<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>dua arşivleri - Hizmetten</title>
	<atom:link href="https://hizmetten.com/tag/dua/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://hizmetten.com/tag/dua/</link>
	<description>Hizmet&#039;e Dair Ne Varsa...</description>
	<lastBuildDate>Fri, 28 Mar 2025 12:30:52 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/01/hizmetten_loga_web-150x150.png</url>
	<title>dua arşivleri - Hizmetten</title>
	<link>https://hizmetten.com/tag/dua/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Bayram Gecesi Okunması Tavsiye Edilen Dualar</title>
		<link>https://hizmetten.com/bayram-gecesi-okunmasi-tavsiye-edilen-dualar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Mar 2025 12:30:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[MERKEZ]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[dua]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=43113</guid>

					<description><![CDATA[<p>Erdemliler Yolu Akademisi, &#8220;bayram gecesi okunması tavsiye edilen duaları&#8221; yayınladı.  Duaların karin olması için gerekli olan durumların da yer aldığı yayında şunlar kaydedildi: Duaların karin olması için, tövbe ve istiğfarla&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/bayram-gecesi-okunmasi-tavsiye-edilen-dualar/">Bayram Gecesi Okunması Tavsiye Edilen Dualar</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Erdemliler Yolu Akademisi, &#8220;bayram gecesi okunması tavsiye edilen duaları&#8221; yayınladı.  Duaların karin olması için gerekli olan durumların da yer aldığı yayında şunlar kaydedildi:</p>
<p>Duaların karin olması için, tövbe ve istiğfarla arınmış olarak yapılmalı.</p>
<p>Duaların Külliyet kesbetmeli. Dua örfânesine katılındığı ve iştirâk-i a’mâl-i uhreviye esasına göre amel edildiği takdirde, eksiksiz olarak bütün sevap aynen herkesin defterine kaydolur. Aynı şey Kur’ân, Cevşen, Evrâd-ı Kudsiye veya diğer me’sûr dualar için de geçerlidir. Böylece o örfâneye, herkesin elinde olan miktarla iştirak etmesi, orada zengin bir mâide-i semaviye meydana getirir.</p>
<p>Saat-i icabede yapılması (Mübarek vakitlerde). “Beş gecede yapılan dua geri çevrilmez. Regaib gecesi, Şabanın 15. Gecesi, Cuma, Ramazan bayramı ve Kurban bayramı gecesi.”</p>
<p>Mümkünse Mübarek mekanlarda.</p>
<p>Mümkünse Farz Namazların akabinde yapılmalı.</p>
<p>Gafil ve laubali olunmamalı.</p>
<p>Duaların kabul edileceğine inanarak, içten, samimane yapılması. Allah’a tam bir güven ve ümit ve korku içerisinde içerisinde yapılması. <strong><em>Tac, 5/110.</em></strong> <strong>Peygamberimiz şöyle buyurmuşlardır: </strong>“Şüphesiz Allâh hayâ ve kerem sahibidir. Kul ellerini kaldırıp dua ettiğinde ona bir ikramda bulunmadan elleri boş döndürmekden hayâ eder.<strong>” </strong><strong><em>(Hâkim, el-Müstedrek ‘ale’s-Sahîhayn, nr. 1962, c. I, s. 718. Tac, 5/113.)</em></strong></p>
<p>“…Hem endişe, hem de ümit ile O’na yalvarın. Muhakkak ki Allah’ın rahmeti iyi kimselere yakındır..»<em> <strong>A&#8217;raf, 56.</strong></em></p>
<p>Muztar olarak/ızdırar halinde yapılmalı. <strong><em>Neml/27;61.</em></strong></p>
<p>Öncesinde fiili dua yapılmış olmalı. Dualarımız fiili dualarımızın kafiyesi olmalı.</p>
<p>Mukteza-i hale mutabık olmalı.</p>
<p>Duada ısrar edilmeli. Arındığını vicdanında hissedinceye kadar/ Kalbi mutmain oluncaya kadar duaya devam edilmeli.</p>
<p>Mümkün olduğunca âyet ve hadis-i şerif lafızlarıyla cami dualar yapılmalı.</p>
<p>Bizahri-l- Gayb/gıyabında dua edilmeli. Günahsız bir ağızla dua edilmeli. İnsanın başkası için yaptığı dualar günahsız bir ağızdan yapılan duadır.</p>
<p><strong><em>Aşağıdaki bağlantıya tıklayarak dua dosyasını indirebilirsiniz:</em></strong></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2025/03/Bayram-Gecesi-Okunmasi-Tavsiye-Edilen-Dualar.docx">Bayram Gecesi Okunması Tavsiye Edilen Dualar</a></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/bayram-gecesi-okunmasi-tavsiye-edilen-dualar/">Bayram Gecesi Okunması Tavsiye Edilen Dualar</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Allahım, ihlasa ermeyi ve rızana mazhar olmayı diliyoruz! &#124; M. Fethullah Gülen Hocaefendi</title>
		<link>https://hizmetten.com/allahim-ihlasa-ermeyi-ve-rizana-mazhar-olmayi-diliyoruz-m-fethullah-gulen-hocaefendi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mizan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Feb 2023 04:30:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hocaefendi]]></category>
		<category><![CDATA[Mizan]]></category>
		<category><![CDATA[Allahım]]></category>
		<category><![CDATA[dua]]></category>
		<category><![CDATA[ihlas]]></category>
		<category><![CDATA[Rıza]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=29827</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kalbinizi Cenâb-ı Hakk’a tevcîh ettiğinizde, kirlenmemiş kalblerinizle O’na yöneldiğinizde, bugün olmasa yarın, yarın olmasa öbür gün, öbür gün olmasa daha sonraki gün siz onu duymaya namzet bulunuyorsunuz. Aslında bu duyduğunuz&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/allahim-ihlasa-ermeyi-ve-rizana-mazhar-olmayi-diliyoruz-m-fethullah-gulen-hocaefendi/">Allahım, ihlasa ermeyi ve rızana mazhar olmayı diliyoruz! | M. Fethullah Gülen Hocaefendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kalbinizi Cenâb-ı Hakk’a tevcîh ettiğinizde, kirlenmemiş kalblerinizle O’na yöneldiğinizde, bugün olmasa yarın, yarın olmasa öbür gün, öbür gün olmasa daha sonraki gün siz onu duymaya namzet bulunuyorsunuz. Aslında bu duyduğunuz şeyleri başkalarına da duyurma, gerçek bir ihyâ hareketi mimarlarına düşen vazifedir: İnsanları şeklîlikten kurtarma; sûrîlikten kurtarma; hakîki müslümanlığa, yani kalbî ve rûhî hayata yönlendirme; onların günlük siyasetin dedikodusundan sıyrılmalarını sağlama; Allah ile münâsebet mevzuunda kavî hale getirme…</p>
<p>*Bu açıdan öyle bir heyet oluşturmaya ihtiyaç var: Zannediyorum sadece kendi ülkeniz değil veya daha geniş dairede kendi dünyanız değil; İslam dünyası diye, şeklen belli bir coğrafya ile belirlenmiş İslam dünyası değil; belki belli ölçüde, dostlara dost seviyesinde, taraftara taraftar seviyesinde, kardeşe kardeş seviyesinde, beyne beyneye beyne beyne seviyesinde… “Yahu meğer insanlık buymuş! Bizim ütopyalarda aradığımız şeyi meğer bu insanlar yaşıyormuş!” derler. Bir yerde böyle maya mahiyetinde oluşturacağınız bu keyfiyet, bu engin hal, dalga dalga bütün dünyaya yayılacak, bütün dünyadan beklediğiniz şeyleri o zaman Allah’ın izni inâyetiyle bulacaksınız. İnsanlığın böyle bir dirilişe ihtiyacı var.</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/allahim-ihlasa-ermeyi-ve-rizana-mazhar-olmayi-diliyoruz-m-fethullah-gulen-hocaefendi/">Allahım, ihlasa ermeyi ve rızana mazhar olmayı diliyoruz! | M. Fethullah Gülen Hocaefendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Allahım ihlaslı olmayı ve rızana ermeyi lütfet! &#124; M.Fethullah Gülen Hocaefendi</title>
		<link>https://hizmetten.com/allahim-ihlasli-olmayi-ve-rizana-ermeyi-lutfet-m-fethullah-gulen-hocaefendi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mizan]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 Dec 2022 04:30:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Mizan]]></category>
		<category><![CDATA[dua]]></category>
		<category><![CDATA[ihlaslı]]></category>
		<category><![CDATA[Rıza]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=28403</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mevlâ razı ise, bütün dünya küsse ehemmiyeti yoktur!.. *Yakîn; şekten, şüpheden kurtulmak; doğru, sağlam ve kesinlerden kesin bir bilgiye, hem de herhangi bir tereddüt ve kuşkuya düşmeyecek şekilde ulaşmak ve&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/allahim-ihlasli-olmayi-ve-rizana-ermeyi-lutfet-m-fethullah-gulen-hocaefendi/">Allahım ihlaslı olmayı ve rızana ermeyi lütfet! | M.Fethullah Gülen Hocaefendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Mevlâ razı ise, bütün dünya küsse ehemmiyeti yoktur!..</p>
