<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>huneyn savaşı arşivleri - Hizmetten</title>
	<atom:link href="https://hizmetten.com/tag/huneyn-savasi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://hizmetten.com/tag/huneyn-savasi/</link>
	<description>Hizmet&#039;e Dair Ne Varsa...</description>
	<lastBuildDate>Sun, 16 Jul 2023 20:59:43 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/01/hizmetten_loga_web-150x150.png</url>
	<title>huneyn savaşı arşivleri - Hizmetten</title>
	<link>https://hizmetten.com/tag/huneyn-savasi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Huneyn&#8217;de İslam Bitmiştir Demişlerdi&#8230; &#124; İSMET MACİT</title>
		<link>https://hizmetten.com/huneynde-islam-bitmistir-demislerdi-ismet-macit/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmet Macit]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Mar 2022 08:50:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[huneyn savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[İslam]]></category>
		<category><![CDATA[İsmet Macit]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=24459</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hudeybiye barış anlaşmasının maddelerinden biri de Mekke ve Medine etrafında bulunan kabilelerin istediği tarafı seçmesiydi. Bu minvalde Beni Bekir Kureyş’in himayesine, Huzaalılar ise Efendimiz’in (sav) himayesine girmişti. Aradan 2 seneye&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/huneynde-islam-bitmistir-demislerdi-ismet-macit/">Huneyn&#8217;de İslam Bitmiştir Demişlerdi&#8230; | İSMET MACİT</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hudeybiye barış anlaşmasının maddelerinden biri de Mekke ve Medine etrafında bulunan kabilelerin istediği tarafı seçmesiydi. Bu minvalde Beni Bekir Kureyş’in himayesine, Huzaalılar ise Efendimiz’in (sav) himayesine girmişti. Aradan 2 seneye yakın bir süre geçtikten sonra Kureyş ve Beni Bekir birlikte Huzaalılara saldırıp birçok insanı öldürdüler. Efendimiz (sav) bunu antlaşmayı bozan bir neden olarak gördü ve yapılan görüşmeler neticesiz kalonca Mekke’ye doğru yola çıktı ve süreç Mekke’nin fethi ile neticelendi.</p>
<p>Mekke’nin fethinden sonra Hz. Peygamber’in Tâif yolu üzerindeki Nahle’de bulunan Uzzâ heykelini yıktırması, aynı âkıbetin kendi putları olan Lât’ın da başına geleceğini düşünen Hevâzin kabilesinin mühim bir kolunu teşkil eden ve Tâif’te yaşayan Sakīfliler’i telâşlandırdı. Sakīfliler de o sırada yürüyüşe geçerek Evtâs’ta toplanmaya başlayan Hevâzinliler’e katıldılar. Düşman ordusunun kumandanlığını otuz yaşlarındaki Mâlik b. Avf en-Nasrî yapıyordu. Ordugâhını Evtâs’ta kuran Mâlik Müslümanlarla topyekûn savaşı göze almış ve bunun için tecrübeli kişilerin muhalefetine rağmen askerlerinin kadın, çocuk, mal ve hayvanlarını da yanlarına almalarını emretmişti; böylece onların en değerli varlıklarını savaş meydanında bırakıp kaçmalarına engel olabileceğini düşünüyordu.<a href="#_ftn1" name="_ftnref1">[1]</a></p>
<p>Huneyn’in bidayetinde ürperten bir manzara vardı ve bu hengâmede önden giden süvari birlikleri sarsılmış ve çareyi geri çekilmekte bulmuşlardı. Onları, ganimet beklentisiyle orduya katılan Mekkeliler takip ediyordu! Bu manzara, diğer insanların da moralini bozmuş ve Müslümanlar adına Huneyn’de, hiç beklenmedik bir çözülme başlamıştı! Belli ki bu, sayılarına güvenmenin bir neticesiydi!<a href="#_ftn2" name="_ftnref2">[2]</a></p>
<p>Evet geçici bir hezimetti yaşanan… Efendimiz’in (sav) hemen yanı başındakiler yeni Müslüman olmuş sahabelerdi ve o şokun tesiriyle geri çekilmek istemiş; gerideki kadim sahabeler Efendimiz’e (sav) ulaşmakta zorlanmış ve O’nun (sav) etrafında atmış sahabe kalmıştı… İşte tam bu esnada her şey bitti denildiği noktada yine Efendimiz (sav) öne atılmış ve… <em>“Ey insanlar! Bana doğru gelin! Ben Allah’ın kulu ve Resûlü’yüm; bunda yalan yok! Ben, Abdulmuttalib’in oğlu Muhammed’im!”</em>  diye haykırmış ve müminlerin sönmeye yüz tutmuş ümitlerine fer olmuştu…</p>
