK’e sorulması gerekiyordu. 2014’te ben rektör olduktan sonra “Amerika’dan gelen bir doktor rektör oldu” diye bir suç uydurup irtibat, iltisak gibi gerekçelerle tutukladılar. Hiçbir savunmaya fırsat vermeden kendimizi İzmir F Tipi Yüksek Güvenlikli Buca/Kırıklar cezaevinde bulduk. Ben hapse girince üniversiteye kayyum atandı. Gerekçe; “rektör hapiste olduğu için.” Beni sırf bu yüzden tutukladılar yani.</p>
<p><strong>Bir suç uydurdular dediniz. Tutuklanmanızı isteyen savcı, Buca’daki tarihi De Jong Köşkü’nün de içinde bulunduğu 45 dönümlük araziyi evrakta sahtecilik yapıp Şifa Üniversitesi’ne kiraladığınızı iddia etmişti. Bu olay nedir?</strong></p>
<p>İlk kurulduğu 1960’lı yıllarda hemşirelik okulu olarak kurulup daha sonra kapatılan ve sosyal güvenlik kurumuna devredilen içinde bir köşkün de bulunduğu yer üniversitemiz tarafından resmi kanallarla kiralandı ve Şifa Üniversitesi Sağlık Meslek Yüksek Okulu açıldı. Tamamen terk edilmiş binalar ve arazisi olan bu yer o zamanın rakamları ile üniversitemiz bütçesinden 12 milyon lira harcanarak (yaklaşık 8 milyon dolar civarında bir tutara tekabül ediyor) eğitime kazandırıldı ve içinde 1000 civarında öğrenci eğitim alıyordu. Eski binalar da revize edilerek hastaneye çevrildi, tarihi köşk de eğitimde kullanıldı. Tamamen resmi kiralama yapılmıştı ama üniversiteyle uğraşmak için değerinden az fiyata kiralandı dediler (ki öyle bir şey yoktu, kirayı devlet belirledi ne dedilerse biz kabul etmiştik), bu şekilde evrakta sahtecilik diye bir şey uydurdular ve beni hapse attılar.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-26689 aligncenter" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/07/Prof-Mehmet-Ates2.jpg" alt="" width="620" height="350" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/07/Prof-Mehmet-Ates2.jpg 620w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/07/Prof-Mehmet-Ates2-390x220.jpg 390w" sizes="(max-width: 620px) 100vw, 620px" /></p>
<p><strong>Size bu suçları atfeden savcı Okan Bato’nun adının 15 Temmuz yargılamalarında adliyelerde dönen rüşvet ağına, borsasına karışması da enteresan.</strong></p>
<p>Eee ne derler “Men Dakka Dukka” yani eden bulur.</p>
<p><strong>Hapisten ne zaman, nasıl çıktınız? </strong></p>
<p>Hapisteyken eşimle tetkiklerimizin uyumlu olduğu haberi geldi. Hemen böbrek nakli yapılması gerekiyordu. Ameliyat için tahliye talebinde bulunduk, önce reddedildi. Sonra, demek o zaman hukukun biraz kırıntıları vardı, raporları götürünce 28 Nisan 2016’da tahliye ettiler. Hemen ameliyat olamadık. Bende bir tümör çıktı, önce o tümörden ameliyat olmam gerekti. Mayısın ortasında böbrek transplantasyon ameliyatı olduk. Sol böbreğim eşime nakledildi. Bir hafta sonra taburcu olduk. İkimiz de ciddi bir ameliyat geçirmiştik, üç aylık rapor verdiler. Hapisten tabi imza karşılığında çıkmıştım. Sargılarımla polis merkezine imzaya gidip geliyordum.</p>
<p><strong>Hastanedeyken pasaportlarınıza da ilginç bir şekilde el konulmuştu.  </strong></p>
<p>Evet, bir de onun telaşını yaşadık. Sadece benim değil bütün ailemin yeşil pasaportlarına el konuldu. Eğer iade etmezsek savcı yakalama kararı çıkaracak denildi, ben bu arada hastanede yatıyorum. Alelacele götürüp teslim ettik.</p>
<p><strong>15 Temmuz’da neredeydiniz, ne yapıyordunuz? </strong></p>
<p>Evde rehabilitasyon sürecindeyim. 17 Temmuz 2016’da tekrar kapıya gelip beni sargılarımla götürdüler. Ama karakola değil, herhalde ölecek diye korktular, savcı illa gözaltına alınacak dediği için ambulansla hastaneye götürdüler. Hastanede acilde gözaltı devam etti. Başımda, tuvaletin kapısında, her yerde 2-3 polis. Gece 02.00’e kadar hastanede kaldık. Daha sonra hastaneye baskı yapıldı, bizi oradan attılar, burada artık yapılacak bir şey kalmadı diye. Gözaltı kararı olduğu için eve götürecek halleri yok, polis merkezine götürdüler. Her yerim bantlı, sargılı. Orada da aşağıdaki gözaltı odalarına koymaya korktular, yukarıda bir odaya koydular. Sabah ifade için savcıya götürüldüm, beni o halde görünce, o zaman dediğim gibi hukukun kırıntıları vardı, yurt dışı yasağıyla savcı ve hakim bıraktı.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-26690 aligncenter" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/07/Prof-Mehmet-Ates3-700x397.jpg" alt="" width="700" height="397" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/07/Prof-Mehmet-Ates3-700x397.jpg 700w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/07/Prof-Mehmet-Ates3-768x435.jpg 768w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/07/Prof-Mehmet-Ates3-390x220.jpg 390w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/07/Prof-Mehmet-Ates3.jpg 856w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /></p>
<p><strong>“Ateş tekniğiyle” tıp literatürüne geçen bir cerrahsınız. O süreç nasıl gelişti? </strong></p>
<p>Ben kalp damar cerrahisi profesörüyüm. Amerika’da aort hastalıkları üzerine üst ihtisas yaptım. Aort kalpten çıkan ilk ve en büyük damardır. Aortun yırtıkları, genişlemeleri vardır ve çok riskli ameliyatlardır. Türkiye’de bu ameliyatları en fazla yapan kalp cerrahisi hocası idim. 700 civarında aort ameliyatı yaptım. 6 yıldır bu ameliyatları yapmıyorum. Türkiye’de hala benim 6 yıl önceki sayıma ulaşan cerrah yok. Meslek hayatım boyunca yaklaşık 7 bin ameliyat icra ettim. Genç yaşıma rağmen (şimdi genç sayılmam) uzmanlar, doçentler ve profesörler yetiştirdim.</p>
<p>Soyadıma anılan bu teknikle hala Türkiye’de, dünyada yetiştirdiğim doktorlar ameliyatlar yapıyor. Bu tekniği Amerika’da eğitimimim esnasında geliştirdim. Bir tür cerrahi dikiş tekniği. Aort ameliyatında beynin kansız kalma süresini 40 dakikadan 20 dakikaya düşürüyor. Hatta 8,5 dakikalık bir rekorumuz bile var. Amerika’da aort cerrahisi alanında dünyanın bir numaralı hocaları olan Prof. Joseph Coselli, Prof. Hazım Safi gibi isimlerle çalıştım. 2005’te Türkiye’ye döndüğümde Siyami Hersek Hastanesi’nde aort cerrahisi kliniğini kurdum. Şifa’ya geçtikten sonra o kliniğini orada devam ettirdim.</p>
<p><strong>“Ateş tekniği” tıp literatürüne nasıl girdi?</strong></p>
<p>Amerika’daki hocam beni Nisan 2008’de Houston/Teksas Aort Cerrahi Kongresi’ne davet etti ve orada tekniğimi anlattım. Tıp literatürüne giriş süreci böyle başladı ama tescillenme süreci Şifa Üniversitesi kapatıldığı için resmi olarak henüz tamamlanmadı. Resmi dosyanızı verebilmeniz için bir üniversite bünyesinde çalışıyor olmanız gerekiyor. Ama tekniğin ismi bana ait. Hiç kimse bu teknik için başvuru yapamaz.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-26691 aligncenter" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/07/Prof-Mehmet-Ates4.jpg" alt="" width="500" height="334" /></p>
<p><strong>Şifa Üniversitesi ne zaman kuruldu?</strong></p>
<p>2010’da resmen kuruldu. 2011’de öğrenci almaya başladı. O dönemden beri birçok sıkıntılar yaşadık aslında. Engel olma çalışmalarını gördüm. Bütün evraklarımız, sistemimiz hazır, hiçbir eksiğimiz yok, “İzmir’de ikinci bir üniversiteye ne gerek var” denildi ki biz Türkiye’nin sağlık temalı ilk üniversiteydik. Ama o zaman bu sorunları çok dillendirmedik, işimize baktık, amacımız bilim insanı yetiştirmekti.</p>
<p><strong>Sağlık temalı üniversite ne demek?</strong></p>
<p>Sağlıktan başka hiçbir branş yoktu. Tıp, diş, hemşirelik, diyetisyenlik fizyoterapistlik… KHK ile kapatıldığımızda 2 bin 600 civarında öğrencimiz vardı. Tıp fakültesi hariç diğer bölümler mezun vermişti.</p>
<p><strong>Neler yapıldı üniversitede, hem eğitim hem tıp adına?</strong></p>
<p>Eğitim hastaneleri açıldı. İzmir’de 2008 yılında göreve başladığımızda Şifa Grubu’nun iki hastanesi vardı. Üniversite ile beraber 3 yıl gibi kısa bir zamanda hastane ve tıp merkezi sayısını 9’a çıkardık. Şifa Üniversitesi yurtlarla birlikte 15 kuruma ulaştı. Yine o zamanın rakamlarıyla yaklaşık 150 milyon dolar yatırım yapıldı ve hepsi de kendi öz kaynaklarımızdan. Şifa Üniversitesi sadece üçüncü senesinde 70-80 tıp fakültesinin arasında Türkiye’de ÖSYM kılavuzlarında tercih edilen ilk üniversite oldu. İlk 500’den, ilk 1000’den birçok öğrenci geldi. Ama tıp fakültemiz ilk mezunlarını veremedi. 23 Temmuz 2016’da çıkarılan KHK ile 15 üniversiteyle beraber benim üniversitem de kapatıldı. Talebelerimiz farklı okullarda eğitimlerini bitirmek zorunda kaldı. Şu anda dünyanın her yerinde yüzden fazla talebem var. Enteresan bir tevafuktur. Beni hapse attıkları gün Erdoğan’ın dünürünün aortu patladı. O zaman Twitter’da gündem oldu dediler. Benim yetiştirdiğim bir talebem yaptı ameliyatını.</p>
