<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Gemi arşivleri - Hizmetten</title>
	<atom:link href="https://hizmetten.com/tag/gemi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://hizmetten.com/tag/gemi/</link>
	<description>Hizmet&#039;e Dair Ne Varsa...</description>
	<lastBuildDate>Sun, 16 Jul 2023 21:16:19 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.4</generator>

<image>
	<url>https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/01/hizmetten_loga_web-150x150.png</url>
	<title>Gemi arşivleri - Hizmetten</title>
	<link>https://hizmetten.com/tag/gemi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Susuz çölde gemi yapan peygamber Hz. Nuh (a.s.) &#124; A. Râsim Emiroğlu</title>
		<link>https://hizmetten.com/susuz-colde-gemi-yapan-peygamber-hz-nuh-a-s-a-rasim-emiroglu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mizan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 Aug 2021 08:16:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[A.Râsim Emiroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Gemi]]></category>
		<category><![CDATA[Hz. Nuh (a.s.)]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=21388</guid>

					<description><![CDATA[<p>Siyer kaynaklarına baktığımızda; İnsanlık tarihi Hz.Âdem(as) ile Havva vâlidemizin Arafat&#8217;ta buluşmasıyla başlamıştır. Yeryüzünde insanlığın ilk yaşamaya başladığı yer Mekke şehri,Kâbe ve civarıdır.Oradan dünyanın değişik yerlerine dağılmıştır. Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;in beyanına göre;&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/susuz-colde-gemi-yapan-peygamber-hz-nuh-a-s-a-rasim-emiroglu/">Susuz çölde gemi yapan peygamber Hz. Nuh (a.s.) | A. Râsim Emiroğlu</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Siyer kaynaklarına baktığımızda;<br />
İnsanlık tarihi Hz.Âdem(as) ile Havva vâlidemizin Arafat&#8217;ta buluşmasıyla başlamıştır.<br />
Yeryüzünde insanlığın ilk yaşamaya başladığı yer Mekke şehri,Kâbe ve civarıdır.Oradan dünyanın değişik yerlerine dağılmıştır.</p>
<p>Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;in beyanına göre;<br />
&#8220;İbadet yeri olarak yeryüzünde yapılan ilk bina Mekke&#8217;deki Kâbe olup, pek feyizlidir, insanlar için hidâyet rehberidir.<span style="font-size: 8pt;">(1)</span></p>
<p>Pırlanta müellifinin ifadesi ile; &#8220;Kâbe Beytullahtır.Allah&#8217;ın yeryüzündeki evidir.<br />
Arzın merkezinden Sidretü&#8217;l-Müntehâ&#8217;ya uzanan bir amud-i nuranî (nurdan bir sütun) dur.&#8221;<span style="font-size: 8pt;">(2)</span></p>
<p>İnsanlığın ilk atası Hz.Âdem(as),<br />
ikinci atası ise Hz.Nuh(as) dır.</p>
<p>Ülü’l-azm (En yüksek derecedeki) peygamberlerdendir.</p>
<p>Kur’an’da yetmiş birinci sûreye O&#8217;un adı verilmiş, yirmi sekiz sûrede O&#8217;dan bahsedilmiş ve kırk üç yerde ismen zikredilmiştir.<br />
Gemiciliğin ve marangozluğun pîridir.<br />
Hz. Nuh bu günkü Irak topraklarında bulunan Kûfe’de ikamet ediyordu.</p>
<p>Genel kanaâte göre;Kavmi de, Lut Gölü ile Mezopotamya havzası arasında yaşıyordu.</p>
<p>İnsanlar Hz.Adem(as) dan İdris(as) ın vefatına kadar tevhid inancından sapmadan yaşıyorlardı.<br />
İdrîs(as)dan sonra hakîkati kaybede­rek putlara ve heykellere tapmaya başladılar. Bunun üzerine Nûh (as)<br />
İdris(as) dan sonra peygamber olarak gelmiştir.<br />
Babil halkını irşat etmek,onları tekrar tevhid inancına döndürmek için gönderildi.</p>
<p>Putperestlik ilk defa Nûh’un kavmiyle ortaya çıkmıştır.<br />
Kur&#8217;an&#8217;a göre;Hz.Nuh&#8217;un 950 yıl kavminin arasında kaldığı (el-Ankebût 29/14)<br />
ve kavmini Allah’a kulluğa davet ettiği (Yûnus 10/71; Hûd 11/25-26; eş-Şuarâ 26/106-110) ayetlerinde belirtilmektedir.</p>
<p>Bir rivayete göre peygamberler içinde en uzun ömürlüsü Nûh’tur; kendisine 350 yaşında vahiy gelmiş, 950 yılını kavmini davetle geçirmiş, dolayısıyla 1300 yıl yaşamıştır.<span style="font-size: 8pt;">(3)</span></p>