<p>*Yakîn; şekten, şüpheden kurtulmak; doğru, sağlam ve kesinlerden kesin bir bilgiye, hem de herhangi bir tereddüt ve kuşkuya düşmeyecek şekilde ulaşmak ve o bilgiyi ruha mâl etmek manalarına gelir. Hakikat ehlince yakîn; iman esaslarını ve bilhassa, imanın kutb-u âzamını, aksine ihtimal vermeyecek şekilde bilmek, kabullenmek, duyup hissetmek ve onun insan benliğiyle bütünleştiği irfan ufkuna ulaşmak demektir. Bir insanın, ilmî istidlâl yoluyla herhangi bir mevzuda elde ettiği kesin bilgiye ilme’l-yakîn, gözüyle, kulağıyla ve diğer salim duygularıyla ulaştığı mârifete ayne’l-yakîn, istidlâl ve müşâhede üstü ve doğrudan doğruya onun vicdanına gelen, vicdanından fışkıran ve bütün zâhir-bâtın duygularının ufkunu saran irfana da hakka’l-yakîn denir.</p>
<p>*Bütün bu hususlara ulaşma adına çok önemli bir kanat da “ihlas”tır. “Amelinizde rıza-yı İlâhî olmalı. Eğer O razı olsa, bütün dünya küsse ehemmiyeti yok. Eğer O kabul etse, bütün halk reddetse tesiri yok.” buyuran Hazreti Bediüzzaman ihlasın ehemmiyetine dikkat çekiyor: “Medar-ı necat ve halâs, yalnız ihlâstır. İhlâsı kazanmak çok mühimdir. Bir zerre ihlâslı amel, batmanlarla hâlis olmayana müreccahtır.” İhlas öyle bir iksirdir. Onun için amel ederken sadece rıza hedefli olmak ve ihlaslı davranmak lazım. Bu açıdan, günde bin defa “Allahümme el-ihlâse ve rıdâke – Allahım ihlaslı olmayı ve rızana ermeyi lütfet!” deseniz, yine de bu mevzudaki talebin hakkını vermiş sayılmazsınız. Talebin kıymeti, tâlibin kıymetini aksettirir. Evet, hayatınızın her saniyesini nurani, pırıl pırıl birer yıldız haline getirmeyi düşünüyorsanız “el-ihlase ve rıdâke” deyin, günde belki bin defa O’ndan ihlas ve rıza dileyin.</p>
<p>*Duygu ve düşüncede ihsan. Allah’ı görüyor gibi ya da en azından Allah tarafından görülüyor olma şuuruyla kulluk yapmak.. hareketini hep ona göre tanzim etmek. Rica ederim, Allah tarafından görülüyor olma mülahazasına kendinizi bağlamamış veya Allah’ı görüyor gibi değişik işlere koyulmamış iseniz, eğrilik büğrülükten sıyrılamazsınız.. villadan, yalıdan kurtulamazsınız.. yattan, gemiden kurtulamazsınız.. makamdan, koltuktan kurtulamazsınız.. parmakla işaret edilme arzusundan sıyrılamazsınız.. Allah belası bu gâileler sarmalı içinde hayatınızı sürdürür, toprağa öyle girer ve oraya sadece çürümüş kemikler bırakırsınız!</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/allahim-ihlasli-olmayi-ve-rizana-ermeyi-lutfet-m-fethullah-gulen-hocaefendi/">Allahım ihlaslı olmayı ve rızana ermeyi lütfet! | M.Fethullah Gülen Hocaefendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>CUMA HUTBESİ &#124; İstiğfar</title>
		<link>https://hizmetten.com/cuma-hutbesi-istigfar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Oct 2022 18:00:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Cuma Hutbesi]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[ayet]]></category>
		<category><![CDATA[cuma]]></category>
		<category><![CDATA[dua]]></category>
		<category><![CDATA[Hutbe]]></category>
		<category><![CDATA[istigfar]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'an-ı Kerim]]></category>
		<category><![CDATA[tevbe]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=27621</guid>

					<description><![CDATA[<p>HAZIRLAYAN: AKADEMİ DUISBURG Değerli Mü´minler; Bugün üzerinde duracağımız konu istiğfar olacaktır. İstiğfar, kelime manası itibariyle; Allah’tan bağışlanmayı istemektir. Kuran-ı Kerim’e baktığımızda istiğfar çok tavsiye edilmektedir. Birçok kavme peygamberleri tarafından bu&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/cuma-hutbesi-istigfar/">CUMA HUTBESİ | İstiğfar</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>HAZIRLAYAN: AKADEMİ DUISBURG</strong></p>
<p>Değerli Mü´minler; Bugün üzerinde duracağımız konu <strong>istiğfar</strong> olacaktır.</p>
<p><strong>İstiğfar, </strong>kelime manası itibariyle; Allah’tan bağışlanmayı istemektir.</p>
<p>Kuran-ı Kerim’e baktığımızda <strong>istiğfar</strong> çok tavsiye edilmektedir. Birçok kavme peygamberleri tarafından bu emir tekrarlanmış fakat bu emri yerine getirmediklerinden dolayı helak edilmişlerdir.</p>
<p>Hazreti Hud aleyhisselam kavmine şunları söylüyor: ‘’Ey halkım! <strong>Haydi Rabbinizden af dileyin, sonra ona tövbe edin</strong>, O’na dönün ki gökten size bol bol yağmur göndersin, gücünüze güç katsın, n’olur, yüz çevirip suçlu duruma düşmeyin!” <em>Hud; 52.</em></p>
<p><em>Hazreti Nuh aleyhisselam ise kavmine aynı minval üzere şunları söylemektedir:</em></p>
<p><strong>فَقُلْتُ اسْتَغْفِرُوا رَبَّكُمْ اِنَّهُ كَانَ غَفَّارًاۙ ﴿١٠﴾</strong></p>
<p><strong>يُرْسِلِ السَّمَٓاءَ عَلَيْكُمْ مِدْرَارًاۙ ﴿١١﴾</strong></p>
<p><strong>وَيُمْدِدْكُمْ بِاَمْوَالٍ وَبَن۪ينَ وَيَجْعَلْ لَكُمْ جَنَّاتٍ وَيَجْعَلْ لَكُمْ اَنْهَارًاۜ ﴿١٢﴾</strong></p>
<p>Dedim ki onlara: “Rabbinizden af dileyiniz. Zira o gaffardır.” (affı geniştir). Mağfiret dileyin ki üzerinize bol bol yağmur indirsin. “Size mal ve evlat ihsan buyursun, size bahçeler, ırmaklar, su kanalları nasip etsin.” (<em>Nuh suresi;10,11. 12.)</em></p>
<p>Hz. Ömer (r.a.) kıtlık sebebiyle yağmur duasına çıktığında istiğfar etmekle yetinince, etrafındakiler: “Neden yağmur için dua etmediniz?” diye sorduklarında: “Ben, semanın yağmur gelen kapılarına vurdum” buyurmuş, sonra da bu âyeti okumuştu.</p>
<p>Hasan el-Basrî’nin meclisinde bir şahıs kuraklıktan şikâyet etti. O da: “İstiğfar et!” dedi. Başka biri malî sıkıntılardan, bir diğeri çocuğunun olmadığından, birisi arazisinin verimsizliğinden dertlenince, onlara da aynı şeyi söyledi. Etrafındakiler bunu garipseyince O, Mağfiret dileyin ki üzerinize bol bol yağmur indirsin. “Size mal ve evlat ihsan buyursun, size bahçeler, ırmaklar, su kanalları nasip etsin.” âyetini okudu. Ayetlerde de görüldüğü üzere istiğfar çok önemlidir ve asla aksatılmamalıdır.</p>
<p>İbni Abbâs <em>radıyallahu anhümâ</em>’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah <em>sallallahu aleyhi ve sellem </em>şöyle buyurdu: <strong>“Bir kimse istiğfârı dilinden düşürmezse, Allah Teâlâ ona her darlıktan bir çıkış, her üzüntüden bir kurtuluş yolu gösterir ve ona beklemediği yerden rızık verir.”</strong> Ebû Dâvûd, Vitir 26. İbni Mâce, Edeb 57</p>
<p>İbni Ömer <em>radıyallahu anhümâ </em>şöyle dedi: Biz Resûlullah <em>sallallahu aleyhi ve sellem</em>’in bir yerde <strong>yüz</strong> <strong>defa</strong>: <strong>“<em>Rabbiğfir lî ve tüb aleyye inneke ente’t-tevvâbü’r-rahîm: </em></strong><em>Allahım! Beni bağışla ve tövbemi kabul eyle. Çünkü sen tövbeleri çok kabul eden ve çok merhamet edensin” </em><strong>dediğini sayardık</strong>. Ebû Dâvûd, Vitir 26; Tirmizî, Daavât 39</p>
<p><strong>İstiğfar</strong> her vakit söylenebileceği gibi Kuran -ı Kerimin bize tavsiye ettiği, imsak vaktinden evvelki vakit olan  seher vaktidir:     <strong>وَبِالْاَسْحَارِ هُمْ يَسْتَغْفِرُونَ</strong> Seher vakitleri istiğfar ederlerdi.’ Ayeti de buna işaret etmektedir.  <em>Zariyat 18</em></p>
<p>Farz namazların arkasından üç kere af talebinde bulunmak sünnettir. İnsanın, Allah&#8217;a en yakın bir konuma ulaştıktan ve O&#8217;nun en sevdiği bir ibadeti icra ettikten sonra istiğfar etmesi şu iki hususla açıklanabilir: Birincisi, insanın kendisini namaza verememesi, ilahi huzurun atmosferine giremeyerek hala kendi dünyasında dolaşması, kendi hesaplarının arkasından koşması ki, miraç sayılan bir ibadette ortaya konulan bu tür tavırlar Allah&#8217;a karşı bir saygısızlıktır. Dolayısıyla Allah&#8217;ın huzurunda, Efendiler Efendisinin (sallallâhu aleyhi ve sellem) Miraç&#8217;ta duyduğu manaları duyma peşinde koşması gereken bir insanın, kendisine takılması, laubali tavırlar takınması istiğfar etmeyi gerektirir.</p>
