<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Hz.Fatıma arşivleri - Hizmetten</title>
	<atom:link href="https://hizmetten.com/tag/hz-fatima/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://hizmetten.com/tag/hz-fatima/</link>
	<description>Hizmet&#039;e Dair Ne Varsa...</description>
	<lastBuildDate>Sun, 16 Jul 2023 21:26:13 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.3</generator>

<image>
	<url>https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/01/hizmetten_loga_web-150x150.png</url>
	<title>Hz.Fatıma arşivleri - Hizmetten</title>
	<link>https://hizmetten.com/tag/hz-fatima/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Yürek Yakan Ayrılıklar &#124; İSMET MACİT</title>
		<link>https://hizmetten.com/yurek-yakan-ayriliklar-ismet-macit/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmet Macit]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 Jan 2022 08:09:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[AYRILIK]]></category>
		<category><![CDATA[hasret]]></category>
		<category><![CDATA[Hz.Fatıma]]></category>
		<category><![CDATA[İsmet Macit]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamber Efendimiz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=23789</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Ey Rabbinin davetine icabet eden babam Ey mekânı Firdevs Cenneti olan babam Ey Cebrail’in ölüm haberini getirdiği babam Ey Rabbine kendisinden daha yakını bulunmayan babam” Hz. Fatıma (r. anha) &#160;&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/yurek-yakan-ayriliklar-ismet-macit/">Yürek Yakan Ayrılıklar | İSMET MACİT</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: right;"><em>“Ey Rabbinin davetine icabet eden babam </em></p>
<p style="text-align: right;"><em>Ey mekânı Firdevs Cenneti olan babam </em></p>
<p style="text-align: right;"><em>Ey </em><em>Cebrail’in ölüm haberini getirdiği babam </em></p>
<p style="text-align: right;"><em>Ey Rabbine kendisinden daha yakını bulunmayan babam” </em></p>
<p style="text-align: right;"><em>Hz. Fatıma (r. anha) </em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kıyamete kadar gelecek evliyanın anası Hz. Fatıma’nın ne zaman doğduğu ile ilgili farklı rivayetler olsa da Kabe’nin inşa edildiği yılda, 4 kız kardeşin en küçüğü olarak babasının evini şenlendirmişti. O, dünyayı şereflendirdiğinde Babası (sav) 35 yaşında idi.</p>
<p>Ümmü Ebiha (babasının annesi) dediler ona. Babasını bir anne gibi sever, üzerine titrerdi. Efendimiz (sav) bir gün ona ‘anacığım’ demiş, o günden itibaren ‘babasının annesi’ diye anılmıştı. Babasına o kadar benzerdi ki; babası gibi yürür, babası gibi konuşur, babası gibi oturur kalkardı.</p>
<p>Babasının vefatına o kadar üzüldü ki adeta hayattayken Onunla (sav) kabre girdi. Sevgili babacığından ayrıldığı günden sonra hiç gülmedi. Kabr-i şerîfini ilk ziyaret eden Hz. Fatıma oldu. Gözyaşları içerisinde mezara bakarak bir süre öylece kalakaldı. Sonra sevgili eşi ve ‘amcamın oğlu’ diyerek hitap ettiği Hz. Ali’ye dönerek, “Allah’ın Resulü’nün üzerine toprak atmaya gönlünüz nasıl razı oldu?” dedi. O da biliyordu babasının bir fani olduğunu; ama yüreğindeki sevgi ve muhabbet ona bu şairane sözleri söyletmişti.</p>
<p>Yüreğinin yanıklığını ve bir kızın babasına olan hasretini isyana varmayan ağıtlarıyla şöyle dile getirmişti:</p>
<p><em>Babam!<br />
Ey Rabbinin davetine icabet eden babam! </em></p>
<p><em>Ey Mekanı Firdevs Cenneti olan babam! </em></p>
<p><em>Ey Cebrail’in ölüm haberini getirdiği babam! </em></p>
<p><em>Ey Rabbine kendisinden daha yakını bulunmayan babam! </em></p>