<p><strong>Kaç yıldır mesleğinizi yapamıyorsunuz, bu süreçte nasıl ayakta kaldınız?</strong></p>
<p>Online öğretim üyesi olarak Amerika, Avrupa, Afrika ve Asya ülkelerinde İngilizce ve Türkçe dersler anlatıyorum, bu şekilde geçimimi sağlıyorum. Ekim ayında tekrar kalp cerrahı olarak çalışmaya başlayacağım. ABD akademik Greencard verdi ama ben şimdilik buralardayım. Hollanda merkezli Sofia Akademi ilahiyat bölümü son sınıfta okuyorum. Çağlayan dergisinde Said Işık mahlası ile, Nevbahar dergisinde Doktor Deva köşesini ve Büyüteç dergisinde yazılar yazmaya çalışıyorum. Yakın zamanda Dr. Deva Raindrop YouTube kanalında programa dönüşecek. Bir Avrupa gazetesinde de misafir yazar olarak Evrensel İnsani Değerler makalelerine başlayacağım inşallah.</p>
<p><strong>Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?</strong></p>
<p>Allah Adil-i Mutlaktır. Benim yaşadıklarım, arkadaşlarımın yaşadıkları yanında hiçbir şey ifade etmez ama şu bilinmeli. Birisinin tabiri ile “çok önemli.” Kimse ümitsizliğe kapılmasın yemin edebilirim. Hem vallahi hem billahi hem de tallahi bu devran böyle devam etmez. Çok yakın bir gelecekte bu zalimlerin gümbür gümbür yıkıldığını göreceksiniz. Zulüm devam etmez. Bu biline. Kimse ümidinden bir şey kaybetmesin ve kardeşlerine bir kase de olsa ümit götürsün. (Bir Kase Ümit – Prof.Dr. Said Işık – Çağlayan Dergisi – Aralık 2021) Bu yaşanılanlar da hepimiz adına günahlarımıza kefaret olur diyelim. Kadın, erkek ve hatta çocuk tüm arkadaşlarımla gurur duyuyorum vesselam. Misk gibi güzel kokan bir son ile bitirelim. Taha Suresi 135. Ayet (Sure’nin son ayeti). Arzu edenler tekrar lütfen bu ayete baksınlar. De ki: “Herkes beklemede! Siz de gözleyin bakalım! Doğru yolu tutanların, hidâyete erenlerin kim olduğunu yakında anlayacaksınız!” Bakın ayet yakında diyor. Ne zaman mı? Allah bilir, o da sabrın sevabına vabeste. Dünyadan günahlardan arınmış olarak tertemiz ayrılmamız temennisiyle. Bu vesile ile dualarınızı intizar ettiğimi de bildirmek isterim.</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div id="__reading__mode__content_end_mark_container_id">Kaynak: Bold Medya / Sevinç Özarslan</div>
<p><a href="https://hizmetten.com/surgun-profesor-mehmet-atesin-basari-hikayesi-teknigi-tip-literaturune-girdi-avrupada-kalp-cerrahligina-baslayacak/">Sürgün profesör Mehmet Ateş’in başarı hikayesi: Tekniği tıp literatürüne girdi, Avrupa’da kalp cerrahlığına başlayacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://hizmetten.com/surgun-profesor-mehmet-atesin-basari-hikayesi-teknigi-tip-literaturune-girdi-avrupada-kalp-cerrahligina-baslayacak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AİHM önünde tarihi gün: Mağdurlar burada, hakimler nerede?</title>
		<link>https://hizmetten.com/aihm-onunde-tarihi-gun-magdurlar-burada-hakimler-nerede/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Jun 2022 13:31:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[aihm]]></category>
		<category><![CDATA[KHK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=26311</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’de yaşanan ‘cadı avı’ nedeniyle vatanlarını terk etmek zorunda kalan binlerce KHK’lı, Strasbourg’taki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) binası önünde ‘adalet’ için toplandı. Avrupa’nın bir çok ülkesinden AİHM’nin önüne gelen&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/aihm-onunde-tarihi-gun-magdurlar-burada-hakimler-nerede/">AİHM önünde tarihi gün: Mağdurlar burada, hakimler nerede?</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de yaşanan ‘cadı avı’ nedeniyle vatanlarını terk etmek zorunda kalan binlerce KHK’lı, Strasbourg’taki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) binası önünde ‘adalet’ için toplandı. Avrupa’nın bir çok ülkesinden AİHM’nin önüne gelen KHK’lılar, ‘adalet’ için haykırdı. AİHM’nin özellikle güncel davalarda ‘ağırdan’ almasına ve siyasi kararlar vermesine tepki gösterildi. Geç gelen adaletin adalet olmadığı vurgulandı. Türkiye’de yaşanan ve ayyuka çıkan hukuksuzluklara karşı AİHM’e harekete geçme çağrısında bulunuldu.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-26312 aligncenter" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/AIHM-gosteri-2-700x525.jpg" alt="" width="700" height="525" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/AIHM-gosteri-2-700x525.jpg 700w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/AIHM-gosteri-2-1200x900.jpg 1200w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/AIHM-gosteri-2-768x576.jpg 768w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/AIHM-gosteri-2.jpg 1280w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /></p>
<p>AİHM ve Avrupa Konseyi binalarının önünde Türkçe ve İngilizce ‘Geciken adalet adalet değildir’, ‘Mağdurlar burada hakimler (mahkeme) nerede?’, ‘Türkiye’de zulme dur de!’, ‘Türkiye’de işkenceye dur de!’ sloganları atıldı. Salyangoz kostümü giyen bir gösterici de, taşıdığı pankartla “Ben bile senden daha hızlıyım AİHM” dedi. Sloganların atıldığı eylemi organize eden heyet adına KHK’lı diplomat Rumi Ünal, Türkiye’deki hukuksuzluklara duyarsız kalan Avrupa Konseyi’ne uyarı mektubu verdi.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-26313 aligncenter" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/AIHM-gosteri-3-700x525.jpg" alt="" width="700" height="525" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/AIHM-gosteri-3-700x525.jpg 700w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/AIHM-gosteri-3-1200x900.jpg 1200w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/AIHM-gosteri-3-768x576.jpg 768w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/AIHM-gosteri-3.jpg 1280w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /></p>
<p>Rumi Ünal, mektubu Strasbourg’taki eylemi organize öden 24 sivil toplum kuruluşları ve Peaceful Actions Platformu ve tüm mağdurlar adına verdiklerini söyledi. Ünal, 7-8 sayfalık bir mektup. AİHM’in şu ana kadar vermediği, eksik verdiği kararı anlatıyor. AİHM’den beklentileri dile getiriliyor. Yargıç Spano’nun konuya sahip çıkmasını, 6 yıldır mağduriyetlerin sürmesine rağmen adaletin geciktiğini örnek kararlar üzerinden anlattık. Avrupa Konseyi ve AİHM’den Türkiye’deki mağdurların haklarını savunmasını bekliyoruz. Mektubu AİHM Başkanı Rabert Spano’ya ulaştırılmak üzere görevli asistanına verdik.”</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-26314 aligncenter" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/AIHM-gosteri-4-700x394.jpg" alt="" width="700" height="394" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/AIHM-gosteri-4-700x394.jpg 700w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/AIHM-gosteri-4-1200x675.jpg 1200w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/AIHM-gosteri-4-768x432.jpg 768w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/AIHM-gosteri-4-390x220.jpg 390w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/AIHM-gosteri-4.jpg 1280w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /></p>
<p>15 Temmuz sonrası Türkiye’de zorla kaçırılan ve kendisinden yaklaşık 3 yıldır haber alınamayan KHK’lı Yusuf Bilge Tunç’un kız kardeşi Şefika Nur Kurt da eyleme katılarak bir konuşma yaptı. Kurt, “Maalesef AİHM’nin verdiği kararla ümitlerimiz sönmek üzere. O yüzden biz kayıp ailelerinin desteklenmesi konusunda yapılan her gayret, destek çok kıymetli.” dedi.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-26315 aligncenter" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/AIHM-gosteri-6-700x316.jpg" alt="" width="700" height="316" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/AIHM-gosteri-6-700x316.jpg 700w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/AIHM-gosteri-6-1200x541.jpg 1200w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/AIHM-gosteri-6-768x346.jpg 768w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/AIHM-gosteri-6.jpg 1280w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /></p>
<p>Eyleme katılan gazeteci Kerim Balcı ise, “Geciken adalet hem mağdurları umutsuzluğa itiyor, hem de diktatörlere cesaret veriyor. Biz bunu AİHM’e hatırlatmak için buradayız.” şeklinde konuştu.</p>