<p>İkinci olarak, namaz, Cenab-ı Hakk&#8217;a yapılan tazarru ve niyazların hora geçtiği bir mevki olduğundan, onun ardından yapılan duaların ayrı bir kıymet ve makbuliyeti vardır. Dolayısıyla böyle bir makamda Cenab-ı Hakk&#8217;a teveccüh edilip günahlardan arınma ihtiyacının O&#8217;na arz edilmesi adına üç defa &#8220;Estağfirullah&#8221; denilmesi Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) tarafından tavsiye edilmiştir. Bu yönüyle beş vakit namaz, istiğfar için önemli bir zemin ve fırsattır.</p>
<p>Bir diğer husus da, mağfiret talebi adına yukarıda belirtilen zaman dilimleri önemli bir fırsat aralığı oluştursa da, istiğfar için ille de hususi bir zaman tahsis etmek şart değildir. İstiğfarı bu vakitlerle sınırlandırmak ise kesinlikle doğru değildir. Zira insan sabah akşam, gece gündüz her zaman af talebinde bulunabilir, ömrünün her anını istiğfar adına bir fırsat olarak değerlendirebilir. Evet insan, fırsatını bulduğunda hemen bir kenara çekilip, ister diz çökerek isterse başını yere koyarak istiğfar ve tevbeyle Cenab-ı Hakk&#8217;a yönelebilir. Hatta bir yerden bir yere giderken, araba kullanırken, birisini beklerken insan boş duracağına, farklı farklı istiğfarlarla Allah&#8217;a içini dökebilir. Aslında insanın her anını bu istikamette değerlendirmesi gerekir. Zira ölüm, ansızın karşımıza çıkabilir. İstiğfarla mırıldanan dudaklarla ölümü karşılamak ise tertemiz bir halde ötelere yürümek adına çok önemli bir vesiledir.</p>
<p>Üstad Hazretleri &#8220;<strong>İstiğfar meyelan-ı şerrin kökünü keser, dua meyelan-ı hayra kuvvet verir</strong>&#8221; diyerek bu meselenin önemini vurgulamaktadır. Şer eğilimlerinin kökünü kesen iksir <strong>İstiğfar</strong>, tahrip edilen mahiyeti yeniden restore ettiği gibi, aynı zamanda şerre karşı eğilim gücünün de kökünü keser. Zira sürekli istiğfar eden ve sürekli arınan bir insan, yeni bir günaha davetiye çıkaracak günah zeminini de ortadan kaldırıyor demektir. Yani böyle bir kimsenin kalbinde başka mikroplara çağrıda bulunacak bir virüs yoktur. Ayrıca bilemediğimiz şekilde Cenab-ı Hak sürekli istiğfarda bulunan bir insanın, kötülüklere karşı eğilim hissini köreltebilir.</p>
<p>Diğer yandan Allah Teala Furkan Sûre-i Celilesi&#8217;nde;</p>
<p>اِلَّا مَنْ تَابَ وَاٰمَنَ وَعَمِلَ عَمَلًا صَالِحًا فَاُو۬لٰٓئِكَ يُبَدِّلُ اللّٰهُ سَيِّـَٔاتِهِمْ حَسَنَاتٍۜ وَكَانَ اللّٰهُ غَفُورًا رَح۪يمًا  (Furkan: 70)  &#8220;Allah onların kötülüklerini iyiliklere, günahlarını sevaplara çevirir.&#8221; buyurmak suretiyle iman, salih amel, istiğfar ve tevbeyle kendisine yönelenlerin kötülüklerini iyiliklere çevireceği müjdesini vermiştir.</p>
<p>Üstad Hazretleri bu ayet-i kerimeyi, daha farklı bir yaklaşımla, teybe ve istiğfar neticesinde insanın şer kabiliyetlerinin hayır kabiliyetine değiştirileceği şeklinde yorumlar.  Buna göre kul, günahtan sonra sadakat izhar ederek tevbeyle yeniden Allah&#8217;a teveccüh ettiğinde Cenab-ı Hak da, &#8220;Mademki sen Bana döndün. Öyleyse Ben de sendeki şer kabiliyetlerini hayır kabiliyetine çeviriyorum.&#8221; şeklinde mukabelede bulunabilir.</p>
<p>Hutbemizi Efendimizin yaptığı istiğfardan birkaç örnekle bitirelim.</p>
<p>“Allah’ım, bizi ve kendilerine hata nisbet ettiklerimizi/gıybet ettiklerimizi,<strong><br />
ayıpladıklarımızı hepsini/herkesi mağfiret buyur!”</strong></p>
<p>Ey Gaffâr, ey Settâr, günahlarımızın tamamını mağfiret buyur; bütün<strong><br />
ayıplarımızı ört.”</strong></p>
<p>“Ya Erhamerrahimîn! Ey Allahım! şüphesiz Sen affedicisin affetmeyi seversin,<strong> bizi affeyle. İkramların, ihsanların sınırsızdır, bizi yarlığa, merhamet buyur.</strong></p>
<p>Hz. Aişe validemizin bize haber verdiğine göre Efendiler Efendisi uyandığında bu duaları hiç ihmal etmez şöyle derdi:</p>
<p>‘Senden başka ilah yoktur. Senin ortağın da bulunmaz. Seni (Sana yakışmayacak<strong> her şeyden) tenzih ederim. Allahım, günahımı bağışlamanı diler ve rahmetini dilenirim. Allahım, ilmimi artır ve bana hidayet verdikten sonra kalbimi kaydırma; katından bana rahmet lütfet; şüphesiz ki Sen, çok lütufkârsın.’ </strong>(Sünen-i EbîDavud, Kitabü&#8217;l-Edeb, 4402)</p>
<p><strong><span style="color: #003366; background-color: #ffffff;">Hutbeyi PDF formatında görüntülemek ve indirmek için tıklayınız</span></strong></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/10/CUMA-HUTBESI-ISTIGFAR.pdf">CUMA HUTBESİ ISTIGFAR</a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/cuma-hutbesi-istigfar/">CUMA HUTBESİ | İstiğfar</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mor Çiçeğin Hüznünde Bir Bayram &#124; KÜBRA AYDIN</title>
		<link>https://hizmetten.com/mor-cicegin-huznunde-bir-bayram-kubra-aydin/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 Jul 2022 21:47:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[BAYRAMLAŞMA]]></category>
		<category><![CDATA[dua]]></category>
		<category><![CDATA[mor çiçek]]></category>
		<category><![CDATA[tren]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=26497</guid>

					<description><![CDATA[<p>Her sabah aynı istasyonda tren beklerken, mor bir çiçek her gün yanından süratle geçen trenlerin hoyratlığına rağmen ayakta kalıyordu. İnsan görmez önce küçük ayrıntıları, önemsemez. Ama kainat yaratılış gereği her&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/mor-cicegin-huznunde-bir-bayram-kubra-aydin/">Mor Çiçeğin Hüznünde Bir Bayram | KÜBRA AYDIN</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Her sabah aynı istasyonda tren beklerken, mor bir çiçek her gün yanından süratle geçen trenlerin hoyratlığına rağmen ayakta kalıyordu. İnsan görmez önce küçük ayrıntıları, önemsemez. Ama kainat yaratılış gereği her zerresinde binbir mucizeye ev sahipliği yapar. Bazen bir karıncanın omzundaki ağır yük, bazen bir sineğin kanadındaki sanat, hayrete düşürmeye yeter. Önemli olan, görmeyi bilen göze, yaratılmış her şeye şefkat beslemeye meyilli gönüle sahip olmaktır.</p>
<p>Mor çiçek demişken&#8230; Bu sefer onun hikayesinde buldum kendimi. Çiçekler ve insanlar, mezarlar ve ağaçlar, bulutlar ve çocuklar&#8230; Zihnimde ikilemler… Yakıştırıyorum işte birbirine bazen anlamsız olsa da&#8230;</p>
<p>Direnişin resmini çiziyor mor çiçek sabahları. Önce ağır bir yük treni geçiyor. Geçerken rüzgarı beni bile sarsarken mor çiçek direniyor. Sonra daha nazlı bir yolcu treni geliyor. Yük treninden sonra dokunmuyor onun rüzgarı mor çiçeğe. Ama günden güne döküyor yapraklarını. Muhtemelen birkaç güne göremez olacağım onu. Başka baharda bambaşka bir renkte doğacak belki. Ama çiçek açmaya devam edecek, bütün rüzgarlar gelip geçecek, mor çiçek eğse de boynunu direnmeye devam edecek.</p>
<p>Bu sabah yine garip bir hüzünle uyandım. Çantamı aldım istasyonun yolunu tuttum. Mor çiçeği selamladım gözümün ucuyla. Sanki eğdi boynunu nazlı nazlı. Güldüm ama gülümseme yarım kaldı dudağımda. Trenler, vedalar, kavuşmalar… Ama aklımın bir köşesinde bayram.</p>
<p>Burukluğun sebebi belli aslında. ‘Hani nerde o eski bayramlar’ diyecek yaşa geldim mi bilmiyorum ama son beş-altı yıldır bayramlar buruk, hüzün dolu. Arefe günü duaya açılan ellerde dilden düşenler, kalbi kırık, mahzun gönüllerden dışarı taşanlar özgürlüğün tınısı gibi yankılanıyor göklerde. Arefe günleri yapılan hazırlıklar, memleket için, ailen için düşülen yollar, bayram sabahı kurulan sofralar… Çok uzakta kaldı biliyorum. Gidenler gelmiyor, kalanlar eskisi gibi değil artık.</p>
<p>Şimdi kimimiz dört duvar arasında kalbi yorgun karşılıyor bayramı, kimimiz gurbette sevdiklerinden ayrı mahzun… Kimimiz bir daha bayram yaşayamayacaklarımızın hasretinde. Arefe günleri eskiden tatlı bir telaşken benim için artık manasını buldu. Arefe demek, burnumda bir sızı, gözden düşen yaşlara eşlik eden dualar, yalnızken başkalarının yalnızlığını unutturmak için, gurbet diyarlarında en azından çocuklar bayramı bayram gibi yaşasın diye çırpınanlar demek…. Bayramlar ne zaman hakiki bayram olur bilinmez, vardır kader kalemini elinde tutan yüce sultanın bir bildiği. Payımıza düşen istemek, payımıza düşen unutmamak, payımıza düşen paylaşmak&#8230;</p>