<p>M.Asım Köksal&#8217;ın&#8221; Peygamberler Tarihi &#8221; <span style="font-size: 8pt;">(4)</span>kitabında belirtildiğine göre;Hz.Nuh(as) geldiğinde<br />
Babil krallığı, Mezopotamya da bugünkü Irak topraklarında hüküm sürüyor,o devrin süper gücüydü.<br />
Put yapımında ve puta tapmada zirvede idi.Her yıl krallık tarafından Sanem(Putculuk) bayramı kutlanırdı.Bu bayrama katılmayanlar kınanırdı.</p>
<p>Nuh(as) onlara tam 950 yıl ilâhi mesajı tebliğ etti.<br />
Kavim; mesajları duymamak için O&#8217;nun konuşma yaptığı yerden kaçarlar,sesin duyulmaması için gürültü çıkarırlar, dahada ileri giderek kulaklarını parmakları ile tıkarlardı.<br />
(Nuh Suresi, 7)<br />
O&#8217;nunla alay ettiler, mecnun iftirasında bulundular, hatta öldürmeye teşebbüs ettiler.<br />
Nuh (as)putların yanına varıp<br />
&#8220;Lâ ilâhe illâllah(Allah&#8217;tan başka ilah yoktur&#8221; deyince bütün putlar yüz üstü yere düşer parçalanırdı.<br />
Onun için özellikle Sanem Bayramı&#8217;nda kralın emriyle hapsedilirdi.</p>
<p>Sonunda Babil Kralı Dermesil önce zindana atılmasını, sonrada öldürülmesini emretti.<br />
İnanan bir avuç insanın hayatı da tehlikede.idi.Her an ölüm başlarına gelebilirdi.</p>
<p>İşte tam bu zor zamanda Cenab-ı Hak(cc) O&#8217;na;<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2796.png" alt="➖" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />&#8230;.Ağaç dikmesini..(Taberi Tarihi.)<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2796.png" alt="➖" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />&#8230;.O ağaçlardan gemi yapmasını..(Hud-37 ) emretti.</p>
<p>Geminin;<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2796.png" alt="➖" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Başını, horuz başı gibi,<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2796.png" alt="➖" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Karnını, kuş karnı gibi,<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2796.png" alt="➖" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Kuyruğunu,horoz kuyruğu gibi meyilli olmasını,<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2796.png" alt="➖" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />ve üç kat olarak yapmasını bildirdi.(Kurtubi Tefsiri.)<br />
Hz.Nuh(as) Marangoz du.Hemen geminin inşasına başladı.<br />
Geminin yapılışı, iki yıl sürdü.<br />
Nuh(as) gemiyi tamamlayınca<br />
“Sana inananlarla birlikte bütün hayvanların birer çiftini gemiye al!“<br />
(Hud Suresi, 40.)emri geldi.<br />
Aldığı bu emir üzerine içersine inanan insanları ve hayvanlardan ikişer çift bindirdi.<br />
İbn Abbas’ın rivayetine göre; Gemiye binenlerin sayısı ;80 kişi inanan ve<br />
her nevi hayvandan ikişer çift idi.<br />
Tam o sırada kral ve avanesi gemiyi ve içindekileri yakmak için geldiler.<br />
Öldürmeyi planladıkları her kes bir araya toplanmış,geminin içindeler,<br />
kaçmaları mümkün değil.Yakmak için bundan daha iyi fırsat olamazdı.</p>
<p>İşte tam bu son anda Allah(cc) peygamberinin imdadına yetişti.<br />
Azgın kavim ateşle uğraşırken Allah&#8217;ın emriyle tûfan başladı.<br />
Hem yerden ve hemde gökten yakıcı sıcak sular âniden fışkırdı. Dağların zirvesine kadar her tarafı pis kokan sıcak sular birden kaplayıverdi.Güneşin ve ay&#8217;ın ışığı kayboldu.Dünya, karanlık içinde kaldı.Tufan tam 40 gün sürdü.Sonuda<br />
&#8220;Ey yer, suyunu yut ve ey gök, sen de tut.&#8221; (Hud suresi:44)<br />
emri gelince sular çekildi tûfan sona erdi.Kafirler toptan helak olurken inananlar kurtuldu.</p>
<p>SUSUZ ÇÖLDE GEMİ YAPMAK VE İMÂN</p>