<p><em>Ey makamı Firdevs Cennetinde olan babam! </em></p>
<p><em>Ey Rabbinin davetine icabet eden babam! </em></p>
<p><em>Ey vefatı bize Cebrail’ce haber verilen babam! </em></p>
<p><em>Gökyüzünün ufukları tozlandı. </em></p>
<p><em>Güneş dürülüp ışığını kaybetti. </em></p>
<p><em>Gecesi gündüzü karanlıklara gömüldü. </em></p>
<p><em>Peygamberden sonra, yeryüzü ona duyduğu teessürden ve şiddetli ızdtıraptan dolayı bir kum yığını hâline geldi. </em></p>
<p><em>Varsın ona Doğunun ve Batının şehirleri ağlasın! </em></p>
<p><em>Mudarlar ve bütün Yemen kabileleri ona ağlasın! </em></p>
<p><em>Ona yüce dağlar, ovalar, örtülü Beytullah ve rükünler de ağlasın! </em></p>
<p><em>Ey peygamberler hâtemi olan babam, </em></p>
<p><em>Furkan’ı indiren sana getirdi salât ve selam!</em></p>
<p><em>Ahmed’in toprağını koklayanın hâli ne mi olur? </em></p>
<p><em>Ömür boyu güzel koku koklamamak! </em></p>
<p><em>Benim üzerime öyle musibetler döküldü ki, onlar gündüzlerin üzerine dökülseydi, gece olurlardı belki!</em><em>”</em></p>
<p>Hasreti uzun sürmedi ve hicretin birinci yılında babasına kavuştu.</p>
<p>Hz. Fatıma (r. anha) annemiz babasına kavuştuğunda geride gözü yaşlı sevgili kocası Hz. Ali ve beş çocuk bıraktı. Kendisi de 27 yaşlarındaydı.</p>
<p>Yüzyıllar sonra Hz. Fatıma (r. anha) annemizin ayrılık acısı bu asırda gelip yeniden serildi babalarla kızlarının arasına. Yolu gözlenen babalar, baba ve annesinin elbiselerine sarılarak yatan evlatlar, evlatlarının hasretini gözyaşları ile sulayan anneler babalar&#8230;</p>
<p>Her ayrılık zordur, kanatır yürekleri. Ama babanın kızından ayrılması ayrı bir zordur. Çanakkale yıllarında cepheye giden ve geriye dönemeyen şehit askerlerin kalan emanetleri akrabalarına ulaştırıl- mak için toplanırken, onlar arasında kutsal bir emanet gibi mendillere sarılmış ipek misal saçlar bulunmuştu. Kızlarının saçlarıydı bunlar. O gün hasret giderecekleri bir araç yoktu, cepheye giderken kızlarının saçlarından bir parça kesiyor ve belki hasret kokan akşamlarda kızının saçlarını koklaya koklaya, kokusunu içlerine çeke çeke hasret gideriyorlardı.</p>
<p>Babasının kabrini koklayarak hasret gideren Hz. Fatıma (r. anha) annemiz&#8230; Kızlarının saçlarını koklayarak ayrılık acısını dindiren gaziler, şehitler&#8230; Ve şimdilerde aralarına giren binlerce kilometre mesafeyi dualarla ve sabırla aşmaya çalışan son devrin mazlumları&#8230;</p>
<p>Rabbim, dindir hasret acılarını, acının her türlüsünü tatmış Hz. Fatıma annemizin hatırına&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/yurek-yakan-ayriliklar-ismet-macit/">Yürek Yakan Ayrılıklar | İSMET MACİT</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ehl-i Beyt’in anası Hz. Fâtıma’nın (r.anhâ) son günü</title>
		<link>https://hizmetten.com/ehl-i-beytin-anasi-hz-fatimanin-r-anha-son-gunu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Aug 2020 10:00:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[Hz.Fatıma]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberyolu.com]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=12761</guid>

					<description><![CDATA[<p>Allah Resûlü’nün (sallallâhu aleyhi ve sellem) kızı, ciğerparesi, cennet hanımlarının efendisi, Ehl-i Beyt’in annesi Fâtımatü’z-Zehra (radıyallahü anhâ), babasının gölgesinde, sıkıntılarla dolu da olsa mutlu ve huzurlu bir hayat yaşamışdı. Babasının&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/ehl-i-beytin-anasi-hz-fatimanin-r-anha-son-gunu/">Ehl-i Beyt’in anası Hz. Fâtıma’nın (r.anhâ) son günü</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Allah Resûlü’nün (sallallâhu aleyhi ve sellem) kızı, ciğerparesi, cennet hanımlarının efendisi, Ehl-i Beyt’in annesi Fâtımatü’z-Zehra (radıyallahü anhâ), babasının gölgesinde, sıkıntılarla dolu da olsa mutlu ve huzurlu bir hayat yaşamışdı. Babasının vefatı, onu çok üzmüş, adeta kolunu kanadını kırmıştı. Tek tesellisi, yakın zamanda O’na kavuşacağı müjdesiydi. Adeta gözleri ufukta Hak emrinin yerine gelmesini bekliyordu.</p>
