<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Gökler Ötesine Seyahat arşivleri - Hizmetten</title>
	<atom:link href="https://hizmetten.com/tag/gokler-otesine-seyahat/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://hizmetten.com/tag/gokler-otesine-seyahat/</link>
	<description>Hizmet&#039;e Dair Ne Varsa...</description>
	<lastBuildDate>Wed, 31 Jan 2024 21:22:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.1</generator>

<image>
	<url>https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/01/hizmetten_loga_web-150x150.png</url>
	<title>Gökler Ötesine Seyahat arşivleri - Hizmetten</title>
	<link>https://hizmetten.com/tag/gokler-otesine-seyahat/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>CUMA HUTBESİ &#124; Gökler Ötesine Seyahat: Miraç</title>
		<link>https://hizmetten.com/cuma-hutbesi-gokler-otesine-seyahat-mirac/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 31 Jan 2024 21:22:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Cuma Hutbesi]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[Gökler Ötesine Seyahat]]></category>
		<category><![CDATA[mirac]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=36137</guid>

					<description><![CDATA[<p>DERLEYEN: ERDEMLİLER YOLU AKADEMİ سُبْحَانَ الَّذِي أَسْرَى بِعَبْدِهِ لَيْلًا مِنَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ إِلَى الْمَسْجِدِ الْأَقْصَى الَّذِي بَارَكْنَا حَوْلَهُ لِنُرِيَهُ مِنْ آيَاتِنَا إِنَّهُ هُوَ السَّمِيعُ الْبَصِيرُ “Kulu (Muhammed’i), kendisine âyetlerimizden bir&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/cuma-hutbesi-gokler-otesine-seyahat-mirac/">CUMA HUTBESİ | Gökler Ötesine Seyahat: Miraç</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>DERLEYEN: ERDEMLİLER YOLU AKADEMİ</strong></p>
<p style="text-align: center;">
<strong>سُبْحَانَ الَّذِي أَسْرَى بِعَبْدِهِ لَيْلًا مِنَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ إِلَى الْمَسْجِدِ الْأَقْصَى الَّذِي بَارَكْنَا حَوْلَهُ لِنُرِيَهُ مِنْ آيَاتِنَا إِنَّهُ هُوَ السَّمِيعُ الْبَصِيرُ</strong><br />
<em>“Kulu (Muhammed’i), kendisine âyetlerimizden bir kısmını gösterelim diye bir gece Mescid-i Haram’dan, çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa’ya götüren Allah’ın şanı yücedir. Hiç şüphesiz O, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.” (İsrâ Sûresi, 17/1)</em></p>
<p>Muhterem Müslümanlar! Hutbemiz, Efendimizin <strong>gökler ötesine yaptığı seyahat olan Miraç</strong> hakkındadır.</p>
<p>Recep ayındaki mübarek gecelerden birisi de <strong>Miraç gecesidir</strong>. Resûlullah Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) gökler ötesi âlemlere açılıp Cenâb-ı Hak’la mülâki olduğu Miraç hâdisesi, hicretten önce (M.621) <strong>Recep ayının 27. gecesi</strong> vuku bulduğu kabul edilir.</p>
<p>Allah&#8217;ın emriyle Peygamber Efendimiz (sas)&#8217;in rûhen ve bedenen, <strong>Burak</strong> isimli semavî bir binite binerek Cebrail ile birlikte Mekke&#8217;deki Mescid-i Haram&#8217;dan Kudüs&#8217;teki <strong>Mescid-i Aksa</strong>&#8216;ya kadar yapmış olduğu gece yolculuğuna -ki buna <strong>İsra</strong> denilir-, oradan da bir <strong><em>mi&#8217;râc</em></strong>’la [yani; manevî asansör] yedi kat göklere yükselip tâ Sidretü&#8217;l-Müntehâ&#8217;ya ulaşması, burada Cebrail&#8217;i arkada bırakıp <strong>Refref</strong> denilen ledünnî binitle Allah&#8217;ın huzuruna varıp O&#8217;nun Zât-ı Akdes&#8217;ini yakînen müşahede etmesi ve zaman-mekân üstü konuşması olaylarına <strong>Mi&#8217;râc</strong> denilir.</p>