<p>Yıllar önce hayatıma yön veren insandan duyduğum o mısralarla kutlayayım bayramınızı. Bütün masumların özgürlüğüne kavuştuğu, zulümlerin, acıların kederlerin son bulduğu, gurbetlerin vuslata erdiği bayramlara erişmek dileğiyle.</p>
<p>Bayramınız mübarek olsun…</p>
<p><em>“Cân bula cânânını</em><br />
<em>Bayrâm o bayrâm ola</em><br />
<em>Kul bula sultânını</em><br />
<em>Bayrâm o bayrâm ola</em></p>
<p><em>Hüzn ü keder def&#8217; ola</em><br />
<em>Dilde hicâb ref&#8217; ola</em><br />
<em>Cümle günâh af ola</em><br />
<em>Bayrâm o bayrâm ola</em></p>
<p><em>Mevlâ bizi afv ede</em><br />
<em>Gör ne güzel &#8216;ıyd ola</em><br />
<em>Cürm ü hatâlar gide</em><br />
<em>Bayrâm o bayrâm ola</em></p>
<p><em>Feyz-i mehabbet-i Hakk</em><br />
<em>Nur-i hidâyet siyâk</em><br />
<em>Cennet-i a&#8217;lâ durak</em><br />
<em>Bayrâm o bayrâm ola</em></p>
<p><em>Hakk&#8217;ı seven merd-i şîr</em><br />
<em>Kalbi olur müstenîr</em><br />
<em>Allah ola destigîr</em><br />
<em>Bayrâm o bayrâm ola</em></p>
<p><em>El tuta kitâbını</em><br />
<em>Dil tuta hitâbını</em><br />
<em>Cân tuta şitâbını</em><br />
<em>Bayrâm o bayrâm ola</em></p>
<p><em>Mevlâ&#8217;yı cândan seven</em><br />
<em>Rızâ-yı Hakk’a eren</em><br />
<em>Lutf-i Hudâ&#8217;ya güven</em><br />
<em>Bayrâm o bayrâm ola</em></p>
<p><em>Hakk’ı seven dil ü cân</em><br />
<em>Aşkı eden heyecân</em><br />
<em>Feth ola bâb-ı cinân</em><br />
<em>Bayrâm o bayrâm ola</em></p>
<p><em>Ganîler ede kerem</em><br />
<em>Ref’ ola derd-i verem</em><br />
<em>Sahî ola muhterem</em><br />
<em>Bayrâm o bayrâm ola</em></p>
<p><em>Nûr-i hidayet dola</em><br />
<em>Dilde hidâyet bula</em><br />
<em>Nâsırın Allah ola</em><br />
<em>Bayrâm o bayrâm ola</em></p>
<p><em>Tevhîd ede zevk ile</em><br />
<em>Hakk’ı seve şevk ile</em><br />
<em>Tasdîk inerse dile</em><br />
<em>Bayrâm o bayrâm ola</em></p>
<p><em>Dildeki Rahmân ola</em><br />
<em>Derdlere dermân ola</em><br />
<em>Âzâde fermân ola</em><br />
<em>Bayrâm o bayrâm ola</em></p>
<p><em>Lutfî’ye lutf u kerem</em><br />
<em>Dâhil-i bâb-ı harem</em><br />
<em>Dâima Allah direm</em><br />
<em>Bayrâm o bayrâm ola</em></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/mor-cicegin-huznunde-bir-bayram-kubra-aydin/">Mor Çiçeğin Hüznünde Bir Bayram | KÜBRA AYDIN</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>O bize şah damarımızdan daha yakın &#124; MEHMET YILDIZ</title>
		<link>https://hizmetten.com/o-bize-sah-damarimizdan-daha-yakin-mehmet-yildiz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Yıldız]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 Jul 2022 18:58:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[arefe]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[dua]]></category>
		<category><![CDATA[İbrahim Ethem]]></category>
		<category><![CDATA[Yunus Emre]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=26494</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dua, dua, eller karıncalanmış / Yıldızlar avuçta, gök parçalanmış / Gözyaşı bir tarla, hep yoncalanmış / Bir soluk, bir tütsü, bir uçan buğu / İplik ki, incecik, örer boşluğu. (NFK)&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/o-bize-sah-damarimizdan-daha-yakin-mehmet-yildiz/">O bize şah damarımızdan daha yakın | MEHMET YILDIZ</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Dua, dua, eller karıncalanmış / Yıldızlar avuçta, gök parçalanmış / Gözyaşı bir tarla, hep yoncalanmış / Bir soluk, bir tütsü, bir uçan buğu / İplik ki, incecik, örer boşluğu.</em> (NFK)</p>
<p>İnsanın kendini bilmesi, özüne doğru yola çıkması, kusurunu görmesi, muhasebe yapması, murakabede bulunması, her an Rabbine teveccüh etmesi, dostlarına karşı vefalı, düşmanlarına karşı mürüvetli davranması büyük erdemdir.</p>
<p>Fırsatları değerlendirmek insanın fıtratında vardır. Huzurlu ve sağlıklı yaşamak, evlatlarının mürüvvetini görmek, sevmek ve sevilmek, itibarlı yaşamak, vefa görmek, kimseye muhtaç olmadan bir hayat sürmek arzularımız arasındadır.</p>
<p>Çoğu zaman mazhar olduğumuz nimetlere teşekkürü unuturuz. Farkına bile varmadan isyan ederiz yer yer. Var olmamızı, sayamayacağımız nimetlerle donatılmamızı, kainat sarayına sultan namzeti olarak gönderilmemizi, Rabbimize muhatap olarak yaratılmamızı unuturuz. Unuturuz da gaflet içerisinde çoğu zaman hayat süreriz.</p>
<p>Halbuki insan bütün varlıkların mümessili konumundadır. Her gün okuduğumuz Fatiha Suresi’ndeki ayetlerden biri: “İyyâke na’budu ve iyyâke nestaîn (Allah’ım!) Ancak Sana ibadet ederiz, ancak Sen’den yardım bekleriz.” Bütün varlıkların ibadetlerini ve yardım dilemelerini Allah’a arz ederken nasıl bir konumda olduğumuzu çoğu zaman fark edemeyiz.</p>
<p>Bazı anlar vardır ki insanı kendine getirir. Bir vefat haberi, bir doğum sevinci&#8230; Bir mübarek gece, bir bayram, bir arefe fark ettirir niçin yaşadığımızı. Derin düşüncelere yönlendirir. İç alemimizde seyahate çıkarır bizleri. Bazen okyanusların dibine, bazan da gökler ötesine gidip gelmemizi sağlar. Hayal gemisine binip, farklı alemleri ziyaret edip kapasite ölçüsünde alacağımızı alır ve geriye döneriz.</p>
<p>İnsanoğlu fizik ile metafizik arasında sürekli mekik dokur. Çoğu zaman maddenin dikenli yollarına takılır kalır, Ruhunu kanatır. Daralır da daralır.</p>
<p>Kanatlandığında ise kalbin ve ruhun derece-i hayatına ulaşır. Meleklerle birlikte secdeye kapanır. Rabbin büyüklüğü karşısında ruhunda yeni yeni menfezler açılır.</p>
<p>Kulun Allah’a en yakın olduğu an secde anıdır. Duada zirveleştiği, ibadette abideleştiği, tefekkürde derinleştiği an, insanlık semasında göz kamaştıran bir güneş gibi yerini alıverir.</p>
<p>O dünyadan bakılınca, kavgası verilen nice şeylerin boş olduğunu, ömrün çok kısa, lüzumlu işlerin çok ama unutulduğunu, süfli bazı duyguların insan denen bu mükemmel varlığı esir aldığını görür. Yok mu bir kurtuluş reçetesi diye haykırmaya başlar. İnsanlık için dertlenir. Belki içinde bulunduğu an onun için bir kurtuluş vesilesidir. Bazı günler, bazı anlar vardır ki Haktan bir davetiye gibidir. Teveccüh edip Allah’a yöneldiği anda yükselme hemen başlar.</p>
<p>Bayramın yolu arefeden geçer. Vuslat ona teveccühle ancak gerçekleşir. O’nun huzurunda, huzur bulmak için halini arz eder. İnsan olmanın hakkını veremediğini itiraf eder. Azameti karşısında hiç olduğunu idrak eder. Eder de ondan sonra açılır kapılar. Davet vuku bulur, içini dökmeye başlar Hazreti Ebu Bekir misali:</p>
<p><em>“Cud bi lutfike yâ ilâhî men lehû zâdun kalîl / Müflisün bi’s sıdki ye’tî inde bâbike yâ Celîl / Zenbühü zenbün azîmun fağfiri’z zenbe’l azîm / İnnehû şahsun garîbun müznibün abdün zelîl”</em></p>
<p><em>“Lütfunu esirgeme ey Rab bu kuluna ki azığı pek kalîl (az) / İflas etmiş olsa da sadakatle yine kapına geldi ey Celîl! Pek büyük olsa da günahım, afvedip ört suçlarımı / Bir garîp, avare, günahkâr kulunum, gayet zelîl.”</em></p>
<p>Bazen de İbrahim Ethem gibi inler durur O’nun huzurunda:</p>
<p><em>&#8220;İlahi, senin çok asi, günahkar kulun kapına geldi. Günahlarını sana bir bir ikrar edip, itiraf ediyor. Fakat affetmen için sana yalvarıyor. Eğer Sen affedersen, kendine layık kul kabul edersen bu zaten senin şanındandır! Fakat reddeder ve affetmezsen eğer, senden başka kim affedebilir? Senden başka kim var affedecek?&#8221;</em></p>
<p>Yunus Emre, Rabbimizin huzurunda nasıl günahlarımızı itiraf edeceğimizi öğretir adeta bize. O büyük aşık ve sadık ne güzel der:</p>
<p><em>“Benden kemter kula benzer</em><br />
<em>Günahları pek çoğu benzer</em><br />
<em>Her biri bir dağa benzer”</em></p>
<p>Nice bağrı yanıklar, O’na dert yanabilmek için fırsat kollamışlar. Dua etmenin yollarını aramışlar. Cevşenle, Kulûbü’d Dâria ile, sabah akşam dualarıyla, münacatlarla, Tevhîdnâmelerle, O kapının sâdık kulları olduğunu göstermişler.</p>
<p>Bugün arefedir kıymetli dostlar. Rabbimizin büyüklüğü ile tanışma, rahmeti ile buluşma, affıyla bayrama hazır hale gelme günüdür bugün.</p>
