<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>hz. hüseyin arşivleri - Hizmetten</title>
	<atom:link href="https://hizmetten.com/tag/hz-huseyin/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://hizmetten.com/tag/hz-huseyin/</link>
	<description>Hizmet&#039;e Dair Ne Varsa...</description>
	<lastBuildDate>Sun, 16 Jul 2023 21:20:18 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/01/hizmetten_loga_web-150x150.png</url>
	<title>hz. hüseyin arşivleri - Hizmetten</title>
	<link>https://hizmetten.com/tag/hz-huseyin/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Gandi’yi Hayran Bırakan Duruş: Kerbela &#124; İSMET MACİT</title>
		<link>https://hizmetten.com/gandiyi-hayran-birakan-durus-kerbela-ismet-macit/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmet Macit]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Aug 2022 07:15:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[hz. hüseyin]]></category>
		<category><![CDATA[İsmet Macit]]></category>
		<category><![CDATA[Kerbela]]></category>
		<category><![CDATA[Yezid]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=26768</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kerbela yüzyıllardır dinmeyen gözyaşıdır. Yüreklere saplanıp mızrak gibi kanatır durur mümin yürekleri. Kerbela bir faciadan ötesidir. Kerbela kutsanmış devlet yapısının canavara dönüştürdüğü idarecilerin; ikballeri ve makamları için yapmayacakları kötülük, kurmayacakları&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/gandiyi-hayran-birakan-durus-kerbela-ismet-macit/">Gandi’yi Hayran Bırakan Duruş: Kerbela | İSMET MACİT</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kerbela yüzyıllardır dinmeyen gözyaşıdır.</p>
<p>Yüreklere saplanıp mızrak gibi kanatır durur mümin yürekleri.</p>
<p>Kerbela bir faciadan ötesidir.</p>
<p>Kerbela kutsanmış devlet yapısının canavara dönüştürdüğü idarecilerin; ikballeri ve makamları için yapmayacakları kötülük, kurmayacakları tuzak olmayacağının Hz. Hüseyin ve ailesinin kanı ile bela toprağına yazılmasıdır…</p>
<p>Kerbela, çürümüş bir zihniyetin, rotasından çıkmış dini telakkinin, bozulmuş hakikat anlayışının, bitirilmiş ahiret inancının, yok edilmiş hesap günü idrakinin dirilmesi diriltilmesi için mazlumların gözyaşlarını akıttığı çölün adıdır…</p>
<p>Hz. Hüseyin’in (ra) Kerbela yürüyüşü, Hz. İbrahim’in elinde baltasıyla putlara hücumudur. Dedesi Kâinatın İftihar Tablosu’nun (sav) Huneyn’de <em>“Ben Allah’ın elçisiyim bunda yalan yok, ben Abdulmuttalib’in torunuyum bunda yalan yok” </em>haykırmasıdır…</p>
<p>Dünyasını ahirete kurban etmiş, ruhunu midesine yedirmiş, aklını hevâsının tuzağına düşürmüş… en tepedeki idareciden en alttaki tebâya kadar ölüm uykusuna yatmışları uyandıran sûr sesidir Kerbela’daki çığlık.</p>
<p>Hz. Hüseyin’in (ra) Kerbela’da, 4000 kişilik çapulcular sürüsüne yaptığı şu konuşma yüzyılların alnına yazan manifesto gibidir: <strong><em>“Ey insanlar, Re­sû­lul­lah (a.s.m.) bir hadislerinde şöyle buyurmuştur: ‘Kim insanlara zulümle muamele eden, Allah’ın haram kıldıklarını pervasızca işle­yen, Re­sû­lul­lah’ın yolundan gitmeyen ve Allah’ın kulları arasında zulüm ve haksızlıkla iş gören bir idareciyi görür de ona göz yumar, eliyle veya diliyle karşı çıkmazsa, Cenâb-ı Hakk’ın o kimseyi müstahak olduğu yere göndermesi hak olur.’ Bu adamlar [Yezîd ile Ubey­dul­lah bin Ziyad] devamlı şeytana uymakta­dırlar. Allah’a ibadet etmeyi bırakıp devamlı bozgunculuk ve fesat çıkarmakta­dırlar. Allah’ın kanunlarını işlenemez hâle getirmiş bulunmakta, devletin hazi­nesini kendi aralarında paylaşmaktadırlar. Allah’ın haram kıldığını helal, helal kıldığını ise haram kılmaktadırlar. Bunu kabul etmeyip karşı çıkmak ise herkes­ten önce benim vazifemdir…”</em></strong></p>