<p>Ancak bozguna uğrayıp kaçan Mekkelilerden bazıları Mekke&#8217;ye ulaştılar. Müslümanların bozguna uğradıklarını haber vererek Mekkeli müşrikleri sevindirdiler.</p>
<p>İçlerinden birisi: <em>&#8220;Artık Araplar atalarının dinine dönebilirler Muhammed düşmüş, ashabı da dağılmıştır!&#8221;</em> demişti.</p>
<p>(Birkaç gün önce Müslüman olan) Mekke valisi Attâb bin Esîd: <em>&#8220;Muhammed öldürüldü ise, Muhammed&#8217;in dini ayaktadır. Muhammed&#8217;in ibadet etmiş olduğu Allah, diridir ve ölümsüzdür!&#8221;</em> dedi.</p>
<p>Yeni Müslüman olmuş olan İkrime bin Ebu Cehil ise; <em>“İslam bitmiştir, Muhammed’in bozgunu Kızıl Deniz’e kadar sürer” </em>sözlerine şöyle karşılık vermişti:</p>
<p><em>&#8220;Bu, yerinde bir söz değildir! İşler ancak Allah&#8217;ın Elindedir. Muhammed&#8217;in elinde bir şey yoktur! Bugün savaş onun aleyhine ise, yarın muhakkak onun lehine olacaktır!&#8221;</em> dedi.</p>
<p>Daha akşam olmamıştı ki Allah&#8217;ın yardımıyla Peygamberimiz Aleyhisselamın Hevâzinleri yendiği haberi geldi.</p>
<p>Bozguna sevinenleri ise Yüce Allah yüzlerinin üzerine düşürdü. (İslam Tarihi/M. Asım Köksal)</p>
<p>Rabbim islamın ve insanlığın düşmanlarının birliklerini bozsun. Onları elemler içinde bıraksın!</p>
<p>Amin&#8230;</p>
<p><a href="#_ftnref1" name="_ftn1">[1]</a> https://islamansiklopedisi.org.tr/huneyn-gazvesi</p>
<p><a href="#_ftnref2" name="_ftn2">[2]</a> https://www.peygamberyolu.com/huneyn-harbi-ve-yasanan-hadiseler/</p>
<p>Fotoğraf: Huneyn Vadisi&#8230;</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-24460" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/03/Huneyd-Vadisi.jpg" alt="" width="454" height="374" /></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/huneynde-islam-bitmistir-demislerdi-ismet-macit/">Huneyn&#8217;de İslam Bitmiştir Demişlerdi&#8230; | İSMET MACİT</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Huneyn Savaşı ve&#8230; &#124; Abdullah Aymaz</title>
		<link>https://hizmetten.com/huneyn-savasi-ve-abdullah-aymaz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 May 2021 16:00:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[Abdullah Aymaz]]></category>
		<category><![CDATA[huneyn savaşı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=19176</guid>

					<description><![CDATA[<p>Cenab-ı Hak, Huneyn Savaşı&#8217;nda Müslümanlara ettiği nimetleri anlatmadan önce dikkat çekici bir ikazda bulunuyor: “De ki, ‘Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, hısım ve akrabanız, ter dökerek kazandığınız mallar, kesâda uğramasından endişe&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/huneyn-savasi-ve-abdullah-aymaz/">Huneyn Savaşı ve&#8230; | Abdullah Aymaz</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div></div>
<div>Cenab-ı Hak, Huneyn Savaşı&#8217;nda Müslümanlara ettiği nimetleri anlatmadan önce dikkat çekici bir ikazda bulunuyor: “De ki, ‘Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, hısım ve akrabanız, ter dökerek kazandığınız mallar, kesâda uğramasından endişe ettiğiniz ticaret, hoşunuza giden konaklar, size Allah’tan ve Resulünden ve O’nun yolunda cihad etmekten daha sevimli ve önemli ise, o halde, Allah emrini gönderinceye  kadar bekleyin!  Allah öyle fâsıklar güruhunu hidayet etmez, umduklarına eriştirmez.”  (Tövbe Suresi, 9/24)  (Bu hususta, Ebu’s-Suûd Efendi, “Bu âyette öyle bir tehdit vardır ki, Allah’ın lütfuna mazhar olmayan hiç kimse bundan kurtulamaz.” diyor.)</div>
<div></div>
<div>“Şu kesindir ki, Allah size bir çok savaş yerlerinde yardım etti. Huneyn günü de…  O gün ki, sayıca çokluğunuz sizi böbürlendirmiş ama bu, size fayda etmemişti. Olanca genişliğine rağmen, dünya başınıza dar gelmişti. Sonra da bozguna uğrayarak düşmana arka çevirip kaçmaya başlamıştınız. Sonra Allah, Resûlünün ve müminlerin üzerlerine sekinetini, güven veren rahmetini indirmiş, sizin göremediğiniz ordular göndermişti de Kendisini tanımayan o kâfirleri azaba uğratmıştı.  İşte kâfirlerin cezası budur!”  (9/25-26)  (…)   “Onlar Allah’ın nurunu ağızlarıyla üfleyip söndürmek isterler. Allah ise, nurunu tam parlatmaktan başka bir şeye razı olmaz. Kâfirler isterse hoşlanmasınlar!  O’dur ki, Resûlünü, bütün dinlere üstün kılmak için hidayetle ve HAK  DİNİ  ile gönderdi. Müşrikler isterse hoşlanmasınlar.”  (9/32-33)</div>