<p>Taberî, Nûh (a.s.)’ın, kavmini İslâm’a dâvet edişi, gemiyi yapmaya başlaması ve kavminin onunla alay edişi hakkında, Âişe (r. anhâ)’dan rivâyetle, Rasûlullah (s.a.s.)’ın şöyle söylediğini nakletmektedir:<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2796.png" alt="➖" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />“Nûh, kavminin arasında dokuz yüz elli sene kalmıştı.<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2796.png" alt="➖" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Bu zaman zarfında onları sabırla hakka dâvet etti.<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2796.png" alt="➖" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Son zamanlarına doğru bir ağaç dikti. Ağaçlar her taraftan çok büyüdü.<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2796.png" alt="➖" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Sonra onları kesip gemi yapmaya başladı.<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2796.png" alt="➖" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> Onun yanından geçerlerken, ona ne yaptığını soruyorlar ve onunla dalga geçerek şöyle diyorlardı:<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2796.png" alt="➖" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> ‘Onu yap; karada gemi yapıyorsun; bakalım nasıl yüzdüreceksin?’<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2796.png" alt="➖" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Nûh (a.s.) da onlara; ‘yakında bileceksiniz!’ diyordu” (Taberî, Târîhu’r-Rasûl vel-Mulûk, Beyrut 1967, I, 180).<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2796.png" alt="➖" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Ve yine ona; “Nebîliği bırakıp marangozluğa mı başladın?” diyerek eğleniyorlardı (a.g.e., I, 183).</p>
<p>Cenab-ı Hak Nuh (as)a gemiyi yap dedi; Ama bulunduğu yerde deniz yoktu.<br />
Her taraf kızgın kumlarla kaplı çöldü.<br />
Gemi nerede yüzecek belli değil.</p>
<p>Yapılırken inanmayan putperesler <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2796.png" alt="➖" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Nuh (as) ile alay ettiler,(Hud:38)<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2796.png" alt="➖" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />O’nu delilikle suçladılar.(Kamer Suresi, 9.)<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2796.png" alt="➖" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Peygamberliği bırakıp dülgerliğemi başladın?<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2796.png" alt="➖" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Su olmayan yerde gemi yapılırmı? Nerede yüzecek? Sen mecnun olmuşsun,diye alay ettiler.<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2796.png" alt="➖" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Hanımı ve oğlu Kenan da aynı görüşte idi.Onun için hanımı Vâile ile ondan olan oğlu Kenan imân etmediler.<br />
İmtihanın büyüklüğüne bakın ki 950 sene irşad ve tebliğ sonucunda sadece 80 kişi imân ediyor.En yakını olan hanımı ve oğlu da imân etmeyenlerden&#8230;<br />
Böyle çok sıkıntılı bir ortamda Nuh(as) şöyle demedi:<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2796.png" alt="➖" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />”Ya rabbi ,sen önce denizi ayağımıza getir veya bizi deniz kenarına götür,ben de sonra gemiyi yapayım”demedi.<br />
Hiç bir yorum yapmadan verilen tarife göre gemiyi yaparak emri yerine getirdi.<br />
Allah’ta denizi onun ayağına getirdi.<br />
Zâlimlerin elinden O&#8217;nu ve inanan kavmini kurtardı.<br />
Bunun insanlığa mesajı şudur:<br />
Siz, size düşeni yaparsanız,elinizdeki imkanları kullanırsanız,Allah&#8217;ta size yeni imkanlar verir.Gerekirse bunun için imkansız gibi görüneni mümkün yapar,denizi ayağınıza getirir.<br />
Buna göre hiçbir Müslüman önce cenneti göreyim sonra ibadet edeyim”diyemez,dememeli.<br />
Ahiret denizini görmeden evvel dünyada iman denilen gemiyi inşa eder.</p>
<p>İşte; İMAN budur.<br />
İMÂN; Bir sonraki sebebi görmeden bir önceki sebepleri yerine getirmektir..</p>
<p>Hak yolunda giden adanmış insanlarda bunları örnek alarak,daha okulu ve talebesi olmadan Kazakistan ile Kırgızistan&#8217;ın tanrı dağlarında,<br />