<p>Bir ailenin yok ediliş öyküsünün ötesinde kendilerini, yozlaşmış İslam yorumlarına meydan okumak için feda eden 72 kahramanın destansı öyküsüdür Kerbela…</p>
<p>Sivil direnişin öncüsü olarak tarihe geçen Gandi tarihe sığmayan Hz. Hüseyin ve diğer Kerbela şehitleri için şunları söyler: <em>“Baskı altında mücadele edip galip gelmeyi Hz. Hüseyin’den öğrendim. Hindistan (bağımsızlık) mücadelesinde başarılı bir ülke olmak istiyorsa İmam Hüseyin&#8217;in izinden gitmek zorundadır. Hüseyin&#8217;inki gibi 72 yoldaşım olsaydı, Hindistan&#8217;a 24 saat içinde özgürlüğünü kazandırmış olurdum</em>.”</p>
<p>Şüphesiz ağır bir imtihandı Hz. Hüseyin ile yola çıkanlar için… Ya <em>“Ey Musa biz, onlar durduğu sürece hiçbir zaman oraya girmeyeceğiz. Sen ve Rabbin git, ikiniz savaşın. Biz burada duracağız”</em> diyerek Peygamber torununu yalnız bırakacaklar, ya da Bedir’in kahramanı Sad bin Muaz (ra) gibi: <em>“Yâ Resûlallah! Biz sana iman ettik. Seni tasdik ettik. Getirdiğin şeylerin hak olduğuna şahit olduk. Sana itaat edeceğimize söz verdik. İstediğin tercihi yapabilirsin. Biz sonuna kadar seninleyiz. Sana Kur’ân’ı indiren Allah’a yemin ederim ki Berku’l-Gımad’a kadar atını sürsen bizden bir kişi bile arkada kalmaz. İşte canlarımız; dilediğini al. İşte malımız; istediğin kadarını al ve istediğin yere harca. Hiç şüphesiz aldıkların, bizim için geride bıraktıklarından daha sevimlidir. Seni hak peygamber olarak gönderen Allah’a yemin ederim ki bize şu denizi gösterip dalsan biz de seninle birlikte dalarız; içimizden kimse geride kalmaz. Yarın bizi, düşmanlarımızla karşılaştırsan asla hoşnutsuzluk göstermeyiz. Savaşırken sabır ve sebat göstermek, düşmanla karşılaşınca sadakatten ayrılmamak, bizim şiarımızdır. Umulur ki Allah, sana bizden gözünü aydın edecek şeyler gösterir. Yürüt bizi Allah’ın bereketine doğru!” </em>diyerek yerin altını da ve üstünü de memnun edeceklerdi…</p>
<p>Onlar tercihlerini çoktan yapmışlardı… Hz. Hüseyin (ra) facia akşamı yakınlarına şöyle bir konuşma yaptı: <em>“Görüyorsunuz, dünya değişmiş. İyisi gitmiş, kötüsü kalmış. Ha­yatın bir tadı kalmamış. Ömrümüzün kalan kısmı, kabın dibinde kalan su artı­ğından, havası ağır ve sıkıcı bir otlak hayatından başka bir şey değildir. Artık hak ile amel edilmediğini, batıldan vazgeçilmediğini görmüyor musunuz? Böyle bir durumda kalan kişinin ölümü hayata tercih etmesi gerekir. Ben şahsen ölümü mutluluk, zalimlerin idaresinde yaşamayı ise alçaklık olarak görüyo­rum…”</em></p>
<p>Hz. Hüseyin (ra) bunları söyledikten sonra, yanındakilere, gece karanlığından is­tifade ederek geri dönmeleri ricasında bulundu. Fakat onlar bunu kabul et­mediler. <strong><em>“Allah bizi senden sonraya bırakmasın. Vallahi biz senden ayrılma­yız!”</em></strong> dediler.</p>
<p>Ne mi oldu? Yezidler, Şemirler, Ubeydullahlar… tarihin çöplüğünde lanetle anılırken… Hz. Hüseyin (ra) ve diğer Kerbela kahramanları hak karşısında duruşun gereğini yapıp müminlerin kalplerinde mütenâ yerlerini almışlardır…</p>