<div class="wp-video"></div>
<p><a href="https://hizmetten.com/aihm-onunde-tarihi-gun-magdurlar-burada-hakimler-nerede/">AİHM önünde tarihi gün: Mağdurlar burada, hakimler nerede?</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mülteci akademisyen Naciye Temiz&#8217;e Fin Edebiyat Derneği&#8217;nden ödül</title>
		<link>https://hizmetten.com/multeci-akademisyen-naciye-temize-fin-edebiyat-derneginden-odul/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Jun 2022 17:06:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Fin Edebiyat Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[KHK]]></category>
		<category><![CDATA[Naciye Temiz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=26142</guid>

					<description><![CDATA[<p>ADEM ELİTOK &#124; FİNLANDİYA Fin Edebiyat Derneği (SKS) tarafından düzenlenen Mülteci Yolculukları yazma yarışmasını sonuçlandı. Türkiye’de öğretim görevlisiyken 15 Temmuz 2016 yılındaki darbe girişiminin ardından terörist ilan edilince ülkesini terk etmek&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/multeci-akademisyen-naciye-temize-fin-edebiyat-derneginden-odul/">Mülteci akademisyen Naciye Temiz&#8217;e Fin Edebiyat Derneği&#8217;nden ödül</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ADEM ELİTOK | FİNLANDİYA </strong></p>
<p>Fin Edebiyat Derneği (SKS) tarafından düzenlenen Mülteci Yolculukları yazma yarışmasını sonuçlandı. Türkiye’de öğretim görevlisiyken 15 Temmuz 2016 yılındaki darbe girişiminin ardından terörist ilan edilince ülkesini terk etmek zorunda kalan Naciye Temiz, yaşadıklarını kaleme aldığı hikayesi ile ödül kazandı.</p>
<p>Geçtiğimiz yıl ocak ayında başlatılan yarışmaya 10 faklı dilde 37 eser katıldı. Yarışmanın birincisi Kabil’de bir bombalı saldırı sonucu ailesini kaybeden Hussain Kazemian oldu. Yarışmaya Vantaa&#8217;dan katılan Tara Vallenius, Vaasa&#8217;dan Ali Al-Mashahdanee, Loimaa&#8217;dan Naciye Temiz, Ali Hashemi ve Tampere&#8217;den Silvana Berki’nin hikayeleri ödüle layık görüldü.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-26145 aligncenter" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/287767367_10159953906144518_5532627928451312535_n-700x525.jpg" alt="" width="700" height="525" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/287767367_10159953906144518_5532627928451312535_n-700x525.jpg 700w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/287767367_10159953906144518_5532627928451312535_n-1200x900.jpg 1200w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/287767367_10159953906144518_5532627928451312535_n-768x576.jpg 768w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/287767367_10159953906144518_5532627928451312535_n-1536x1152.jpg 1536w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/287767367_10159953906144518_5532627928451312535_n.jpg 2048w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Dereceye girenler ödüllerini Fin Edebiyat Derneği’nde düzenlenen törenle aldı. Ödül komitesinde yer alan Oulu Üniversitesi’nden akademi araştırmacısı Johanna Leinonen, yarışmanın amacının ülkelerini terk etmek zorunda kalan insanların yaşadıklarını kayıt altına almak olduğunu söyledi. Avrupa’nın iltica politikasının mültecileri tehlikeli yollara gitmeye zorladığını belirten Leinonen, Akdeniz’de hala insanların öldüğünü hatırlattı.</p>
<p>“Var Olma Mücadelesi” başlıklı yazısı ile ödül kazanan Naciye Temiz’in yaşadıkları, Türkiye’de zulüm gören milyonlarca insanın hikayesine çok benzer. Öğretim görevlisiyken 15 Temmuz 2016 gecesi milyonlarca başka insan gibi hayatı alt üst oldu. Hiçbir suçu olmadığı halde hakkında soruşturma başlatılan Naciye Temiz, ailesi ile birlikte ülkesini terk etmek zorunda kaldı.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-26146 aligncenter" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/FVIcvmGXwAAS6G4-700x671.jpg" alt="" width="700" height="671" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/FVIcvmGXwAAS6G4-700x671.jpg 700w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/FVIcvmGXwAAS6G4-1200x1150.jpg 1200w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/FVIcvmGXwAAS6G4-768x736.jpg 768w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/FVIcvmGXwAAS6G4.jpg 1536w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /></p>
<p>Darbe gecesi geçmişinin bir kenara konulduğunu ve hayatının karartıldığını belirten Temiz, “O gece bir hiç oldum” ifadesini kullanıyor. Temiz, yaşadığı mutluluğu şu cümlelerle ifade ediyor; “Uzun zaman sonra belki de en çok ihtiyacım olan bir zamanda güzel ve anlamlı bir ödül aldım. Bu ödülü hikayemde bahsettiğim var olma mücadelesine destek olarak yorumluyorum. Bu yönüyle daha da bir anlamlı oldu benim için. Hayatımın tamamen değiştiği bir süreç sonrasında yaşadıklarımın bana bu şekilde ödül olarak dönmesi gerçekten büyük bir armağan oldu. Bu süreçte birçok acı yaşadık ve yaşamaya devam ediyoruz. Bugün şunu bir kez daha fark ettim ki acılar ve üzüntüler en önemlisi de gözyaşı evrensel. Göçler de evrensel ve bu konuda yalnız değiliz; ilk değiliz korkarım ki son da olmayacağız.”</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-26147 aligncenter" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/FVIhkCYXsAQCeb6-700x462.jpg" alt="" width="700" height="462" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/FVIhkCYXsAQCeb6-700x462.jpg 700w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/FVIhkCYXsAQCeb6-1200x792.jpg 1200w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/FVIhkCYXsAQCeb6-768x507.jpg 768w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/FVIhkCYXsAQCeb6-1536x1014.jpg 1536w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/FVIhkCYXsAQCeb6.jpg 1964w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /></p>
<p>Hicreti bir ‘doğum’ ve ‘yeniden var olma’ süreci olarak tanımlayan Temiz, “Bu doğumların her birisi içerisinde gizli nice üzücü, travma dolu hikaye var. Her göç bir hikaye, bir romandır. Bu düşünce çerçevesinde bu göç hikayemi kayıt altına almak istiyordum. Yarışmaya katılma isteğim bu noktada başladı. Benim bir yeniden var olma hikayem var ve ben bunu yazmak istiyordum. Derece alma iddiam yoktu. Sadece ‘benim bir hikayem var’ demek istiyordum. Ve de oldu. Fin Edebiyat Topluluğu’na teşekkür ederim. Yazıp kenara koyduğum hikayeme yeniden can ve enerji verdiler. Bu enerji bana, aileme ve arkadaşlarıma pozitif duygular yaşattı.”</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/multeci-akademisyen-naciye-temize-fin-edebiyat-derneginden-odul/">Mülteci akademisyen Naciye Temiz&#8217;e Fin Edebiyat Derneği&#8217;nden ödül</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Ben öğretmenim!” &#124; RECEP ATICI</title>
		<link>https://hizmetten.com/ben-ogretmenim-recep-atici/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Recep Atıcı]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 08 Mar 2022 07:33:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[Cafer Bayram]]></category>
		<category><![CDATA[KHK]]></category>
		<category><![CDATA[recep atici]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=24528</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dün itibariyle internet sitelerinde şöyle bir haber vardı: “15 Temmuz’dan sonra başlatılan cadı avında KHK ile mesleğinden ihraç edildikten sonra yakalandığı kansere yenik düşen öğretmen Cafer Bayram, ders verdiği okulun&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/ben-ogretmenim-recep-atici/">“Ben öğretmenim!” | RECEP ATICI</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dün itibariyle internet sitelerinde şöyle bir haber vardı: “15 Temmuz’dan sonra başlatılan cadı avında KHK ile mesleğinden ihraç edildikten sonra yakalandığı kansere yenik düşen öğretmen Cafer Bayram, ders verdiği okulun bahçesinde tabutu musalla taşı yerine sıraya konarak son yolculuğuna uğurlandı.”</p>
<p>Bu haberi okuyunca Ayna Grubu’ndan Erhan Güleryüz’ün söylediği “Beni Köyümün Yağmurlarında Yıkasınlar” şarkısını hatırladım. Şarkının giriş sözleri şöyleydi:</p>
<p>“Eğer ölürsem buralarda / Eğer benim için ağlayan biri varsa baş ucumda / Vasiyetimdir beni götürsünler doğduğum topraklara / Köyümün yağmurlarında yıkasınlar”</p>
