<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Hastalar Risalesi arşivleri - Hizmetten</title>
	<atom:link href="https://hizmetten.com/tag/hastalar-risalesi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://hizmetten.com/tag/hastalar-risalesi/</link>
	<description>Hizmet&#039;e Dair Ne Varsa...</description>
	<lastBuildDate>Fri, 29 Sep 2023 10:51:16 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.4</generator>

<image>
	<url>https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/01/hizmetten_loga_web-150x150.png</url>
	<title>Hastalar Risalesi arşivleri - Hizmetten</title>
	<link>https://hizmetten.com/tag/hastalar-risalesi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Hastalar Risalesi&#8217;nin Almancası &#8220;Die Kunst der Heilung&#8221; Define Verlag&#8217;dan Çıktı</title>
		<link>https://hizmetten.com/hastalar-risalesinin-almancasi-die-kunst-der-heilung-define-verlagdan-cikti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 Sep 2023 10:51:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[die kunst der heilung]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalar Risalesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=34722</guid>

					<description><![CDATA[<p>Farklı bir açıdan bakarak hastalıkların 20&#8217;den fazla bilinmeyen yönünü ortaya koyan Üstat Bediüzzaman Said Nursi hazretleri, Hastalar Risalesi ile hem sağlıklı hem de hasta olanlara hitap eden manevi bir reçete&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/hastalar-risalesinin-almancasi-die-kunst-der-heilung-define-verlagdan-cikti/">Hastalar Risalesi&#8217;nin Almancası &#8220;Die Kunst der Heilung&#8221; Define Verlag&#8217;dan Çıktı</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Farklı bir açıdan bakarak hastalıkların 20&#8217;den fazla bilinmeyen yönünü ortaya koyan Üstat Bediüzzaman Said Nursi hazretleri, Hastalar Risalesi ile hem sağlıklı hem de hasta olanlara hitap eden manevi bir reçete sunuyor.</p>
<p>Üstat hazretlerinin &#8216;Hastalar Risalesi&#8217; artık Almanca olarak da basılıyor. </p>
<p>Hastalar Risalesi yani &#8220;Die Kunst der Heilung&#8221; Define Verlag&#8217;dan çıktı.</p>
<p>Risalede bir hastalığın yaşamı uzatabileceği, bugünün acılarının yarının kurtuluşunu barındırdığı anlatılıyor. </p>
<p>Bu kitapla gereksiz endişe ve şikayetlerin hastalığı artırdığı, sabrın şimdiki acılar için oldukça yeterli bir güç olduğunu, ancak gelecek ve geçmiş acılar için yetersiz<br />
kalabileceği vurgulanıyor.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/09/Die-Kunst-der-Heilung-475x700.png" alt="" width="475" height="700" class="alignnone size-medium wp-image-34723" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/09/Die-Kunst-der-Heilung-475x700.png 475w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/09/Die-Kunst-der-Heilung-814x1200.png 814w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/09/Die-Kunst-der-Heilung-768x1132.png 768w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/09/Die-Kunst-der-Heilung-1042x1536.png 1042w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/09/Die-Kunst-der-Heilung-1170x1725.png 1170w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/09/Die-Kunst-der-Heilung-585x862.png 585w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/09/Die-Kunst-der-Heilung.png 1282w" sizes="(max-width: 475px) 100vw, 475px" /></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/hastalar-risalesinin-almancasi-die-kunst-der-heilung-define-verlagdan-cikti/">Hastalar Risalesi&#8217;nin Almancası &#8220;Die Kunst der Heilung&#8221; Define Verlag&#8217;dan Çıktı</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Süreçte artan hastalıklara karşı ne yapılmalı?</title>
		<link>https://hizmetten.com/surecte-artan-hastaliklara-karsi-ne-yapilmali/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Sep 2019 06:00:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[Cemil Tokpınar]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalar Risalesi]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[süreç]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=4428</guid>