<p>Rabbimin rahmeti onların ve hakkın kavgasını verirken şehit olanların üzerine olsun!</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/gandiyi-hayran-birakan-durus-kerbela-ismet-macit/">Gandi’yi Hayran Bırakan Duruş: Kerbela | İSMET MACİT</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Abdullah Aymaz Ağabey’le Muharrem ayı özel Risale-i Nur sohbetleri devam ediyor</title>
		<link>https://hizmetten.com/abdullah-aymaz-agabeyle-muharrem-ayi-ozel-risale-i-nur-sohbetleri-devam-ediyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 21 Aug 2021 08:08:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Abdullah Aymaz]]></category>
		<category><![CDATA[Hz Hasan]]></category>
		<category><![CDATA[hz. hüseyin]]></category>
		<category><![CDATA[Muharrem]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamber Efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Risale-i Nur]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=21733</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hizmetten YouTube kanalında Abdullah Aymaz Ağabey’le Risale-i Nur sohbetleri devam ediyor. Muharrem ayına özel olarak Aymaz Ağabey, risalelerde Efendimiz’in (sav) Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’e olan sevgisinin yer aldığı bölümleri&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/abdullah-aymaz-agabeyle-muharrem-ayi-ozel-risale-i-nur-sohbetleri-devam-ediyor/">Abdullah Aymaz Ağabey’le Muharrem ayı özel Risale-i Nur sohbetleri devam ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hizmetten YouTube kanalında Abdullah Aymaz Ağabey’le Risale-i Nur sohbetleri devam ediyor. Muharrem ayına özel olarak Aymaz Ağabey, risalelerde Efendimiz’in (sav) Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’e olan sevgisinin yer aldığı bölümleri anlatmaya devam ediyor.</p>
<p>İslam tarihinin en acı sahnelerinden biri Kerbela’da yaşandı. Efendimizin (sav), torunu Hz Hüseyin, Kerbela’da yakınlarıyla birlikte şehit edildi. Aradan geçen 14 asıra rağmen Kerbela’nın acısı müslümanların yüreğinde tazeliğini koruyor. Her yıl Muharrem ayı geldiğinde, yeniden Kerbela hatırlanır. Hz Hüseyin’e rahmet, Yezid ve Yezid soylulara lanet okunur. Üstad Bediüzzaman Said Nursi, Risaleler’de Kerbela olayına farklı bir pencereden bakmaktadır. Bu akşam Muharrem Ayına özel 4. Lem-a&#8217;nın 1. Makamının 2.Nüktesinde geçen Efendimiz’in (sav) Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’e olan sevgisinin anlatıldığı kısmın devamını dinleyeceğiz.</p>
<div class="epyt-video-wrapper"><iframe  id="_ytid_92432"  width="1170" height="658"  data-origwidth="1170" data-origheight="658" src="https://www.youtube.com/embed/NIGmUWRa-Y8?enablejsapi=1&#038;autoplay=0&#038;cc_load_policy=0&#038;cc_lang_pref=&#038;iv_load_policy=1&#038;loop=0&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;playsinline=1&#038;autohide=2&#038;theme=dark&#038;color=red&#038;controls=1&#038;disablekb=0&#038;" class="__youtube_prefs__  epyt-is-override  no-lazyload" title="YouTube player"  allow="fullscreen; accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen data-no-lazy="1" data-skipgform_ajax_framebjll=""></iframe></div>
<p><strong>21 Ağustos 2021 Cumartesi</strong></p>
<p><strong>20.30 Berlin Saati</strong></p>
<p><strong>21.30 İstanbul Saati</strong></p>
<p><strong>14.30 Newyork Saati</strong></p>
<p><strong>19.30 Londra Saati</strong></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/abdullah-aymaz-agabeyle-muharrem-ayi-ozel-risale-i-nur-sohbetleri-devam-ediyor/">Abdullah Aymaz Ağabey’le Muharrem ayı özel Risale-i Nur sohbetleri devam ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ortak acımız Kerbela</title>