Moğalistan&#8217;ın bozkırlarında Sibirya buzullarında ve Afrika sıcağında, arzı endam etmişler,Allah ve rasulunu oralardaki muhtaç gönüllere duyurmuşlar.Bir Yad-ı Cemil olarak onlarda medfun olmuşlardır.<br />
Bu adanmış ruhlar süreçte çok ağır zulme uğradılar.</p>
<p>Anne karnından başlayıp,80 yaşına kadar kadın- erkek masumları terörist ilan ettiler,zindanlara attılar,<br />
mesleklerini,ekmeklerini ellerinden aldılar.<br />
Ama onlar ümitsiz değiller.<br />
Karanlığın bir gün aydınlanacağından,<br />
yalan ve iftiranın bir gün ortaya çıkacağından,baharın er gec geleceginden şüpheleri yok.Susuz yerde Nuh(as)a gemi yaptırıp inananları Bâbil zulmünden kurtaran Allah (cc)<br />
bu günün mağdurlarınıda devam eden zulümden en yakın zamanda kurtaracaktır İnşallah&#8230;&#8230;.</p>
<p><span style="font-size: 8pt;">Kaynaklar:</span><br />
<span style="font-size: 8pt;">1.Âl-i İmrân Suresi 96. Ayet</span><br />
<span style="font-size: 8pt;">(Suat Yıldırım meali)</span><br />
<span style="font-size: 8pt;">2.www.fgulen.com/tr/eserleri/yol-mulahazalari/kabe-ve-diger-kudsi-mekanlar</span><br />
<span style="font-size: 8pt;">3.TDV.İslam Ansiklopedisi.cilt:33 Sayf.224-227</span><br />
<span style="font-size: 8pt;">4.M.Asım Köksal.Peygamberler Tarihi</span><span> </span><span style="font-size: 8pt;">Sayf:150</span></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/susuz-colde-gemi-yapan-peygamber-hz-nuh-a-s-a-rasim-emiroglu/">Susuz çölde gemi yapan peygamber Hz. Nuh (a.s.) | A. Râsim Emiroğlu</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tufan Gerçeği ve Nuh&#8217;un Gemisi &#124; Safvet Senih</title>
		<link>https://hizmetten.com/tufan-gercegi-ve-nuhun-gemisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 23 Aug 2020 13:00:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[Gemi]]></category>
		<category><![CDATA[Nuh]]></category>
		<category><![CDATA[safvet Senih]]></category>
		<category><![CDATA[Temmuz 1983]]></category>
		<category><![CDATA[Tufan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=13055</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadîm kelâmda, Nuh&#8217;un (a) gemisi hakkında &#8220;Şânım hakkı için biz o gemiyi bir âyet (alâmet, ibret) olarak bıraktık&#8221;(Kamer/15) buyrulmaktadır. Katade&#8217;den &#8220;Hz. Nuh&#8217;un gemisinin enkazı Cûdî dağında kaldı, hatta bu ümmetin ilkleri onu&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/tufan-gercegi-ve-nuhun-gemisi/">Tufan Gerçeği ve Nuh&#8217;un Gemisi | Safvet Senih</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kadîm kelâmda, Nuh&#8217;un (a) gemisi hakkında <em>&#8220;Şânım hakkı için biz o gemiyi bir âyet (alâmet, ibret) olarak bıraktık&#8221;</em>(Kamer/15) buyrulmaktadır. Katade&#8217;den <em>&#8220;Hz. Nuh&#8217;un gemisinin enkazı Cûdî dağında kaldı, hatta bu ümmetin ilkleri onu gördü&#8221;</em> diye rivayet edilmiştir.</p>
<p>Gemi hakkında<em> &#8220;Elvahlı ve düsürlü&#8221;</em> (Kamer/13) ifadesi vardır. Elvah, levhin çoğuludur. Levh, tahta gibi yassı şeye denir. Düşür, disar&#8217;in çoğuludur. Disar, çivi, geminin tahtalarını birbirine bağladıkları râbıta, kenet, perçin veya halat demektir.</p>
<p>Yerlerin ateş püskürtüp suların kabarması hususunda ise<em> &#8220;Emrimiz yerini bulup tennur feveran etti&#8221;</em> (Hud/40) ifadesindeki &#8220;tennur&#8221;, ocak ve fırın manasınadır. Feveran ise, kuvvet ve şiddetle kaynamak, fışkırmaktır. (*) Bu kavmin <em>&#8220;Vedd, Süvâ&#8217;, Yeğus, Yeuk ve Nesr&#8221;</em> isimli putları vardı (Hud/43). Vedd, bir erkek suretinde; Nesir bir kartal (veya akbaba) suretindeydi. Ayrıca, Vedd ve Yeğus isimleri hindlilerin Veda, Vuyasa isimlerini hatıra getiriyor.</p>