<p>Maddeten eriyip manada abide haline gelme günüdür. Damlaların deryalaştığı, duyguların berraklaştığı, ruhların semavileştiği bir gündür bugün.</p>
<p>İhlas ile tevhidin bayraklaştığı, samimiyet ile gözyaşların billurlaştığı, gönüllerin, kalplerin günahlardan arındığı bir gündür bugün.</p>
<p>Affa layık olmasak da, affa mazhar olduğumuz anları yaşıyoruz belki de. Öyleyse hep birlikte teveccüh edelim ki teveccüh görelim. Dualar umumiyet kesbetsin ki Rabbimiz dualarımızı kabul buyursun. Ellerimizi gönülden açalım ki, rahmetine mazhar olalım. O’nda fani olalım ki Bâkinin rengi çalınsın ruh dünyamıza.</p>
<p>Duanız yoksa ne ehemmiyetiniz var diyor Rabbimiz demekki dua ile değer kazanıyor insanoğlu. Kavli ve fiili dualarıyla.</p>
<p>Onun ahlakı ile ahlaklanın diyor kainatın efendisi (sav). Ne yapabiliriz ki; baş okşayalım, gönül yapalım, kırık kalpleri tamir edelim, sevgi atmosferleri oluşturalım. Dualarınız arafatdaki dualara karışsa, kırık gönüller bu vesile ile barışsa, samimi isteklerimiz Arşı âlâya ulaşsa, artık insanlık öz değerleri ile buluşsa.. zannediyorum bayram o zaman bayram olacaktır.</p>
<p>Bizlerden dua bekleyenler var unutamayız onları. Kalplerimizde oluşturduğumuz o güzel iklimi, bütün mağdur, mazlum, masum ve muhtaç olanlara manevi bir mektup gibi göndersek. dualarla, yardımlarla, kurbanlarla, vefalı olduğumuzu göstersek. Bayram olduğunu o güzel insanlara da hissettirsek.</p>
<p>Nasıl ki Rabbimiz bize şah damarımızdan daha yakın, bizler de hem Allah’a hem de kullarına yakın olmanın yollarını araştırsak. Bayramdan mahrum hiçbir gönül bırakmasak&#8230;</p>
<p>Rahmet kapılarının açılmasına vesile olması umuduyla kurban Bayramınızı en içten duygularla tebrik eder, Rabbimizin hakiki bayramları lütfetmesini niyaz ederim.</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/o-bize-sah-damarimizdan-daha-yakin-mehmet-yildiz/">O bize şah damarımızdan daha yakın | MEHMET YILDIZ</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Turkuaz Derneği, Lüksemburg&#8217;da farklı din temsilcilerini ortak duada buluşturdu</title>
		<link>https://hizmetten.com/turkuaz-dernegi-luksemburgda-farkli-din-temsilcilerini-ortak-duada-bulusturdu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 30 Mar 2022 14:29:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[dua]]></category>
		<category><![CDATA[Lüksemburg]]></category>
		<category><![CDATA[Turkuaz Derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=24857</guid>

					<description><![CDATA[<p>Lüksemburg’da faaliyet gösteren Turkuaz Derneği, dünyada yaşanan salgınlar, hastalıklar, savaşlar ve insanlığın iyiliği için tüm dinleri kapsayan ortak dua programı düzenledi. Online olarak gerçekleşen dua programına farklı dinlerden temsilciler katıldı.&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/turkuaz-dernegi-luksemburgda-farkli-din-temsilcilerini-ortak-duada-bulusturdu/">Turkuaz Derneği, Lüksemburg&#8217;da farklı din temsilcilerini ortak duada buluşturdu</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Lüksemburg’da faaliyet gösteren Turkuaz Derneği, dünyada yaşanan salgınlar, hastalıklar, savaşlar ve insanlığın iyiliği için tüm dinleri kapsayan ortak dua programı düzenledi. Online olarak gerçekleşen dua programına farklı dinlerden temsilciler katıldı. Alfabetik sıraya göre her din temsilcisi hastalıklar, savaş ve insanlığın iyiliği için kendi dini metinlerinden dualar okudu.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-medium wp-image-24858 aligncenter" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/03/Turkuaz-Dernegi-Ortak-Dua2-700x351.jpg" alt="" width="700" height="351" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/03/Turkuaz-Dernegi-Ortak-Dua2-700x351.jpg 700w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/03/Turkuaz-Dernegi-Ortak-Dua2-1200x602.jpg 1200w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/03/Turkuaz-Dernegi-Ortak-Dua2-768x385.jpg 768w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/03/Turkuaz-Dernegi-Ortak-Dua2-1536x770.jpg 1536w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/03/Turkuaz-Dernegi-Ortak-Dua2.jpg 1600w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /></p>
<p>Ortak dua programında; “Son birkaç yılda dünyanın çok karmaşık olduğunu gördük. Darbeler, salgınlar, savaşlar gördük ve bunlara kayıtsız kalmamamız gerektiğini düşündük. Bize bir musibet dokunduğunda, inançlarımız duaları,  Allah&#8217;a yönelmeyi ve O&#8217;na teslim olmayı tavsiye eder. Çünkü biliyoruz ki duanın bir şeyleri değiştirme gücü vardır. Bu nedenle Turkuaz derneği olarak birlik olmak ve dualarımızı paylaşmak arzusuyla bu çağrıyı başlattık.” ifadelerine yer verildi.</p>
<p>Programa Bahai topluluğunu temsilen Jean-Marie Nau, Budist topluluğunu temsilen Claudine Ries, Hristiyan topluluğunu temsilen Peder Paul Goerens, Müslüman topluluğunu temsilen İmam Halil Ahmetspahic katılıp dualarda bulundular ve farklı dinlerden onlarca dinleyici yapılan dualara amin dedi.</p>
<p><img decoding="async" class="size-medium wp-image-24859 aligncenter" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/03/Turkuaz-Dernegi-Ortak-Dua1-700x460.jpg" alt="" width="700" height="460" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/03/Turkuaz-Dernegi-Ortak-Dua1-700x460.jpg 700w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/03/Turkuaz-Dernegi-Ortak-Dua1-768x505.jpg 768w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/03/Turkuaz-Dernegi-Ortak-Dua1.jpg 1024w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /></p>
<p>Yarım saat yapılan dua programında “birlik ve beraberlik” farklılıkların fırsat olarak görülmesi, farklılıklara uyumla eşlik edilmesi ve farklılıkların büyük mozaikler oluşturabileceği vurgusu yapıldı.</p>
<p>Videonun tamamı için ;</p>
<div class="epyt-video-wrapper"><iframe  id="_ytid_15063"  width="1170" height="658"  data-origwidth="1170" data-origheight="658" src="https://www.youtube.com/embed/pGZwc-j926M?enablejsapi=1&#038;autoplay=0&#038;cc_load_policy=0&#038;cc_lang_pref=&#038;iv_load_policy=1&#038;loop=0&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;playsinline=1&#038;autohide=2&#038;theme=dark&#038;color=red&#038;controls=1&#038;disablekb=0&#038;" class="__youtube_prefs__  epyt-is-override  no-lazyload" title="YouTube player"  allow="fullscreen; accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen data-no-lazy="1" data-skipgform_ajax_framebjll=""></iframe></div>
<p><a href="https://hizmetten.com/turkuaz-dernegi-luksemburgda-farkli-din-temsilcilerini-ortak-duada-bulusturdu/">Turkuaz Derneği, Lüksemburg&#8217;da farklı din temsilcilerini ortak duada buluşturdu</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mânen Canlı Kalmanın Yolları</title>
		<link>https://hizmetten.com/manen-canli-kalmanin-yollari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Jan 2022 16:05:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[#hocaefendi​ #fethullahgulen​]]></category>
		<category><![CDATA[dua]]></category>
		<category><![CDATA[Sohbet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=23926</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hizmetin ilk günlerindeki safvetin korunabilmesi, metafizik gerilimin devam ettirilebilmesi ve yeni dava adamlarının yetişmesi için gerekli olan şeyler nelerdir? Öncelikle, soruda da işaret edilen bir hakikatin altını çizmek istiyorum. Gerçekten&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/manen-canli-kalmanin-yollari/">Mânen Canlı Kalmanın Yolları</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>Hizmetin ilk günlerindeki safvetin korunabilmesi, metafizik gerilimin devam ettirilebilmesi ve yeni dava adamlarının yetişmesi için gerekli olan şeyler nelerdir?</em></strong></p>