<p>Sanki Cafer öğretmen de “Vasiyetimdir beni götürsünler öğretmenlik yaptığım okula, Tabutumu musalla taşı yerini okulumun sıralarına koysunlar” demişçesine son yolculuğuna vazife yaptığı okuldan ve kendisi gibi KHK’lı kader arkadaşları tarafından uğurlanmış. Allah taksiratını affetsin.</p>
<p>Sosyal medyada onunla ilgili şöyle bir kısa anekdot vardı. Babası böbrek yetmezliği nedeniyle onun doğumundan 3 ay önce vefat eder. Cafer Bayram ve kardeşini annesi tek başına sırtının teri hiç kurumadan türlü sıkıntılarla okutur. Bu yüzden Cafer, öğretmenlik sınavını kazandıktan sonra tercihini kendi memleketine yapar. Görev yaptığı okulda parmakla gösterilen Cafer öğretmen artık vakti geldi diyerek sevdiği kızla nişanlanır. Şeb-i aruza ramak kala 15 Temmuz tiyatro darbe girişimi olur. Bunun sonucunda başlatılan cadı avı ile çiçeği burnunda Cafer öğretmen mesleğinden ihraç edilir. Kızın aile tarafı bu durumu kaldıramaz ve nişanlısı onunla izdivaç yapma fikrinden cayar.  Cafer öğretmen, dibine kezzap dökülmüş gül fidesi gibi yavaş yavaş sararıp solmaya başlar.</p>
<p>Adeta “Sen de mi Brütüs?” dercesine gölgesine sığındığı son çınar ağacı da devrilir. Hanımı vefat edince “Her yer karanlık mahşer mi Ya Rab!” güftesini yazan Abdülhamit Han gibi Cafer öğretmene bütün yer yüzü kapkaranlık hale gelir. Oralarda daha fazla kalamaz ve kendisini hayata bağlayan annesine, köyüne döner. Ancak köyünde de ‘terörist’ nazarıyla bakılınca bunu hazmedemez ve bütün bütün gam ve kedere boğulur. Hani hatırlarsanız “Ben yoruldum hayat” diye bir türkü var. İşte o türkünün sözlerinde denildiği gibi; “<em>Ben yoruldu hayat gelme üstüme/ Diz çöktüm dünyanın namert yüzüne / Gözümden gönlümden düşen düşene / Bu öksüz başıma gözdağı verme</em>” dese de dünya onun üstüne üstüne gelmeye devam eder. Bütün bu olup bitenlerden sonra evinden çıkamaz hale gelen Cafer öğretmen, kanser hastalığına yakalanır.</p>
<p>Bu amansız hastalığa kendisi çok ilerlemeden vakıf olsa da yaşama ümidini yitirmiştir artık. Dolayısıyla bu hastalığını yakın akrabalarına dahi söylemez. Hastanede solunum cihazına bağlanmadan önceki son sözleri ise “Ben öğretmenim!” olur. Cafer öğretmenin hastalığını son evresinde öğrenen halası ise onun bu durumunu şöyle anlatıyor: ‘‘Biz öğrendiğimizde hastalığı son evresindeydi, doktorlar; ‘artık yapacak bir şey kalmamış’ dediler. Oğlum, niye bize söylemedin dediklerinde ise “Ben zaten yaşamak istemiyorum” der.</p>
<p>Evet, Giresun’da kanser tedavisi gördüğü hastanede dünya sürgününü tamamladığında henüz 36 yaşındaydı Cafer öğretmen. Kendi gölgesinden korkanlar bu süreçte yüzlerce öğretmeni öğrencilerinden kopardılar. Verilen resmi rakamlara göre 40 binin üzerinde öğretmen can suyu olan sınıflardan ve zil seslerinden mahrum edildiler. Şimdi de feryat figan hem de İmam Hatip okullarında okuyan öğrencilerin “Deizme” kaymasından şikâyet ediyorlar. Yazık ki ne yazık!</p>
<p>Bir zaman “Gençliğin imanını sorularla çaldılar” isimli kitap yazan Emine Şenlikoğlu’da katıldığı bir TV programında hiç utanmadan şöyle demiş:” Türkiye, insansız uçak yaptı. Şayet bu iktidar önümüzdeki seçimi kazanırsa Türkiye aya çıkacak. Çıkmazsa adımı değiştireceğim.”</p>
<p>Ne diyelim? Böyleleri için eskiler; “Allah, akıl fikir versin” derlerdi. Hani adamın biri Nasrettin Hoca’nın yolunu kesip elindeki mektubu uzatmış ve: “Aman Hocam, şu mektubu bana okuyuver.” demiş. Hoca mektubu, açmış bakmış. Bir süre evirip çevirdikten sonra tutup sahibine geri vererek: “Bu mektup okunacak gibi değil” demiş. Adam bu duruma çok bozulmuş ve Hocayı: “Ayıp Hoca ayıp! Benden utanmıyorsan başındaki sarıktan utan bari” demiş.</p>
<p>Bizde bu fıkradan mülhem şöyle diyelim. Ayıp be Emine hanım, ayıp ki ne ayıp! Hiç umursamadan bol keseden söylediğin bu yalanlarla bizden utanmıyorsan başındaki örtüden utan bari. Hiçbiriniz de mi akıl fikir kalmadı? Şayet azıcık ferasetiniz olsaydı hiç yoktan yere en kabiliyetli 40 binden fazla Cafer öğretmen gibi maarif kadrosunu bir kalemde kırıp atan bir anlayış nasıl aya gidecek?</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/ben-ogretmenim-recep-atici/">“Ben öğretmenim!” | RECEP ATICI</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Küçük yaşta zulme uğrayan Nurefşan, Rahmet-i Rahman&#8217;a uğurlandı</title>
		<link>https://hizmetten.com/kucuk-yasta-zulme-ugrayan-nurefsan-rahmet-i-rahmana-ugurlandi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mizan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Jul 2021 08:00:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[KHK]]></category>
		<category><![CDATA[Nurefşan Ketenci]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=21332</guid>

					<description><![CDATA[<p>Küçük yaşta olmasına rağmen ailesiyle KHK zulmünü yaşayan Nurefşan Ketenci(16), Almanya’nın Hanau kentinde toprağa verildi. Dünyada 50 bin kişide bir görülen Kedi Miyavlaması Sendromu (Cri du Chat) ile dünyaya gelen&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/kucuk-yasta-zulme-ugrayan-nurefsan-rahmet-i-rahmana-ugurlandi/">Küçük yaşta zulme uğrayan Nurefşan, Rahmet-i Rahman&#8217;a uğurlandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>Küçük yaşta olmasına rağmen ailesiyle KHK zulmünü yaşayan Nurefşan Ketenci(16), Almanya’nın Hanau kentinde toprağa verildi.</div>
<div>
<div>
<div><img decoding="async" title="" src="http://image.writeclouds.com/Images/Resim/Images/News/20210728/12872442.jpg" alt="" /><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-21334" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2021/07/22577529.jpg" alt="" width="650" height="350" /></div>
</div>
</div>
<div>Dünyada 50 bin kişide bir görülen Kedi Miyavlaması Sendromu (Cri du Chat) ile dünyaya gelen Nurefşan Ketenci 25 Temmuz günü Almanya’da hayatını kaybetmişti. Nurefşan Ketenci, Almanya’nın Hanau kentinde kılınan cenaze namazının ardından üç aydır gördüğü koronavirüs tedavisi sonrası 11 Temmuz’da hayatını kaybeden Mehmet Ali Şengül’ün mezarının yanına defnedildi.</div>
<div>16 yaşında dünyaya veda eden Nurefşan’ın mezarının başına ise çiçekler ile en çok sevdiği balonlar konuldu.</div>
<div>Babası KHK ile kapatılan bir kurumda çalıştığı için Ankara’da Sistem Özel Eğitim Ve Rehabilitasyon Merkezi’nden baskıyla atılan Nurefşan üç senedir ailesiyle Almanya’da yaşıyordu.<img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-21333" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2021/07/89121980.jpg" alt="" width="655" height="649" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2021/07/89121980.jpg 655w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2021/07/89121980-150x150.jpg 150w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /></div>
<p><a href="https://hizmetten.com/kucuk-yasta-zulme-ugrayan-nurefsan-rahmet-i-rahmana-ugurlandi/">Küçük yaşta zulme uğrayan Nurefşan, Rahmet-i Rahman&#8217;a uğurlandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başladık &#124; 40 yıllık bir hatırayı silerek “GEÇTİM MERİÇ’TEN” diyenler konuştu</title>
		<link>https://hizmetten.com/40-yillik-bir-hatirayi-silerek-gectim-mericten-diyenler-konustu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 15 Jul 2021 10:00:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[15 Temmuz]]></category>
		<category><![CDATA[belgesel]]></category>
		<category><![CDATA[KHK]]></category>
		<category><![CDATA[ORKOZ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=21092</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’de rejimin değiştiği, yüzbinlerce kişinin hayatının değiştiği 15 Temmuz’un üzerinden tam 5 yıl geçti. Tek adam rejiminin taşlarının döşendiği 15 Temmuz sabahında on binlerin alnına ‘terör’ yaftası vuruldu. Aradan geçen&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/40-yillik-bir-hatirayi-silerek-gectim-mericten-diyenler-konustu/">Başladık | 40 yıllık bir hatırayı silerek “GEÇTİM MERİÇ’TEN” diyenler konuştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de rejimin değiştiği, yüzbinlerce kişinin hayatının değiştiği 15 Temmuz’un üzerinden tam 5 yıl geçti. Tek adam rejiminin taşlarının döşendiği 15 Temmuz sabahında on binlerin alnına ‘terör’ yaftası vuruldu. Aradan geçen 5 yılda cadı avı ve sosyal soykırım hız kesmeden devam etti. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun ifadelerine göre, 5 yılda 135 bin 916 operasyon yapıldı, 312 bin 121 kişiye gözaltı yapıldı. ‘Terör örgütü’ üyesi olmanız için; Bankasya’da hesabınız, Zaman Gazetesi aboneniz, MEB bağlı özel okula çocuğunuzu göndermeniz, Kimse Yok Mu Derneğine bağış yapmanız veya burs vermeniz yeterli. Tamamen legal ve kanuni işler, size ‘terör örgütü’ üyesi yapabilir.<br />