					<description><![CDATA[<p>Geçtiğimiz günlerde iki cenazeye katıldık. Birisi geleceğe yönelik nice güzel idealleri olan 18 yaşında bir yiğit, diğeri ömrünü hizmete vakfetmiş 54 yaşında kahraman bir ağabeyimiz. İkisinde de yoğun bir katılım&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/surecte-artan-hastaliklara-karsi-ne-yapilmali/">Süreçte artan hastalıklara karşı ne yapılmalı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Geçtiğimiz günlerde iki cenazeye katıldık. Birisi geleceğe yönelik nice güzel idealleri olan 18 yaşında bir yiğit, diğeri ömrünü hizmete vakfetmiş 54 yaşında kahraman bir ağabeyimiz. İkisinde de yoğun bir katılım ve ikisinde de gözü yaşlı, yüreği yanık sinelerden yükselen dualar vardı.<ins></ins></p>



<p class="wp-block-paragraph">Umumî bir imtihana tabi tutulduğumuz bu süreçte ölümle sonuçlanan problemler önemli bir yer tutuyor. Ölümlerin bir kısmı hapistekilerin ilacını vermemek, doktora göndermemek, hicret anında boğulmak, intihar görüntüsü verilen suikast veya kişiyi intihara mecbur zannettiren ağır zulümler neticesinde gerçekleşirken, büyük bir kısmı da ağır hastalıklar şeklinde ortaya çıkıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">O kadar ki sosyal medya vasıtasıyla neredeyse her gün yüreğimizi yakan ölümler duyuyoruz. Nice gencecik yiğitler, hizmet aşkıyla dolu kahramanlar hiç beklemediğimiz bir yaşta hayata veda ediyorlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu ölümlerin farklı sebepleri var. Biz bugün süreçte artan hastalıkları ve bunlara karşı izleyeceğimiz tedavi yöntemlerini ele alacağız. Neredeyse aşırı stres ve yoğun üzüntüden dolayı bütün hastalıklarda bir patlama olsa da, sık rastlanan problemler kanser, depresyon, kalp krizi, beyin kanaması, yüksek tansiyon ve şekere bağlı problemler olarak karşımıza çıkıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu hastalıkların başında hiç şüphesiz psikolojik hastalıklar, bilhassa depresyon başı çekiyor. Hemen peşinden kalp ve damar hastalıkları geliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Mümin de depresyon geçirebilir</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Normal hayat şartlarında bile birtakım ağır ve sıkıntılı problemler neticesinde depresyona yakalanan kimseler olabilirken, böyle insanı depresyona sokacak dertlerin birkaç katına maruz kalan kimselerin psikolojisi sağlıklı olabilir mi?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hizmet Hareketine gönül ve ömür vermiş herkesin bu süreçte birçok problemi var. Hatta kendisinin hiçbir sıkıntısı olmasa bile kapsamlı hizmetlerin engellenmesi ve zulme uğrayan kardeşlerin acısı bile ıztırap olarak yeter. Dolayısıyla umumî bir travma yaşıyoruz. Bunlar da başta depresyon ve diğer psikolojik sıkıntılar olarak kendini gösteriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Peki imanlı kimseler depresyon geçirir mi? Geçirebilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Peki, “İmanlı kimse depresyon geçirmez” sözünün anlamı nedir? Bu söz, imanı mükemmel, sabır ve tevekkülün zirvesinde olan kimselerin durumunu anlatmak içindir. Ancak herkesin iman ve teslimiyet seviyesi, sabır ve tevekkülü aynı değildir. Bu açıdan ciddi psikolojik sıkıntılar yaşayan, hatta yoğun acılar içindeyken kendisini çözümsüz çıkmazlarda zannedip intihara kalkışanlar olabiliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hastalığı kabul etmezsek etraflı ve detaylı teşhis ve tedavide başarılı olamayız. Önce hastalığı kabul etmemiz gerekir. Adı ne olursa olsun, yoğun acılar, üzüntüler, olumsuz yaşantılar, üzücü hatta yürek yakan haberler, duyarlı olan herkese hafif, orta veya ağır şiddette psikolojik sıkıntılar ve sarsıntılar yaşatabilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Peki çözüm nedir?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Öncelikle modern tıbbın tavsiye ettiği tedavi süreci olan doktor, ilaç ve terapi uygulamalarına mutlaka başvurulmalı, sabır ve dikkatle sürdürülmelidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ayrıca yoğun dinî telkin ve teselliler, dua ve manevî okumalar ihmal edilmemelidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ve en önemli husus: Mutlaka imkânlarımız elverdiği ölçüde ferahlamanın ve mutlu olmanın yolları aranmalıdır. Söz gelişi, seyahat, gezi, piknik, hoşlanılan ortamlarda yemek yemek veya evde farklı mutluluk vesileleri oluşturmak, depresyonun ilacı olan gülme terapileri yapmak gibi bir fıkradan komik vidyo veya film izlemeye kadar birçok yolla psikolojimiz için olumlu bir ortam oluşturmaya çalışmalıyız.