<p>Bu ayrılık çok uzun sürmedi Fahri Kâinat Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) irtihalinden altı ay sonra hastalandı.<span id="easy-footnote-1-2793" class="easy-footnote-margin-adjust"></span><span class="easy-footnote"><a style="box-sizing: border-box; background-color: transparent; color: #836a5a; text-decoration: none; transition: all 0.4s ease 0s;" title="" href="https://www.peygamberyolu.com/ehl-i-beytin-anasi-hz-fatimanin-r-anha-son-gunu/#easy-footnote-bottom-1-2793" data-hasqtip="0" aria-describedby="qtip-0"><sup>1</sup></a></span>Artık sevgiliye vuslat zamanı gelmişti ve çok geçmeden 11. yılın Ramazan ayının 27’sine denk gelen bir Çarşamba gecesi bu fani dünyadan ayrıldı ve ruhunun ufkuna yürüdü. Vefat ettiğinde yaşı 28 idi.<span id="easy-footnote-2-2793" class="easy-footnote-margin-adjust"></span><span class="easy-footnote"><a title="" href="https://www.peygamberyolu.com/ehl-i-beytin-anasi-hz-fatimanin-r-anha-son-gunu/#easy-footnote-bottom-2-2793" data-hasqtip="1" aria-describedby="qtip-1"><sup>2</sup></a></span></p>
<p><a href="https://www.peygamberyolu.com/ehl-i-beytin-anasi-hz-fatimanin-r-anha-son-gunu/#_ftnref1" name="_ftn1"></a></p>
<p><a href="https://www.peygamberyolu.com/ehl-i-beytin-anasi-hz-fatimanin-r-anha-son-gunu/#_ftnref9" name="_ftn9"></a><a href="https://www.peygamberyolu.com/ehl-i-beytin-anasi-hz-fatimanin-r-anha-son-gunu/#_ftnref11" name="_ftn11"></a></p>
<p>Henüz ömrünün baharı denilebilecek bir çağda, 28 yaşında iken vefat eden Hazreti Fâtıma’nın, vefat ediş keyfiyeti ve bu esnada yanında bulunanlardan talep ettiği hususlar da oldukça dikkat çekicidir; şöyle ki:</p>
<p>Vefat ettiği gün yanında bulunan ve doğumunda da kendisine ebelik yapmış olan Ebû Râfi Hazretlerinin hanımı Hazreti Selmâ (radıyallahü anhâ), bize şunları nakletmektedir:</p>
<p>“Resûlullah’ın kızı Fâtıma hastalandığında, her zamanki gibi yine yanında idim. Yanıma geldi ve ‘Ey anneciğim!<span id="easy-footnote-3-2793" class="easy-footnote-margin-adjust"></span><span class="easy-footnote"><a title="" href="https://www.peygamberyolu.com/ehl-i-beytin-anasi-hz-fatimanin-r-anha-son-gunu/#easy-footnote-bottom-3-2793" data-hasqtip="2" aria-describedby="qtip-2"><sup>3</sup></a></span> Gusül abdesti alabilmem için su hazırlayıversen!’ dedi. Sonra da bu su ile gidip güzelce gusül abdesti aldı. Ardından, ‘Bana, yeni elbisemi getiriversen!’ diye rica etti. Talebini yerine getirip de kendisine verdiğimde en güzel elbisesini giyinmiş olarak odaya geldi. Sonra da, ‘Şu yatağı odanın ortasına çekiver!’ dedi. Ben de dediğini yapıp yatağı odanın ortasına çektim. Ardından, elini yanağının altına koymuş vaziyette ve yüzü de kıbleye gelecek şekilde yatağın üzerine uzandı. Sonra, ‘Ey anneciğim! Şu dakika itibariyle ben, ruhumu teslim etmek üzereyim; gördüğün gibi ben, gusül abdestimi almış bulunuyorum. Öldükten sonra abdest aldırmak için benim üzerimi sakın kimse açmasın!’ dedi ve bunu der demez de oracıkta ruhunu teslim etti. Ardından Ali geldi ve durumu kendisine haber verdim; o, ‘Yapılacak bir şey yok! Vallahi de onun kolunu bile kimse açmayacaktır!’ dedi.