<p>Öncelikle, soruda da işaret edilen bir hakikatin altını çizmek istiyorum. Gerçekten hizmetin ilk yıllarında insanlar çok samimi ve fedakâr idiler. Allah rızasından başka hiçbir beklentileri yoktu. Hizmet gönüllüleri arasında müthiş bir vifak ve ittifak vardı. Daha çok okuyor, daha çok düşünüyor, daha çok müzakere ediyorlardı. Okumaya, araştırmaya ve öğrenmeye karşı çok ilgililerdi. Bu itibarla günümüze nispeten ilim-irfan açısından daha derindiler. Mesela Risale-i Nurları aşkla iştiyakla okur, onlardaki hakikatleri anlamaya çalışırlardı. Risalelerde ele alınan mevzulara öyle vâkıf idiler ki, nerede hangi konu nasıl ele alınıyor çok iyi bilir, gerektiğinde kıyaslamalar yapar, şerh ve haşiyeler düşerlerdi.</p>
<p>Ben eskiden kitap okunmadan, dua edilmeden kalkılan bir meclis hatırlamıyorum. Bazen Kur’ân âyetlerini mütalaa ediyor, bazen Efendimiz’in hadis-i şeriflerini anlamaya çalışıyor, bazen Risale-i Nurlardaki iman hakikatlerine yoğunlaşıyorduk. İlmî ve dinî meseleleri öğrenme, anlama ve başkalarına da anlatma noktasında ciddi bir ceht ve gayret söz konusuydu. İnsanlar, okuyup öğrendikleriyle önce kendi boşluklarını doldurmaya, sonrasında da onları muhtaç sinelere ulaştırmaya çalışıyorlardı. Bütün bunlar da onları manevî ve itikadî açıdan besliyor, canlı ve diri tutuyordu. İnsanlarda ayrı bir heyecan vardı. Yapılan hizmetlerde de bütün bunların bereketini görüyorduk.</p>
<p>Maalesef daha sonraki yıllarda bu okuma heyecanını kaybettik, dolayısıyla da beslenme kaynaklarımızdan uzak düştük. Okumayan, öğrenmeyen insanların kıvamını koruyabilmesi, hizmet aşk ve şevkini devam ettirebilmesi çok zordur. Bazıları hâlâ ilim aşkını, okuma heyecanını korusa da bunların sayısı artmadı. Halbuki dairenin genişlemesiyle birlikte bunların sayılarının da artması gerekirdi. Fakat maalesef böyle olmadı. Keyfiyet, kemmiyet ölçüsünde gelişmedi.</p>
<p>Bunun önemli bir sebebi, zamanla insanlarda ülfet ve ünsiyetin hâsıl olmasıdır. Hizmetin ilk yıllarında insanlar okudukları eserlerden müthiş bir lezzet alıyorlardı. Her şey onlara yeni, taze, orijinal geliyordu.</p>
<p>İnsanları, zamanla oluşacak ülfet ve ünsiyetten kurtarmak için yeni bir okuma şekli geliştirmeye, meseleleri daha derin ve engince ele almaya ihtiyaç vardı. Fakat ne yazık ki ilmî ve dinî hakikatleri insanlara sunanlar bunu yapamadı, ele aldıkları mevzulara yeni açılımlar getiremediler. Kıdemle birlikte ülfet de ortaya çıktı. Halkın teveccühüne aldandılar. Nasıl olsa halk, anlatılan her şeyi dinliyor diye onlar da aynı şeyleri tekrar etmeye devam ettiler. Bu yüzden zamanla en orijinal hakikatler bile insanların gözünde cazibesini kaybetmeye başladı.</p>
<p>Oluşan bu ülfeti izale etmenin, kaybedilen aşk u heyecanı yeniden elde etmenin yolu, daire içinde bir kere daha okuma seferberliği başlatmak, insanımızı yeniden ilme, irfana, araştırmaya, öğrenmeye çekmektir. Bunun için de yeni okuma tarzları geliştirmeli, yeni formatlar bulmalıyız. Farklı eserleri ve fikirleri birlikte müzakere etmeli, bunlar arasında mukayeseler yapmalı, yeni sonuçlara ulaşmaya, yeni ufuklar yakalamaya çalışmalıyız. İnsanların ilgi ve merakını yeniden imanî hakikatlere, onları anlatan eserlere çekmeli, onlardaki orijinal fikirlerin farkına varmalarının yolunu açmalıyız. Ne yapıp etmeli, okuma mevzuunda insanları bir kere daha harekete geçirmeli, onların heyecanlarını tetiklemeliyiz. Eğer bunu başaramazsak, ülfetten sıyrılamaz, metafizik gerilimimizi muhafaza edemeyiz.</p>
<p><img decoding="async" class="size-full wp-image-2636 aligncenter" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2019/04/sohbet.jpg" alt="" width="625" height="313" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2019/04/sohbet.jpg 625w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2019/04/sohbet-600x300.jpg 600w" sizes="(max-width: 625px) 100vw, 625px" /></p>
<h3>Sâbıkûn-u Evvelûn</h3>
<p>İster peygamberlerin, isterse onların yolundan giden büyüklerin rahle-i tedrisine oturan ilk insanlar (sâbıkun-u evvelûn) her zaman çok farklı olmuşlardır. Onlar, rahle-i tedrisine oturdukları zatı kâmet ü kıymetiyle tanıyıp o insibağı yaşadıklarından dolayı farklı bir ufkun insanı olmuşlardır. Hz. Bediüzzaman’ın çevresinde hâlelenmiş insanlara bu gözle bakabilirsiniz. Risaleleri çok iyi okumuş, Üstad’ı çok iyi anlamışlardır. Sordukları sorularla ondan hakkıyla istifade etmesini bilmişlerdir. Risaleleri çok cazip, çok orijinal bulmuşlar, bu feyz menbaına karşı gönüllerini bütün fakülteleriyle açmışlar, istidatları nispetinde ondan alabildiklerini almışlardır. Belki de talebelerinin Bediüzzaman’a tam bir teveccühle yönelmeleri ve hasr-ı himmet etmeleri onun da ilhamlarının önünü açmış ve ona yepyeni şeyler söyletmiştir.</p>
<p>Evet, herkesin böyle bir kıvam sergilemesi çok zordur. Bunun için çok iyi bir ameliyat-ı fikriye geçirmek; yani meseleleri yeniden ele almak, yeniden okumak, yeniden düşünmek, yeniden tahlil ve analiz etmek gerekir. Bunun nasıl bir usulle yapılacağı üzerinde ayrıca kafa yorulabilir ve bu konuda farklı yol ve yöntemler bulunabilir. Nasıl bir yöntem takip edilirse edilsin hedeflenen şey, ele alınan mevzuları nüanslarıyla kavrayabilmek, engince duyabilmek, ima ve göndermeleri anlayabilmek ve onların derinliklerine dalabilmektir. Bunu yapabildiğimiz takdirde en iyi bildiğimiz mevzuları bile tüm yönleriyle anlamadığımızı görecek ve keşfettiğimiz yeni manalar karşısında ayrı bir zevk ve heyecan duyacağız. Netice itibarıyla ülfetin boğucu, ezici ve öldürücü atmosferinden kurtulacak, okuduğumuz eserlere farklı bir bakış açısıyla bakabilecek ve onları yeniden ter ü taze duyabileceğiz.</p>
<p>Her bir mevzuu, o alanda yazılmış başucu eserleriyle birlikte müzakere ve mütalaa etmeli. Bu yolda yeni usuller geliştirmeli ve ısrarla bunların üzerinde durmalıyız. Ben günümüzde ciddi anlamda kitap okunduğu kanaatinde değilim. Dolayısıyla bilmemiz gereken temel meseleler de bilinmiyor. Daha da kötüsü, çoklarında bilme adına merak da yok. Bir mü’min nasıl olur da Allah’tan kendisine indirilmiş olan kitabı merak etmez, dinine ait meseleleri öğrenmeye çalışmaz! Bu durum beni fevkalâde rahatsız ediyor. İman ve Kur’ân’a dair yazılmış eserlerin, üzerinde düşünmeden düz bir şekilde okunup geçilmesi de rahatsız ediyor. Anlamaya çalışmıyor, anlamasak da anlamış gibi davranıyoruz. Maalesef sathi bilgiler, sığ anlayışlar bugünün ihtiyaçlarına cevap vermiyor, efkârları tatmin etmiyor ve onlarda yeni bir aşk u şevk uyandırmıyor.</p>
<h3>Formalitelere Hapsolmama</h3>
<p>Okuma aşk u heyecanını kaybetmenin yanında zamanla içine düştüğümüz diğer bir problem de formalitelerle meşguliyetin bizi asıl hedefimizden alıkoymasıdır. İşin başlangıcında makamlar, payeler, rütbeler yoktu. Ne tayin heyetleri vardı ne müfettişler ne de müdürlükler. Herkes eşit kabul ediliyor, aynı kategoride mütalaa ediliyordu. İnsanlarda birbirine karşı derin bir hürmet ve muhabbet hâkimdi. Bir araya gelince bizim için hayat kaynağı olan meseleler müzakere ediliyordu. Ellerine geçen kitapları didik didik ediyor, okudukları her meseleyi derinlemesine bilmek, öğrenmek istiyor, eğer anlamadıkları bir şey olursa onu da bir bilene soruyorlardı. Herkes, kendi meselelerimizi başkalarına arızasız kusursuz ifade edebilecek bir donanıma sahip olmaya çalışıyordu. Bütün himmetler mükemmel insan yetiştirmeye hasrediliyordu. İ’lâ-i kelimetullah davası dışında kalan her şey teferruat sayılıyor ve önemsiz görülüyordu.</p>
<p>Zamanla insanlar bazı makamları tuttular. Kimisi bir kurumun temsilcisi oldu, kimisi bir yerin sorumluluğunu üstlendi, kimisine daha başka vazifeler tevdi edildi, bir kademede tavzif edildi. Zamanla farklı farklı heyetler teşekkül etti, birimler oluştu. Toplantıları toplantılar takip etti. Belki bütün bunlar büyümenin ve müesseseleşmenin kaçınılmaz neticeleriydi. Fakat asıl problem, insanların bu makam ve payelere takılıp kalmaları, bunların tali şeyler olduğunu unutmaları ve asıl hedeflerinden sapmalarıydı. Dahası, yer yer sun’i gündemler icat etmeleri ve bunlarla hem kendilerinin hem de başkalarının vaktini heba etmeleriydi. Önemli vazifeler yaptıkları vehmiyle okumayı, evrad u ezkârı ihmal etmeleriydi.</p>