		<link>https://hizmetten.com/ortak-acimiz-kerbela/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Aug 2021 10:23:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi]]></category>
		<category><![CDATA[hz. hüseyin]]></category>
		<category><![CDATA[Kerbela]]></category>
		<category><![CDATA[Muharrem]]></category>
		<category><![CDATA[Sünni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=21577</guid>

					<description><![CDATA[<p>Alevilik, İslam dairesinde tasavvufi bir yoldur. Alevilikte Hakk, Muhammed, Ali sevgisi inancın adeta parolasıdır. Allah inancı, Hz. Muhammed’e duyulan muhabbet ve Hz. Ali sevgisi Aleviliğin temelini  oluşturur. Alevi inancını dilden&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/ortak-acimiz-kerbela/">Ortak acımız Kerbela</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Alevilik, İslam dairesinde tasavvufi bir yoldur. Alevilikte Hakk, Muhammed, Ali sevgisi inancın adeta parolasıdır. Allah inancı, Hz. Muhammed’e duyulan muhabbet ve Hz. Ali sevgisi Aleviliğin temelini  oluşturur. Alevi inancını dilden dile gönülden gönüle aktaran ozanların dilindeki binlerce nefes bunun en açık delilidir. Bugün Alevîlik içinde önemli bir konuma sahip olan inanç önderleri Alevî dedeleri de bunu ısrarla dile getirmektedir. Bu bakış tarihi süreç içerisinde de hiç değişmemiş, Aleviler İslam üst kimliği içinde varlıklarını sürdürmüşlerdir.</p>
<p>Alevi ve Sünni inanca mensup halkımız geçmişte şer güçlerce tezgahlanan birtakım oyunlarla zaman zaman karşı karşıya getirilmiştir. Gerilimi tetikleyen asıl unsur cehalettir. Sünniler de Aleviler de hem inançları hakkında hem de birbirleri hakkında yeterli bilgiye sahip değildir. Üstüne üstlük bir de ortalıkta dolaşan birtakım yalan yanlış ifadelerden oluşan ciddi bir bilgi kirliliği vardır.</p>
<p>Bilindiği gibi Aleviler, Hz. Hüseyin’in katledildiği Muharrem ayında oruç tutarak bir hüzün yaşarlar. Esasen Anadolu insanı Alevi’siyle Sünni’siyle gönlü Ehlibeyt muhabbetiyle dopdoludur. Kerbela, ortak bir hüzündür. Son yıllarda Kerbelâ’da Hz. Hüseyin’in şehadeti vesilesiyle Alevî-Sünnî halkın birlikte düzenlediği mevlid ve anma programları, Sünni vatandaşların Muharrem ayında cemevlerinde oruç açma programına katılmaları, birlikte sofraya oturup lokma paylaşmaları, Hz. Hüseyin’in şehadetine ve Ehlibeyt’e yapılan zulme birlikte gözyaşı dökmeleri her iki inanca sahip toplulukları birbirine yaklaştırması, kaynaştırması sebebiyle anlamı ve önemi büyük etkinliklerdir.</p>
<p>Her iki kesimin birbirini tanımaya ve anlamaya ihtiyacı vardır. Öncelikle ve özellikle bu empatiyi egemen çoğunluk olan Sünnilerin yapması lazımdır. Bunun için bir araya gelmelerin vesileleri artırılmalıdır.Alevi ve Sünnîlerin birlikte katıldıkları Muharrem ayı, oruç açma programlarında Kerbela’da Ehlibeyt’e yapılan zulmü dile getiren mersiyelere Alevi Sünni hep birlikte iç geçirdiler, hep birlikte gözyaşları döktüler. İnsanlar tanış oldular. Muhabbet çerağları uyandırıldı, önyargılar eridi. Yapılan konuşmalarda hep Ehlibeyt muhabbeti ve Ehlibeyt’e yapılan zulme tepki ve ehlibeyt için duyulan hüzün vardı. Aynı Allah’a aynı kitaba aynı peygambere inanan Alevi-Sünni vatandaşlarımız ehlibeyt muhabbetiyle bir halka oluşturdular, cem oldular.</p>