<span id="easy-footnote-4-2793" class="easy-footnote-margin-adjust"></span><span class="easy-footnote"><a title="" href="https://www.peygamberyolu.com/ehl-i-beytin-anasi-hz-fatimanin-r-anha-son-gunu/#easy-footnote-bottom-4-2793" data-hasqtip="3" aria-describedby="qtip-3"><sup>4</sup></a></span> Sonra da onu, kendi aldığı gusül abdesti ile götürüp defnetti.”<span id="easy-footnote-5-2793" class="easy-footnote-margin-adjust"></span><span class="easy-footnote"><a title="" href="https://www.peygamberyolu.com/ehl-i-beytin-anasi-hz-fatimanin-r-anha-son-gunu/#easy-footnote-bottom-5-2793" data-hasqtip="4" aria-describedby="qtip-4"><sup>5</sup></a></span></p>
<p>O gün yanında bulunan Esmâ Bint-i Umeys’e söyledikleri daha ayrıntılıdır; şöyle ki:</p>
<p>Gusül abdesti alarak çıktıktan sonra, “Ey Esmâ!” diyerek ona, “Ölümleri sonrasında kadınlara yapılanları işin doğrusu ben hiç hoş bulmuyorum; üzerine bir örtü atılıyor ama örtü altındaki kadının uzuvları belirgin bir şekilde gün yüzüne çıkıyor!”<span id="easy-footnote-6-2793" class="easy-footnote-margin-adjust"></span><span class="easy-footnote"><a title="" href="https://www.peygamberyolu.com/ehl-i-beytin-anasi-hz-fatimanin-r-anha-son-gunu/#easy-footnote-bottom-6-2793" data-hasqtip="5" aria-describedby="qtip-5"><sup>6</sup></a></span> demiştir. Bunun üzerine Hazreti Esmâ<span id="easy-footnote-7-2793" class="easy-footnote-margin-adjust"></span><span class="easy-footnote"><a title="" href="https://www.peygamberyolu.com/ehl-i-beytin-anasi-hz-fatimanin-r-anha-son-gunu/#easy-footnote-bottom-7-2793" data-hasqtip="6" aria-describedby="qtip-6"><sup>7</sup></a></span> ona, “Ey Resûlullah’ın kızı!” demiş ve “Ben sana, Habeşistan’da gördüğüm bir şeyi göstereyim mi?”<span id="easy-footnote-8-2793" class="easy-footnote-margin-adjust"></span><span class="easy-footnote"><a title="" href="https://www.peygamberyolu.com/ehl-i-beytin-anasi-hz-fatimanin-r-anha-son-gunu/#easy-footnote-bottom-8-2793" data-hasqtip="7" aria-describedby="qtip-7"><sup>8</sup></a></span> teklifende bulunmuştur.</p>
<p>Onun da bunu kabul etmesinden sonra Hazreti Esmâ, orada bulunanlardan yaş hurma dalları getirmelerini talep etmiş ve onları yarım daire şeklinde bükerek sırasıyla yere batırmış, ardından da kafes şeklinde duran hurma dallarının üzerine bir örtü çekmiştir. Bunu gören Hazreti Fâtıma (radıyallahü anhâ), o kadar sevinmiştir ki Resûlullah’ın ayrılığından sonra onun bu kadar tebessüm ettiği görülmemiştir.<span id="easy-footnote-9-2793" class="easy-footnote-margin-adjust"></span><span class="easy-footnote"><a title="" href="https://www.peygamberyolu.com/ehl-i-beytin-anasi-hz-fatimanin-r-anha-son-gunu/#easy-footnote-bottom-9-2793" data-hasqtip="8" aria-describedby="qtip-8"><sup>9</sup></a></span> Sonra da “Bu, ne kadar da güzel ve hoş oldu! Böylelikle ölünün, erkek veya kadın olduğu daha iyi anlaşılır!” demiştir.</p>
<p>Hatta Hazreti Esmâ (radıyallahü anhâ), Resûlullah’ın kızı Hazreti Fâtıma’nın ölüm haberini alır almaz yanına gelen Hazreti Âişe’ye “Sen onun yanına giremezsin!” demiş Mü’minlerin Annesi’ni bile bulunduğu mekana almamıştır. Dahası, onun bu tepkisini Hazreti Âişe (radıyallahü anhâ), “Resûlullah’ın kızı ile arama girip düğün akşamı gelini kolladığı gibi beni yanına yaklaştırmıyor!” diyerek o günkü halife ve aynı zamanda babası Hazreti Ebû Bekir’e intikal ettirmiş, bunun üzerine Hazreti Ebû Bekir de gelerek bunun sebebini sorunca Halife’ye, “Bana, kimseyi yanına almamamı bizzat kendisi emretti. Üstelik, bu yaptığım işi ona ben, hayatta iken gösterdim de o bana, aynen böyle yapmamı emretti!” demiş, bunun üzerine Hazreti Ebû Bekir (radıyallahü anh), “Öyleyse, sana emrettiği gibi yapmaya devam et!” dedikten sonra oradan ayrılmıştır.<span id="easy-footnote-10-2793" class="easy-footnote-margin-adjust"></span><span class="easy-footnote"><a title="" href="https://www.peygamberyolu.com/ehl-i-beytin-anasi-hz-fatimanin-r-anha-son-gunu/#easy-footnote-bottom-10-2793" data-hasqtip="9" aria-describedby="qtip-9"><sup>10</sup></a></span></p>