KHK’larla işinden olan veya hakkında uydurma gerekçelerle gözaltı kararı verilenler için çıkış yollarından biri Türkiye’yi terk etmek oldu. Meriç üzerinden Yunanistan’a geçip, özgürlüğe adım atanlar geride bir hayatı ve hatıraları bırakıyordu. Son bir kez yaşlı ve yaslı gözlerle anavatana bakıp, yeni vatanlara doğru yol aldılar. Peki geriye son kez bakarken ne hissettiler? 5 yılda hayatları nasıl değişti?<br />
MAESTRO Productions, 15 Temmuz’un 5. yıl dönümünde “40 Yıllık Hatırayı Silerek Geçtim Meriç’ten” belgeseli ile tarihe bir not düşüyor. 15 Temmuz’da, herkesi darbe girişiminin gerçek mağdurlarıyla tanıştırıyor. Belgeselde sadece yaşanmış hikayeler, bu hikayeleri yaşayan kişiler, yaşadıkları ve yaşayamadıklarıyla kendilerini anlatıyorlar. Kendi ifadeleri, doğal halleri ve bütün gerçekliğiyle.</p>
<p>Belgeselin amacı; mağduriyetten ve mazlumiyetten bir destan çıkarmak değil. Belgeselde yer alanlar da birer kahraman değiller. Sıradan, sizden, bizden, içimizden birileri. Hepimizin hikayesinden bir parça var anlattıklarında, hepimizin yolunun kesiştiği bir kavşak. Ya Meriç’te buluşuyor hikayelerimiz, ya içeride, ya dışarıda, ya da işsiz, aç-susuz kalıp aylarca, yıllarca güneş yüzü görmeden, şafağın sökmesini beklediğimiz kimsenin bilmediği adreslerde.<br />
Bir soru ile başlıyor belgesel. ”Bir gecede her şeyini kaybedeceğini bilsen, yine de girer miydin o yola?” Göz doktoru olan Duygu Hanım, Afrika’daki fakir insanların göz ameliyatını yaparken yüzleşmiş o geceyle. Ve o karanlık geceden beş yıl sonra her şeyini kaybetmiş biri olarak söz alıyor. Ödediği bedelleri, yaşadığı özlemleri, kayıplarını ve ömrünün yarısında ayrılmak zorunda kaldığı vatanından geride kalanları anlatıyor.<br />
Belgeselin bir başka hikayesi, Samanyolu Okulları’nda müdürlük yapan Halil Dinç beyin eşi öğretmen Nihayet Hanim’a ait. Meriç’ten geçerken geriye dönüp “Vatana yaslı bir bakışla” veda edişin hikayesi onunkisi.<br />
Daha yeni evlenmişken aynı zamanda tutuklanıp hapse giren Said ile Cansu, bebekleriyle birlikte hapse atılan Birgul ile Bunyamin çifti, son olarak da son 5 yılın bir bölümünü gaybubette, sonrasını da ailesinden ayrı gurbette geçirmek zorunda kalan Bülent Bey’i tanıyoruz Geçtim Meriç’ten belgeselinde.<br />
“40 Yıllık Hatırayı Silerek Geçtim Meriç’ten” belgeseli milyonlarca kişinin hayatını alt üst eden darbe girişiminin yıl dönümünde, 15 Temmuz’da ilk kez RAİNDROPS TV YouTube kanalında yayınlanacak. Premier saatiyle aynı anda canlı olarak da MC EU TV’den izlenebilecek.</p>
<p>Tarih: 15 Temmuz 2021<br />
Kanal: Raindrops TV YouTube / MC EU TV<br />
Yayın saatleri:<br />
İSTANBUL: 21.00<br />
ATİNA: 21.00<br />
FRANKFURT: 20.00<br />
NEWYORK: 2.00 PM<br />
LONDON: 19.00<br />
ŞİKAGO: 1.00 PM<br />
LOS ANGELES: 11.00 AM<br />
BİŞKEK: 18.00</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/40-yillik-bir-hatirayi-silerek-gectim-mericten-diyenler-konustu/">Başladık | 40 yıllık bir hatırayı silerek “GEÇTİM MERİÇ’TEN” diyenler konuştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hayatım boyunca hep darbelerin karşısında oldum (17.07.2016) &#124; M.Fethullah Gülen Hocaefendi</title>
		<link>https://hizmetten.com/hayatim-boyunca-hep-darbelerin-karsisinda-oldum-17-07-2016-m-fethullah-gulen-hocaefendi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 15 Jul 2021 08:30:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[#hocaefendi​ #fethullahgulen​ #mizan​]]></category>
		<category><![CDATA[15 Temmuz]]></category>
		<category><![CDATA[KHK]]></category>
		<category><![CDATA[zulüm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=21094</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hocaefendi, tevcih edilen bütün sualler üzerinde genişçe durdu; Hizmet Hareketi’nin maruz kaldığı zulmün sebeplerini, R. T. Erdoğan’ın düşmanlık ve nefret içeren söylemlerinin saiklerini, darbe girişiminin hangi maksatlarla ve kimler tarafından&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/hayatim-boyunca-hep-darbelerin-karsisinda-oldum-17-07-2016-m-fethullah-gulen-hocaefendi/">Hayatım boyunca hep darbelerin karşısında oldum (17.07.2016) | M.Fethullah Gülen Hocaefendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hocaefendi, tevcih edilen bütün sualler üzerinde genişçe durdu; Hizmet Hareketi’nin maruz kaldığı zulmün sebeplerini, R. T. Erdoğan’ın düşmanlık ve nefret içeren söylemlerinin saiklerini, darbe girişiminin hangi maksatlarla ve kimler tarafından yapılmış olabileceğini, dünden bugüne darbeler karşısındaki duruşunu, Türkiye’ye iade talebine dair söylentilerle ilgili görüşlerini, darbe teşebbüsü esnasındaki ve akabindeki şiddet görüntülerine ilişkin mülahazalarını ve Hizmet gönüllülerine yönelik mesajlarını içeren cevaplar verdi.</p>
<div class="epyt-video-wrapper"><iframe  id="_ytid_36802"  width="1170" height="658"  data-origwidth="1170" data-origheight="658" src="https://www.youtube.com/embed/ZsV6FAOs_eE?enablejsapi=1&#038;autoplay=0&#038;cc_load_policy=0&#038;cc_lang_pref=&#038;iv_load_policy=1&#038;loop=0&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;playsinline=1&#038;autohide=2&#038;theme=dark&#038;color=red&#038;controls=1&#038;disablekb=0&#038;" class="__youtube_prefs__  epyt-is-override  no-lazyload" title="YouTube player"  allow="fullscreen; accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen data-no-lazy="1" data-skipgform_ajax_framebjll=""></iframe></div>
<p><span class="style-scope yt-formatted-string" dir="auto">Bu video 17/07/2016 tarihinde yayınlanan Muhterem Fethullah Gülen Hocaefendi&#8217;nin uluslararası basına vermiş olduğu 15 Temmuz ile alakalı basın toplantısından alınmıştır.Videonun orijinalini buradan izleyebilirsiniz: </span><a class="yt-simple-endpoint style-scope yt-formatted-string" dir="auto" spellcheck="false" href="https://www.youtube.com/redirect?event=video_description&amp;redir_token=QUFFLUhqa1dROTlCSlkwTlJoSk9OeW55N3RFRVZqM0xfQXxBQ3Jtc0trSUV2cXN6M2V1Y01SdkxaeV9TSXN5UUJEV2JOVmxzTEFHNUZmOWRyaHVENU5mZ3NITGRaVW1QeWc3bGNabTctNTlMdWJGcHI1dEVLQkZJb2JFMmotOVJNWlhCYlY2RFlEc1FIbEM1emJIZF9Ya01tdw&amp;q=http%3A%2F%2Fwww.herkul.org%2Fbamteli%2Fdarbeyi" target="_blank" rel="nofollow noopener">http://www.herkul.org/bamteli/darbeyi</a><span class="style-scope yt-formatted-string" dir="auto">&#8230; </span></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/hayatim-boyunca-hep-darbelerin-karsisinda-oldum-17-07-2016-m-fethullah-gulen-hocaefendi/">Hayatım boyunca hep darbelerin karşısında oldum (17.07.2016) | M.Fethullah Gülen Hocaefendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mesleğine sevdalı güzel bir insan geçti bu Dünyadan; Gazeteci Kamil Oğuz’un ardından</title>
		<link>https://hizmetten.com/meslegine-sevdali-guzel-bir-insan-gecti-bu-dunyadan-gazeteci-kamil-oguzun-ardindan/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 11 Jul 2021 11:44:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Güler]]></category>
		<category><![CDATA[KHK]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet kamil oğuz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=20884</guid>

					<description><![CDATA[<p>İlk tanıştığımızda o İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bakan ve gününü belediyede geçiren bir muhabirdi. Belediye başkanı da yeni seçilmiş olan Recep Tayyip Erdoğan’dı. O günlere dair hatıraları vardı, anlatırdı. Gençti, enerjikti,&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/meslegine-sevdali-guzel-bir-insan-gecti-bu-dunyadan-gazeteci-kamil-oguzun-ardindan/">Mesleğine sevdalı güzel bir insan geçti bu Dünyadan; Gazeteci Kamil Oğuz’un ardından</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İlk tanıştığımızda o İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bakan ve gününü belediyede geçiren bir muhabirdi. Belediye başkanı da yeni seçilmiş olan Recep Tayyip Erdoğan’dı. O günlere dair hatıraları vardı, anlatırdı.</p>
<p>Gençti, enerjikti, hayat doluydu. Onu tanıdığım 26 yıl boyunca da hep öyle oldu.</p>