</p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://tr724-wpengine.netdna-ssl.com/wp-content/uploads/2019/09/stres.jpg" alt="" class="wp-image-211954"/></figure>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Kanser olumsuzlukları sever</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Her ne kadar kanserojen gıdalar ve ortamlara muhatap olan kimseler asıl risk grubunu oluştursa da hemen herkes kanser olabilir. Çünkü bu hastalık küçük bir çocukta da, çok yaşlı bir kimsede de görülebilmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kanserin ortaya çıkması ve ilerlemesinin en büyük ve en önemli sebebi, olumsuzlukların sebep olduğu acı, keder, üzüntü, kaygı, endişe, bezginlik, tükenmişlik, manevî yorgunluk gibi durumlardır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kanser tedavisinde de mutlaka modern tıbbın tedavi sürecine başvurulmalı, ancak modern veya klasik alternatif tıp ihmal edilmemelidir. Bu konuda gerek internet ortamından gerek çevremizden tedavi süreci hakkında yeni tavsiyeler almalıyız.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Mesela, profesör bir hocamız anlatmıştı. Kayın validesi kurtuluş imkânı görülmeyen bir kanser hastalığına yakalanmış. O da kayınpederine durumu anlatıp, kayınvalidesine bol bol kestane balı yedirmesini tavsiye etmiş. Neticede hasta kurtulmuş ve 28 yıldır yaşıyormuş.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir başka önemli bilgi: Bir grup Amerikalı bilim adamı Türkiye cevizi hakkında araştırma yapmış ve kanser hastalığını iyileştirmede etkili olduğunu tespit etmiş.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Örnekler çoğaltılabilir. Ancak herhangi bir tedavi yöntemi, herkeste aynı etkiyi göstermez. Çünkü başka faktörler vardır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tıpkı depresyon tedavisinde olduğu gibi, kanser tedavisinde de mutlaka kendimizi mutlu edecek yollar bulmalıyız. Biliyorsunuz, doktorlar ve çevremiz bütün kanser hastalarına, “Üzülme, moralini yüksek tut” tavsiyesinde bulunur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İyi de bu moral denilen şey, radyonun sesini düğmeye basıp yükselttiğimiz gibi kolayca yükselen bir şey değildir ki…</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Moral nasıl yükselir?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Acaba ne yapmalıyız ki, moralimiz yükselsin?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Birkaç ay önce ailece tanıdığım bir dostumu hal hatır sormak için aradım. Kansere yakalandığını, beyninde tümör bulunduğunu, ameliyat olduğunu ve tedavinin devam ettiğini söyledi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Moralini yüksek tut” tavsiyesinde bulundum.</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Doktor da öyle söyledi” dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">“İyi ama insanlarda moral düğmesi yok ki, nasıl yükselecek bu moral, onu da söyledi mi” dedim. Arkasından anlatmaya başladım.</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Morali yükseltmek için bazen kendi başına bazen de eşinle ve çocuklarınla birtakım faaliyetler yapman gerekir. İçinde huzur ve mutluluk meltemi estirecek, yüzünde tebessüm ve kahkaha çiçekleri açtıracak hiçbir vesileyi ihmal etme. Yeter ki meşru olsun. İmkânların elverdiği ölçüde sevdiğin yemekler, içecekler ve atıştırmalıklar, şehir içi geziler ve piknikler, meşru eğlenceler ve oyunlar, müzik ve benzeri hobiler, ülke içi ve ülke dışı geziler, arkadaş ve akraba ziyaretleri, düzenli ve sağlıklı özel hayat, üzücü haber ve ortamlardan uzak durmak, tatil yapmak gibi hususlar moralinizi artırır.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hatta ayrıntıya girerek bazı örnekler verdim. Beni ilgiyle ve sabırla dinleyen dostum:</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Abi hiç kimse bize bunları anlatmadı” dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Daha sonra Amerikan bir yazarın yaşadıklarından hareketle gülmenin kanseri yenmedeki etkisini anlattım. Norman Cousins, “Bir Hastalığın Anatomisi” isimli kitabında “çınlayan bir kahkaha”nın insanı hayata nasıl bağladığını anlatıyordu. Cousins, ağır bir kanser hastasıydı. Doktorlar yaşama şansının yüzde birden bile az olduğunu söylemişler, ama o kötümser olmamıştı. En çok sevdiği komedyenlerin filmlerini almış ve kahkahalar atarak her gün izlemişti. Sonuç muhteşemdi. Gülmekle, ümit ve cesaret kazanmış, iç organlarına hareket gelmişti. Norman Cousins, gülme sayesinde aksilikleri aşıp hayatta kalmayı başarabilmişti. Daha sonra yaşadığı tecrübeleri kitaplaştırmış ve bu kitap Hasta Gözüyle Hastalık ismiyle Türkçe olarak da yayınlanmıştır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bunu anlattıktan sonra gülmeyi sağlayacak meşru olan vidyo, film, komedi programları izlemesini tavsiye ettim.