<p>Vasiyeti gereği yukarıda tarif edildiği gibi İslâm’da techiz ü tekfin edilen ilk kadın, şüphesiz Hazreti Fâtıma’dır. Ardından aynı usül, bir diğer annemiz Zeyneb Bint-i Cahş<span id="easy-footnote-11-2793" class="easy-footnote-margin-adjust"></span><span class="easy-footnote"><a title="" href="https://www.peygamberyolu.com/ehl-i-beytin-anasi-hz-fatimanin-r-anha-son-gunu/#easy-footnote-bottom-11-2793" data-hasqtip="10" aria-describedby="qtip-10"><sup>11</sup></a></span> için tatbik edilmiştir.<span id="easy-footnote-12-2793" class="easy-footnote-margin-adjust"></span><span class="easy-footnote"><a title="" href="https://www.peygamberyolu.com/ehl-i-beytin-anasi-hz-fatimanin-r-anha-son-gunu/#easy-footnote-bottom-12-2793" data-hasqtip="11" aria-describedby="qtip-11"><sup>12</sup></a></span></p>
<p>Onun, vefat ettikten sonra kendisini gece karanlığında gömmelerini vasiyet edişi de oldukça manidardır.<span id="easy-footnote-13-2793" class="easy-footnote-margin-adjust"></span><span class="easy-footnote"><a title="" href="https://www.peygamberyolu.com/ehl-i-beytin-anasi-hz-fatimanin-r-anha-son-gunu/#easy-footnote-bottom-13-2793" data-hasqtip="12" aria-describedby="qtip-12"><sup>13</sup></a></span> Yukarıdaki hassasiyetine bakılınca onun bu tercihinin, tesettür konusundaki titizliğinden kaynaklandığı çok açıktır.<span id="easy-footnote-14-2793" class="easy-footnote-margin-adjust"></span><span class="easy-footnote"><a title="" href="https://www.peygamberyolu.com/ehl-i-beytin-anasi-hz-fatimanin-r-anha-son-gunu/#easy-footnote-bottom-14-2793" data-hasqtip="13" aria-describedby="qtip-13"><sup>14</sup></a></span></p>
<p>Hazreti Hasan’ın da, “Beni, mezarlıkta annemin yanına gömün!” diyerek vasiyet ettiği ve onun da aynı yere gömüldüğü ifade edilmektedir.</p>
<hr />
<p>&nbsp;</p>
<div class="dipnot">
<p>Yazar: Dr. Reşit Haylamaz</p>
</div>
<div class="easy-footnote-title">
<h4>Dipnot:</h4>
</div>
<ol class="easy-footnotes-wrapper">
<li class="easy-footnote-single"><span id="easy-footnote-bottom-1-2793" class="easy-footnote-margin-adjust"></span>Onun, Efendimiz’in irtihalinden az sonra, 2 ay, 70 gün, 75 gece, 3 ay, 4 ay, 95 gün, 100 gün, 5 ay, 5 ay veya buna yakın bir zaman sonra, iki gece eksik olmakla birlikte 6 ay, 7 ay veya 8 ay sonra vefat ettiği söylense de yaygın ve kabul gören kanaate göre Hazreti Fâtıma, Efendimiz’in irtihalinden sonra 6 ay yaşamış ve 11. yılın Ramazan ayının 27’sine denk gelen bir Çarşamba gecesi vefat etmiştir. Bkz. Buhârî, Farzu’l-Humus 1; Müslim, Cihâd 16; Hâkim, Müstedrek 4/149, 150 (4815); İbn-i Hacer, İsâbe 7/214, 215; İbn-i Abdilberr, İstîâb 2/554, 556, 557; İbnü’l-Esîr, Üsüdü’l-Gâbe 7/221; İbn-i Sa’d, Tabakât 8/23; İbn-i Kesîr, Bidâye 5/331, 332; Zehebî, Târîhu’l-İslâm 3/596; Siyeru A’lâmi’n-Nübelâ 2/121, 128, 131; İbn-i Asâkir, Târîhu Medîneti Dımaşk 3/157 vd.<a href="https://www.peygamberyolu.com/ehl-i-beytin-anasi-hz-fatimanin-r-anha-son-gunu/#_ftnref2" name="_ftn2"></a></li>