<p>Mehmet Kamil Oğuz’dan bahsediyorum. Bitlis Adilcevaz’lıydı. Okumak için Van’a gitmiş, gazeteciliğe merak sarmış, bölgenin belki de Türkiye’nin ilk yerel TV’sinde kuruluşunda çalışmıştı. Bir dönem Orta Asya’da üniversite okuma çabası ve sonrasında da 22 yıl sürecek İstanbul hayatı.</p>
<p>95 yılının başları, Zaman Gazetesi bir türlü ayağa kalkamamış, çalışanlarına hayatı zindan eden bir yönetimle, bir o yana bir bu yana sürükleniyordu. Tayinler, maaşların 3-4 ay geriden verildiği, hatta maaşların bartırla alınan mallarla ödenmeye çalışıldığı bir dönem. Yazık ettiler o zaman onca insana.</p>
<p>Erzurum’a tayin edilince ‘gitmeyeceğim’ dedi. İşten çıkarıldı. Yeni Şafak’ta işe başladı. Bugün, Yeni Şafak’takiler ‘ne Zaman’ı bizde daha çok emeği var’ dese haklılar belki. Ama o Zaman’ın eski muhabiri olarak kaldı…</p>
<p>Yeni Şafak’tan ayrıldığında Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nda (TMSF) işe başladı. Artık devlet kurumunda çalışan bir gazeteci, bir basın danışmanıydı. 15 yıl sürdü. Kamil Oğuz Zaman’da çalıştığı sürenin üç katı bir dönem geçirdi TMSF’de. Şimdi duyuyoruz ya 3-5 yerden maaş alanlar, el altından iş halleden, lüks arabalara binip, lüks otellerde tatil yapan gazeteciler. İşte istese Kamil Oğuz da küpünü doldururdu. Elinde imkânın âlâsı vardı. Ama geride zorla alabildiği bir evden başka bir şey bırakmadı. TMSF’de çok mobinge maruz kaldı. Yılmadı işini daha iyi yaptı. Ama istenen belki de işini doğru yapması değildi. 15 Temmuz’u fırsat bilip işten attılar. 15 yıl sonra bir kez daha işinden atılmıştı Kamil…</p>
<p>İşsiz kalmanın, evine ekmek götürememenin ne olduğunu bilir misiniz? 25 yıllık gazeteci Mehmet Kamil Oğuz hiçbir birikimi olmadığı halde ortada bırakıldı. Yıllarca emek verdiği, hakkını alamadığı TMSF’de buruşturup atılan bir kağıt parçası muamelesi gördü. Hayat enerjisi yine tükenmedi. Evini barkını toparladı kayınpederinin gölgesine sığındı. İş buldu, marketlerde yöneticilik yaptı. Öz geçmişinde yazdığı TMSF’yi kimsenin bilmediğini söylerdi. ‘Sen bizim iş için epey büyüksün’ deyip işe alınmadığını anlatırdı gülerek. Yine hayat doluydu, enerjikti.</p>
<p><strong>EŞİYLE AYNI CEZAEVİNDE GEÇEN GÜNLER </strong></p>
<p>15 Temmuz sonrasında gazeteciler sudan bahanelerle susturulmaya başlayınca çok üzüldü. Arkadaşları cezaevine düştüğünde ağladı, ağladı. ‘Yapma Kamil. Bu kadar üzüntü sana zarar’ dense de yürekli insanın merhametini, hakkaniyetini, dostluk hissiyatını kim engelleyebilir?</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-269733 alignright td-animation-stack-type0-2" src="https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/07/kamil-oguz-ve-esi.jpg" sizes="(max-width: 325px) 100vw, 325px" srcset="https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/07/kamil-oguz-ve-esi.jpg 325w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/07/kamil-oguz-ve-esi-300x246.jpg 300w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/07/kamil-oguz-ve-esi-100x82.jpg 100w" alt="" width="325" height="267" /></p>
<p>Derken yeni bir süreç başladı. Önce eşini aldılar. İzmir’den Antalya’ya götürdüler. Eşini ziyarete gittiğinde ‘sende de vardır bir şeyler’ diyerek onu da attılar içeriye. İstedikten sonra herkesi bahane bulup alabileceğin bir anlayışın kurbanı oldu o da. Eşiyle aynı çatı altında cezaevinde yattı. Çocukları İzmir’den Antalya’ya gidemedi. Küçük kızları travma yaşadı. Abileri sanki kırk yaşındaymış gibi iki günde büyüdü. İçlerine attılar onlara boca edilen kötülükleri. Zulmün adı olmazmış…</p>
<p><strong>NEM DUVARI GAM DA İNSANI YIKARMIŞ</strong></p>
<p>Aylar sonra cezaevinden çıktığında İzmir’in güzel ilçesinde bir daha iş bulamadı. Zulüm budur işte. İşten atmakla kalmayıp, işe girmesine de engel olmaktı.</p>
<p>Ayakta kaldı, dik durdu, çabaladı. Ama son bir senedir o eski halinden eser yoktu Kamil’in. Gardı düşmüş, sorunların üstesinden gelmekte zorlanan, üzüntüyle yatıp kalkan bir insan oluvermişti. Nem duvarı, gam da insanı yıkarmış. Öyle de oldu. Bir kaç ay süren ağrılar ve sonrasında kanser teşhisi.</p>
<p>İki ayı bulmayan süreçte, ağrılarından yürüyemeyen bir insana dönüştü o hayat dolu insan. Herkesin yardımına koşan Kamil Abileri, zulmün eserini göreceği şekilde hastaydı, yataktan kalkamıyordu.</p>
<p>Sonra… Belinden ameliyat oldu, kemoterapi başladı. Ama… Kovid 19’a yakandı. Ve gün gün kötüye gitti.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-269732 alignright td-animation-stack-type0-2" src="https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/07/kamil-oguz-son-fotograf.jpeg" sizes="(max-width: 405px) 100vw, 405px" srcset="https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/07/kamil-oguz-son-fotograf.jpeg 1196w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/07/kamil-oguz-son-fotograf-300x281.jpeg 300w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/07/kamil-oguz-son-fotograf-1024x960.jpeg 1024w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/07/kamil-oguz-son-fotograf-768x720.jpeg 768w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/07/kamil-oguz-son-fotograf-100x94.jpeg 100w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/07/kamil-oguz-son-fotograf-696x652.jpeg 696w" alt="" width="405" height="379" /></p>
<p><strong>BİR GECE ANİDEN SÖNDÜ CİĞERLERİ</strong></p>
<p>Yoğun bakıma alınmadan bir gün önce görüşmüştük. ‘İyiyim, ama ciğerlerim, zorlanıyorum nefes alırken’ demişti. Ve bir gece aniden sönüverdi ciğerleri. Yoğun bakıma oğlu ve kardeşi götürürken ‘hakkınızı helal edin’ demişti. Sesini bir daha duyamadık Kamil’in o günden sonra. Entübe ettiler, uyuttular. On beş gün uzaktan kan değerlerine, filmlerine bakan, doktorlara gösteren 25 yıllık gazeteci arkadaşı, kaderdaşı bir değerin biraz düzelmesiyle umutlandı. Umutlanmak istedi. Bizlerde de umutlanmak istedik. Çünkü biz umutlanmak ve Kamil’in sağlığına kavuşması için dualara, gözyaşlarına sarılmış bir ümit bekliyorduk.</p>
<p>Ama olmadı… Mehmet Kamil Oğuz, 9 Temmuz 2021 cuma günü cuma namazına iki saat kala hayata veda etti.</p>
<p>Bir Kamil geçti şu Dünyadan. Adı gibi mi olur insan, kemale ermiş çok güzel bir insandı dostumuz.</p>
<p>Geride gözü yaşlı bir eş ve üç çocuk bıraktı. Ellerinde doğruluktan başka bir şeyleri olmayan acılı ailesi kaldı.</p>
<p>Suskunlar, acılarını içlerine gömdükleri belli. Dilerim bu acı onları da yıkmasın. Sessizlik tehlikelidir. Baba ve annenin maruz kaldığı zulmün acısını kat be kat hisseden o üç evlat desteğe muhtaç. Manen olduğu kadar madden de…</p>
<p><strong>KAMİL’İ BİR AVUÇ İNSAN UĞURLADI</strong></p>
<p>Çalıştığı yerlerde (Zaman’da, görev yaptığı İstanbul Büyüksehir Belediyesinde, Yeni Şafak’ta, TMSF’de) dostları, arkadaşları vardı. Ama işte… öyle cami avlusundan taşan yığınlar yoktu. Üç beş dost, akrabaları ve ailesi.</p>
<p>Kamil Oğuz bizim için erken bir kayıp. Yaşadığı üzüntü ve acının bedelini hayatıyla ödedi.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-269731 alignright td-animation-stack-type0-2" src="https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/07/kamil-oguz-cenaze-2-1.jpeg" sizes="(max-width: 252px) 100vw, 252px" srcset="https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/07/kamil-oguz-cenaze-2-1.jpeg 700w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/07/kamil-oguz-cenaze-2-1-168x300.jpeg 168w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/07/kamil-oguz-cenaze-2-1-575x1024.jpeg 575w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/07/kamil-oguz-cenaze-2-1-56x100.jpeg 56w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/07/kamil-oguz-cenaze-2-1-696x1240.jpeg 696w" alt="" width="252" height="449" /></p>
<p><strong>‘MAHKEMEYE BİR ŞEY VERMEMİZ GEREKİR Mİ?’</strong></p>
<p>Oğlu, ‘6 yıl 3ay ceza alan babamın ölümüyle ilgili mahkemeye bir şey vermemiz gerekir mi?’ diye sordu. İçim acıdı. Babasını ve annesini bahanelerle içeri alanlara yine de…</p>
<p>Kamil’i kaybettik. Biz de onunla kaybolduk. Yüreğimize kor düştü.</p>
<p>Dostları şu iki aylık süreçte onla birlikte hasta oldu, tansiyonu, şekeri çıktı. Covit oldu en yakın dostu Kamil’le birlikte.</p>
<p>Sevgili dostum. Seni iyi ki tanımışım. 25 yıllık bir arkadaşımı, dostumu, kardeşimi, komşum, kaderdaşımı kaybettim. Ne yediğimi ne içtiğimi anladım bu süreçte.</p>
<p>Eşi, çocukları ve en çok da küçük kardeşi… Kamil’in dostu olan biraderinin hissettiklerini anlatamam. Çünkü ateş düştüğü yeri yakıyor.</p>