<p>Alevî ya da Sünnî inanca sahip olan kişiler herkesi kendi konumunda kabul etmeli, muhataplarını birbirine benzetme çabası içinde olmamalıdır. Bu güvence ile gruplar dönüştürülme kaygısı taşımadan diyaloglarını geliştirebilirler. Esasen Alevî ve Sünnî gruplar tarih boyunca iç içe yaşamış,  aynı ailenin fertleri, aynı coğrafyanın insanıdırlar.Gelinen şu noktada toplumumuzu ayrıştırmaya yönelik yeni Kerbelaların yaşanmasını istemiyoruz. Geçmişte çok acılar yaşadık. Tarih boyunca birlik ve beraberliğimizi bozmak isteyen Yezid zihniyetli şer güçler hep var oldular. Bugün bizler geçmişte yaşananlardan dersler çıkarmalıyız. Milletimiz aynı tuzağa tekrar düşmemelidir. Geçmişte yaşanan acıları dağlamak, değişik vesilelerle aynı dinin mensubu Ehlibeyt sevdalılarının arasını açmak fitne çıkarıp kini bilemek Kerbela ateşine benzin dökmektir.</p>
<p>Bizler Türkiye’yi bir kilime benzetiyoruz. Bu güzel yurdun her deseninde her tür etnik yapı ve inanç<br />
sahibi insanımızın bir ilmik olarak bu desene renk kattığı düşüncesindeyiz. Aynı kader birlikteliği içinde önemli birçok ortak değerlerin yanında insan olmanın gereği farklı bakış açılarının bulunması tabii bir durumdur. İnançların değişik algılama ve uygulamalar şeklinde toplumdan topluma bazı farklılıklar şeklinde görülmesi olağandır. Fakat bu farklılık hiçbir zaman ayrışmaya dönüşecek  nitelikte değildir. Hacı Bektaş Veli’nin ifade ettiği gibi zaman “Bir olma, iri olma, diri olma” vaktidir.</p>
<p>Ruhlarımızın hassaslaştığı Muharrem ayında bu kutlu ayın ruhuna uygun olarak Alevi-Sünni<br />
yakınlaşmasına önemli bir maya çalınmıştır. Umuyoruz ki bu maya, bütün Anadolu’da tutacak, geçmişin acılarını unutturacak bir iksir  olacaktır.</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/ortak-acimiz-kerbela/">Ortak acımız Kerbela</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hz. Hüseyin`in Dişi kırılınca &#124; Mithat Tayyar</title>
		<link>https://hizmetten.com/hz-huseyinin-disi-kirilinca/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mizan]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Mar 2020 18:00:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[hz. hüseyin]]></category>
		<category><![CDATA[Mithat TAYYAR]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=8532</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnsanların çoğunun aklına İslam nedir deyince, sadece ibadetler gelmektedir. Halbuki Allah Resulü, dinin büyük bir parçası olarak ‘ahlâkı’ ifade etmiş ve “Ben güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim.” buyurmuştur. Huy, seciye,&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/hz-huseyinin-disi-kirilinca/">Hz. Hüseyin`in Dişi kırılınca | Mithat Tayyar</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İnsanların çoğunun aklına İslam nedir deyince, sadece ibadetler gelmektedir. Halbuki Allah Resulü, dinin büyük bir parçası olarak ‘ahlâkı’ ifade etmiş ve “Ben güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim.” buyurmuştur.</p>
<p>Huy, seciye, karakter de denilen ahlâk, yaratılışın en önemli gayesidir. Şems sûresinde “<em>Her bir nefse ve onu düzenleyene, ona hem kötülüğü hem de ondan sakınma yolunu ilham edene yemin olsun ki: nefsini maddî ve manevî kirlerden arındıran kurtuluşa erer. Onu günahlarla örten ise ziyana uğra</em>r.” ayetiyle bu husus ifade edilmiştir. Yani insana kötülüğün, kötü ahlakın ne olduğu, sonra da bunlardan sakınma yolları ilham edilmiştir.</p>
<p>Hz. Aişe annemiz, Allah Resulünün ahlâkı kendisine sorulunca, “<em>Siz hiç Kur’an okumuyor musunuz? Onun ahlâkı Kur’an’dı</em>.” Yani, o Allah’ın emir ve direktiflerine göre yaşardı, demiştir.<br />