<p>Esasında idarecilik, müdürlük, genel müdürlük gibi vazifeler, sadece, iman ve Kur’ân hizmetlerinin ahenk ve istikrar içerisinde yürümesi adına başvurulan birer vesileydi; gaye olmamalıydı ve haddinden fazla önem atfedilmemeliydi. Bir insan hangi makam ve konumu tutarsa tutsun, kendisini, bir mektubu bir yere götürmek, bir selamı bir kimseye ulaştırmak için tutulan bir ulak, bir amele gibi görmeliydi. Ona düşen vazife, sistemin düzenli işlemesi adına kendisine biçilen rolü oynayabilmek, konumunun hakkını verebilmekti.</p>
<p>Tekraren söyleyeyim, adanmışlar açısından bu makamların hiçbiri, üzerinde durulacak, gönül bağlanacak şeyler değildir, olmamalıdır. Zira emaneten üstlendiğimiz bütün bu makamlar, muhtaç gönüllere Allah ve Resûlü’nü duyurma adına çıktığımız yolda birer vesileden, vasıtadan başka bir şey değildir.</p>
<p>Eğer temsil ettiğimiz makamları asıl hedef hâline getirirsek, vesileleri gaye yerine koymuş oluruz. Şayet bunları kendimizi ifade etme, bilinme, görünme adına birer fırsata çevirirsek, üzerimize aldığımız emanetleri istismar etmiş oluruz. Hele hele sahip olduğumuz makam ve payeleri şahsi çıkar elde etme adına kullanır ve kendi hesaplarımızın arkasına düşersek bunun adı düpedüz ihanet olur. Gaye-i hayal haline getirdiğimiz şeyler hasıl olduktan, ifasına ömrümüzü harcadığımız vazifeler yapıldıktan, canı-cananı uğrunda feda etmeye hazır halde yollarına düştüğümüz maksudumuza vasıl olduktan, Hakk’ın rızası ufkumuzda tüllendikten sonra biz bilinsek ne olur bilinmesek ne olur! Yerine getirilmesi gereken sorumluluklar yerine getirildikten sonra varsın adımız, namımız bilinmesin. Hatta ucub ve riya marazından azade kalmamız için bilinmemek daha selametlidir.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-2474 aligncenter" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2019/03/kuranikerim-700x368.jpeg" alt="" width="700" height="368" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2019/03/kuranikerim-700x368.jpeg 700w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2019/03/kuranikerim-600x315.jpeg 600w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2019/03/kuranikerim.jpeg 752w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /></p>
<h3>Yaşanan Dağınıklığın Sebepleri</h3>
<p>Bizi beslenme kaynaklarımızdan uzaklaştıran amillerden biri de içtimai hayatın içine girmemiz, farklı meşguliyetlere açılmamız, değişik plan ve projelerin arkasında koşmamız oldu. Birer gereklilik görerek girdiğimiz bu işler zamanla bizi çepeçevre sardı; muhaverelerimizin temel mevzuları arasına girdi, hayal dünyamıza kadar sirayet etti. Böyle olunca, bir araya geldiğimizde belki hizmet diyerek birçok şey konuştuk fakat asıl konuşmamız ve üzerinde yoğunlaşmamız gereken ana meselelerimizi unuttuk. Bu da, okuma-anlama şevkimizi, bunlara muhtaç olduğumuz hissini aldı götürdü. Hatta bazılarımızda “Bunları okusam ne olur okumasam ne olur, anlasam ne olur anlamasam ne olur!” şeklinde tuhaf bir istiğna duygusu belirdi. Bilmedikleri halde kendilerini biliyor zannettiler. Şekiller, kalıplar, formaliteler geldi, mana, muhteva ve özün yerini aldı. İnsanlar, kalbî ve ruhî hayatımızın temel gıdası olan imanî hakikatlerden uzak kaldıkça farklı arıza ve problemler de baş göstermeye başladı.</p>
<p>Farklı sahalardaki açılımların hizmet adına önemli kazanımları olduysa da bunlar aynı zamanda işi farklı bir zemine çekti. Açılımlarla birlikte bir kısım insanlar kendini salmaya başladı. Dünyanın farklı ülkelerinde İslamî centerlar, diyalog merkezleri, kültür lokalleri, eğitim müesseseleri açma; oralarda idareci veya öğretmen olarak çalışma, toplumun farklı kesimleriyle sosyal münasebetler kurma, rical-i devletle görüşme, hoşgörü ve diyalog adına farklı kesimlerden insanlarla el sıkışma ve kucaklaşma gibi şeyler bizi kendi dünyamızdan, kendi düşünce ortamımızdan uzaklaştırdı, aldı bizi başka dünyalara götürdü. Ne yazık ki çoklarımız günümüzde böyle bir dağınıklık yaşıyor.</p>
<p>Hülasa-i kelam, şayet kaybettiğimiz kıvamı yeniden elde etmek, insanların aşk u şevkini yeniden canlandırmak, yeniden derlenip toparlanmak istiyorsak, saff-ı evveli teşkil edenler gibi bir kere daha ilim, araştırma ve hakikat aşkına açılmalı, beslenme kaynaklarımızla tekrar sıkı bir irtibata geçmeli, herkeste bunlara karşı iştiyak hasıl etmeye çalışmalıyız. Bunun için yeni formatlar bulmalı, farklı okuma usulleri geliştirmeli ve ne yapıp edip insanların merakını bizim için menhelü’l-azbi’l-mevrud (tatlı su kaynağı) sayılan eserlere celbetmeliyiz. Kendini i’la-i kelimetullah davasına adamış yeni gönül erlerinin yetişmesi, bu devranın devamı ancak bununla mümkündür.</p>
<p>Evet, arkasında koştuğumuz gaye-i hayalimizin gerçekleşmesi adına bir kısım organizasyonlar kuracak, sistemler geliştireceğiz. Fakat bunlar bizim için tali meselelerdir. Bizim toplanmalarımız, bir araya gelmelerimiz en temelde okumaya/okutmaya, öğrenmeye/öğretmeye, kendimizi ve başkalarını geliştirmeye, dua ve evrad u ezkâr yapmaya matuf olmalıdır. Ondan da gaye rıza-ı ilâhî ve i’lâ-i kelimetullahtır.</p>
<p>Not: Bu yazı, Fethullah Gülen Hocaefendi&#8217;nin 30 Mayıs 2007 tarihinde yapılan sohbetten hazırlanmıştır.</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/manen-canli-kalmanin-yollari/">Mânen Canlı Kalmanın Yolları</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sağlığımız  ve Duamız &#124; A. RÂSİM EMİROĞLU</title>
		<link>https://hizmetten.com/sagligimiz-ve-duamiz-a-rasim-emiroglu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Dec 2021 08:09:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[A.Râsim Emiroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[dua]]></category>
		<category><![CDATA[Saglik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=23732</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konuya Kâinatın Efendisi’nin(sav) Buhari&#8217;de geçen bir hadisi ile giriş yapmak istiyorum. Şöyle buyuruyor. Efendiler Efendisi: “İki nîmet vardır ki insanların çoğu bu nîmetleri kullanmakta aldanmıştır: Sıhhat ve boş vakit.”  (Buhârî,&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/sagligimiz-ve-duamiz-a-rasim-emiroglu/">Sağlığımız  ve Duamız | A. RÂSİM EMİROĞLU</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Konuya Kâinatın Efendisi’nin(sav) Buhari&#8217;de geçen bir hadisi ile giriş yapmak istiyorum. Şöyle buyuruyor. Efendiler Efendisi: “İki nîmet vardır ki insanların çoğu bu nîmetleri kullanmakta aldanmıştır: Sıhhat ve boş vakit.”  (Buhârî, Rikak, 1)</p>
<p>Bir yakınımın amansız hastalığı sebebiyle son aylarım hastanelerde geçti. Üniversite hastanelerinden şehir hastanesine, özelinden, devlet hastanelerine kadar epeyce yere yolum düştü. Gece gündüz durmadan acil hasta taşıyan 112 ambulansların seslerine helikopterlerin de eşlik ettiğine şahit oldum. Sanki şehrin hepsi hasta olup burada toplanmış&#8230;</p>
<p>Bu manzara karşısında Nur müellifi, Sözler ve Asa-yı Musa eserlerinde gençlere söylediği gençliklerine güvenmemelerini, hevâ ve nefislerine uymamalarını yoksa yollarının sırasıyla meyhanelere, hastanelere, hapishanelere en sonunda da her şeyini kaybetmiş olarak mezaristanda son bulacağını söyler. Onun için ibret almak maksadıyla buraları ziyaret etmelerini tavsiye ettiği sözleri gözümün önüne geldi.</p>
<p>Acil servislerin, adli tıpların önlerinde lacivert renkli, her tarafı kapalı, demir parmaklı ceza evi araçlarınıda gördüm. O araçlardan jandarma eşliğinde indirilen veya bindirilen eli kelepçeli, başı örtülü rejimin terörist ilan ettiği, suçsuz yere içeri attığı masum bacılarıma rastladım.</p>
<p>Demek ki, bir taraftan kanserle mücadele eden, diğer taraftan hukuksuz olarak cezaevi cezaevi dolaştırılan, geliş-gidiş 17 saat cezaevi arabası ile eli kelepçeli çok uzaklardaki adli tıp merkezlerine götürülen kanser hastası Ayşe Özdoğan&#8217;ların sayıları az değil dedim. Onun gözündeki kan lekesi aklıma geldi. İçim cız etti.</p>