<li class="easy-footnote-single"><span id="easy-footnote-bottom-2-2793" class="easy-footnote-margin-adjust"></span>Hazreti Fâtıma’nın, vefat ettiği günkü yaşıyla ilgili olarak 21, 23, 24 veya 25, 27 veya benzeri, 28, 29, 30 ve 35 gibi rakamlar zikredilmektedir. Bu tarihlerdeki farklılık da, muhtemelen doğumuyla ilgili duyulan aynı kaygılardan kaynaklanmaktadır. Dolayısıyla onun 21 yaşında vefat ettiği şeklindeki rivayeti dikkate almanın bir anlamı yoktur. Bu rakamlar arasında onun doğum tarihi olan ve Kâbe tamirinin gerçekleştiği yılla mutabakat arz eden tarih, vefat ettiği gün Hazreti Fâtıma’nın 28, 29 veya 30 yaşında olduğunu ifade eden tarihlerdir. Doğumundan itibaren zikredilen bütün bilgileri yan yana koyduğumuzda onun, 28 yaşındayken vefat ettiği kanaati ağır basmaktadır. Bkz. İbn-i Asâkir, Târîhu Medîneti Dımaşk 3/157 162; Ya’kubî, Târîh 2/115; Zehebî, Târîhu’l-İslâm 3/596, 600; Zehebî, Siyeru A’lâmi’n-Nübelâ 2/121, 128; İbn-i Sa’d, Tabakât 8/23; İbn-i Abdilberr, İstîâb 2/557; İbnü’l-Esîr, Üsüdü’l-Gâbe 7/221</li>
<li class="easy-footnote-single"><span id="easy-footnote-bottom-3-2793" class="easy-footnote-margin-adjust"></span>Doğumunda kendisine ebelik yaptığı ve başından beri hep yanında bulunduğu için yakınlık emaresi olarak ona bu şekilde hitap etmektedir.</li>
<li class="easy-footnote-single"><span id="easy-footnote-bottom-4-2793" class="easy-footnote-margin-adjust"></span>Bazı kaynaklar, öldükten sonra kendisini sadece Hazreti Ali ve Esmâ Bint-i Umeys’in ilgilenmesini vasiyet ettiği ve onun bu vasiyeti gereği techiz ü tekvin işlerini Hazreti Ali ile Esmâ Bint-i Umeys’in deruhte ettiklerini nakleder. Bkz. Hâkim, Müstedrek 3/163, 164; Beyhakî, Ma’rifetü’s-Sünen5/231; Dârekutnî, Sünen 3/396, 397</li>
<li class="easy-footnote-single"><span id="easy-footnote-bottom-5-2793" class="easy-footnote-margin-adjust"></span>Taberî, Zehâiru’l-Ukbâ 53, 54; İbn-i Sa’d, Tabakât 8/22, 23; İbn-i Hacer, İsâbe 4/379; Ebû Nuaym, Mecmaü’z-Zevâid 9/210, 211; Nümeyrî, Târîhu’l-Medîne 1/108</li>
<li class="easy-footnote-single"><span id="easy-footnote-bottom-6-2793" class="easy-footnote-margin-adjust"></span>Bazı kaynaklarda bu ifade, “Yarın ölüp de bedenim erkeklerin omuzunda götürülürken ortada görünmekten hayâ ediyorum; zira insanlar, erkekleri omuzlarında taşıdıkları gibi kadınları da taşıyor!” şeklindedir. Bkz. Nümeyrî, Târîhu’l-Medîne 1/108</li>
<li class="easy-footnote-single"><span id="easy-footnote-bottom-7-2793" class="easy-footnote-margin-adjust"></span>Bazı kaynaklar, bu teklifin Ümmü Seleme Validemiz’den geldiğini söyler. Bkz. Nümeyrî, Târîhu’l-Medîne 1/108</li>
<li class="easy-footnote-single"><span id="easy-footnote-bottom-8-2793" class="easy-footnote-margin-adjust"></span>Aynı zamanda Efendimiz’in baldızı olan Esmâ Bint-i Umeys, kocası Ca’fer İbn-i Ebî Tâlib ile birlikte Habeşistan’a hicret edenlerdendir. Hazreti Ca’fer’in Mûte’de şehadetinden sonra Hazreti Ebû Bekir (radıyallahü anh) evlenmiştir.</li>
<li class="easy-footnote-single"><span id="easy-footnote-bottom-9-2793" class="easy-footnote-margin-adjust"></span>Hâkim, Müstedrek 3/162; Nümeyrî, Târîhu’l-Medîne 53</li>
<li class="easy-footnote-single"><span id="easy-footnote-bottom-10-2793" class="easy-footnote-margin-adjust"></span>İbnü’l-Esîr, Üsüdü’l-Gâbe 7/221; İbn-i Abdilberr, İstîâb 3/246; Suyûtî, Müsnedu Ebî Bekr 172; Nümeyrî, Târîhu’l-Medîne 53</li>
<li class="easy-footnote-single"><span id="easy-footnote-bottom-11-2793" class="easy-footnote-margin-adjust"></span>Zeyneb Bint-i Cahş, Efendimiz’in hala kızıdır.</li>
<li class="easy-footnote-single"><span id="easy-footnote-bottom-12-2793" class="easy-footnote-margin-adjust"></span>İbnü’l-Esîr, Üsüdü’l-Gâbe 7/221; İbn-i Abdilberr, İstîâb 3/246</li>