<p>Jeolojik malzemeler bütün dünyayı saran bir tufanı desteklemektedir. İlim adamlarının tahminine göre arz sathının katmanlarının % 75&#8217;ten fazlası taş yapılıdır. A.B.D&#8217;de Kaliforniya ve Colorado platosunda büyük tabakalar mevcut olup; en çok bilinen yığılma tabakaları, 18.000 m derinlikle Hindistan&#8217;dadır. Jeologlar Tufanı ispatlar keyfiyette ve hemen hemen dünyanın her yerinde, değişik iklim ve coğrafik bölgelerden taşınmış hayvan ve bitki fosilleri bulmuşlardır. Bütün bu fosiller, canlıların taşınarak büyük bir sel neticesinde buralarda fosilleştiğinin açık belgesidir.</p>
<p>Kuzey Rocky dağlarında denizde yaşıyan hayvanlardan Trilobit ve yapılan bozulmamış böceklerin fosilleri bulunmuştur.</p>
<p>Yapılarının bozulmayışı bu canlıların yavaş yavaş değil âniden öldüklerini göstermektedir. Hatta balık fosilleri, tabakalar arasında hiç bozulmadan kalmıştır. Kılçıkları dahi üzerindedir. Büyük bölgelerde milyarlarca balıktan müteşekkil balık sürüsü fosilleri de bulunmaktadır. Jeolog H. Miller Britanya adalarının büyük bir kesimini kaplayan çok eski devirlerinden kalma fosiller hakkında şunları söylemektedir: &#8221; —Tarihin herhangi bir döneminde korkunç bir âfet 150 km lik bir şeritte balıkların âni ölümüne yol açmıştır. Orkney adalarında ve Cormarty&#8217;de aynı manzara görülmektedir. Buradaki balık fosilleri büyük bir ölümün izlerini taşımaktadır. Vücutları kıvrılmış ve eğri şekildedir. Kuyrukları bazen kafalarına kadar kıvrılmıştır. Bu sahneye ancak kramptan ölen balıklarda rastlanır.&#8221; Miller&#8217;in tasvir ettiği bölge 51.800 km2 sahayı kaplamaktadır. Ve bölge yok edici bir kuvvetin tahribatının izlerini taşımaktadır. Jeolog Harry S. Ladd da, Kaliforniya Santa Barbara&#8217;da 15 &#8211; 20 cm uzunluğunda balıkların kapladığı 10 km2 lik bir sahadan bahsetmektedir. Soru şudur. Balık fosilleri, bataklık olan bu kara parçasına nasıl gelebildiler?</p>
<p>Paleontologların bahsettikleri bir başka yer de A.B.D. eyaleti Wyoming&#8217;dedir. Bu bölge şimdi turistik bir yerdir. Çok çeşitli balık ve bitki fosilleri burada bulunmaktadır. Bölgede 2,5 m uzunluğunda balıklarla 1,20 m uzunluğunda palmiye yaprakları bulunmuştur. Ayrıca yengeç, kaplumbağa, timsah, sazan, kuşlar, memeli hayvanlar ve böceklere ait birçok fosil bulunmuştur. Çeşitli iklim ve bölgelere ait fosil karışımları en büyük fosil yataklarında dır. Baltık denizi Bernstern&#8217;de bulunan böcekler de prehistorik devirdekilerden daha yenidir ve dünyanın çeşitli bölgelerinden gelmişlerdir.</p>
<p>Jeolog Heribert &#8211; Nilson bazı yapraklarda klorofilin böceklerde de yumuşak doku kısımlarının ve pigmentlerin yani renk maddelerinin korunduğunu; bunun da, bu canlıların âni ölümlerinin işareti olduğunu bildirmektedir. Aslında bu kısımlar ölümden hemen sonra birkaç gün içinde yok olmaktadır. Bu da Tufanı destekleyen bir başka delildir. 1851&#8217;de Dorchester&#8217;de kayalar dinamitlenirken etrafa uçan taş parçaları arasında işlenmiş bir metal kap bulunmuştur. Üst kısmı gümüş kakma bir çiçek demeti bulunduruyordu. Alt kısmı da ustaca, çiçeklerle işlenmişti. Bu da o dönemde kavimlerin metal işçiliğindeki ustalıklarını göstermektedir. Eğer bir tufan aracılığıyla olmasa bu madenî kap oraya nasıl girebilirdi. Bir başka sır da Pennysilvalya&#8217;da Norristown&#8217;da taş kırma esnasında yirmi metre derinlikteki bir mermer blokta bulunmuştur. Mermer, fabrikada parçalara ayrıldığında üzerindeki eski yazılar ortaya çıkmıştır. İngiltere&#8217;de de 2,5 metre derinlikte bir kayanın içinde altın örgü bulunmuştur. 1889&#8217;da İdaho&#8217;da bir artezyen kuyusu açılırken 90 m derinlikte bir kadını tasvir eden heykel çıkarılmıştır.(Süvâ&#8217; putu olabilir) Bütün dünyanın alâkasını çeken bu heykel 90 m derinliğe nasıl inebilmiştir? Şimdi müzede gösterilmektedir.</p>
<p>Astronomik tufan delilleri de vardır. Adelaid Rasathanesi idarecilerinden George F. Dodwell 1960 larda Prof. Arthur J. Brandenburger&#8217;e gönderdiği mektubunda 26 yıldır güneş yörüngesi üzerinde çalıştığını ve geçmiş, devirlerde ekliptik ekseninin 23,5&#8217;ten bir ara 26,5&#8217;e çıktığını ve 1850 yıllarında da tekrar yine 23,5&#8217;e döndüğünü yazmaktadır. Ayrıca 1970&#8217;de yayınlanan bir ilim mecmuasında tarihin herhangi bir devrinde bir kutup değişmesi olduğu yazılmaktadır.</p>