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kanser hastası dostum ve hanımı, bu anlattıklarımı uygulayacaklarını söylediler. Birkaç ay sonra tekrar aradım.</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Ne yaptınız, tavsiyelerimi uyguluyor musunuz” dedim.</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Uyguluyoruz, şimdi de bir geziden dönüyorduk” cevabını verdiler.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İnşallah hayırlı ve müjdeli neticeler alırlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Dine ömür ve sağlıkla hizmet edilir</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Sağlığımız ve ömrümüz bize emanettir. Onu korumak için çırpınmamız ve hasta olunca da iyileşmek için gayret göstermemiz gerekir. Elbette ki, süreçteki mağdurlarla ilgilenecek, dertlerini paylaşacak, maddî ve manevî yardımda bulunacağız. Fakat her şeye rağmen sağlığımızı korumak veya hastalanmışsak iyileşmeye yönelik tedbirleri almak zorundayız. (Bu meseleyi anlamak için daha önce yayınlanan “Her şeye rağmen şevk-i mutlak” başlıklı yazımızı okumanızı tavsiye ediyoruz.)</p>



<p class="wp-block-paragraph">Unutmayalım ki, dine hizmet için hayatta ve sağlıklı olmamız gerekir. Yoksa ölerek hizmet edemeyiz. Elbette bütün tedbirlere rağmen ölürsek, bu da bizim için bir şereftir ve manevî şehitlik mertebesine yücelmektir. Ancak hayatımızı koruyarak çok daha fazla hizmet edebiliriz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Depresyon ve kanser tedavisiyle ilgili tavsiyelerimiz kalp, beyin, damar, tansiyon ve şeker hastaları başta olmak üzere her çeşit hasta için geçerlidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hizmet ve hizmet insanının dertlerinden uzak olmadan kendimizi mutlu etmeye çalışmak; bencillik, duyarsızlık ve diğerkâm olmamak değildir. Ayrıca herkesin tahammül gücü farklıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Koruyucu hekimlik ve tedavi adına yaptığımız tavsiyeler, imkânlara uygun, ölçülü ve meşru olduğu müddetçe uygulamakta hiçbir sakınca yoktur. Maalesef bu tavsiyeleri yaptığım bazı hastalar, “Bu süreçte nasıl bunları yaparım, kardeşlerim ağlarken ben nasıl gülerim?” dediler. Ben de dedim ki, “Bu tavsiyeleri ilâç ve perhiz gibi kabul edin. Sizin sağlığınızı tekrar kazanıp yıllarca hizmet etmeniz için bunları yapmanız gerekiyor.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Evet dostlar, gencecik fidanlar, kahraman yiğitler, fedakâr ağabeyler ve ablalar bir bir kara toprağın bağrına düştükçe ben kahroluyorum, yüreğim yanıyor, göz pınarlarım coşuyor. Ne olur kendimizin, ailemizin, kardeşlerimizin sağlığına azamî dikkat edelim.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu arada tüm hastalıklar için dua ve manevî okumaları ihmal etmeyelim. Nitekim iki hafta önce de bu konuda Hastalar Risalesi’nin önemini işlemiştim.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Benim bildiğim hasta kardeşlerime veya benden isteyenlere namazlardan sonra dua etmek gibi bir âdetim var. Dua isteyenlerin samimiyetini ve hüsnü zannını şefaatçi yaparak Rabbimden şifa talep ediyorum. Dua isteyen kardeşlerim de yazımızın başında yer alan mail adresimize mail atabilirler. Müminler bir vücudun organları gibidir. İnşallah birbirimize yaptığımız dualar kabul edilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Kaynak:Cemil Tokpınar-TR724</strong></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/surecte-artan-hastaliklara-karsi-ne-yapilmali/">Süreçte artan hastalıklara karşı ne yapılmalı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hastalıkların manevî devası: Hastalar Risalesi</title>