<p>Oturup hüngür hüngür ağlamak istedim. Gözlerim kimsenin olmadığı yer aradı. Evinde Kamil’in sesini tekrar duyar gibi oldum. ‘Burada oturmuştur, şurada yemek yemiştir’ diyerek.<img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-269734 alignright td-animation-stack-type0-2" src="https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/07/kamil-oguz-mezar-1.jpeg" sizes="(max-width: 276px) 100vw, 276px" srcset="https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/07/kamil-oguz-mezar-1.jpeg 1080w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/07/kamil-oguz-mezar-1-300x265.jpeg 300w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/07/kamil-oguz-mezar-1-1024x905.jpeg 1024w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/07/kamil-oguz-mezar-1-768x678.jpeg 768w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/07/kamil-oguz-mezar-1-100x88.jpeg 100w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2021/07/kamil-oguz-mezar-1-696x615.jpeg 696w" alt="" width="276" height="244" /></p>
<p><strong>KAMİL YOLCULUĞA ÇIKTI DOSTLAR</strong></p>
<p>İçlerine gömdükleri acılarıyla, gözyaşlarıyla anne ve üç çocuğu kaldı. Yapanlar, edenler belki Kamil’in o acılarla göçtüğünü bilmeyecek. Umurlarında da olmayacak. Allah’ım senin gücün namütenahi. Biz sınırlarını bilemeyiz. Kamil’e kim bu acıları yaşatmışsa, imzası olandan, sözlü emir verenleri, koluna girip götürenleri, işsiz bırakıp ölüme mahkum edenleri (ki sen onları biliyorsun. Biz bilemeyiz hepsini) sana havale ediyoruz. Sen adilsin. Biz bir şey diyemeyiz. Ama insanız ve gönlümüzden geçeni yine de sana iletmek isteriz. Onlar kimlerse, sen onları bu dünya hayatları bitmeden yaptıklarını yüzlerine vur ve adaletin, hakkaniyetin nasıl sağlandığını göster ve onlarda bunun başlarına neden geldiğini anlasın.</p>
<p>Kamil’i kaybettik. Güzel bir insan geçti bu Dünyadan. Her kayıp bir acı ve biz acılarla yaşamaya çalışacağız.</p>
<p>Biz Kamil’i iyi bilirdik Allah’ım. Sen affedicisin, Kamil kulunu da affet… İstiratgâhını Cennet bahçelerine çevir. Bizleri de günü geldiğinde Kamil’e komşu eyle… AMİN.</p>
<p><strong>Kaynak: tr724.com</strong></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/meslegine-sevdali-guzel-bir-insan-gecti-bu-dunyadan-gazeteci-kamil-oguzun-ardindan/">Mesleğine sevdalı güzel bir insan geçti bu Dünyadan; Gazeteci Kamil Oğuz’un ardından</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kamil Oğuz: Adilcevaz’dan İstanbul’a bir gazetecilik tutkusu</title>
		<link>https://hizmetten.com/kamil-oguz-adilcevazdan-istanbula-bir-gazetecilik-tutkusu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 11 Jul 2021 08:40:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[cihan haber ajansı]]></category>
		<category><![CDATA[gazeteci]]></category>
		<category><![CDATA[KHK]]></category>
		<category><![CDATA[mağdur]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet kamil oğuz]]></category>
		<category><![CDATA[ziya yıldırım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=20872</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son dönemde adı tutuklu gazeteciler listesinde olan, cezaevinden çıktıktan sonra hayata tutunmaya çalışan, fakat her zaman gazeteci kalan Mehmet Kamil Oğuz&#8217;u birlikte çalıştığı iki arkadaşı, Ahmet Kerem Sever ve Ziya&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/kamil-oguz-adilcevazdan-istanbula-bir-gazetecilik-tutkusu/">Kamil Oğuz: Adilcevaz’dan İstanbul’a bir gazetecilik tutkusu</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Son dönemde adı tutuklu gazeteciler listesinde olan, cezaevinden çıktıktan sonra hayata tutunmaya çalışan, fakat her zaman gazeteci kalan Mehmet Kamil Oğuz&#8217;u birlikte çalıştığı iki arkadaşı, Ahmet Kerem Sever ve Ziya Yıldırım anlattı.</p>
<p>KHK ile kapatılan Zaman gazetesinin eski muhabiri ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) eski Halkla İlişkiler Danışmanı Mehmet Kamil Oğuz’un (50) vefatı ailesini, meslektaşlarını ve sevenlerini üzdü.</p>
<p>Bitlis’in Adilcevaz ilçesinde doğan ve gazeteciliğe Bitlis ve Van’da yerel basında başlayan, Zaman gazetesinde siyaset ve belediye muhabiri olarak görev yapan Oğuz, çalışkanlığı ve seveceliği ile tanınıyordu.</p>
<p>Birlikte çalışan iki arkadaşı Ahmet Kerem Sever ve Ziya Yıldırım; Kamil Oğuz’u, gazeteciliğini ve dostluğunu anlattı.</p>
<p><strong>AHMET KEREM SEVER: BU DÜNYADAN KAMİL OĞUZ GEÇTİ</strong></p>
<p>Sevgili Kamil ile 1996/97 yıllarında Bitlis’in Adilcevaz ilçesinde tanıştık.  Ben o sıralar ilçede imam hatiplik yapıyordum. Kamil ele avuca sığmaz, heyecanlı, idealist, yerinde duramayan, güler yüzlü ve her daim neşeli bir karakter olarak çıktı karşıma. Bir kere dost olduk ve bir daha hiç ayrılmadık.</p>
<p>Rahmetli babama ailemizin geçmişinden dolayı yöre halkı “bey” anlamında “beg” derdi, bazen de kelime oyunuyla “bego” diye hitap ederdi. Bunu bilen Kamil kardeşim de bana “bego” diye hitap etmeyi severdi.</p>
<p>Kendisini her şeyden ve herkesten sorumlu tutmak gibi özelliği vardı. Tam bir vefa kahramanıydı. Küçük iki kardeşi için veya zorda, darda kalmış başkaları için her türlü zahmetlere gözünü kırpmadan atılır ve bu yüzden çok mutlu olurdu. Sürekli görüştüğü iki asker arkadaşı vardı ki, onları benimle de tanıştırmıştı. Bu üç kalbi selim dostun arasındaki sevgiyi, muhabbeti gören ben, dışarıdan bir dördüncü olarak aralarına alınmaktan çocuklar gibi sevinir, nasıl mutlu olurdum.</p>
<p>Kafasında hep yapacak bir şeyler bulurdu. Bu projelerinden biri de “adilcevaz.net” idi. Onu yek başına kurdu, ilçede temsilciler buldu, yazarlar ayarladı. Sırf bu site ve Adilcevaz için özel röportajlar yapar bana da sık sık yazılar yazdırırdı.</p>
<p>Muhteşem bir gazetecilik aşkı, heyecanı vardı. Ulusal gazete ve ajansların yerel temsilcilikleri için uğraşıyor, bir yandan da belediye binası altındaki son derece mütevazi tuhafiye dükkanını işletiyordu.</p>
<p>Ben ilçede görevliyken bekâr evim vardı. Bir gün bana geldi ve beraber kalalım dedi. Evimiz sobalı ve çok soğuktu. O zamanlar yaptığım yemekleri ve özellikle sobada kıpkırmızı olmuş şişle onu korkutmamı her zaman güle güle, ballandıra ballandıra anlatırdı.</p>
<p><strong>GAZETECİLİĞE VAN’DA BAŞLADI</strong></p>
<p>Sonra bir vesile Van’a gitti orada da gazeteciliğe devam etti. O meşhur ve meşum tarihe kadar aktif olarak yayınlarına devam eden ‘Merkür TV’nin kurucuları arasında yer aldı.</p>
<p>Van’dan bir ara Özbekistan’a gitti. Orada iki yıl okuyup aynı zamanda belletmenlik yaptıktan sonra <em>Zaman</em> gazetesinin Yenibosna Kalender sokaktaki “okulum” dediği merkez binasında göreve başladı. Ben o zaman üniversite 3. sınıftayken ziyaretine gitmiş ve onun anlatımlarıyla gazeteci olmaya karar vermiştim. Zaten çok geçmeden 1995 yılında da aynı kurumun çatısı altında çalışmaya başladık. Aynı tarihlerde evlendik, ben onun düğününe gidememiştim ama o eşiyle birlikte ta İstanbul’dan, Gümüşhane’ye kadar gelerek düğünüme katılmış, fotoğraflarımızı da çekmişti.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-20873" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2021/07/MehmetK1-700x466.jpg" alt="" width="700" height="466" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2021/07/MehmetK1-700x466.jpg 700w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2021/07/MehmetK1-768x511.jpg 768w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2021/07/MehmetK1.jpg 1000w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /></p>
<p><strong>ERDOĞAN’IN İLK İHALE YOLSUZLUKLARINI TESPİT ETMİŞTİ</strong></p>
<p>Özellikle belediyecilik konusunda son derece tecrübeli, ilgili ve bilgiliydi. Şimdiki Cumhurbaşkanını ta belediyecilik yıllarından takip etmiş, onu son derece titiz bir şekilde araştırmış ve analiz etmişti. İlk ihale yolsuzluklarını, yüzde on-onbeş-yirmi komisyonlarını ortaya çıkarmıştı.</p>
<p>2001 yılında onu da beni de bir rüzgar çalıştığımız kurumdan ayırdı. O yine İstanbul’da bir başka basın kuruluşuna, ben de çok uzak bir şehre gittim.</p>
<p>O üniversite mezunu olduktan sonra TMSF basın danışmanı, halkla ilişkiler departmanına atandı.</p>
<p>O kadar beraberliğimiz oldu, hiçbir zaman hiçbir şekilde en ufak bir sözünden ne o kırıldı ne ben kırıldım.</p>
<p>Birbirimizi çok sevdik çok saydık ki, takdiri ilahi, bugüne kadarmış.</p>
<p><strong>BİM’DE ÇALIŞTI</strong></p>
