<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Hırsızlar arşivleri - Hizmetten</title>
	<atom:link href="https://hizmetten.com/tag/hirsizlar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://hizmetten.com/tag/hirsizlar/</link>
	<description>Hizmet&#039;e Dair Ne Varsa...</description>
	<lastBuildDate>Sun, 16 Jul 2023 21:15:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.4</generator>

<image>
	<url>https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/01/hizmetten_loga_web-150x150.png</url>
	<title>Hırsızlar arşivleri - Hizmetten</title>
	<link>https://hizmetten.com/tag/hirsizlar/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Hırsızlar, hayat neşemizi çaldılar!&#124; Ahmet Kurucan</title>
		<link>https://hizmetten.com/hirsizlar-hayat-nesemizi-caldilar-ahmet-kurucan/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 Sep 2020 16:00:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Kurucan]]></category>
		<category><![CDATA[Hırsızlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=13525</guid>

					<description><![CDATA[<p>İki gün önce, iki telefon görüşmesi yaptım. Nedense bu görüşmelerin hasılası olan hissiyatımı sizlerle paylaşmak geldi içimden. Şöyle başlayayım. 15 Temmuz’u takip eden ve Hizmet’in günah keçisi ilan edilip mensuplarına&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/hirsizlar-hayat-nesemizi-caldilar-ahmet-kurucan/">Hırsızlar, hayat neşemizi çaldılar!| Ahmet Kurucan</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İki gün önce, iki telefon görüşmesi yaptım.</p>
<p>Nedense bu görüşmelerin hasılası olan hissiyatımı sizlerle paylaşmak geldi içimden.</p>
<p>Şöyle başlayayım.</p>
<p>15 Temmuz’u takip eden ve Hizmet’in günah keçisi ilan edilip mensuplarına hayatın zehir edilmeye başlandığı günlerdi.</p>
<p>Eşim başta olmak üzere yakın çevreme dedim ki: “Hayat neşemizi çaldılar!”</p>
<p>Çok mana veremediler belki ilk etapta.</p>
<p>Ama Perşembe’nin geleceği Çarşamba’dan belliydi.</p>
<p>Bunu görmek için kâhin olmaya da gerek yoktu.</p>
<p>Evet, hayat neşemizi çaldılar.</p>
<p>Her şeye rağmen hayata tutunmaya çalışmamız işin başka boyutu.</p>
<p>Bu yapılmalı ve yapıyoruz.</p>
<p>Ya da daha iddiasız bir cümleyle yapmaya gayret ediyoruz.</p>
<p>Geleceğe ümitle bakılmalı ve bakıyoruz.</p>
<p>Hayat geçmişe doğru yaşanmaz ve yaşamıyoruz.</p>
<p>Ama eski neşemiz yok.</p>
<p>Bunu da inkâr etmemeliyiz.</p>
<p>Son tahlilde insanız.</p>
<p>Demirden, çelikten, tunçtan, mermerden değil herkes gibi etten, kemikten insanlarız.</p>
<p>Aklımız kadar duygularımız da var.</p>
<p>Ve bazen oluyor ki duygularımız aklımıza galebe ediyor.</p>
<p>Bir yere kadar tahammül ediyoruz.</p>
<p>Sonra?</p>
<p>Sonra tıkanıp kalıyoruz.</p>
<p>Çünkü hayata seni bağlayan ve motive eden en önemli gücünü yani hayat neşeni, yaşama zevkini kaybetmişsin.</p>
<p>Evet, tam 4 yıl önce yaptım bu tespiti.</p>
<p>Bugün de farklı düşünmüyorum.</p>
<p>Aksine bu sürede yaşanan hadiseler kanaatimi pekiştirdi.</p>
<p>İşte bahsini ettiğim telefon konuşmaları bunun göstergesi.</p>
<p>Bir dostum aradı nasılsın demek için.</p>
<p>Sesimi özlemiş sağ olsun.</p>
<p>İyiyim dedim ama benim bile inanmadığıma o nasıl inansın!</p>
<p>Ahizenin öte ucundan keyifsiz olduğumu anladı.</p>