		<link>https://hizmetten.com/hastaliklarin-manevi-devasi-hastalar-risalesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 Aug 2019 15:00:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[Cemil Tokpınar]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalar Risalesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=4166</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bugün Hastalar Risalesi’ni ele alacağım. Çünkü aralarında gençlerin de bulunduğu birçok kardeşimizin psikolojik ve fizyolojik hastalıklara yakalandığını, tedavilerin çok uzun sürdüğünü, hatta bir kısmının ölümle sonuçlandığını görüyoruz. Çekilen acılar, sıkıntılar,&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/hastaliklarin-manevi-devasi-hastalar-risalesi/">Hastalıkların manevî devası: Hastalar Risalesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Bugün Hastalar Risalesi’ni ele alacağım. Çünkü aralarında gençlerin de bulunduğu birçok kardeşimizin psikolojik ve fizyolojik hastalıklara yakalandığını, tedavilerin çok uzun sürdüğünü, hatta bir kısmının ölümle sonuçlandığını görüyoruz. Çekilen acılar, sıkıntılar, değişen sosyal hayat, yaşanan mahrumiyetler, parçalanmış ve düzensiz aile hayatı insanlarda çok ciddi hastalıklara sebep oluyor. Elbette doktora gidip onun yönlendirdiği tedavi sürecini uygulamak gerekir. Ancak tedaviye yardımcı olacak manevî bir yöntem olan Hastalar Risalesi terapisini de ihmal etmemek gerekir.<ins></ins></p>



<p class="wp-block-paragraph">Bediüzzaman Hazretleri, Lem’alar isimli eserinin 25. Lem’a’sını hastalar için yazmıştır. Bunun girişinde, hastalara bir merhem, bir teselli, manevî bir reçete ve geçmiş olsun makamında yazıldığını belirtir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hastalar Risalesi ismiyle tek başına da basılan bu eserde tam 25 deva ile hastalığın veriliş hikmeti ve faydaları anlatır. Hastaları teselli eder, moral verir. Âdeta hasta olmayı insanlara sevdiren bir üslûpla insanların kötü gördüğü hastalığın iç yüzünde sayısız güzellikler olduğunu ispat eder. Hastalığı belki de on katına çıkaran evhamı, yani gereksiz korkuyu, telâş ve paniği çok zararlı bulur. Kişinin, hastalığını yenebileceğine inanması ve onu küçük görmesi gerektiğini anlatılır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir bakıma bela ve musibetlerin hikmetlerini anlamak için de önemli tavsiyeler ve tahliller bulunan bu risaleyi hastalanmadan önce de okumak bağışıklık sistemini olumlu etkileyebilir. Hastalar okuduklarında teselli ve moral bulur, hastalığı yenmeye karşı azimli ve gayretli olurlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hastalar Risalesi okumak ve dinlemekle şifaya vesile olan kerametli bir kitaptır. Samimi bir niyetle defalarca okuyan kimselerde şifaya vesile olduğuna veya iyileşmeye katkıda bulunduğuna dair birçok olay vardır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir arkadaşım anlatmıştı. Midesindeki bir hastalıktan dolayı ameliyat olması gereken bir hasta, Hastalar Risalesini 25 defa okur. Doktora kontrole gittiğinde tekrar gerekli tahliller ve tetkikler yapılır. Netice, hem doktoru, hem de hastayı hayrete düşürür. Özellikle hasta sevinçten uçmaktadır. Çünkü hastalıktan eser kalmadığını ve mide ameliyatı olmayacağını öğrenir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bazı özel tedaviler veya okumalar herkeste aynı tesiri göstermez elbette. Ancak derecesi farklı da olsa manevî tedavilerin mutlaka olumlu tesiri görülür.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Özellikle ağır ve uzun bir hastalık durumunda manevî tedavi hiçbir zaman güncelliğini yitirmeyen bir yöntem olarak karşımıza çıkıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Eğitimci yazar Arif Arslan’dan 1999 yılında dinlediğim bir hatıra beni hayrete düşürmüştü. Daha sonra bir kitabımda da yer verdiğim bu hatıraya göre, 1970’li yılların sonunda, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinde sağlık elemanı olarak çalışan İsmail isimli bir genç, şiddetli bir hastalığa yakalanır. Günden güne erimekte, ağrıları çekilmez bir hâl almaktadır. Uzun bir muayene ve tetkikden sonra doktorlar, ölümcül bir hastalığa yakalandığını görürler. Fakat kendisine söyleyip üzmemek için şöyle derler:</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Fazla merak edilecek bir hastalığın yok. Sen git, ye iç, gez eğlen, keyfine bak. Çalışmana da gerek yok. İzinli sayılacaksın. Tabiî maaşını da alacaksın.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Akıl erdiremez buna İsmail. Hem fazla merak edilecek bir durumu yoktur, hem de izin verilmekte, yiyip içip gezmesi istenmektedir. “Demek müthiş bir derdim var ki, bana söylemiyorlar. Yaptıkları tavsiyelere bakılırsa, ben devasız bir derde düştüm” der kendi kendine.