<p>Tufan&#8217;ın en kuvvetli delillerinden biri de, dünyanın en yüksek dağı olan Everest&#8217;te bulunan fosillerdir. Burada çok çeşitli salyangoz kabuklan, balık yüzgeçleri bulunmuştur. Bundan başka diğer zirvelerde de böyle buluşlar olmuştur.</p>
<p>Jeologlar Ağrı Dağı&#8217;ndan deniz hayvanlarının kabuklarını getirmişlerdir. Ağrı bölgesindeki iki göl de, tufanın izlerini taşımaktadır. Van gölü deniz sathından 1714 m yükseklikte olup, %022,4 nisbetinde tuz ihtiva eder. Bu haliyle deniz hususiyeti göstermektedir. İran&#8217;daki Urmiye gölü ise 1489 m yüksekliktedir. 144 km uzunlukta ve 48 km genişliktedir ve hiçbir yerinde 6 m den daha derin değildir. Taş nisbeti de % 23 dür.</p>
<p>Bundan başka 18 nci asrın sonlarından itibaren, Ağrı Dağı&#8217;nda Nuh&#8217;un (a) gemisini gördüğünü iddia edenler arasında bir ermeni rahip ve torunu bulunmaktadır. Ayrıca birçok araştırıcı grubu Ağrı&#8217;ya çıkarak gemi hakkında mühim bilgiler elde etmişlerdir. <u>Elde edilen resimlere göre gemi Ağrı&#8217;nın belirli bir bölgesinde bulunmakta, zirvedeki soğuk hava şartlarından dolayı çok az görülebilmektedir. Ancak askerî veya ticarî uçuş yapan uçaklardan geminin bir kısmı görülebilmekledir. F. Nevarre adlı fransız bir araştırıcı 4&#8217;ncü çıkışında çok sert ve kararmış bir tahta parçasını bulmuştur. Geminin ilk resimlerini de bu Fransız mühendis çekmiştir. Ayrıca 1972 yılında 450 mil yükseklikte yörüngeye oturtulan bir peykten Rus &#8211; Türk sınırında gemiyi andıran garip bir yapının resmini almışlardır. Bundan başka, gemiyi uçaktan, veya bizzat dağa tırmanarak gördüğünü söyleyenlerin sayısı 200&#8217;ü aşmaktadır.</u></p>
<p>Birçok araştırıcı, tuzlu göllerin tufandan sonra geriye kaldığını belirtmektedir. Meselâ, Van gölünde yaşayan bir cins balık (Ringa balığı) deniz balıkları grubuna girmektedir. Birkaç yıl önce Türk hükümeti tarafından Ağrı Dağı&#8217;nın jeolojik incelenmesiyle vazifelendirilen Clifford Burdick, dağın 2000 m yukarısında hindistan cevizi iriliğinde tuz tabakaları bulmuştur. Bu da tufan esnasında suların ne kadar yükseldiğini göstermektedir. Deniz o dönemde buharlaştıkça geriye bu tuz parçalan kalmıştı. Tufanın bir başka delili de Ağrı&#8217;nın 3500 &#8211; 4000 m yüksekliğindeki konglomerat maddesidir. Bu kalsiyum-karbonat gibi bağlayıcı bir tabaka taşıdır. Ve ayrıca bunun meydana gelebilmesi için lav akması ve çok kuvvetli su lâzımdır.</p>
<p>Ağrı Dağı&#8217;nı araştıranlar arasında 1966&#8242; dan beri çalışan Cummings vardır. Bu araştırıcı yalnız on defa Ağrı&#8217;ya gitmiş, Ağrı Dağı&#8217;na da 16 defa çıkarak toplam 70 gün dağda kalmıştır.</p>
<p>Ayrıca John Warwick Montgomery iki defa Cummings&#8217;le beraber olmak üzere beş defa Ağrı&#8217;ya tırmanmıştır. 1970&#8217;de ise zirveye çıkabilmiştir. Bundan başka Holy Ground Charging Center adlı dini müessese 1973&#8217;ten beri beş defa Türkiye&#8217;ye gelmiştir. Birçok zorluklardan dolayı kaç defa dağa tırmandıkları bilinmemektedir. Diğer bir Ağrı Dağı araştırıcıları ise &#8220;Scion tific Exploration and Archaeological Rc-search Foundation&#8221; kısaca SEARCH (ARAŞT1RMA) adlı bir grubtur. Ağrı Dağı civarında yaşayan Reşit adlı bir Türk köylüsü de, dağın içinde saplı bir gemi gördüğünü haber vermiş ve civardaki köylüler de çıkarak aynı gemiyi müşâhede etmişlerdir. Bu haber radyoda yayınlanmıştır. Amerikalı dağ mühendisi George Jefferson Green ise 1952 yılında Ağrı Dağı&#8217;nın kuzey kısmında geminin bir parçasını helikopterle bir keşif uçuşunda müşâhede etmiştir. Kendisi, gemiye 30 m mesafeden helikopterden resimlerini almış fakat daha sonra kendisi, bir cinâyete kurban gittiğinden bu kıymetli vesikalar da kaybolmuştur. SEARCH kuruluşuna bağlı olan Fransız mühendis Ferdinand Navarra Ağrı&#8217;ya üç defa tırmanmasına rağmen çıkmaya