<p><strong>Mirac Hâdisesi</strong> ashâb-ı kiramın kayıtsız şartsız teslimiyetini gösteren vak’alardan biridir. Hicret emri daha gelmemişti. Allah Resûlü’ne, “Mekke&#8217;de dur!” deniyordu. Dur da yudum yudum ıstırap iç… Senin ıstırap çekişin insanlığın kurtuluşunun çekirdeği olacaktır. Dur da nuruna, feyzine muhtaç olanlara ışık ve nur ver…</p>
<p>O (sallallahu aleyhi ve sellem) derin bir teslimiyet içinde, Allah&#8217;tan gelen her şeyi başının üzerine koyuyor, boynunu büküyor, <strong>“Senden gelenleri kabul ettim ve emirlerine râm oldum.”</strong> sözleriyle biatını yeniliyordu. Küfür öylesine şiddetleniyordu ki her an canına kastedilmeye, her türlü fenalık yapılmaya çalışılıyordu. Zaten söylediklerine kulak asmayanların sayısı çok fazla idi. Allah&#8217;ın Resûlü, bilhassa âhirete ait meseleleri uzaktan uzağa müşahede edip orada insanların dûçâr olacağı azabı gözünün önüne getirdiği zaman imansız gidenlerin ıstırabıyla perişan oluyordu. <strong>“İşte bir kâfir daha öldü ve işte cehenneme gidiyor, işte orada ıstırap çekecek, vay benim hâlime!</strong>” diyordu. Kuran Efendimizin bu halini şöyle ifade eder; <strong>“Şimdi, bu söze inanmazlarsa, demek sen onların ardına düşüp nerdeyse kendi kendini yiyip tüketeceksin!”</strong> (Kehf;6)</p>
<p>Allah, O’nu teselli için Kâbe&#8217;de Hatim’in dibinde yatarken kurb-u huzuruna davet fermanını gönderdi. Hazreti Cebrail geldi: Ey, artık ten kafesinin kendisini çok fazla sıktığı Allah&#8217;ın aziz misafiri! Allah Seni, sıkılmayacağın, bunalmayacağın bir âleme davet ediyor. Gel tenezzüh et, gör ve sonra tekrar dünyaya dön” dedi.</p>
<p>Cebrail, Resûlullah’ın elinden tutar tutmaz, bir hamlede, bir nefhada onu <strong>Kudüs-i Şerif</strong>’e götürdü. <strong>Bütün peygamberlerin ve gelecek velilerin ruhları</strong>, Allah&#8217;ın Resûlü’nü istikbal ettiler. Onlar kendilerine, âhir zamanda gelecek büyük imamın, ufuk peygamberin namaz kıldırmasını bekliyorlardı. Ve bir aralık Allah Resûlü’nün, Hazreti Cibril&#8217;le içeriye girdiğini müşahede ettiler. Bütün cemaat, <strong>bütün enbiya-i izamın, evliyanın ervahı</strong> O&#8217;na kıyam ettiler, hepsi ayağa kalktı, <strong>‘Allahu ekber’, ‘Muhammedün Resûlullah’</strong> dediler. Ve Allah&#8217;ın Resûlü öne geçip onlara namaz kıldırdı. Namazını bitirdikten sonra, biraz sonra yapacağı miraçtan dolayı O&#8217;nu tebcil ve tebrik ettiler. <strong>“Ne mutlu sana ki, en sonda geldin fakat bu şeref ve beraat tacını giymek sana nasip oldu.”</strong> dediler.</p>
<p>Allah Resûlü Burak’ın üzerine biniyordu. Burak, Şimşeklere âdeta, “Siz durun da bugün semanın yüzünde ben parlayayım. Bugün devran benimdir.” diyor, Allah Resûlü’nü sırtına aldıktan sonra üveyk gibi kanatlanıyordu.</p>
<p><strong>Semalardaki peygamberler</strong> O&#8217;nu (sallallahu aleyhi ve sellem) karşılıyor, O’nu selamlıyor, <strong>“Miracın kutlu olsun.</strong>” diyorlardı. Tebcil ve tebrikten sonra O (sallallahu aleyhi ve sellem), onların yanlarından ayrılıyor, öyle bir noktaya geliyordu ki meleklerin bile artık bir adım ileriye atmasına imkân yoktu. Hiçbir yerde O&#8217;nu terk etmeyen Hazreti Cebrail, “Yâ Muhammed! Eğer buradan öteye bir adım atsam ben mahvolurum. Buradan öte öyle bir âlemdir ki onun tecellileri orayı kasar, kavurur. Oraya sadece Sen varacaksın.” diyordu.</p>
<p>Bilemediğimiz, ifadelerle anlatmaktan âciz kaldığımız bir âlemde, <strong>O (sallallahu aleyhi ve sellem) Allah’ı müşahede ediyor.</strong> Ve o gün dünyayı da unutuyor, masivayı da… Kendinden geçiyor… Mest olmuş bir halde Allah&#8217;tan gelen emirleri alıyor ve ümmetine getiriyor.</p>