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hastalığını bildiğine inandığı bir hemşireye yalvarır, ısrar eder:</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Ne olur söyleyin, benim ne hastalığım var?” diye sorar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hemşire ısrarlara dayanamaz ve söyler:</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Sen ölümcül bir hastalığa yakalanmışsın. İyileşmen mümkün değil. Hastalık çok ilerlemiş. Üç ay ömrün var.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Şiddetli bir üzüntü sarar İsmail’i. Madem üç ay ömrü vardır, hazırlıklara şimdiden başlamalıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hemen Mezarlıkbaşı semtine gider ve orada havlu, kumaş satan Y. Pekmezci’den kefen bezi ister. O da şaka olsun diye, “Hayrola, kefeni kime alıyorsun? Ölümü düşünmek iyidir, ama sen çok gençsin” der.</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Kendime alıyorum” diye cevaplar İsmail. “Doktorlar üç ay ömrümün olduğunu söylediler. Çaresiz bir hastalığa yakalandım.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ölümün ve hayatın sadece Allah’ın iradesine bağlı olduğunu, hastalığı da şifayı da ancak Onun verdiğini bilen Y. Pekmezci, ona Bediüzzaman Hazretlerinin Hastalar Risalesi isimli eserini hediye ederek şöyle der:</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Madem üç ay sonra öleceksin, al şunu oku. Öleceksen imanlı öl. Kim bilir bu yaşa kadar sana faydası olmayan nice işe zamanını harcadın. Zaten küçük bir kitap, al oku.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">O anda kefen bezi almaktan vazgeçen İsmail, deniz kenarına gider ve kitabı okur. Okudukça moral bulduğunu, hafiflediğini, içini bir sevinç ve mutluluğun kapladığını görür. Bir kez okumakla yetinmez, defalarca okur. Hatta evde canı sıkıldıkça ve yatmadan önce tekrar tekrar aynı kitabı mütalâa eder.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Artık hastalandığına üzülmez. Nefis muhasebesi yapar. Hatta ölüme ilgi duyar, imanlı öleceği için mutlu olur. Ölünce Allah’a ve Peygamberimize (s.a.v.) kavuşacağını düşünerek sevinir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Aradan birkaç ay geçer. Ona üç ay ömür biçen doktorlar hayret içindedir. Yapılan muayene ve tetkiklerde hastalıktan eser kalmadığını görürler.</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Olamaz böyle bir şey. Bu bir mûcize” diyerek şaşkınlıklarını ifade ederler.</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Sen ne yaptın ki, bu ağır hastalıktan kurtuldun?”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Cebinden Hastalar Risalesini çıkarır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Siz nasıl karşılarsınız bilemem. Ama ben o günden beri bu kitabı okudum. Çok rahatladım ve moral buldum” der.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Doktorlar, “Gerçekten dediğin gibiyse bu kitabı bütün hastaların odasına bırakmak gerekir. Çünkü bir hastanın iyileşmesinde psikolojik tedavinin önemi büyüktür” diyerek ilgi gösterirler.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Aradan altı ay geçer. İsmail evlenecektir. Fuar Düğün Salonunda düğünü vardır. Bu mutlu gününde, kendisini hayata döndüren zatı unutmaz ve ona da davetiye gönderir. Ancak o müsait olmadığı için gidemez.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İki yıl sonra ise, kefen almayı düşündüğü dükkâna eşi ve iki çocuğuyla gelir. İlk çocuk kucakta, ikincisi ise henüz doğmamıştır. Selâm verir girer, “Ben size kırgınım. Hayata dönmesine vesile olduğunuz adamın düğününe gelmediniz” diyerek kendisini lâtifede bulunur. Sevinç içinde, gülerek sohbet ederler.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Evet, öldüren de Odur, yaşatan da. Her zaman Ona yalvarmak, ümit içinde olmak ve Onun kapısını çalmak gerekir. Hatta bütün sebeplerin tükendiği bir anda bile Ondan isteyen, Onun ihsanına kavuşabilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Kaynak:Cemil Tokpınar-TR724</strong></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/hastaliklarin-manevi-devasi-hastalar-risalesi/">Hastalıkların manevî devası: Hastalar Risalesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