<p>Bu meşum süreçte bir sürü işe girdi çıktı, bir ara BİM’de de çalıştı. Bir başka markette de çalışırken tek başıma ziyaret etmiş bir kaç saat beraber dertleşmiştik. Görenler mağaza müdürü asla demezlerdi. O kadar mütevazi, atılgan her işe koşar ve her işi de büyük bir özveriyle yapardı. İstanbul’da oturduğu sitenin problemleriyle yakından ilgilenir ve çözüm üretmeye çalışırdı. Fakat en çok yardımcı olduğu komşuları, taşınırken onu rencide ettiler. Sanıyorum onlara hakkını helal etmemiştir.</p>
<p>Altı aydan fazla cezaevinde tutuldu. Davası Yargıtay’daydı… İçeri girip çıktıktan sonra ona takılıyordum. “Omuzlarındaki yıldızlarınla beni kendine hayran bırakıp, gıpta ettiriyorsun. Gelip bir anda sollayıp geçtin bizi” derken dilinden “estağfurullah”, yüzünde mahcup bir ifade ile tebessüm ederdi.</p>
<p>Gel zaman git zaman ülkenin makus kaderi beni de yaka paça bir gece vakti ansızın alınca bu sefer üzülmek ona düşmüş, bizim adımıza yangınlara düçar olmuştu. O içerideyken eşini, çocuklarını aradım sordum sürekli ama mektup yazmak aklıma gelmemişti nedense. Oysa o yine bu konuda da ders verircesine bana mektup yazarak ne kadar vefalı, yürekli ve farklı olduğunu gösterdi. Sözde hoca bendim ama dersi sürekli o veriyordu. Göz yaşları ile mektubu okurken 4-5 ay içerisinde arkadaşlarımdan gelen tek mektup olduğunu fark ettim.</p>
<p>Ben ona mektup gönderemediğimi üzülerek ifade ederken o, “Sen bana mektup değil, kitap yazdın, içeride onu okudum” diyerek hüznümün şiddetini kendince azaltmaya çalışmıştı.</p>
<p>Allah’u alem o kanser virüsünü, mikrobunu, derdini adına ne derseniz deyin o illeti içerideyken kaptı yüzlerce binlerce benzer mağdur gibi.</p>
<p><strong>ÇİLEYİ İLİKLERİNE KADAR YAŞADI</strong></p>
<p>Özellikle son 3-4 aydaki hastalıklardan dolayı çektiği acılar, sıkıntılar, uykusuz günlerine gecelerine kadar Türkiye’ye yaşanan hukuksuzlukları kayda geçirmekle, kamuoyuna maletmekle, yani gazetecilikle uğraştı. Bir dönem vefat eden bir arkadaşı için söylediği gibi, ‘haberci’ olarak bu dünyadan göçtü.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-20874" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2021/07/MehmetK2-700x525.jpg" alt="" width="700" height="525" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2021/07/MehmetK2-700x525.jpg 700w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2021/07/MehmetK2-768x576.jpg 768w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2021/07/MehmetK2.jpg 1024w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /></p>
<p><strong>ZİYA YILDIRIM: KAMİL OĞUZ İLE BİR GAZETECİLİK MACERASI</strong></p>
<p>Kalender Sokak’ın çilesini çeken alaylı gazetecilerden biriydi Kamil Oğuz. Yüzünde gülümseme eksik olmazdı hiç. Güzel insandı. Yıllarca istihbarat servisinde beraber çalıştık. O meşhur Elif Sitesi’nde 10 yıl komşuluk yaptık. Hiçbir kötülüğüne şahit olmadım.</p>
<p>En son komaya girmeden önce telefon ile görüşmüştük. Güçlükle konuşabiliyordu. ‘Ziya bey bütün arkadaşlarıma dua ediyorum. Hepsine selam söyle’ demişti.</p>
<p>Bu yazıyı Cihan Haber Ajansı için hazırlanacak olan bir kurumsal hatıra kitabı için yazmıştım 2000’li yılların başında. Bu güzel hatırayı şimdi sizinle de paylaşmak istiyorum.</p>
<p>1994 yılıydı… İstanbul’un Kartal ilçesi Kartaltepe mevkiinde bulunan Siirtli âlim bir zata ait olduğu belirtilen türbenin yanına Alevi vatandaşlar tarafından cemevi yapılacağı haberini aldık… Karteltepe’de sünni Siirtliler ağırlıktaydı. Cemevi’nin temel atma törenine DYP’li Yıldırım Aktuna’nın da katılacağı bildirilmişti. Durum kritikti…</p>
<p>İstihbarat şefimiz O.G., haberi takip etmek üzere Kamil Oğuz ile beni görevlendirdi. Sabah, ajansın şoförü Osman abi (Bulgar Osman) bizi hızlı bir şekilde Kartal’a ulaştırdı. Türbenin bulunduğu alana vardığımızda bizden önce gelmiş birkaç gazetecinin daha beklemekte olduğunu gördük. Etraf sakindi… Biz de diğer arkadaşlarla birlikte beklemeye başladık. Aradan birkaç saat geçmesine rağmen ne gelen vardı ne de giden… Temel atma törenine katılacağı bildirilen Aktuna yoktu ortalıkta. Arkadaşlarla kısa bir değerlendirme yaptıktan sonra bölgeyi terk etmeye karar verdik.</p>
<p>Kamil Oğuz arkadışımla birlikte Kartaltepe’den Kartal merkeze indik ve ilçedeki siyasi partilerin ilçe başkanlarını ziyaret ederek konuyu aktarmayı ve onların da tepkilerini alarak bir haber hazırlamayı düşündük. Tek tek ilçe başkanlarını ziyaret ettik ve başkanların, Kartal’ı karıştıracak nitelikte bir harekete izin vermeyeceklerine yönelik tepkilerini not ettik. Notlarımızı derleyip haberleştirerek telefonla merkeze yazdırdık. Fotoğrafları ise merkeze ulaşınca yıkatıp verecektik…</p>
<p>O gün sakin geçti, biz de ajansa dönmek üzere sahile doğru yürümeye başladık. Otobüse binsek çok zaman alacak belki saatler sonra merkeze dönebilecektik. O sırada aklımıza deniz otobüsü ile Bakırköy’e gitmek geldi. Kartal’dan binip Bakırköy’de inecek ve oradan da taksi ile hemen merkeze ulaşacaktık. Ne büyük kolaylıktı… Hemen sahilde bulunan deniz otobüsü iskelesine vardık ve iki bilet aldık. Kalkışa da çok az bir zaman kalmıştı. Ne güzel, bugün işimiz hep yolunda gidiyor, yarım saat sonra Bakırköy’deyiz oradan da 15 dakikada merkeze ulaşırız diye konuşuyorduk aramızda.</p>
<p>Deniz otobüsüne bindik nihayet… Biraz sonra da hareket ettik… Bu ne konfor Allah’ım, bu ne rahatlık… En geç yarım saat sonra Bakırköy’deyiz… Kartal’dan hareket edeli 10 dakika oldu. Sohbet koyu… Arada sırada da pencereden denizi seyrediyoruz… Ama bir problem var. Deniz otobüsü eğer Bakırköy’e gidiyorsa sahile paralel gitmesi gerekmez mi? Sahi bu deniz otobüsü gerçekten Bakırköy’e mi gidiyor? Aman Allah’ım. Biz bu deniz otobüsünün Bakırköy’e gidip gitmediğini kimseye sormadık ki… Tamamen sezgisel bir yanılsama olayı yaşıyoruz. Biz Bakırköy’e gitmek istiyoruz ya, bu deniz otobüsü de gitse gitse oraya gidiyordur. Mantığımız böyle işliyor.</p>
<p>O ana kadar mesafenin uzaklığı sebebiyle çekmeyen telsizimiz de çekmeye başladı. Merkezden cayır cayır bizi anons ediyorlar. Herhalde merak ettiler… Deniz otobüsü hızla yol alıyor, artık denizin ortasındayız ve Bakırköy’e gitmediğimiz de kesin. Peki, nereye gidiyoruz. Endişeyle etrafa bakınıyoruz ama yapacak bir şeyimiz de yok. Kamil Oğuz, önümüzde oturan ihtiyarla muhabbet ederek ağzından laf almaya çalışıyor. Birkaç sorudan sonra ihtiyar Yalova’ya gittiğini söylemez mi. İşte o an başımıza kaynar sular döküldüğünü ve birbirimizin yüzüne manasız manasız bakakaldığımızı hatırlıyorum. Neyse yapacak bir şey yok. Yarı yolda inecek halimiz de yok. Mecburen Yalova’ya gideceğiz. Gideceğiz de peki nasıl döneceğiz? Cebimizdeki para da kısıtlıydı. Bu arada Kamil Oğuz, koltukların arasına saklanıp aynı deniz otobüsüyle geri dönmeyi teklif ediyor… Yakalanırsak nasıl bir mahçubiyet içine düşeceğimizi düşünerek karşı çıkıyorum. Deniz otobüsü Yalova iskelesine yanaşıyor ve biz de diğer yolcularla birlikte iniyoruz. Aynı deniz otobüsünün 1 saat sonra yeniden Kartal’a döneceğini öğreniyoruz. Cebimizdeki son para ile dönüş biletlerini alıp beklemeye başlıyoruz. Yorgun ve sinirliyiz fakat nasıl böyle bir hata yaptığımızı da düşündükçe gülmekten kendimizi alamıyoruz… Uzatmayayım; deniz otobüsü ile tekrar Kartal’a döndük. Cebimizde para yok. Elimizdeki abonmanlarla İETT otobüsüne binerek Mecidiyeköy’e oradan da Yenibosna’ya doğru yol aldık. Ajans merkezine vardığımızda saat 22:30 idi… Allah’tan mesai bitmiş ve herkes çıkmıştı. Cep telefonumuz da olmadığı için bizi arayamamışlardı. Büyük bir macera yaşamıştık, geç de olsa merkeze dönmenin huzuru vardı içimizde. Yarın niçin geç kaldığımızı soranlara ne diyecektik? İstanbul’un öbür ucundan Yenibosna’ya gelmek kolay mı? Bir açıklama bulurduk herhalde. Şimdi onu düşünmenin sırası değildi…</p>
<p>Bu olayı arkadaşlar bize güler diye ilk yıllar kimseye anlatamadık. Kamil Oğuz ile bir araya geldikçe bu olayı hatırlayıp kendi halimize gülüyorduk. Sonraları arkadaşlarla da paylaştık ve Yalova nire Bakırköy nire sorularının cevabını onlara da detaylarıyla birlikte anlatmak bizim için hoş bir anı olarak kaldı.</p>
<p><strong>Kaynak: Kronos</strong></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/kamil-oguz-adilcevazdan-istanbula-bir-gazetecilik-tutkusu/">Kamil Oğuz: Adilcevaz’dan İstanbul’a bir gazetecilik tutkusu</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