<p>Allah, İnsanlığın perişan hâlini Efendimiz’e gösteriyor. Avare avare sokaklarda dolaşanları, başıbozuk, perişan gezenleri, namazsızları, niyazsızları, kalbi paslanmışları, ruhu bozulmuşları, iç dünyası yıkılmışları gösteriyor.</p>
<p>Allah’ın huzurunda sonsuz hazlarla dolu dakikalar yaşarken, insanların bu hâllerini görmek Efendimiz&#8217;e çok ağır ve acı geliyor. “Yâ Rabbi! Ben Senin huzurunda duramam artık. Onların içine döneceğim, gördüklerimi onlara anlatacağım, işittiklerimi söyleyeceğim ve onların da Sana gelmelerini temin edeceğim!” diyor.</p>
<p>İşte bu noktayla alâkalı olarak büyük <strong>veli Abdu’l-Kuddüs</strong> der ki: “Hazreti Muhammed hiçbir beşerin varamayacağı ufuklara ulaştı. Mesafeler dürüldü, kâinat kitap gibi ayaklarının altında bir kütle hâline geldi ve onun üzerine çıktı. <strong>Mekânsızlıkta mekânsızlığın sultanıyla</strong> görüştü. Hazların en sınırsızını tattı. Bununla beraber O, tekrar döndü insanların içine geldi. <strong>Vallahi ben o şahikalara çıksaydım geriye dönmezdim.</strong>”</p>
<p>İşte Hazreti Muhammed&#8217;in davası. İşte O&#8217;nun büyüklüğü. İşte peygamberlerle veliler arasındaki büyük fark..</p>
<p><strong>Değerli Mü´minler!</strong> Allah, Efendimizle hidayet güneşini başımızın üzerinde yaktı. O gitti, <strong>Allah’a vâsıl oldu, nurlandı ve tekrar içimize döndü.</strong> Bizim saadetimiz için bir ömür çırpındı durdu, <strong>“İnsanlığın saadetini temin edecek bir zemin hazırladım.</strong>” ümidiyle ruhunu Allah&#8217;a teslim ederken, <strong>meseleyi bütün ağırlığıyla ümmetinin omuzlarına koydu</strong>.</p>
<p>Biz O&#8217;na dönmeyi, O&#8217;nun yolunda olmayı, O&#8217;nun bir davetini, O&#8217;nun bir selamını başlarımıza taç yaparız. Bugün bize hedef gösterilen keyfiyeti elde edebilmek için <strong>namazımızla niyazımızla işe başlamalıyız.</strong> Bütün kalbimizle Allah&#8217;a müteveccih olmalıyız. Hazreti Muhammed’in (sallallahu aleyhi ve sellem) miraç yaptığı şu mübarek zaman diliminde, biz de O&#8217;nun gölgesi altında <strong>ruhen miraçlar yapmaya çalışmalıyız</strong>.</p>
<p>Mi’rac’ın en büyük hediyesi; beş vakit farz namazdır. (Miraçtan önce sabah ve akşam olmak üzere günde iki vakit ikişer rakat namaz kılınıyordu.) İhsan şuuruyla kılınan namazlar, ümmetin mi&#8217;rac asansörleri olacaktır.</p>
<p>O&#8217;nun miraçtan getirdiği hidâyet etrafında toplanmalıyız. O nur ile nurlanmalıyız ve O&#8217;nun getirdiklerine bütün benliğimizle, bütün varlığımızla bağlı olmalıyız.</p>
<p>Allah bizi Hazreti Muhammed cemaatinden, Kur&#8217;an cemaatinden ayırmasın.</p>
<p>Bu vesile ile önümüzdeki Salı’yı Çarşambaya bağlayan gece, idrak edeceğimiz <strong>“Miraç gecenizi”</strong> tebrik eder hayırlara vesile olmasını Rabbimizden niyaz ederiz.</p>
<p><em><strong>Kaynak: </strong>Kısmen “<strong>Gönül Nağmeleri HUTBELER</strong>” kitabından alınmıştır<strong>.</strong></em></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2024/01/GOKLER-OTESINE-SEYAHAT.-HUTBE.02.02.23.docx">CUMA HUTBESİ | Gökler Ötesine Seyahat: Miraç</a> word form</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2024/01/GOKLER-OTESINE-SEYAHAT.-HUTBE.02.02.23.pdf">CUMA HUTBESİ | Gökler Ötesine Seyahat: Miraç</a> pdf form</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/cuma-hutbesi-gokler-otesine-seyahat-mirac/">CUMA HUTBESİ | Gökler Ötesine Seyahat: Miraç</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