<li class="easy-footnote-single"><span id="easy-footnote-bottom-13-2793" class="easy-footnote-margin-adjust"></span>İbn-i Sa’d, Tabakât 8/24; İbnü’l-Esîr, Üsüdü’l-Gâbe 7/221; İbn-i Abdilberr, İstîâb 3/246</li>
<li class="easy-footnote-single"><span id="easy-footnote-bottom-14-2793" class="easy-footnote-margin-adjust"></span>Semhûdî, Vefâü’l-Vefâ 286</li>
</ol>
<p><strong>Kaynak:Peygamberyolu.com</strong></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/ehl-i-beytin-anasi-hz-fatimanin-r-anha-son-gunu/">Ehl-i Beyt’in anası Hz. Fâtıma’nın (r.anhâ) son günü</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hazreti Fâtıma’nın son günü</title>
		<link>https://hizmetten.com/hazreti-fatimanin-son-gunu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Sep 2019 06:00:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[Hz.Fatıma]]></category>
		<category><![CDATA[Reşit Haylamaz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=4231</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gurûbun üzerinden altı ay geçmişti. Ramazan ayının yirmi yedisi ve bir Çarşamba günüydü. Henüz 28 yaşında ve yanında, birisi 6 diğeri ise 7 yaşında gül gibi iki oğlu, Zeyneb ve&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/hazreti-fatimanin-son-gunu/">Hazreti Fâtıma’nın son günü</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Gurûbun üzerinden altı ay geçmişti. Ramazan ayının yirmi yedisi ve bir Çarşamba günüydü.<ins></ins></p>



<p class="wp-block-paragraph">Henüz 28 yaşında ve yanında, birisi 6 diğeri ise 7 yaşında gül gibi iki oğlu, Zeyneb ve Ümmü Gülsüm adında iki de kızı vardı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Üstelik, Hazreti Ali gibi birisiyle evliydi; “Ehl-i Beyt” olarak Allah ve Resûlü’nün hep nazara verip baş tâcı edilmelerini istediği üfül üfül huzur tüten bir ailenin merkezinde bulunuyordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu yaşlardaki genç ve huzur dolu bir kadının, kim bilir ne hayalleri olurdu? Ailesinin geleceği, hele çocuklarının mürüvveti adına nice hülyalara dalar, kim bilir ne hesaplar yapardı?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak, Kur’ân’ın şekillendirdiği ve Resûlullah’ın da rahle-i tedrisinden geçen Sahâbe’nin hayallerine kimsenin hayalinin yetişemeyeceği de muhakkaktı!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hele bu, O’nun (sallallahu aleyhi ve sellem), giderken gelişini kulağına fısıldadığı kızı Fâtıma ise, durum bambaşkaydı!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Güneş gurûba doğru kayarken, yanında bulunan iki kadından birisi Hazreti Selmâ’ya seslendi:</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Anneciğim” dedi. “Gusül abdesti alabilmem için bana su hazırlayabilir misin?”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Oturuşu-kalkışı, yürümesi ve konuşmasıyla babasını hatırlatan bir Hadîce emaneti, bunu talep eder de yerine getirilmez miydi!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir isteği daha vardı:</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Bir de, şu yeni elbisemi getirebilir misin?”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çok geçmedi; abdestini almış ve yeni elbisesini giymiş olarak odaya girdi. Bu seferki muhatabı, Hazreti Câfer’in şehadetinden sonra Hazreti Ebû Bekir (radıyallahu anh) ile evlenen Esmâ Bint-i Umeys idi:</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Ey Esmâ!” dedi. “Öldükten sonra kadınlara yapılan işi doğrusu ben hoş bulmuyorum; üzerine bir örtü atılıyor ve bu örtü, kadının vücut hatlarını belirgin bir şekilde gün yüzüne çıkartıyor!”