muvaffak olamamıştır. Fakat grubuyla beraber dördüncü çıkışında neticeye ulaşabilmişlerdir. Geceyi dağda geçirmek mecburiyetinde kalışlarından sonra hava şartlarının sabah yeniden düzelmesi üzerine Navarra kamp kurdukları yerin karlarını temizleyerek etrafa keşfe çıkmış ve elindeki dağ çekiciyle yarım saatte ancak 20 cm derinliğinde buzu kırabilmişti. Daha sonra buz tabakasının altında su bulmuş ve suyun içinde de yontulmuş bir tahta parçasının ucu gözükmüş. Bunun üzerine F. Navarra fevkalâde heyecanlanarak, kendisine böyle bir buluşu nasip etttiği için Allah&#8217;a şükretmiş. Parçanın hepsini çıkarmak istemişse de diğer kısımlarla bağlantılı olduğundan, ne kadar zorladıysa da çıkaramamış ve sadece dıştaki kısmıyla yetinmek zorunda kalmıştır.</p>
<p>Daha sonra dünya&#8217;nın bu en eski gemi enkazının parçasını, çekmesi için grup arkadaşı Rafael&#8217;e ip merdivenle bağlayıp uzatmıştır. Tarih o zaman 6 Temmuz 1955&#8217;ti, saat 7.00&#8230; Bu parçanın büyüklüğü 1,5 m kadardı. İnişte dengeyi bozmaması için daha da küçültülmüştür. Parçanın bulunduğu yer Ağrı Dağı&#8217;nın 3900 m yükseklikteki kuzeybatı bölgesindedir. Alimlerin sandığı gibi şimdiye kadar zelzelelerle parçalanıp yok olmamıştır. Esas kısım 4200 m yükseklikte bulunmakta, Navarra&#8217;nın bulduğu gibi bazı parçalar ise etrafa saçılan kısımlarındandır. Daha sonra 1963 yılında SEARCH kuruluşuyla Navarra yeniden Ağrı&#8217;ya tırmanmış ve bu defa ilk parçayı bulduğu bölgedeki yakın bir gölcüğün etrafında en büyüğü 43 cm olan beş tahta parçası bulmuştur. Bu buluş Navarra&#8217;nın ilk yaptığı buluşu tasdiklemiş ve bütün dünyadaki âlimler arasında Nuh&#8217;un (a) gemisinin gerçekten burada karaya oturduğu kabul edilmiştir.</p>
<p>A.B.D. Douglas Astronautics Company adlı kuruluşda John Warwick Montgamery ile bağlantı kurularak, Nuh&#8217;un (a) gemisinin görülebildiği birkaç resimden bahsedilmişti. Ayrıca Earth Research Center&#8217;de çalışan bir memur peyklerle alınan resimlerde gemiye benzer bir cisim görüntüsüne rastlamıştı. Bu kare şeklindeki nesnenin en dikkat çeken özelliği, şimdiye kadar geminin kara yoluyla görülebildiği yerde bulunmasıydı. Araştırıcı Montgomery bir memurun tesâdüfen bulduğu bu kare yapılı cismin tabii bir şekilde meydana gelemiyeceğini belirtmektedir. Çünkü arazide böyle bir görüntünün olması çok zordur. Daha sonra Montgomery bu mevzu hakkında A.B.D. Federal meclis senatörü, hava ve feza araştırmaları fonu başkanı Frank E. Moss bunun artık Nuh (a) gemisinin varlığının peykler vasıtasiyle tasdiki diye yorumlamıştır. Geminin resminin alındığı ERTS (Eearth Researchs Technology Satellite) adı verilen peyk, araştırma çalışmaları yapmaktadır. ERTS 23 Haziran 1972 de 724. bin m yükseklikte yörüngeye oturtulmuştur. Cihazlar arasında bir multi spektral arayıcı (MSS) (çok geniş bir sahayı tarayan arayıcı) 100.000 m2&#8217;lik bir sahayı tarayabilmektedir. Peykin gönderdiği resimler, Godderd Space Flight Center&#8217;de değerlendirilir ve dalga uzunluktan fotoğraflar haline dönüşür. Daha sonra bu görüntüler optik veya digital manyetik bandlara geçirilir. A.B.D. meclis senatörlerinden Moss&#8217;un açıklaması bir NASA analizinden kaynaklanmıyordu sadece güvenilir bir profesör olan Montgomerg&#8217;den aldığı bir açıklamayı Ajans Press&#8217;e vermiş ve 1974 yılında bu açıklamayı yapmıştır. ERTS resimleri üzerinde yapılan sonraki çalışmalarda kameralar her ne kadar hassas olsa da, geminin resimde ancak bir nokta kadar görülebileceğini belirtmektedirler.</p>