Allah Resulü, Yemen’e kadı, tebliğci, tahsildar ve birçok yetki ve vazifelerle tayin ettiği 28 yaşındaki Muaz b. Cebel’e, insanlara karşı davranışlarında dikkatli olmasını söylemiştir. Ona, “Nerede olursan ol, Allah’tan sakın. Kötülüğe karşı bir iyilik yap ki, onun kökünü kazısın. İnsanlara karşı da güzel ahlâkla muamelede bulun.” buyurmuştur.</p>
<p>Başka bir hadislerinde Allah Resulü, güzel ahlâkın imanı tamamlayıcı bir husus olduğuna vurgu yaparak, “Müminler arasında iman bakımından en kâmil olanı, ahlakça en güzel olanıdır. En hayırlınız da ailesine karşı hayırlı olanınızdır.” buyurmuştur. İmanı olan kimse, sağa sola sataşarak habire kalp kıran, kaba söz ve davranışlarıyla insanları huzursuz eden birisi değildir. Aksine onlara karşı hilm sahibi olan, yumuşak davranan kişidir. Ne zaman ne yapacağını bilemediğiniz, her an elinden ve dilinden zarar görme korkusuyla bizi tedirgin edip korkutan birisi nasıl gerçek bir mümin olabilir ki!<br />
Kıyamet günü Allah ve Resulü tarafından en sevimli bulunacak ve onlara en yakın olacak kişiler ahlâkı en güzel olanlar olacaktır. Onlara en uzak olanlar ise gevezeler, boşboğazlar ve kibirli insanlar olacaktır. Zaten dedikoducu, laf ebesi, boşboğaz, müstehcen ve kaba sözler söyleyenlerin ve başkalarına karşı hep kibirle konuşanların bu sözleri günah kefesinde yer alacaktır.<br />
Günümüzde bir defa daha yaşayarak gördük ki, ahlak olmadan yaşanan bir din eksikmiş. Başkalarına çok kolay iftira atan veya iftiracıları mazur gören, namaz kıldığı halde rüşvet alan, namazı kendisini kötülükten alıkoymayan birisi tam bir mümin değildir.</p>
<p><strong>Ahlâkı Kur’ân Olan Nebinin Torunu</strong></p>
<p>Peygamber Efendimizin neslinin inci tanelerinden birisi olan torunu Hz. Hüseyin, hayatını daima Kur’ân ve sünnet yörüngeli yaşamıştı. Hesap gününde mahcup olmamak için her meselede hassas davranıyordu. Böyle yaşadığı günlerden birinde abdest almak için hazırlık yaptı. İlerde duran kölesi, elinde ibriği ile abdest suyunu dökmek için bekliyordu. Hz. Hüseyin köleye doğru yaklaşıp çöktü. Fakat kölenin dikkatsizce kaldırdığı ibrik Hz. Hüseyin’in ön dişlerine çarptı ve dişlerinin kırılmasına sebep oldu. Hz. Hüseyin köleye sert bir şekilde baktı. Köle çok korkmuştu ve ağzından;<br />
&#8211; “Öfkesini yenerler.” sözü çıktı. Hz. Hüseyin;<br />
&#8211; “Öfkemi yuttum.” dedi. Köle;<br />
&#8211; “İnsanları affederler.” dedi. Hz. Hüseyin;<br />
&#8211; “Seni affettim.” dedi. Köle;<br />
&#8211; “Allah güzel davrananları sever” dedi. Hz. Hüseyin;<br />
&#8211; “Git Allah için hürsün” dedi. Köle;<br />
&#8211; “Kölelikten kurtuluşumun hediyesi nedir?” dedi. Hz. Hüseyin;<br />
&#8211; “Bir kılıçla, bir su kabı var başka bir şey var mı bilmiyorum.” dedi.<br />
Köle de vaad edilenleri alıp gitti. Böylece Hz. Hüseyin “O müttakiler ki, bollukta da darlıkta da harcamada bulunurlar; kızdıklarında, (intikam almaya güçleri yettiği halde) öfkelerini (zor da olsa) yutar ve insanların kusurlarını affederler. Allah, (işte böyle) ihsan sahiplerini, (Allah’ı görürcesine, en azından onun kendilerini gördüğünün şuuru içinde iyiliğe adanmış olanları) sever.” ayetini hayatında bizzat tatbik etmiştir.</p>
<p><strong>Yorum : Mithat TAYYAR</strong></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/hz-huseyinin-disi-kirilinca/">Hz. Hüseyin`in Dişi kırılınca | Mithat Tayyar</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