<p>Başka bir gün kurbanlık koyun gibi sıra sıra dizilmiş 50 kişinin bir anda kemoterapi aldığı kocaman salonlara şahit oldum.  Onkoloji servisinde yatan kolunda serum, ağız ve burnunda solunum aygıtı olduğu halde namaz kılanları, ömrünün son günlerini Yâsin okuyarak, Yâ Şâfi ismini çekerek geçiren, ellerini açmış Rabbine dua eden gözü yaşlı kanser hastalarını ve yakınlarını gördüm.</p>
<p>Aklıma Rabbimin bize dua etmemizi tavsiye eden ayetleri geldi. Yüce kitabında bizim dua etmemizi istiyor.  Rabbiniz buyurdu ki: “Bana duâ edin, size icâbet edeyim (duânıza cevab vereyim)!&#8230;. (Mü&#8217;min, 60).</p>
<p>’’(Habibim!) Kullarım benim hakkımda sana soracak olurlarsa ben onlara çok yakınım. Bana dua ettiğinde dua edenin çağrısına karşılık veririm.’’ (Bakara, 186)</p>
<p>’’Rabbinize yalvara yalvara ve için için duâ edin!&#8230;’’ (Âraf, 55)</p>
<p>Sevgili Peygamberimiz de ’’Dua ibadetin özüdür ’’ demiş ve şöyle tavsiyede bulunmuştur: “Her gece, Rabbimiz gecenin son üçte biri girince, dünya semasına iner ve;  ’Kim bana dua ediyorsa ona icabet edeyim. Kim benden bir şey istemişse onu vereyim, kim bana istiğfarda bulunursa ona mağfirette bulunayım.&#8217; der.” (Buhari, Tevhîd 35)</p>
<p>Terim olarak dua;  Allah’ı yüceltip överek aczimizi, ihtiyacımızı O&#8217;na arz etmek, O’ndan lütuf, merhamet ve yardımını istemektir.  Dua bizim, Rabbimizle iletişim kurmamızın Kur&#8217;an’daki adıdır. O&#8217;nunla konuşmak, ihtiyacımızı aracısız direk istemektir.</p>
<p>O&#8217;nun huzuruna varmak için randevu almaya gerek yoktur. Gece gündüz fark etmez. Zaten O bizi günde beş vakit huzuruna davet ediyor. En makbul dua namazla beraber yapılandır. Duaya ekmek kadar su ve hava kadar muhtacız. Dua ve ibadet, ruhumuzun gıdasıdır.</p>
<p>Duada eller O&#8217;na doğru kalkar, kalp ve gönül samimiyetle açılır. Güçsüzlüğümüz, aczimiz, fakrımız dil ile ilan edilir. O her dilde yapılan duayı işitir ve cevap verir. Sadece Arapça değil, Türkçe, İngilizce, Çince, Almanca vs. gibi her insan kendi diline göre Rabbine derdini anlatabilir, aracı olmadan, tercümana gerek duymadan direk ihtiyacını bildirebilir.</p>
<p>En makbul dua Kur’an&#8217;daki dua ayetleri ve Peygamberimizin yaptığı şekilde yapılandır. En kaliteli ve yüce olanı ise sadece ve sadece O&#8217;nun rızasını kazanmak için dua etmektir. &#8220;Rabbena hep bana&#8221; değil &#8220;Rabbim sen razı ol&#8221; diyebilmektir. Siz ister sesli ister sessiz yapın O sizin duanızı işitir ve cevap verir. Nebatatın, hayvanatın, kuşların vs.yaptıkları sesli-sessiz tesbihat ve dualarını işittiği gibi.</p>
<p>Fransız Dr Alex Carrel 1945’lerde yazdığı kitabında; ’’Her yerde dua edilebilir. Yolda sokakta, otomobilde, trende, uçakta, okulda, fabrikada&#8230;Fakat kırda, dağda, ormanda veya sakin yalnız bir odada daha iyi dua edilir&#8221; der.<br />
Biz onun yazdıklarının en başına şunları ilave edelim; Mescidlerden, Kabe&#8217;de, Mescid-i Nebevi’de, aylardan Ramazanda, günlerden cumalar, vakitlerde gecenin teheccüd, sabahın seherinde, saatlerinde icabet saatlerinde dua etmek daha makbuldür. Hele Bediüzzaman&#8217;ın işaret ettiği gibi hapishanelerde, demir parmaklıklar arasındaki mazlumların kıldıkları namazlarının, yaptıkları dualarının sevabını siz hesap edin.</p>
<p>Duaya Allah’ı övüp yücelterek, verdiği nimetlere şükrederek ve Hz. Peygamber’i de salât-ü selam ile anarak başlamamız uygun olur. Tevbe ve istiğfarla kalp aynasındaki günahların sebep olduğu kir ve pas lekeleri temizlenmeli. Rahman ve Rahim olan Rabbimizin kapısını Efendimizin (sav) çaldığı şekilde çalmalı..<br />
Kabul olması için sadece O&#8217;nun rızası ön planda olmalı, dil ve kalp samimi olarak el ele vermeli, mide haramdan gözler hain bakışlardan, dilin yalan, dedikodu ve kötü sözlerden korunması lazımdır.</p>
<p>Rabbim başta zalimlerin zulmüne uğramış içerdeki ve dışardaki masumların olmak üzere hepimizin dualarını kabul eylesin. En kısa zamanda ferec ve mahrec versin&#8230;.</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/sagligimiz-ve-duamiz-a-rasim-emiroglu/">Sağlığımız  ve Duamız | A. RÂSİM EMİROĞLU</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>CANLI &#124; Sohbette devamlılık ve canlı kalmak</title>
		<link>https://hizmetten.com/canli-sohbette-devamlilik-ve-canli-kalmak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Nov 2021 11:07:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[barış cem kaya]]></category>
		<category><![CDATA[dua]]></category>
		<category><![CDATA[safi ekmekçi]]></category>
		<category><![CDATA[Sohbet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=23183</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu hafta Barış Cem Kaya moderatörlüğünde gerçekleşecek programımızın konuğu ilahiyatçı-yazar Safi Ekmekçi. Sahabeyi özel kılan sohbet halkasındaki yeri ve temadisi idi. Biz de bu hafta &#8220;Din nasihattir&#8221; hadisiyle de işaret&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/canli-sohbette-devamlilik-ve-canli-kalmak/">CANLI | Sohbette devamlılık ve canlı kalmak</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span class="style-scope yt-formatted-string" dir="auto">Bu hafta Barış Cem Kaya moderatörlüğünde gerçekleşecek programımızın konuğu ilahiyatçı-yazar Safi Ekmekçi. Sahabeyi özel kılan sohbet halkasındaki yeri ve temadisi idi. Biz de bu hafta &#8220;Din nasihattir&#8221; hadisiyle de işaret edilen Sohbet-i Canan konusu üzerinde duracağız. </span></p>
<p>Barış Cem Kaya soracak, ilahiyatçı &#8211; yazar Safi Ekmekçi şu konuları açıklayacak:</p>
<ul>
<li>Sohbetlerin dinimizdeki yeri ve önemi?</li>
<li>Sohbetlerdeki manevi tesirin, lahuti atmosferin kaynağı, nedeni nedir?</li>
<li>Sohbetlerden istifade etmenin sartları varmıdır?</li>
<li>Efendimizin arkadaşlarına neden <strong> “Ashâb”  </strong> ismi verilmiş?</li>
<li>Önemli olan Hizmet, ben nasıl olsa vazifelerimi yapıyorum, &#8216;sohbete gelmesemde olur&#8217; demek doğru mudur?</li>
<li>Problemlerimizin çözümü, birlik ve beraberliğimizin devamı sohbetlerle olabilir mi?</li>
</ul>
<p><span class="style-scope yt-formatted-string" dir="auto"><strong>18 Kasım 2021 Perşembe</strong> </span></p>
<p><span class="style-scope yt-formatted-string" dir="auto"><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/23f0.png" alt="⏰" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />19.30 Berlin  </span></p>
<p><span class="style-scope yt-formatted-string" dir="auto"><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/23f0.png" alt="⏰" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />21.30 İstanbul<br />
</span></p>
<p><span class="style-scope yt-formatted-string" dir="auto"><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/23f0.png" alt="⏰" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />13.30 Newyork</span></p>
<p><span class="style-scope yt-formatted-string" dir="auto"><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/23f0.png" alt="⏰" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />18.30 Londra<br />
</span></p>
<div class="epyt-video-wrapper"><iframe  id="_ytid_57187"  width="1170" height="658"  data-origwidth="1170" data-origheight="658" src="https://www.youtube.com/embed/ZIOPvyYGS5Y?enablejsapi=1&#038;autoplay=0&#038;cc_load_policy=0&#038;cc_lang_pref=&#038;iv_load_policy=1&#038;loop=0&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;playsinline=1&#038;autohide=2&#038;theme=dark&#038;color=red&#038;controls=1&#038;disablekb=0&#038;" class="__youtube_prefs__  epyt-is-override  no-lazyload" title="YouTube player"  allow="fullscreen; accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen data-no-lazy="1" data-skipgform_ajax_framebjll=""></iframe></div>
<p><a href="https://hizmetten.com/canli-sohbette-devamlilik-ve-canli-kalmak/">CANLI | Sohbette devamlılık ve canlı kalmak</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