<p>Yer hakkında tabii kaynakların araştırmasını yapan ERTS peyklerinin verdiği bilgiler, büyük bir gizlilik içinde ve efkâr-ı umumiyeye kapalı olarak değerlendirilmektedir. Belki bu asnn sonlarında mühim sırlar açıklanacaktır. Araştırıcı Montgomery daha sonra ERTS peykinin verdiği resimleri hususi kompüterlerde analize tâbi tuttu. Çünkü o gemiyi andıran bu nesnenin bir gölge düşmesi veya başka bir tabii hâdise neticesinde meydana geldiğini düşünüyordu. Emin olabilmek için ilk resmi ve aynı bölgeden alınan diğer rejimleri, Alaska Üniversitesi jeofizikal enstitüsünde 1974 de değerlendirmeye tâbi tutdu. John &#8211; H. Miller tarafından açıklanan neticelere göre fotoğrafı alman saha Ferdinand Navarra adlı Fransız mühendisin 1955 ve 1963 yılında ağaç parçalarını bulduğu sahaydı. Buz kaplı sahanın kuzeybatı istikametindeki bir bölge de büyük ehemmiyete hâizdir. Bu bölge açık mavi bir renktedir ve karlı sahada bulunmaktadır. Böylesine bir beyaz çevrede mavi &#8211; beyaz renk ya eriyen karlı bir saha veya çok yüksek olmayan kar tabakasından ileri gelmektedir. Bu farklı renk, belki de karda bulunan koyu renkli ağaç malzemeden meydana gelmiş olabilir. Leke, geminin verilen ölçülerinden fazla olduğundan bu da geminin bozulmuş olabilmesi ihtimalini doğrulamaktadır. F. Navarra&#8217;da geminin ancak omurgasının kalabilmiş olacağını belirtmektedir. Bu sahaya ait kompüter değerlendirmeleri yapıldığında aranılan bölge refleksiyen örneklemesine tutulmuş yani o sahadan çeşitli materyel toplanıp değerlendirilince geminin bulunması muhtemel bölgeye gelindiğinde, orası cihazda yeşil ışığın yandığı tek yer olmuştur.</p>
<p>Bundan başka 724.000 m yükseklikte dolaşan ERTS ve benzeri hassas suni peykler, sahip oldukları hassas kameralar ve her hava şartında çalışabilen casus peykler geminin belirlenen yerini çok hassas ve sağlam şekilde tesbit edebilecektir. Casus peykler hassas cihazlarla çalıştıkları için en ince ayrıntıyı çok net şekilde inceleyebilmektedir. Nuh&#8217;un (A.S.) gemisinin araştırıcılarından John Mouris, casus uçaklarla uçuş yaparken gemiyi görüp resimlerini çeken pilotlarla şahsen görüşmüştür. Ağrı dağının Türk &#8211; Rus sınırında olması ve stratejik bir yerde bulunması dolayısıyla, şimdilik en modern arkeolojik araştırmalar bile helikoptersiz ve uçaksız yürütülmektedir. Bundan başka araştırmalarda havanın tesirleri büyüktür. Ağrı Dağı&#8217;na, hava şartlarının zorluğu sebebiyle iyi bir tırmanış yapabilmek için çok az uygun günler bulunmaktadır.A.B.D. devletlerinin Rusya ile yaptığı SALT anlaşmasının, Rusya&#8217;da da silahlanmayı yavaşlatıp yavaşlatmadığı hususu çok hassas suni peyklerle kontrol edilmektedir. Bu casus peykler savunma bakanlığının idaresindedir ve en ileri ve hassas enfraruj kameralarla donatılmıştır. Her türlü hava şartında çalışmaları mümkündür. Bir salahiyetlinin verdiği bilgiye göre bu peykler hareketli, örtülü ve toprak altında gizli cisimleri de göstermektedir. Bu durumda sağlam ve güvenilir Pentagon salâhiyetlileri hassas peykler yardımıyla bir nokta olarak değil de bütün hususiyetleriyle resimlemenin mümkün olduğunu söylemektedirler. Geminin ön kısmı şimdiye kadar alınan neticelere göre bozulmadan kalmış ve yukarıdan bakıldığında sanki karın içinden çıkıyormuş gibi bir haldedir. P. Navarra&#8217;nın ağaç parçalarını bulduğu yerde ilk yapılan eski araştırmalarda James Bryee ve Hardvvicke Knight adlı iki kişi de ağaç parçaları bulmuşlardır. Keşiflerin yapıldığı her iki bölge de aynıdır. F. Navarra&#8217;nın bulduğu ağaç parçası daha sonra analize tâbi tutulmuş ve bu malzemenin Akdeniz menşeli ağaç gruplarından selvi gibi olduğu ortaya çıkarılmıştır. Ayrıca, bulunan ağaç parçasının işlenmiş ve yontulmuş durumda olması ve yılların tesiriyle renginin koyulaşmış ve değişmiş olması diğer önemli bir noktadır.</p>
<p>Eğer bütün bürokratik manialar aşılır ve Ağrı Dağı&#8217;nda gerçek bir araştırma bugünkü tekniğin imkânlarıyla yürütülürse, insanlığın en önemli devrelerinden birine ışık tutulacak, kararan bazı ufuklar da Ağrı Dağı&#8217;nın üst üste yığılan bembeyaz karları gibi aklanacaktır.</p>
<p><b><em>Die Arche Noahis&#8217;den</em></b></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/tufan-gercegi-ve-nuhun-gemisi/">Tufan Gerçeği ve Nuh&#8217;un Gemisi | Safvet Senih</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