<p>Ses tonum halet-i ruhiyemi yansıttı okyanus ötesine demek ki.</p>
<p>“Ne var? Hayrola?” dedi.</p>
<p>“Hayat neşemizi çaldılar” dedim hemen.</p>
<p>Ve anlatmaya devam ettim.</p>
<p>Ortak bir dostumuz var onunla.</p>
<p>“Sen telefon açmadan biraz önce onunla yazışıyordum. Selahattin Pınar’ın bestelediği ‘Gecenin matemini aşkıma örtüp sarayım’ şarkısını göndermiş bana. Ben de ona bu şarkının hikayesini gönderdim” dedim ve anlattım.</p>
<p>Dinledi, dinledi, dinledi ve ardından şunu söyledi.</p>
<p>“Ben de geçen gün birine dedim ki, eskiden yaşama zevki diye bir şey duyardım. Onun ne olduğu bilmiyordum. Şimdi kaybedince anladım.”</p>
<p>Telefonu kapattıktan sonra düşündüm.</p>
<p>O, ister benim tabirimle “hayat neşesinin” isterse kendi ifadesiyle “yaşama zevkinin” varlığından haberdar değilmiş.</p>
<p>Hayatının tabii akışı içinde neşeyi aramadan bulmuş, farkına varmadan sahip olmuş ve yaşamış.</p>
<p>Ama ya şimdi?</p>
<p>İşte onu yitirmiş ve yitirdiği an farkına varmış sahip olduğu değerin.</p>
<p>Gördüğünüz gibi 4 yıl sonra da olsa aynı noktada buluşuyoruz onunla.</p>
<p>İkinci telefon konuşmasına geçeyim.</p>
<p>Can kardeşim diyebileceğim birisi aradı sabahın erken bir vaktinde.</p>
<p>Kucağında 8 yaşında bir kız çocuğu.</p>
<p>Tanımıyorum.</p>
<p>Ama yüzünden masumiyet akıyor.</p>
<p>Melek yüzlü derler ya!</p>
<p>Aynen öyle.</p>
<p>“Haydi söyle, söyle” dedi can kardeşim o ürkek bakışlarla hayatında ilk defa gördüğü adama bakan çocuğa yönelerek.</p>
<p>Çocuk başladı konuşmaya.</p>
<p>Beni önce sevince sonra üzüntüye, gama, kedere sevk eden cümlelerini tek tek söylemeye.</p>
<p>“8 gün sonra babam çıkıyor!” dedi önce yüzünden gülücükler saçarak.</p>
<p>“Ben 1,5 yaşındaydım babam hapse girdiğinde.</p>
<p>Şimdi 8 yaşındayım.</p>
<p>6 yıldır hapiste babam ama 8 gün sonra çıkıyor.”</p>
<p>Nasıl sevinçli, nasıl neşeli bir görseniz.</p>
<p>Sevincine ortak oldum onun.</p>
<p>Güldüm, neşelendim ekranın diğer yüzünde.</p>
<p>Sonra…</p>
<p>Telefonu kapattım ve ağladım, ağladım, ağladım.</p>
<p>Kendimi toparlayamadım.</p>
<p>“Nelerle teselli oluyor, nelere seviniyoruz Ya Rab?” dedim kendi kendime.</p>
<p>Melek gibi bir insana yapıştırılan terörist damgasıyla hayatından çalınan 6 koca yıl.</p>
<p>Dile kolay.</p>
<p>Tam 72 ay.</p>
<p>288 hafta.</p>
<p>2190 gün.</p>
<p>52.560 saat.</p>
<p>3,153.600 dakika.</p>
<p>Şairin ifadesiyle “dakikanın aydan farksız” olduğu dört duvar arasında geçen bir ömür.</p>
<p>Ya eşi?</p>
<p>Ya hayatının 6,5 yılını babasız geçiren kız çocuğu?</p>
<p>Kim geri verecek bu yıllara onlara?</p>
<p>Yaşadıkları eziyet, çektikleri sıkıntı, üzüntüleri kim telafi edecek?</p>
<p>Belki siz de üzüldünüz şimdi.</p>
<p>“Daha bunlar ne ki? Bundan çok daha kötüleri var,” diyorsunuz ihtimal.</p>
<p>Biliyorum ve farkındayım.</p>
<p>Beni kahreden de onlar zaten.</p>
<p>Uzatmayayım.</p>
<p>Hayat neşemizi çaldılar demiştim.</p>
<p>Aldılar değil, çaldılar diyorum.</p>
<p>Çaldılar gerçekten.</p>
<p>Yüzlerin, binlerin ve hatta milyonların hayat neşesini çaldılar.</p>
<p>Hırsızlar.</p>
<p><strong>Kaynak:Ahmet Kurucan | TR724</strong></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/hirsizlar-hayat-nesemizi-caldilar-ahmet-kurucan/">Hırsızlar, hayat neşemizi çaldılar!| Ahmet Kurucan</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