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu incelik ve nezakete karşılık, “Resûlullah’ın kızı!” diye mukabelede bulundu Hazreti Esmâ. “Ben sana, Habeşistan’da gördüğüm bir şeyi göstereyim mi?”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Gözlerinin içi gülmüştü:</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Tabii ki” dedi. “Hem de hemen!”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hemen evin dışına koşan Hazreti Esmâ, bir müddet sonra yaş hurma dallarıyla içeri girdi. Sırasıyla elindeki her bir dalın iki ucunu toprağa batırdı. İki metreyi aşkın kafes gibi bir görüntü ortaya çıkmıştı. Ardından, üzerine bir örtü örttü. “<em>Öldükten sonra kadının üzerine böyle bir sütre yapılırsa, hiçbir uzvu belli olmaz!</em>” der gibiydi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">O kadar sevinmişti ki! Babasından ayrıldığı günden bu yana yüzünde ilk defa bir tebessüm belirmişti. Minnet dolu bakışlarla Hazreti Esmâ’ya döndü:</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Bu ne kadar güzel ve hoş oldu!” dedi. “Böylelikle ölünün, erkek veya kadın olduğu da anlaşılır!”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir isteği daha vardı:</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Ben öldüğümde, sakın ola ki sen ve Ali’den başkasının gözü benim bedenime değmesin; sakın ola ki yanıma da kimseyi almayasın! Ayrıca, beni, el-etek çekilince ve gecenin karanlığında gömün!”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ortalık buz kesmişti. Az önce gelinlik kız gibi hazırlık yapan Hazreti Fâtıma (radıyallahu anhâ), ciddi ciddi ölümden bahsediyordu!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Arkası da geldi. Ebû Râfi Hazretleri’nin hanımı Hazreti Selmâ’ya baktı ve yine “Anneciğim!” dedi. “Bir el atsan da şu sediri odanın ortasına çekiversen!”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu talebi de yerine getirilmişti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yavaşça sedirin üzerine uzandı! Yüzünü kıbleye çevirmiş, elini de yanağının altına koymuştu. Son bir isteği daha vardı:</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Şu an itibariyle ben, ruhumu teslim etmek üzereyim! Gördüğün gibi, gusül abdestimi de almış bulunuyorum; sakın ola ki öldükten sonra, abdest aldırmak üzere benim üzerimi kimse açmasın!”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Duyulanlar karşısında yaşanan şaşkınlık, bir anda yerini telaşa bırakmıştı. Zira nahif bedeninden aziz ruhu ayrılmış, yokluğuna ancak altı ay dayanabildiği babasının yanına uçuvermişti!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Biricik eşinin istekleri kendisine nakledildiğinde Hazreti Ali (radıyallahu anh), “Yapılacak bir şey yok!” dedi. “O, böyle istedi ise vallahi de kolunu bile kimse açmayacaktır!”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Vasiyeti gereği, gecenin bir vakti Cennetü’l-Bakî’ye getirildi ve buraya sessizce emanet edildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İşte, Peygamber kızı Hazreti Fâtıma’nın (radıyallahu anhâ) son günü böylesine duru, hem de dupduruydu!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Görüldüğü gibi suyun başı ne kadar duru. Bu durumda bizim vazifemiz, zamanla bulandırılmak istenen çer-çöpten değil, işin kaynağından beslenmek olmalı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Kaynak:Reşit Haylamaz</strong>-TR724</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/hazreti-fatimanin-son-gunu/">Hazreti Fâtıma’nın son günü</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