<div></div>
<div>Bedir’de, Hendek’te çok az sayı ve imkanlarla ama Cenab-ı Hakkın inayetiyle zaferler kazanılmış nihayet vahyin başlangıç merkezi Mekke fethiyle bütün bunlar zaferle  taçlanmıştı. Huneyn Savaşına çıkarken, artık sayı ve nisbetlere göre çok iyi bir durum görünüyordu. Onun için bazılarında “Artık bu koca ordunun karşısında kimse duramaz!” gibi bir kuruntu oluşmuştu. Maalesef  İlahî desteğin yani inayet-i İlâhiyenin zaferlerdeki büyük payı unutulmuştu. Onun için Âyette geçen ‘(Huneyn) günündeki sayıca çokluğunuz sizi aldatmış; böbürlenmişti.’ ifadesinde, büyük bir gerçek ve ikâz bulunmaktadır. Bakara Suresinde “Nice küçük topluluklar vardır ki, ‘Allah’ın izniyle’ büyük cemaatlere galip gelmiştir.” (2/249)  ifadesi, “Allah’ın izniyle” şartını öne çıkarıyor. Yani “Kendi çokluğumuzla, kendi gücümüzle, kendi stratejimizle, kendi cesaretimizle”  gibi gerekçeyle değil, sadece Allah’ın izniyle ve inayetiyle… Bu gerçek unutulduğu takdirde Allah’ın inayeti kesilir ve tabiî O’nun izni de olmayınca hiçbir zafer ve galibiyet elde edilemez. Bu husus, her zaman geçerli olduğu gibi günümüzde de elbette geçerlidir. Bu süreçte başımıza gelenleri bu âyetin nuru ile bakabilirsek pek çok hikmet ve ibretleri görebiliriz.</div>
<div></div>
<div>Âyet (Tevbe Suresi, 9/25) çokluğun ve böbürlenmenin fayda vermediğini ifade ettikten sonra “Olanca genişliğine rağmen, dünya başımıza dar gelmişti.” diyor. Bununla da yetinmiyor ve ilave ediyor: “Sonra da bozguna uğrayarak, düşmana arka çevirip kaçmaya başlamıştınız.” Âyetin bu ifadeleri yaşandı ama Efendimiz (S.A.S.) tek başına düşmanın üzerine yürüdü!  Merkezi canlı tuttu. Önce kendisi DİK  DURDU… Hak yolunda dik duranı Cenab-ı Hak yalnız bırakmaz… 26. Âyette yani hemen yukarıda geçen ifadelerin devamında “Sonra Allah, Resulünün ve müminlerin üzerlerine sekineti, güven veren rahmetini indirmiş, sizin göremediğiniz ordular göndermişti de. Kendisini  tanımayan o kâfirleri azaba uğratmıştı.” buyurulmaktadır ki, çok önemlidir.</div>
<div></div>
<div>Dikkat edilirse, müminlere insanlık hasebiyle yaptıkları hatâ ve kusurları gösterilip şiddetli bir  uyarma yapıldıktan sonra yine rahmetle sarıp sarmalamanın gerçekleştiği de  gösteriliyor. Yani hata yaptınız öyleyse yok olun, def olun gidin, der gibi bir ceza kesilmiyor. Ama burada önemli olan Merkezi tutan Efendimizin (S.A.S.)  DİK DURUŞ TAVRI’dır…</div>
<div></div>
<div>Günümüze gelecek olursak benzer şeyler görürüz. En yakınların ifadesiyle, 16 Temmuz 2016’ta yanına gidenler diyorlar ki, “Dört beş gün önce Hocaefendi, abdest alırken kaymış, sol elinin baş parmağı tutunduğu demiri eğmiş olduğundan kan oturmuş, düşerken mermere gelecek yüzünü ve başını korumak için yere koyduğu ellerinin parmakları dirseğine kadar şişmiş ve günlerce acı ile kıvranmıştı. Konuşmuyordu. Fakat 15 Temmuz&#8217;dan bir gün sonra yanına girdiğimizde sanki hiçbir olmamış  gibiydi. Dedi ki: ‘Bu elimdeki rahatsızlık sürpriz şekilde başıma geldi. Ama bugün bir sekine indi sanki!  Bakın aynı şişlikler ve morluklar duruyor ama hiç acı-sancı hissetmiyorum; sürpriz şekilde yok oldular. Ümit ediyorum ki, başımıza sarmak istedikleri bu ihanet ve musibetler de inşaallah sürpriz şekilde def’ ve ref’ olup giderler.”</div>
<div></div>
<div>İnşaallah aynen dediği gibi olur, Cenab-ı Hak bizleri rahmet ve şefkati ile sarıp sarmalar da daha önceleri de kurtardığı gibi bu son tuzak ve musibetlerden de halâs eyler…</div>
<div></div>
<div><strong>Kaynak: Abdullah Aymaz | Samanyoluhaber</strong></div>
<p><a href="https://hizmetten.com/huneyn-savasi-ve-abdullah-aymaz/">Huneyn Savaşı ve&#8230; | Abdullah Aymaz</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
